{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>ANTALYA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>YEDİNCİ HUKUK DAİRESİ<br>  <br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br><br>İncelenen Kararın<br>Mahkemesi: Denizli 1. Asliye Ticaret Mahkemesi<br>Tarihi: 21/06/2022<br>Dava Türü: İtirazın İptali (Eser Sözleşmesi) (Denizli 8. İcra ...Esas)<br>Karar Yazım T: 19/11/2024<br><br>İlk derece mahkemesince verilen karar istinaf edilmekle dairemiz üyesi tarafından hazırlanan rapor okunduktan ve dosya kapsamı incelendikten sonra yapılan müzakere sonucu gereği düşünüldü;<br>I. DAVA<br>Davacı vekili açtığı dava ile, davacı şirket tarafından, davalı şirkete karşı, takibin dayanağı faturalara istinaden icra takibine başlanıldığını, davacının faturalardaki yükümlülüklerini eksiksiz olarak yerine getirmesine rağmen, takibe konu borcun davalı tarafça ödenmediğini, davalı borçlunun iyi niyetli olmayan haksız itirazı üzerine icra takibinin durdurulduğunu, arabuluculuk başvurusundan da sonuç alınamadığını belirterek, davalı borçlunun itirazının iptali ile takibin devamına ve icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. <br>II. CEVAP<br>Davalı vekili cevabında, taraflar arasındaki arabuluculuk görüşmesinin, itirazları üzerine takibin durdurulmasından önce yapılması nedeniyle geçerli bir arabuluculuk görüşmesi yapılmadığından, dava şartı yokluğu nedeniyle davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, takibin dayanağı faturalara dair davacının edimlerini yerine getirmediğini ve davalı şirketten alacağının bulunmadığını, davacı tarafından yapılan hatalı işlemin başkasına yeniden yaptırılmak zorunda kalındığını belirterek, davanın reddine, kötü niyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini istemiştir.<br>III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI<br>İlk derece mahkemesi, tarafların ticari defter kayıtlarının karşılıklı olarak birbirini doğruladığı, aykırı bir kayıt bulunmadığı ve delil vasfı taşıdığı, incelenen taraflara ait ticari defterlerde takip dayanağı 3 adet fatura kayıtlı olup, fatura içeriği ürünlerin ayıplı olduğuna dair usulüne uygun ayıp ihbarı yapıldığı yönünde belgenin ibraz edilmediği, taraflara ait usulüne uygun tutulan ve birbirini teyit eden ticari defter ve kayıtlarına göre, 07/02/2019 icra takip tarihi itibariyle, takip dayanağı 3 adet faturadan kalan bakiye tutar 65.337,60 TL davacının alacaklı olduğunun tespit edildiği, davalı taraf her ne kadar faturaya konu imalatın hatalı, ayıplı olduğunu, bu nedenle hatalı işin dava dışı bir şirket çalışanına yaptırılmak zorunda kalındığını, bu nedenle davacının alacağının bulunmadığını iddia etmiş ise de, her iki taraf tacir olup, tacirlere ilişkin hükümlere tabi olduğu, buna göre davalının basiretli bir tacir gibi ayıp ihbarında bulunduğuna dair dosyaya bir delil ibraz etmediği, delil olarak şantiye şefi .... tarafından tutulan bir tutanak ibraz etmiş ise de, bu tutanağın davalı şirket çalışanı .... tarafından tek taraflı tutulduğu, tanık olarak dinlenen ...'ın beyanında tutanak tuttuğu hususta davacı şirket müdürü olarak bildiği .... ile sözlü olarak görüştüğünü ve bilgisi dahilinde bedeli borçlarından düşülmek üzere işin başkasına yaptırıldığını beyan etmiş ise de, davacı şirket ile bu yönde yapılmış yazılı bir anlaşma olmadığı, tanık olarak dinlenen ...'ın beyanında davalı şirket ile sözlü olarak görüştüklerini, her ne kadar davalının gerekli kontrolünü yaparak teslim alması gereken büyük parçaları kontrolünü ihmal ettiği için sorumlulukları olmasa da davacı şirketin ek malzeme gönderdiği, gereken işçiliği de davalının karşılaması hususunda anlaştıklarını beyan etmesi karşısında, davalı taraf çalışanı tarafından tek taraflı olarak tutulan tutanak içeriğindeki maliyetin davacı tarafça kabul edildiğine dair bir delil bulunmadığı, dolayısıyla davalının, davacı ile karşılıklı anlaştığı ve delil olarak dayandığı tutanaktaki bedel kadar davacıya olan borcundan mahsup yapılması gerektiği yönündeki iddialarını ispat edemediği kanaatine varıldığı, tarafların ticari defter ve kayıtlarına göre davacının, davalıdan takibe konu miktarda alacağı bulunduğu, davalının itirazının iptaline karar vermek gerektiği anlaşılmış olup, dava faturadan kaynaklanan alacak için girişilen icra takibine vaki itirazın iptali ile takibin devamına ilişkin olup, alacağın davalı yönünden bilinebilir, hesap edilebilir, belirlenebilir, yani likit alacak niteliğinde olduğu gözetilerek, davacı yararına icra inkâr tazminatına hükmedilmesine karar vermek gerektiği gerekçesiyle, davanın kabulü ile, Denizli 8. İcra Müdürlüğünün .... Esas sayılı dosyasında takibe yapılan itirazın iptali ile, takibin 65.337,60 TL asıl alacak olmak üzere aynen devamına, asıl alacağın %20'si oranındaki icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar vermiştir. <br>IV. İSTİNAF <br>A. İstinaf Yoluna Başvuranlar<br>İlk derece mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur.<br>B. İstinaf Nedenleri<br>Davalı vekili, itiraz ile takibin durmasından önce yapılan arabuluculuk görüşmesinin geçerli bir arabuluculuk görüşmesi olmadığı, bu nedenle dava şartı yokluğu nedeniyle davanın reddine karar verilmemiş olmasının yerinde olmadığı, ilamsız icra talebinde takibin dayanağının 3 adet fatura bedelinden kalan alacak olarak gösterildiği, bilirkişinin sadece takip konusu yapılan 3 adet fatura üzerinden hesaplama yapması gerekirken, cari hesap bakiyesi üzerinden hesaplama yapmasının yerinde olmadığı, davacı şirketin edimlerini eksiksiz yerine getirmediği, dinlenilen tanıklar ve şirket yetkilisinin edimin eksiksiz yerine getirilmediğini beyan ettikleri, hatalı işlerin dava dışı kişiye yaptırılmak zorunda kalındığı, davacının, davalıdan bir alacağının bulunmadığı, alacağın likit nitelikte de olmaması nedeniyle icra inkar tazminatına karar verilmesinin doğru olmadığı gibi nedenlerle kararı istinaf etmiştir. <br>C. Gerekçe <br>1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme<br>Dava, İcra İflas Kanununun 67. maddesine göre açılmış itirazın iptali davasıdır. Dava bir yıllık hak düşüm süresi içerisinde açılmıştır. Taraflar arasındaki uyuşmazlık, TBK 470 vd. maddelerinde düzenlenen eser sözleşmesinden kaynaklanmakta olup, davacı yüklenici, davalı ise iş sahibidir.<br>2. Ön İnceleme ve İncelemenin Kapsamı<br>İlk derece mahkemesi kararının; kesinlik, süre, istinaf başvuru şartları ve diğer usul konuları yönünden HMK 352. maddesine göre ön incelemesi yapılmış ve eksiklik bulunmadığı anlaşılan dosyanın incelenmesine geçilmiştir. İstinaf incelemesi de, HMK 355. maddesi göz önünde bulundurularak, kamu düzeninden olan hususlar re'sen gözetilmek suretiyle istinaf sebepleriyle sınırlı olarak yapılmıştır. <br>3. Değerlendirme <br>Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, mahkemenin istinaf incelemesine konu kararında, dosyadaki mevcut delillere göre yaptığı değerlendirmeye, takdire, ortaya koyduğu gerekçeye ve ayrıca davanın açılmasından önce arabuluculuğa başvurulması neticesinde, tarafların anlaşmaya varamadıklarına dair düzenlenen tutanağın dava dilekçesi ekinde sunulmuş olmasına, mali müşavir bilirkişi tarafından düzenlenen bilirkişi raporuna göre taraflara ait usulüne uygun şekilde tutulan ve birbirini teyit eden ticari defter ve kayıtlara göre, takip tarihi itibariyle davacı alacaklının takibin dayanağı faturalardan kaynaklanan bakiye alacak miktarının 65.337,60 TL olduğunun belirlenmiş bulunmasına, bu itibarla alacağın likit nitelikte olduğunun anlaşılması sebebiyle icra inkar tazminatına hükmedilmesinde de bir isabetsizlik bulunmamasına göre, mahkemenin vardığı sonuçta istinaf sebepleri yönünden usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı, istinaf nedenlerinin yerinde olmadığı yapılan istinaf incelemesi sonucu anlaşılmakla, davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK 353/1-b/1 maddesi gereğince esastan reddine karar vermek gerekmiştir. <br>V. KARAR<br>1)Davalı vekilinin istinaf başvurusunun ESASTAN REDDİNE, <br>2)Alınması gerekli 4.463,21 TL istinaf karar harcından, peşin alınan 1.115,81 TL harcın mahsubuyla bakiye 3.347,40 TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, harç tahsil işlemlerinin ilk derece mahkemesi tarafından yerine getirilmesine,<br>3)Dosya üzerinde yapılan inceleme neticesinde 19/11/2024 tarihinde HMK'nun 362. maddesi uyarınca kesin olarak oybirliği ile karar verildi.\t\t\t\t<br>...</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"63d4f62714d41b52","SID":"7b99c4a713951886"}}