{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C. <br>İZMİR<br> 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ\t<br>ESAS NO\t: 2024/504 Esas<br>KARAR NO\t: 2024/674\t<br>DAVA         : Kooperatif  Ortaklığının Tespiti, Tasfiye Kararının Durdurulması ve İptali İstemli<br>DAVA TARİHİ\t: 19/06/2024<br>KARAR TARİHİ\t: 06/11/2024<br>Mahkememizde görülmekte olan Kooperatif Ortaklığının Tespiti, Tasfiye Kararının Durdurulması ve İptali İstemli davanın yapılan açık yargılaması sonunda,<br>DAVA:<br>Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı kooperatifin 70 üyesinden 65 üyesinin bizzat kendi imzaları ile kooperatifi feshederek ... A.Ş'ni 10.1.1985 tarihinde kurduklarını, şirketin ticaret siciline mahkeme kararı ile tescil edildiğini, davalı kooperatifin 29.9.1993 tarihli Ticaret Sicil Gazetesinden yayınlanan fesih bilançosu ile feshedildiğini, tasfiye kararına evet diyenlerden ve ... A.Ş'ne kurucu ortaklardan iştirak edenlerden bir kısmının kooperatifin tekrar canlandırılmasına karar veren kişiler olduğunu, bunların dışında kooperatifin tasfiyesine \"hayır\" diyenlerin tamamının kooperatifin tasfiye edildiğinden resmen haberdar olan kişiler olduklarını, \"Kooperatifin tasfiye edildiğinden haberdar değildim\" iddiasında olan tek kişinin dahi olmadığını, tasfiye kararı alınmış ve onanmış bir kooperatife, 24 Nisan 1992 tarihli vekaletnamenin verilmesi  ve bu vekaletname ile işlemler  yapılmasının tam olarak geçersiz belge ile işlem yapılması olduğunu, üstelik İzmir Ticaret Sicil Müdürlüğünün 19.12.1991 tarihli verdiği yetki belgesi ile kooperatifi temsile yetkili tek kişinin... olduğunu  tescil ettiğini, onun dışında kimsenin bu tarihlerde kooperatif adına işlem yapamayacağını, Yargıtay.. Hukuk Dairesi... esas ve  ... karar ile... karar sayılı örnek kararlarında da açıkça görüldüğü üzere yasal çoğunlukla feshedilmiş kooperatif ve 3 yıl üst üste genel kurul yapılmadığı için feshedilmiş kooperatifin artık tüzel kişi olmadığını,  gelinen aşamada 70 kişilik kooperatifin 65 üyesinin  ... A.Ş'ni kurup, bilahare  hisselerini ... şirketine ve ortaklarına devrettiklerini, kooperatifin üzerine kayıtlı her türlü taşınmaz ile menkul ve gayrimenkul değerlerin 65 kişiye tekabül eden miktarının malikinin ...... A.Ş. olduğunu bildirmiş, kooperatifin hissedarlarının kimler olduğunun, müvekkilinin hissesinin ne kadar olduğunun, 2018 yılından sonra genel kurul yapılıp yapılmadığının, 3 yıl süre ile genel kurul yapılmamış ise bu nedenle kooperatifin münfesih sayılıp sayılmayacağının, davalı taraf üzerine kayıtlı pasif ve aktif taşınmazların neler olduğunun ve değerlerinin ne kadar olduğunun, müvekkilinin hissesinin ve ortaklığının davalı kooperatif defterlerinde ve İzmir Ticaret Sicil Müdürlüğünde kayıtlı olup olmadığının tespitine, HMK'nun 406.maddesi uyarınca davalı taraf üzerindeki aktif ve pasif  taşınmazlara \"Dava Şartı Şerhi\" işlenmesine, taşınmazlar üzerine teminatsız ihtiyati tedbir  kararı verilmesine,  Ticaret Odası kayıtlarında görülen tasfiye kararının iptal edilmesine ve durdurulmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. <br>SAVUNMA:<br>Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkili kooperatifin 1968 yılında kurulduğunu, davacının iddiasına göre ... A.Ş'nin 1985 yılında kurulmasından bugüne kadar 39 yıl geçtiğini, bu sürenin 10 yıllık genel zaman aşım süresinin 4 katı olup, davacının iddialarının zamanaşımına uğradığını, davacı  ile müvekkili kooperatifin iki ayrı tüzel kişilik olup, davacının hiçbir zaman kooperatifin ortağı olmadığını, müvekkiline ait gayrimenkullerde hiçbir hak ve hissesinin bulunmadığını, korunmaya değer hiçbir menfaatinin de olmadığını,  müvekkili kooperatif açısından davacının   alakasız üçüncü şahıstan başka bir şey olmadığını, davacının hazirun cetvellerinin hiçbirinde ortaklık kaydının bulunmadığını, benzer iddialarla İzmir ... Asliye Ticaret Mahkemesinin... esas sayılı dosyasınd açtığı davanın reddedildiğini, Yargıtay... Hukuk Dairesinin...sayılı temyiz sonucunda davacı ile kooperatif arasında ortaklık ilişkisi olmadığından aktif husumet yokluğu nedeniyle davanın reddine karar vermek suretiyle kararı düzelterek onadığını, bu nedenle davacının kooperatif ortağı olmadığının ve dava açamayacağının kesin hükümle sabit olduğunu, kooperatif tasfiyesi yada kooperatifi alakadar eden başka bir işlem ile ilgili dava açma hakkının kooperatif ortaklarına ait olduğunu, bu nedenle davanın aktif husumet yokluğundan reddini talep ettiklerini, İzmir... Asliye Ticaret Mahkemesinin... esas sayılı dosyasında görülen dava nedeniyle  davanın kesin hüküm nedeniyle reddinin gerektiğini, dava dilekçesinde davacının iddia ve taleplerinin ne olduğunun tam olarak anlaşılamadığını, bununla birlikte davacının müvekkilinin tasfiye olduğuna dair beyan ve iddialarının gerçeklere ve hukuka aykırı olduğunu, müvekkilinin faal bir kooperatif olup, tüm organlarının mevcut olduğunu, düzenli olarak genel kurullarını yaptığını, tasfiye halinin 08.12.2012 tarihinde kaldırıldığını  ve bu hususun ilan edildiğini, kooperatife ait tapulu arsalar, binalar, restoran ve halen faal olan turistik tesisin bulunduğunu, taşınmazların çok kıymetli olması nedeniyle davacı şirketin asıl sahibi...'nin yıllarca hukuka aykırı hileli yollarla kooperatife ait gayrimenkulleri ele geçirmeye çalıştığını,...'nin vefatından sonra da mirasçılarının aynı hukuka aykırı çabalara devam ettiklerini, açtıkları tüm davaların reddedildiğini, 1984 yılında kooperatif yönetimine geçen... ve ekibinin 1986 yılında kooperatife ait malları davacı şirketin üzerine geçirdiğini, bu durumu öğrenen ortakların önce bu kişileri kooperatif yönetiminden uzaklaştırdıklarını ve İzmir... Asliye Ticaret Mahkemesinin ... karar sayılı dosyasında açtıkları davada verilen ilamla bu devrin iptal edildiğini, İzmir...Asliye Hukuk Mahkemesinde açtıkları davada hiçbir kimseye tebligat yapılmadan adamları ...'yu kayyım tayin ettirdiklerini, kooperatif ortaklarının ve yasal tasfiye kurulunun bu işlemden haberi olmadığını, değişik iş dosyasından verilen kooperatifin tasfiye edilemeyeceğini, ...'nun ortakların haberi olmaksızın gizlice kooperatife ait gayrimenkulü o tarihte 236.000.000.-TL bedelle...'nin yakını...'a sattığını, ortada para olmadığını, satışın malların değerinin en az on kat altında bir bedelle gösterildiğini, İzmir..Asliye Hukuk Mahkemesinin... D.İş sayılı dosyasında kooperatife ait malların değerinin 2.155.970.000,00TL olarak belirlendiğini, karşı tarafın usulsüz tebligat ile kesinleştirdiği bir icra takibi ile güya alacağına mahsuben gayrimenkulü 252.000.000,00TL bedelle icradan satın aldığını, sonradan durumun öğrenilmesi üzerine ihalenin feshi davası açıldığını ve ihalenin feshine ilişkin verilen kararın onandığını, İzmir ...Asliye Ticaret Mahkemesinde 1994 yılında ...e yapılan satışın iptali için davada mahkemece ihtiyati tedbir konulduğunu, dosyanın Menderes Asliye Hukuk Mahkemesine devrolduğunu, Menderes Asliye Hukuk Mahkemesinin ... esas sayılı dosyasında muvazaalı satışların iptaline karar verildiğini, tedbirin devamına karar verilmediğinden taşınmazın ... isimli şahsın üzerine geçirildiğini, Menderes Asliye Hukuk Mahkemesinin ... karar sayılı dosyasında bu satışın da iptal edilerek malların kooperatife döndüğünü,... ve ... Kocaeli İcra Müdürlüğü dosyasında yaptıkları düzmece işlemden haberdar olunması üzerine Kocaeli İcra Tetkik Mercinin hukuka aykırı işlemini iptal ettiğini, derecattan geçerek kesinleşmiş olan kararlara karşı yaptıkları iadei muhakeme taleplerinin reddine karar verilerek kesinleştiğini, davacının tüm davalarda aynı iddiaları ileri sürdüğünü ve hepsinin reddedildiğini, İzmir...Asliye Hukuk Mahkemesinin ... esas sayılı dosyasındaki iddiasının da reddine karar verildiğini, kooperatifin faal ve tüm organlarıyla hayatta olduğunu, davacının iddialarının hukuken hiçbir geçerliliğinin olmadığını, yıllar önce bir kısım kooperatif ortağının davacı şirketi kurmuş olmalarının davacıya müvekkili kooperatifte hiçbir hak bahşetmeyeceğini, kooperatif hissesinin nasıl devredileceğinin yasada belirlendiğini, ayrı bir şirket kurmanın hissenin devri manasına gelmeyeceğini, ayrıca bu kişilerin çoğunun zaman içinde müvekkili kooperatiften ya istifa ederek ayrıldıklarını yada ihraç edildiklerini, müvekkili kooperatifin 33 ortağı olup, davacının hiçbir zaman ortak olmadığını bildirmiş, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. <br>İNCELEME VE GEREKÇE:<br>Dava, davalı kooperatifin hissedarlarının kimler olduğunun, davacının  kooperatifte hangi oranda hissesinin olduğunun, davalı kooperatifin genel kurul toplantılarının yapılmamış olması halinde  münfesih sayılıp sayılmayacağının, davalı taraf üzerine kayıtlı pasif ve aktif taşınmazların neler olduğunun ve değerlerinin ne kadar olduğunun, davacının payının ve ortaklığının davalı kooperatif defterlerinde ve İzmir Ticaret Sicil Müdürlüğünde kayıtlı olup olmadığının tespiti istemine ilişkindir. <br>Davacı şirket ile..., İzmir ...Asliye Ticaret Mahkemesinin...karar sayılı dosyasında, davalıların, tasfiyesi tamamlanan bir kooperatifte yetkilerinin olmamasına rağmen faaliyetlerine devam ederek, aldıkları yok hükmündeki kararlar ile davacıların ve diğer üyelerin zarara uğratıldığını ileri sürerek, kooperatifin münfesih olduğunun tespiti ile ticaret sicilden terkinini talep ve dava ettikleri, yargılama sonunda husumet yokluğu nedeniyle davanın reddine karar verildiği, kararın temyiz edilmesi sonrasında Yargıtay 23.Hukuk Dairesi tarafından 13.06.2016 tarihli kararla, davacı ... ... Tur Tic. A.Ş.  yönünden husumet yokluğundan davanın reddine hükmedilmesi gerektiği gerekçesi ile hükmün bozularak düzeltilerek onanmasına,“HÜKÜM” bölümünün 1. paragrafında yer alan “husumet uygunsuzluğu sebebiyle reddi” ibaresinin hüküm fıkrasından çıkartılarak “davacılardan ... Tur Tic. A.Ş'nin kooperatif ile aralarında ortaklık ilişkisi olmadığından aktif husumet yokluğundan reddine, ayrıca her ne kadar kooperatifin yönetim kurulu üyelerine dava açılmış olsa da, kooperatifin sicile kayıtlı ve faal olduğu anlaşılmış olmakla birlikte davalılar hakkında da pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine” ibarelerinin hüküm fıkrasına yazılmasına karar verildiği görülmüştür. <br>Dosyada toplanan tüm belge örnekleri ile davacı şirketin davalı kooperatifin ortağı olmadığı bellidir. Kimlerin kooperatif ortağı olup olmadığı ticaret sicil müdürlüğü kayıtları, kooperatif kayıtları ve Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü kayıtlarında ve internet sitesinde belirlenebilir olup, davacının, davalı kooperatifin ortağı olmaması nedeniyle dava dilekçesinin sonuç ve istem bölümündeki taleplerinin ancak kooperatif ortağı tarafından talep edilebileceği, ortak sıfatı bulunmayan üçüncü kişi sıfatındaki davacının dava konusu talepleri yönünden aktif husumetinin bulunmadığı, Yargıtay 23.Hukuk Dairesinin 13.06.2016 tarihli kararında da belirtildiği üzere davacı şirketin davalı kooperatifin ortağı olmaması nedeniyle davaya konu talepleri yönünden aktif husumet ehliyetinin bulunmadığı, İzmir ...Asliye Ticaret Mahkemesinin ... esas sayılı dosyasında görülen ve kesinleşen davadaki talepler ile mahkememizdeki bu davada ileri sürülen dava konuları ve taleplerinin farklı içerikte olması nedeniyle İzmir ...Asliye Ticaret Mahkemesi dosyasında verilen hükmün mahkememizdeki bu dava dosyası yönünden kesin hüküm niteliği taşımadığı dikkate alınarak, davanın aktif husumet yokluğu nedeniyle davanın reddine karar vermek gerekmiştir.    <br>HÜKÜM: Yukarıda açıklanan gerektirici nedenlerle:<br>1-Davanın, aktif husumet yokluğu nedeniyle REDDİNE, <br>2-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken karar ve ilam harcının peşin olarak alınması nedeniyle başkaca harç alınmasına yer olmadığına, <br>3-Davalı yararına A.A.Ü.T.'nin 7 (2) maddesi uyarınca takdir edilen 30.000,00TL vekalet ücretinin, davacıdan alınarak davalıya verilmesine,<br>4-Davacı tarafça yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,<br>5-Davalı tarafça yatırılan gider avansından hiç harcama yapılmadığı gibi başkaca yargılama giderinin yapılmamış olması nedeniyle bu konuda hüküm kurulmasına yer olmadığına,<br>6-Taraflarca peşin olarak yatırılan gider avansından artan gider avansının HMK'nun 333. maddesi uyarınca karar kesinleştiğinde yatıran tarafa iadesine,<br>Davacı vekili ile davalı vekilinin yüzüne karşı HMK'nun 343 ve 345. maddeleri uyarınca gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık kesin süre içerisinde Mahkememize veya Mahkememize gönderilmek üzere başka bir yer Asliye Ticaret Mahkemesi'ne verilecek bir dilekçe ile İzmir Bölge Adliye Mahkemesi'ne istinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 06/11/2024    <br><br>Başkan...<br> e-imzalı <br>Üye ...<br> e-imzalı <br>Üye ...<br> e-imzalı <br>Katip ...<br> e-imzalı <br><br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"2f3bcc4cb8fedce0","SID":"b26a9fa3ee793fb9"}}