{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM  20. HUKUK DAİRESİ     <br>Esas-Karar No: 2022/1589 - 2024/1830<br>                     T.C.<br>                 ANKARA <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>         20.HUKUK DAİRESİ <br><br>ESAS NO         : 2022/1589 <br>KARAR NO\t: 2024/1830<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>                                                                                                                   K A R A R <br><br><br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t\t: ANKARA 3. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 23/06/2022<br>NUMARASI\t\t: 2022/9 E.  -  2022/215 K.<br><br>DAVACI\t\t  <br>VEKİLİ\t:<br>DAVALI\t: <br><br>DAVANIN KONUSU\t: Marka ile ilgili Kurum Kararının İptali, Marka Hükümsüzlüğü <br><br>\tTaraflar arasında görülen davada Ankara 3. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 23/06/2022 tarih ve 2022/9 E. - 2022/215 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:<br><br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davacı vekili, müvekkili şirketin 2015/81851, 2016/18999, 2012/00864, 2012/00865, 2012/00866, 2012/00867, 2012/00868, 2012/00869, 2012/00870, 2012/00871, 2012/00872, 2012/00873, 2012/00874, 2012/00875, 2012/00876, 2012/36854, 2012/36855, 2012/36856, 2012/37243, 2012/38194, 2012/38195, 2012/38196, 2012/41090, 2012/41091, 2012/41092, 2012/41093, 2012/41094, 2012/41552, 2012/42465, 2012/42466, 2012/42467, 2012/53270, 2012/53271, 2012/53272, 2012/53273, 2012/87016, 2012/92146, 2012/92147, 2013/81014, 2014/87004, 2015/81800, 2015/81810 sayılı ve \"...\" ibareli tanınmış markalarının sahibi olduğunu, davalının, bu markalar ile karıştırma ihtimali bulunacak derecede benzer nitelikteki \"...\" ibaresini marka olarak tescil ettirmek üzere davalı ...’e başvuruda bulunduğunu, 202020/70111 kod numarasını alan başvurunun, Resmi Marka Bülteninde ilanı üzerine müvekkili tarafından Markalar Dairesi Başkanlığına itirazda bulunulduğunu, itirazın reddedildiğini, bu kararın yeniden incelenmesi talebinin ise nihai olarak YİDK tarafından reddedildiğini, oysa davalı şirket markasındaki görsel unsur esasen bir artı şeklinde olup bu unsurun doğrudan \"artı\" anlamına gelen müvekkil markasındaki \"...\" ibaresini çağrıştıracağını, kelime ve şekil unsuru içeren markalarda kelime unsurlarının her zaman ön planda olduğunu, müvekkili markalarında yer alan diğer ibareler tali ve tanımlayıcı olduğundan karşılaştırmanın \"...\" ve \"...\" ibareleri arasında yapılması gerektiğini, taraf markalarının görsel, işitsel ve anlamsal olarak benzer olduğunu, 5. sınıfta aynı ürünleri kapsadığını, başvurunun kötüniyetli olduğunu, davalı başvurusunun, müvekkilinin markalarının ulaştığı tanınmışlık düzeyi nedeniyle markanın bilinirliğinden haksız yararlanmasına, marka itibarına zarar vermesine neden olacağını ve müvekkilinin markalarının ayırt edici karakterini zedelediğini ileri sürerek, ... YİDK'nın 2021-M-9039 sayılı kararın iptali ile dava konusu 2020/70111 sayılı markanın hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>Davalı ... vekili, müvekkili kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.<br>Diğer davalı Şirket vekili, müvekkilinin, birçok latin kökenli dilde \"yeni\" anlamına gelen \"...\" ibaresiyle bir marka oluşturmak isteyerek \"...\" olarak başvuruda bulunduğunu, taraf markaları arasında görsel, işitsel, kavramsal benzerlik ve karıştırılma ihtimali bulunmadığını; davacı markasının  tanınmış marka olarak kabul edilemeyeceğini, müvekkilinin davacının markasından kötüniyetli olarak yararlanmak gibi bir kastı olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir. <br><br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamından, dava konusu marka kapsamında yer alan 5. sınıftaki malların tamamı ile davacının itiraza mesnet markaları kapsamındaki malların aynı olduğu, dava konusu “...” ibaresi ve şeklin bir bütün olarak bıraktığı markasal izlenimin görsel, işitsel ve kavramsal açısıdan dava konusu marka kapsamındaki malların, insan sağlığı üzerinde doğrudan etkiye sahip olduğu da dikkate alındığında, hitap ettiği genel ve ortalama müşteri kitlesi açısından davacının “...” esas unsurlu markaları ile ilişkilendirilme ihtimali ve/ya karıştırılma ihtimalinin bulunmadığı,  taraf markaları benzer olmadığından, davacının önceki kullanıma dayanmasının koşullarının somut olay açısından oluşmadığı, SMK'nın 6/5. maddesi koşullarının da bulunmadığı, başvurunun kötü niyetle yapıldığına ilişkin somut veri sunulmadığı gerekçesiyle, davanın reddine  karar verilmiştir.  <br><br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde, taraf markalarının ayırt edilemeyecek derecede benzer olduğunu, \"y\" ve \"n\" harflerinin görsel olarak birbirine benzediğini, \"...\" ibaresinin \"nu\" olarak okunacağını, ilgili tüketici kitlerinin bilinçli olmadığını, SMK'nın 6/3-5-9. maddesi uyarınca da tescil engeli bulunduğunu ileri sürerek, yerel mahkemenin kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir. <br><br>GEREKÇE\t: Dava, YİDK marka kararının iptali ile marka hükümsüzlüğü istemine     ilişkindir.<br>\tİnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.<br>\tDosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, karıştırılma tehlikesinin değerlendirmesinde, markaların ayırt edici unsurlarının özellikle baskın kısımları gözetilmek suretiyle, ortalama tüketicilerin markaların görsel, işitsel ve anlamsal özelliklerine göre oluşacak bütüncül intibalarının dikkate alınması gerektiği, bu kapsamda yapılan değerlendirmeye göre, davacının itiraza mesnet markalarında \"...\" ibaresinin birleşik ve standart harflerle yazıldığı, dava konusu marka kompozisyonunda ise \"...\" ibaresinin siyah ve kalın harflerle yazıldığı, ... ibaresinin ise altın renginde ve ... ibaresinin anlamına vurgu yapan artı işaretinin sol kısmının yer alır şekilde yazıldığı, davalı marka kompozisyonunda \"...\" ibaresinin öne çıktığı, böylece davalı markasının tertip tarzı itibariyle itiraza mesnet markalardan yeterince farklılaştığı, bu hale göre, taraf markaları arasındaki kısmi görsel ve işitsel benzerliğin karıştırılmaya yol açacak düzeyde olmadığı, başvurunun davacının mesnet markalarını çağrıştırmadığı, taraf markaları arasında SMK'nın 6/1. maddesi anlamında ilişkilendirilme ihtimali de dahil karıştırılma ihtimali bulunmadığı, işaret benzerliği şartının gerçekleşmemesi nedeniyle davacı tarafın tanınmışlık iddiası sonuca etkili bulunmadığı gibi, açıklanan nedenle \"...\" ibaresi üzerindeki gerçek hak sahipliğinin de kanıtlanamadığı, başvurunun kötüniyetle yapıldığına dair somut delil sunulmadığı anlaşılmakla, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir.<br><br>HÜKÜM\t: Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere;<br>\t1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,<br>\t2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 427,60-TL maktu istinaf karar ve ilam harcından, davacı tarafından istinaf başvurusunda yatırılan 80,70-TL istinaf karar ve ilam harcının mahsubu ile bakiye 346,9‬0-TL'nin davacıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına, <br>\t3-İstinaf aşamasında davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin uhdesinde bırakılmasına,<br>\t4-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,<br>\tDair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile 22/11/2024 tarihinde HMK 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere karar verildi. <br><br>GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH: 13/12/2024\t\t\t<br><br>Başkan<br><br><br>Üye<br><br>Üye<br><br><br>Katip<br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br>Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.<br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"b14b458e26515b11","SID":"c205d8918eeea9df"}}