{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi   35. Hukuk Dairesi     <br>T.C.<br>ANKARA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>35. HUKUK DAİRESİ<br><br>DOSYA NO\t: 2023/1161 <br>KARAR NO\t: 2024/1585<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>K A R A R <br><br>BAŞKAN\t\t: ...  (...)<br>ÜYE\t\t: DR. ...  (...)<br>ÜYE\t\t: ...  (...)<br>KATİP\t\t: ...  (...)<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 13/04/2023<br>NUMARASI\t\t: 2014/1120 Esas 2023/264 Karar<br><br>DAVACI\t:  <br>VEKİLİ\t: <br>DAVALILAR\t<br><br>DAVANIN KONUSU\t: Tazminat<br>KARAR TARİHİ\t: 12/12/2024<br>GEREKÇELİ KARAR <br>YAZILMA TARİHİ\t: 12/12/2024<br><br>\tMahalli mahkemesince verilen karara karşı davacı vekili ile  davalı ... Genel Müdürlüğü  vekili tarafından süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile  anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda;<br>\tTARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI<br>\tDavacı vekili dava dilekçesinde;  21/04/2014 tarihinde, davalı ...'nun işleteni olduğu, ...'ın sevk ve idaresindeki  ... plakalı aracın, ... plakalı Özel Halk Otobüsünün arka kısmına çarptığını daha sonra yaya kaldırımına çıkarak, yayalara, otobüs durağına ve aydınlatma direğine çarptığını, müvekkilinin bu kazada yaralandığını, dava konusu kazada davalı ... işleteni bulunduğu ... plakalı aracın tamamen kusurlu bulunduğunu belirterek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik, 250,00 TL geçici iş göremezlik tazminatı, 250.00 TL sürekli iş göremezlik tazminatı, 300,00 TL bakıcı gideri tazminatı ve 200,00 TL tedavi gideri tazminatı olmak üzere toplam 1.000,00 TL maddi tazminat ile 30.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan tahsilini talep etmiştir. <br>\t Davacı vekili ıslah dilekçesi ile; sürekli iş göremezlik tazminatı taleplerini 531.751,97 -TL'ye, bakım giderinden kaynaklı zararlara yönelik taleplerini 3.255,00-TL'ye diğer tedavi giderlerine yönelik taleplerini 504,90-TL'ye yükselttiklerini bildirmiştir. \t<br>\tDavalı ... şirketi vekili cevap dilekçesinde; ... plakalı aracın müvekkili şirket tarafından 27.05.2013 - 27.05.2014 tarihleri arasında geçerli 217707213 no.lu Zorunlu Mali Mesuliyet (Trafik) Sigorta Poliçesi ile sigortalandığını, müvekkili şirketin sorumluluğunun poliçe limitleri ve sigortalının kusuru ile sınırlı olduğunu, davacının Sosyal Güvenlik Kurumundan geçici iş göremezlik ödeneği, tedavi gideri ya da peşin sermaye değeri alıp almadığının araştırılması gerektiğini, almış ise Sosyal Güvenlik Kurumunun  kendi özel kanunlarına göre müvekkili şirkete rücu hakkının doğduğunu, dava konusu olayın haksız fiilden kaynaklandığını, bu nedenle davacı vekilinin avans faizine yönelik taleplerinin reddi gerektiğini, tedavi masraflarından SGK'nın sorumlu olduğunu belirterek, davanın reddini istemiştir. <br>\t Davalı ... vekili cevap dilekçesinde;  görev, yetki, husumet, dava ehliyetinin yokluğu ve kesin hüküm, hak düşürücü süre, zamanaşımı, hukuki menfaat, derdestlik yönünden itirazlarda bulunduklarını, meydana gelen trafik kazasında şoförlerinin kusuru bulunmadığını, manevi tazminat taleplerinde, haksız fiilin niteliği, olayın meydana gelişi, tarafların kusur oranları, tarafların sosyal ve ekonomik durumlarının değerlendirilmesi gerektiğini, kazaya karışan ... plakalı aracın ... Sigorta Şirketi tarafından sigortalı olduğunu ve sorumluluğun sigorta şirketinde olduğunu, ... otobüsünü kullanan ...'ın ...Genel Müdürlüğünde İş Kanunu hükümlerine tabi şekilde şoför olarak çalıştığını belirterek, davanın reddini istemiştir.<br>\tİLK DERECE MAHKEMESİ KARARI<br>\tMahkemece, Ankara Batı 1. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 22/09/2014 tarihli ve 2014/268 E. sayılı dosyasında alınan, Adli Tıp Kurumu Başkanlığı Trafik İhtisas Dairesi'nin 15/10/2014 tarihli, 13486 sayılı raporunda, 21/04/2014 tarihinde meydana gelen trafik kazasında ... plakalı araç sürücüsü ...'ın dikkatsizliği, tedbirsizliği ve kurallara aykırı hareketiyle asli kusurlu olduğu, ... plakalı araç sürücüsü ...'ın kazaya etken kural ihlali bulunmadığından atfı kabil kusuru olmadığının bildirildiği,  çalışma gücü kaybı oranına yönelik olarak,   Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı'nın 16/01/2019 tarih, 188 sayılı raporunda, ...'in 21.04.2014 tarihinde meydana gelen yaralanmasından dolayı Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği ve Maluliyet Tespit İşlemleri Yönetmeliği esas alındığında vücut genel çalışma gücünden kayıp oranının %5.1 olduğu, 9 ay süre ile iş görmezlik halinde kaldığının bildirildiği,   İstanbul ATK 2. İhtisas Kurulu Başkanlığı'nın 23/01/2020 tarih, 102475 sayılı raporunda,  ...'in 21/04/2014 tarihinde geçirmiş olduğu trafik kazasına bağlı gelişen yaralanmasının 11.10.2008 tarih ve 27021 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği hükümleri kapsamında fonksiyonel araz bırakmadan iyileşmiş olduğu, sürekli maluliyet tayinine mahal olmadığı, iyileşme (iş göremezlik) süresinin kaza tarihinden itibaren 9 aya kadar uzayabileceğinin bildirildiği, \tdosyadaki maluliyet raporları arasındaki çelişkiler ve itirazlar gözetilerek davacının geçirdiği kazaya yönelik maluliyetinin tespiti hususunda İstanbul Adli Tıp Kurumu Genel Kurulundan rapor alınmasına karar verildiği, İstanbul Adli Tıp Kurumu Genel Kurulu'nun 17/09/2020 tarih ve 1434 sayılı raporunda,  ...'in 21/04/2014 tarihinde geçirmiş olduğu trafik kazasına bağlı gelişen yaralanmasının 11.10.2008 tarih ve 27021 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği hükümleri kapsamında fonksiyonel araz bırakmadan iyileşmiş olduğu, sürekli maluliyet tayinine mahal olmadığı, iyileşme (iş göremezlik) süresinin kaza tarihinden itibaren 9 aya kadar uzayabileceğinin bildirildiği, Hacettepe Üniversitesi Adli Tıp Ana Bilim Dalı Başkanlığı'nın 13/12/2021 tarih ve 1913577 sayılı raporunda, 21/04/2014 tarihli trafik kazasına bağlı olarak kişinin toplam vücut özür oranının %19 olduğu, sekel halini aldığı, sürekli olduğu, kaza nedeniyle kişinin tedavisine başlanmasından itibaren tedavi süresince ortaya çıkan bakıcı ihtiyaç süresinin 3 ay olduğu, tıbbi iyileşme süresinin 9 aya kadar uzayabileceğinin bildirildiği,  Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp ABD Başkanlığı’nın 05.04.2021 ve 13.12.2021 tarihli raporlarında davacının kaza tarihinde uygulanması gereken yönetmelik uyarınca % 15,2 ve Özürlülük Ölçütü ve Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkındaki Yönetmelik uyarınca % 19 oranında maluliyetinin bulunduğunun değerlendirildiği, 15.01.2020 tarihli Adli Tıp Kurumu 2. İhtisas Kurulu Raporu ve 17.09.2020 tarihli Adli Tıp 2. Üst Kurulu Raporlarında ise davacının sürekli çalışma gücü kaybının bulunmadığı değerlendirilmiş olup Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp ABD Başkanlığı’nın 05.04.2021 tarihli raporunda yapılan belirlemeler ile tüm raporlar ve davacının tedavilerine ilişkin belgeler de nazara alınarak kaza tarihindeki yönetmelik hükümlerine göre davacının sürekli ve geçici çalışma gücü kaybının bulunup bulunmadığı ile bakıcıya ihtiyacı olup olmadığının değerlendirilmesi için Adli Tıp Kurumu İhtisas Kurulu’na gönderilmesine karar verildiği, İstanbul Adli Tıp Kurumu Başkanlığı'nın 16/01/2023 tarih ve 3518 sayılı raporunda, ...'in 21/04/2014 tarihinde geçirmiş olduğu trafik kazasına bağlı gelişen yaralanmasının, 11.10.2008 tarih ve 27021 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği hükümleri kapsamında fonksiyonel araz bırakmadan iyileşmiş olduğundan, kişinin maluliyet oranının %0 olduğu, iyileşme (iş göremezlik) süresinin kaza tarihinden itibaren 9  aya kadar uzayabileceği, iyileşme süresi içerisinde ilk 3 ay bir başkasının yardımına gereksinim duyabileceğinin bildirildiği, açıklanan nedenle kaza tarihinde Maluliyet Tespit İşlemleri Yönetmeliği yürürlükte ise de yapılan açıklamalar kapsamında kaza tarihinde yürürlükte birden fazla yönetmelik bulunduğundan \"çalışma gücü\"nün tespit edilmesinde yeterli olmayan \"özür oranı\" belirlenmesinde uygulanan Özürlülük Ölçütü Yönetmeliğinin ve Maluliyet Tespit İşlemleri Yönetmeliği uygulanamayacağından, olay tarihinde yürürlükte olan Çalışma Gücü Ve Meslekte Kazanma Gücü Tespit İşlemleri Yönetmeliği hükümlerine göre davacının maluliyet oranı tespit edilmesi gerektiği, bu kapsamda yukarıda  toplanan deliller bölümünde  yer verilen  raporlar arasındaki çelişkinin giderilmesi ve kaza tarihinde yürürlükte bulunan Maluliyet Tespit İşlemleri yönetmeliğine göre ve bu yönetmelik hükümlerinin yukarıda açıklandığı üzere çalışma gücü kaybı oranının tespitinde yeterli görülmemesi halinde  Çalışma Gücü Ve Meslekte Kazanma Gücü Tespit İşlemleri Yönetmeliği hükümlerine göre değerlendirme yapılmak üzere İstanbul Adli Tıp Kurumu Başkanlığı 2. Üst Kuruluna müzekkere yazıldığı, sözkonusu kurulca 16/01/2023 tarih ve 3518 sayılı raporunda davacının, 11.10.2008 tarih ve 27021 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği hükümleri kapsamında fonksiyonel araz bırakmadan iyileşmiş olduğundan, kişinin maluliyet oranının % 0 olduğu, iyileşme (iş göremezlik) süresinin kaza tarihinden itibaren 9  aya kadar uzayabileceği, iyileşme süresi içerisinde ilk 3 ay bir başkasının yardımına gereksinim duyabileceğinin değerlendirdiği, sözkonusu raporun  uygun, ayrıntılı, açıklayıcı ve denetime elverişli olduğunun değerlendirildiği  ve hükme esas alındığı, maddi tazminat türlerinin hesabına yönelik olarak mahkemece bilirkişi incelemesi yaptırdığını, davacının talep etmiş olduğu zarar türlerinden olan sürekli çalışma gücü kaybına ilişkin olarak yukarıda yer verilen ve hükme esas alınan Adli Tıp Kurumu raporunda davacının sürekli çalışma gücü zararının bulunmadığının anlaşılması ve yine kaza tarihinde 18 yaşında olmayan davacının gelir getirici bir faaliyette bulunmadığı dikkate alınarak geçici çalışma gücü zararı taleplerinin yerleşik Yargıtay içtihatları da nazara alınarak reddi gerektiği  ve manevi tazminat koşullarının oluştuğu gerekçesiyle; \" 1-Davanın KISMEN KABULÜ ile,  Bakıcı gideri zararı nedeni ile 3.255,00.-TL, belgesiz tedavi giderleri nedeni ile 504,90.-TL olmak üzere toplam 3.759,90.-TL maddi tazminatın davalı ... şirketi yönünden 14.04.2014 dava, davalı ... Genel Müdürlüğü yönünden ise 21.04.2014 olay tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile davalılardan tahsili ile davacıya ödenmesine, Sürekli ve geçici çalışma gücü kaybı zararına ilişkin taleplerin REDDİNE, 2-Davacının manevi tazminat davasının kabulü ile 30.000,00.-TL manevi tazminatın davalı ... Genel Müdürlüğünden kaza tarihi olan 14.04.2014 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile adı geçen davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine\" karar verilmiştir. <br>\tİLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ<br>\tDavacı ...  vekili istinaf dilekçesinde, müvekkilin usule ve yönetmeliğe uygun şekilde alınmış sürekli maluliyet oranına ilişkin raporlar ile ATK raporu kapsamında müvekkilin sürekli maluliyetin bulunmadığı şeklinde yanlış ve hatalı tespitlerin bulunduğu raporlar arasındaki çelişkiler giderilmeksizin sürekli işgöremezlik tazminat talebinin reddine karar verilmesinin hukuka ve yasaya açıkça aykırılık teşkil ettiğini, müvekkilin maluliyet oranına ilişkin dosya kapsamında 5 farklı rapor tanzim edilmiş olduğu, raporlar arasındaki çelişkinin giderilmesine yönelik hükme esas alınabilir bir rapor tanzim edilemediğini, Ankara Üniversitesi Adli Tıp Anabilim Dalının 16.01.2019 tarihli raporda % 5,1 sürekli maluliyet oranının bulunduğu, İstanbul Adli Tıp Kurumu Başkanlığı 2. İhtisas Kurulunun 15.01.2020 tarihli raporunda fonksiyonel araz bırakmadan iyileşmiş olduğu, sürekli maluliyet tayinine mahal olmadığı, İstanbul Adli Tıp Kurumu Başkanlığı 2. İhtisas Kurulunun 17.09.2020 tarihli raporunda fonksiyonel araz bırakmadan iyileşmiş olduğu, sürekli maluliyet tayinine mahal olmadığı, Hacettepe Üniversitesi Hastaneler Adli Tıp Anabilim Dalının 13.12.2021 tarihli raporda % 15,2 sürekli maluliyet oranının bulunduğu, İstanbul Adli Tıp Kurumu 2. İhtisas Kurulunun 12.01.2023 tarihli raporunda ise hiçbir gerekçe gösterilmeksizin ve dosyada mübrez raporlar arasındaki çelişkiler giderilmeksizin daha önce aynı mütalaasını tekrar mahiyetinde olan \"fonksiyonel araz bırakmadan iyileşmiş olduğundan kişinin maluliyet oranının %0(yüzdesıfır) olduğu\" şeklinde tespitte bulunulduğunu, çelişkilerin giderilmesi gerektiğini,  her ne kadar müvekkilin yaşı gerekçe gösterilerek geçici iş göremezlik tazminatı talebinin reddine karar verilmişse de Yargıtay kararlarından da görüleceği üzere müvekkil geçici iş göremezlik tazminatı hak kazanması gerektiği halde reddine karar verilmesinin isabetsiz olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasını istemiştir. <br>\tDavalı ... Genel Müdürlüğü vekili istinaf dilekçesinde, kusura ilişkin olarak taraf olmadıkları ceza mahkemesi dosyasında alınan kusur raporunun hükme esas alınamayacağını, hükmedilen manevi tazminat miktarının yüksek olduğunu ve sebepsiz zenginleşmeye yol açacağını, birden fazla sigorta şirketi mevcut olup, sigorta şirketlerinin sorumlu olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasını istemiştir. <br>\tDELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE<br>\tMahkemece verilen kararda kamu düzenine aykırılık görülmediğinden, istinaf edenin sıfatına göre ve istinaf sebepleri ile sınırlı olarak yapılan inceleme sonucunda;<br>\tKusura ilişkin olarak, hükme esas alınan ve Adli Tıp Kurumu tarafından düzenlenen raporda, sigortalı araç sürücüsü ...’ın , sevk ve idaresindeki ... otobüsü ile meskun mahalde gündüz vakti seyri sırasında yola gereken dikkatini vermediği, hızını mahal koşullarına göre ayarlamadığı, olay anı görüntülerinden de anlaşılmakla ön ilerisindeki olay yeri durakta duracak derecede yavaşlamış bulunan özel halk otobüsüne rağmen durak mahalline kontrolsüzce ve tehlikeli biçimde hızla yaklaştığı, bu haliyle uyguladığı frenin hızından dolayı etkisiz kalıp, duracak derecede yavaşlamış bulunan özel halk otobüsüne arkadan çarpması akabinde aracının savrularak olay yerindeki durakta beklemekte olan yayalara çarpmasıyla meydana gelen mevcut koşullardaki olayda dikkatsizliği, tedbirsizliği ve kurallara aykırı hareketiyle asli kusurlu  olduğunun belirtildiği,  sürücü ...'ın, sevk ve idaresindeki özel halk otobüsü ile gündüz vakti meskun mahalde seyri sırasında geldiği olay yeri durakta duracak derecede yavaşlamasından birkaç saniye sonra aracının sağ arka kısımlarına arkasından kontrolsüzce ve tehlikeli biçimde yaklaşan ... otobüsünün çarpması akabinde ... otobüsünün savrularak yayalara çarpmasıyla meydana gelen mevcut koşullardaki olayda kazaya etken kural ihlali bulunmadığından sonuçta atfı kabil kusuru olmadığının belirtildiği, ceza mahkemesi kararında maddi olgunun bu şekilde belirlendiği anlaşılmakla, kusur raporunun oluşa ve dosya kapsamına uygun bulunduğu anlaşılmaktadır. <br>\tMaluliyete yönelik istinaf sebeplerinin incelenmesinde; Yerleşik Yargıtay uygulamasına göre, maluliyete ilişkin alınacak raporların 11/10/2008 tarihinden önce Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğü, 11/10/2008 tarihi ile 01/09/2013 tarihleri arasında Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği, 01/09/2013 tarihi ile 01/06/2015 tarihleri arasında Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği, 01/06/2015 tarihi ile 20/02/2019 tarihleri arasında Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine, 20/02/2019 tarihinden sonra da Erişkinler için Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine uygun olarak düzenlenmesi gerekir.<br>\tKaza tarihi olan   21/04/2014 tarihi itibarıyla Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmelik hükümlerinin uygulanması gerekmekte olup, Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği eki sadece % 60 oranındaki maluliyeti belirlemek için düzenlenmiş olduğundan, Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği hükümlerine uygun şekilde rapor düzenlenmesi gerekmektedir. (Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin 14.02.2024 tarih ve 2022/6869 Esas,  2024/1592 Karar sayılı ilamı)<br>\t Dosyada, farklı yönetmelik hükümlerine göre düzenlenen birden fazla maluliyet raporu bulunmakta olup, Mahkemece Adli Tıp Üst Kurulu tarafından Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği uyarınca düzenlenen maluliyet raporunun hükme esas alınmasında bir isabetsizlik bulunmamaktadır. <br>\t18 yaşından küçük olan davacı hakkında geçici işgöremezlik tazminatına hükmedilip hükmedilemeyeceği hakkında ise;  yerleşik Yargıtay kararlarında, kaza tarihindeki yaşı itibariyle kazanç getiren herhangi bir  işte çalışması ispat edilemediği  veya statüsü gereği meslek okullarında eğitime devam ettiğinin belirlenememesi halinde geçici iş göremezlik tazminatına hükmedilemeyeceği belirtilmektedir. (Yargıtay 4.Hukuk Dairesinin 06.04.2023 tarih ve 2021/26224 Esas,  2023/5068 Karar sayılı ilamı)<br>\tSomut olayda, davacının  kaza tarihinde 18 yaşından küçük olduğu ve gelir getiren bir işte çalışmadığı, dolayısıyla bu müddet boyunca mahrum kaldığı herhangi  bir kazancı olmadığından geçici iş göremezlik zararı  bulunmadığı  açıktır. Bu nedenle bu yöndeki istinaf sebepleri de yerinde değildir.  <br>\t Tarafların sosyal ekonomik durumu, davacının kusurunun bulunmaması, olay nedeniyle çekilen acı ve duymuş olduğu üzüntünün boyutu, ödenecek tazminat miktarları, hakkaniyet ve manevi tazminat miktarının bir taraf için zenginleşme aracı, diğer taraf için de yıkım olmaması ilkesi ve davacının uğradığı manevi zarar göz önüne alındığında hükmedilen manevi tazminat miktarının hakkaniyete uygun olarak belirlendiği anlaşılmaktadır. \t<br>\tAçıklanan nedenlerle usul ve yasaya uygun ilk derece mahkemesi kararına karşı davacı vekili ile davalı ... Genel Müdürlüğü vekilinin istinaf başvurularının HMK'nın 353/1-b-1. maddesi gereğince esastan reddine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur.<br>\tHÜKÜM : Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere;<br>\t1-Davacı vekili ve davalı ... Genel Müdürlüğü vekilinin istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b.1. maddesi gereğince ayrı ayrı ESASTAN REDDİNE,<br>\t2-Harçlar Kanunu gereğince davacıdan alınması gereken 427,60TL istinaf karar harcından peşin alınan 269,85 TL harcın mahsubu ile bakiye 157,75  TL harcın istinaf eden davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına, <br>\tHarçlar Kanunu gereğince davalı ... Genel Müdürlüğü'nden   alınması gereken 2.306,14 TL istinaf karar harcından peşin alınan 782,17 TL harcın mahsubu ile bakiye  1.523,97  TL harcın istinaf eden davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,<br>\t3-İstinaf edenlerce yapılan istinaf yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,<br>\t4-Gider avansından artan kısım varsa karar kesinleştiğinde yatırana iadesine,<br>\t5-Kararın HMK'nın 359/4. maddesi gereğince taraflara tebliğine,\t<br>\tDair, duruşma açılmadan dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK.nın 361/1 maddesi uyarınca kararın usulen tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde temyiz yolu açık olmak üzere 12/12/2024 tarihinde oy birliği ile karar verildi.<br><br>\t\t\t\t<br><br>Başkan ...<br> <br><br>Üye ...<br> <br><br>Üye ...<br> <br><br>Katip ...<br> <br><br><br>* Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.<br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"06d29c1cd6759076","SID":"f444d5751097db6c"}}