{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C. <br>İSTANBUL<br> 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ\t<br><br>ESAS NO:2024/40 Esas<br>KARAR NO:2024/728<br><br>DAVA:Menfi Tespit<br>DAVA TARİHİ:09/03/2022<br>KARAR TARİHİ:26/11/2024<br><br>Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit davasının yapılan açık yargılamasının sonunda;<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>Davacı vekilinin dava dilekçesinde özetle; müvekkili aleyhine 2019 yılında yenilenen ... 2. İcra Müdürlüğünün ... Esas numaralı icra dosyası ile takip başlatıldığını, müvekkilinin kendisine gönderilen ödeme emri ile dosyadan haberdar olduğunu, davalının icra takibine konu borca dayanak olarak 02/10/2006 tarihli kefalet sözleşmesini gösterdiğini, Arabuluculuğa başvuru yapıldığını ancak anlaşmanın sağlanmadığını, ilgili icra takibine kefil olan müvekkilinin sorumluluğunun Borçlar Kanunu Madde 589 gereğince sınırlı olduğunu, dolayısıyla asıl borçlunun iflas etmesi sebebi ile müvekkilinin kefil  olduğu ilgili borçtan sorumlu olmadığını, müvekkilinin söz konusu takibe süresinde itiraz ettiğini, müvekkilinin kefalet sözleşmesinde kendi el yazısı ile okudum, anladım, isim, soy isim ve imzası bulunmadığından ilgili kefalet sözleşmesinin sırf bu yüzden bile geçersiz ve hükümsüz olduğunu, açılan icra takip dosyasının müvekkilinin ticari yaşamını olumsuz etkilediğini belirterek öncelikle kötü niyetli açılan icra takibin teminatsız veya makul bir teminat karşılığında ihtiyati tedbir yoluyla durdurulmasını, müvekkilinin davalı tarafa borçlu olmadığının tespiti ile söz konusu takibin iptalini, davalıya %20'den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ile dava ettiği görüldü.<br> <br>Davalı vekilinin cevap dilekçesinde özetle; davacının dava dilekçesindeki talep ve iddialarının hukuken kabulünün mümkün olmadığını, öncelikle davalı ile dava dışı temlik eden banka arasındaki 02/10/2006 tarihli kefalet sözleşmesi 818 Sayılı Borçlar Kanunu yürürlükte iken kurulmuş olup bu sebeple 6098 sayılı kanun hükümlerinin uygulanmasının mümkün olmadığını, davacının iddialarının 6098 sayılı Borçlar Kanunu hükümlerine dayanıyor olmakla işbu gerekçeyle dava konusu uyuşmazlığa uygulanması talebinin reddine karar verilmesi gerektiğini, davacı tarafın ... 1. İcra Hukuk Mahkemesi ... Esas sayılı dosya ile  İtiraz (İcra Takibine Gecikmiş İtiraz) talebinde bulunmuş ancak \"muhatabın işe gittiğini beyan etmesi üzerine 2 nolu haber kağıdının muhatabın kapısına yapıştırılmak suretiyle mahalle muhtarına teslim edildiği, komşusuna haber verildiği\" gerekçesiyle ve hukuka aykırı talebin reddine karar verildiğini, davacının asıl borçlunun iflas etmesi sebebiyle kefile karşı takibe geçilemeyeceği iddiasının hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, asıl borçlunun iflas etmesinin borcu sona erdiren bir durum olmadığından kefile karşı takibe geçilmesinin hukuka uygun olduğunu, yine kefilin ticari hayattaki önemi asıl borçludan alacağın tahsil edilememesi durumunda kefile başvurularak alacağın tahsil kabiliyetini yükseltmek olduğunu, davacının işbu iddia ve taleplerinin reddine karar verilmesi gerektiğini, yukarıda açıklanan nedenlerle; haksız ve hukuka aykırı talep ve iddialara dayanan davanın reddini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini  talep ile cevap verdiği görüldü.<br>DELİLLER VE GEREKÇE;<br>Dava, İİK 72/2.maddesinde düzenlenmiş olan ve icra takibinden sonra açılmış bulunan menfi tespit  ve istirdat davasıdır.<br>.... Asliye Ticaret Mahkemesinin ... sayılı 07.11.2023 tarihli kararıyla  görevsizlik kararı verildiği ve dosyanın İstanbul 6,7,8,9 numaralı Asliye Ticaret Mahkemelerinden birine tevzi edilmek üzere gönderilmesine karar verilmiş olup, dosya Mahkememize tevzii edilmiş ve  yukarıdaki Esas numarasına kayıt edilmiştir.  <br>Uyap üzerinden celp edilen ... 2. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı icra dosyasının incelenmesinde, ....  tarafından, davacı aleyhine genel kredi sözleşmesinden kaynaklı genel  haciz yoluyla ilamsız  takip başlatıldığı, 12.02.2019 tarihinde alacağı temlik alan alacaklının talebiyle yenileme emri düzenlendiği görülmüştür. <br>... 1. İcra Hukuk Mahkemesinin ... E... 28.01.2021 tarihli kararı ile davacının usulsüz tebliğ şikayetinin reddine karar verildiği, kararın 21.09.2021 tarihinde kesinleştiği görülmüştür.<br>Alacağı temlik eden dava dışı ....'ye  davacı tarafından imzalanan  takibe dayanak kredi sözleşmelerinin gönderilmesi için müzekkere yazılmış, .... müzekkere yanıtında evrak saklama süresi olan 10 yıllık süre geçtiği için istenen Genel Kredi Sözleşmelerinin banka kayıtlarında  mevcut olmadığını bildirdiği görülmüştür.<br>Davalı temlik alacaklısının verilen kesin sürede  takip dayanağı kredi sözleşmesinin aslını dosyaya sunmadığı görülmüştür.<br>Yargıtay 19. Hukuk Dairesinin 2015/2172 E., 2016/1209 K., 01/02/2016 tarihli kararında \"Mahkemece yapılan yargılama, toplanan deliller neticesinde, icra takibine dayanak yapılan 03.01.2003 tarihli kredi sözleşmesinin aslının ne dava dışı banka tarafından ne de davalı temlik alan tarafından dosyaya ibraz edilemediği, bir başka ifade ile, davalı alacaklının imzanın davacıya ait olduğunu ispat edemediği gerekçeleri ile davanın kabulüne davacının asıl borçlusu ... A.Ş. olan 03.01.2003 tarihli 150.000,00 TL bedelli Genel Kredi Sözleşmesi nedeniyle borçlu olmadığının tespitine, davacının kötüniyet tazminatı talebinin reddine karar verilmiş, hüküm davalı vekilince temyiz edilmiştir Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün onanmasına, \"gerekçesi ile ilk derece mahkemesinin genel kredi sözleşmesine dayalı yapılan icra takibinde imzaya itiraz edilmesi halinde alacaklı tarafın sözleşme aslını sunamadığını bu şekilde sözleşmedeki imzanın davacıya ait olduğunu ispat edemediğini belirterek verdiği menfi tespit hükmünü onamıştır.<br>Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; davacının genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan borcun ödenmemesi üzerine davalı hakkında icra takibi yaptığı, davacı  tarafça kredi sözleşmesindeki imzaya itiraz edilerek borçlu olmadığının tespitinin talep edildiği, davalı vekilince sözleşme aslının dosyaya sunulamadığı, imzanın davacıya ait olduğunun ispat yükünün davalıda olduğu, ancak davalının bu ispat yükünü yerine getiremediği bu nedenle davacıdan alacaklı olduğunu ispatlayamadığı gözetilerek davacının davasının kabulüne, davalının kötü niyetli olduğu ispatlanamadığı için kötü niyet tazminatı talebinin reddine  karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.<br>H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;<br>1-Davacının davasının kabulü ile, ...  İcra Müdürlüğü’nün...E. sayılı dosyasından, davacının davalıya borçlu olmadığının tespitine,<br>2-Davacının kötü niyet tazminatı talebinin reddine,<br>3-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesine göre, alınması gereken 21.010,39-TL. harçtan, peşin alınan 80,70-TL. harç ile 5.171,89-TL. tamamlama harcının toplamı olan 5.252,59-TL.'ndan mahsubu ile geriye kalan 15.757,80-TL. harcın davalıdan tahsili ile hazineye irad kaydına,<br>4-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesaplanan 49.211,87-TL. vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,<br>5-Davacı tarafından yapılan 80,70-TL. başvurma harcı + 80,70-TL. peşin harç + 5.171,89-TL. tamamlama harcı + 260-TL. tebligat-müzekkere giderleri olmak üzere toplam 5.593,29-TL. yargılama giderlerinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,<br>6-6325 Sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A-(11)-(13) maddesi ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 1.560-TL. arabuluculuk ücretinin tamamının, davalıdan tahsiliyle hazineye irat kaydına,<br>7-Davacı tarafından yatırılan bakiye gider avansından arta kalan kısmın karar kesinleştiğinde davacı tarafa iadesine,<br><br>Dair, davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmek üzere mahkememize hitaben yazılmış, mahkememize ya da en yakın Asliye Ticaret Mahkemesine verilecek bir dilekçe ile gidilebilecek İSTİNAF yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.26/11/2024 <br><br>Katip ...<br>e-imzalıdır <br> <br> <br>Hakim ...<br>e-imzalıdır <br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"ed5171cb4e731217","SID":"766d4cd602dbe1fd"}}