{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. SAKARYA BAM   3. HUKUK DAİRESİ     Esas-Karar No: 2023/1366 - 2024/2109<br>T.C.<br>SAKARYA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>  3. HUKUK DAİRESİ<br><br>ESAS NO\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t: 2023/1366 <br>KARAR NO\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t: 2024/2109<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br><br>BAŞKAN\t\t: ...(...)<br>ÜYE\t\t: ...(...)<br>ÜYE\t\t: ...(...)<br>KATİP\t\t: ...(...)<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: GEBZE ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 21.06.2023<br>NUMARASI\t\t: 2021/67 Esas - 2023/692 Karar<br><br>İSTİNAF YOLUNA <br>BAŞVURAN DAVACI\t: ...<br>VEKİLİ\t: Av. ...<br><br>DAVALI\t: HDI SİGORTA ANONİM ŞİRKETİ \t  <br>VEKİLİ\t: Av. ...<br><br>DAVALI\t: ...<br>BİRLEŞEN 2022/619 ESAS -2022/815 KARAR SAYILI DOSYASI <br><br>İSTİNAF YOLUNA <br>BAŞVURAN DAVACI\t: ...<br>VEKİLİ\t: Av. ...<br>İSTİNAF YOLUNA <br>BAŞVURAN DAVALI\t: TÜRKİYE SİGORTA ANONİM ŞİRKETİ <br>\t  [25999-56551-03458] UETS<br>VEKİLİ\t: Av. ...<br><br>DAVANIN KONUSU\t: Tazminat ( (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle)<br>                                  <br>BAŞVURU TARİHİ\t:  07.08.2023-08.08.2023<br>İSTİNAFA GELİŞ TARİHİ:  19.09.2023<br>KARAR TARİHİ\t:  06.12.2024<br>YAZIM TARİHİ\t:  06.12.2024<br>İstinaf incelemesi için Dairemize gönderilen dosyadaki tüm belgeler ve Dairemiz üyesi tarafından hazırlanan raporlar incelendi. Davanın Dairemizin görev alanına girdiği, ilk derece mahkemesi kararının kesin olmadığı, istinaf başvurusunun süresi içinde yapıldığı ve başvuru şartlarının yerine getirildiği anlaşılmakla;<br>GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ\t: <br>Asıl dosyada davacı  vekili dava dilekçesinde; 16.12.2008 günü  dava dışı seyahat firmasına ait, davalı ...'ın sevk ve idaresindeki ... plakalı  yolcu otobüsünde yolcu olarak seyahat etmekte iken davalı sürücünün direksiyon hakimiyetini kaybetmesi nedeniyle aracın karşı şeride geçerek devrilmesi suretiyle meydana gelen trafik kazasında araçtaki bir yolcunun öldüğü, davacı dahil 34 yolcunun yaralandığı, kaza sonucu uğramış bulunduğu bedensel zarara dair araç işletenine maddi ve manevi tazminat talebi ile açmış bulundukları  Gebze 4.Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2016/350 Esas sayılı  davasının derdest olduğunu, kaza sonrası HDI  sigorta şirketinden 15.09.2011 tarihinde kısmi ödeme aldıklarını, söz konusu trafik kazasında yaralan davacının maluliyeti sonucu çalışma gücünde kayıp meydana geldiğini beyanla, davacı lehine belirsiz alacak davası olarak şimdilik geçici ve sürekli iş göremezlik için ayrı ayrı 5000 TL'nin  kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte her iki davalıdan müştereken ve müteselsilen,  25.000 TL manevi tazminatın ise kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ...'dan  tahsilini talep ve dava etmiştir.<br>Asıl dosya davalısı ... (sürücü) cevap dilekçesinde; kazaya yoldaki buzlanmanın neden olduğunu, kazada kendisinin de yaralandığını, aldığı ceza nedeniyle ehliyetine el konulduğunu, maddi ve manevi sıkıntı çekmekte olduğunu bu nedenlerle davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>Asıl dosya davalısı HDİ  SİGORTA A.Ş. (Zorunlu Karayolu Yolcu Taşımacılığı Mali Mesuliyet Sigortacısı)  cevap dilekçesinde; 16.12.2008 tarihinde meydana gelen kazada kazaya karışan  ... plakalı aracın  ZMMS poliçesi kapsamında sigortalısı olduğu, ceza dosyası ve kaza tespit tutanağında da görüleceği üzere kaza sadece yaralamalı trafik kazası olduğundan TCK 66.maddesi gereğince 8 yıllık uzamış zamanaşımı süresine tabi olduğu, zamanaşımı süresinin 16.12.2016 tarihinde dolduğu,davanın ise 29.01.2021 tarihinde açılmış olmakla zamanaşımına uğradığı, kaza sonrası davacı tarafından yapılan başvurunun değerlendirilerek 15.09.2011 tarihinde 6.108,00 ₺ ödeme yapıldığı üzere zararın eksiksiz karşılandığı, 27.10.2020 tarihinde  maluliyet artışı talebi ile başvurusunda  maluliyet artışının ispat edilemediğinden başkaca bir sorumluluğunun bulunmadığı, söz konusu  başvuru tarihinden   8 gün sonra temerrüte düşüleceği iddia olunarak davanın reddini talep etmiştir.<br>Birleşen dosyada davacı vekili dava dilekçesinde; aynı kazaya ilişkin davalı Türkiye sigorta şirketine 27.10.2020  tarihinde başvuru yaptıklarını ve 09.11.2020 tarihinde olumsuz yanıt aldıklarını, evvelce maluliyet ve kusura ilişkin kesinleşmiş mahkeme kararının bulunduğunu beyanla,  davanın kabulü ile 125.000-TL (trafik poliçesi limiti) kalıcı sakatlık-maluliyetten kaynaklanan maddi tazminatın kaza tarihi olan 16.12.2008 tarihinden itibaren işleyecek ticari temerrüt faizi ve yargılama giderleriyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>Birleşen dosya davalısı Türkiye Sigorta A.Ş. (ZMMS) vekili cevap dilekçesinde; davalı   şirket aleyhine açılan işbu davayı yasa ve usule aykırı olması nedeni ile kabul etmediklerini haksız olan davanın reddine karar verilmesini talep ettiklerini, davalının hak kaybına uğramaması adına, zamanaşımı, hak düşürücü süre, husumet ve derdestlik itirazlarını sunduklarını, davanın başvuru şartı eksikliği ve hukuki yarar yokluğu nedeniyle usulden reddine, aksi halde, esasa ilişkin itirazları doğrultusunda davanın esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>İlk derece mahkemesi tarafından asıl dava yönünden; Davacının maddi tazminat davasının kısmen kabulü ile, 288.503,43 TL maddi tazminatın, davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, davalı HDI Sigorta Anonim Şirketi'nin kalan 118.892,00 TL poliçe limitiyle sorumlu tutulmasına, hükmedilen maddi tazminata davalı sigorta şirketi yönünden temerrüt tarihi olan 15.09.2011 tarihinden itibaren  itibaren değişen oranlarda ticari avans faizi, davalı ... yönünden kaza tarihi olan 16.12.2008 tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine,  davacının manevi tazminat davasının kısmen kabulü ile, 7.500,00 TL tazminatın kaza tarihi olan 16.12.2008 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ...'dan alınarak davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine, <br>Birleşen 2022/619 Esas sayılı dosya yönünden; Davacının maddi tazminat davasının Kabulüne, 125.000,00TL maddi tazminatın, davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, hükmedilen maddi tazminata temerrüt tarihi olan 09.11.2020 tarihinden itibaren değişen oranlarda ticari avans faizi işletilmesine karar verilmiştir.<br>Yerel mahkemenin bu kararına karşı asıl ve birleşen  davada davacı vekili ve birleşen dosya davalısı  Türkiye sigorta şirketi vekili  tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur. <br>Davacı vekili istinaf dilekçesinde; mahkemece 10.05.2023 tarihli davalı- sürücü yönünden sundukları talep artırım dilekçelerinin  2. kez ıslah yapılamayacağı gerekçesiyle kabul edilmediğini, takdir edilen manevi tazminatın düşük olduğunu ve faiz başlangıcı yönünden hata yapıldığını beyanla, kararı bu yönlerden dolayı istinaf etmiştir.<br>Davalı Türkiye sigorta şirketi vekili istinaf dilekçesinde; davaya konu 16/12/2008 tarihli trafik kazasında ... plakalı otobüsün sigortacısı olduklarını, 103149291/0 poliçe nolu ZMMS poliçesi 20/03/2008 - 20/03/2009 tarihlerini kapsadığını ve  poliçe limitinin  sakatlanma ve ölüm teminat miktarının 100.000,00 TL  olduğunu,   ilk derece mahkemesi kararının  davacının  maluliyet oranı, maddi ve manevi zararın miktarı, hesaplanma yöntemi, faiz oranı ve faiz başlangıç tarihi, talebin zamanaşımına uğramış olması,  Gebze 4. Asliye Hukuk Mahkemesi 2016/350 E. Sayılı maddi manevi tazminat dosyası ile derdestlik oluşturması ve gerekse de sorumlu oldukları  poliçe limitlerinin aşılması sebebi ile usul ve yasaya aykırı olduğundan kararın kaldırılması gerektiğini beyanla, yerel mahkeme hükmünün kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.\t\t<br>          Dava, haksız fiilden (trafik kazası) doğan maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.                  <br>Dosya kapsamına göre; dava dışı Süzer Seyahat şirketinin teşebbüs sahibi, davalı ...’in sürücü, dava dışı ...’nın ise araç maliki olduğu şehirlerarası yolcu taşımacılığı yapan ... plaka sayılı araç ile 16.12.2008 tarihinde meydan gelen tek taraflı trafik kazasında yolcu olarak bulunan davacı yaralanmıştır.<br>Diğer taraftan, aynı davacı tarafından aracın teşebbüs sahibi Süzer seyahat firması aleyhine Gebze 4. ASHM’nin 2016/350 esas  dava dosyasına maddi ve manevi tazminat davası açtığı, mahkemece  davacı lehine (eldeki dosyamız ile tahsilde tekerrür oluşturmamak kaydıyla)  114.406.50TL maddi, 10.000 TL manevi tazminatın davalısından tahsiline karar verildiği ve kararın  Dairemizin 06.06.2024 tarihli ve 2024/1174 Karar sayılı ilamıyla yeniden hüküm kurulmak suretiyle kesinleştiği, Dairemizce ayrıca incelenen Gebze 4. ASHM’nin 2023/92 esas sayılı dava dosyasında ise; aynı  davacı tarafından araç maliki ...’nın mirasçıları aleyhine maddi ve manevi tazminat davası açıldığı, mahkemece 5000 TL manevi tazminat ile 1.050.375,39 TL sürekli iş göremezlik tazminatın davalılardan tahsiline 18.09.2024 tarihinde karar verildiği  ve hükmün henüz kesinleşmediği anlaşılmaktadır.              <br>1- Davacı vekilinin davalı HDI Sigorta şirketine ilişkin istinaf başvurusunun incelemesinde;<br>            Davacı vekili dosya istinaf incelemesi için Dairemize geldikten sonra  14.08.2023 tarihli dilekçesi ile davalılardan HDI sigorta yönünden anlaşma nedeniyle istinaf talebinden ve davadan  feragat ettiğine dair dilekçe sunmuştur. Bu nedenle, anılan davalı yönünden HMK 310/2.maddesi kapsamında HMK 352/1-b-2. maddesi gereğince Dairemizce davanın reddine ilişkin yeniden hüküm tesisi gerekir. <br>2- Davacı vekilinin talep artırımının gözetilmemesine ilişkin istinaf sebebinin incelemesinde;<br>            Davanın belirsiz alacak davası şeklinde açılabilmesi için, davanın açıldığı tarih itibariyle uyuşmazlığa konu alacağın miktar veya değerinin tam ve kesin olarak davacı tarafça belirlenememesi gereklidir. Belirleyememe hali, davacının gerekli dikkat ve özeni göstermesine rağmen miktar veya değerin belirlenmesinin kendisinden gerçekten beklenilmemesi durumuna ya da objektif olarak imkânsızlığa dayanmalıdır. Davacının alacağının miktar veya değerini belirleyebilmesi için elinde bulunması gerekli bilgi ve belgelere sahip olmaması ve bu belgelere dava açma hazırlığı döneminde ulaşmasının da (gerçekten) mümkün olmaması ve dolayısıyla alacağın miktarının belirlenmesinin karşı tarafın elinde bulunan bilgi ve belgelerin sunulmasıyla mümkün hale geleceği durumlarda alacak belirsiz kabul edilmelidir. Alacağın miktarının belirlenebilmesinin hâkimin takdirine bağlı olduğu durumlarda hukuki imkânsızlık söz konusu olur. Bu durumda davacı alacaklı, hâkimin takdir yetkisini nasıl kullanacağını bilemeyeceği için davanın açıldığı tarihte alacağının miktarını belirleyebilecek durumda değildir. Belirsiz alacak davasında davacı istemini, karşı tarafın rızasına veya iddia ve savunmanın genişletilmesi yasağına tabi tutulmaksızın  harçlandırmak suretiyle her zaman artırabilir, bu artırımın hukuki anlamda ıslah olarak değerlendirilmesi belirsiz alacak davasının niteliği gereği mümkün değildir.<br>Buna göre belirsiz alacak davası olarak açılan eldeki davada, yargılama sürecinde mahkemece alınan 26.10.2021 tarihli raporu doğrultusunda davacı vekili 01.11.2021 tarihinde harcını yatırmak suretiyle 190.718,26 TL üzerinden talebini artırmıştır. Bilahare alınan 10.06.2022 tarihli rapora istinaden ise  08.08.2022 tarihli ıslah dilekçesi ile harcını yatırmak suretiyle taleplerinin 288.503.43 TL olduğunu belirtmiştir. Akabinde güncel asgari ücrete göre alınan 11.04.2023 tarihli rapora istinaden 10.05.2023 tarihinde harcını yatırmak suretiyle sürekli iş göremezlik tutarı taleplerinin  564.201.99 TL olduğunu beyan etmiştir. Bu çerçevede, davacı vekilinin belirsiz alacak davasına ilişkin istemini 01.11.2021 tarihli  talep artırım dilekçesi ile belirli hale getirdiği ve bundan sonra 08.08.2022 tarihinde sunmuş olduğu dilekçenin ıslah dilekçesi niteliğinde olacağı anlaşılmakla,  mahkemece davacının ilk ıslah dilekçesine istinaden  hüküm tesisi doğrudur. <br>3- Davacı vekilinin manevi tazminatın yetersiz oluşuna ilişkin istinaf sebebinin incelemesinde;<br>        Bilindiği üzere, 6098 sayılı TBK'nun 56. maddesi uyarınca bedensel bütünlüğü zedelenen kimse manevi tazminat adı altında bir miktar para ödetilmesini isteyebilir. Hakimin, özel halleri göz önünde tutarak manevi zarar adı ile hak sahibine verilmesine karar vereceği bu tutar adalete uygun olmalıdır. Hükmedilecek bu para, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer bir fonksiyonu olan, özgün bir nitelik taşır. Bir ceza olmadığı gibi mal varlığı hukukuna ilişkin bir zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. O halde, tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek miktar mevcut halde elde edilmek istenilen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. Bu çerçevede somut olayda; olay tarihi, tarafların şahsi ve sosyal durumları ile yukarıdaki ilkeler gözetildiğinde hükmedilen manevi tazminatın takdirinde isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmaktadır. <br>4- Davalı Türkiye sigorta şirketi vekilinin kusura ve maluliyete ilişkin istinaf sebebinin incelemesinde;<br>              Davalılardan sürücü ... hakkındaki Amasya 1. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 2009/165 Esas sayılı  ceza dava dosyası kesinleşmiştir. Anılan dosyada alınan ATK raporuna göre davalı sürücü asli kusurludur.  Davacısı aynı olan, teşebbüs sahibi Süzer seyahat firması aleyhine açılan ve Dairemizin 06.06.2024 tarihli ve 2024/1174 Karar sayılı ilamıyla yeniden hüküm kurulmak suretiyle kesinleşen Gebze 4. ASHM’nin 2016/350 esas  dava dosyasında alınan 10.12.2020 tarihli trafik bilirkişi raporuna göre davalı sürücü ... tam kusurlu olup, işbu yargılamada hükme esas alınmıştır. Mahkemece, aynı konuya ilişkin yargılaması kesinleşen Gebze 4. ASHM’nin 2016/350 esas sayılı dava dosyasındaki kusur raporunun esas alınmasında isabetsizlik bulunmamaktadır. Zira gerek trafik bilirkişi raporu ve gerekse kaza tespit tutanağı ile ceza mahkemesinde alınan kusur raporları bir diğeri uyumludur ve hükme esas alınacak mahiyettedir. <br>Yine, Gebze 4. ASHM’nin 2016/350 esas dava dosyasında; ATK’nın 01.04.2019 tarihli raporuna göre ise davacının maluliyet oranın %11.3, iyileşme sürecinin ise 14 aya kadar uzayabileceği belirtilmiştir. Bahsi geçen dosyada alınan ve kaza tarihinde yürürlükte bulunan “ Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği\"nce hazırlanan maluliyet raporunun hükme esas mahiyette olduğu anlaşılmaktadır. <br>5-Davalı Türkiye sigorta şirketi vekilinin zamanaşımı, derdestlik, arabuluculuk dava şartına ilişkin istinaf sebeplerinin incelemesinde;<br>         Kazaya ilişkin haksız eylem nedeniyle öngörülen suç için mevzuatında  tayin edilen uzamış ceza zamanaşımı süresine, Gebze 4. ASHM’nin 2016/350 esasında davalılarının farklılık arzetmesine ve davalılarının sorumluluğunun müteselsil sorumluluk esasına dayanmasına, davanın açılmasından evvel yapılan arabuluculuk anlaşmama tutanağının dosyada mevcut oluşuna göre davalı Türkiye sigorta şirketi vekilinin yerinde görülmeyen bu yöndeki istinaf sebeplerinin  reddi gerekir.  <br>6-  Davacı ve davalı Türkiye sigorta şirketi vekilinin faizin başlangıcına, davalı şirket vekilinin faizin niteliğine ilişkin istinaf sebeplerinin incelemesinde;<br>      Kural olarak haksız fiilin gerçekleştiği tarihte temerrüt olgusunun oluştuğunun kabulü  gerekir. Sigorta şirketleri yönünden ise, sigortacıya davadan önce başvurulduğu kanıtlanamamışsa, dava tarihinden itibaren faize hükmedilmelidir. Sigortacı, rizikonun ihbarı ve gerekli belgelerin iletilmesinden itibaren sekiz iş günü içinde zararı tazmin etmelidir. Somut olayda, sigorta hasar dosyası incelendiğinde davacının davalı  Türkiye Sigortaya 27.10.2020 tarihinde başvurusunun olduğu ve sigorta şirketince 09.11.2020 tarihinde olumsuz yanıt verildiği anlaşılmıştır. Buna göre, davacının usulüne uygun başvuru evrakının tesliminden itibaren 8 iş günü sonunda sigorta şirketi bakımından temerrüt oluşur. Bu nedenle davacının 27.10.2020 tarihindeki başvurusunu takiben 8 iş günü sonu olan temerrüt tarihinin sigorta şirketi bakından 09.11.2020 tarihine tekabül ettiği anlaşılmakla, mahkemece anılan tarihin  temerrüt tarihi olarak tespitinde de isabetsizlik bulunmamaktadır.<br>           Bunun dışında, kazaya konu aracın şehirlerarası yolcu taşımacılığı yapan (TTK 850, 906 ve devamı maddeleri) otobüs olduğu hususunda uyuşmazlık bulunmamaktadır. Aracın trafik sicil kaydın da ticari olduğu belirlidir. O halde anılan aracın ticari olmasından bahisle ticari faize hükmedilmesinde isabetsizlik bulunmamaktadır.<br>7- Davalı Türkiye sigorta şirketi vekilinin tazminatın hesaplama yöntemine ve teminat limitinin aşılmasına  ilişkin istinaf sebeplerinin incelemesinde;   <br>TRH2010 yaşam tablosu ve progresif rant yöntemine göre hesaplama yapılarak anılan tablodaki parametrik verilerin somut olay özelinde doğru işlenmek suretiyle sonuca varıldığı anlaşılmakla, davalı vekilinin hesaplama yöntemine ilişkin vaki istinaf sebeplerinin reddi gerekir, <br>Ancak, dosya münderacatına göre asıl dosya davalısı HDI sigorta kaza tarihi itibariyle kazaya konu aracın “Zorunlu Karayolu Yolcu Taşımacılığı Mali Mesuliyet Sigortacısı”, diğer davalı Türkiye sigorta ise ZMMS sigortacısıdır. Kaza tarihindeki HDI sigortanın teminat limiti 125.000, diğer birleşen dosya davalı Türkiye sigortanınki ise 100.000 TL’dir. Davalılardan HDI sigorta tarafından 15.09.2011 tarihinde davacı tarafa  6.108.00 TL ödemesi mevcut olup, hükme esas bilirkişi raporunda sigorta şirketinin ödediği tutarın güncel değeri düşülmek suretiyle sürekli iş göremezlik tazminatının 288.503,43 TL olduğu belirlenmiştir. Diğer taraftan, bahsi geçen Gebze 4. ASHM’nin 2016/350 esas  dava dosyasındaki  maddi ve manevi tazminat davasında, maddi tazminat yönünden  Dairemizin 06.06.2024 tarihli ve 2024/1174 Karar sayılı ilamıyla yeniden hüküm kurulmak suretiyle (eldeki dosyamız ile tahsilde tekerrür oluşturmamak kaydıyla) 114.406.50TL maddi tazminatın müteselsil sorumlu teşebbüs sahibi firma olan  davalı Süzer Seyahat'ten  tahsiline karar verilmek suretiyle kesinleşmiştir.<br> Dairemizce ayrıca incelenen Gebze 4. ASHM’nin 2023/92 esas sayılı dava dosyasında ise; aynı  davacı tarafından araç maliki ...’nın mirasçıları aleyhine maddi ve manevi tazminat davası açıldığı, mahkemece  1.007.375,39 TL ( sehven hükümde hesap hatası ile 1.050.375,39 TL yazıldığı ifade edilmiştir)  sürekli iş göremezlik tazminatın davalılardan tahsiline 18.09.2024 tarihinde karar verildiği  ve hükmün henüz kesinleşmediği anlaşılmaktadır. Bu miktara hükmedilirken davacı vekilinin\" Gebze Asliye Ticaret Mahkemesinin 2021/67 esasında davalı olan HDI sigorta şirketi ile yapılan 19.06.2023 tarihli anlaşma ve ibraname gereği sigorta şirketinin sorumluluğundaki 118,892,00 TL'nin tahsil edildiğini ve bu nedenle bilirkişi raporunda belirlenen 1.126.267,39 TL'den HDI sigortanın ödediği tutarın mahsubunu müteakip bakiyesi olan 1.007.375,39 TL'nin talep edildiği\" şeklindeki 02.07.2024 tarihli  ıslah dilekçesinin dikkate alındığı  anlaşılmaktadır.<br>           Bu duruma göre, müteselsil borçluların herhangi birisi tarafından yapılan ödemeden tüm müteselsil sorumluların yararlanacağı gözetilmelidir. Bu nedenle, mahkemece hükmedilen 288.503,43 TL sürekli iş göremezlik tazminatından diğer davalı müteselsil borçlu HDI sigorta tarafından hükümden sonra  ödenen 118.892,00 TL'nin tüm müteselsil borçluların sorumlu olduğu miktardan mahsubu yasa gereğidir. Buna göre anılan miktar düşüldüğünde geriye kalan tüm müteselsil sorumlu davalıların sorumlu oldukları bakiye tutarın 169.611,43 TL olacağı anlaşılmaktadır. Bu nedenle, davalı ... bakımından da asıl davada bu miktar üzerinden hüküm tesis edilmelidir.  Ancak, davacı istinaf eden Türkiye sigorta yönünden poliçe limiti olarak ileri sürdüğü 125.000,00 TL'nin bu sigorta şirketinden tahsilini istemiştir. Ne var ki  adı geçen sigorta şirketinin teminat limitinin kaza tarihi itibariyle 100.000,00 TL olduğu anlaşıldığından bu sigorta şirketine ilişkin davacı istemi de gözetilerek 100,000,00 TL maddi tazminata hükmedilmelidir. Bu nedenle, davalı sigorta şirketi vekilinin bu yöne ilişkin istinaf başvurusunun kabulü gerekmiştir.<br>Açıklanan nedenlerle; ilk derece mahkemesinin kararında tespit edilen ve yukarıda (1). kısımda belirtilen istinaf sebebine ilişkin olarak davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1.b.2 maddesi gereğince kabulü ile ilk derece mahkemesi kararı kaldırılarak  asıl dosyada, davalı HDI sigorta bakımından açılan davanın anılan davalı yönünden HMK 310/2.maddesi kapsamında HMK 352/1-b-2. maddesi gereğince reddine; (7). kısımda belirtilen hatanın giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden davalı Türkiye Sigorta A.Ş vekilinin istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-2. Maddesi gereğince kabulü ile  asıl dosyada  169.611,43 TL maddi  tazminatın davalı ...'dan, birleşen dosya yönünden ise 100.000 TL maddi tazminatın bu davalıdan tahsiline, hükmün bütünlüğünün bozulmaması adına hükmün manevi tazminata sirayet eden kısımları aynen yazılmak suretiyle Dairemizce  aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.<br>H Ü K Ü M\t\t: Yukarıda açıklanan nedenlerle;<br>1-Davacı vekili ile davalı Türkiye sigorta  şirketi vekilinin istinaf başvurularının KABULÜ İLE, Gebze Asliye Ticaret Mahkemesinin 21.06.2023 tarih ve 2021/67 Esas, 2023/692 Karar sayılı kararının HMK'nun 353/1-b-2 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA,<br>2-HMK'nun 353/1-b-2 maddesi gereğince yeniden hüküm kurulması gerektiğinden,<br>ASIL DAVA YÖNÜNDEN ;<br>A)Davalı HDİ Sigorta A.Ş hakkında açılan davanın feragat nedeniyle REDDİNE,<br>B) Davalı ...  hakkında açılan davanın KISMEN KABULÜ ile;  288.503,43 TL tazminattan davalı HDİ Sigorta şirketi tarafından yapılan 118.892,00 TL ödeme düşüldükten sonra kalan 169.611,43 TL tazminatın 16.12.2018 kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ...'dan alınarak davacıya verilmesine, ( Aşağıda Birleşen davada, Gebze 4. ASHM  2023/92 Esas-2024/216 karar ve Gebze 4. As. Ticaret Mahkemesinin 2016/350 Esas -2023/47 Karar sayılı ilamlarıyla hükmedilen maddi tazminatlar ile tahsilde tekerrür oluşturmamak üzere )  fazlaya ilişkin talebin reddine,<br>C) Davacının manevi tazminat davasının KISMEN KABULÜNE; 7.500,00 TL tazminatın 16/12/2018 kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ...'dan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin REDDİNE,<br>D) Maddi Tazminat yönünden ;<br>a) Maddi tazminat yönünden alınması gereken 11.586,16 TL harçtan peşin alınan 1.565,04 TL harcın mahsubu ile bakiye 10.021,12 TL harcın davalı  ...'dan  alınarak    hazineye gelir kaydına,<br>b)Davacı tarafından yatırılan 1.624,34 TL harç giderinin davalı ...'dan tahsili ile davacıya verilmesine,<br>c)Davacı kendini vekille temsil ettirdiğinden kabul edilen maddi tazminat yönünden karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T gereğince 30.000,00 TL vekalet ücretinin davalı ...'dan alınarak davacıya verilmesine, <br>d)Davalı HDI sigorta şirketi kendini vekille temsil ettiğinden reddedilen maddi tazminat yönünden karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T gereğince  6.108,00 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile bu davalıya verilmesine,<br>E) Manevi Tazminat yönünden ;<br>a)Karar tarihinde alınması gerekli 512,32.-TL harcın davalı ...'dan tahsili ile Hazineye gelir kaydına,<br>b)Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, yürürlükte bulunan  AAÜT gereği kabul edilen kısım üzerinden hesaplanan 7.500,00.-TL vekalet ücretinin, davalı ...'dan tahsili ile davacıya verilmesine, <br>F)Davacı tarafından yapılan yapılan 294,25.-TL tebligat, posta, müzekkere gideri, 700,00.-TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 1.045,00.-TL yargılama giderinin davanın kabul ve red oranına göre  takdiren  992,75.-TL'sinin davalı ...'dan alınarak davacıya verilmesine, <br>G)Dava şartı zorunlu arabuluculuk sürecine yönelik 680,00.-TL arabuluculuk ücretinin davalı  davalı HDI Sigorta Anonim Şirketi'nden tahsili için Hazineye gelir kaydına,<br>H) Yargılama sonucunda ve re’sen yapılacak gider olmadığı takdirde, gerekirse re’sen yapılacak gider de mahsup edilmek ve 6100 sayılı HMK’nın 333. maddesi gereğince yatırılan avansın kullanılmayan kısmının yatırana iadesine,<br>BİRLEŞEN 2022/619 ESAS SAYILI DOSYA YÖNÜNDEN ;<br>A-DAVANIN KISMEN KABULÜ İLE; Yukarıda Asıl davada, Gebze 4. ASHM  2023/92 Esas-2024/216 karar ve Gebze 4. As. Ticaret Mahkemesinin 2016/350 Esas -2023/47 Karar sayılı ilamlarıyla hükmedilen maddi tazminatlarla tahsilde tekerrür oluşturmamak üzere 100.000,00TL maddi tazminatın 09/11/2020 temerrüt tarihinden itibaren değişen oranlarda ticari avans faizi ile birlikte davalı Türkiye Sigorta A.Ş'den alınarak davacıya verilmesine,  fazlaya ilişkin istemin REDDİNE,<br>B-Alınması gereken 6.831,00 TL nispi ilam harcından peşin alınan 426,94 TL harcın mahsubu ile bakiye 6.404,06 TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,<br>C-Davacı kendini vekille temsil ettiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T gereğince  19.750,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,<br>D-Davalı kendini vekille temsil ettiğinden reddedilen miktar üzerinden karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T gereğince 5.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,<br>E-Davacı tarafından yapılan 507,64 TL harç yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,<br>F-Davacı tarafından yapılan toplam 1.350,75 TL yargılama giderinin davanın kabul ve red oranına göre takdiren 1.080,60 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazla masrafın davacı üzerinde bırakılmasına,<br>G-Dava şartı zorunlu arabuluculuk sürecine yönelik, 680,00.-TL arabuluculuk ücretinin  544,00 TL sinin davalıdan, 136,00 TL sinin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına,<br>3-Davacı ve davalı Türkiye Sigorta tarafından yatırılan istinaf karar harcının talebi halinde iadesine,<br><br>4- Davacı tarafından yapılan 244,00 TL istinaf giderinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine,<br>5-Davalı Türkiye Sigorta tarafından yapılan 234,00 TL istinaf giderinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,<br>6-İlk Derece Mahkemesince yazılan 25.09.2023 tarih 2023/600-597 sayılı harç tahsil müzekkerelerinin işlemsiz olarak iadesinin istenmesine,<br>7- Karar tebliği, harç ve avans iade işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine,<br>Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK.362/1-a maddesi gereğince kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi. 06.12.2024\t\t<br><br>Başkan ...<br>  e imzalıdır <br><br>Üye ...<br>  e imzalıdır <br><br>*Üye ...<br>  e imzalıdır <br><br>Katip ...<br>  e imzalıdır <br><br><br><br>   *İşbu evrak 5070 sayılı Kanunun 5. Maddesi gereğince Güvenli Elektronik İmza ile imzalanmıştır*<br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"e0f39f008e2c4a4a","SID":"22e53fd071292cac"}}