{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C. SAMSUN ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ\tEsas-Karar No: 2018/55 Esas - 2018/398<br>\tT.C.<br>\tSAMSUN<br>\tASLİYE TİCARET MAHKEMESİ\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\tTÜRK MİLLETİ ADINA<br>\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t GEREKÇELİ KARAR <br><br>ESAS NO\t: 2018/55 <br>KARAR NO\t: 2018/398<br><br>BAŞKAN\t: ...<br>ÜYE\t: ...<br>ÜYE\t: ...<br>KATİP\t: ...<br><br>DAVACI\t: ...<br>VEKİLİ\t: ...<br>DAVALI\t: ...<br>VEKİLİ\t: ...<br>DAVA\t: İtirazın İptali <br>DAVA TARİHİ\t: 22/01/2018<br>KARAR TARİHİ\t: 30/05/2018<br>KAR.YAZ.TARİHİ      : 04/06/2018<br>\tDavacı vekili tarafından davalı aleyhine açılan itirazın iptali davasının mahkememizde yapılan açık yargılaması sonucunda:<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>İddia ve savunmaların özeti;<br>Davacı-karşı davalı vekili mahkememize verdiği 22/01/2018 havale tarihli dava dilekçesinde özetle; davalının davacı şirketin eski yetkilisi olduğunu, davacı şirkete kayyım atanmasının ardından yetkili yöneticiler tarafından şirketin cari kayıtlarının incelendiğinde  30/09/2016 tarihli bilançosuna göre şirket kasasında 4.285.787,82 TL olduğunun tespit edildiğini, kayyımlar tarafından yapılan incelemede kasa mevcudunun 1.410,70 TL olduğunun tespit edildiğini, bu durumun kesinleşmesi üzerine Çarşamba Cumhuriyet Savcılığına suç duyurusunda bulunulduğunu ve 2016/6604 Sor. Sayılı dosya ile soruşturma başlatıldığını ve aynı zamanda şirket hesabında görünen fakat fiilen bulunmayan 4.284.377,12 TL nin tahsili amacıyla şirketin eski yönetici olan davalı hakkında Samsun 9. İcra Müdürlüğünün 2017/96740 Esas sayılı dosyasıyla icra takibi başlatıldığını, davalının itirazı ile takibin durduğunu, davalının haksız itirazının iptaline, takibin devamına, davalının %20 den az olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesine, davalının mal varlığı üzerine ihtiyati tedbir konulmasını, yargılama gideri ve avukatlık ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. <br>Davalı-karşı davacı vekili mahkememize verdiği 07/03/2018 tarihli davaya cevap ve karşı dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin davacı şirketin eski yetkilisi olduğunu belirterek, takibe ve davaya konu olan şirket alacağının tahsili amacıyla aleyhine sorumluluk davası açıldığının vurgulandığını, ancak sorumluluk davası açılmadan önce genel kurul tarafından sorumluluk davası açılması yönünde bir karar alınması gerektiğini, bunun dava şartı olduğunu, müvekkilinin şirketin tek ortağı olması sebebiyle bu hususunda mümkün olmadığını, Samsun 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 2017/112 Esas sayılı dosyasında açılan ceza davasının müsaderede kayyımla ilgili verilecek kararın sonucunun beklenmesini, davacı şirketin kayyım atandığı tarihe kadar edindiği kar ve yedek akçeleri dağıtmadığı sürece davalının davacıya borçlu olduğunun kabul anlamına gelmemek üzere davalının da uhdesinde görülen meblağ iade yükümlülüğü bulunmadığını, taleplerin zaman aşımına uğradığını beyanla davanın reddini talep etmiş, karşı davada ise müvekkilinin bilgi alma ve inceleme hakkını kullanmasına karar verilmesini, bu konuda tedbir kararı verilmesini talep ve dava etmiştir. <br>Davalı karşı davacı vekilinin 13/04/2018 tarihli beyan dilekçesi ile yargılamanın basit usule tabi olduğunu bildirmiştir. <br>Toplanan deliller, dellilerin tartışılması ve değerlendirilmesi:<br>Samsun 9 İcra Müdürlüğünün 2017/96740 sayılı takip dosyasının bir örneğinin UYAP sistemi üzerinden çıkartılarak dosya arasına alındığı, Çarşamba Ticaret Sicil Müdürlüğünden davacı şirketin kuruluşundan itibaren ticaret sicili gazeteleri ve imza sirkülerinin celp edildiği, Samsun 3 Ağır Ceza Mahkemesinin 2018/153 Esas sayılı dosyasından kısa karar örneğinin dosya arasına alındığı görülmüştür. <br>Davacı tarafın ihtiyati tedbir talebi mahkememizin 23/01/2018 tarihli ara kararıyla uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebileceğinden, davalının mal varlığı ise dava konusu yapılmadığından, ihtiyati tedbir talebinin reddine karar verilmiş, davalı-karşı davacının tedbir talebi hakkında ise bir karar verilmemiştir.<br>Dava,  şirket tarafından, şirket ortağına karşı yapılan takibe itirazın iptali  talebine ilişkindir.<br>Tüm dosya kapsamından; davacı şirket tarafından davalı aleyhine  toplam 4.564.328,88 TL alacak sebebiyle ilamsız takip yapıldığı, ödeme emrinin davalıya 01/11/2017 tarihinde tebliğ edildiği, davalı vekilinin 02/11/2017 tarihinde borca itiraz ettiği, davacı tarafında takibin devamını sağlamak için  süresi içinde işbu davayı açtığı anlaşılmaktadır. <br>Dosyadaki Çarşamba Ticaret Sicil Müdürlüğünün cevabi yazılarından, davacı şirketin en sonki şirket merkez adresinin ... olduğu, davalının şirketteki ortaklığının halen devam ettiği tespit edilmiştir. Davanın dayanağının niteliği itibariyle TTK 553.vd. Maddelerine göre sorumluluk davası niteliğinde olduğu anlaşılmaktadır. HMK 14/2 maddesine göre özel hukuk tüzel kişilerinin ortaklık veya üyelik ilişkileriyle sınırlı olmak kaydıyla bir ortağına veya üyesine karşı, veya bir ortağın veyahut üyenin bu sıfatla diğerine karşı açacakları davalar için ilgili tüzel kişinin merkezinin bulunduğu yer mahkemesi kesin yetkilidir( Yargıtay 11. H.D.'nin 2012/9850 Esas 2012/14864 Karar sayılı ilamı).  Dava her ne kadar itirazın iptali olarak açılmış ise de, temelde davacı şirketin ortağına karşı yaptığı takip üzerine açılan bir dava olduğundan, tüzel kişinin merkezinin bulunduğu yer mahkemesi kesin yetkili mahkemedir.<br>HMK'nun 114/1-ç maddesine göre yetkinin kesin olduğu hallerde mahkemenin yetkili bulunması dava şartıdır. HMK 138 maddesi gereği mahkeme öncelikle dava şartları ve ilk itirazlar hakkında dosya üzerinden karar vermesi gerekmektedir. Buna göre işbu davada davacı şirketin merkezinin bulunduğu yer mahkemesi yetkili olup, kesin yetki niteliğinde olduğundan dava şartı niteliğinde olmakla ve yetkili mahkeme Çarşamba Asliye Hukuk (Ticaret Mahkemesi) Mahkemesi olduğu anlaşılmakla davanın  usulden reddine karar vermek gerekmiş, aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur. <br>H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere:<br>1-Mahkememizin YETKİSİZLİĞİ sebebiyle HMK 114/1-ç ve 115/2 maddeleri gereği davanın USULDEN REDDİNE,<br>2-HMK 20. madde gereği karar kesinleştiğinde ve iki haftalık yasal sürede talep halinde dosyanın görevli Çarşamba Asliye Hukuk (Asliye Ticaret) Mahkemesine gönderilmesine, aksi takdirde davanın açılmamış sayılacağının ihtarına, <br>3-Yargılama gideri ve harç açısından HMK'nun 20 ve 331 maddeleri nazara alınarak süresinde başvurulması halinde yetkili mahkemece nazara alınmasına, süresinde başvurulmaz ise talep halinde mahkememizce karara bağlanmasına,<br>Dair taraf vekillerinin yüzünde tebliğden itibaren iki hafta süre içerisinde İstinaf yolu açık olmak üzere oy birliği ile verilen karar açıkça okunup, usulen tefhim edildi. 30/05/2018<br><br>Başkan ...<br> <br>Üye ...<br> <br>Üye ...<br> <br>Katip ...<br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"c9d7b700e38a4238","SID":"bb7b12534adba522"}}