{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>13. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO:2022/849 <br>KARAR NO:2024/1996<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ:İSTANBUL 18. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>NUMARASI:2014/700 Esas - 2021/879 Karar <br>TARİH:09/12/2021<br>BİRLEŞEN DOSYADA <br>DAVA:Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan)<br>KARAR TARİHİ:12/12/2024<br>İlk derece Mahkemesinde yapılan yargılama sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi:<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ:Asıl davada davacı vekili dava dilekçesinde özetle;  davalı şirketin ...internet sitesinin tescile sahip olduğunu, adı geçen internet sitesinden \"ihale\" adı altında ürün satışları gerçekleştirildiğini, gerçekleştirilen satışların, aynı internet sitesinde de yayınlanan sözleşmeye göre yapıldığını, sözleşmenin bir suretinin dava dilekçesi ekine eklendiğini, müvekkilinin \"...\" kullanıcı adıyla daha önceden birçok kez bu internet sitesinde ürün alışverişlerinde bulunduğunu ve bedellerini ödemek suretiyle ürünleri teslim aldığını, ancak davalı şirketin son günlerde, davacının dikkat çekici oranda fazla ihale kazanma vs gibi çeşitli bahaneler ileri sürerek, satın alınan ürünleri göndermediğini ve müvekkilinin yeni işlemler yapmasına izin vermediği gibi , hesaplarında kredi olarak yüklü bulunan paraları da haksız olarak el koyduğunu, ayrıca bazı üyelerin sahte kredi kartları ile işlem yaptıklarını ileri sürerek müvekkilinin işlemlerini de durdurduğunu ve sadece kendilerinin kullanabileceği datalar üzerinde de değişiklikler yaptığını, bu durum karşısında müvekkilinin ticari hayatı ve ticari itibari yönünden zedelenme tehlikesiyle karşı karşıya bırakıldığını, müvekkilinin ürünleri satın altığı bedeller ile ürünlerin satışa çıkartıldıkları bedeller arasında (ihale sistemi nedeniyle) ciddi farklılıklar olduğundan ve yapılan işlemlerin miktar ve tutarları ile ilgili olarak , davalı şirketin tek başına veri tabanları üzerinde değişiklik yapmak olanağına sahip bulunduğundan bu hususta Ankara 3. Asliye Ticaret mahkemesinin 2008/329 D.iş dosyası ile delil tespiti de yaptırıldığını, davalı şirkete ürünlerin müvekkiline teslimi için Ankara .... Noterliğinin 13/03/2008 tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile ihtar çekildiğini bu ihtara verilen cevapta, davacı müvekkilinin birden fazla kullanıcı adı kullandığı, grup halinde ihalelere katıldığı ve farklı kredi kartları kullanıldığından şüpheye düşüldüğü ve bu nedenle de bağımsız bir denetçiye denetim yaptırıldığı, bunun sonucuna göre hareket edileceğinin bildirildiğini, davalı tarafın cevaplarının hukuki mesnetten yoksun olduğunu, müvekkilinin birden fazla kullanıcı adıyla ihalelere katılmadığını, katılmış olsa bile hukuki bir sakıncasının olmadığını, böyle bir durumun yasaklandığının da davalı şirketin internet sitesinde bulunan sözleşmede belirtilmediğini, davacının grup halinde ihalelere katıldığı şeklindeki iddianın  da varsayımdan ibaret olduğunu, ihalenin halka açık olup herkesin istediği ihaleye girmekte özgür olduğunu, fazla kredi kartları kullanılsa  dahi kart sahipleri tarafından bir şikayet bulunmadığını, hesapların dondurulup paralara el konulmasının ancak kat sahipleri tarafından yapılan şikayet üzerine Cumhuriyet savcılığınca alınacak tedbirler doğrultusunda olabileceğini, kat sahiplerinin tek şikayetinin davalı şirket tarafından çekilen paralar el konulması olduğunu, müvekkilinin ayrıca aynı internet sitesinde bulunan \"...\" bölümünden de alışveriş yaptığını, bu ürünlerin de haksız olarak teslim edilmediğini belirterek dava dilekçesi ekinde liste halinde sunulan malların davalıya aynen teslimine, bunun mümkün olmaması halinde ürünlerin tutarı olan 391.233,00 TL'nin ve altivi shop'dan satın alınan ürünlerin tutarı olan 5.278,00 TL'nin ve hesabı içerisinde yüklü bulunan 341,00 TL'nin 19/03/2008 tarihniden itibaren işleyecek ticari faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Asıl davada davalı vekili cevap dilekçesinde özetle;  davacının aktif husumet ehliyetinin bulunmadığını, davacının kendisine ait olmayan haksız ve hukuka aykırı olarak suç teşkil eden eylemleriyle ele geçirdiği değişik kişilere ait tespit edebildikleri 226 adet kredi kartı ile ihalelere iştirak ederek ihalelerde hile yaptığını, ihalelerin normal seyrinde yapılmasına etki ederek fesat karıştırdığı, haksız çıkar elde etmek için kötüniyetli işlemler yaptığını, bu hususta İstanbul CBS'nin 2008/17235 Sor nolu dosyasının bulunduğunu, ayrıca başka kişiler hakkında da yine İstanbul CBS'nin 2008/20516 Sor nolu dosyası bulunduğunu, davacının ihaleye fesat karıştırdığının anlaşılması üzerine müteakip tüm ihalelerin feshedilerek ürün gönderilmesinin durdurulduğunu, müvekkilinin iptal edilen ihalelerle ilgili katılm ücretlerini kredi kartlarının gerçek sahiplerine iade etmeye hazır olduğunu, davacının kredi kartları üzerinde hiçbir hakkının olmaması nedeniyle aktif husumet ehliyetinin de bulunmadığını, davacı tarafından yaptırılan delil tespitinin hukuka aykırı olarak yapıldığını, delil tespitinin gıyaplarında yapıldığını, davacının iddialarının doğru olmadığını, davacının ...internet sitesinde \"...\" kullanıcı adı ve \"...\" kullanıcı numarası ile ihalelere katıldığını, ... güvenlik birimlerinin olağan denetimleri sonucunda , davacının ocak 2008 son haftasında mart 2008 ilk haftasına kadar katıldığı ihalelerde dikkat çekici oranda fazla ihaleyi kazanmasının şüphe yarattığını ve bu nedenle davacının katıldığı tüm ihalelerin incelemeye alındığını, inceleme süresince davacının üyeliğinin durdurularak ürünlerin de gönderilmediğini, çünkü davacının bir çok farklı kredi kartı kullanarak işlem yaptığını, bazı kredi kartlarının kullanımına itiraz edildiğinin tespit edildiğini, davacının amacının haksız kazanç temin etmek olduğunu, yapmış oldukları incelemede davacının ve iş birliği içerisindeki arkadaşlarının cep telefonu satan spotçular olduğunu, işyerlerine gelen kişilerin yaptıkları alışveriş sonrası kimlik ve kredi kart bilgilerini kopyaladıklarını, kimlik ve kart sahiplerinin rızaları dışında bu kartları kullandıkları, bu kimlik bilgileri ile ihale sitesi olan altivi.com sitesine üye olduklarını ve ihaleye katılarak başka kişilermiş gibi teklif verdiklerinin tespit edildiğini, davacının da kullandığı ...'lerin değişik kişilerce değişik numaralarla sisteme bağlandıklarının tespit edildiğini, aynı ... adresi ile sisteme bağlanan davacı ve arkadaşlarının organize hareket ettiklerini, organize hareket ederek dolandırıcılık yaptıklarını belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir. Birleşen davada davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı şirketin ... internet sitesinin tescile sahip olduğunu, adı geçen internet sitesinden \"ihale\" adı altında ürün satışları gerçekleştirildiğini, gerçekleştirilen satışların, aynı internet sitesinde de yayınlanan sözleşmeye göre yapıldığını, sözleşmenin bir suretinin dava dilekçesi ekine eklendiğini, müvekkilinin \"...\" kullanıcı adıyla daha önceden birçok kez bu internet sitesinde ürün alışverişlerinde bulunduğunu ve bedellerini ödemek suretiyle ürünleri teslim aldığını, ancak davalı şirketin son günlerde, davacının dikkat çekici oranda fazla ihale kazanma vs gibi çeşitli bahaneler ileri sürerek, satın alınan ürünleri göndermediğini ve müvekkilinin yeni işlemler yapmasına izin vermediği gibi ,hesaplarında kredi olarak yüklü bulunan paraları da haksız olarak el koyduğunu, ayrıca bazı üyelerin sahte kredi kartları ile işlem yaptıklarını ileri sürerek müvekkilinin işlemlerini de durdurduğunu ve sadece kendilerinin kullanabileceği datalar üzerinde de değişiklikler yaptığını, bu durum karşısında müvekkilinin ticari hayatı ve ticari itibari yönünden zedelenme tehlikesiyle karşı karşıya bırakıldığını, müvekkilinin ürünleri satın altığı bedeller ile ürünlerin satışa çıkartıldıkları bedeller arasında (ihale sistemi nedeniyle) ciddi farklılıklar olduğundan ve yapılan işlemlerin miktar ve tutarları ile ilgili olarak , davalı şirketin tek başına veri tabanları üzerinde değişiklik yapmak olanağına sahip bulunduğundan bu hususta Ankara 3. Asliye Ticaret mahkemesinin 2008/329 D.iş dosyası ile delil tespiti de yaptırıldığını belirterek dava dilekçesi ekinde listesi sunulan malların davacıya aynen teslimine, bu mümkün olmazsa bu ürünlerin tutarı olan 8.804 TL ile bu hesapta yüklü bulunan 2.347 TL toplamı olan 11.151,00 TL'nin dava tarihinden işleyecek ticari faiziyle birlikte tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Birleşen davada cevap: Davalı tarafa usulüne uygun şeklide tebligat yapılmasına rağmen davalı tarafça birleşen dosyaya cevap dilekçesi sunmamıştır. <br>İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ:İlk Derece Mahkemesi 09/12/2021 tarih ve 2014/700 Esas - 2021/879 Karar  sayılı kararında;\".....Asıl dava ve birleşen dava yönünden İstanbul 8. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2008/173 Esas - 2009/665 Karar nolu ilamı ile 22/10/2009 tarihinde görevli mahkemenin Tüketici Mahkemesi olduğu belirtilerek görevsizlik kararı verildiği, Dosyanın İstanbul 1. Tüketici Mahkemesinin 2010/357 Esas nolu dosyasına kaydının yapıldığı ve Tüketici Mahkemesince de görevli mahkemenin Asliye Ticaret Mahkemesi olduğundan bahisle karşı görevsizlik kararı verildiği, Yargıtay 17. Hukuk Dairesinin 07/11/2012 tarih 2012/9374 Esas 2012/12199 Karar nolu ilamı ile \"somut olayda ... adına ticaret ünvanı ... sistemleri Sanal Mağazacılık olan vergi levhasının bulunduğu, davacıların tacir olduğu ve dava konusu ürünlerin ticari işletmelerinden satışa sunulacağı  davacı vekili tarafından tespit dosyasına sunulu dilekçe ile beyan edildiği görülmekle, dava konusu ürünlerin iş yerinde satışa sunulmak üzere satın alındığı anlaşılmakla uyuşmazlığın Ticaret Mahkemesinde çözümlenmesi gerektiği bu nedenle İstanbul 8. Asliye Ticaret mahkemesinin yargı yeri olarak belirlenmesine\" şeklinde karar verildiği görülmüştür. Dava dilekçesinde ekli Altivi shop satış sözleşmesi incelendiğinde, sözleşmenin konusunun 1. Maddede düzenlendiği, alıcının satıcıya ait ... sitesinden elektronik ortamda siparişini yaptığı aşağıda nitelikleri ve satış fiyatı belirtilen ürünün satış ve teslimiyle ilgili olduğu, sözleşmenin 3. Maddesinde genel şartların düzenlendiği, 3.5 maddesinde sözleşme konusu ürünün teslimatı için iş bu sözleşmenin imzalı nüshasının satıcıya ulaştırılmış olması ve bedelinin alıcının tercih ettiği ödeme şekli ile ödenmiş olması şarttır. Herhangi bir nedenle ürün bedeli ödenmez veya banka kayıtlarında iptal edilirse, satıcı ürün teslimi yükümlülüğünden kurtulmuş kabul edilir. 3.6 maddesinde ürünün tesliminden sonra alıcıya ait kredi kartının alıcının kusurundan kaynaklanmayan bir şekilde yetkisiz kişilerce haksız ve hukuka aykırı olarak kullanılması nedeniyle ilgi banka veya finans kuruluşunun ürün bedelini satıcıya ödememesi halinde, alıcının kendisine teslim edilmiş olması kaydı ile ürünün 3 gün içinde satıcıya gönderilmesi zorunludur denildiği, altivi eksiltme ihalesi satış sözleşmesi incelendiğinde, sözleşmenin 1. Maddesinde bu sözleşme ile ...a.ş şirketinin internet üzerinden teklif toplamak usulüyle yaptığı indirimli ürün ihalelerinin tabi olduğu kuralları düzenlediği, 3. Maddeye göre ihaleye tek kullanıcı ismiyle katılabilineceği, devamla indirimli ürün ihalesinin katılmak , ... tarafından ürün tanıtımları sırasında ilan edilen ücretin kısaca katılım ücretinin elektronik ortamda kredi kartı , EFT ve havale ile ödenmesine tabidir. Ürünün satılacağı kişinin belirlenmesinin sözleşmenin 5. Maddesinde düzenlendiği ve ihaleyi kazanan kişinin, ...'ın kendisine elektronik posta ile göndereceği yazıda belirtilen süre içinde satış bedelini yatırmaması halinde, ihalenin sonraki en düşük benzersiz teklif verene yapılacağı, 6. Maddesinde satış sözleşmenin yapılabilmesi, ihaleyi kazanan kişinin, ihale bedelini ...'ın belirlediği emanet hesabına, ürün tanıtımında ve ihale şartnamesinde belirtilen süre içinde yatırması şartına tabidir. İhale bedeli nakden veya defaten ödenmeden ürünün nihai satışı ve teslimi yapılamaz denildiği, altivi arttırma ihalesi satış sözleşmesinde de aynı hükümlerin bulunduğu görülmüştür.... tarafından davalıya gönderilen Ankara .... Noterliğine ait 14/03/2008 tarih ... yevmiye nolu ihtarname incelendiğinde, ihaleye katılmasına ve bedelini ödemesine rağmen ihtarnamede ürün cinsleri , ihale tarihleri , satın alma değeri ve ihale değerleri belirtilen toplam ihale değeri 391.233,00 TL olan içerisinde cep telefonu, araç, bilgisayar gibi ürünlerin bulunduğu ürünlerin ihtarnamenin tebliğinden itibaren 3 gün içerisinde teslim edilmesi, belirtilen ürünlerin stoklarda bulunmaması ve aynen tesliminin mümkün olmaması halinde  391.233,00 TL'nin ödenmesinin talep edildiği, bu ihtara cevaben davalı tarafından 19/03/2008 tarihinde Beyoğlu ... Noterliği vasıtasıyla cevabi ihtarname gönderildiği, çok farklı kredi kartı kullanılarak ihaleye girilmesi nedeniyle ihalede hile yapıldığı belirtilerek 226 adet kredi kartı sahibinin kredi kartları kullanımına ilişkin noter tasdikli rıza beyanlarının gönderilmesinin talep edildiği görülmüştür. Yine dava dilekçesi ekinde altivi shop'tan verilen siparişlere ait iki adet evrakın bulunduğu görülmüştür.Davalı vekilince İstanbul CBS'nın 2008/17235 Sor numarasına kaydedilen şikayet dilekçesi verdiği, içerisinde ...'ın da isminin bulunduğu, cevap dilekçesindeki hususları tekrarlayarak ihaleye hile karıştırdıklarının iddia edildiği ve şikayet dilekçesi ekine cevap dilekçesinde bahsettiği bilişim analiz uzmanı tarafından alınan raporu eklediği, yine ... tarafından kullanılan kredi kartlarının ilk ve son numaralarının yazılı olduğu 227 adet kredi kartı numarasına ilişkin listenin eklendiği görülmüştür. Yapılan soruşturma sonucunda İstanbul 5 .Ağır Ceza Mahkemesinin 2009/133 Esasına kayıtlı dosya ile kamu davası açıldığı, bu dosyadan alınan 04/11/2010 tarihli bilirkişi raporunun dosyamız içerisinde bulunduğu, raporun sonuç kısmında sanıklardan ... himayesinde hareket eden ..., ..., ..., ..., ... ve ...'nin başkalarına ait kullanıcı adı, kredi kartlarını ve cep telefonu sattığı müşterelerin kartlarından cep telefonu bedeli olarak altivi hesabına yükleme yapmak suretiyle 5237 sayılı TCK'nın 245/1 maddesinde düzenlenen normun ihlal edildiği , bu grubun farklı kişilere ait bazıları itiraza konu olmuş çok sayıda kredi kartı numarasını kullanarak sisteme kredi yüklemesi yaptığı sonucuna varılarak raporun 10. Sayfasında ... tarafından kullanılan kredi kartlarının ilk numaraları ile son numaralarının yazılı olduğu dökümün yapıldığı, ...'ın ise 55 farklı kredi kartı kullandığının raporda belirtildiği görülmüştür. Davalı vekili 13/04/2017 tarihli dilekçesinde, davacıların başkalarına ait kredi kartı kullandıklarını, kredi kartı sahiplerinin rızalarının olmadığını, toplam 505.207,23 TL'lik chargeback talebinin bankalara iletildiğini, bankalarca müvekkilinden bu konuda savunma istendiğini, bankalarca bir kısmının ödendiğini, bilgileri  dışında davacıların eylemleri ile kartlarından harcama yapılan 3. Kişilerce bankalara ve müvekkili firmaya şikayetlerin gelmeye başladığını,... Bankasınca ters ibraz bakımından itirazların değerlendirildiğini, bu itirazlar kapsamında taraflar arasında yapılan protokol ile ters ibraz talep edilen bankalardan bu tutarların iyiniyetli kart sahiplerine ödendiğini, ödenen bedellerin bir kısmının da dilekçe ekindeki protokol kapsamında bankaya ödendiğini, bu hususlar dahilince müvekkilince ... Bankasına 1.361.453 TL ödeme yapıldığını belirterek dilekçe ekine ... Bankası ile davalı arasında yapılan borç tasfiye sözleşmesinin eklediği, borç tasfiye sözleşmesinin 2/c bendinde 4.413 adet işlem adedi ile gerçekleştirilen ana para tutarı 1.361.453 TL olan chargeback bedellerinden kaynaklanan garanti alacaklarından bahsedildiği görülmüştür. Aynı dilekçe ekinde ek-5 ile ... ve ...'ın isminin bulunduğu bankalarca ters ibraz talebi bildirilen kredi kart numara ve bedel bilgilerinin bulunduğu listenin eklendiği görülmüştür. İstanbul 5. Ağır Ceza Mahkemesince 2009/133 Esas nolu dosyadan yapılan yargılama sonunda 2014/362 Karar no ile karar verildiği, sanıklar arasında ... ve ...'ın da bulunduğu, karar gerekçesi incelendiğinde, sanıkların üzerine atılı suçun nitelikli dolandırıcılık suçunu oluşturmadığı, sanıkların ...'e ait altivi.com sitesinde satışa sunulan araçların değerinin, piyasa değerinden daha düşük olduğunu bildikleri için ihaleleri mutlak suretle kazanmak amacıyla \"...\" adlı atak yöntemini kullanmalarının suç teşkil etmediği zira ihaleyi kazanmaları halinde, kazandıkları araçların kendilerine ücretsiz değil, ücreti yatırıldıktan sonra verileceğini, eylemin alacak-borç ilişkisine dayalı hukuksal nitelik taşıdığı gerekçesiyle tüm sanıkların beraatine karar verildiği görülmüştür. Söz konusu kararın temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 15. Ceza Dairesinin 2018/1695 Esas 2019/1911 Karar nolu ilamı ile; ... yönünden verilen beraat kararı açısından temyiz edeni temyize hak ve yetkisi bulunmadığı belirtilerek temyiz talebinin reddine karar verildiği, ... yönünden ise kullanmış oldukları kredi kartlarının iddianame kapsamındaki şahıslar yönünden rızalarının bulunduğu da belirtilerek sanıkların ihaleleri kazanmak amacıyla özel bir yazılım kullanmalarının suç oluşturmadığı belirtilerek verilen beraat kararının onandığı, sanık ... ve ... ile ilgili olarak kararın bozulduğu, bozulan kısım yönünden dosyanın İstanbul 5. Ağır Ceza Mahkemesinin 2019/201 Nolu esasına kaydedildiği, 2019/415 Karar no ile 24/10/2019 tarihinde karar verildiği, ... hakkında ölüm nedeniyle düşme kararı verildiği, ... hakkında ise beraat kararı verildiği ve kararın kesinleştiği  görülmüştür. Yargılamanın devamı sarısında davalı şirketin resen terkinine karar verilmiş olup, ihya için süre verilmiş ve İstanbul 18. Asliye Ticaret mahkemesinin 2015/1033 Esas 2016/164 Karar nolu ilamı ile terkin kararın iptaline karar verilerek şirket ihya edilmiştir.Davalının chargeback iddiaları nedeniyle ... Bankası A.Ş, ... Bankası A.Ş ve ...bank A.Ş'ne yazı yazılarak ... ve ... ile ilgili olarak davalı tarafından kullanılan poslardan yapılan alışverişlere ilişkin yapılan tüm chargeback başvuruları, iade edilen tutarlara ilişkin kart sahipleri, kredi kartı numaraları ve iade edilen miktarların bildirilmesi istenmiş, ...bank'a yazılan yazı cevabında kredi kartı numaralının sadece son 4 rakamı yazılarak diğer numaralar verilmeyerek iki işlem için borç dekontlarının iptal edildiği bildirilmiş,... Bankası yazı cevabında yapılan harcamalar ile ilgili olarak chargeback başvurusunun bulunmadığını bildirmiş, Garanti Bankası ise davalı şirketin vergi kimlik numarası ve yapılan harcamalar ile detay bilgilerin verilmesi halinde cevap verilebileceğini bildirmiştir. Ağır Ceza Mahkemesinde alınan bilirkişi raporunda kredi kart numaralarının buzlanarak rapora döküldüğü, tam rakamların yazılı olmadığı, hem davacı hem davalı tarafça da kredi kart numaralarının tamamının eksiksiz olarak sunulamadığı görülmüştür. ... Bankasına, davalının vergi numarası belirtilerek ayni mahiyette yazı yazılmış ve dosyaya CD şeklinde 25 Eylül 2019 tarihli müzekkere cevabı ile cevap verildiği görülmüştür.Mahkememizce verilen 23/01/2020 tarihli ara kararı uyarınca dosyanın Mahkememizce resen seçilecek bir araç fiyatı  ve bir cep telefonu fiyatından anlayan bilirkişi, bir finans/hesap uzmanı, bir bankacı, bir bilişim uzmanı, bir hukukçu bilirkişiye tevdi suretiyle; Asıl ve birleşen davada, dava dilekçeleri, cevap dilekçeleri, tüm dosya kapsamları, bankadan gönderilen CD'ler irdelenerek, tarafların internet siteleri ve ticari defter ve belgeleri HMK 218 gereğince yerinde incelenerek asıl ve birleşen davada dava dilekçesi ekinde listelenin ürünlerin internetten ihale yoluyla alınıp alınmadığı, bedellerinin kredi kartından tahsil edilip edilmediği, kredi kartı hamillerinin kim olduğu ve kredi sahiplerine yapılan harcama bedellirinin iade edilip edilmediği, davalının dilekçesinde ileri sürdüğü itirazlarda irdelenerek davacının asıl ve birleşen davadaki taleplerinde haklı olup olmadığı ayrıca dava tarihi itibariyle her iki davadaki dava dilekçesine ekli menkullerin rayiç değerlerinin tespit edilmesinin istenilmesi istenilmiştir. 12/03/2021 tarihli rapor incelendiğinde, elektrik-elektronik mühendisiliği yönünden rayiç bedelleri raporun 14, 15.sayfalarında değerlendirme yapılarak toplam rayiç değerlerinin 62.172,00 TL olduğu, makine mühendisi yönünden rayiç bedellerin raporun 16 ve 17. Sayfasında değerlendirildiğini, toplam 320.000 TL olduğu, altivi shop ürünlerinin rayiç değerlerinin ise 5.115 TL olmak üzere asıl dava açısından toplam miktarın 387.285,00 TL olduğu, birleşen dava yönünden ise rayiç değer miktarının 8.710 TL olduğunun raporda belirtildiği, raporda devamla davacıların kendilerine ait olmayan kartla da olsa mesafeli işlem yapmak suretiyle internet üzerinden mal satın aldıkları, malların kendilerine teslim edilmediği, davalının bazı kredi kartları ile yapılan alışverişler yönünden  ... iddiasının bulunduğu ancak her iki tarafça da kredi kart numarası/ tarih/ tutar olarak belgelendirmedikleri, davacılar tarafından kullanıldığı iddia edilen kredi kart numaralarının, Ağır Ceza dosyasındaki bilgilere göre de maskeli olduğunu (bazı hanelerinin xxxxx olarak) yer aldığını, hangi tarihte kaç TL tutarlı ilgili olduğu yönünden bilgiler mevcut olmadığını, ... Bankası tarafından gönderilen CD'lerin incelemesi halinde ise... Bankası'nın davalı şirket ile üye iş yeri sözleşmesi bulunduğu belirtilerek davalı şirkete ait tüm işlemlere ait bilgilerin CD'ye yüklendiğini, CD'de davacılarla irtibatı sağlayacak herhangi bir bilgi olmadığını, davalı şirkette oluşan tüm  chargeback'lerin 86 sayfa 4730 kart numarasına havi bir liste olarak gönderildiği, banka tarafından CD'nin excel ortamında gönderilmesi ayrıca davacı ya da davalı tarafından kredi kart numaralarının eksiksiz olarak (yani maskesiz olarak) gönderilmesi halinde sorgulama yapılarak eşleştirilmesinin ancak mümkün olduğunu, asıl dosya ve birleşen dosyada hesapta yüklü bulunan paralarla ilgili olarak herhangi bir delil ileri sürülmediğini, davalı şirketin olayda dava dışı... Bankası'na ait sanal posu kullanan üye işyeri olması nedeniyle davacıların, hangi kredi kartı ile hangi tarih ve saatte hangi tutarda işlem yaptığı ve bu işlemlerin hangilerinin  chargeback olduğunun bilebilecek ve belgeleyebilecek durumda olduğunun raporda belirttikleri görülmüş, ... Bankası'na bilirkişilerin istediği şekilde CD'yi göndermeleri için yazı yazılmış ise de gönderilen ikinci CD'nin incelenmesi neticesinde birinci CD'deki bilgilerle birebir aynı olduğu, ... Bankası tarafından gönderilen ilk CD deki bilgilerin ilk 5 sayfasının dökümü alınmış, ayrıca ikinci CD'deki sayfaların ilk beşinin çıktısı alındığında birebir aynı olduğu görülmüştür. 04/11/2021 tarihli duruşmada da davalı vekiline kredi kart numaraları maskesiz olarak bildirmesi hususunda ispat yükünün kendine düştüğü belirtilerek bildirmesi hususunda kesin mehil verilmiş, ancak bu konuda bir açıklama yapılmadığı görülmüştür. Davalı vekili son celsede ise kredi kart bilgilerinin tüm numaralarını açık olarak bilmelerinin mümkün olmadığını bildirmiştir.Toplanan tüm deliller  birlikte değerlendirildiğinde, davacıların Ağır Ceza Mahkemesinde görülen dava sonucunda beraat ettikleri,  kararın kesinleştiği, davacıların ihale bedellerini kredi kartları ile ödemelerine rağmen davalı tarafından ürünlerin teslim edilmediği, dosya yargılaması safhasında ürünlerin aynen mevcut olmadığı, bilirkişiler tarafından yapılan inceleme neticesinde asıl davadaki toplam bedelin 387.285,00 TL olduğu, birleşen davada ise 8.710 TL olduğu, davalı tarafça  chargeback iddiası ileri sürülmüş ise de kredi kart numaralarının tüm numaraların verilmediği, ilk ve son numaralarının verilerek orta kısımdaki numaraların maskeli (xxxxxx olarak) bildirildiği, Ağır Ceza Mahkemesindeki bilirkişi raporunda da kredi kartları ve numaralarının maskeli olduğu, ... işlemi ile ilgili olarak ... Bankasınca gönderilen CD'lerde ise davalı iş yerine ait 86 sayfada   4730  adet kart bilgisinin verildiği, verilen bilgilerin davalı iş yerinin ... Bankası ile üye işyeri sözleşmesi imzaladıktan sonra yapılan tüm harcamalara ait olduğu, bilirkişiler tarafından davacılarca kullanıldığı iddia edilen kredi kart numaralarının maskeli olarak verilmesi nedeniyle banka tarafından gönderilen CD'deki numaralarla eşleştirme yapılmadığı, ... iddiasıyla ilgili olarak ispat yükünün davalıdan olmasına rağmen kredi kart numaralarını maskesiz olarak bildiremediği hatta son duruşmada bildirilemeyeceğinin ifade edilmesi nedeniyle asıl ve birleşen davada ürünlerin aynen iadesinin mümkün olmadığı dikkate alınarak bedellerinin  tahsili yönünde açılan davanın kısmen kabulüne ve aynen iade ile geri kalan kısımla ilgili davacının fazlaya ilişkin taleplerinin ise reddine aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir. .\"gerekçesi ile,'' A-Asıl Dava Yönünden ; 1-Davacının davasının kısmen kabulü ile , 387.285,00TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, B-Birleşen Dava Yönünden ; 1-Davacının davasının kısmen kabulü ile 8.710,00TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Davacının fazlaya ilişkin isteminin reddine, Davacının fazlaya ilişkin isteminin reddine,'' karar verilmiş ve karara karşı asıl ve birleşen dosya davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.  <br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:Asıl ve birleşen dosya davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacıların taraf ehliyetinin olmadığını; davacıların dava ile talep etmekte oldukları alacağın dayanağının 3.kişilerin kredi kartlarından yapılan harcamalar olduğunu; bu hususun dosyada mübrez T.C. İstanbul 5.Ağır Ceza Mahkemesinin 2009/133 Esas sayılı dosyası ve davacı tarafın davamızda vermiş olduğu beyanlardan sabit olduğunu, İlk derece Mahkemesinden bu husus dahilinde ödenen bedellerin iadesini talep eden davacıların kredi kartlarından harcama yapılan 3.kişiler tarafından alacaklarına ilişkin kendilerine verilmiş herhangi bir vekaletnamenin bulunup bulunmadığı, alacağın kendilerine temlik edilip edilmediği hususlarında vekaletname veya temlikname sunulmasını için  taraflarında defalarca talepte bulunulduğunu, Mahkemece bu hususta defalarca ara karar verildiğini ancak davacıların hiçbir kart hamiline ilişkin vekaletname veya temlik sözleşmesi sunmadıklarını; herhangi bir alacağın varlığı halinde alacağın sahibi harcama yapılan kartın hamili olduğunu; davacı tarafın harcama yaptığı kart numaralarını, kart hamillerinin adını dahi bilmemekte olduğunu,Dolayısı ile davacı tarafın 3.kişilerin kartlarından yapmış olduğu kart hamillerinin bilgisi ve görgüsü dışındaki harcamalar bakımından dava ehliyetinin bulunmadığını, Alışverişe gittikleri bir mağazadaki kasiyer kart hamilinin bilgisi olmaksızın kredi kartı bilgilerini kullanarak kendine alışveriş yapmakta, sonrasında da malın bedelini talep etmekte olduğunu; kart hamillerinin iradesi ve haklarının yok sayılarak sanki gerçekten bir alacak hakkı varmışcasına davacılar lehine verilen bu  kararın hukuksuzluğu, Medeni Kanunun 2.maddesine aykırı hareket etmeyi adeta ödüllendirmekte olduğunu,Davacıların müvekkile yapılan ödemede taraf olmadıklarını; 3.kişilerin kartları bilgilerini  insanları kandırmak sureti ile kendi siteleri üzerinden satış yapıyormuşcasına kurdukalrı sistem ile elde ettiğini ve kişilerin rızası olmaksızın müvekkili firmanın internet sitesinde kullandıklarını, O tarihlerde bugün kullanılan internet alışveriş sistemlerinin olmadığını; Sms ile doğrulama ve/Veya banka applikasyonlarının bulunmadığını; kart hamillerinin daha sonra izinsiz harcamaları öğrendiğini ve charge back başvurularında bulunduklarını, Dolayısı ile taraf ehliyeti olmayan davacılar bakımından davaların REDDİ gerektiğini,İlk derece Mahkemesince  verilmiş olan kararın gerekçesinde; Bilirkisiler tarafından davacılarca kullanıldığı iddia edilen kredi kart numaralarının maskeli olarak verilmesi nedeniyle banka tarafından gönderilen CD'deki numaralarla eslestirme yapılmadığı, chargeback iddiasıyla ilgili olarak ispat yükünün davalıda olmasına rağmen kredi kart numaralarını maskesiz olarak bildiremediği Hatta son durusmada bildirilemeyeceğinin ifade edilmesi nedeniyle asıl ve birleşen davada ürünlerin aynen iadesinin mümkün olmadığının belirtildiğini, Kredi kartlarını kullananın da davayı açanın da müvekkilinin olmadığını; ispat yükünün müvekkilinin değil davacıların olduğunu, Defalarca belirtildiği, Ağır Ceza Mahkemesinin dosya içeriğidneki bilirkişi raporları, 30.03.2017 tarihli ara kararlara istianden sunulan beyan dilekçeleri ekinde sunulan Adli Bilişim Analiz Raporu,Davacı ... tarafından kullanıldığı tespit edilen kredi kartlarına ilişkin rapor, Davacıların ticari adreslerinde yapılan arama ve el koyma tutanakları, Bankalarca ters ibraz talebi bildirilen kredi kart numara ve bedel bilgileri ve ... Bankası ile yapılan protokolün dosyamıza sunulduğunu, O tarihte internet üzerinden yapılan alışverişlerde bankaların sanal posu üzerinden işlemler yapılmak ile işyerleri sadece kredi kartlarının ilk 6 numarası ile son 4 numara bilgisini alabilmekte olduğunu; bu durumun dosya içeriğindeki raporlardan sabit olduğunu, T.C. Istanbul 5.Agır Ceza Mahkemesinin 2009/133 Esas sayılı dosyasından yapılan bundan 10 yıl önceki incelemede o günün şartlarında dahi ilk  6 ve son 4 haneden karsılastırma yapıldığını ve harcamalarının 185.916,00 TL likkısmının iade edildiginin tespit edildiğini; davacı tarafında bu hususu beyanları ile kabul ve ikrar ettiğini, Davacıların başkalarına ait kredi kartlarını kullanmak sureti ile ; (... :55 Adet Kredi Kartı )(... :227 Adet kredi kartı)müvekkili firmanın internet sitesi üzerinden alışveriş yaptıkları ve zarara uğradıkları iddiaları ile 396.852 ,00 TL tutarında alacakları bulunduğu iddiası ile ilgili olarak işbu davayı ikame ettiklerini, Müvekkili firmanın internet üzerinden teklif sistemi ile ürün sattığını, sonrasında kişi ve kişilerce almış olduğu tüm güvenlik önlemleri ile bankalarca internet üzerinden alışverişlerde kullanılan güvenlik sistemleri hacklenerek 3.kişilerin kredi kartlarından bilgileri olma imkanı da bulunmadan yapılan alışveriş ve harcamalara itirazlar sonucunda   tamiri mümkün olmayan zararlar ile karşı karşıya kaldığını, Bu olaylar üzerine müvekkili firma ve emniyet güçleri tarafından yapılan soruşturmalarda davalılardan ...’ın 227 adet ... ‘ın ise 55 adet farklı kredi kartı kullanmak sureti ile alışveriş yaptıklarının tespit edildiğini, (Ek:2,3,4) Davacıların hukuka aykırı eylemlerinin ortaya çıkması ile davacıların önce müvekkiline bedellerin ödenmesi hususunda ihtarname keşide ettiğini, müvekkilininde cevaben gönderdiği ve dava dosyasında mevcut Beyoğlu ... 03.2009 tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile kullanılan kredi kartlarına ilişkin KİMLİK BİLGİLERİ, başkalarına ait kartların ise davacılara bu hususta herhangi bir Noter Tasdikli Rıza beyanlarının olup olmadığı, bu belgelerin sunulması haline taleplerin incelenerek gerekli eylemlerin alınacağının belirtildiğini, Davacıların bu bilgileri müvekkili ile paylaşmak yerine işbu davayı ikame ettikleri gibi Dava dilekçlerinde şu ibareler ile;‘’Kart sahiplerince şikayet yoktur.şikayet olmadığı sürece internetten başkalarının kartları ile alışveriş yapılabilir.kart sahiplerinin tek şikayeti müvekkil firmaca ödenmeyen bedellerdir.’’demek sureti  ile cevap verdiğini,Davaya dayanak gösterdiği tespit dosyasında da ne harcamaların kimlerin kredi kartlarından yapıldığı konusuna yer verilmediğini, Öncelikle Kart sahiplerinin bir çok şikayetinin olduğunu, bu hususun da T.C. İstanbul 5.Ağır Ceza Mahkemesinin 2009/133 Esas sayılı dosyasından sabit olduğunu beyan etmek ile beraber; Davacılar vekili kendi beyanları ile işbu harcamaların 3.kişilerin kartlarından yapıldıklarını beyan etmekte olduklarını,Davacılar;  davaya konu iadesini talep ettikleri mallar bakımından kart sahiplerinin yazılı onay veya muvafakatı olmadan internet sitesinden ihalelere katıldığını ve izinsiz harcamalar gerçekleştirdiğini, Müvekkilince kredi kartlarına ilişkin muvafakat talep edildiği zaman ise ibrazdan kaçındıklarını, Davaya konu hususlarda zarara uğrayanların öncelikle kartları kendi bilgileri dışında kullanılan 3. Kişiler devamında ise ters ibraz bedellerini ödemek durumunda kalan  müvekkili firma ile bankalar olduğunu, Davacıların gerek başka kişilere ait kredi kartlarını gerek ise kimlik bilgilerini kullanarak ihalelere fesat karıştırmak sureti ile haksız kazanım sağlama gayesi ile hareket ettiklerinin dosya içeriklerinden sabit olduğunu, İşbu eylemler sebebi ile müvekkile bankalarca chargeback talebinde bulunulan harcama ve kredi kart numaralarının bir suret İlk Derece Mahkemesine sunulduğunu,Davacıların kullandığı kartlara ilişkin  505.207,23 TL lik chargeback talebinin bankalara iletildiğini ve bankalarca müvekkilinden bu konuda savunma talep edildiğini,<br>Hatta bazı chargebackler davacıların kendilerince yapıldığını, bankalarca ödenmiş olmasına rağmen  işbu davada  dava konusu yapılmaya devam edilmekte olduğunu, Bilgileri dışında davacıların eylemleri ile kartlarından harcama yapılan 3.kişilerce davacıların eylemleri sebebi ile bankalara ve müvekkili firmaya dönüşler, şikayetler ,suç duyurularının arka arkaya gelmeye başladığını, müvekkili firma ve yetkililerinin yıllarca davacılar ve benzeri iki grupça yapılan fiiller sebebi ile bir çok zorlukla karşı karşıya kaldıklarını, Yapılan şikayetler kapsamında müvekkili firma ile ... larının kullanıldığı ... Bankası A.Ş... (ters ibraz ) bakımından itirazları değerlendirdiğini, bu itirazlar kapsamında taraflar arasında yapılan protokol ile ters ibraz talep edilen  bankalardan bu tutarların tamamı iyi niyetli kart sahiplerine ödendiğini,  ödenen  bedellerin bir kısmının da müvekkili firma ve yetkilisi tarafından ekteki protokol kapsamında  bankaya  ödendiğini, İşbu bankalarda ceza davalarında müdahillik talebinde bulunmuş olmakla davacıların eylemleri sebebi ile uğradıkları zararlar bakımından davacıların cezalandırılmalarını talep ettiklerini,Davaya konu kart harcamaları bakımından iyiniyetli  kart sahiplerinin zararlarının gerek banka gerek ise müvekkili tarafından giderildiğini,  Davacıların ters ibraz ile iade edilen bedeller dahilinde kart sahiplerinin izni veya yazılı muvafakatı olmaksızın kart bilgileri kullanarak harcama yaptıkları ihalelere ilişkin talepte bulunmakta olduklarını, Bir an için kart sahiplerinin muvafakatı olduğunun kabul edilmesi halinde dahi işbu davada taraf olabilecek olanların kart maliklerinin kendileri olmakla kart maliklerinin kendileri olduğunu, Türk Özel Hukukunda kredi kartlarından yapılan harcamalara ilişkin kart sahiplerinin şikayetlerinin haklı bulunması halinde kart sahiplerine yapılan geri ödemelere ters ibraz adı verilmekle Banka Kartları ve Kredi Kartlarına ilişkin Kanunun 15. Maddesi ve devamında ters ibraza ilişkin taraflarının yükümlülüklerine yer verildiğini; kısaca hukuklarında ters ibraz prosedürünün aşamalarına değinmek gerekirse prosedürün aşağıda belirtili şu aşamalardan geçmekte olduğunu, a-Kredi kartı hamili, Kart Çıkaran Kuruluş ,Üye işyeri ve Üye işyeri anlaşması yapılan  kuruluş arasında süre gelen ilişkiye dayalı olan  ters ibraz bakımından prosedür Kredi kartı hamilinin kendi bilgisi dışındaki işleminin Kredi Kartı Çıkaran kuruluş olan kredi kartının çıkarıldığı bankaya bildirmesi ile başlamakta olduğunu, b-Bu bildirini takiben Kart çıkaran kuruluş bu itirazı işyerinin bankası olan üye işyeri anlaşması yapılan kuruluşa bildireceğini, c-Bu bildirimi takiben İşyeri ile anlaşmalı banka durumu işyerine bildirerek gerekli belge ve evrakların işyeri tarafından sunulmasının talep edildiğini, d-İşyeri belgelerini sunulacağını, e-İşyerinin sunduğu belgeler yeterli bulunmaz ise itiraz edilen tutar işyerinin hesabından çekilerek kart sahibi bankaya gönderileceğini, Yukarıda kısaca değinilen, yapılan bu işlemler sebebiyle kredi kartlarından harcanıldığı iddia edilen tutarlar itiraz edenlerinin itirazları yerinde görülür ise uluslararası ters ibraz kuralları ve Banka Kart ve Kredi Kartları Kanunu gereğince itiraz sahiplerine iade edileceklerini; itirazların reddedilmemesi halinde bütün üye işyeri ve üye işyeri bankaları kredi kartı sitemini kuran(örn: Mastercard ,Visa) gibi kartlı sistem kuruluşları ile yaptıkları anlaşmalar gereği uluslararası ters ibraz hükümleri gereğince doğan zararı iade etmekle yükümlü olduklarını, Bu hususlar dahilinde müvekkilince 1.361.453,00 TL tutarında ... Bankası A.Ş. ‘ye ödeme yapıldığını, Bu ödemelerin dışında kalan TÜM TERS İBRAZ taleplerinin de ... A.Ş., ...A.Ş. , ... Bankası ve o tarihte müvekkili firma ile ticari ilişkisi bulunan diğer bankalarca tüm şikayet sahiplerine ödendiğini, Bu husus bakımından mahkemece lüzum görülmesi halinde ters ibraza ilişkin tüm kart numaralarının ilgili bankalardan istenebileceğini; ceza dava dosyasında da bu bilgilerin sabit olduğunu, Bankalar tarafından 2008 senesinde bugün tüm internet alışverişlerinde kullanılan güvenlik önlemlerinin kullanılmadığı ve söz konusu süreçte internet üzerinden yapılan alışverişler neticesinde birçok kart sahibinin ciddi mağduriyetler yaşadığını; davacılar tarafından işbu davanın açılmasından beri yapılan beyanlarda kart maliklerinden hiç bahsedilmediğini, kart maliklerini yok saydığını, davaya ilişkin taleplerininin dayanağının ispat edilemediğini, Müvekkili firmanın sitesinden yapılan kart harcalamarındaki kart hamillerinin ayrı ayrı tespit edilmiş olmaları gerekmek ile işbu davada davacının herhangi bir talepte bulunabilmesi hususunda kart hamillerinin muvafakatlarının olup olmadığının araştırılması gerektiğini Ancak İlk Derece Mahkemesince tüm bu hususlara ilişkin taleplerinin dikkate alınmadığını, üzerine bir de ispat yükünün müvekkili firmaya yüklenerek davanın kabulüne karar verildiğini,Bu hususlar dahilinde yapılacak istinaf incelemesi ile hukuk ve yasaya aykırı  ilk derece mahkeme kararının kaldırılmasını talep etme zaruretinin hasıl olduğunu, İleri sürerek, yukarıda arz edilen nedenlerle; İlk Derece Mahkemesinin kararı kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini, mahkeme aksi kanaatte ise istinaf itirazları kapsamında ilk derece mahkemesinin kararı kaldırılarak dosyanın ilk derece mahkemesine iadesine, yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasını talep etmiştir. <br>İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ:HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde ise resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır. Asıl ve birleşen dava, davalı şirket tarfından davacılara internet üzerinden yapılan  mal  satışı  nedeniyle malların teslim edilmemesinden  kaynaklanan  malın teslimi  veya  bedelinin  ödenmesi  istemine ilişkindir.Mahkemece, asıl ve birleşen davanın kısmen kabulüne, karar verilmiş ve karara karşı asıl ve birleşen dosya davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.  Asıl ve birleşen davada davacı taraf, davalı şirketin .... adlı  internet sitesinin sahibi olduğunu  ve   sitede  ihale  adı  altında ürün  satışının yapıldığını, kendilerininde  bu  sitede  yapılan ürün alımlarına ilişkin ihalelere  katıldığını,  ürün bedellerini  kredi  kartlarıyla  ödendiğini,  ancak  davalı  şirketin ihalelerde  usulsüzlük  ve  yolsuzluk yapıldığı  gerekçesiyle  ürünleri  teslim  etmediğini,  böyle  bir durumun sözkonusu olmadığını  ileri sürerek,  ürünlerin  teslimini,  mümkün  olmaması  halinde  bedelin tahsilini talep etmişlerdir.Davalı taraf ise,  davanın reddini  savunmuştur.Yapılan yargılama sonucunda toplanan delillerden: Davalı şirketin ... adresinden 3.şahıslara internet ortamında ihale usulü satış hizmeti sunduğu, asıl dosya davacısı  ...'ın  \"...\" kullanıcı adı ile birleşen dosya davacısı ...'ın ise ''...'' kullanıcı adıyla üye olduğu, davalı şirketin internet üzerinden açtığı ihalelere katılarak, ihale yoluyla  satışa çıkardığı ürünlere verilen teklifler sonucu davacıların ihaleyi kazanarak  ürünleri almayı hak kazandığı , bedelinin  ödendiği ancak  ürünlerin davacılara  verilmediği, bilirkişiler tarafından davacılarca kullanıldığı iddia edilen kredi kart numaralarının maskeli olarak verilmesi nedeniyle banka tarafından gönderilen CD'deki numaralarla eşleştirme yapılmadığı belirtilmiş, chargeback iddiasının davalı tarafça ispat edilemediği anlaşılmıştır.HMK'nın 146. maddesine göre hakim delillerden davanın yeterince aydınlandığı kanaatine varırsa tahkikatı bitirebilir. ilk derece mahkemesince gerekçesi yazılmak suretiyle hüküm kurulduğu da gözetildiğinde; mahkemenin kabul ve gerekçesine göre asıl ve birleşen dosya davalı vekilinin eksik inceleme ile  karar verildiğine yönelik istinaf nedenleri yerinde görülmemiştir.İlk derece mahkemesine sunulan deliller, hükme esas alınan bilirkişi rapor içeriğindeki tespitler ışığında, mahkemece asıl ve birleşan davanın kısmen kabulüne  yönelik verilen hüküm ve gerekçesinde yasa ve usule aykırılık bulunmadığı gibi kamu düzenine aykırılık da görülmediğinden, mahkemenin kabul ve gerekçesine yönelik asıl ve birleşen dosya davalı vekilinin aksi yöndeki davanın esasına yönelik istinaf  sebepleri yerinde görülmemiştir.Sonuç olarak,asıl ve birleşen dosya davalı vekilinin asıl ve birleşen davaya yönelik istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b1 maddesi gereğince ayrı ayrı esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaatine varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Asıl ve birleşen dosya davalısının asıl ve birleşen davaya yönelik istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK' nın 353/1-b-1 maddesi gereğince ayrı ayrı ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu gereğince istinaf eden tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına, 3-Karar tarihi itibariyle Harçlar Kanunu gereğince asıl dava yönünden alınması gereken  26.455,43-TL istinaf karar harcından, istinaf eden davalı tarafından  peşin  olarak  yatırılan 6.614,86‬ TL harcın mahsubu ile bakiye 19.840,57‬ TL.'nin davalıdan  tahsili ile hazineye gelir kaydına, 4-Karar tarihi itibariyle Harçlar Kanunu gereğince birleşen dava yönünden alınması gereken 594,98-TL. istinaf karar harcından, istinaf eden davalı tarafından peşin olarak  yatırılan 150,60 TL. harcın mahsubu ile bakiye 444,38‬ TL.'nin davalıdan  tahsili ile hazineye gelir kaydına, 5-İstinaf yargılama giderlerinin istinaf talep eden üzerinde bırakılmasına, 6-Artan gider avansı bulunması halinde karar kesinleştiğinde ve talep halinde avansı yatıran tarafa iadesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 361/1. maddesi gereğince kararın taraflara tebliğ tarihinden itibaren  iki haftalık yasal süre içerisinde  asıl dava yönünden Yargıtay temyiz yasa yolu açık olmak üzere, birleşen dava yönünden kesin olmak üzere  12/12/2024 tarihinde oy birliği ile karar verildi.  </font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"d1f3ed950dd3f9f6","SID":"248ff4cca08fe98b"}}