{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>3. HUKUK DAİRESİ<br>ESAS NO:2024/562 <br>KARAR NO:2024/3381<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A  K A R A R<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ:BAKIRKÖY 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ:28/11/2023<br>NUMARASI:2022/386 E - 2023/1094 K<br>DAVANIN KONUSU:İtirazın İptali <br>KARAR TARİHİ:10/12/2024<br>Yukarıda tarafları ve konusu yazılı bulunan dava ile ilgili olarak, ilk derece mahkemesince verilen kararın  istinaf edilmesi sebebiyle , dava dosyası üzerinde yapılan inceleme sonunda;<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı hakkında  Merkezi Takip Sistemi 2021/427047 sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, davalının 20/04/2021 tarihinde itiraz ederek takibin durdurduğunu, devamında ise konu uyuşmazlığın çözümü için arabuluculuk yoluna başvurulduğunu, ilgili toplantıya taraflarca katılım sağlandığını ve sürecin “Anlaşamama” şeklinde sonuçlandığını, işbu davada merkezi takip sistemi yönetmeliği uyarınca İstanbul Bakırköy Mahkemelerinin yetkili olduğunu, öncelikle borçlu .... Şti. ile müvekkili şirket arasında ...Abonelik Sözleşmesi imzalandığını, bu sözleşme uyarınca uyuşmazlığın karşı tarafı olan şirketin, müvekkili  şirketten kurumsal mobil telefon hatları kullandığını ve devamında kullanılan telefon hattından  , tarife ve paket kullanımından kaynaklanan fatura borçlarını ödemediğini, borçlu şirket tarafından belirtilen fatura borçlarının ödenmemesi üzerine borçlu aleyhine T.C. Merkezi Takip Sistemi ...sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını,  borçlu tarafça tebliğ edilen ödeme emrine karşı 20/04/2021 tarihinde yetkiye ve borca ayrı ayrı itiraz edildiğini, müvekkili şirket tarafından mobil telefon kurumsal abonelik hizmeti sağlandığını, davalı tarafından hizmet bedeli ödenmediğini, itirazın haksız olduğunu , borca ve tüm ferilerine ilişkin itirazının iptali ile takibin devamına, davalı borçluya takip konusu alacağın %20’sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatı yükletilmesine   karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde ; davacı tarafından başlatılan haksız ve mesnetsiz icra takibinde taraflarınca yetkiye, borca, faize ve ferilerine itiraz edildiğini, davacı ile müvekkili arasında toplu mesajlaşma hizmeti alınması kapsamında ticari ilişki kurulduğunu, taraflarca, müvekkili tarafından 24 ay süresince taahhüt kapsamında toplamda 2.500.000 adet toplu mesaj gönderilecek bunun karşılığında taahhütlü birim bedeli üzerinden hesaplama yapılarak müvekkiline yansıtılacağı hususunda anlaşmaya varıldığını, taraflar arasında imzalanmış bir sözleşmenin bulunmadığını, davacı tarafından da bu yönde yazılı biç bir belge dosyaya sunulamadığını, bu ilişki kapsamında davacı tarafından 01.09.2018 tarihinden itibaren faturalar gönderildiğini, müvekkili tarafından her bir fatura düzenli olarak ödendiğini, müvekkilinin taahhüt  kapsamındaki taahhütlerini eksiksiz yerine getirdiğini ve taahhütten doğan ödemelerini ve tüm yükümlülüklerini yerine getirdiğini, müvekkilinin taahhüt kapsamında tüm yükümlülüklerini yerine getirmiş olduğundan gerek taahhüt kapsamındaki gerek taahhüt  dışında davalıya herhangi bir borcu bulunmadığını,  muhatap tarafından kesilen faturaların tamamında faturanın altında taahhüt bilgileri kısmında toplu mesaj adedinin 2.500.000 olarak açıkça belirtildiğini, cevap dilekçesi ekinde bir kısım faturaları sunduklarını,  faturaların alt kısımlarında kullanılan toplu mesaj adedi de yer aldığını, bu faturaların tamamının davacı şirketten celbi gerektiğini, faturaların ticari ilişki, sunulan hizmet veya teslim edilen ürünün içeriği anlamında, bizzat faturayı düzenleyen basiretli tacir davacıyı bağlar mahiyette olduğunu, faturaya sekiz gün içinde itiraz edilmemesi halinde mahiyetinin kesinleştiğini, yazılı delil halini aldığını ve fatura, hem düzenleyen için hem de faturaya itiraz etmeyen karşı taraf için bağlayıcı nitelikte olduğunu, ödemelere de sözleşme feshedilme anına kadar itiraz edilmediğini, taahhütün müvekkilince süresinde yerine getirildiğini, sözleşmenin feshi tarihinden sonra müvekkilinden  talep edilen bedellerin haksız ve mesnetsiz olduğunu, müvekkilinin davacıya herhangi bir borcunun bulunmadığını, davacı tarafından aylarca fatura kapsamında tahsilat yapıldığını, 2.500.000 mesaj üzerinden ücretlendirme yapıldığını, yaklaşık iki yılın sonunda taahhüt adeti ve ödeme tutarına ilişkin müvekkilinden hak, alacak talep edilmesi basiretli tacir yükümlülüğüne uygun olmadığı gibi açıkça iyi niyet kurallarına da aykırı olduğunu, neticede haksız davanın reddine, kötü niyet tazminatının % 20’den aşağı olmamak üzere müvekkiline ödenmesine karar verilmesini istemiştir.  Mahkemece yapılan yargılama sonunda ; Davacının davasının Kısmen Kabulü İle Kısmen Reddine, T.C. Merkez Takip Sistemi ...Esas sayılı icra dosyasına davalı borçlu tarafından yapılan itirazın iptali ile takibin 305,35-TL üzerinden kaldığı yerden aynen DEVAMINA, Davacının icra inkar tazminatı talebinin REDDİNE, Davalının yasal şartları oluşmayan kötü niyet tazminatı taleplerinin REDDİNE, Fazlaya ilişkin istemin REDDİNE, karar verilmiştir. Mahkemece verilen kararı,davacı vekili istinaf etmiştir. Davacı  vekilince verilen  istinaf dilekçesinde ; \" hükme esas alınan bilirkişi raporunda müvekkil şirketten celp edilen faturalar ve sözleşmeler değerlendirilmemiş olup, eksik incelemeye dayalı kararın kabulü mümkün değildir.Öncelikle hükme esas alınan bilirkişi 2. ek raporunda, yalnızca 31/07/2020 tarihli faturaya istinaden yapılan incelemeyi içerir 08/06/2023 tarihli bilirkişi raporundaki kanaatin devam ettiği belirtilmiş olup ayrıca itirazlarımızı karşılar inceleme yapılmamıştır.Taahhütnamenin ihlali durumunda davalının cezai şart ödeyeceği hususunda sözleşmede hüküm bulunmakta olup, taraflarca şartları kabul edilerek imzalanan sözleşme bertaraf edilerek değerlendirme yapılmasına anlam verilememiştir.Davalı ...Şirketi adına kayıtlı ... numaralı hatta ilişkin düzenlenen Faturalı Toplu Mesajlaşma Servisleri Taahhüdünde; söz konusu firmanın 24 ay boyunca 3.000.000 adet SMS taahhütte bulunulmuştur.Taraflar arasında ihtirazı kayıtsız olarak imzalanan 12/12/2016 tarihli Taahhüdün 4.2. maddesi uyarınca; her ne sebeple olursa olsun bahsi geçen taahhüt süresinin bitiminden önce sona ermesi durumunda, Taahhüt Formu’nun imzalanma tarihindeki Taahhütlü Toplu Kısa Mesaj Tarifesi birim bedel arasındaki fark olan 0.135 TL’nin söz konusu sona erme tarihi itibariyle Taahhüt Formu kapsamında göndermiş olduğumuz başarılı Toplu mesaj adedi ile çarpılması suretiyle bulunacak tutarın veya eğer bu tutara göre daha lehimize olacaksa işbu Taahhüt Formunun imzalanma tarihindeki Taahhütlü Toplu Kısa Mesaj Tarifesi birim bedeli olan 0.015TL. ile, söz konusu sona erme tarihi itibariyle Taahhüt Formu kapsamında gönderilmeyen toplu mesaj adedi ile çarpılması suretiyle bulunacak tutarın tarafımıza yansıtılacağını kabul ve taahhüt etmiştir.Bu nedenle taraflar arasında imzalanan ve mahkemeye sunulan “... Toplu Mesajlaşma Servisleri Taahhüdü” uyarınca taahhütnamede yazılı tutarlar üzerinden fatura edilen cezai şartın davalı tarafından ödenmesi gerektiği açıktır. Müvekkil şirket tarafından gönderilen 11/10/2022 tarihli cevabi yazıda ödenmeyen fatura bilgileri ve açık tutarlar paylaşılmıştır. Ancak mahkemece davalının fatura borçlarını süresi içinde ödemediği hususu dikkate alınmamıştır.Nitekim 12/12/2016 tarihli taahhüdün 3.1.15 nolu maddesinde “... işbu taahhütnamede belirtilen taahhütlerimizden bir ya da birden fazlasını kısmen ya da tamamen yerine getirmediğimizin/aykırı davrandığımızın ... tarafından tespiti durumunda, ...’in işbu taahhütname konusu servislerden birini ya da birden fazlasını durdurma hakkının olduğunu ve bu durumda, ...’in tarafımıza karşı her ne ad altında olursa olsun herhangi bir tazmin yükümlülüğü altına girmeyeceğini, servisler durdurulsun ya da durdurulmasın ...’in uğrayacağı tüm zarar ve ziyanı tazmin edeceğimizi … kabul beyan ve taahhüt ederiz” şeklindeki hüküm gereği, fatura ödememek suretiyle davalının taahhütnamedeki yükümlülüklerini ihlal ettiği açıktır. Bu nedenle taraflar arasında imzalanan ve mahkemeye sunulan “...” uyarınca taahhütnamede yazılı tutarlar üzerinden fatura edilen cezai şartın davalı tarafından ödenmesi gerektiği açıktır. Bu husus göz önünde bulundurularak Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 28/11/2023 karar tarih ve 2022/386 E. 2023/1094 K. Sayılı kararının kaldırılmasına ve davanın kabulüne karar verilmesi gerektiği ,ilgili yasal düzenleme uyarınca itiraz edilmeyen fatura içerikleri kesinleşmiş olup, ödeme hususunda belge sunamayan davalı şirketin borcun tamamından sorumlu olduğunun kabulü gerekir Taraflar arasında akdedilen sözleşme dikkate alınarak akdi faiz oranına göre faiz hesaplaması yapılmalıdır.Aleyhimize hükmedilen vekalet ücreti avukatlık asgari ücret tarifesinin 13. maddesi uyarınca hatalıdır.Davaya konu alacak faturaya dayalı likit bir alacak olup, lehimize icra inkar tazminatına hükmedilmesi gereklidir.\" şeklindeki istinaf sebepleri ile kararın usul ve hukuka aykırı olduğu  ileri sürülerek,kaldırılması istenmiştir.HMK.nun 355. maddesi uyarınca, ileri sürülen istinaf sebepleri ile sınırlı olarak yapılan  inceleme  sonucunda; dava , itirazın iptali  talebine ilişkindir. Davanın dayanağı olan ; Merkezi Takip Sisteminin ...Esas sayılı takip dosyasında ;  davacı tarafından davalı aleyhine 24.894,70-TL asıl alacak, 7.097,20-TL işlemiş faiz, 1.137,90-TL İşlemiş faiz ve 442,52-TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 33.572,32-TL alacağının  faiziyle tahsili talep edilmiş,   davalı-borçlunun itirazı üzerine ilamsız takip durmuştur. Dosyadaki bilgi ve belgelere göre ;  Davacı tarafça davalı hakkında düzenlen ve takibe konu ettiği 2020-2021 yılında toplam 6 adet ve toplam KDV dâhil 24.894,70 TL tutarlı faturaların  açıklama kısımlarının taahhüt erken iptal/tamamlama ceza bedeli, gecikme faizi ve yuvarlama farkı açıklamalı olduğu görülmektedir. Mahkemece yargılamada bilirkişi kurulundan kök ve ek raporlar alınmıştır.Bilirkişi kurulunun kök raporunda özetle;tarafların  2019-2020-2021 yılına ait ticari defter ve kayıtlarını usulüne uygun tuttuğu ve  sahibi lehine delil niteliği taşıdığı,davacı tarafın davalı tarafa düzenlediği ve takibe konu ettiği 2020-2021 yılında toplam 6 adet  ve KDV dâhil 24.894,70 TL tutarlı faturanın olduğu, davacı tarafın 24.894,70 TL tutar üzerinden  takibe geçtiği, işbu faturaların açıklama kısımlarının ek tek irdelendiği, faturaların e-fatura olduğu ve teslim eden ile teslim alan kısımlarının bulunmadığı, imza karşılığı teslim edilmediği ve teslim alınmadığı,  faturaların, davacı ticari defter ve kayıtlarına usulüne uygun olarak işlendiği,  davalı tarafın ticari defter ve kayıtlarına sadece 1 adet, 31.07.2020 tarihli, ... numaralı, KDV dahil 20.436,40 TL tutarlı faturanın işlediği, geriye kalan 5 adet ve KDV dahil 4.458,30 TL faturanın işlenmediği, Beşiktaş ... Noterliğinin 17.09.2020 tarihli  ihtarnamesi ile davalı tarafın 20.430,36 TL tutarlı faturaya itiraz ettiği,davalı tarafın davacı tarafa düzenlediği 2020-2021 yılında toplam 6 adet ve KDV dâhil 24.894,70 TL tutarlı iade faturasının olduğu,  davacı tarafın ticari defter ve kayıtlarında davalı taraftan 24.894,70 TL alacaklı olduğu, Davalı tarafın ticari defter ve kayıtlarında davacı taraftan 350,80 TL alacaklı olduğu, taraflar arasında 25.245,50 TL cari hesap farkının olduğu, iş bu farkın davacı tarafın davalı  tarafa düzenlediği takibe konu faturalar ile davalı tarafın davacı tarafa düzenlediği iade  faturaları ve davalı tarafın 31.12.2019 tarihinden gelen devir kayıt işlemlerinden kaynaklandığı tesbit ve görüşü bildirilmiştir. Bilirkişi heyeti tarafından düzenlenen  birinci ek raporda; \"31.07.2020 tarihli fatura bakımından; Her ne kadar davacı taraf 13.03.2023 tarihli yazı içeriğinde davalı tarafın 24 ay boyunca 3 milyon SMS taahhüdünde bulunduğunu belirtmişse de, sunulan faturalarda (Tablo 2) verilen toplu mesaj taahhüt adedinin 2,5 milyon olduğu, taahhüt süresince davalı tarafça 2.630.219 adet başarılı mesaj atıldığı, dolayısıyla 31.07.2020 tarihli fatura bakımından davacı tarafın “taahhüt erken iptal veya tamamlanamayan mesaj talebinin olamayacağı” 31.07.2020 tarihli fatura bakımından davalı tarafın 98,33 TL sorumluluğunun olabileceği, davalı tarafın takip tarihinden önce temerrüde düştüğüne dair dosya muhteviyatında tevsik edici belgeye rastlanılmadığı, takip tarihinden itibaren avans faizi talep edebileceği, \" sonuç ve kanaatine varıldığı belirtilmiştir. Bilirkişi heyeti tarafından düzenlenen  ikinci ek raporda; \"31.07.2020 tarihli fatura bakımından 08.06.2023 tarihli raporumuzdaki kanaat aynen devam etmektedir. 08.06.2023 tarihli ek raporumuz sonuç bölümünde toplama işlemine ceza şart bedelinin dahil edilmediği anlaşılmakla, Fatura Toplamı  305,35 TL. tutardan davalı şirketin takip sorumluluğu olabileceği,\" sonuç ve kanaatine varıldığı belirtilmiştir.Somut olayda ,uyuşmazlığın çözümü için Taahhütname hükümleri,fatura içerikleri,taahhüt ihlali olup olmadığı hususlarının tesbit edilmesi gereklidir. Davacı taraf 13.03.2023 tarihli yazı içeriğinde davalı tarafın 24 ay boyunca 3 milyon SMS taahhüdünde bulunduğunu belirtmiştir.Delil olarak sunulan ve uyuşmazlık konusu faturalarda  ise  toplu mesaj taahhüt adedinin 2,5 milyon olduğu görülmektedir. Faturalarda 2.500.000 adet kota değerinin  sabit olduğu, davacı tarafın bu miktarı aşan mesaj taahhüdünü ispatlayamadığından ,bu yönlere ilişkin istinaf sebepleri yerinde görülmemiştir. Davacı vekilince, müvekkili şirket tarafından gönderilen 11/10/2022 tarihli cevabi yazıda ödenmeyen fatura bilgileri ve açık tutarlar paylaşıldığı ,ancak mahkemece davalının fatura borçlarını süresi içinde ödemediği hususunun  dikkate alınmadığına ilişkin istinaf sebebinin incelenmesinde ;12/12/2016 tarihli taahhüdün 3.1.15 nolu maddesinde \"... işbu taahhütnamede belirtilen taahhütlerimizden bir ya da birden fazlasını kısmen ya da tamamen yerine getirmediğimizin/aykırı davrandığımızın ... tarafından tespiti durumunda, ...’in işbu taahhütname konusu servislerden birini ya da birden fazlasını durdurma hakkının olduğunu ve bu durumda, ...’in tarafımıza karşı her ne ad altında olursa olsun herhangi bir tazmin yükümlülüğü altına girmeyeceğini, servisler durdurulsun ya da durdurulmasın ...’in uğrayacağı tüm zarar ve ziyanı tazmin edeceğimizi … kabul beyan ve taahhüt ederiz” şeklinde düzenleme bulunmaktadır. Bu hususta dosya kapsamı ve bilirkişi ek raporundaki \" Faturaların süresi içerisinde ödenmediği hususu gerek itiraza konu takip gerekse faturalarda yer alan “ödenmemiş faturalar” bölümünden anlaşılmaktadır. Her ne kadar davacı vekili ödenmemiş faturalar nedeniyle taahhüdün bozulduğunu belirtmişse de, Ödenmeyen takibe konu 20.436,40 TL. tutarlı faturanın \"Taahhüt Erken İptal / Tamamlanmama Ceza Bedeli\" olduğu hususu fatura içeriğinde açıkça yer aldığı ,dosya kapsamında taahhütnamenin davalı tarafça erken iptal edildiğine ilişkin belge/kayıt  bulunmadığı, 20.436,40 TL. tutarlı fatura nedeniyle oluşan takibe konu diğer gecikme faizi gerekçeli faturalardan da sorumlu tutulamayacağı yönündeki \" tesbit ve görüşün dosya kapsamı ve taahhüt ile uyumlu olduğu anlaşılmakla,bu yönlere ilişkini istinaf sebepleri yerinde görülmemiştir. Taraflar arasında imzalanan  “...” uyarınca taahhütnamede yazılı tutarlar üzerinden fatura edilen cezai şart yönünden ,Bilirkişi Kurulunun 08.06.2023 tarihli raporunda , cezai şart hükmü bakımından (taahhüde göre eksik atılan mesaj sayısına göre )12.058,00 adet x 0,015 TL/adet - 180,87 TL. bedel hesap edilmiş, taahhütname  içeriğine göre  faturalarda yer alan 2.500.000 adet kota değeri dikkate alınmıştır. Bu sebeplerle bu yöne ilişkin  istinaf sebepleri  de yerinde görülmemiştir.Taahhüt ihlali,cezai şart koşulları ve hesabı yargılama ile tesbit edildiğinden bu sebeple alacak likit kabul edilemeyeceğinden davacı lehine icra inkar tazminatına hükmedilmemesinde hukuka aykırılık bulunmadığı gibi, AAÜT 13/son maddesi uyarınca vekalet ücreti hesabında da hata bulunmamaktadır. Böylece, mahkemece verilen kararda maddi vakıa ve hukuki denetim yönlerinden usul ve hukuka aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla,  davacı  tarafın istinaf talebinin reddine karar verilmesi gerekmiştir. <br>K A R A R:Yukarıda açıklanan nedenlerle; Davacının istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 maddesi uyarınca reddine, Alınması gereken 427,60 TL karar ve ilam harcı peşin alındığından yeniden harç  alınmasına yer olmadığına, İstinaf masrafının istinaf eden üzerinde bırakılmasına, İstinaf sebebiyle yatırılan gider avansı bakiyesi varsa  karar kesin olmakla istinaf edene ilk derece mahkemesince iadesine, Dair dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda HMK 362/1-a maddesi gereğince kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi. 10/12/2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"5d1a9c0e36def8d2","SID":"1360ad78b92a5923"}}