{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>3. HUKUK DAİRESİ<br>ESAS NO:2023/3515 <br>KARAR NO:2024/3141<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A  K A R A R<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ:BAKIRKÖY 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ:22/06/2023<br>NUMARASI:2022/658 E - 2023/685 K<br>DAVANIN KONUSU:Menfi Tespit (Abone Sözleşmesi)<br>KARAR TARİHİ:21/11/2024<br>Yukarıda tarafları ve konusu yazılı bulunan dava ile ilgili olarak, ilk derece mahkemesince verilen kararın  istinaf edilmesi sebebiyle , yapılan açık yargılama sonucunda; <br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;  müvekkilinin, ... adresinde bulunan ...'nın tüm elektrik kullanımının bağlı olduğu ...numarası ile elektrik aboneliğinin bulunmakla olduğunu, söz konusu plazanın 15 kattan oluşmakta ve farklı iş alanlarında çalışan kiracılarının bulunduğunu, davacı şirket adına olduğunu belirttiği abonelikle, ilgili elektrik kullanımının bütün plazaya verilmekte olduğunu, davacı müvekkili firmanın bu elektrik kullanımını, kiracıların her birinin ölçüm-süzme cihazı ile tespit edilmek suretiyle elektrik kullanım oranlarına güre ödeme almakta olduğunu,Temmuz 2015 itibariyle her katın elektrik aboneliğinin ayrı ayrı tesis edildiğinden davacı müvekkilinin bu plaza ile bir ilişiğinin kalmamış olduğunu, Temmuz 2015 itibariyle, binada kiracı olarak bulunan on firmanın kendi adına ayrı ayrı abonelik tesisi yapmak suretiyle davalı ... tarafından da bu aboneliklerin yapılmış olduğunu, dava dışı bu firmaların halihazırda elektrik kullanımına dayalı bir borcunun olmadığını, ancak davalı ...‘ın, daha önce aboneliği davacı firma adına olan tüm plazanın elektriğini kesmek suretiyle kendi tesis ettiği bu diğer abonelerin de haksız usul ve yasaya aykırı olarak elektriğini kesmekle görevi kötüye kullanma mahiyetinde bir suç işlemekte olduğunu, tüm görüşmelere rağmen usul ve yasaya aykırı olarak kalan kaçak borcunun tamamen ödemedikçe elektrik verilmeyeceğinin taraflarına bildirilmiş olduğunu, oysa bahse konu kaçak kullanıma ilişkin tutanağın kesinleşmiş bir gerçek alacak hakkı olmadığını, tek caydırıcı olarak kullandığı yolun, elektriği kesmek suretiyle tüketiciyi zor durumda bırakıp haksız olarak menfaat temin etmek olduğunu, dava konusu hususun açıklığa kavuştuktan sonra, varsa bir borcun, ancak o zaman ödeneceğini beyan ettiklerini, kaldı ki müvekkilinin, dava hakkını saklı tutmak suretiyle haksız olarak kesildiğini iddia ettiği kaçak kullanım cezasından 100.000,00-TL civarında ödeme yapmış olduğunu, telafisi mümkün olmayan zararların önlenmesi için öncelikle tedbir taleplerinin kabulü, dava konusu kaçak kullanım bedelinden ötürü binanın kesilen elektriğinin açılması ve dava sonuna kadar bu sebepten elektrik kesintisinin yapılmaması yönünde tedbir kararı verilmesini talep etmek zorunluluğunun doğmuş olduğunu, davalı tarafından el konulduğunu belirttiği bu cihaz üzerinde bilirkişi incelemesi yapılmasını talep ettiklerini, zira davalının kesmiş olduğunu belirttiği kaçak elektrik kullanım işlemine ilişkin dava konusu para cezasını buna istinaden vermiş olduğunu, davalı firmanın, kendisi uzaktan okuma yaptıkları için hatalı okuma yapıldığını müvekkili firma sahiplerine söylemiş olduğunu, dava konusu para cezasının kesildiği 17/03/2015 tarihinden sonra, elektrik sayacının değiştirildiğini, yeni takılan sayacın, müvekkilinin ilk ay gelen 75.000,00-TL'lik fatura bedelinin çok yüksek gelmesi üzerine, 22/05/2015 tarihli yazılı şikayeti üzerine davalı tarafından yapılan incelemede, davalı firmanın kendisinin taktığını, davacının müdahalesinin imkansız olduğu hücreye takılan sayacın bu defa arızalı olduğunun davalı tarafından tespit edildiğini ve bu sayacın değiştirilmiş olduğunu, değiştirilen bu arızalı sayaçtan sonra davacı işyerinin elektrik faturası yine eskisi gibi 35.000,00-TL- 45.000,00-TL arası geldiğini, netice olarak; öncelikle telafisinin mümkün olmayacağını belirttiği zararların önlenmesi için tedbir taleplerinin kabulü, dava konusu olduğunu belirttiği kaçak kullanım bedelinden ötürü binanın kesilen elektriğinin ivedilikle açılması ve dava sonuna kadar bu sebepten elektrik kesintisinin yapılmaması yönünde tedbir talepleri kabulüne, davalı tarafından haksız usul ve yasaya aykırı olarak kesildiğini iddia ettiği 301.534,16-TL kaçak kullanım bedelinden fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere şimdilik 100.000-TL'lik kısmı için borçlu olmadıklarının tespiti ile, elektriğinin kesilmemesi için ödemesini yapmak zorunda kaldığını belirttiği taksitlerin fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere şimdilik 1.000,00-TL'nin taraflarına iadesi ile kesilen para cezasının iptali ile borçlu olmadıklarının tespitine karar verilmesini dava ve talep etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davaya konu elektrik faturasının ilişkili bulunduğu tesisata kaçak elektrik faturası tahakkuk ettirilmiş olduğunu, davacının, davaya konu olan faturayı ödemediği gibi kullanmaya devam ettiği elektrik enerjisinin bedellerini de ödememekte olduğunu, davacı tarafa tahakkuk ettirilen kaçak elektrik faturasının davacı tarafça kabul edilerek müvekkili kuruma ödeme yapmış olduğunu, davacı tarafın, daha önce dosyaya sunulan sayaç fotoğraflarından da anlaşılacağı üzere elektriği usulsüz ve kaçak olarak kullanıldığını, bu kaçak kullanımın, kaçak elektrik tahakkuk tutanağı, usulsüz kablo bağlanması suretiyle müdahale edilen sayaç fotoğrafları ve dosyaya ekte sunulduğunu,  müvekkili kurumun vekaleten elektrik işlerini takip ettiğini ve tanığı olduğunu belirttiği elektrik teknisyeni ...'un, davacı tarafın elektriği usulsüz kullandığını beyan etmiş olduğunu, davacı tarafın her ne kadar fotoğrafı çekilen sayacın atıl durumda olduğunu iddia etmiş ise de sayacın atıl durumda değil fiilen elektriğin kullanıldığı sayaç olduğunun tanık beyanı ile de sabit olduğunu, davacı tarafın dava dilekçesinde belirtmiş olduğu haksız menfaat temin etmek amacıyla müvekkili şirket tarafından elektrik kesintisi yapılmasının söz konusu olmadığını, bu kullanım karşısında alacağını temin edemediğini belirttiği müvekkili şirketin, alacakların eşitliği ilkesi gereği elektrik kesintisi yapmasının, verilen hizmetin karşılığını alamamış olmasının doğal sonucu olduğunu,  verilen tedbir kararının, müvekkilinin ticari faaliyetini, ekonomik durumunu tehlikeye düşürecek ve telafisi mümkün olamayacak sonuçlar doğuracak nitelikte olduğunu, bu nedenle usul ve yasaya aykırı olduğunu ifade ettiği tedbir kararının kaldırılmasının gerekmekte olduğunu, davacı tarafın borçlu olduğunun tespitine karar verilmesini karar verilmesini talep etmiştir. İlk Derece Mahkemesi tarafından; \"Bilirkişi raporunda  112.144,20 TL. tutarındaki Kaçak Elektrik Kullanım ve 179.844,50 TL. tutarındaki Kaçak Ek Tüketim (geriye dönük normal tüketim) tahakkuklarının miktar itibariyle Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliği'ne uygun olup olmadığı ile ilgili yapılan değerlendirmede ise Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliği'nin ilgili maddeleri gereği, davacının kaçak elektrik kullanım bedelinin 49,362,07-TL olması gerektiği, davacının kaçak ek normal (geriye dönük) elektrik tüketim bedelinin 203.047,05-TL olması gerektiği, davacı tarafından, davalıya haksız olarak yapılan bir ödemenin bulunmadığı tespit edilmiştir.Davacı vekilince bilirkişi raporu alındıktan sonra, dava dilekçesinde ileri sürülmemiş olmasına rağmen, kaçak elektrik tespit tutanağındaki imzanın müvekkilinin yetkili temsilcisine ait olmadığı itirazında bulunmuşsa da, dosyanın geldiği aşama itibariyle aşamalarda ileri sürülmeyen bu itirazın bilirkişi raporunun sunulmasından sonra bilirkişi raporundaki tespitlerden sonra ileri sürülmesi nedeniyle yargılamayı uzatmaya yönelik olduğu değerlendirilmiştir. Kaldı ki Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliği‘nde, kaçak elektrik tüketimi; ile ilgili 26. maddesine göre; kaçak veya usulsüz elektrik enerjisi kullanan gerçek veya tüzel kişinin tutanağın düzenlenmesi sırasında kullanım yerinde bulunmaması veya tutanağı imzalamaması durumunda, kullanım yerine bırakılan tutanak, bildirim yerine geçer.Tutanakta kaçak veya usulsüz elektrik enerji kullanım nedeni ve şekli açıkça belirtilir. Bu hükümdeki düzenleme de nazara alındığında davacının bu itirazına itibar edilmemiştir. Yukarıda açıklanan nedenlerle davacının kaçak elektrik kullanmadığı yönündeki iddiasını, usulüne uygun ve keşfen bilirkişi raporu ile de teyit edilen kaçak tüketim tutanaklarının aksine ispatlayamadığı\" gerekçeleriyle davanın reddine karar verilmiştir. Karara karşı davacı tarafça istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.Dairemizce yapılan istinaf incelemesi sonunda 02/06/2022 tarih ve 2021/2615 E-2022/1658K sayılı kararımızla \"....  112.144,20 TL. tutarındaki Kaçak ve 179.844,50 TL. tutarındaki  Ek Kaçak  tahakkuku yapıldığı, bilirkişiler tarafından yapılan hesaplamada  kaçak bedelinin  ise 49.362,07 TL ve  kaçak Ek bedelinin  203.047,05 TL olarak hesaplandığı halde bu çelişkinin giderilmediği, davacı tarafça sunulan 31.05.2019 tarihli dilekçe ile bildirilen  mahkemenin 2016/527 Esas sayılı dosyasında aynı kaçak konusu ile ilgili alınan bilirkişi raporu ile çelişkilerin giderilmeden karar verildiği anlaşılmaktadır.\" gerekçeleriyle  davacının  istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-a-6 maddesi uyarınca kabulü ile kararın kaldırılmasına,  konusunda uzman üçlü bilirkişi heyetinden çelişkiyi giderecek şekilde yeniden rapor alınarak hasıl alacak sonuca göre karar verilmek üzere dava dosyasının mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.İlk Derece Mahkemesi tarafından kaldırma kararı sonrasında  yapılan yargılama sonunda; \" .... bilirkişi raporunda yapılan tespitlere göre  dava konusu kaçak elektrik  tutanağının düzenlenmiş olduğu tarihte  yürürlükte bulunan Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliği‘nde, kaçak elektrik tüketimi; ile ilgili 26. Maddesine göre davacının kaçak elektrik kullandığının kabulü gerekmiş olup ,bilirkişi tarafından  17.03.2015 Tarihli ... seri numaralı Kaçak/Usulsüz Elektrik Tespit Tutanağına istinaden yapılan hesaplamalarda kaçak elektrik tüketim bedelinin 20.238,45 TL, 17.03.2015 Tarihli... seri numaralı Kaçak/Usulsüz Elektrik Tespit Tutanağına istinaden yapılan hesaplamalarda kaçak elektrik ek tüketim bedelinin 232.306,01 TL olduğu tespit edilmiştir. Davacı vekilince bilirkişi raporu alındıktan sonra, dava dilekçesinde ileri sürülmemiş olmasına rağmen, kaçak elektrik tespit tutanağındaki imzanın müvekkilinin yetkili temsilcisine ait olmadığı itirazında bulunmuşsa da, dosyanın geldiği aşama itibariyle aşamalarda ileri sürülmeyen bu itirazın bilirkişi raporunun sunulmasından sonra bilirkişi raporundaki tespitlerden sonra ileri sürülmesi nedeniyle yargılamayı uzatmaya yönelik olduğu değerlendirilmiştir. Kaldı ki Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliği‘nde, kaçak elektrik tüketimi; ile ilgili 26. maddesine göre; kaçak veya usulsüz elektrik enerjisi kullanan gerçek veya tüzel kişinin tutanağın düzenlenmesi sırasında kullanım yerinde bulunmaması veya tutanağı imzalamaması durumunda, kullanım yerine bırakılan tutanak, bildirim yerine geçer.Tutanakta kaçak veya usulsüz elektrik enerji kullanım nedeni ve şekli açıkça belirtilir. Bu hükümdeki düzenleme de nazara alındığında davacının bu itirazına itibar edilmemiştir.Yukarıda açıklanan nedenlerle davacının kaçak elektrik kullanmadığı yönündeki iddiasını, usulüne uygun ve bilirkişi raporu ile de teyit edilen kaçak tüketim tutanaklarının aksine ispatlayamadığı\" gerekçeleriyle davanını reddine karar verilmiştir.Karara karşı davacı  tarafça istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. Davacı vekili istinaf başvurusunda önceki iddialarını tekrarla birlikte özet olarak; Kaldırma kararı gereğince Mahkemece yeniden bilirkişi incelemesi yapılmış olup, bilirkişi raporları arasındaki çelişkilerin giderilemediğini, dava sürecinde yapılan ödemelerin olduğu, bu ödemelerin davalı kurumdan sorulması gerektiği yönündeki taleplerine rağmen bu konuda inceleme yapılmadığını,  dava konusu kaçak kullanım tutanağına ilişkin bugüne kadar toplam 114.343 TL  davacı firmadan, 69.223 TL kiracılardan dağıtım bedeli olarak alınmak üzere toplamda 183.566 TL tahsilat yapıldığını, daha önce delillerinin ibrazı ile ilgili ara karar gereği bu ödemeler ile ilgili deliller ibraz edildiği halde bilirkişi raporlarında bu yönde bir inceleme yapılmadığını, kaçak tutanağındaki imzanını müvekkiline ait olmadığını ileri sürerek kararın kaldırılmasını talep ve istinaf etmiştir.Dava; kaçak tahakkuku nedeniyle davacının borçlu olmadığının tespiti ile ödenen bedelini iadesi talebine ilişkindir.Dosya kapsamından;17/03/2015 tarihinde davalı ... tarafından düzenlenmiş olan  Kaçak/Usulsüz Elektrik Tespit Tutanağında, elektriğin kullanım şeklinin; \"ilgili mahalde yapılan kontrolde sayaca gelen gerilim kablolarına, sayaç pano altında kumanda ve anahtar vasıtasıyla gerilimi devreye alarak enerji kullandığı tespit edildi Hat tarafımızdan düzeltildi. Fotoğraflar ektedir.\" tespitinin yapıldığı, bu tutanağın, davacıya ait .... Şti. kaşesinin basılarak imzalanmış olduğu, tutanak üzerine 112.144,20 TL. tutarındaki Kaçak Elektrik Kullanım ve 179.844,50 TL. tutarındaki Kaçak Ek Tüketim (Gerive dönük Normal Tüketim) Tahakkuku yapıldığı  görülmektedir. Kaldırma kararı sonrası mahkemece bilirkişi kurulundan rapor alınmıştır. Bilirkişiler  ... , ... ve  Prof. Dr. ... raporlarında özetle; önceki bilirkişi heyetinin dava konusu mahalde yapmış oldukları keşifte, dava konusu mahallin 15 katlı ... adındaki plaza olduğu, plaza katlarında kiracıların bulunduğu, dava konusu tutanak tarihi olan 17.03.215 tarihinde tüm plazanın elektrik ihtiyacının, plaza alt katında bulunan ve davalı kuruma ait trafo merkezinden enerji alan davacı kurum nezdindeki ...nolu yüksek gerilim elektrik aboneliğine ait tesisattan karşılandığı, plaza katlarında bulunan kiracıların resmi aboneliği olmadan süzme ölçü elektrik sayaçlarının bulunduğu ve bina yönetimi tarafından kiracıların elektrik tüketim bedellerinin tahsil edildiği, tutanak tarihi olan 17.03.2015 tarihinden sonra Temmuz 2015 itibariyle plazadaki her katın elektrik aboneliğinin ayrı ayrı tesis edilerek plazadaki her katın artık resmi bir elektrik aboneliğinin yapılmış olduğunun tespit edildiği,  17.03.2015 tarihinde davalı tarafından davacı adına düzenlenmiş olan... seri numaralı Kaçak/Usulsüz Elektrik Tespit Tutanağı ve bu tutanağa istinaden davacı adına düzenlemiş olan 112.144,20 TL tutarındaki Kaçak Elektrik Kullanım ve 179.844,50 TL tutarındaki Kaçak Ek Tüketim Tahakkuklarının yapıldığının belirtilmiş olduğu, ... Kaçak elektrik tüketimi tespitinin yapıldığı tarih 17.03.2015 olup, işbu tespitten önce ilgili mahalde yapılan son işlem 27.02.2015 tarihinde yapılan protokol işlemidir. Bu sebeple; 27.02.2015 ila 17.03.2015 tarihi arası 18 günlük tüketim; ilgili dönemde geçerli olan EPTHY'nin 29. maddesi 1. fıkra b bendinin 1. şıkkı uyarınca, “son endeks okuma ile tutanak düzenlenmiş olması kaydıyla kontrol, mühürleme, kesme-bağlama, sayaç değiştirme işlemleri gibi, sayaç mahallinde dağıtım şirketince gerçekleştirilmiş en son işlem tarihi ile kaçak tespitinin yapıldığı tarihe kadar olan süre” olarak tanımlanan süreyi belirtmektedir. Ek tüketim süresi de; davaya konu sayacın takıldığı tarih olan 28.04.2014 ila kaçak tüketimin başlangıç tarihi olan 27.02.2015 tarihleri arası 305 gün olarak hesaplanmıştır. .... 17.03.2015 Tarihli ... seri numaralı Kaçak/Usulsüz Elektrik Tespit Tutanağına istinaden yapılan hesaplamalarda kaçak elektrik tüketim bedelinin 20.238,45 TL, 17.03.2015 Tarihli ... seri numaralı Kaçak/Usulsüz Elektrik Tespit Tutanağına istinaden yapılan hesaplamalarda kaçak elektrik ek tüketim bedelinin 232.306,01 TL olarak hesaplandığı...\" yönünde görüş bildirilmiştir. Buna göre  dava konusu 17.03.2015 tarihli kaçak tutanağında  “İlgili mahalde yapılan kontrolde sayaca giden gerilim kablolarına, sayaç pano altında kumanda ve anahtar vasıtasıyla gerilimi devreye alarak enerji kullandığı tespit edildi. Hat tarafımızca düzeltildi. Fotoğraflar ektedir.” şeklinde tarif edildiği, bilirkişiler tarafından da tutanak sonrası ihtilafsız dönemde  tüketimin %69 oranında arttığının tespit edilmiş olduğu, bu haliyle de davacı tarafça kaçak kullanım yapıldığı konusunda şüphe bulunmadığı, kaldırma kararı sonrası alınan raporun önceki raporu doğruladığı anlaşılmaktadır. Davacı dava dilekçesinde  toplam  301.534,16 TL kaçak kullanım bedelinden fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak üzere 100.000 TL'lik kısmi için borçlu olunmadığının tespiti ile elektriğin kesilmemesi için ödemesini yapmak zorunda kaldığı taksitlerin 1.000,00 TL'sinin iadesi talep edilmiş olup bilirkişiler tarafından yapılan hesaplamada  davalı şirket tarafından yapılan kaçak ve ek kaçak tahakkuklarının değerlendirilerek davacının borçlu olduğu ve olmadığı kısımların irdelenmediği, raporun hükme  yeterli olmadığı anlaşılmakla duruşma açılarak istinaf itirazlarının değerlendirilmesine karar verilmiştir.  Dairemizce duruşmalı olarak yapılan incelemede bilirkişi heyetinden rapor alınmıştır. Bilirkişi heyeti raporunda özetle;  Davalı şirketin tutanakta gücü tespit etmemiş olduğundan ve önceki dönemlerde ihtilafsız dönem bulunmadığından zorunlu olarak tespit tarihinden sonraki ortalama tüketim değerleriyle hesaplama sonucu; davalı şirketin hesapladığı 112.144,20 TL (kaçak); 179.844,50 TL (ek) bedelleridir. Buna göre; davacının toplam kaçak tüketim bedeli 252.544,46 TL olduğu,  davalı kurumun hesapladığı bedel 291.988,70 TL olduğundan davacı 291.988,70 TL — 252.544,50 TL =39.444,24 TL'den borçlu olmadığı  yönünde görüş bildirilmiştir. Bilirkişi heyeti ek raporunda da aynı görüşlerini tekrarlamışlardır.Buna göre; bilirkişi raporunun denetime elverişli olması nedeniyle hükme esas alınmış,  sayaç mahallinde yapılan en son işlemin 27.02.2015 olduğu, tutanak tarihi ile aradaki 18 gün için kaçak kullanım hesaplaması yapılması ve bu süre içindeki sayacın kaydetmiş olduğu tüketim miktarının düşülerek hesaplama yapılması gerektiğinden kaçak kullanım yönünden davacının   20.238,45 TL borçlu olduğu, ek kaçak tahakkuku yönünden ise  tutanak öncesi ihtilafsız dönem bulunmadığından tutanak sonrası ortalama tüketime göre yapılan hesaplama sonunda davacının 179.844,50 TL borçlu olduğu, kaçak ve ek kaçak toplamı üzerinden ise davacının toplam  252.544,46 TL borçlu olduğu, aradaki fark 39.444,24 TL'den borçlu olmadığı, davacı tarafça dava  dilekçesinde tahakkukların 100.000,00 TL'lik kısmından borçlu olunmadığının tespitinin talep edildiği, hesaplanan miktarın bu miktarın altında olduğu anlaşılmaktadır.Açıklanan nedenlerle, duruşmalı olarak yapılan inceleme sonunda HMK'nın 354, 356/2 maddesi gereğince karar kaldırılarak yeniden esas hakkında aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir. <br>K A R A R:Yukarıda açıklanan nedenlerle; Davacının istinaf talebinin kabulüyle, HMK'nın 354,356/2 maddesi gereği ilk derece mahkemesin kararının kaldırılarak yeniden esas hakkında; Davanın kısmen kabulü ile,1-Davacının davalıya dava konusu tahakkuklar yönünden toplam 39.444,24 TL borçlu olmadığının tespitine, fazlaya ilişkin talebinin reddine, fazla ödeme olmadığından iadeye ilişkin talebin reddine, 2-Hüküm altına alınan miktar üzerinden hesaplanan 2.694,44 TL'den yatırılan 1.724,83 -TL peşin harç ve 3.424,62 TL'nin tamamlama harcının mahsubu ile fazla alınan 2.455,01-TL'nin talep halinde davacıya iadesine,3- Davacı tarafından yatırılan toplam 5.149,45‬ TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 4-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesaplanan  30.000,00-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 5- Red edilen kısım yönünden avukatlık asgari ücret tarifesi uyarınca 41.934,39- TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya ödenmesine, 6- Davacı tarafından yapılan toplam 7.238,70 TL yargılama giderinin red ve kabul oranına göre hesaplanan 946,82-TL sinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, bakiye kısmın davacı üzerinde bırakılmasına, 7-Davalı tarafından yapılan 50,00 TL yargılama giderinin kabul ve red oranına göre hesaplanan 43,46 TL'nin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine,  8-HMK. 333. md. uyarınca davacı tarafından yatırılan gider avansından bakiyesinin kararın kesinleşmesi sonrası davacıya iadesine,İstinaf incelemesiyle ilgili olarak; Peşin alınan istinaf karar harcının, istinaf eden davacıya isteği halinde ilk derece mahkemesince iadesine,Davacının istinaf sebebiyle yapmış olduğu 5.175,00 TL istinaf yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, İstinaf incelemesi duruşmalı yapıldığından ve davacı kendini vekille temsil ettirdiğinden AAÜT uyarınca 32.000,00 TL avukatlık ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, İstinaf sebebiyle yatırılan gider avansı bakiyesi varsa, karar kesin  istinaf edene ilk derece mahkemesince iadesine,Dair HMK 362/1-a maddesi gereğince kesin olarak oy birliği ile tarafların yokluğunda karar verildi. 21/11/2024 </font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"6ed98de6ce43ff4b","SID":"c4f051e856acda94"}}