{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM  20. HUKUK DAİRESİ     <br><br>                     T.C.<br>                 ANKARA <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>         20.HUKUK DAİRESİ <br><br>ESAS NO       : 2022/1587 <br>KARAR NO\t: 2024/1829<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>                                                                                                    K A R A R <br><br>BAŞKAN \t\t: ... \t     ... <br>ÜYE\t\t: ...  ...<br>ÜYE\t\t: ...\t     ...<br>KATİP\t\t: ...\t     ...<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 3. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 28/06/2022<br>NUMARASI\t\t: 2022/14 E.  -  2022/224 K.<br><br>DAVACI\t:\t  <br>VEKİLLERİ\t<br>DAVALI\t<br><br>DAVANIN KONUSU\t: Marka (Marka İle İlgili Kurum Kararlarının İptali)<br><br>\tTaraflar arasında görülen davada Ankara 3. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 28/06/2022 tarih ve 2022/14 E. - 2022/224 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:<br><br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davacı vekili, müvekkilinin TÜRKPATENT nezdinde 2019/131116 sayılı \"...\" ibareli marka başvurusunda bulunduğunu, başvurunun yayımı sonrası davalı şirketin 2013/06290 sayılı ve \"... ...\" ibareli markalarını gerekçe göstererek yaptığı itirazın kısmen kabul edildiğini, bu karara karşı müvekkilinin yeniden inceleme talebinin ise TÜRKPATENT Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulunun 2021-M-9357 sayılı kararı ile nihai olarak reddedildiğini, oysa müvekkili başvurusu ile davalı markası arasında bir benzerlik bulunmadığını, davalı markasında “...”  ibaresinin ön planda olduğunu, redde gerekçe markadaki “yo” hecesinin “...” kelimesinin kısaltması olup, “...” ibaresinin ise “sağlık” anlamına geldiğini, bu haliyle davalı markasının “... sağlıklı ...” anlamına geldiğini, müvekkili markasının ise “...” şeklinde ve \"doğal, vitaminli, taze\" ibarelerin ilk hecelerinin birleşimi ile oluşturulduğunu, markalar arasında karıştırılma ihtimalinin bulunmadığını, davalı yan markasının sadece ... ürününde kullanıldığını, müvekkili markası kapsamındaki emtialar ile davalı markasındaki emtiaların örtüşmediğini ileri sürerek, 2021-M-9357 sayılı YİDK kararının iptaline karar verilmesini talep ve dava  etmiştir.<br>Davalı ... vekili, müvekkili kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.<br>Diğer davalı Şirket vekili, Müvekkilinin çok sayıda markasının bulunduğunu, “...” ve “...” markaları ile oluşturulan seri markalarının mevcut olduğunu, davacı yanın “...” ibareli markası ile müvekkili markalarının benzediğini, dava konusu markanın müvekkilinin seri markalarından biri olarak algılanacağını, başvurunun müvekkilinin markaları kapsamıyla aynı sınıflarda tescilinin talep edildiğini savunarak, davanın reddini istemiştir. <br><br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamından, taraf markalarının 29, 30, 31, 32 ve 43. sınıflarda aynı/aynı tür ve benzer mal ve hizmetleri kapsadığı; taraf markalarında “...” harflerinin birebir aynı dizilimle yer aldığı, markaların yalnızca başlangıç sesleri itibariyle farklılaştığı, bu çerçevede taraf markalarının her ne kadar başlangıç sesleri tek bir harf itibariyle farklılaşmış ise de kalan harflerin birebir aynı dizilimdeki sesli ve sessiz harflerinden oluşmasından kaynaklı olarak işaretler arasında yüksek düzeyli bir işitsel benzerlik bulunduğu gibi yine görsel anlamda da harf dizilimsel bir benzerliğin mevcut olduğu, tüketicilerin taraf markaları ile farklı zamanlarda karşı karşıya kaldığında, duyduğunda ya da markaları algıladığında veyahut markalar ile aynı zamanda, aynı tür ürünler üzerinde, mevcut marka görselleri ile karşı karşıya kaldıklarında, satın almak isteyecekleri markanın hangisi olduğu konusunda tereddüt yaşayabilecekleri veyahut dava konusu markayı, dava evvelden bildiği davalı yanın markası zannıyla tercih etme yanılgısı yaşayabileceği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir. <br><br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili, istinaf başvuru dilekçesinde, taraf markaları arasında benzerlik bulunmadığını, davalının 2013/06290 sayılı markası hakkında kullanım ispatı talebinde bulunmayı unuttuklarını, davalının markalarını kullanmadığını, davalı markasının hükümsüzlüğü talebiyle dava açtıklarını ileri sürerek, yerel mahkemenin kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını ve kabulüne reddine karar verilmesini istemiştir. <br><br>GEREKÇE\t: Dava, marka ile ilgili kurum kararının iptali istemine ilişkindir.<br>\tİnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.<br>\tDosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, dava konusu başvurunun esas unsurunun \"...\", davalının itiraza mesnet 2013/06290 sayılı markasının esas unsurunun ise \"...\" ibaresinden oluştuğu, \"...\" harf dizilimini ortak olarak içeren taraf markalarının sadece baş harflerinin farklı olduğu, markaların ayırt edici nitelik katacak görsel bir unsur da içermediği, aralarında görsel benzerlik bulunan dava konusu markaların \"...\" ibarelerinin işitsel ortaklık kurması nedeni ile telaffuz açısından da benzer oldukları, bu hale göre dava konusu başvurunun aynı/aynı tür/benzer mal ve hizmetlerde kullanılması SMK'nın 6/1. maddesi anlamında ilişkilendirilme ihtimali de dahil karıştırılma ihtimaline verebilecek olup, emtia benzerliğinin de gerçekleştiği, nitekim Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 01.10.2024 tarih ve 2023/5154 E.- 2024/6927 K. sayılı kararında da \"...\" ibaresinin davalı şirketin \"...\" ibareli markasının benzer bulunduğu  anlaşılmakla, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir.<br><br>HÜKÜM\t: Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere;<br>\t1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,<br>\t2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 427,60-TL maktu istinaf karar ve ilam harcından, davacı tarafından istinaf başvurusunda yatırılan 80,70-TL istinaf karar ve ilam harcının mahsubu ile bakiye 346,9‬0-TL'nin davacıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına, <br>\t3-İstinaf aşamasında davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin uhdesinde bırakılmasına,<br>\t4-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,<br>\tDair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile 22/11/2024 tarihinde HMK 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere karar verildi. <br><br>GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH: 13/12/2024\t\t<br><br>Başkan<br>...<br> <br><br>Üye<br>...<br> <br><br>Üye<br>...<br> <br><br>Katip<br>...<br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"117af673ffc71a18","SID":"5f7c385aea903830"}}