{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. KONYA BAM   6. HUKUK DAİRESİ     Esas-Karar No: <br>  T.C.<br>KONYA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>  6. HUKUK DAİRESİ<br><br>DOSYA NO\t:  <br>KARAR NO\t: <br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br><br>BAŞKAN\t\t: <br>ÜYE\t\t: <br>ÜYE\t\t: <br>KATİP\t\t: <br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: KONYA . ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 11/01/2024<br>NUMARASI\t\t:  Esas  Karar<br><br>İSTİNAF EDEN DAVACI\t: <br>VEKİLLERİ\t: Av. <br><br>İSTİNAF EDEN DAVALI\t: <br>VEKİLİ\t: Av. <br>DAVA\t: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)<br><br>İSTİNAF KARARININ<br>KARAR TARİHİ\t: 28/11/2024<br>YAZIM  TARİHİ\t: 29/11/2024<br>Davacı tarafından davalı aleyhine Konya .. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyası ile açılan itirazın iptali davasında 11/01/2024 tarihinde tesis edilen karara karşı tarafların istinaf kanun yoluna başvurması üzerine üye hakimin görüşleri alındıktan sonra dosya incelendiğinde; <br>DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı tarafın, müvekkiline olan borcunu ödemediğini,bu sebeple müvekkilinin  icra dairesi aracılığıyla borcunu tahsil etmek amacıyla Konya .. İcra Müdürlüğü'nün .... Esas sayılı dosyası ile ilamsız icra takibi başlattığını, ancak  davalı tarafın, başlatılan icra takibine itiraz etmesi üzerine takibin durduğunu, davalının müvekkiline borçlu olduğunu, yapılan itirazın haksız ve kötü niyetli olduğunu beyan ederek yaptığı davalının itirazın iptali ile takibin devamına karar verilmesini, davalının takip konusu alacağın % 20'sinden az olmamak üzere icra inkâr tazminatına  tazminatına mahkum edilmesine, yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin karşı yana tahmilini karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>CEVAP:Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının Konya .. İcra Müdürlüğü'nün .... esas sayılı dosyası ile müvekkili aleyhine yaptığı icra takibine itirazlarının iptali için dava açtığını, müvekkilinin müteahhit firma olarak davacı ile iş yaptığını, ancak davacının işi yarım bıraktığını, işi tamamlamadığını ve mesnetsiz faturalar düzenlediğini, davacı, hakediş işlemlerini yapmadığını ve müvekkilinin düzeltme taleplerine yanıt vermediğini, müvekkilinin 31.12.2020 tarihine kadar ödemeler yaptığını ancak davacının faturaya dayanak işleri yaptığına dair ataşman, kabul tutanağı, sevk işi gibi belgeleri sunamadığını, davacının 28.12.2020 tarihinde düzenlenen faturaya süresinde itiraz etmediğini, daha sonra itiraz süresi geçtikten sonra itiraz ettiğini, davacı kötü niyetli olup müvekkilini mağdur etmeye çalıştığını beyan ederek davanın reddine, davacı aleyhine %20'den aşağı olmamak üzere kötüniyet tazminatına hükmedilmesine,yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; \"....davacının faturaya dayalı alacağı olduğunu iddia ettiği, bilirkişi raporlarında tespit edildiği üzere, davacı ve davalı ticari defter ve kayıtları davaya konu alacak konusunda birbirini teyit etmediğinin belirtildiği,davalı vekilinin cevap dilekçesinde davacının işi yarım bıraktığını, 31/12/2020 tarihine kadar ödemelerin yapıldığını, faturaya dayanak işlerini yapıldığına dair belgenin bulunmadığını beyan etiği, dava faturaya dayalı alacak iddiasından kaynaklandığından alacaklı olduğunu ispat külfetinin davacı da olduğu, faturaya dayalı olarak alacak talebinde bulunan davacının faturada belirtilen alacağın doğmasına sebep olan edimin (mal teslimi, hizmet ifası vs.) ifa edildiğini ispatla mükellef olduğu, faturanın tek başına alacağın varlığını ispatlamaya yeterli olmadığı, bu nedenlerle davacı tarafından ispat edilemeyen davanın reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.\" gerekçesiyle davacının davasının reddine karar verilmiştir. <br>İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili  istinaf dilekçesinde özetle; Davacının işi yarım bırakmasının söz konusu olmadığını, davalının defterlerinin usulüne uygun olmadığını, ispat külfetinin davacıda değil davalıda olduğunu, alacağın doğmasına sebep olan edimin ifa edildiğini ispat için belge sunulmasının  işin niteliği gereği mümkün olmadığını, mahallinde keşif yapılması gerektiğini, davalının kötüniyetli olduğunu, işin tamamlandığını, alacakların ödenmediğini, davalı lehine ücret ve masrafa hükmedilmesinin hatalı olduğunu beyan ederek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.<br>Davalı vekili  istinaf dilekçesinde özetle; davacı, faturayı ticari defterlerine kaydetmiş olmasına rağmen haksız bir şekilde  icra takibi yaptığını, mahkeme kararı ile davacının alacaklı olmadığı sabit olmasına rağmen müvekkili lehine %20'den az olmamak üzere kötüniyet tazminatına hükmedilmemesinin yerinde olmadığını, beyanla ilk derece mahkemesince verilen kararın kaldırılarak %20'den aşağı olmamak üzere  müvekkili lehine kötü niyet tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir. <br>DELİLLERİN  DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:<br>Dava; faturaya dayalı olarak başlatılan ilamsız icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.<br>\tİstinaf incelemesi HMK 355. madde gereğince istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebeplerle ve resen  kamu düzenine aykırılık yönünden sınırlı olarak yapılmıştır.<br>\tSomut olayda davacı tarafından davalı aleyhine 20/01/2021 tarihinde Konya ..İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasında,...nolu 26/07/2018 tarihli 200.128,00 TL bedelli ve ... nolu 20/10/2018 tarihli 131.237,71 TL bedelli 2 adet faturadan kalan bakiye alacak olarak 180.313,00 TL asıl alacak üzerinden ilamsız icra takibi başlatıldığı, davalının borca itirazı üzerine takibin durdurulduğu, ilk derece mahkemesince tarafların ticari defterleri üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırıldığı, alınan bilirkişi raporuna göre davacı ticari defterlerine göre davacının davalıdan 180.313,00 TL alacaklı olduğu, davalı ticari defterlerine göre davalının davacıya borcunun bulunmadığı, takibe konu 2 adet faturanın davalı ticari defterlerinde kayıtlı olduğu, davalı tarafından davacıya kesilen 28/12/2020 tarihli 180.327,60 TL bedelli faturanın davacı defterlerinde kayıtlı olmadığı anlaşılmıştır.<br>              \t\t\t\t\t\t\t\tFatura, satılan emtia veya yapılan iş karşılığında müşterinin borçlandığı tutarı göstermek üzere emtiayı satan veya işi yapan tacir tarafından müşteriye verilen ticari vesikadır. Fatura tek başına alacağın varlığını ispatlamaya yeterli değildir.  Faturanın tebliğ edilmiş olması da faturada belirtilen alacağın doğmasına sebep olan edimin ifa edildiğini göstermez. Faturaya dayalı olarak alacak talebinde bulunan kişi, faturada belirtilen alacağın doğmasına sebep olan edimin (mal teslimi, hizmet ifası vs.) ifa edildiğini ispatla mükelleftir. Fatura tek başına alacağın varlığını ispatlamaya yeterli olmamakla birlikte faturanın kabul edilerek ticari deftere kaydedilmiş olması ve faturayla ilgili olarak Vergi Dairesi'ne BA-BS bildirimi verilmesi faturaya konu malın teslim edildiğine veya hizmetin gerçekleştirildiğine karine teşkil etmektedir.<br> Ticari defterlerin delil olmasına ilişkin düzenleme HMK 222. maddede yer almaktadır. Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir (HMK 222/1). Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır (HMK 222/2). İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. (Ek cümle:22/7/2020-7251/23 md.) Diğer tarafın ikinci fıkrada yazılan şartlara uygun olarak tutulan ticari defterlerinin, ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi hâlinde ticari defterler, sahibi lehine delil olarak kullanılamaz. Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz (HMK 222/3). Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur (HMK 222/4).<br>Bu açıklamalardan sonra tekrar somut olaya dönüldüğünde; takibe konu 2 adet faturanın  davalının ticari defterlerinde kayıtlı olması, davacının takibe konu faturalarda belirtilen hizmeti gerçekleştirdiğine karine teşkil eder. Bu sebeple ispat külfeti davalı üzerindedir. Davalı, davacının işi yarım bıraktığını faturalarda belirtilen kadar iş yapmadığını savunmakta olup, davacıya 28/12/2020 tarihli 180.327,60 TL bedelli bir fatura keserek davacıya olan borcunu kendi defterlerinde kapatmıştır. Ancak bu fatura davacı ticari defterlerinde kayıtlı olmadığı için davalı davacıya takibe konu faturalardan dolayı bakiye borcununun olmadığını yazılı delillerle ispat etmek zorundadır. Davalı yazılı bir delil ibraz edememiş ancak yemin deliline de dayanmıştır. Bu sebeple ispat yükü üzerinde olan davalıya yemin teklif etme hakkı hatırlatıldıktan sonra sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken ispat yükünün tayininde hataya düşülerek yazılı şekilde karar verilmesi yerinde olmadığından davacının istinaf başvuru talebinin kabulü ile HMK'nın 353/1.a.6 maddesi gereğince ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, dosyanın mahkemesine gönderilmesine, kararın kaldırma sebebine göre davalının istinaf talebinin şimdilik incelenmesine yer olmadığına ilişkin aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM:Gerekçesi  yukarıda  açıklandığı üzere;<br>1-Davacının istinaf başvuru talebinin KABULÜ ile; Konya .. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 11/01/2024 tarih ..... Esas ..... Karar sayılı KARARININ KALDIRILMASINA,<br>2-Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-a maddesi gereğince dosyanın ilk derece mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,<br>3-İstinaf başvurusunda bulunan davacı tarafından yatırılan 427,60 TL istinaf karar harcının talep halinde davacıya  iadesine, <br><br>4-İstinaf başvurusunda bulunan davalı tarafından yatırılan 427,60 TL istinaf karar harcının talep halinde davalıya iadesine, <br>5-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından ücret-i vekalet ile ilgili hüküm kurulmasına yer olmadığına, <br>6-İstinaf başvurusunda bulunan taraflar tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince yeniden verilecek kararda dikkate alınmasına,<br>7-Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 359/4. maddesi gereğince; kararın tebliğ işlemlerinin ilk derece mahkemesi tarafından yapılmasına, <br>Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 28/11/2024 tarihinde oybirliği ile HMK'nın 353/1-a maddesi gereğince kesin olarak  karar verildi.\t\t<br> <br>Başkan <br>  e-imzalıdır<br> <br>Üye <br> e-imzalıdır <br><br>Üye <br> e-imzalıdır <br><br>Katip <br> e-imzalıdır <br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"6ac5d5fa71f8e3bb","SID":"498deac87bf6c8de"}}