{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>ERZURUM<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>3. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO\t: 2022/2045 <br>KARAR NO\t: 2024/1844<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ERZURUM ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t: 08/09/2022 (Karar)<br>NUMARASI\t: 2021/640 Esas,  2022/478 Karar<br>DAVA\t: Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)<br>Taraflar arasında görülen davanın yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı gerekçeyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiş olup, söz konusu karara karşı davacı vekili ile davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine HMK 353. madde uyarınca dosya üzerinden inceleme yapıldı.\t<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>DAVA:<br>Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;  sürücü ...'in sevk ve idaresindeki ... plakalı aracın 02/08/2019 tarihinde tek taraflı meydana gelen trafik kazası sonucu müvekkillerinin oğlu olan ve araçta yolcu olarak bulunan ...'in vefat ettiği, müteveffa müvekkillerinin desteği olduğunu, müvekkillerinin bu kaza sonucu hayatını kaybeden müteveffanın desteğinden yoksun kaldığını, olay nedeniyle ... Cumhuriyet Başsavcılığınca soruşturma başlatıldığını, kaza tespit tutanağında müteveffanın yolcu konumunda olduğunu, araç sürücüsünün 1. dereceden kusurlu olduğunun tespit edildiğini, müteveffanın ölümü neticesinde destekten yoksun kalan müvekkillerinin destekten yoksun kalma tazminatı alabilmesi için ilgili şirkete başvurduklarını, sigorta şirketince bir kısım ödeme yapıldığı, ödemenin eksik kaldığı, eksik ödeme nedeniyle arabulucuya başvurduklarını, ancak anlaşma sağlanamadığını, fazlaya ilişkin haklarının saklı kalmak kaydıyla bilirkişi tarafından hesaplanacak gerçek değerler üzerinden davalarını sonradan ıslah etmek üzere müvekkilleri için ayrı ayrı 100,00-TL olmak üzere şimdilik destekten yoksun kalma sebebiyle 200,00-TL maddi tazminatın, olay tarihinden itibaren işletilecek ticari faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini  talep ve dava etmiştir.<br>CEVAP :<br>Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle;  dava konusu kazada ...'in vefatı sebebiyle sigortalı araç sürücüsünün kusur oranı esas alınarak davacılar için 55.453,00-TL asıl alacak ve ferileri olmak üzere toplam 80.098,00-TL ibraname mukabilinde ödendiğini, davacı taraf sulh nedeniyle iş bu davadan feragat ettiğini, bu nedenlerden dolayı haksız olarak açılan davanın reddini talep ettiği anlaşılmıştır. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: <br>Mahkemece yapılan yargılama sonunda;\"Tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde, dava trafik kazası nedeniyle maddi tazminat taleplidir. Davacılar  02.08.2019 tarihinde meydana gelen ölümlü ve yaralamalı trafik kazasında sürücüsü ... olan ... plakalı araçta yolcu konumunda olan müteveffa ...'in vefatı nedeniyle destekten yoksun kalma tazminatı talep etmişlerdir.<br>Davacılar daha önce destekten yoksun kalma tazminatı talebiyle Sigorta Tahkim Komisyonuna başvurmuş Uyuşmazlık Hakem Heyeti tarafından verilen 2020/... Esas 2021/... Karar sayılı kararda; davalı şirkete ZMMS poliçesi ile sigortalı olan ... plakalı aracın 02.08.2019 tarihindeki kazada %100 kusurlu olduğu, %20 müterafik kusur indirimi ile yapılan ödemelerin güncellenerek düşülmesinden sonra başvuru sahiplerinin desteği ...'in vefatı sebebiyle baba ...'in 37.311,52 TL bakiye destek zararının , anne ...'in 24.303,10 TL bakiye destek zararının davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiş, sigorta şirketi vekilinin itirazı üzerine İtiraz Hakem Heyetinin 21.06.2021 tarihli 2021/İHK-... sayılı kararı ile sigorta şirketi vekilinin yapmış olduğu itirazın reddine karar verilmiş, karar temyiz edilmemiştir. <br>Mahkememizce yapılan yargılamada Adli Tıp Kurumundan kusur raporu alınmış, sunulan raporda  davalı sigorta şirketine sigortalı olan araç sürücüsünün %100 kusurlu olduğu, kaza esnasında vefat eden yolcu ...'in emniyet kemeri takmadığı gibi alkollü olduğunu bildiği kişinin aracına binerek zararın doğmasına ve artmasında etkili olduğu görülmüş, bu nedenle tazminat hesaplamasında müterafik kusuru indirimi yapılmıştır. <br>Aktüer bilirkişi raporunda davacıların güncel veriler ile net destek zararının davacı ... için 235.717,53 TL, davacı ... için 300.984,19 TL olarak hesaplanmış, sigorta şirketi tarafından yapılan ödemelerin davacıların gerçek zararı karşılamadığı anlaşılmış, mahkememizce sigorta tahkim komisyonu kararında da olduğu gibi müteveffanın ehliyetsiz ve alkollü  sürünün arabasına binmesi nedeniyle %20 müterafik kusur indirimi yapılmış, bakiye bedel üzerinden de sigorta şirketi tarafından yapılan ödeme güncellenerek tenkis edilmiş, bu nedenle davacı ... bakımından 101.642,50-TL maddi tazminatın sigorta şirketinin  ödeme tarihi olan  13/07/2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya verilmesine, (sigorta şirketinin poliçe limiti ile sınırlı olması kaydıyla) , davacı ... bakımından 144.897,31-TL maddi tazminatın 13/07/2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya verilmesine,  (sigorta şirketinin poliçe limiti ile sınırlı olması kaydıyla) \" gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, davacı ... bakımından 101.642,50-TL, davacı ... bakımından 144.897,31-TL manevi tazminatın 13/07/2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar vermiştir.<br>İSTİNAF NEDENLERİ:<br>Davacı vekili  istinaf dilekçesinde özetle;  yerel mahkemece müterafik kusur indirimi yapıldığını, bunun kabulünün mümkün olmadığını, müterafik kusur indirimi yapılacaksa dahi sigorta şirketi ödemesi mahsup edildikten sonra yapılması gerektiğini, diğer yandan müterafik kusur indirimi yapılması sonucu davalı lehine vekalet ücretine hükmedildiğini, davalı lehine vekalet ücretine hükmedilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, belirterek kararın kaldırılması istemiyle istinaf kanun yoluna başvurmuştur.<br>Davalı vekili  istinaf dilekçesinde özetle; kesin hüküm itirazlarının incelenmeden eksik inceleme ile karar verildiğini, iş bu dava açılmadan önce müvekkili şirkete karşı Sigorta Tahkim Komisyonu 2020.E.... K-2021/... sayılı dosyasında yargılama sonucunda karar verildiğini ve davacılar ile sulh olunarak ibraname karşılığında ödeme yapıldığını, toplam 80.098,00-TL ibraname mukabilinde ödendiğini, davacı tarafın sulh nedeniyle davadan feragat ettiğini, ibraname sonrası 13/12/2019 tarihinde 99.415,00-TL ödeminin davacılar vekiline yapıldığını,  yerel mahkemece karara esas teşkil eden bilirkişi raporlarına karşı ileri sürülen hiç bir itiraz değerlendirilmeksizin karar verildiğini, aktüer raporunun kanuna aykırı olduğunu, hatır taşıması indirimi yapılmamasının hukuka aykırı olduğunu, faiz başlangıç tarihinin hatalı olduğunu, belirterek kararın kaldırılması istemiyle istinaf kanun yoluna başvurmuştur.<br>DELİLLERİN TARTIŞILMASI, HUKUKİ SEBEP VE GEREKÇE:<br>Dava, trafik kazasından kaynaklanan destekten yoksun kalma talebine ilişkindir.<br>İstinaf kanun yolu başvurusuna konu edilen karar hakkında; 6100 sayılı HMK'nın 355. maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf dilekçesinde belirtilen nedenler ve kamu düzenine aykırılık bulunup bulunmadığı hususlarıyla sınırlı olarak inceleme yapılmıştır.<br>Somut uyuşmazlıkta; 02.08.2019 tarihinde,  dava dışı sürücü ... idaresindeki ... plakalı otomobil ile gerçekleşen tek taraflı trafik kazasında ... plakalı araçta yolcu olarak bulunan davacıların murisi ...’in vefat ettiği, destekten yoksun kalma tazminatı talepli olarak eldeki davanın açıldığı, ilk derece mahkemesince yukarıda yazılı gerekçe ile davanın kısmen kabulüne dair verilen karara karşı taraf vekillerinin istinaf yasa yoluna başvurduğu anlaşılmıştır.<br>Davalı vekilinin cevap ve istinaf dilekçesi ekinde sunduğu evraklar uyarınca; davacılar, iş bu davadan önce Sigorta Tahkim Komisyonu nezdinde davalı ... Sigorta A.Ş. aleyhine 02/08/2019 tarihli kaza sonucu çocukları olan ...'in ölümü nedeniyle destekten yoksun kalma tazminatı isteminde bulunmuş, yargılama yapılmış, Sigorta Tahkim Komisyonu Uyuşmazlık Hakem Heyetince verilen karara karşı sigorta şirketi vekili tarafından itiraz edilmesi üzerine, İtiraz Hakem Heyetinin 2021/İHK-... Karar sayılı ve 21/06/2021 tarihli kararı ile sigorta şirketinin yapmış olduğu itirazlarının reddine temyiz yolu açık olmak üzere karar verildiği anlaşılmıştır. İlgili kararın kesinleşip kesinleşmediği, kesinleşti ise hangi tarihte kesinleştiği konusunda dosya da bir bilgi bulunmamaktadır. <br>Dava tarihinde yürürlükte bulunan 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 115. maddesinde “(1) Mahkeme, dava şartlarının mevcut olup olmadığını, davanın her aşamasında kendiliğinden araştırır. Taraflar da dava şartı noksanlığını her zaman ileri sürebilirler. \" Derdestlik ve kesin hüküm itirazı dava şartlarından olup 6100 sayılı HMK’nın 115. maddesi gereği dava şartının her zaman ileri sürülmesi mümkündür.<br>Yerel mahkemece davalının kesin hüküm itirazına yönelik inceleme ve değerlendirmede bulunulmadığı anlaşılmaktadır.<br>Tarafları aynı olmak kaydıyla, aynı uyuşmazlığın daha önce gerek mahkemece, gerekse de tahkim yolu ile görülerek, kesin hükme bağlanmış olması durumda, aynı konuda yeniden dava açılmayacağından, davacıların tahkim başvuru evrakları istenilerek İtiraz Hakem Heyeti tarafından verilen karara karşı temyiz yoluna başvurulup başvurulmadığı, söz konunu dosyada uyuşmazlık hakkında esastan verilen ve kesinleşen bir karar olup olmadığı değerledirilerek, taraflar arasındaki uyuşmazlık (esasa ilişkin karar ile) kesin hükme bağlanmış ise, kesin hüküm nedeniyle dava şartı bulunmadığından davanın reddine, dava tarihi itibariyle kararın kesinleşmemesi durumunda ise derdestlik dava şartı değerlendirilerek karar verilmesi gerekirken, \"dava şartlarına\" yönelik itirazlar değerlendirilmeden davanın esası hakkında karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı görülmüştür. (Bknz. Yargıtay 4. Hukuk Dairesi'nin 2024/864 Esas 2024/2797 Karar, Yargıtay 4. Hukuk Dairesi'nin 2021/2969 E. 2021/3503 K. sayılı ilamları)<br>Açıklanan bu nedenlerle davalı vekilinin istinaf isteminin kabulü ile mahkemece verilen kararın HMK'nın 355, 353/(1)-a-6. maddeleri uyarınca kaldırılmasına, davacının istinaf itirazlarının kararın kaldırma gerekçesine göre bu aşamada incelenmesine yer olmadığına dair aşağıda belirtilen şekilde karar verilmiştir.<br>HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;<br>1-Davalı vekilinin istinaf kanun yolu başvurusunun KABULÜ ile, mahkemece verilen hükmün HMK’nın 353/(1)-a-6. maddesi uyarınca  KALDIRILMASINA, <br>2-Dava dosyasının HMK’nın 353/(1)-a maddesi uyarınca davanın yeniden görülmesi için mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,<br>3-Davacının istinaf itirazlarının kararın kaldırma gerekçesine göre bu aşamada incelenmesine yer olmadığına,<br>4-İstinaf kanun yolu başvurusu sırasında alınan peşin harçların yatıran tarafa iadesine, <br>5-İstinaf aşamasında yapılan yargılama giderinin İlk Derece Mahkemesinde verilecek yeni kararda dikkate alınmasına,<br>6-İİK 36. maddesi gereğince istinaf aşamasında tehiri icra talebi doğrultusunda yatırılan teminat olması halinde yatıran tarafa İADESİNE,<br>7-Kararın taraflara tebliği, harç ve gider avansı iadesine ilişkin işlemlerin yerel mahkemesince yerine getirilmesine,<br>Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda oybirliğiyle HMK'nun 362-(1)/g maddesi gereğince kesin olmak üzere .... tarihinde oy birliğiyle karar verildi.</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"a1cd6fabe06d3a95","SID":"46eb8900381d3d8b"}}