{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">   T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ    20. HUKUK DAİRESİ     <br><br>                     T.C.<br>                 ANKARA <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>         20.HUKUK DAİRESİ <br><br>ESAS NO       : 2022/1802 <br>KARAR NO\t: 2024/2056<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>                                                                                                K A R A R <br><br>BAŞKAN \t\t: ... \t     ...<br>ÜYE\t\t: ...\t     ...<br>ÜYE\t\t: ...\t     ...<br>KATİP\t\t: ... \t     ...<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 11/05/2022<br>NUMARASI\t\t: 2021/115 E.  -  2022/382 K.<br><br>DAVACI\t:<br>VEKİLİ\t<br>DAVALI<br><br>DAVANIN KONUSU\t: Menfi Tespit (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı)<br><br>\tTaraflar arasında görülen davada Ankara 11. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 11/05/2022 Tarih ve 2021/115 Esas - 2022/382 Karar sayılı kararın Dairemizce incelenmesi taraflarca istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:<br><br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ\t: Davacı vekili, davalının müvekkili aleyhine giriştiği icra takibinde dayanak yapılan 15.06.2020 tarih 3030 no'lu 4.720,00TL'lik, 17.06.2020 tarih 3031 no'lu 4.720,00TL'lik, 20.06.2020 tarih 3032 no'lu 3.581,30TL'lik, 20.07.2020 tarih 3033 no'lu 4.720,00TL'lik, 23.07.2020 tarih 3034 no'lu 4.720,00TL'lik, 25.07.2020 tarih 3035 no'lu 4.720,00TL'lik, 30.07.2020 tarih 3036 no'lu 1.838,44TL'lik, 30.08.2020 tarih 3039 no'lu 4.000,01 TL'lik faturaların toplamının 33.019,75-TL olduğunu, takipteki asıl alacağın ise 41.019,75-TL olarak gösterildiğini, aradaki 8.000,00-TL'lik farka ilişkin bir belgenin dosya arasında mevcut olmadığını, müvekkilinin defterinde son olarak 3036 sıra no'lu faturanın işlendiğini ve beyannamelerine kayıt edildiğini, takip dayanağı 3039 sıra no'lu faturanın taraflarına tebliğ edilmediğini,  dolayısıyla 3039 sıra no'lu faturayı kabul etmediklerini, davalının icra dosyasına sunulan takibe konu faturaların bazılarının açık, bazılarının kapalı olarak tanzim edildiğinin görüldüğünü, davalının kendi uhdesinde bulunan fatura koçanından tanzim ettiği faturaları kapalı olarak taraflarına teslim ettiğini, kendi koçanında kalan faturanın üst kısmına kaşe yapmış bulunduğunu, 3030-3031-3032-3036 no'lu faturaların icra dosyasına davalı tarafından sunulan örneklerinde de, taraflarınca sunulan örneklere uygun biçimde kapama imzasının yer aldığının görüldüğünü, davalı uhdesindeki örneklerde, imzanın üstüne kaşe basmak yerine faturanın üst kısmına kaşe basıldığını, taraflarına davalı tarafından teslim edilen faturalar ile davalının icra dosyasına sunduğu faturalar arasında fahiş farklılıklar bulunması, defterlerine işli olan faturaların tamamının davalı imzası ve kaşesiyle kapalı şekilde tanzim edilmesi, edimlerin eş zamanlı olarak ifa edilmesinin kural olması, VUK'na göre bankadan tevdi zorunluluğu bulunmaması, kapalı faturaların teslim ile ödendiğine dair karine bulunması nedenleriyle müvekkilinin Ankara 28. İcra Müdürlüğü'nün 2021/474 E. sayılı dosyasından davalıya borçlu olmadığını, davacının asıl alacak bakımından borçlu olmadığından, evleviyetle faiz alacağı konusunda borçlu bulunmadığını ileri sürerek, müvekkilinin davalıya borçlu olmadığının tespitine, müvekkili yararına kötüniyet tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. <br>Davalı vekili, takip konusu faturalara dayalı alacağının bulunduğunu savunarak, davanın reddini ve davacı hakkında kötüniyet tazminatına hükmedilmesini istemiştir.<br><br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamından, davalının davacıya dağıtım hizmeti verdiği, davalı tarafça verilen hizmetler nedeni ile kesilen 3030/3031/3032/3033/3034/3035/3036 seri numaralı 7 adet toplam 29.019,74 TL tutarlı  faturaların davacının ticari defter kayıtlarına işlediği, ödemesinin kasa hesabından yapıldığının kaydedilmesine rağmen, davacı defter ve kayıtlarda ödemelerin yapıldığına ilişkin belgenin bulunamadığı, davacı tarafça ödeme belge ve makbuzlarının da ibraz edilmediği, icra takibine konu 3037-3038-3039 seri no'lu 3 adet 12.000,2 TL miktarlı faturaların ise  davacının defterlerinde işlenmemiş olduğu, bu faturalara konu hizmetin davalı tarafından davacıya verildiği ve faturaların tebliğ edildiğinin de davalı tarafça ispat edilemediği, bu kapsamda davalının davacıdan 29.019,74 TL alacağının bulunduğu, bakiye tutardan davacının sorumluluğunun bulunmadığı, davalı tarafça ibraz edilen mesajlara, bunların ne şekilde kaydedildiği, oluşturulduğu tespit edilemediğinden itibar edilemeyeceği, kötü niyet tazminat talebi yönünden, davacı tarafça ibraz edilen kapalı faturaların tek başına ödeme yapıldığına karine teşkil etmeyeceği, davacının takipten önce temerrüde düşürülmediği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, davacının Ankara 28. İcra Müdürlüğünün 2021/474 esas sayılı dosyasında davalıya 29.019,74-TL asıl alacak tutarından borçlu olduğuna, bakiye 12.000,00-TL asıl alacak tutarı ve 1.233,96-TL faiz tutarından sorumlu olmadığının tespitine, davacının kötüniyet tazminat taleplerinin şartları oluşmadığından reddine, reddedilen 29.019,74-TL üzerinden %20 tazminatının davacıdan alınarak davalıya verilmesine karar verilmiştir.  <br><br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde, fatura tanzimiyle para ödemesinin aynı anda yapıldığı bir işte, davalının faturanın birinci nüshasını kapatıp kendisinde kalan nüshayı ise kapatmadığını, davacının nakliyeci olduğunu ve otuz yıldır ''kapalı fatura ödenmiş faturadır'' teamülü ile iş yaptığını, bu nedenle faturaların ödenmemiş sayılmasının hukuka aykırı olduğunu, beher fatura bedelinin tanıkla ispat sınırı dahilinde kalmasına dayanarak tanık deliline dayandığını, ancak tanık dinletme talebinin karşılanmadığını, kabul edilen kısmi tutar üzerinden davalı aleyhine kötüniyet tazminatına karar verilmediğini, gerekçeli kararda davalı lehine hükmedilen kötüniyet tazminatının gerekçelendirilmediği, ödeme emrinin müvekkiline usulsüz tebligat yapıldığını ileri sürerek, yerel mahkemenin kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir. <br>\tDavalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde, arabuluculuk ücretinin, yargılama giderinin, peşin harç miktarından sorumluluk miktarlarının kabul/ret oranlarına göre hesaplanmadığını, vekalet ücretinin ise hatalı olarak hükme bağlandığını ileri sürerek, yerel mahkemenin kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını ve talepleri doğrultusunda karar verilmesini istemiştir. <br><br>GEREKÇE\t: 1- Dava, taşıma sözleşmesi kaynaklı menfi tespit istemine ilişkindir.<br>\tİnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.<br>\tDosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı ve davacının dava konusu faturaların kapalı fatura olduğunu iddia etmesine rağmen, davalı vekilinin anılan faturalardaki imzaların ve kaşenin müvekkiline ait olmadığını ve sahte olduğunu savunduğu, davalının elindeki aynı fatura örneklerinin de açık şekilde düzenlendiği, bu durumda dava konusu faturaların kapalı fatura olduğu konusunda taraflar arasında bir uyuşma bulunmadığından, mahkemece davacıdan anılan faturaların ödendiğine dair delillerini sunmasını istemesinde bir isabetsizliğin bulunmadığı, yine davalının dava konusu icra takibine girişmekte kötüniyetli olduğunun kanıtlanamaması nedeniyle davacının kötüniyet tazminatı talebinin reddedilmesinde ve mahkemece 02.03.2021 tarihinde ihtiyati tedbir kararı ile icra veznesindeki paranın davacı alacaklıya ödenmemesine karar verildiğinden, İİK'nın 72/4. maddesinin açık hükmü karşısında, davacının alacağın %20'sinden az olmamak üzere tazminata mahkum edilmesinde bir isabetsizliğin bulunmadığı anlaşılmakla taraf vekillerinin aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan ve yerinde görülmeyen diğer istinaf itirazlarının reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir. <br>\t2- Ancak dosyaya sunulan bilgi ve belgeler ve mahkemece görüşüne başvurulan bilirkişi raporundaki tespitler dikkate alındığında, davanın kabul/ret oranının 32/68 olduğu halde, mahkemece hükmedilen yargılama giderlerinin bu oran gözetilmeden hatalı şekilde paylaştırıldığı ve vekalet ücretinin hesaplanmasında da hata yapıldığı anlaşıldığından, bu yanlışlıklar da fer'i nitelikte bir hükme ilişkin olup, Dairemizce işin esasına yönelik farklı bir karar verilmediğinden, denetim yapılırken mahkeme karar tarihindeki harç ve vekalet ücreti miktarları esas alınmıştır.<br>Bu durumda Dairemizce HMK.'nın 353/1-b-2. maddesine göre, yargılamada eksiklik bulunmamakla beraber, kanunun olaya uygulanmasında hata edilip de yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmadığı takdirde veya kararın gerekçesinde hata edilmişse \"düzelterek yeniden esas hakkında\" duruşma yapılmadan karar verilmelidir. Diğer bir ifade ile kanun koyucu, temyiz kanun yolunda Yargıtay tarafından verilen yerel mahkeme hükmünün düzeltilerek onanması kararını, istinaf mahkemeleri için öngörmemiş, bu halde istinaf mahkemesince yeniden esas hakkında karar verilmesini istemiştir.<br>\tMahkemece yapılan bu yanlışlığın giderilmesinin ise yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediği anlaşıldığından, taraf vekillerinin istinaf başvurusunun, ilk derece mahkemesince hatalı yargılama giderlerine ve vekalet ücretine hükmedilmesi yönünden kabulü ile aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. <br><br>HÜKÜM\t: Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere;<br>\t1-HMK’nın 353/1-b-1. maddesi gereğince, taraf vekillerinin yerinde görülmeyen diğer istinaf itirazlarının ESASTAN REDDİNE, <br>\t2-Taraf vekillerinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-2 maddesi gereğince kabulü ile Ankara 11. Asliye Ticaret Mahkemesi 11/05/2022 gün ve 2021/115 Esas - 2022/382 Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA,<br>\t3-Davanın KISMEN KABULÜNE, <br>\t4-Davacının Ankara 28. İcra Müdürlüğünün 2021/474 esas sayılı dosyasında davalıya 12.000,00-TL asıl alacak tutarı ve 1.233,96-TL faiz tutarından borçlu olmadığının tespitine, bakiye 29.019,74-TL asıl alacak tutarı yönünden davanın reddine, <br>\t5-Davacının kötüniyet tazminatı talebinin şartları oluşmadığından reddine,<br>\t6-Reddedilen 29.019,74-TL üzerinden İİK'nın 72/4. maddesi uyarınca %20 oranında hesaplanacak tazminatın davacıdan alınarak davalıya verilmesine, <br>\t7-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 904,01 TL harçtan, dava açılışında alınan 721,59 TL peşin harcın düşülmesi ile eksik alındığı anlaşılan 182,42 TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,<br>\t8-6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 5/A ve 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A-13. maddesi uyarınca alınması gereken 1.320,00 TL arabuluculuk ücretinin davanın kabul ret oranına göre 422,4‬0 TL'sinin davacıdan, 897,6‬0 TL'sinin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydedilmesine,<br>\t9-Davacı tarafından ilk derece mahkemesinde yapılan 850,00 TL bilirkişi ücreti, 88,50 TL tebligat ve posta masrafı ile istinaf aşamasında yapılan 220,70 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcı, 135,00 TL tebligat ve posta masrafından oluşan toplam 1.294,2‬0 TL'nin, davanın kabul oranına göre %32 kabul edilerek hesaplanan 414,14‬ TL'ye, 721,59 TL peşin harç ile 59,30 TL başvurma harcı tutarı eklenerek oluşan toplam 1.195,03‬ TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiyesinin davacı üzerinde bırakılmasına, <br>\t10-Davalı tarafından istinaf aşamasında yapılan 220,70 TL istinaf kanun yoluna başvurma harç tutarının davanın ret oranına göre %68 kabul edilerek hesaplanan 150,08 TL'nin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,<br>\t11-Davacının yargılamada vekil ile temsil edildiği anlaşıldığından ilk derece karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesaplanan 5.100,00 TL maktu vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,<br>\t12-Davalının yargılamada vekil ile temsil edildiği anlaşıldığından ilk derece karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesaplanan 5.100,00 TL maktu vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, <br>\t13-Yatırılan ve kullanılmayan gider avansının, hükmün kesinleşmesini müteakip re'sen davacıya iadesine (HMK m.333),          <br>   14-Davacıdan peşin olarak alınan 701,00 TL nispi istinaf karar ve ilam harcının ve davalıdan peşin olarak alınan 80,70 TL maktu istinaf karar ve ilam harcının karar kesinleştiğinde ve talep halinde taraflara iadesine,<br> 15-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına dair,<br>\tDair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile 17/12/2024 tarihinde HMK 362/1-a maddesi uyarınca miktar itibariyle KESİN olmak üzere karar verildi.<br><br>GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 17/12/2024\t\t<br><br>Başkan<br>...<br> <br><br>Üye<br>...<br> <br><br>Üye<br>...<br> <br><br>Katip<br>...<br> <br><br><br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"35b0879e8963a9ee","SID":"e5d7075ee7a79067"}}