{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>KAYSERİ<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>3. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2023/1723 <br>KARAR NO: 2024/1927<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: KAYSERİ 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 21/06/2023<br>NUMARASI: 2021/471 Esas  2023/623 Karar<br>ASIL DAVA DOSYASINDA;<br>DAVA TARİHİ: 23/02/2018<br>BİRLEŞEN KAYSERİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİNİN 2023/4 ESAS <br>SAYILI DAVA DOSYASINDA;<br>DAVA TARİHİ: 02/01/2023<br>DAVA:Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)<br>İSTİNAF KARARININ<br>VERİLDİĞİ TARİH: 13/12/2024<br>YAZILDIĞI TARİH: 13/12/2024<br>KAYSERİ 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin  2021/471 Esas  2023/623 Karar sayılı ilamı istinaf incelemesi için Dairemize gönderilmekle inceleme aşamasında dosyadaki tüm bilgi ve belgeler incelendi.<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLÜP GÖRÜŞÜLDÜ:<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ\t<br> Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle;... tarihinde meydana gelen trafik kazasında davalı ...'nın kullandığı ... plakalı özel halk otobüsü ile ölen ...'ün kullandığı ... plakalı motosikletin karıştığı kaza sonucu ...'ün vefat ettiğini, Kayseri 13. Asliye Ceza Mahkemesindeki 2017/316 E sayılı dosyada alınan adli tıp raporunda ... 'nın asli kusurlu olduğunun ölenin ise tali kusurlu olduğunun tespit edildiğini bunu üzerine ...'nın ceza aldığını, ölenin eşinden ayrıldığını, küçük yaşlardan beri çalıştığını, kendisini ailesine adadığını, asgari ücretin üzerinde maaş aldığını, davacıların onun ölümü ile desteklerinden yoksun kaldığını, cenaze ve defin giderlerini talep ettiklerini, manevi tazminat talepleri olduğunu, sigorta şirketinden 56.695 TL aldıklarını bu nedenle ibranamenin iptalini de istediklerini belirterek destekten yoksun kalma şimdilik 400 TL (sigorta şirketinden poliçe limiti ile sınırlı olmak üzere) manevi tazminat 70.000 TL (sigorta şirketi hariç) cenaze ve defin gideri şimdilik 100 TL'yi fazi ile talep ve dava etmiştir.<br>Birleşen dosyada davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; ... tarihinde meydana gelen ölümlü trafik kazası neticesinde müvekkili ...'ün kazada asli ve %75 oranında kusurlu olduğu tespit edilen ...'nın sevk ve idaresindeki ... plakalı otobüsün çarpması sonucu vefat ettiğini, bu olay sonucunda müvekkilerinin maddi ve manevi olarak zarara uğradığını, olay nedeniyle araç sürücüsü ..., araç sahibi ...Ltd. Şti ve ... A.Ş.'ne karşı maddi ve manevi tazminat talepli davanın Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2021/471 Esas sayılı dosyasına açıldığını ve davanın derdest olduğunu, Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 26/10/2022 tarihli duruşmasında kasko şirketine karşı dava açmak için taraflarına 01/02/2023 tarihine kadar taraflarına süre verildiğini belirterek davacılar için şimdilik her biri için 100,00 TL olmak üzere toplam 400,00 TL belirlenecek maddi tazminat tutarlarının kasko poliçesi kapsamında ve poliçe limitleriyle sınırlı olarak temerrit tarihinde işletilecek yasal faizi ile birlikte hüküm altına alınmasına, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacılara ödetilmesine, çocuklar ... için 15.000,00 TL , ...için 15.000,00 TL ... için 10.000,00 TL , ... için 10.000,00 TL olmak üzere davacılar için toplam 50.000,00 TL manevi tazminatın, kasko poliçe kapsamında ve poliçe limitleriyle sınırlı olarak temerrüt tarihinden işleticelek yasal faizi ile birlikte hüküm altına alınarak , yargılama giderleri ve avukatlık ücretiyle davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, aralarındaki bağlantı nedeniyle dosyanın Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin  2021/471 Esas sayılı dosyası ile birleştirilmesine karar verilmesini arz ve talep etmiştir.<br>Asıl dosyada davalı ... vekili cevap dilekçesi özetle: davalının sorumluluğunun ...'nın kusuru oranında olduğunu, bu davalının kusurlu olduğuna ilişkin iddiaları kabul etmediklerini, kusur raporu alınması gerektiğini, ölenin anne ve babasına mirasçılık sıfatları bulunmadığından ödeme yapmak zorunda olmadıklarını, diğer davacılara ise ödeme yaptıklarını, manevi tazminattanda sorumlu olmadıklarını belirterek davanın reddini talep etmiştir. <br>Asıl dosyada davalılar ... ve ... vekili cevap dilekçesi özetle : kusur iddialarını kabul etmediklerini, olay yerinde keşif yapılmasını talep ettiklerini, olayda belediyeninde kusurlu olduğunu, SGK dan davacı tarafa rcuya tabi ödeme yapılıp yapılmadığının sorulmasını talep ettiklerini, sigorta şirketi tarafından yapılan ödemenin güncellenerek mahsup edilmesi gerektiğini, davanın ihbarını talep ettiklerini belirterek davanın reddini talep etmiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ<br>İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; \"...1-Maddi tazminat davasının KABULÜ İLE, taleple bağlı kalınarak, anne ... için 161.660,35 TL (...Aş.nin ZMMS poliçesi kapsamında sorumluluğu 116.852,86 TL ile sınırlı olmak üzere), baba ... için 122.834,90 TL (...Aş.nin ZMMS poliçesi kapsamında sorumluluğu 88.788,68 TL ile sınırlı olmak üzere), çocuk ...için 35.410,81 TL (...Aş.nin ZMMS poliçesi kapsamında sorumluluğu 25.595,98 TL ile sınırlı olmak üzere), çocuk ... için 30.528,25 TL (...Aş.nin ZMMS poliçesi kapsamında sorumluluğu 22.066,72 TL ile sınırlı olmak üzere) ile cenaze ve defin gideri için 190,00 TL olmak üzere toplam 350.624,31 TL tazminat bedelinin davalılar ... ile ... LTD ŞTİ’den olay tarihi olan ... tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte, davalı ... Şirketinden poliçe limiti ile sınırlı olmak üzere temerrüd tarihi olan 21/03/2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacılara verilmesine,<br>2-Manevi tazminat davasının KISMEN KABULÜ KISMEN REDDİ İLE, çocuk... için 15.000 TL, ...İÇİN 15.000 TL, anne ... için 10.000 TL, baba ... için 10.000 TL olmak üzere toplam 50.000 TL tazminat bedelinin davalılar ... ile ... LTD ŞTİ’den olay tarihi olan ... tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte BİRLEŞEN KAYSERİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ’NİN 2023/4 E, 2023/1 K sayılı dosyası ile tahsilde tekerrür olmamak üzere müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacılara verilmesine, Fazlaya ilişkin talebin reddine,\" dair karar verildiği görülmüştür.<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ<br>Davacılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; dosyaya en son gelen hesap bilirkişi raporu hazırlandığında güncel asgari ücret belli olmasına rağmen kaldırılan karar tarihindeki asgari ücret üzerinden yapılan hesap kısmı mahkemece karara esas alınmış olup en son hazırlanan raporda ki güncel asgari ücret üzerinden yapılan hesabın neden kabul edilmediğinin kararda belirtilmediğini, zira raporda güncel ve güncel olmayan iki türlü asgari ücret üzerinden hesap yapılmış olup bu alternatiflerden hangisinin hukuka uygun olduğunun kararda belirtilmediğini, bu nedenle kararın hukuka aykırı olduğunu, yargılamanın amacı maddi gerçeğe ulaşmak olup mahkemece 2023 tarihli güncel asgari ücret üzerinden yapılan hesabın neden geçerli doğru hesap yöntemi olmadığı ve kabul edilmediği hususunun kararda tartışılmadığını ve gerekçelendirilmediğini beyan ederek mahkeme kararının kaldırılmasını talep etmiştir. <br>Davalılar ... ve ...Ltd. Şti vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacıların asıl dosya yönünden BAM kararından önce ıslah yoluna başvurduğunu, BAM kararından sonra da tutar artırım dilekçesi sunduklarını, söz konusu dilekçenin esasen ıslah mahiyetinde olup ikinci kez ıslah dilekçesi sunulamayacağını, ıslah yoluna en fazla 1 kez başvurulabileceğini, bu nedenle ıslah dilekçesinden sonra sunulan talep artırım dilekçesinin hiç yapılmamış sayılmasına karar verilmesi gerektiğini, mahkemece mükerrer tazminata hükmedildiğini, mahkemece \"tahsilde tekerrür olmamak üzere\" şeklinde hükmün de kurulmadığını, davacılar tarafından toplam bakiye destek zararının tamamının asıl davada talep edildiğini, aynı zararın bir kısmının birleşen dosyada da talep edildiğini, derdestlik mevcut olup birleşen davanın reddinin gerektiğini, davacılar tarafından tahsilde tekerrür olmamak şeklinde bir talep ileri sürülmediğini, aynı zararın iki ayrı davada talep edildiğini, dolayısıyla derdestlik nedeniyle birleşen davanın reddi gerekmekle birlikte, mahkemece tahsilde tekerrür olmamak üzere karar verilmesi gerektiğini ancak mahkemece mükerrer tazminata hükmediğini, hesap raporlarına karşı ileri sürdüğü itirazlarının dikkate alınmadığını, mahkemece desteğin 1,56 kat gelir elde ettiğinin kabul edilerek hüküm kurulduğunu, davacılar tarafından sunulan delil listesi dilekçesinde, desteğin fırınlama bölümünde işçi olarak çalıştığının beyan edildiğini, döküm işçisi ve fırın işçisi farklı olmakla birlikte hem toprak dökümü hem de fırın işi, düz işçiler tarafından yerine getirilebilen basit işlerden olduğunu, fırın işçisinin, zaten soğumuş olan mamullerin paletlenip istif alanına çekme işini yapmakta olup, bu iş için de herhangi bir nitelik ve vasıf aranılmamakta, düz işçiler tarafından yerine getirildiğini, davacınında desteğin fırın işçisi olduğunu delil listesinde açıkça ifade ettiğini, bu beyanın bağlayıcı olduğunu, bilirkişi tarafından da diğer üç işçinin gelirinin ortalamasının alındığını ve 1,56 kat hesabı yapıldığını, mahkemece de bu kat oranının hükme esas alındığını, davacıların delil dilekçesinde desteğin fırınlama bölümünde işçi olarak çalıştığını beyan ettiklerini, dolayısıyla döküm işçilerinin gelirinin emsal alınmasının başlı başına hatalı olduğunu, raporda dikkate alınan gelirin, üç işçinin ikisinin gelirinin üzerinde olduğunu, desteğin, diğer 2 işçiden daha fazla gelir elde ettiğinin kabulü için dosya kapsamında herhangi bir verinin olmadığını, desteğin düz işçi ve gelirinin asgari ücret olduğunun kabul edilmesinin dosya kapsamına uygun olacağını, BAM kararında her ne kadar döküm meslek koduna göre araştırma yapılması gerektiği belirtilmiş ise de bu tespitin hatalı olduğunu, desteğin söz konusu döküm işini yaptığı, bu işe göre gelir elde ettiği, asgari ücretine üzerinde gelir elde ettiğinin ispatlanamadığını, hatta sıcak döküm, toprak döküm gibi önemli bir detaya ilişkin dosya kapsamında hiçbir delil ve iddianın olmadığını, söz konusu belirsizliklere ilişkin delil ve ispat yükünün davacılar tarafından yerine getirilmediğini, BAM kararı doğrultusunda güncel asgari ücret tutarları üzerinden hesaplama yapılmasını gerektirir bir hususun bulunmadığını, önceki hükme esas alınan hesap raporu tarihindeki verilere göre hesap raporu alınması gerektiğini, mahkemece son asgari ücret tutarlarının dikkate alındığını, davacılar tarafından itiraz edilmeyen kök hesap raporundaki pay oranlarının davacılar aleyhine kesinleşmesine rağmen sonraki raporlarda davacıların daha da lehine pay oranları üzerinden hesaplama yapılması, BAM kararına da aykırı pay oranlarının tespit edilmesi gibi detaylı itirazlarını da tekrar ettiğini, hükme esas alınan Ankara ATK kusur raporunda, belediyenin hizmet kusurunun olduğuna yönelik beyanları hakkında tek bir cümle dahi değerlendirme yapılmadığını, kazanın en önemli nedenlerinden birinin de belediye tarafından belirlenen otobüs güzergahı olduğunu, kaza noktasının fiziksel özellikleri değerlendirildiğinde bir otobüs güzergahı için uygun olmadığını, aksine belirlenen güzergahın kazaya davetiye çıkaracak şekilde olduğunu, belediye tarafından konulan katı kuralların meydana gelen kazaya önemli derecede sebebiyet verdiğini beyan ettiğini, Dairemiz tarafından bu itirazlarının ilk karar ile yerinde görülmemiş olduğunu, her ne kadar bilirkişi raporunda kask takılmaması ile ölüm arasında illiyet bağı olmadığı tespit yapılmış ise de kafatası, yüz kemiklerinde kırık, beyin kanaması, beyin doku harabiyeti gibi ölüm sebebine dair yapılan tespitlerin kask takılmaması ile ölüm sebebi arasındaki illiyet bağını gösterdiğini, kask takılıp takılmamasının ölüm üzerindeki etkisi % 100 veya kesin bir şekilde belki bilimsel olarak ortaya konulamayacak olup müteveffanın kafa bölgesindeki yaralanmaları  dikkate alındığında, kask takılmamasının ölüm üzerinde etkili olduğunun kabul edilmesi gerektiğini, desteğin kullandığı ilaçların, motorsiklet kullanmaya engel olup olmadığının da değerlendirilmesi gerektiğini beyan ederek mahkeme kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. <br>Davalı ...A.Ş vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; destek zararının son derece yüksek hesap edildiğini, rapora itirazlarının değerlendirilmediğini, BAM kaldırma kararından sonra alınan bilirkişi raporunda asgari ücret farklılığı nedeniyle çocuklara da destekten yoksun kalma tazminatı hesaplanmasının doğru olmadığını, desteğin asgari ücretin üzerinde gelir elde ettiği yönündeki kabulün de doğru olmadığını, desteğin asgari ücretin üzerinde gelir elde ettiği yönünde dosyada bir delilin de bulunmadığını beyan ederek mahkeme kararının kaldırılmasını talep etmiştir. <br>Davalı ...A.Ş vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; müvekkili şirket’in kasko poliçesi nezdindeki sorumluluğunun, zorunlu sigorta olan trafik sigortasından sonra ve ancak trafik sigorta limitinin üzerindeki zararlar için söz konusu olduğunu, hükmedilen meblağın itiraz ettiği hesap raporlarına dayalı olup bu itirazları kabul görseydi trafik poliçesi limitlerinde kalacağını, bu nedenle gerek gelir yönünden, gerek hesaplama yöntemi yönünden, gerek desteklik yönünden yeniden hesap raporu alınması gerektiğini,  poliçe limitinin maddi ve manevi tazminat için toplam 100.000 TL olduğunu, hükmedilen meblağın poliçe limitini de aştığını, bam kararı öncesi usuli kazanılmış hakları gözetilmeden, yeniden rapor alınarak hüküm kurulduğunu, kusur raporunun ATK raporunca tanzim edilmiş olmasına rağmen kaza ile davacının müterafık kusurunun illiyet bağını gösterir raporun yetkili mercilerce tanzim edilmediğini, davacının motosikletli olduğu göz önüğne alındığında kaza sırasında kask ve koruyucu kıyafet giyip giymemesinin, zararın oluşumunda hiçbir etkisinin olmaması kabul edilemez nitelikte olduğunu, güvenlik ekipmanlarının kullanılması kazaların etkilerinin hafifletilmesi için çok büyük önem taşımakta olup, bunların kullanılması ile ilgili örnek nitelikte kararların mahkemelerce verilmesi gerektiğini, davaya konu kazada da, davacının kask ve diğer güvenlik önlemlerini almadığının göz önüne alınarak kusur incelemesi yapılmasını talep ettiğini, yerel mahkemece ölenlerin “destek” sıfatı irdelenmediğini, salt mirasçılık sıfatları ile hazırlanan hesap raporları hükme esas alındığını, oysa müteveffanın, davacılara “destek” olduğu hususunun ispatlanmasının zaruri olduğunu, aleyhe tazminata hükmedilen ...’in hali hazırda destek görüp görmediği ve çalışmaya başlayıp başlamadığının da değerlendirilmediğini, kaldı ki kendisi için hesaplanan tazmimnatın ilk raporda 1.055,44 TL olup güncel hesap yapılarak rakamın artırılmasının usule aykırı olduğunu, aynı zamanda davacının elde ettiği gelirin kendisine bağlanan ölüm aylığı ve sair kazanım olup olmadığının da araştırılmadığını, hiçbir şekilde hatalı ve denetime elverişsiz bilirkişi raporunu kabul anlamına gelmemek kaydıyla, bilirkişi tarafından %0 teknik faiz oranı / progresif rant yöntemi dikkate alınarak yapılan hatalı tazminat hesabının kabulünün kesinlikle mümkün olmadığını, hesaplama yönteminin hatalı nitelikte olduğunu, hatalı düzenlenen bilirkişi ek raporu esas alınarak hüküm kurulmasının kabul edilemeyeceğini, konu kazaya ilişkin müvekkili tarafından başvuranın tüm zararı giderilmiş olup AYM kararının geriye yürütülerek giderilmiş bir zarardan bakiye tazminat talep etme imkanının bulunmadığını, destekten yoksun kalma ve sürekli sakatlık hallerinde tazminat hesaplamasında TRH2010 tablosu kullanılması, %1,8 teknik faiz uygulanması ve hesaplamanın progresif rant yöntemi yerine aktüeryal yöntemlerle yapılması gerektiğini,  hiçbir şekilde kabul anlamına gelmemek üzere yeni kanun hükümlerinin uygulanmaması halinde dahi progresif rant yöntemi ile hesaplama yapılması ve teknik faizin hesaba katılmaması açık bir şekilde gerçek zarar ilkesine aykırı olup ülkemizin ekonomik yapısı ve koşulları da gözetilerek irat halinde yapılması gereken ödemenin peşin yapılması halindeki reel getirisi hesaplamada gözetilmeli ve aktüeryal hesaplama yöntemi kullanılması gerektiğini,  destekten yoksun kalma ve sürekli sakatlık hallerinde tazminat hesaplamasında %1,8 teknik faizin uygulanmasının Türk Borçlar Kanunu’nun gerçek zararın tespiti ilkelerine aykırı olmadığını, tam aksine bu husus gözetilmeden hesaplama yapılması başvuran tarafın sebepsiz zenginleşmesine neden olacak şekilde fahiş tazminatlar ödenmesine ve bu suretle gerçek zararın çok üzerinden kazanımlar elde edilmesine yol açacağını, açıklanan nedenlerle gerçek zararın tespiti gerektiğinden, yapılacak hesaplamanın oldukça fazla teknik bilgi gerektirdiğini, bu nedenle başvurunun kabulü anlamına gelmemek kaydıyla hazine müsteşarlığı tarafından kabul edilen bir aktüer uzmanı seçilerek anılan hesaplamalar aktüerler siciline kayıtlı aktüerlere TRH hesabına ve %1,8 teknik faize göre yaptırılmalı, bu konuda uzman olmayan hukukçulara bu görev tevzi edilmemesi gerektiğini, dava konusu trafik kazasına ilişkin başlatılan savcılık soruşturmasında taraflar arasında uzlaşma durumu bulunup bulunmadığının tespit edilmesi gerekirken bu hususa değinilmeden hüküm kurulduğunu, davacı taraf ve şüpheli yan arasında uzlaşma olduğunun tespit edilmesi halinde huzurdaki tazminat talepli davanın reddinin gerektiğini, taraflar arasında soruşturma aşamasında uzlaşma bulunması durumunda yargılamanın akıbeti değişeceğinden mahkemece CMK’nın 253. Maddesinin 19. Fıkrası gereğince huzurdaki dava bakımından bu hususun bulunup bulunmadığının tespit edilmesi gerektiğini, maddi tazminat yönünden davacıların fazlaya ilişkin talebi reddedilmiş olmasına rağmen müvekkili şirket lehine vekalet ücretine hükmedilmemesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu beyan ederek mahkeme kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. <br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE<br>Kayseri 2.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 16/09/2020 tarih 2018/151 Esas 2020/428 Karar sayılı kararı ile trafik kazası sonucu destekten yoksun kalma tazminatı talebinden oluşan maddi tazminat ve manevi tazminat davasının kısmen kabul, kısmen reddine karar verilmiş, taraf vekillerinin istinaf başvurusunun kısmen kabulüne karar verilerek, ilk derece mahkemesi kararının HMK'nın 353/1-a/6 maddesi uyarınca kaldırılmasına ve dosyanın yeniden hüküm kurulmak üzere ilk derece mahkemesine gönderilmesine karar verilmiş; kaldırma kararından sonra davacı tarafça dava dışı ...Aş. aleyhine Kayseri 1.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2023/4 Esas 2023/1 Karar sayılı dosyasıyla destekten yoksun kalma tazminatı ve manevi tazminat davası açıldığı ve bu davanın eldeki dosya ile birleştirilmesine karar verilerek, dosya içeresine alınarak, eldeki dosya ile tahkikatının birlikte yürütülmesi neticesinde ilk derece mahkemesince yapılan incelemeler ve araştırmalar neticesinde, Kayseri 1.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 21/06/2023 tarih 2021/471 Esas  2023/623 Karar sayılı ile kararı ile asıl dosyada maddi ve manevi tazminat davasının kısmen kabulüne, kısmen reddine, birleşen dosyada maddi tazminat davasının kısmen kabul, kısmen reddine, manevi tazminat davasının ise kabulüne karar verilmiş, kararın taraf vekillerince istinafı üzerine, istinaf incelemesi için dairemize gelmiş olduğu görülmüştür. <br>İstinaf incelemesi HMK 355. maddesi gereğince ileri sürülen istinaf sebepleri ve kamu düzeni ile sınırlı olarak yapılmıştır. <br>Duruşma açılmasını gerektiren sebepler bulunmadığından HMK'nın 353 ve 355 maddeleri gereğince inceleme ve müzakereler dosya üzerinden yürütülmüştür.<br>A-Davacılar Vekilinin İstinaf Sebepleri Yönünden; <br>Bir davada, mahkemenin veya tarafların yapmış olduğu bir usul işlemi ile taraflardan biri lehine (diğeri aleyhine) doğmuş ve kendisine uyulması zorunlu olan hakka, usule ilişkin kazanılmış hak denir. Mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nda ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nda (6100 sayılı Kanun/HMK) “usuli kazanılmış hak” kavramına ilişkin açık bir hüküm bulunmamaktadır. Konu, yargı içtihadı ile gelişmiştir.<br> Bu aşamada asgari ücret ile ilgili olarak gerçek zarar hesabına etkisi nedeniyle açıklamalar yapılması gerekmektedir. 4857 sayılı İş Kanunu’nun 39. maddesine göre: “İş sözleşmesi ile çalışan ve bu Kanunun kapsamında olan veya olmayan her türlü işçinin ekonomik ve sosyal durumlarının düzenlenmesi için Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığınca Asgari Ücret Tespit Komisyonu aracılığı ile ücretlerin asgari sınırları en geç iki yılda bir belirlenir.” ... tarihli ve ... sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Asgari Ücret Yönetmeliğinin (Yönetmelik) \"Tanımlar\" başlıklı 4. maddesinde, “Asgari ücret; işçilere normal bir çalışma günü karşılığı ödenen ve işçinin gıda, konut, giyim, sağlık, ulaşım ve kültür gibi zorunlu ihtiyaçlarını günün fiyatları üzerinden asgari düzeyde karşılamaya yetecek ücreti ifade eder.” şeklinde tanımlanmıştır.<br>Asgari ücret, tüm çalışanlar için uygulanması zorunlu “taban ücret” tir. Asgari ücretin, işçilerin yaptıkları işe uygun ve insanlık onuruna yaraşır bir yaşam seviyesini sağlaması için gerekli olan en az ücreti ifade ettiği ve adil bir ücret elde edilmesi, böylece çalışanların ekonomik ve sosyal durumlarının düzeltilmesi amacına yönelik olduğu gözetildiğinde asgari ücretin kamu düzeni ile ilgili olduğu ve bunun altında bir ücretten söz edilemeyeceği, asgari ücretin altında kararlaştırılan ücretlerin ve buna ilişkin sözleşmelerin geçerli olmadığı hususunda tereddüt bulunmamaktadır. <br>Kamu düzeni; toplumun temel yapısını ve bireylerin güvenlik, huzur ve sağlık içinde yaşamaları için kamusal yararları koruyan; devletin güvenliğini, düzenini ve bireyler arasındaki ilişkilerde hukuku sağlamaya yarayan kurallar bütününün oluşturduğu hukuk düzenidir (Türk Hukuk Lügatı, Ankara, 2021 Baskı, Cilt-I, s.636).<br>Kamu düzeniyle ilgili durumlarda, kazanılmış usulî haktan söz edilemeyecektir. Bu niteliği dikkate alındığında asgari ücretteki değişiklikler de usulî kazanılmış hakkın istisnası niteliğinde bulunup aynı davada ve yargılamanın her aşamasında hâkim tarafından re'sen gözetilmesi gerekir. Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 28/01/2004 tarihli, 2004/10-24 E., 2004/47 K. sayılı kararında da aynı yaklaşım benimsenmiştir.<br>Tazminat hesabında hüküm tarihine en yakın tarihteki ücretlerin esas alınmasının nedeni tazminatların hesaplanma yöntemiyle ilgili olup tazminat miktarının belirlenmesi ileriye dönük varsayımsal hesaplamaları gerektirmesi ve gerçek belli iken varsayıma dayalı hesaplama yapılıp buna göre karar verilmesinin mümkün olmaması esasına dayalıdır. Bu durumun “gerçek belli iken varsayıma gidilemez” ilkesine uygun olduğu Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 15/05/1991 tarih 1991/9-102 E., 1991/267 K. sayılı kararında da belirtilmiştir.<br>Hüküm tarihine en yakın tarihteki ücretlerin esas alınması mahkemenin vereceği ilk hükümle ilgili olup bu hükmün yeniden rapor alınmasını gerektirmeyen bir nedenle bozulması hâlinde yeni verilecek hüküm tarihini esas alan bir hesaplama yapılması gerekmeyecek ancak bozma nedeni tazminat hesabı için yeniden rapor alınmasını gerektiriyor ise bu takdirde alınacak raporda sonradan değişen ücretler esas alınarak önceki rapordaki miktarlar itibarıyla varsa usulî kazanılmış hak oluşturan durumlarında gözetilmesi gerekmektedir.(Yargıtay 4.HD'nin 28/02/2022 tarih ve 2021/20414 E. 2022/3521 K.sayılı ilamı)<br>Somut olayda, mahkemece asıl dava dosyasında davacıların desteğinin asgari ücretin 1,56 katı düzeyinde geliri olduğu kabul edilerek, ancak 2020 tarihli aktüerya bilirkişi raporundaki veriler ve davacı tarafın ıslah dilekçesindeki miktarlar dikkate alınarak  hüküm kurulduğu anlaşılmakla; asgari ücretteki değişikliklerin kamu düzenine ilişkin olduğu, bu niteliği dikkate alındığında asgari ücretteki değişikliklerin usulî kazanılmış hakkın istisnası niteliğinde bulunduğu ve yargılamanın her aşamasında hâkim tarafından re'sen gözetileceği dikkate alınarak hüküm tarihine en yakın tarihteki ücretlerin esas alınmak suretiyle yeniden hesap raporu alınması gerektiğinden, aktüerya bilirkişisince hükme yakın güncel asgari ücret esas alınmak suretiyle 2023 verileri dikkate alınmak suretiyle hesaplanan davacıların destekten yoksun kalma tazminatının gözetilmesi suretiyle, davacılar vekilinin önceki kararı istinaf etmiş olduğu husus da dikkate alınarak davacıların fazlaya ilişkin hakları saklı tutulmak kaydıyla hüküm kurulması gerekirken, 2020 verileri dikkate alınmak suretiyle hesaplanan destekten yoksun kalma tazminatına hükmedilmesi doğru görülmemiş olup, davacılar vekilinin bu yöndeki istinafının yerinde olduğu, ilk derece mahkemesinin asıl dava dosyasına ilişkin kararının HMK'nın 353/1-b/2.maddesi uyarınca kaldırılarak, davacı tarafın talebiyle bağlı kalınarak, aktüerya bilirkişisi tarafından en son düzenlenen ek rapordaki 2023 verileri dikkate alınarak davacıların hesaplanan destekten yoksun kalma tazminat miktarları, davacı tarafça talep artırım ve ıslah yapılmış olduğu husus dikkate alınarak, ilk derece mahkemesi kararında davacılar için hükmedilen miktarlar aynı kalmak kaydıyla, davacıların \"fazlaya ilişkin hakları saklı tutulmasına\" şeklinde dairemizce yeniden hüküm kurulması gerektiği; birleşen dava dosyasında davacıların desteğinin asgari ücretin 1,56 katı düzeyinde geliri olduğu kabul edilerek, 2023 verileri ve davacılar vekilinin ıslah dilekçesi dikkate alınarak hüküm kurulduğu anlaşılmakla, davacılar vekilinin birleşen dava dosyasına yönelik güncel asgari ücretin dikkate alınmadığı yönündeki istinafının yerinde olmadığı görülmüştür. <br>B-Davalı ...Aş.(... Aş.) Vekilinin İstinaf Sebepleri Yönünden;<br>Yargıtay 17. Hukuk Dairesi’nce kabul görmüş pay esasına göre; çocuksuz durumda destek, desteğin gelirini eşi ile paylaşacağı varsayımına dayalı olarak, gelirden desteğin %50 ve eşin %50 pay alacağı kabul edilmektedir. Çocukların eş ile birlikte destek payı alacağı durumda ise desteğin gelirden eşi ile birlikte ikişer pay alırken çocuklara birer pay verileceği  yine eş, çocuklar ile ana babanın pay alacağı durumlarda desteğe 2 pay  eşe 2 pay çocukların her birine 1 pay ana ve babaya birer pay ayrılarak böylece gelirin tamamının dağıtılacağı esasına dayalıdır. Çocukların sayısı arttıkça hem desteğe ayrılan pay hem de eş ve çocuklar ile ana ve babaya ayrılacak paylar düşecektir. Çocukların destekten çıkması ile birlikte  destekten çıkan çocuğun payları destek, eş ve diğer çocuklara dağıtılacak anne ve babaya verilmeyecektir. Böylece geriye kalan eş ve çocukların payları ile desteğin payı artacaktır. Bu pay esası Türk aile sistemine uygun düşmektedir. Çünkü Türk aile sisteminde desteğin geliri aile bireyleri tarafından birlikte paylaşılmakta, aile bireyleri arttıkça gelirden alınacak pay düşmekte, aile bireyi azaldıkça da gelirden alınacak pay yükselmektedir. Ana ve babadan birinin destekten çıkması ile payı diğerine aktarılacaktır. Eşin bulunmaması durumunda ise desteğe iki, anne ve babaya birer pay, çocuklara da birer pay ayrılacağı varsayılarak hesaplama yapılması gerekmektedir.<br>Somut olayda; desteğin ölümünden önce boşanmış olması itibariyle destek tazminatı talep edecek eşi bulunmayan desteğin ölümüyle birlikte geride davacı çocukları ile annesi ve babası kalmıştır. (Yargıtay 17.Hukuk Dairesi’nin 2016/12867 E. 2019/5577 K. 06/05/2019 tarihli ilamı)Bu durumda mahkemece; desteğin ölmeyip sağ kalmış olması halinde, gelirinden 2 payı kendisine, 1’er payı destek olacağı süre boyunca çocukları ...ve...’e paylaştırılacağı, ... destekten çıktıktan sonra...’in payının da ...ve desteğe paylaştırılacağı, 1'er payında ana ve babasına ayıracağı kabul edilerek hesaplama yapılması isabetli olup, davalı sigorta vekilinin çocukların destek tazminatı almaması gerektiği yönündeki istinafının yerinde olmadığı görülmüştür. <br>C-Davalılar ...-...Ltd.Şti. Vekilinin İstinaf Sebepleri Yönünden;<br> Belirsiz alacak davasını düzenleyen 6100 Sayılı HMK 107. maddesinde; “(1) Davanın açıldığı tarihte alacağın miktarını yahut değerini tam ve kesin olarak belirleyebilmesinin kendisinden beklenemeyeceği veya bunun imkânsız olduğu hâllerde, alacaklı, hukuki ilişkiyi ve asgari bir miktar ya da değeri belirtmek suretiyle belirsiz alacak davası  açabilir.  (2)  Karşı  tarafın  verdiği  bilgi  veya tahkikat sonucu alacağın miktarı veya değerinin tam ve kesin olarak belirlenebilmesinin mümkün olduğu anda davacı, iddianın genişletilmesi yasağına tabi olmaksızın davanın başında belirtmiş olduğu talebini artırabilir.” hükmüne yer verilmiştir.  Bu hükme göre, belirsiz alacak davasının alacak  miktarının veya değerinin tam ve kesin olarak belirlenemediği ya da imkansız olduğu hallerde belirsiz alacak davası açılabilecektir.<br>Belirsiz alacak davasında davacı, alacağının tam ve kesin olarak belirlenmesinden sonra HMK’nın 107. maddesine dayalı olarak bir kez alacağını artırabilir. Ayrıca davasını HMK 176. ve devamı maddelerine göre bir kez de ıslah edebilir. Islah, taraf usul işlemlerinin kısmen veya tamamen düzeltilmesidir.<br>Somut olayda, davacılar vekili dava dilekçesinde \" Fazlaya ilişkin haklarımız saklı kalmak şartıyla (tam ve kesin olarak belirlenebilmesinin mümkün olduğu anda artırılmak üzere), şimdilik her biri davacı için 100-TL destekten yoksun kalma tazminatı ve 100-TL.cenave ve defin gideri talebinde bulunmuş, 17/02/2020 tarihli ıslah dilekçesiyle destekten yoksun kalma tazminatı talebini davacı çocuk ...yönünden 22.421,42 TL'ye, davacı çocuk ... yönünden 19.291,83 TL.'ye, davacı baba ... yönünden 43.887,35 TL.'ye davacı anne ... yönünden 60.130,77 TL'ye, cenaze ve defin giderlerinin ise 190-TL'ye çıkartıldığı görülmüştür. <br> Davacı tarafça eldeki davanın belirsiz alacak davası şeklinde açıldığı, davacı taraf her ne kadar ıslah dilekçesi vermek suretiyle talebini artırmış ise de, Yargıtay yerleşik uygulamaları gereğince bedelin artırılmasına ilişkin ilk ıslahın klasik anlamda ıslah olmadığı, talep artırım olduğu, bedelin artırımına ilişkin 29/05/2023 tarihli dilekçenin ikinci ıslah olmayıp, HMK'nın 176 ve devamı maddeleri anlamında ıslah sayılacağı kanaatine varılmış  olmakla; davalılar vekilinin 29/05/2023 tarihli dilekçenin ikinci ıslah dilekçesi olduğu düşüncesiyle, 29/05/2023 tarihli dilekçenin mahkemece dikkate alınmaması gerektiği yönündeki istinafının yerinde olmadığı görülmüştür. <br>Aynı araca ilişkin olarak düzenlenmiş, ZMMS ile İMMS arasında müteselsil sorumluluk ilişkisi değil, sıralı sorumluluk ilişkisi mevcuttur. Sıralı sorumluluk gereğince ZMMS'nin sorumlu olduğu poliçe limitine kadar, tazminattan tek başına ZMMS sorumlu olup, ZMMS'nin sorumlu olduğu poliçe limiti aşıldığı takdirde bu kez İMMS devreye girecek ve ZMMS poliçe limitini aşan tazminatın İMMS tarafından en fazla kendi poliçe limiti kadar ödemesi yapılacaktır. İMMS poliçe limiti kadar işletenle üçüncü kişilere karşı birlikte sorumlu tutulacaktır. <br>Somut olayda, mahkemece davacılar yönünden toplam 350.434,31 TL. destekten yoksun kalma tazminatına hükmedilmiş olup, 350.434,31 TL.'lik tazminatın 253.304,31 TL.'sinden davalı ZMMS ...Aş.(... Aş.) poliçe limitiyle sorumlu olup, kalan kısmının 50.000-TL.sinden İMMS poliçesi gereği birleşen davalı ...sorumlu olduğu ve birleşen dava dosyasında da ...Aş. Aleyhinde bu yönde dava açılmış olduğu halde; mahkemece asıl dava dosyasında 253.304,31 TL.'yi aşan destekten yoksun kalma tazminatının mükerrer tahsil edilmemesine yönelik olarak \"BİRLEŞEN KAYSERİ 1.ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'NİN 2023/4 E. 2023/1 K.sayılı dosyası ile tahsilde tekerrür olmamak üzere müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacılara verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine\" şeklinde karar verilmesi gerekirken, destekten yoksun kalma tazminatının mükerrer tahsil edilmesine sebebiyet verecek şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş olup, davalılar vekilinin bu yöndeki istinafının yerinde olduğu, ilk derece mahkemesinin asıl dava dosyasına ilişkin \"1\" nolu bendinin HMK'nın 353/1-b/2.maddesi uyarınca kaldırılarak, dairemizce yeniden hüküm kurulması gerektiği görülmüştür. <br>Trafik kazası ile ilgili olarak, ceza dosyasında alınan kusur bilirkişisi raporu, eldeki davada alınan kusur bilirkişisi raporu ile aynı trafik kazasına bağlı olarak açılmış olan diğer tazminat davalarında alınmış olan kusur bilirkişisi raporlarının tutarlı olup, birbiriyle çelişkili olmaması gerekir. Raporlar arasında çelişki olduğu takdirde çelişkinin mahkemece Karayolları Genel Müdürlüğü Trafik kürsüsünden seçilecek heyetten ya da İTÜ trafik kürsüsünden seçilecek heyetten rapor aldırılmak suretiyle çelişkinin giderilmesi gerekir.<br>Somut olayda, Ankara ATK'dan kusur raporu alınmış, alınan kusur raporlarında trafik kazasının meydana gelmesinde ... plaka sayılı halk otobüsü sürücüsü davalı ...’nın %75, ... plaka sayılı motorsiklet sürücüsü destek ...’ün ise %25 oranında kusurlu olduğu belirlenmiş olup, Kayseri 13. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 2017/316 Esas 2018/120 Karar sayılı dosyasında Ankara ATK’dan alınmış olan kusur raporunda trafik kazasının meydana gelmesinde ... plaka sayılı halk otobüsü sürücüsü davalı ...’nın asli kusurlu, ... plaka sayılı motorsiklet sürücüsü destek ...’ün ise tali kusurlu olduğunun rapor edilmiş olduğu, yine ceza soruşturma aşamasında Kayseri Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 2016/42717 CBS nolu dosyasında kusur bilirkişisi ...’dan alınmış olan kusur bilirkişisi raporunda trafik kazasının meydana gelmesinde davalı ...’nın asli kusurlu, destek ...’ün ise tali kusurlu olduğu rapor edilmiş olmakla, üç bilirkişi raporu arasında herhangi bir çelişkinin olmadığı, bilirkişi raporlarının olayın oluş şekli ve tarzını doğruladığı, sürüş kurallarına göre kusur tanzimi yapılmış olduğu anlaşılmakla, davalılar vekilinin aksi yöndeki istinafının yerinde olmadığı görülmüştür. <br>D-Birleşen Dava Dosyası Davalı ...Vekilinin İstinaf Sebepleri Yönünden;<br>Dosya içerisinde bulunan ve davalı ...Ltd.Şti ile birleşen dava dosyası davalısı ...Aş. arasında yapılmış 10/06/2016 başlangıç, 10/06/2017 bitiş tarihli  \"...\"  gereğince İMMS ...50.000-TL.bedeni zarar, 100.000-TL. de manevi tazminat ödemeyi taahhüt etmiş olup, mahkemece poliçe limitini aşmayacak şekilde davacılar lehine birleşen dava dosyası yönünden toplam 47.369,71 TL. destekten yoksun kalma tazminatına, toplam 50.000-TL. Manevi tazminata hükmedilmiş olup, birleşen dava dosyası vekilinin poliçe limitini aşacak şekilde karar verildiği yönündeki istinafının yerinde olmadığı görülmüştür. <br>Asıl dava dosyasında birleşen dava dosyası davalısı ...Aş.nin davalı konumunda olmadığı gibi,  feri müdahil de olmayıp, yalnızca ihbar olunan olduğu, asıl dava dosyasının davacılar tarafından da istinaf edilmiş olduğu anlaşılmakla; birleşen dava dosyası vekilinin usuli kazanılmış haklara riayet edilmediği yönündeki istinafının yerinde olmadığı görülmüştür. <br>01/06/2015 tarihinden önce meydana gelmiş olan trafik kazalarında cismani zarar ve destekten yoksun kalma tazminatının hesaplanmasında Yargıtayca PMF - 1931 yaşam tablosu esas alınıyor ve %10 artırım %10 iskonto yöntemiyle zarar görenlerin tazminat alacağı hesaplanıyordu. 01/06/2015 tarihinde yeni Genel Şartların yürürlüğe girmesiyle birlikte, 01/06/2015 tarihinden sonra meydana gelen ve 01/06/2015 tarihinden sonra düzenlenmiş olan poliçelerde PMF 1931 yaşam tablosu ve %10 artırım %10 iskonto yönteminden vazgeçilerek poliçelerin eki niteliğindeki genel şartlar gereğince tazminat hesabında TRH - 2010 yaşam tablosu ve 1,8 Teknik Faiz yöntemi kullanılmaya başlanıldı. Anayasa Mahkemesi’nin 17/07/2020 tarih 2019/40 Esas 2020/40 Karar sayılı kararıyla 2918 sayılı KTK’nın 90. ve 92. maddelerinde “genel şartlara” atıf yapan cümlelerin iptaline karar verilmiş ve bu karar ... tarihli Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe girmiş olmasıyla birlikte, Yargıtay 17. Hukuk Dairesince zarar görenlerin cismani zarar ve destekten yoksun kalma tazminatı alacağının hesaplanmasında TRH 2010 ve %10 artırım %10 iskonto yöntemi benimsenmiş olup  TRH 2010 yaşam tablosunun uygulamasından vazgeçilmemiştir.  (Yargıtay 17.HD’nin 2019/5206 E. 2020/8874 K. 22/12/2020 tarihli ilamı)<br>Somut olayda, yöntemince alınmış olan aktüerya raporunda davacıların destekten yoksun kalma tazminatı hesaplanmış olduğu anlaşılmakla; ... tarihinde ... sayılı RG'de aynı gün yürürlüğe giren 7327 kanun numaralı \"İcra ve İflas Kanunu İle Bazı Kanunularda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un; 18. maddesi ile 2918 sayılı KTK'nun 90. maddesine yapılan değişiklik neticesinde \"...sürekli sakatlık tazminatı, ulusal doğum ve ölüm istatistikleri kullanılarak hazırlanan hayat tablosu, zorunlu mali sorumluluk sigortası genel şartlarında yüzde 2'yi geçmemek üzere belirlenen iskonto oranı ve sürekli sakatlık oranı esas alınarak hayat üniteleri ile genel kabul görmüş aktüerya kurallarına uygun olarak, hesaplanır...\" hükmünün 19/06/2021 tarihinden sonraki kazalar neticesinde açılan sürekli işgöremezlik tazminatı davalarında uygulanacağı kanaatine varılmış olunduğundan, davalı sigorta vekilinin tazminatın TRH 2010 ve 1,8 teknik faiz uygulanmak suretiyle hesaplanması gerektiği yönündeki istinafının yerinde olmadığı görülmüştür. <br> Kaza tarihinde yürürlükte bulunan CMK'nın 253/19. maddesi gereğince uzlaşılan eylem nedeniyle tazminat davası açılmayacağının kabul edildiğinin, kaza tarihinde ve mahkemece karar verildiği tarihteki uzlaşmanın sonuçlarını düzenleyen CMK'nın 253/19 maddesinde; “(19) Uzlaşma sonucunda şüphelinin edimini def’aten yerine getirmesi halinde, hakkında kovuşturmaya yer olmadığı kararı verilir. Edimin yerine getirilmesinin ileri tarihe bırakılması, takside bağlanması veya süreklilik arz etmesi halinde, 171 inci maddedeki şartlar aranmaksızın, şüpheli hakkında kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verilir. Erteleme süresince zamanaşımı işlemez. Kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararından sonra, uzlaşmanın gereklerinin yerine getirilmemesi halinde, 171 inci maddenin dördüncü fıkrasındaki şart aranmaksızın, kamu davası açılır. Uzlaşmanın sağlanması halinde, soruşturma konusu suç nedeniyle tazminat davası açılamaz; açılmış olan davadan feragat edilmiş sayılır. Şüphelinin, edimini yerine getirmemesi halinde uzlaşma raporu veya belgesi, 9/6/1932 tarihli ve 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 38 inci maddesinde yazılı ilam mahiyetini haiz belgelerden sayılır.” denilerek, uzlaşmanın ceza yargılaması ve hukuk yargılaması açısından sonuçları düzenlenmiş, ilgili düzenlemede; \"Uzlaşmanın sağlanması halinde, soruşturma konusu suç nedeniyle tazminat davası açılamaz\" denilerek, uzlaşma sağlanması durumunda kesin olarak hukuk mahkemesinde aynı eylem nedeniyle tazminat davası açılmayacağı kabul edilmişken, ilgili düzenlemenin Anayasa'ya aykırı olduğundan bahisle yapılan iptal başvurusu üzerine Anayasa Mahkemesi'nin, E.2023/43, K.2023/141, 26/07/2023 tarihli, ... tarihinde Resmi Gazete'de yayınlanarak yürürlüğe giren iptal kararı ile ilgili maddedeki \"Uzlaşmanın sağlanması halinde, soruşturma konusu suç nedeniyle tazminat davası açılamaz\" hükmünün iptaline karar verildiğinin, Anayasa Mahkemesi’nin somut norm denetimi neticesinde verdiği iptal kararlarının Resmî Gazete’de yayımlanması ile sonuç doğuracağı ve eldeki tüm uyuşmazlıklara uygulanması gerektiği uyulması zorunlu yargısal içtihatlar ile kabul edildiği, (Yargıtay 4 H.D. 2022/7266 E 2022/16129 K.), görülmekte olan davada uygulanacak olan Kanun hükmünün Anayasa Mahkemesi tarafından iptal edilmiş olması nedeniyle mahkemenin iptal sonrası oluşan mevzuat çerçevesinde değerlendirme ve karar verme gerekliliği, Anayasa Mahkemesinin kararının geriye yürümezliğine aykırı bir durum  olmadığının, Anayasa Mahkemesi'nin iptal kararı, uzlaşılan hususlar ve uzlaşmanın mahiyet ve amacı değerlendirilmek suretiyle, taraflar arasındaki uzlaşmanın hakkın özünden vazgeçme mahiyetinde olup olmadığı, davacıya uzlaşmanın hüküm ve sonuçlarının anlatılıp anlatılmadığı, davacının bu çerçevede maddi ve manevi zararlarından feragat edip etmediği iptal kararındaki gerekçeler de değerlendirilmek suretiyle, TBK'nın Genel Hükümleri de nazara alınarak, dava dışı işleten/sürücü ve davacı arasındaki uzlaşmaya yönelik anlaşmanın maddi tazminat hakları açısından hakkın özünden vazgeçme sonucunu doğurup doğurmayacağı değerlendirilmesinin gerekmekle birlikte, dosya içerisinde bulunan Kayseri 13.Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2017/316 E. 2018/120 K.sayılı dosyasıyla davalı ... aleyhinde taksirli ölüme sebebiyet vermekten kamu davası açıldığı, davalı hakkında mahkumiyet kararı verildiği, kararın istinaf aşamasından geçerek 03/05/2019 tarihinde kesinleştiği, dolayısıyla uzlaşma nedeniyle davanın reddinin söz konusu olamayacağı anlaşılmakla; davalı sigorta vekilinin davacı tarafça savcılık aşamasında uzlaşma yapılıp yapılmadığı hususunda yeterince araştırma yapılmadığı yönündeki istinafının yerinde olmadığı görülmüştür. <br>Birleşen dava dosyasında, mahkemece davacılardan ...ve çocuk ...'ün destekten yoksun kalma tazminatı talebinin tamamına; davacı...'ın 23.065,71 TL. Destekten yoksun kalma tazminatı talebinin 22.133,20 TL.'sinin kabulüne, 932,51 TL.'sinin reddine; davacı baba...'ın 17.526,09 TL.Destekten yoksun kalma tazminatı talebinin 15.828,32 TL.'sinin kabulüne, 1.697,77 TL.'sinin reddine, AAÜT'nin 13/2.maddesi gereğince kısmen reddedilen miktarları geçmemek üzere kendisini dava ve duruşmalarda temsil ettirmiş olan davalı ...Aş.lehine vekalet ücretine hükmedilmiş olup, davalı sigorta vekilinin aksi yöndeki istinafının yerinde olmadığı görülmüştür. <br>Yargıtay 17. Hukuk Dairesi’nce kabul görmüş pay esasına göre; çocuksuz durumda destek, desteğin gelirini eşi ile paylaşacağı varsayımına dayalı olarak, gelirden desteğin %50 ve eşin %50 pay alacağı kabul edilmektedir. Çocukların eş ile birlikte destek payı alacağı durumda ise desteğin gelirden eşi ile birlikte ikişer pay alırken çocuklara birer pay verileceği  yine eş, çocuklar ile ana babanın pay alacağı durumlarda desteğe 2 pay  eşe 2 pay çocukların her birine 1 pay ana ve babaya birer pay ayrılarak böylece gelirin tamamının dağıtılacağı esasına dayalıdır. Çocukların sayısı arttıkça hem desteğe ayrılan pay hem de eş ve çocuklar ile ana ve babaya ayrılacak paylar düşecektir. Çocukların destekten çıkması ile birlikte  destekten çıkan çocuğun payları destek, eş ve diğer çocuklara dağıtılacak anne ve babaya verilmeyecektir. Böylece geriye kalan eş ve çocukların payları ile desteğin payı artacaktır. Bu pay esası Türk aile sistemine uygun düşmektedir. Çünkü Türk aile sisteminde desteğin geliri aile bireyleri tarafından birlikte paylaşılmakta, aile bireyleri arttıkça gelirden alınacak pay düşmekte, aile bireyi azaldıkça da gelirden alınacak pay yükselmektedir. Ana ve babadan birinin destekten çıkması ile payı diğerine aktarılacaktır. Eşin bulunmaması durumunda ise desteğe iki, anne ve babaya birer pay, çocuklara da birer pay ayrılacağı varsayılarak hesaplama yapılması gerekmektedir.<br>Somut olayda; desteğin ölümünden önce boşanmış olması itibariyle destek tazminatı talep edecek eşi bulunmayan desteğin ölümüyle birlikte geride davacı çocukları ile annesi ve babası kalmıştır. (Yargıtay 17.Hukuk Dairesi’nin 2016/12867 E. 2019/5577 K. 06/05/2019 tarihli ilamı)Bu durumda mahkemece; desteğin ölmeyip sağ kalmış olması halinde, gelirinden 2 payı kendisine, 1’er payı destek olacağı süre boyunca çocukları ...ve...’e paylaştırılacağı, ... destekten çıktıktan sonra...’in payının da ...ve desteğe paylaştırılacağı, 1'er payında ana ve babasına ayıracağı kabul edilerek hesaplama yapılması isabetli olup, davalı sigorta vekilinin salt mirasçılık sıfatına dayalı olarak destekten yoksun kalmanın mümkün olmadığı, destek olunduğunun ispatı gerektiği yönündeki istinafının yerinde olmadığı görülmüştür. <br>E-Ortak İstinaf Sebepleri Yönünden; <br>6098 sayılı TBK'nın 51. maddesinde (818 sayılı BK'nın 43. mad.); hakimin, tazminatın türü ve kapsamının derecesini, durum ve mevkiinin gereğine ve hatanın ağırlığına göre belirleyeceği  belirtilmiş;6098 sayılı TBK'nın 52. mad.de(BK 44. mad.) ise; zarar gören taraf, zarara razı olduğu veya kendisinin eylemi zararın doğmasına ya da zararın artmasına yardım ettiği ve zararı yapan kişinin durum ve mevkiini ağırlaştırdığı takdirde hakimin, zarar ve ziyan tutarını indirebileceği veya zarar ve ziyanı hüküm altına almaktan vazgeçebileceği açıklanmıştır.<br>Somut olayda davacıların desteği, motosiklet ile seyir halinde iken davalı karşı araç otobüsün çarpması ile gerçekleşen kazada ölmüştür.<br>... günü saat 18:30 sıralarında sürücü belgesiz sürücü destek ... yönetimindeki ... plaka sayılı motorsiklet ile ... Caddesi üzerinde ... Bulvarı istikametine seyrederek olay yeri kavşağa geldiğinde, sağından ...Caddesini takiben kavşağa girerek refüj aralığına geçiş yapan sürücü ... yönetimindeki ... plaka sayılı otobüsün sol ön kısmına çarpması sonucu kazanın meydana gelmiş olduğu görülmüştür.<br>Dosyada içerisinde mevcut Kayseri Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 2016/42717 CBS nolu soruşturma dosyası içerisinde kusur bilirkişisi ...’dan alınmış olan kusur raporunda, bilirkişi tarafından incelenen kamera görüntülerinde ... plaka sayılı motorsiklet sürücüsü destek ...’ün “kask ve koruma tertibatı kullanmadığı, yine dosya içerisindeki Kayseri 13. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 2017/316 Esas  2018/120 Karar sayılı ilamında  davacıların desteği ...’e ilişkin “ölü muayene ve otopsi” tutanağında “...çok sayıda ekstremite ve kaburga kırığı ile birlikte iç organ harabiyeti ve iç kanama sonucu öldüğünün” rapor edilmiş olduğu anlaşılmıştır. <br>Müterafik kusur indiriminde her somut olayın özelliğine göre olayın meydana geliş tarzı ve zararın artmasında zarar görenin kusurlu davranışının sonuca etkisi değerlendirilerek uygun oranda bir indirim yapılmasını gerektirir ve zarar görenin müterafik kusurunun tespiti halinde TBK’nın  52. maddesi uyarınca tazminattan uygun bir indirim yapılması, gerek öğretide gerekse Yargıtay İçtihatlarında benimsenmiş ve yerleşmiş bulunmaktadır. <br>Dairemizin 23/06/2021 tarih ve 2021/1118 E. 2021/884 K.sayılı kaldırma kararında \"\tSomut olayda uyuşmazlık, olayın oluş şekline ve ölüm şekline göre desteğin motosiklet ile koruma başlığı (kask) takmadan taşıt trafiğine çıkarak ölümü ile sonuçlanan kazada, müterafik kusurun bulunup bulunmadığı noktasında toplanmaktadır. Yukarıdaki yasal düzenlemelerde ve içtihatlarda da değinildiği üzere, müterafik kusurun varlığı için zarar görenin kusurlu davranışının zararın sonucuna etki yapmış olması hali aranmaktadır. Eldeki davada olayın oluş şekli,  desteğin ölüm sonrası yapılan ölü muayenesinde tespit edilen bulgular, kaza sonrası araçların duruşa geçtiği mesafeler ve desteğin davalının aracının sol ön yan kısmına  çarptıktan sonra düştüğü yer  gibi tespitler göz önüne alınarak, desteğin kask takmadan trafikte seyretmesinin, kaza sonucu ortaya çıkan kendi ölümünde tek başına etken olup olmadığı, desteğin, kaza sebebi ile gelişen diğer komplikasyonlar (künt beden travması, iç kanam vs.) nedeni ile de hayatını kaybedip kaybettiği tespit edilerek, sonucuna göre Yargıtay yerleşik uygulamaları doğrultusunda %20 oranında müterafik kusur indirimi yapılıp yapılmayacağı hususu tartışılmadan; “desteğin kask takıp takmadığına ilişkin tam bir belirlemenin yapılmadığı görülmüş olup, kask takmadığına ilişkin davalı tarafça da başka delil dosyaya sunulmadığından tazminat miktarından indirim yapılması yoluna gidilmemiştir” gerekçesiyle müterafik kusur indirimi yapılmamış olması doğru görülmemiş\"  olduğu kanaatine varılmış ve gerekli inceleme ve araştırmanın yapılması için dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine karar verilmiş olduğu anlaşılmakla; ilk derece mahkemesince dosya içerisinde bulunan Kayseri 13.Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2021/471 E. Sayılı ceza dosyası içerisinde Kayseri Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 2016/47217 soruşturma dosyasında 08/11/2016 tarihli \"ölü muayene ve otopsi tutanağını\" düzenleyen adli tıp uzmanı Dr....'den alınan 21/07/2022 tarihli rapor neticesinde müteveffanın kask takmaması ile ölü arasında illiyet bağı olmadığı kanaatine varıldığı;  ölü muayene ve otopsi raporunda iç organ harabiyeti ve iç kanama sonucu öldüğü anlaşılmakla, davalı ...Aş.vekilinin, davalılar  ...-...Ltd.Şti. vekilinin,  birleşen dosya davalısı ...Aş.vekilinin müterafik kusur indirimi yapılması gerektiği yönündeki istinafının yerinde olmadığı görülmüştür. <br>Desteğin kaza tarihi itibariyle mesleği ve geliri tespit edilmelidir. Kişinin herhangi bir işi yoksa, desteğin geliri asgari ücret kabul edilerek, raporun hazırlandığı tarihteki net asgari ücret üzerinden hesaplama yapılacaktır. Eğer desteğin gelirinin asgari ücret üzerinde olduğu, bir başka anlatımla herhangi bir işyerinde çalıştığı ya da bir meslek icra ettiği ve asgari ücret üzerinde bir gelir elde edildiği iddia ediliyorsa bunun ispat edilmesi gerekir. Davacılar desteğin asgari ücret üzerinde bir gelir elde ettiğini iddia etmiş ise SGK'dan trafik kazasının olduğu tarihteki desteğin ücret ve gelirlerini gösterir tüm belgeler getirtmelidir. Kişi belirli bir iş yerine bağlı olmaksızın belirli bir meslek icra eden kişilerden ise SGK kayıtları olup olmadığı da araştırılarak ekonomik ve sosyal durumu ile ilgili zabıta araştırması yanında o meslek odasından o mesleği icra edenlerin kaza tarihi itibarı ile ortalama ücretleri sorulmalıdır.<br>Yargıtay'ın yerleşmiş içtihatlarına göre, desteğin ölüm tarihindeki gelir durumunun davacı tarafça kanıtlanması gerekir. Bunun kanıtlanmaması halinde ise maddi destek tazminatının hesabında asgari ücretin esas alınacağı kabul edilmektedir. Sadece tanık beyanları ile kazanç tespiti mümkün olmayıp bunun bir takım belge ve kayıtlarla desteklenmesi gerekmektedir. (Yargıtay 17.HD.’nin 2020/2073 E. 2021/1812 K. 23/02/2021 tarihli ilamı) <br>Dairemizin 23/06/2021 tarih ve 2021/1118 E. 2021/884 K.sayılı kaldırma kararında \" Dosya içerisinde bulunan SGK hizmet cetvelinden desteğin...sicil numaralı ... AŞ.’de 29/07/2015 tarihinden 01/11/2016 tarihine kadar 8181.56 meslek kodu ile “seramik işçisi” olarak çalıştığı, desteğin 01/11/2016 tarihinde ...AŞ’den ayrılmış olduğu, Yargıtay yerleşik uygulamaları gereğince destek kaza tarihinde ...AŞ’de çalışmadığından bu şirketten almış olduğu aylık gelirin destekten yoksun kalma tazminatında ölçü olarak alınamayacağı, mahkemece  desteğin ...AŞ’den almış olduğu aylık gelirin hesaplamada ölçü alınmamasının isabetli olduğu; ancak desteğin 07/11/2016 tarihinde ...sicil numaralı ...AŞ’de çalışmaya başladığı ve kazanın 08/11/2016 tarihinde gerçekleşmiş olduğu anlaşılmakla, Yargıtay yerleşik uygulamalarına göre, davacıların destekten yoksun kalma tazminatının hesabında kaza tarihinde desteğin çalıştığı ...AŞ’deki aylık gelirinin esas alınması gerektiği, öncelikle davacılar desteğinin 7211.10 meslek kodu ile dökümcü olarak çalıştığı  ... AŞ’den desteğin gerçek gelirinin ne olduğu sorulmalı, desteğin çalışmasının iki gün sürmüş olması nedeniyle ücret bordrosu düzenlenmemiş ise de desteğin tecrübesi, kalifiyeliği, ehliyeti ve liyakatı ölçüsünde aynı şirkette çalışan işçilere, kaza tarihi itibariyle hangi miktarda ücret ödendiği hususunun sorulması ve dökümcü işçilere ne kadar ücret ve yan ödemelerin ödendiğine ilişkin bordroların istenmesi, asgari ücretin üzerinde ücret ödenmediği tespit edilmesi halinde, desteğin dökümcü olarak çalışması karşılığında aylık ne kadar ücret ödendiğine ilişkin ilişkili işçi ve işveren meslek kuruluşlarına yazı yazılmak suretiyle desteğin gerçek gelirinin tespit edilerek, desteğin gelirinin asgari ücretin üzerinde olması halinde, gelirin asgari ücrete endesklenmesi neticesinde çıkan gelir dikkate alınmak destekten yoksun kalma tazminatı hesaplanması...\" gerektiği gerekçesiyle ilk derece mahkemesi kararının desteğin gelirinin tam olarak tespit edilmesi yönünden kaldırılmasına karar verilmiş; kaldırma kararı sonrasında desteğin çalışma iş kolunda çalışanların ne kadar aylık ücret aldığına yönelik olarak yapılan araştırma neticesinde, Kayseri ... Odasının cevabında dökümcü olarak çalışanlara aylık en düşük asgari ücret düzeyinde(1.300,99 TL.) ödeme yapıldığının bildirildiği, dava dışı desteğin kaza tarihinde çalıştığı  ...AŞ’nin yazı cevabında 3 ayrı ücrette şirketlerinde döküm işçisi olarak çalışan kişilere ilişkin Kasım 2016 dönemine ait 1.882,95 TL.net ücret, 2.243,89 TL.net ücret ve 1.990,04 TL.net ücret alan 3 ayrı kişinin ücret bordrosunun dosyaya sunulduğu, aktüerya bilirkişisinin bu ücretin ortalamasını almak suretiyle desteğin aylık net gelirini 2.038,96 TL. olarak belirlediği, 2.038,96 TL.nin aylık asgari net ücret olan 1.300,99 TL.'ye endekslenmesi suretiyle asgari ücretin 1,56 katı esas alınarak, davacıların destekten yoksun kalma tazminatının hesaplandığı, davacıların desteğinin döküm işçisi olması nedeniyle asgari ücretin üzerinde ücret aldığı en son çalıştığı ...AŞ’de aynı iş kolunda çalışanların aldığı ücret bordrolarından anlaşılmakla; mahkemece, davacıların desteğinin asgari ücretin üzerinde ücret aldığı kabul edilmek suretiyle davacılar için  hesaplanan destekten yoksun kalma tazminatına yönelik aktüerya bilirkişi raporunun hükme esas alınması isabetli olup, davalılar ...-... şirketi vekilinin, ...Aş. vekilinin ve birleşen dosya davalı ...vekilinin aksi yöndeki istinafının yerinde olmadığı; yine ilk derece mahkemesinin dairemizin kaldırma kararından önceki kararı gelire yönelik olarak davacılar tarafından da istinaf edildiğinden davalı ...-... şirketi vekilinin davacıların asgari ücretin 1,231 katı ücret noktasında kabulleri olduğu gerekçesiyle desteğin aylık gelirinin asgari ücretin 1,231 katı olarak kabul edilmesi gerektiği yönündeki istinafının yerinde olmadığı görülmüştür. <br>Yukarıda izah edilen sebeplerle ilk derece mahkemesi kararında davanın esasıyla ilgili hükme etki edecek tüm delillerin toplandığı, ihtilafın doğru olarak tanımlandığı, kanunun olaya uygulanmasında hata edildiği, ancak dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmeyerek, dairemizce kararın düzeltilebileceği, bu sebeple davacılar vekilinin ve  davalılar  ...-...Ltd.Şti. vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulüne, 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b/2 maddesi gereğince ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak yeniden hüküm kurulmasına, davalı ...Aş.vekilinin ve birleşen dava dosyası davalısı ...Aş.vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b/1.maddesi uyarınca esastan reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. <br>H Ü K Ü M : (Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere) ;<br>A-)Davalı ...Aş.vekilinin ve birleşen dava dosyası davalısı ...Aş. vekilinin istinaf başvurularının HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,<br>Davacılar vekilinin ve davalılar ...-...Ltd.Şti. vekilinin istinaf başvurusunun KISMEN KABULÜ İLE,<br>B-)KAYSERİ 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin  2021/471 Esas  2023/623 Karar sayılı kararının yeniden hüküm kurulmak üzere KALDIRILMASINA, hükmün HMK'nın 353/1-b/2 maddesi gereğince YENİDEN TESİSİNE,<br>1-Maddi tazminat davasının KABULÜ İLE, fazlaya ilişkin hakları saklı tutularak anne ... için 161.660,35-TL (...Aş.nin ZMMS poliçesi kapsamında sorumluluğu 116.852,86 TL ile sınırlı olmak üzere), baba ... için 122.834,90 TL (...Aş.nin ZMMS poliçesi kapsamında sorumluluğu 88.788,68 TL ile sınırlı olmak üzere), çocuk ...için 35.410,81 TL (...Aş.nin ZMMS poliçesi kapsamında sorumluluğu 25.595,98 TL ile sınırlı olmak üzere), çocuk ... için 30.528,25-TL (...Aş.nin ZMMS poliçesi kapsamında sorumluluğu 22.066,72 TL ile sınırlı olmak üzere) ile cenaze ve defin gideri için 190,00 TL olmak üzere toplam 350.624,31-TL tazminat bedelinin davalılar ... ile ...LTD ŞTİ’den olay tarihi olan ...tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte, davalı ... Şirketinden poliçe limiti ile sınırlı olmak üzere temerrüd tarihi olan 21/03/2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte 350.434,31-TL yönünden birleşen Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2023/4 Esas, 2023/1 Karar sayılı dosyası ile tahsilde tekerrür olmamak üzere müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacılara verilmesine,<br>2-Manevi tazminat davasının KISMEN KABULÜ KISMEN REDDİ İLE, çocuk... için 15.000 TL, ...İÇİN 15.000 TL, anne ... için 10.000 TL, baba ... için 10.000 TL olmak üzere toplam 50.000 TL tazminat bedelinin davalılar ... ile ...LTD ŞTİ’den olay tarihi olan ... tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte BİRLEŞEN KAYSERİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ’NİN 2023/4 E, 2023/1 K sayılı dosyası ile tahsilde tekerrür olmamak üzere müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacılara verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine,<br>3-Maddi tazminat davası yönünden alınması gereken 23.951,15-TL karar ve ilam harcından dava açılırken davacı tarafından yatırılan 240,80-TL peşin harç ile 1.165,86-TL ıslah harcının mahsubu ile bakiye 22.544,49‬-TL karar ve ilam harcının davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDINA, (Davalı ...A.Ş'nin sorumluluğunun 16.299,21-TL ile sınırlı tutulmasına)<br>4-Manevi tazminat davası yönünden alınması gereken 3.415,5‬0-TL karar ve ilam harcının davalılar ... ile ... LTD ŞTİ’den  müştereken ve müteselsilen alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDINA,<br>5-Davacı tarafından yatırılan 35,90-TL başvurma harcı, 240,80-TL peşin harç ile 1.165,86‬-TL ıslah harcının davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacılara verilmesine, (Davalı ...A.Ş'nin sorumluluğunun 1.042,83-TL ile sınırlı tutulmasına)<br>6-Maddi tazminat davası yönünden davacılar tarafından yargılama boyunca yapılan; 342,60-TL tebligat gideri, 80,25-TL müzekkere ve posta gideri ile 1.725,00-TL bilirkişi ücreti ile 157,25-TL adli tıp ücreti olmak üzere toplam 2.305,1‬0-TL yargılama giderinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacılara verilmesine, (Davalı ...A.Ş'nin sorumluluğunun 1.666,36-TL ile sınırlı tutulmasına)<br>7-Manevi tazminat davası yönünden davacı tarafından yargılama boyunca yapılan; 342,60-TL tebligat gideri, 80,25-TL müzekkere ve posta gideri ile 1.725,00-TL bilirkişi ücreti ile 157,25-TL adli tıp ücreti olmak üzere toplam 2.305,1‬0-TL yargılama giderinden davanın kabul oranına göre belirlenen 1.646,30-TL'lik kısmının davalılar  ... ile ... Ltd Şti’den müştereken ve müteselsilen alınarak davacılara verilmesine, bakiyesinin davacılar üzerinde bırakılmasına,<br>8-Davalı ...A.Ş (... A.Ş) tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,<br>9-Davalı ...Ltd Şti tarafından yargılama boyunca yapılan 300,00-TL yargılama giderinden davanın red oranına göre belirlenen 14,26-TL'lik kısmının davacılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davalı ... Ltd Şti'ye verilmesine, bakiyesinin bu davalı üzerinde bırakılmasına,<br>10-Davalı ... tarafından yargılama boyunca yapılan 100,00-TL yargılama giderinden davanın red oranına göre belirlenen 4,75-TL'lik kısmının davacılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davalı ...'ya verilmesine, bakiyesinin bu davalı üzerinde bırakılmasına,<br>11-Maddi tazminat davası yönünden davacı ... (anne) lehine A.A.Ü.T. 13/1. Maddesi uyarınca 25.249,05-TL nispi vekalet ücreti takdirine, takdir edilen vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacı ...'e verilmesine, (Davalı  ...Şirketi'nin sorumluluğunun 18.527,93-TL ile sınırlı tutulmasına)<br>12-Maddi tazminat davası yönünden davacı ... (baba)  lehine A.A.Ü.T. 13/1. Maddesi uyarınca 19.425,23-TL nispi vekalet ücreti takdirine, takdir edilen vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacı ...'e verilmesine, (Davalı  ...Şirketi'nin sorumluluğunun 14.206,19-TL ile sınırlı tutulmasına)<br>13-Maddi tazminat davası yönünden davacı ... (çocuk) lehine A.A.Ü.T. 13/1. Maddesi uyarınca 9.200,00-TL maktu vekalet ücreti takdirine, takdir edilen vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacı ...'e verilmesine,<br>14-Maddi tazminat davası yönünden davacı ... (çocuk) lehine A.A.Ü.T. 13/1. Maddesi uyarınca 9.200,00-TL maktu vekalet ücreti takdirine, takdir edilen vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacı ...'e verilmesine,<br>15-Cenaze ve defin gideri yönünden davacılar kendilerini vekil ile temsil ettirtiklerinden davacılar lehine A.A.Ü.T uyarınca 190,00-TL vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak iş bu davacılara verilmesine,<br>16-Manevi tazminat davası yönünden davacı çocuk ... lehine A.A.Ü.T. 10/1-4 maddeleri uyarınca 9.200,00-TL maktu vekalet ücretinin davalılar ..., ...Ltd Şti'den  müştereken ve müteselsilen alınarak iş bu davacıya verilmesine,<br>17-Manevi tazminat davası yönünden davacı çocuk ...lehine A.A.Ü.T. 10/1-4 maddeleri uyarınca 9.200,00-TL maktu vekalet ücretinin davalılar ..., ...Ltd Şti'den  müştereken ve müteselsilen alınarak iş bu davacıya verilmesine,<br>18-Manevi tazminat davası yönünden davacı anne...lehine A.A.Ü.T. 10/1-4 maddeleri uyarınca 9.200,00- TL maktu vekalet ücretinin davalılar ..., ... Ltd Şti'den  müştereken ve müteselsilen alınarak iş bu davacıya verilmesine,<br>19-Manevi tazminat davası yönünden davacı baba... lehine A.A.Ü.T. 10/1-4 maddeleri uyarınca 9.200,00- TL maktu vekalet ücretinin davalılar ..., ... Ltd Şti'den  müştereken ve müteselsilen alınarak iş bu davacıya verilmesine,<br>20-Davacı çocuk... tarafından açılan ve reddine karar verilen manevi tazminat davası yönünden  kendilerini bir vekil ile temsil ettiren davalılar ..., ...Ltd Şti lehine A.A.Ü.T. 10/2. maddesi uyarınca 5.000,00-TL vekalet  ücretinin davacı çocuk...'den alınarak iş bu davalılara verilmesine,<br>21-Davacı çocuk ...tarafından açılan manevi tazminat davası yönünden  kendilerini bir vekil ile temsil ettiren davalılar ..., ...Ltd Şti lehine A.A.Ü.T. 10/2. maddesi uyarınca 5.000,00-TL vekalet ücretinin davacı çocuk ...'dan alınarak iş bu davalılara verilmesine,<br>22-Davacı Anne...tarafından açılan manevi tazminat davası yönünden  kendilerini bir vekil ile temsil ettiren davalılar ..., ...Ltd Şti lehine A.A.Ü.T. 10/2. maddesi uyarınca 5.000,00-TL vekalet  ücretinin davacı anne ...'dan alınarak iş bu davalılara verilmesine,<br>23-Davacı baba... tarafından açılan manevi tazminat davası yönünden  kendilerini bir vekil ile temsil ettiren davalılar ...,... Ltd Şti lehine A.A.Ü.T. 10/2. maddesi uyarınca 5.000,00-TL vekalet  ücretinin davacı baba...'den alınarak iş bu davalılara verilmesine,<br>24-Artan gider avansı olması halinde karar kesinleştiğinde ve talepleri halinde  taraflarına iadesine, <br>BİRLEŞEN KAYSERİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ’NİN 2023/4 E, 2023/1 K sayılı dosyasında, <br>1-Maddi tazminat davasının Kısmen KABULÜ KISMEN REDDİ İLE, taleple bağlı kalınarak, anne ... için 22.133,20 TL, baba ... için 15.828,32 TL, çocuk ...için 5.052,42 TL, çocuk ... için 4.355,77 TL olmak üzere toplam 47.369,71 TL tazminat bedelinin davalı Sigorta Şirketinden temerrüd tarihi olan 30/11/2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsili ile davacılara hakettikleri bedelin ayrı ayrı verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine,<br>2-Manevi tazminat davasının KABULÜ İLE, çocuk... için 15.000 TL, ...İÇİN 15.000 TL, anne ... için 10.000 TL, baba ... için 10.000 TL olmak üzere toplam 50.000 TL tazminat bedelinin davalı Sigorta Şirketinden temerrüd tarihi olan 30/11/2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte KAYSERİ 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ’NİN 2021/471 E sayılı dosyası ile tahsilde tekerrür olmamak üzere tahsili ile davacılara hakettikleri bedelin ayrı ayrı verilmesine,<br>3-Maddi tazminat davası yönünden alınması gereken 3.235,82-TL karar ve ilam harcından dava açılırken davacı tarafından yatırılan 172,15-TL peşin harç ile 169,41-TL ıslah harcının mahsubu ile bakiye 2.894,26‬-TL karar ve ilam harcının davalıdan alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDINA,<br>4-Manevi tazminat davası yönünden alınması gereken 3.415,5‬0-TL karar ve ilam harcının davalıdan alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDINA,<br>5-Davacı tarafından yatırılan 80,70-TL başvurma harcı, 172,15-TL peşin harç ile 169,41-TL ıslah harcının davalıdan alınarak davacılara verilmesine,<br>6-Birleşen dosyada taraflarca yapılmış bir yargılama gideri bulunmadığından bu hususta bir karar verilmesine yer olmadığına,<br>7-Maddi tazminat davası yönünden davacı ... (anne) lehine A.A.Ü.T. 13/1. Maddesi uyarınca 9.200,00-TL maktu vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacı ...'e (anne) verilmesine,<br>8-Maddi tazminat davası yönünden davacı ... (baba)  lehine A.A.Ü.T. 13/1. Maddesi uyarınca 9.200,00-TL maktu vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacı ...'e  (baba) verilmesine,<br>9-Maddi tazminat davası yönünden davacı ...(çocuk) lehine A.A.Ü.T. 13/1. Maddesi uyarınca 5.052,42-TL nispi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacı ...'e (çocuk) verilmesine,<br>10-Maddi tazminat davası yönünden davacı ... (çocuk) lehine A.A.Ü.T. 13/1. Maddesi uyarınca 4.355,77-TL nispi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacı ...'e (çocuk) verilmesine, <br>11-Davacı baba... tarafından açılan ve reddine karar verilen maddi tazminat davası yönünden kendisini bir vekil ile temsil ettiren davalı lehine A.A.Ü.T. uyarınca 1.697,77-TL vekalet  ücretinin davacı baba...'den alınarak davalıya verilmesine,<br>12-Davacı anne...tarafından açılan ve reddine karar verilen maddi tazminat davası yönünden kendisini bir vekil ile temsil ettiren davalı lehine A.A.Ü.T. uyarınca 932,51-TL vekalet  ücretinin davacı anne ...'dan alınarak davalıya verilmesine,<br>13-Manevi tazminat davası yönünden davacı çocuk ... lehine A.A.Ü.T. 10/1-4 maddeleri uyarınca 9.200,00-TL maktu vekalet ücretinin davalıdan alınarak iş bu davacıya verilmesine,<br>14-Manevi tazminat davası yönünden davacı çocuk ... lehine A.A.Ü.T. 10/1-4 maddeleri uyarınca 9.200,00-TL maktu vekalet ücretinin davalıdan alınarak iş bu davacıya verilmesine,<br>15-Manevi tazminat davası yönünden davacı anne ... lehine A.A.Ü.T. 10/1-4 maddeleri uyarınca 9.200,00-TL maktu vekalet ücretinin davalıdan alınarak iş bu davacıya verilmesine,<br>16-Manevi tazminat davası yönünden davacı baba...lehine A.A.Ü.T. 10/1-4 maddeleri uyarınca 9.200,00-TL maktu vekalet ücretinin davalıdan alınarak iş bu davacıya verilmesine,<br>17-Artan gider avansı olması halinde karar kesinleştiğinde ve talepleri halinde  taraflarına iadesine, <br>C-) Davacılar vekilinin ve davalılar ...-...Ltd.Şti. vekilinin istinaf başvuruları kabul edilmiş olmakla;<br>1-)İstinaf karar harçlarının talep halinde taraflara iadesine,<br>2-)İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,<br>3-)Davacılar tarafından yatırılan (2*738,00-TL) 1.476,00-TL istinaf kanun yoluna başvurma harcı, 21 adet elektronik tebligat ücreti 210,00-TL ve 180,00-TL posta masrafı olmak üzere toplam 1.866‬,00-TL yargılama giderinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacılara verilmesine,<br>4-) Davalılar ...-... Ltd. Şti vekili tarafından yatırılan (2*738,00-TL) 1.476,00-TL istinaf kanun yoluna başvurma harcının davacılardan alınarak bu davalıya verilmesine, <br>Ç-)Davalı ...Aş.vekilinin ve birleşen dava dosyası davalısı ...Aş. vekilinin istinaf başvurusu reddedilmiş olmakla;<br>1-) Asıl davada alınması gereken 17.314,28-TL istinaf karar harcından davalı ...A.Ş vekili tarafından peşin yatırılan 4.325,80-TL harcın mahsubu ile eksik kalan 12.988,48‬-TL harcın davalı ...A.Ş'den alınarak Hazineye irat kaydına,<br>2-) Birleşen davada alınması gereken 6.651,32-TL istinaf karar harcından birleşen dosya davalısı ...A.Ş vekili tarafından peşin yatırılan 1.662,83-TL harcın mahsubu ile eksik kalan 4.988,49‬-TL harcın davalı ...A.Ş'den alınarak Hazineye irat kaydına, <br>3-) İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,<br>4-)Davalılar tarafından yapılan istinaf yargılama giderinin kendi üzerinde bırakılmasına,<br>D-) 1-) İstinaf yargılaması bakımından istinaf kanun yoluna başvuran tarafından yatırılan gider avansının kullanılmayan kısmının HMK'nun 333. maddesi, Yönetmeliğin 207/1. maddesi ve HMK Gider Avansı Tarifesi'nin 5. maddesi hükümleri uyarınca yatırana iadesine,<br>2-) Kararın kesin olmaması nedeniyle taraflara tebliği işlemlerinin Dairemizce yapılmasına, <br>Dair; tarafların yokluğunda, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu md. 353/1-b-1,2 uyarınca dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı HMK'nın 361/1  maddesi uyarınca Yargıtay'da temyiz yolu açık olmak üzere oybirliği ile karar verildi. 13/12/2024<br><br><br><br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"efe7e28a77d2616d","SID":"58b32184fd4f5c60"}}