{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>44. HUKUK DAİRESİ<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F  M A H K E M E S İ  K A R A R I<br>DOSYA NO:2022/509 Esas<br>KARAR NO:2024/2019<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ:İSTANBUL 1. FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ<br>TARİHİ:15/12/2021<br>NUMARASI:2020/52 E. - 2021/427 K.<br>DAVA:Endüstriyel Tasarıma tecavüzün ve haksız rekabetin tespiti, maddi ve manevi tazminat<br>BİRLEŞEN İSTANBUL 2.FSHHM  2020/172 ESAS, 2020/207 KARAR SAYILI DOSYASI<br>ESAS NO \t:2020/172 <br>KARAR NO:2020/207<br>DAVA:Endüstriyel Tasarıma tecavüzün ve haksız rekabetin tespiti, maddi ve manevi tazminat<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ:05/12/2024<br>Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda;<br>G E R E Ğ İ  D Ü Ş Ü N Ü L D Ü :Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davaya konu tasarımın Türkiye de ilk kez 09.10.2019, 21.10.2019, 12.11.2019 tarihinde  davacıya ait ... adlı instagram sayfası  üzerinden kamuya sunulduğunu,  dava konusu tasarımın izinsiz olarak davalılardan  .... Şti. tarafından \"...\" markasıyla üretim ve satışının yapıldığını, diğer davalı ...'ın  davalı şirketin müdürü olarak haksız fiili bizzat gerçekleştiren kişi olduğunu, ayrıca aleyhinde delil tespit isteminde bulunulan ... (...) ise diğer davalı ... tarafından  üretim ve satışı yapılan \"...\" markalı ürünleri kendisine ait iş yerinde ve ... adlı instegram sayfasında satışını gerçekleştirdiğini,  bu hususun  Bakırköy 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi 2019/596 D.İŞ sayılı delil tespit dosyası kapsamından anlaşıldığını, 2019/596 D.İŞ sayılı delil tespit dosyasından alınan bilirkişi raporunda  tasarım hakkına tecavüzün varlığı tespit edildiğini, davacının tasarımının davalılar tarafından izinsiz kullanıldığı iddiasıyla SMK 151/2-a kapsamında şimdilik 1000 TL maddi 20000 TL manevi tazminatın delil tespit tarihi olan 05/12/2019 tarihinden itibaren değişin oranlarda ticari faizle davalılardan tahsiline, ihtiyati tedbire hükmedilmesine ve verilecek hükmün ilanına karar verilmesini talep ve dava etmişlerdir.Davalı ... cevap dilekçesinde özetle; Yetkili mahkemenin İstanbul Anadolu Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemeleri olduğunu, Müvekkilinin zaman zaman piyasada satışa arz edilen ürünlerden beğendiği bir ya da bir kaç numuneyi ilgili satıcılardan indirimli olarak satın alarak sosyal medya üzerinden satışını yapmakta olduğunu, gerek davacıdan gerekse davalılardan zaman zaman ürünler satın aldığını,Davacının  müvekkilinden  satın aldığını iddia ettiği ürünün fişini dosyaya ibraz etmiş olmasının yeterli olmadığını,Davacının satın aldığı ürünü  de dosyaya ibraz etmesi gerektiğini,  Müvekkilinin  numune olarak diğer davalı ... Şti den zaman içinde bir yada bir kaç ürün de satın aldığını,Eğer bu dava konusu ürünler davalı ... alınmış ürünler ise dahi, müvekkilinin söz konusu ürün yada ürünlerin imalatını kimin yaptığını bilecek durumda olmadığını, Müvekkilin elindeki bir kısım ürünlerde ...’in etiketinin  bulunduğunu, Müvekkilin diğer davalıyla arasında herhangi bir organik veya fiili bağlantı da olmadığını, İYİNİYETLİ şahıs konumunda olduğundan sorumluluğu cihetine gidilemeyeceğini, söz konusu ürünlerin daha önce başka firmalarca sosyal medyadan kamuya  sunulduğunu, Müvekkilinin  dava konusu ürünlerle alakalı olarak herhangi bir üretim yada tanıtım yapmadığını, Davacının çok sayıda ürünün varlığından bahsettiğini,Dava dilekçesinde 86 adet üründen bahsedilmekte olduğunu, bu  ürünlerin müvekkili  ile hiçbir bağlantısı bulunmadığını, davanın reddine karar verilmesi gerektiğini beyan etmiştir.Davalı  ... .şti Ve  ... cevap dilekçesinde özetle; ... hakkındaki davanın husumet yokluğu gözetilerek usulden reddine karar verilmesini, diğer davalı yönünden ise ; Davacı yan, İstanbul Anadolu 1. Fikri ve  Sınai Haklar  Mahkemesinin 2020/2 D.İş sayılı tespit dosyasında tespiti yapılan ürünlerin kendisine ait tasarımlar olduğunu ifade ederek dava açtığını.tasarım ürünlerinin müvekkilinden daha önce piyasaya arz ettiğini ispatlaması gerektiğini, tasarımın davacıya ait instagram hesabı olan \" ...\"  üzerinden en son 12/11/2019 tarihinde satışa sunulduğu ve karşılaştırma yapılan diğer davalıya ait instagram hesabı olan  \"...\"  üzerinden ise 04.12.2019 tarihinde satışa sunulduğunun raporlandığını, ihlal olması için Raporda satışa arz edilen tarihler baz alındığında bir ürünün kopya edilme amaç ve kastı ile öncelikle araştırılması, bulunması, kopyalanması, kalıplarının basılması gerekli çizimlerinin oluşturulması, üretimi  ve kamuya satış sureti ile arz edilmesi süreci değerlendirildiğinde  belirtilen 1 aylık süre içinde tüm bu aşamaların oluşturulmasının mümkün olmadığını, dava konusu tasarımın piyasaya arzının  ilk olarak müvekkili firma mağazalarında olduğunu,. davacının tazminat isteminin dayanağının bulunmadığını esas yönünden de davanın reddi gerektiğini beyan etmişlerdir. Birleşen davada davacı dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin tekstil sektöründe kadın konfeksiyon üreticisi olarak faaliyet göstermekte olup 18.09.2019 tarihinde ... numarasıyla tescil başvurusunda bulunmuş olduğunu, müvekkilinin tescil başvurusunda bulunduğu 2019/0563- 2 nolu tasarımın davalı .... Şti. tarafından \"...\" markasıyla üretim ve satışının yapılmakta olduğunu, söz konusu tecavüzün davalı şirketin ticari faaliyeti çerçevesinde yapılmakta olduğunu ve diğer davalı gerçek kişi ...'ın davalı şirketin müdürü olarak haksız fiili bizzat gerçekleştiren kişi olduğunu, davalı ...'ın davaya taraf yapıldığını, diğer davalı ...'ın (...) ise diğer davalı ... tarafından \"...\" markasıyla üretim ve satışı yapılan taklit ürünleri kendisine ait iş yerinde ve kendisine ait ... adlı instagram sayfasında satışını gerçekleştirmekte olduğunu, davalıların eylemlerinin aynı zamanda 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'na göre haksız rekabet teşkil ettiğini, açıklanan sebeplerle belirsiz alacak davası hükümlerine göre tazminat miktarı tam ve kesin olarak tespit edildiğinde taleplerini arttırmak üzere şimdilik 1.000,00 TL maddi, 20.000,00 TL manevi tazminatın delil tespitinin yapıldığı 10.01.2020 tarihinden itibaren işleyecek değişken oranlardaki ticari faiziyle birlikte davalılardan alınarak davacıya verilmesini, taklit ürünlerin başta davalıların iş yerlerinde, diğer mağazalarında üretim ve satışının durdurulmasını, görüldüğü yerde toplatılmasını, ürünün satışını yapan internet sitelerinde satışının durdurulmasına yönelik ihtiyati tedbir kararı verilmesini ve ayrıca eldeki davanın İstanbul 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 2020/52 esas sayılı dosyası ile birleştirilmesi, zira anılan dava dosyasının, dava konusu tasarım nedeniyle ... ve ... aleyhine açılmış olup yargılamasının devam etmekte olduğunu, dolayısıyla her iki davanın tarafları, dava konuları aynı olmakla birlikte biri hakkında verilecek hüküm diğerini etkileyeceğinden her iki dava arasında fiili ve hukuki irtibat bulunduğundan, usul ekonomisi de gözetilerek, eldeki davanın İstanbul 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 2020/52 esas sayılı dosyası ile birleştirilmesini talep ettikleri anlaşılmıştır.Birleşen davada Davalı ... vekili cevap dilekçesinde ; Yetkili mahkemenin İstanbul Anadolu  FSHM’leri olduğunu, Müvekkilinin zaman zaman piyasada satışa arz edilen ürünlerden beğendiği bir ya da bir kaç numuneyi ilgili satıcılardan indirimli olarak satın alarak sosyal medya üzerinden satışını yapmakta olduğunu, gerek davacıdan gerekse davalılardan zaman zaman ürünler satın aldığını,Davacının  müvekkilinden  satın aldığını iddia ettiği ürünün fişini dosyaya ibraz etmiş olmasının yeterli olmadığını, Davacının satın aldığı ürünü  de dosyaya ibraz etmesi gerektiğini,  Müvekkilinin  numune olarak diğer davalı ...  Şti den zaman içinde bir yada bir kaç ürün de satın aldığını,  Eğer bu dava konusu ürünler davalı ... alınmış ürünler ise dahi, müvekkilinin söz konusu ürün yada ürünlerin imalatını kimin yaptığını bilecek durumda olmadığını, Müvekkilin elindeki bir kısım ürünlerde ...’in etiketinin  bulunduğunu, Müvekkilin diğer davalıyla arasında herhangi bir organik veya fiili bağlantı da olmadığını, İYİNİYETLİ şahıs konumunda olduğundan sorumluluğu cihetine gidilemeyeceğini, İstanbul Anadolu Fikri ve Sinai Haklar Hukuk Mahkemesinin 2020/20 D.iş dosyasından alınan karar uyarınca bilirkişi tarafından iş yerinde inceleme yapılıp tespit edilen 5 adet üründen bir tanesine el konulduğunu, tespit işlemi sonrasında işbu ihlalin tarafı olmamak, ticari itibarını korumak ve herhangi bir yasal tatbikatla karşılaşmamak amacı ile söz konusu ürünleri iyi niyetli olarak diğer davalı şirkete iade ettiğini,ürünlere ait fotoğrafları ... adlı instagram sayfasından kaldırıldığını, Davacı taraf müvekkilinin işlem ve eylemlerinden ötürü herhangi bir maddi manevi zarara uğramadığını, davanın reddini talep etmiştir. Birleşen davada Davalı  ... .şti Ve  ... cevap dilekçesinde özetle; asıl davadaki gerekçelerle birleşen dava yönünden de davanın reddini talep etmişlerdir. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonunda; \"ASIL DAVADA; 1-Davalılar ... ve ... ŞTİ ‘nin davacıya ait tasarım hakkına tecavüzün ve haksız rekabetin tespitine, durdurulmasına, önlenmesine, 2-Tasarım hakkını ihlal nedeniyle SMK 151/2-a Maddesi ve somut olayın özellikleri ve BK hükümlerine ...  ŞTİ ‘den tahsil edilmek üzere1.000 TL maddi tazminatın tespit tarihi olan 5.12.2019 tarihinden itibaren değişir oranlı ticari faiz ile tahsiline,3-Tasarım hakkını ihlal nedeniyle SMK 151/2-a Maddesi vesomut olayın özellikleri ve BK hükümlerine göre ... den tahsil edilmek üzere takdiren  1000 TL maddi tazminatın tespit tarihi olan 5.12.2019 tarihinden itibaren değişir oranlı ticari faiz ile tahsiline, 4-Tasarım hakkını ihlal nedeniyle ...  ‘DEN tahsil edilmek üzere 5.000- TL manevi tazminatın tespit tarihi olan 5.12.2019 tarihinden itibaren değişir oranlı ticarifaiz ile bu davalıdan tahsiline, fazla istemin reddine,5-Tasarım hakkını ihlal nedeniyle ...’dan tahsil edilmek üzere  5000- TL manevitazminatıntespit tarihi olan 5.12.2019 tarihinden itibaren değişir oranlıticarifaiz ile bu davalıdantahsiline, fazla istemin reddine, 6-Davalı ... hakkındaki davanın REDDİNE,<br>7-Karar kesinleştiğinde hüküm özetinin Türkiye’de tirajı yüksek bir gazetede bir kez ilanına masrafın davalılar ... ... ŞTİ VE ....den tahsiline,<br>II-BİRLEŞEN DAVADA;1-Davalılar ... ve ... ŞTİ ‘nin davacıya aittasarım hakkına tecavüzün ve haksız rekabetin tespitine, durdurulmasına, önlenmesine,2-Tasarım hakkını ihlal nedeniyle SMK 151/2-a Maddesi vesomut olayın özellikleri ve BK hükümlerine göre ...  ŞTİ ‘den1000 TL maddi tazminatın tespit tarihi olan 10.1.2020  tarihinden itibaren değişir oranlı ticari faiz ile tahsiline, 2-Tasarım hakkını ihlal nedeniyle SMK 151/2-a Maddesi vesomut olayın özellikleri ve BK hükümlerine ... dan tahsil edilmek üzere 1000 TL maddi tazminatın tespit tarihi olan 10.1.2020  tarihinden itibaren değişir oranlı ticari faiz ile tahsiline, 3-Tasarım hakkını ihlal nedeniyle ... ... ‘DEN tahsil edilmek üzere 5.000- TL manevi tazminatın tespit tarihi olan 10.1.2020  tarihinden itibaren değişir oranlı ticari faiz ile bu davalıdan tahsiline, fazla istemin reddine,4-Tasarım hakkını ihlal nedeniyle ...’dan tahsil edilmek üzere e 5000- TL manevi tazminatın tespit tarihi olan 10.1.2020  tarihinden itibaren değişir oranlı ticari faiz ile bu davalıdan tahsiline, fazla istemin reddine,5-Davalı ... hakkındaki davanın REDDİNE, 6-Karar kesinleştiğinde hüküm özetinin Türkiye’de tirajı yüksek bir gazetede bir kez ilanına masrafın davalılar ... ŞTİ VE ...’dan tahsiline,\" karar verilmiştir.Davacı-birleşen davacı Satılmış ... vekili istinaf dilekçesinde özetle; -Yerel Mahkemece eksik vekalet ücretine ve yargılama giderine hükmedildiğini, davacı birleşen davacı müvekkili lehine asıl ve birleşen dava ile hüküm altına alınan manevi tazminatlar yönünden vekalet ücretine hükmedilmişse de, hükmedilen vekalet ücretlerinin A.A.Ü. Tarifesinin 13. Maddesine aykırı olduğunu, A.A.Ü. Tarifesinin 13. Maddesine göre kabul edilen manevi tazminat miktarları ( Asıl davada 5.000 TL, Birleşen davada 5.000 TL) kadar tarafları lehine vekalet ücretlerine hükmedilmesi gerektiğini,  Avukat Asgari Ücret Tarifesi 13. Maddesinde anılan tarifenin ikinci bölümünde Mahkemede görülmekte olan davalar bakımından 7.375 TL ücretin belirlendiği ve tarifenin 13. Maddesinin 1. Fıkrasına göre  davanın görüldüğü mahkeme için bu Tarifenin ikinci kısmında belirtilen maktu ücretlerin altında kalmamak kaydıyla bu Tarifenin üçüncü kısmına göre belirleneceği belirtilmekte ve yine tarifenin 13. Maddesinin 2. Fıkrasında da \"Ancak, hükmedilen ücret kabul veya reddedilen miktarı geçemez.\" denilerek kabul edilen miktarın maktu vekalet ücretinin altında kalması halinde kabul edilen miktar kadar vekalet ücretine hükmedileceği düzenlendiğini, buna göre Yerel Mahkemece davacı birleşen davacı müvekkili lehine asıl davada  5.000 TL ve birleşen davada da 5.000 TL manevi tazminata hükmedilmiş olması, tarifenin ikinci bölümünde Yerel Mahkeme görülmekte olan davalar için 7375 TL maktu vekalet ücretinin düzenlenildiği, bu surette tarifenin 13. Maddesinin 2. Fıkrası gereğince kabul edilen manevi tazminat miktarları ( Asıl davada 5.000 TL, Birleşen davada 5.000 TL) kadar vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken,  Yerel Mahkemece A.A.Ü.T'nin 13. Maddesi göz ardı edilerek davacı birleşen davacı müvekkili  asıl davada kabul edilen manevi tazminat yönünden lehine 750 TL, birleşen davada kabul edilen manevi tazminat yönünden lehine 750 TL vekalet ücretine hükmedilmesinin hatalı olduğunu,-Yerel Mahkemece eksik yargılama giderine hükmedildiğini, asıl ve birleşen dava açılmadan önce tasarım hakkına tecavüzün tespitine yönelik olarak İstanbul 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin 2019/596 D. İŞ sayılı delil tespiti dosyası ile asıl davaya yönelik olarak  İstanbul Anadolu 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin 2020/2 D. İş sayılı delil tespit dosyası ile birleşen davaya yönelik olarak delil tespiti yapıldığını, bu bakımdan Yerel Mahkemece asıl ve birleşen davaya ilişkin yargılama gideri hesaplaması yapılırken söz konusu delil tespit dosyalarına yapılan masraflarında hüküm altına alınmasını gerekirken, delil tespit masraflarının hüküm altına alınmamasının usul ve yasaya aykırı olduğunu,-Yerel Mahkemece davalı- birleşen davalı ... Yönünden davanın reddine karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, Asıl dava yönünden, tasarımı müvekkili tarafından yapılmış ve Türkiye de ilk kez kamuya sunulmuş olan kadın elbise tasarımı ilk kez 09.10.2019, 21.10.2019, 12.11.2019 tarihinde  müvekkiline ait ... adlı instagram sayfası üzerinden kamuya ve satışa sunulduğunu, müvekkilinin söz konusu tasarımının taklitlerinin davalı ... Şti. tarafından \"...\" markasıyla üretim ve satışının yapıldığını,  tasarım hakkına tecavüz davalı şirketin ticari faaliyeti çerçevesinde yapılmakta olup, diğer davalı gerçek kişi ...'ın davalı şirketin müdürü olarak haksız fiili bizzat gerçekleştiren kişi olduğunu, haksız fiilden şirket ile birlikte şirket müdürü olan davalının, müvekkiline karşı müştereken ve müteselsilen sorumluluğu bulunduğunu,-Birleşen dava yönünden, Davacı müvekkilin ... numarasıyla tescil başvurusunda bulunduğu 2 nolu (aynı zamanda müvekkilin ... adlı instagram sayfasında 09.10.2019, 21.10.2019, 12.11.2019 tarihinde yayınlanarak kamuya arz edilen)  tasarımının davalı Davalı ... Şti. tarafından \"...\" markasıyla üretim ve satışının yapıldığını, tasarım hakkına tecavüz davalı şirketin ticari faaliyeti çerçevesinde yapılmakta olup, diğer davalı gerçek kişi ...'ın davalı şirketin müdürü olarak haksız fiili bizzat gerçekleştiren kişi olarak, haksız fiilden şirket ile birlikte şirket müdürü olan davalının, müvekkiline karşı müştereken ve müteselsilen sorumluluğu bulunduğunu, -Yerel mahkemece, tasarım hakkına tecavüzün varlığı tespit edilmiş olmasına karşın asıl ve birleşen davalar yönünden tazminat hesabı yapılmaksızın BK. 50. Maddesi uyarınca tazminata hükmedilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, hesap tercihleri doğrultusunda tazminat hesabı yapılması gerektiğini, asıl ve birleşen davalarda talep olunan maddi tazminat SMK'nın 151/2.a \"Sınai mülkiyet hakkına tecavüz edenin rekabeti olmasaydı, hak sahibinin elde edebileceği muhtemel gelir.\" maddesine göre talep edildiğini, Yerel Mahkemece alınan ek bilirkişi raporunun sonuç kısmında\" Davanın niteliği gereği bir haksız fiil olup; haksız fiilin gizlenmesi veya boyutlarının tam olarak saptanmasının önlenmesi amacıyla ticari kayıtların davalıca tam tutulmaması kuvvetle muhtemeldir. Bu sebeple eldeki davanın özelliği de dikkate alınarak, hakkaniyete ve piyasaya ortalamalarına uygun bir tazminat hesabı yapılabilmesi için, davalının üretim ve satış' kapasitesinin belirtildiğinde, 25.12.2019 tarihinde düzenlenen bilirkişi raporundaki, tespit sırasında iki renk 16 adet kırmızı.35 adet pembe olduğu Minimum üretim miktarı; sadece bir renk kumaştan bir pastal kesim yapıldığı düşünüldüğünde: 100 kat X 1 beden X 1 renk 101) adet ürün kesimi yapıldığı anlaşılmaktadır. 2 Farklı renkle hesaplanıldığında, 100 kat X 1 beden X 2renk=200 adet olduğu, \" denilerek davalının hatalı olsa da üretim miktarı tespit edilmiş olmasına rağmen tazminat hesabı yapılmadığını, dolayısıyla davalının üretim ve satış miktarının belirlenmesinden sonra tazminat hesabının belirlenmesi için müvekkilinin tecavüze konu tasarımların üretim maliyetleri ile satış fiyatları (tek bir ürüne ilişkin) arasındaki farkın  (ürün başına kar) bulunması gerektiğini, Yerel Mahkemece taraflarına ek rapora karşı itiraz (ki raporda hatalı olarak davalının üretim miktarı tespit edildiğinden) edilerek hem itirazları doğrultusunda davalının üretim miktarının belirlenmesi hemde müvekkilinin dava konusu tasarımlara ilişkin birim başına karının tespit edilmesi için mali mali müşavir bilirkişiden rapora alınması istenildiğini, ek bilirkişi raporunda bilirkişiler açıkça kendilerinin uzmanlık alanı olmadığından dosyaya mali müşavir bilirkişi atanmasını istediklerini, Yerel Mahkemece ek bilirkişi raporu sonrasında heyete mali müşavir bilirkişi eklenerek rapor alınması gerekirken, rapor almayarak kendince tazminata hükmetmeye çalışmasının usul ve yasaya aykırı olduğunu, -Yerel Mahkemece davalının üretim miktarının hatalı tespit edildiğini,Davalının üretim miktarının TBK'nın 50. maddesine göre  (piyasa ortalamalarına göre) belirlenmesi gerektiğini, eldeki davanın niteliği gereği bir haksız fiil olup; haksız fiilin gizlenmesi veya boyutlarının tam olarak saptanmasının önlenmesi amacıyla ticari kayıtların davalıca tam tutulmaması kuvvetle muhtemel olduğunu, dolayısıyla davalının üretim miktarının belirlenememesi halinde tazminat hesabına dair tercihleri de dikkate alınarak TBK'nın 50. maddesi uyarınca davalının üretim miktarının piyasa ortalamalarına göre belirlenmesi gerektiğini, hazır giyim sektöründe seri üretim esas olduğunu, seri üretimde üretim için sipariş adedi ve beden dağılımı dikkate alınarak kumaş maliyetini en aza indirmek için kesim işlemi tek tek yapılmayacağını,Yerel Mahkemece alınan ek bilirkişi raporunda davalının üretim miktarı seri üretim esaslarına göre 2500 adet olarak tespit edilmesi gerekirken 200 adet tespit edilmesinin hatalı olduğunu, Asıl dava açılmadan evvel Davalı ... (Yusem Butik)'den taklit ürün örneği satın alınarak Bakırköy 1. Fikri ve Sınai  Haklar Hukuk Mahkemesi 2019/596 D.İŞ sayılı delil tespit dosyası ile yapılan keşifte davalı işyerinde 35 adet ekru ve 16 adet kırmızı, 35 adet pembe renk tespit edildiğini, anılan Delil tespit dosyasından alınan bilirkişi raporunun sonuç kısmında \" .... Şti. Nin mağazasında bu tescilli modelden \"...\" etiketli 35 adet ekru renk, 16 adet kısmızı renk ve 35 adet pembe renk olmak üzere toplam 86 adet ürün tespit edildiği, ...\" denildiğini,  birleşen dava açılmadan evvel  Davalı  ... (İdil Stil) taklit ürün örneği satın alınarak İstanbul Anadolu Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin 2020/2 D.iş sayılı dosyası ile yapılan keşifte 3 adet siyah, 2 adet somon renkte ürün tespit edildiğini,  delil tespit dosyası ile Davalının iş yerinde 10.01.2020 tarihinde yapılan tespite ilişkin tutanakta \" 3 adet siyah, 2 adet Somon ürün tespit edildi. Ürünler değerlendirilmek üzere fotoğraflandı\" denildiğini,  dolayısıyla davalının ekru, kırmızı, pembe, siyah ve somon renklerinde (5 farklı renkte) üretimde bulunduğunun açık olduğunu, hesap tercihlerine uygun tazminat hesabı yapılabilmesi için davalıların delil tespit sırasında tespit edilen ürün miktarı kadar üretim yaptığının kabulünün de mümkün olmadığını, bilirkişiler tarafından davalının tek ürün 2 renk üzerinden 200 adet üretim yapıldığına ilişkin değerlendirmenin dayanaksız olup, her renk için en az 5 bedenden 2500 adet üretim yapıldığı ve iki renk üzerinden hesaplama yapılacağı düşünüldüğünde: 2500 x 2 olarak 5000 adet üretimde bulunduğu kabul edilerek tazminat hesabı yapılması gerekirken, Yerel Mahkemece davalının üretim miktarı dahi tespit edilmeksizin TBK'nın 50. Maddesi uyarınca tazminata hükmedilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, -Yerel Mahkemece müvekkili kayıtları incelenmeksizin, dosyaya ibraz ettikleri müvekkilinin ürün başına birim karına yönelik belgeler dikkate alınmaksızın TBK'nın 50. Maddesi uyarınca tazminata hükmedilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu,  öncelikle davalının üretim miktarının belirlenmesi ardından da müvekkilinin ürün başına birim karının tespit edilmesi gerektiğini,  sunulan belgelere göre müvekkilinin ürün başına birim karının 144,36 TL olduğunu,  heyete mali müşavir bilirkişi eklenerek rapor aldırılmış olsa idi, maddi tazminatın en az 28.872 TL olarak hesaplanılacacağının açık olduğunu,  delillerinin tamamı toplanılmaksızın ve incelenmeksizin müvekkilinin zararını ispat edemediğinin iddia edilmesinin açıkça adil yargılanma hakkının ihlalini olduğunu, -Yerel Mahkemece TBK'nın 50. Maddesi de hatalı uygulandığını, TBK'nın 50. Maddesi davalının üretim miktarının belirlenmesinde uygulanması gerekirken, tazminatın belirlenmesinde uygulanmasının hatalı olduğunu, müvekkilinin ticari kayıtları incelenmediğini, müvekkilinin  ürün başına birim karını gösteren evrakların incelenmediğini, hem ek rapora karşı  itirazlarının karşılanması hem de heyete mali müşavir bilirkişi eklenilerek tazminat hesabı yapılması talep edilmesine karşın, Yerel Mahkemece daha talebimize yönelik tazminat hesabı yapılmamışken hüküm kurulmasının usul ve yasaya aykırı olduğunu, -Yerel Mahkemece TBK'nın 50. Maddesi uyarınca belirlenen maddi tazminatın müvekkilinin zararını karşılamadığı gibi caydırıcılığı da bulunmadığını,  davalının beyanlarına da itibar edilmeyerek piyasa ortalamalarına göre bir tazminat hesaplaması yapılması gerektiğini, -Yerel Mahkemece hükmedilen manevi tazminatın çok düşük olduğunu, hükmedilen manevi tazminat miktarının tecavüzün tekrarlanması açısından da hiçbir caydırıcılığı bulunmadığını ve haksız fiili işleyenler açısından tecavüzün tekrarlanmasının kuvvetle muhtemel olduğunu,Davaya konu ürünler bakımından müvekkilinin cirosunun düşmesi, siparişlerinin iptal edilmesi gibi ticari sıkıntılar yüzünden manevi ıstıraba maruz kalındığını,  kendisine özgün tasarımların tasarım hakkı sahibi iken müvekkilinin kendisi taklitçi durumuna düşerek manevi zarara da uğradığını, davalı Türkiye'nin önde gelen giyim firmalarından olduğundan kamuoyu nezdinde müvekkilinin tasarımcı değil taklitçi olacağını, davalı gibi kötü niyetli üreticiler tarafından taklit edilmesine zemin hazırlayacağını,  başka bir açıdan ise tazminattan fazla müvekkili borçlandırıcı şekilde karşı vekalet ücretine hükmedilmesinin müvekkilin adil yargılanma, hak arama hürriyeti ile Mahkemelere erişim hakkı kısıtlandığını, davayı kazanmış olmasına rağmen müvekkilinin kazanılan davanın hüküm sonuçlarını ortadan kaldıracak derecede karşı vekalet ücretine hükmedilmesinin, bir anlamda yargılamayı anlamsız kılmakta müvekkilinin mahkemeye erişim hakkını kısıtlamakta olduğunu bu nedenlerle kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... Şti. vekili istinaf dilekçesinde özetle; -tasarımların 10 Ocak 2017 tarihinde yürürlüğe giren 6769 Sayılı Sinai Mülkiyet Kanunu ile koruma altına alınmış olsa da mezkur yasa gereği korumanın şartlarının davacı yönünden gerçekleşmediğini, Davacının, İstanbul Anadolu 1. Fikri ve  Sınai Haklar  Mahkemesi'nin 2020/2 D.İş sayılı tespit dosyasını gerekçe göstererek, tespiti yapılan ürünlerin kendisine ait tasarımlar olduğunu iddia ettiğini ve istinaf başvurusuna konu davayı açtığını, ancak görülen davada davacı tarafın, kendisine ait olduğunu iddia ettiği tasarımın müvekkili şirket yönünden kopya edildiğine dair ek bir delil ortaya koyamadığını ve tasarım ürünlerinin müvekkilinden daha önce piyasaya arz ettiğini ispatlayamadığını,  6769 sayılı SMK  55/4 maddesi ve 56. maddesinde suç olabilmesi için, korunan tasarımın aynısının veya genel izlenim itibari ile ayırt edilemeyecek kadar benzerinin kopyalanarak alınması  gerektiğini  ancak raporlardan da anlaşılacağı üzere bir ürünün kopya edilme amaç ve kastı ile öncelikle araştırılması, bulunması, kopyalanması, kalıplarının basılması gerekli çizimlerinin oluşturulması, üretimi  ve kamuya satış sureti ile arz edilmesi süreci birlikte değerlendirildiğinde  davacının iddia ettiği asıl ürünün arz tarihi ile kopyanın arz tarihi arasındaki 1 aylık süre içinde tüm bu aşamaların oluşturulması  ve davacının aleyhine kötü niyetli olarak satışa arz edilmesinin mümkün olmadığını,  kök bilirkişi raporunun sonuç kısmında dava konusu tasarım için en eski paylaşımın 9 Ekim 2019 tarihinde davacıya ait sosyal medya hesabı üzerinden yapıldığı beyan edilmiş ise de bu değerlendirme yapılırken taraflarınca dosyaya sunulan daha eski tarihli faturalar dikkate alınmadığını,  müvekkil şirketin, imal ettiği tekstil ürünlerini sosyal mecra veya internet sitesi üzerinden satışı mevcut olmayıp aktif şekilde sosyal medya hesabı kullanmamakta, kamuya arz kendi sahibi olduğu mağazasında gerçekleşmekte olduğunu, SMK uyarınca tasarımın kamuya sunulması için sosyal medya gibi bir platformda paylaşılması şartı aranmadığını, ürünün tasarımı oluşturan kişi tarafından herkese açık bir biçimde kendi iş yerinde satışa çıkarması da kamuya sunulma açısından yeterli olduğunu, dolayısıyla davacının kendisine ait olduğunu iddia ettiği tasarım ürünlerinin, müvekkili tarafından piyasaya arzı daha önce gerçekleştirdiğini, bilirkişi raporunda dahi davacının iddia ettiği tasarım ürünlerinin müvekkili ürünlerinden önce üretilip kamuya arz edildiğine dair bilgi ve belge olmadığının beyan edildiğini,Yerel Mahkeme'nin, rapordaki bu bilgiyi ve taraflarınca mahkemeye sunulan eski tarihli faturaları yok saymasının hakkaniyete aykırı olduğunu, -Yerel Mahkemenin, bilirkişi raporlarını esas alarak verdiği  hükümde raporların yeterli incelenmediğini, bilirkişi kök raporunda, kopya olduğu iddia edilen ürünlerin fotoğraflarının davanın seyiri esnasında davacının yönettiği internet sitesinde bulunamadığı sitenin adının dahi değiştirildiği hatta davacının ticaret defterlerinde de konu ürünlere rastlanmadığının açıkça beyan edildiğini, davacının sosyal medya hesaplarının onaylı olmayan hesaplar olduğunu, sosyal medya üzerinde onaysız hesaplardan yapılan paylaşımların hukuken verilecek olan karara esas teşkil edebilecek yeterlilikte ve nitelikte olmadığını,İlk Derece Mahkemesince, dosyaya sunulan bilirkişi raporu yeterince incelenseydi, raporda değerlendirmeye tabi tutulan görsellerin inceleme esnasında sosyal medya sayfasında bulunamadığı, dolayısıyla davacı tarafından dava dilekçesinde öne sürülen görseller üzerinden değerlendirme yapıldığı ve hatta davacı tarafından mahkemeye ibraz edilen ticari defterlerde konu tasarımların olmadığı yönündeki değerlendirmenin görüleceğini, bilirkişi raporunun gerçeklikten uzak ve tek taraflı incelemeleri hukuka aykırı olup bu incelemeleri hükme esas olan Yerel Mahkeme'nin kararının yerinde olmadığını,-tasarım ürünlerinin müvekkili ürünlerinden önce üretilip kamuya arz edildiğinin belli olmadığı yönündeki bilirkişi beyanları birlikte değerlendirildiğinde  davacının kötü niyetli olduğunu,Davacının söz konusu 3 yıllık süreyi kaçırdığı halde kötü niyetli olarak dava açtığını,  arz tarihi dahi belli olmayan konu tasarımları işbu 3 yıllık kesin süre yönünden incelmemelerinin hukuka aykırı olduğunu, -Yerel Mahkemece hükmedilen maddi, manevi tazminat ve hüküm özetinin tirajı yüksek bir gazetede ilanına karar verilmesinin yerinde olmadığını, davada mevcut ihtilaflı tasarım, müvekkili tarafından davacıdan daha önce piyasaya arz edildiğini,... markasının yıllar boyu kendi özgün tasarım ve her yıl kamuya arz ettiği eşsiz ürünleri ile kamuda bilinen ve saygı gören bir tekstil firması olduğunu, tasarımların kopyalama olmadığı açık olup müvekkilinin davranışı yüzünden davacı taraf  zarar dahi uğramamışken İlk Derece Mahkemesi'nce maddi ve manevi tazminata hükmedilmesi hukuka ve hakkaniyete  aykırı olduğunu, hükmün tirajı yüksek bir gazetede ilanına karar verilmesinin müvekkili şirkete duyulan güveni sarsacak ve geri dönülmez zararlara yol açacağını, kararın kaldırılarak, davacının bütün talepleri yönünden davanın reddine karar verilmesini  talep etmiştir.Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde özetle; -Davacı tarafa ait ... ve ... adlı instagram sayfalarında  dava konusu ürünlere ilişkin  09.10.2019, 21.10.2019 ve 12.11.2019 tarihli bir gönderi mevcut olmadığını, ... adlı sayfadaki ilk gönderinin 28.01.2020 tarihli olduğunu, davacı tarafından dava dilekçesi ekinde sunulan görseller yayımlandıktan sonra yine davacı tarafından kaldırıldığını, diğer davalı firmanın 20.07.2020 tarihli davaya cevap dilekçesinde dava konusu tasarımın piyasaya arzının ilk olarak diğer davalı firma mağazalarında gerçekleştiği, davacının tescil iddiasının geçersiz olduğu iddia edildiğini, 09.10.2019 tarihinde kamuya sunulduğu ve 18.09.2019 tarihinde tescil ettirildiği iddia edilen tasarımın bu kadar kısa süre kopyalanıp daha sonra satışa arz edilmesinin hayatın olağan akışına aykırı olduğunu,  diğer davalı firmanın işbu iddiasından da bağımsız olarak dava konusu tasarımın yeni olup olmadığının; farklı mecralarda yayımlanıp yayımlanmadığının uzman bilirkişi marifetiyle araştırılması ve elde edilen tespitin dosyaya sunulması gerekirken kamuya sunma şartının gerçekleştiğinin kabulünün hukuka aykırı olduğunu, bilirkişi raporunda ... ve ... isimli hesapların onaysız olduğu, davacı tarafın yine onaysız ... hesabı ile aynı olmadıkları, davacı tarafından iddia edilen mehmetsirkeci18 hesabının instagramda bulunmadığının belirtildiğini, söz konusu sosyal medya hesaplarının kamuya arz yönünde bir araç olamayacağı; tasarımın korunması yönünden bir illiyet tasdiği kuramayacağı, tüketici nezdinde bir devamlılık hissiyatı kuramayacağının açıkça belli olduğunu,  tasarım için en eski paylaşım tarihi olan 09.10.2019 tarihli paylaşım, yine onaysız olan ve ismi değiştirilmiş olan ... hesabından yapıldığından, üç adet onaysız ve daha önce isimleri değiştirilen hesapların davacı adına kullanılıp kullanılmadığının tespitinin re'sen yerine getirilmesi gerektiğini,-Müvekkilinin kusuru bulunmadığınıMüvekkilinin, üretici firmalar ile anlaşmaları kapsamında satın aldığı kıyafetleri tüketiciye sattığını, diğer davalılar ile herhangi bir organik bağı bulunmadığını, öngörülmesi beklenemeyecek, gerekli dikkat ve özen gösterilse dahi gerçekleşecek durumlarda ise tacirin basiretsizliğinden söz edilmemesi gerektiğini, İstanbul Anadolu Fikri ve Sinai Haklar Hukuk Mahkemesinin 2020/20 D.iş dosyasından alınan bilirkişi raporunda tespit edilen 5 adet ürün; diğer davalı olan ... Şti. firmasından satın alındığını, tespit konusu ürünlerin koruma altında olduğu hususu müvekkilince bilinmediğini ve bu hususların müvekkili tarafından bilinebilecek nitelikte de olmadığını,Müvekkilinin diğer davalı firmadan satın aldığı ürünlerde diğer davalı firmaya ait marka etiketi mevcut olduğunu, Diğer davalı firma, müvekkilinin ürün satın aldığı firmalardan biri olup; diğer davalı firmanın sektördeki ismine, marka ismine, marka tesciline ve ticari teamüllere güvenilerek söz konusu ürünler satılmak üzere satın alındığını, bir markanın tescilli olup olmadığı markanın ismi sorgulatılarak \"...\" adresinden tespit edilebilse de; bir tasarımın aynı şekilde sorgusu işleminin mümkün olmadığını, Müvekkilinin ise, işletmesi Fatih ilçesinde bulunan davacı Satılmış ...'ı veya ürünlerini bilmediğini, Müvekkilinin ürünlerin üretimi, dağıtımı, tasarımı, markalaşması faaliyetleri ile iştigal etmemekte;  perakendeci sıfatıyla mağazadan satış yaptığını, her ne kadar tekstil satışı yapmış olsa da; müvekkilinin ince tasarım farklılıklarını, teknik detayları ayırt edebilecek tecrübesi veya uzmanlığı olmadığını -Müvekkili yönünden haksız rekabetin mevcut olmadığını, müvekkilinin, söz konusu ürünün tescilli olup olmadığını bilmemekte olup; bilebilecek durumda da olmadığını,  davacı tarafça satın alınan bir adet ürün haricinde müvekkilinin tasarımı ihlale konu ürünlerin satışını yapmadığını; işbu ürünlerden herhangi bir maddi gelir elde etmediğini, tasarımı ihlale konu ürünlerin müvekkili tarafından derhal iade edilmiş olup; işbu ürünlerin satışa sunulması sebebiyle müvekkilinin müşteri sayısı artmadığını; ticari ve ekonomik olarak ek bir menfaati de olmadığını, iyi niyetli olduğunu, -Müvekkilinin, dava konusu ürünleri iade ettiğini,  tespit işlemi sonrasında işbu ihlalin tarafı olmamak, ticari itibarını korumak ve herhangi bir yasal tatbikatla karşılaşmamak amacı ile söz konusu ürünleri iyi niyetli olarak diğer davalı şirkete iade ettiğini, aynı zamanda ürünlere ait fotoğrafları ... adlı instagram sayfasından kaldırdığını, ürünlerin iadesini gösterir iade faturasının dosyada olduğunu, kendilerine ihtar çekilmediğini, bilirkişi ve davacı vekili, tespit için iş yerine geldiğinde tespit konusu ürünlerin diğer davalı şirket ... Şti. tarafından üretildiği ve satıldığının müvekkili tarafından kendilerine bildirildiğini, şirketin bilgilerinin verildiğini, maddi ve manevi tazminata hükmedilmesi ve bu hükmedilen tazminat tutarlarının diğer davalılara hükmedilen tutarla aynı olmasının hakkaniyetle bağdaşmadığını, -Davacının, iddia ettiği zararı ispatlayamadığını,Yerel Mahkemenin 24.11.2020 tarihli ve 3 numaralı ara kararında taraflara eksik delillerin ibrazı için süre verilmiş olup; 15.01.2021 tarihli ara kararda da Sn. ...'e davacı ticari defterleri üzerinde yerinde inceleme yapılması için yetki verildiğini, müvekkiline ait 2019-2020 tarihlerine ilişkin işletme defterinin dosyaya sunulduğunu, raporda da tespit olunduğu üzere gerek davacı tarafından sunulan gerek de davacı mali müşaviri tarafından tutulan kayıtlar kapsamında bir tazminat hesaplaması yapılamadığını, Davacı, iddiası kapsamında zararını ve tazminatını  ispat etme yükümlülüğü altında olup; davacının işbu iddiasını kanıtlayacak kayıtları  mevcut  olmadığını,  davacının iddiasına dayanak  edebildiği tek delilin yine davacı tarafından gayri resmi hazırlanan kayıtlar ve onaysız sosyal medya hesapları olduğunu,  davalının eğer bir gelir kaybı var ise bu gelir kaybının müvekkilinin eyleminden kaynaklanıp kaynaklanmadığının araştırılması gerektiğini, maddi tazminatın talep edilebilmesi için hukuka aykırı fiil, kusur, zarar ve uygun illiyet bağının mevcut olması gerektiğini, somut olayda müvekkilinin bir kusuru olmamakla birlikte; davacı nezdinde herhangi bir zarar oluşmadığını, eğer işbu tazminatın belirlenmesinde  tasarımın kullanıldığı süre ve ihlalin boyutu gözetildi ise ve hakkaniyete uygun olarak tazminat belirlendi ise birbirinden farklı nitelikte ve hacimde eylemde bulunduğu iddia edilen davalılara neden aynı maddi tazminat yükletildiğini, dava konusu ürünleri iade eden, üretici firmayı davacıya bildiren, üretim ilişkisi ile alakası bulunmayan; kısaca kusuru bulunmayan müvekkilinin, neden diğer davalılar ile aynı tutardaki tazminattan sorumlu tutulduğunun açıklanması gerektiğini,-davacının tasarımı ve tasarımına ait parçaların Kanun kapsamında belirtilen yenilik ve ayırt edici nitelik şartlarını taşımadığını, ürünlerin de benzer olmadığını, -Tasarıma konu ürünlerin bir kez instagram sayfasında yayımlandığı, ürünlerden 5 tanesinin ise çok kısa süreliğine mağazada bulunduğu dikkate alındığında bu durumların iptal edildiği iddia edilen siparişleri ne gibi bir etkisi olabileceği tarafımızca anlaşılmadığını, davacı ciroların düşmesi, siparişlerin iptal edilmesi sebebi ile manevi zarara uğradığını iddia etmiş olup; işbu hususların herhangi birisi ispat edilmeksizin manevi zarara hükmedildiğini,-Davacı tarafın 07.12.2020 tarihli dilekçesi ekinde sunulan ek beyanda minimum ve maksimum ürün adedine göre tazminat hesaplaması yapılmış olup; minimum ürüne göre yapılan tazminat hesaplamasında  71.180 TL maksimum ürüne göre yapılan tazminat hesaplamasında ise 427.080 TL tutarında tazminat hesabı yapıldığını, belirsiz alacak davası olarak açılan huzurdaki davada, davacı tarafından belli bir hesaplamaya göre tazminat miktarı sunulduğunu, Davacının belirli bir tazminat tutarı belirtmiş olması sebebi ile davacının 427.080 TL tazminat hesabı üzerinden eksik harcın tamamlattırılması; aksi halde minimum ürüne göre hesabı yapılan  71.180 TL üzerinden eksik harcın tamamlattırılmasına karar verilmesi gerektiğini, -Yerel Mahkemenin, müvekkilinin davacıya ait tasarım hakkına tecavüzün ve haksız rekabetin tespitine, durdurulmasına, önlenmesine karar verdiğini,  dava konusu ürünler  müvekkili tarafından iade edilmiş, instagram hesaplarından silinmiş, iadeden sonra ürünlere dair hiç bir tasarrufta bulunulmamış olup tecavüz ve haksız rekabetin durdurulması ve önlenmesine dair taleplerin konusuz kaldığını,  kararın bu nedenlerle kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.Davalı  ... istinaf dilekçesinde özetle; -davacı tarafın, kendisine ait olduğunu iddia ettiği tasarımın kendisine ait olduğunu ispatlayamadığını,-tasarımların yenilik unsuru taşımadığını, -diğer davalı taraf .. tekstil tarafından da açıklandığı üzere davacı paylaşımı sosyal medyada 9 Ekim 2019 Tarihinde davacı tarafından sunulduğu iddia edilmiş ise de ... tekstil tarafından dosyaya sunulan faturaların dikkate alınmadığını,-maddi manevi tazminat miktarlarının hiçbir dayanağı olmadığını, -Tarafları lehine takdir edilen vekalet ücretinin eksik ve hatalı hesaplandığını kararın kaldırılmasına ve davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.Davacı-birleşen davacı vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle; Tasarımı müvekkili tarafından yapılan ve Türkiye de ilk kez kamuya sunulmuş olan kadın elbise tasarımının ilk kez 09.10.2019, 21.10.2019, 12.11.2019 tarihinde  müvekkiline ... adlı instagram sayfası üzerinden kamuya ve satışa sunulduğunu, Bakırköy 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi 2019/596 D.İŞ sayılı delil tespit dosyasından alınan bilirkişi raporu ve yerel mahkemece alınan Bilirkişi raporu ile de sabit olduğunu, eldeki davanın konusunu müvekkili tasarımın yenilik ve ayırt ediciliği değil, davalının tasarım hakkına tecavüz eylemi oluşturduğunu, dolayısıyla eldeki davada tasarım hakkına tecavüz dışında, yenilik ve ayırt ediciliğine ilişkin inceleme yapılmasının mümkün olmadığını, hükümsüzlük davasının konusunu oluşturduğunu, Dava konusu  Tasarım, müvekkil tarafından 09.10.2019, 21.10.2019, 12.11.2019 tarihlerinde kamuya arz edilmeden önce 18.09.2019 tarihinde tescil başvurusunda bulunulduğunu, ...ve ...numarasıyla tescil edildiğini,  sadece tescilsiz olarak değil, aynı zamanda da tescilli tasarım olarak da korunduğunu, tespit dosyaları ile tespit isteyen tarafa ait... adlı instagram sayfasında yer alan ürünler ile aleyhine tespit istenen tarafa ait  ürünler arasında bilgilenmiş kullanıcı üzerinde yarattığı genel izlenim belirgin farklılıklar bulunmadığı, bu sebeple ayniyet derecesinde benzer olarak algılandıkları ve tasarım hakkına tecavüzün ve haksız rekabetin varlığının tespit edildiğini,  bilirkişi raporunda da bu tespitin yapıldığını, bilirkişi kök raporunun 10. Sayfasında sonuç ve kanaat kısmında: \"Dava konusu tasarım için en eski paylaşımın ... adresinde 9 Ekim 2019 tarihinde olduğu tespit edilmiştir.\" denildiğini,  ilk kez kamuya arzının gerçekleştiğinin bilirkişi raporları ile de sabit olduğunu, Müvekkiline ait instagram sayfası aktif olarak kullanılmakta olup isminin ... olarak değiştiğini, müvekkilinin çalışanı olan ... tarafından yönetilmekte olup; ... adlı instagram hesabı açıldıktan sonra isim karışıklığına sebebiyet vermemek amacıyla ... adlı instagram sayfasının ismi ... olarak değiştirildiğini, söz konusu müvekkilinin instagram sayfasının adının değiştiğinin fark edilmesi üzerine müvekkilince tekrardan ismi eski haline getirildiğini, müvekkilinin ... adlı hesabı kapatılmamış olup; aktif bir şekilde dava konusu tasarım yayınlanmaya devam ettiğini, ekran görüntüsünün de sunulduğunu, instagram hesabında tespit edilen paylaşım tarihlerinin gerçeğe uygun olarak tespit edildiğinin rapor ile belirtildiğini, 31.02.2020 tarihinde İstanbul 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi 2020/52 Esas numarası ile endüstriyel tasarım hakkından kaynaklanan eldeki tazminat davası açıldığını, tasarımın koruma süresi içerisinde dava açıldığını,Yerel Mahkemece hesap tercihleri doğrultusunda tazminat hesabı yapılmaksızın TBK'nın 50. Maddesi uyarınca tazminata hükmedilmesinin müvekkilinin zararını karşılamadığını, bu hususta davalının beyanları ile ticari kayıtlarının da nazara alınmaması gerektiğini, çünkü ticari hayat içerisinde bazen üretici ve satıcılar, ticari kayıtlarında yer alamayan bir ürünün üretimi ve satışını gerçekleştirebildiğini, piyasa ortalamalarına göre bir tazminat hesaplaması yapılması gerektiğini,  müvekkilinin kayıtları incelenerek ve sundukları birim başına karının tespitine yönelik belgeler dikkate alınarak tazminat hesabı yapılmasına yönelik taleplerinin dikkate alınması gerektiğini, Müvekkiline ait özgün bir tasarımın, haksız bir şekilde tüm ülkeye yayılmış olması nedeni ile müvekkilini hem ticari hem de manevi açıdan yıprattığını, Zira karşı taraf da toptancı olduğu için ürünün yayılması zor olmamış; gerek internet üzerinden gerek direk mağazadan ürünün satışı yapılmıştır. Bu nedenle asıl ve birleşen davalarda hükmedilen 5.000 er TL- müvekkilin manevi zararlarını karşılamak açısından yetersiz olmuştur. Davaya konu ürünler bakımından müvekkilinin cirosunun düşmesi, siparişlerinin iptal edilmesi gibi ticari sıkıntılar yüzünden manevi ıstıraba maruz kalındığını, davalının hukuka aykırı istinaf isteminin reddi ile taraflarının istinaf istemi doğrultusunda Yerel Mahkemenin kararının kaldırılmasını talep etmiştir.Davacı-birleşen davacı vekili 07/03/2022 tarihli istinafa cevap dilekçesinde;Tasarımı müvekkili tarafından yapılan ve Türkiye de ilk kez kamuya sunulmuş olan kadın elbise tasarımının ilk kez 09.10.2019, 21.10.2019, 12.11.2019 tarihinde  müvekkiline ait ... adlı instagram sayfası üzerinden kamuya ve satışa sunulduğunu, Bakırköy 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi 2019/596 D.İŞ sayılı delil tespit dosyasından alınan bilirkişi raporu ve yerel mahkemece alınan Bilirkişi raporu ile de sabit olduğunu, eldeki davanın konusunu müvekkili tasarımın yenilik ve ayırt ediciliği değil, davalının tasarım hakkına tecavüz eylemi oluşturduğunu,  dolayısıyla eldeki davada tasarım hakkına tecavüz dışında, yenilik ve ayırt ediciliğine ilişkin inceleme yapılmasının mümkün olmadığını, hükümsüzlük davasının konusunu oluşturduğunu, Dava konusu  Tasarım, müvekkil tarafından 09.10.2019, 21.10.2019, 12.11.2019 tarihlerinde kamuya arz edilmeden önce 18.09.2019 tarihinde tescil başvurusunda bulunulduğunu,  ... ve ... numarasıyla tescil edildiğini,  sadece tescilsiz olarak değil, aynı zamanda da tescilli tasarım olarak da korunduğunu, tespit dosyaları ile tespit isteyen tarafa ait ... adlı instagram sayfasında yer alan ürünler ile aleyhine tespit istenen tarafa ait  ürünler arasında bilgilenmiş kullanıcı üzerinde yarattığı genel izlenim belirgin farklılıklar bulunmadığı, bu sebeple ayniyet derecesinde benzer olarak algılandıkları ve tasarım hakkına tecavüzün ve haksız rekabetin varlığının tespit edildiğini,  bilirkişi raporunda da bu tespitin yapıldığını, bilirkişi kök raporunun 10. Sayfasında sonuç ve kanaat kısmında: \"Dava konusu tasarım için en eski paylaşımın ... adresinde 9 Ekim 2019 tarihinde olduğu tespit edilmiştir.\" denildiğini,  ilk kez kamuya arzının gerçekleştiğinin bilirkişi raporları ile de sabit olduğunu, Müvekkiline ait instagram sayfası aktif olarak kullanılmakta olup isminin... olarak değiştiğini, müvekkilinin çalışanı olan ... tarafından yönetilmekte olup; ... adlı instagram hesabı açıldıktan sonra isim karışıklığına sebebiyet vermemek amacıyla ... adlı instagram sayfasının ismi ... olarak değiştirildiğini, söz konusu müvekkilinin instagram sayfasının adının değiştiğinin fark edilmesi üzerine müvekkilince tekrardan ismi eski haline getirildiğini, müvekkilinin ... adlı hesabı kapatılmamış olup; aktif bir şekilde dava konusu tasarım yayınlanmaya devam ettiğini, ekran görüntüsünün de sunulduğunu, instagram hesabında tespit edilen paylaşım tarihlerinin gerçeğe uygun olarak tespit edildiğinin rapor ile belirtildiğini, 31.02.2020 tarihinde İstanbul 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi 2020/52 Esas numarası ile endüstriyel tasarım hakkından kaynaklanan eldeki tazminat davası açıldığını, tasarımın koruma süresi içerisinde dava açıldığını,  davacı birleşen davacı müvekkili lehine asıl ve birleşen dava ile hüküm altına alınan manevi tazminatlar yönünden vekalet ücretine hükmedilmişse de, hükmedilen vekalet ücretleri A.A.Ü. Tarifesinin 13. Maddesine aykırıdır.  Zira A.A.Ü. Tarifesinin 13. Maddesine göre kabul edilen manevi tazminat miktarları ( Asıl davada 5.000 TL, Birleşen davada 5.000 TL) kadar olması gerektiğini, davalı iddiasının aksine eldeki davadaki her bir talep yönünden vekalet ücretine hükmedilmesinin hatalı olmadığını,Yerel Mahkemece hesap tercihleri doğrultusunda tazminat hesabı yapılmaksızın TBK'nın 50. Maddesi uyarınca tazminata hükmedilmesinin müvekkilinin zararını karşılamadığını, bu hususta davalının beyanları ile ticari kayıtlarının da nazara alınmaması gerektiğini, çünkü ticari hayat içerisinde bazen üretici ve satıcılar, ticari kayıtlarında yer alamayan bir ürünün üretimi ve satışını gerçekleştirebildiğini, piyasa ortalamalarına göre bir tazminat hesaplaması yapılması gerektiğini, müvekkilinin kayıtları incelenerek ve sundukları birim başına karının tespitine yönelik belgeler dikkate alınarak tazminat hesabı yapılmasına yönelik taleplerinin dikkate alınması gerektiğini, gerek internet üzerinden gerek direk mağazadan ürünün satışı yapıldığını, bu nedenle asıl ve birleşen davalarda hükmedilen 5.000 er TL- müvekkilin manevi zararlarını karşılamak açısından yetersiz olduğunu, davaya konu ürünler bakımından müvekkilinin cirosunun düşmesi, siparişlerinin iptal edilmesi gibi ticari sıkıntılar yüzünden manevi ıstıraba maruz kalındığını, davalının hukuka aykırı istinaf isteminin reddi ile taraflarının istinaf istemi doğrultusunda Yerel Mahkemenin kararının kaldırılmasını talep etmiştir. Davalı ... vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle; Hükmedilen manevi tazminat tutarını kabul etmemekle birlikte; hükmedilen manevi tazminat tutarı yönünden belirlenen vekalet ücretinin doğru olduğunu,  davacının SMK md. 151/2.a uyarınca zararını kanıtlayamadığını, davacı \"Üretim miktarı\" dikkate alınarak yapılması gerektiğini iddia ettiğini,  raporda da tespit edildiği üzere davacı tarafından öne sürülen instagram hesapları onaysız olup; bazılarının ismi değiştirildiğini, bazılarının ise kapatıldığını,Tespit işlemine dayanak olması amacı ile davacı tarafça satın alınan bir adet ürün haricinde müvekkilinin, sözde ihlale konu ürünlerin satışını yapmadığını, işbu ürünlerden herhangi bir maddi gelir elde etmediğini,Tasarımı ihlale konu ürünler müvekkili tarafından derhal iade edildiğini, zararın oluştuğu kabul edilse dahi müvekkilinin eylemi ile davacının zararı arasında bir illiyet bağı mevcut olmadığını, davacının tamamen farazi hesap yöntemleri üzerinden hesaplama talep ederek kendi kayıtları ile kanıtlayamadığı maddi zararın tazminatını elde etmeye çalıştığını,maddi ve manevi tazminatın fahiş olduğunu,  kesinlikle kabul etmemekle birlikte bir an için tasarım ihlalinin mevcut olduğu varsayılsa dahi, tarafların mali durumları, ekonomik verileri değerlendirilmediğini, tespit konusu ürünlerin koruma altında olduğunun müvekkilince bilinemeyeceği hususu göz önüne alınmadığını, tespit işlemi sonrasında sözde ihlalin tarafı olmamak, ticari itibarını korumak ve herhangi bir yasal tatbikatla karşılaşmamak amacı ile söz konusu ürünleri iyi niyetli olarak iade eden, fotoğrafları instagram sayfasından kaldıran ve üretici şirketi davacıya bildiren müvekkilinin işbu eylemleri dikkate alınmadığını, davacının istinaf taleplerinin reddine karar verilmesini  talep etmiştir. İnceleme, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun(HMK) 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Asıl dava;  davacının tasarımının davalılar tarafından izinsiz kullanıldığı iddiasıyla SMK 151/2-a kapsamında şimdilik 1000 TL maddi 20000 TL manevi tazminatın delil tespit tarihi olan 05/12/2019 tarihinden ( Bakırköy 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi 2019/596 D.İŞ sayılı delil tespit dosyası kapsamına göre)  itibaren değişir oranlarda ticari faizle davalılardan tahsili, ihtiyati tedbir kararı verilmesi, hükmün ilanı kapsamında açıldığı, Birleşen 2.FSHHM'nin 2020/172 esas 2020/207 karar nolu dosyasında da, davacının tasarımının davalılar tarafından izinsiz kullanıldığı iddiasıyla SMK 151/2-a kapsamında şimdilik 1000 TL maddi 20000 TL manevi tazminatın delil tespit tarihi olan 10/01/2020 tarihinden itibaren (İstanbul Anadolu 1. Fikri ve  Sınai Haklar  Mahkemesinin 2020/2 D.İş dosyası kapsamına göre)  değişir oranlarda ticari faizle davalılardan tahsili , ihtiyati tedbir kararı verilmesi , hükmün ilanı kapsamında ilişkindir.Bilirkişiler ..., ..., ...'ın 02/03/2021 tarihli bilirkişi raporlarında özetle : Dava konusu olayda yapılan teknik incelemede davacı taraf tasarımı ile davalı tarafa ait ürün arasında bilgilenmiş kullanıcı üzerinde yarattığı genel izlenimde belirgin farklılıklar bulunmadığı, bu sebep ile benzer olarak algılandıklarını,  Dava konusu tasarım için en eski paylaşımın ... adresinde 9 Ekim 2019 tarihinde olduğunun tespit edildiğini, Mali İncelemede, davacı tarafın iddiasının kendi defter ve belgelerinin dava konusu hesaplamaya ait nizamda tutulmadığını bu nedenle de  ve maliyet unsurlarının tespit edilememesi nedeniyle tazminat hesaplamasının yapılamadığını, takdirin mahkemeye ait olduğunu beyan etmişlerdir.Bilirkişiler ..., ..., ...'ın 23/08/2021 tarihli  ek raporlarında: Mali kayıtların tam olarak düzenli tutulması nedeniyle sağlıklı bir tazminat hesaplaması yapılamadığını, eldeki davanın özelliği de dikkate alınarak, hakkaniyete ve piyasaya ortalamalarına uygun bir tazminat hesabı yapılabilmesi için, davalının üretim ve satış  kapasitesinin bilinmesi gerektiğini, değişik iş dosyasındaki 25.12.2019 tarihinde düzenlenen bilirkişi raporundaki, tespit sırasında iki renk 16 adet kırmızı.35 adet pembe olduğu minimum üretim miktarı; sadece bir renk kumaştan bir pastal kesim yapıldığı düşünüldüğünde: 100 kat X 1 beden X 1 renk 100  adet ürün kesimi yapıldığının  anlaşılmakta olduğunu,  2 Farklı renkle hesaplandığında 200 adet olduğunu,, Muhasebe kayıt ve belgeleri ile tespit edilemeyen bir işleme ilişkin Tazminat hesaplaması yapabilmesinin mümkün bulunmadığını bildirmişlerdir.  Asıl dava açılmadan önce yapılan Bakırköy 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi 2019/596 D.İŞ sayılı tespit dosyasında, davacının sunduğu Davalı ... (..)'den davalı ... tarafından üretim ve satışı yapılan taklit ürün örneği satın alındığı ve satın alınarak temin edilen taklit ürün örneği ile davalı ... (... Butik) in iş yerinde ve ... adlı instegram sayfasında keşif ve bilirkişi incelemesi yapıldığı, alınan bilirkişi raporunun sonuç kısmında \" Karşı taraf .... Şti.  mağazasında bu tescilli modelden \"...\" etiketli 35 adet ekru renk, 16 adet kısmızı renk ve 35 adet pembe renk olmak üzere toplam 86 adet ürün tespit edildiği, ... Tespit isteyen firmanın tescilli modeli ile karşı taraf  ... Şti.'nin mağazasında bulunan modeller karşılaştırıldığında, iş bu tasarımların bilgilenmiş kullanıcı üzerinde bıraktığı genel izlenim açısından birebir aynı olduğu, davalı tarafından davacı firmanın kendi ortalama algıdaki tüketici kitlesince iltibasa ve iktibasa ve aldatmaya yol açacak şekilde tescil başvurusunda bulunulan tasarım görsellerinin taklit yolu ile üretilmesi ile piyasaya sunulduğu, Diğer Taraf ... Firmasından tespit isteyen tarafından satın alınan, fişi ve numunesi dosyaya sunulan model ile tespit isteyene ait model karşılaştırıldığında, iş bu tasarımların bilgilenmiş kullanıcı üzerinde bırakıtğı genel izlenim açısından birebir aynı olduğu, davalı tarafından davacı firmanın kendi ortalama algıdaki tüketici kitlesince iltibasa ve aldatmaya yol açacak şekilde tescil başvurusunda bulunulan tasarım görsellerinin taklit yolu ile üretilmesi ile piyasaya sunulduğu, Tespit isteyeyn firmaya ait...\" adlı instegram sayfası ve karşı taraf ... e ait \"...\" adlı instegram sayfaında yapılan inceleme doğrultusunda, tespit isteyen firmanın iş bu dava konusu ürünleri karşı taraf ... den daha önce internet satışı için piyasaya sunduğu\" görüşünün bildirildiği anlaşılmıştır.Birleşen dava açılmadan önce yapılan İstanbul Anadolu Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin 2020/2 D.iş sayılı dosyasında, Davalı  ... (...) davalı ... tarafından üretim ve satışı yapılan taklit ürün örneği satın alındığı,  satın alınan taklit ürün örneği ile davalı ... (...) in iş yerlerinde ve yine davalıya ait ... adlı instagram satış sayfası üzerinde keşif ve bilirkişi incelemesi yapıldığı, alınan 10.01.2020 tarihinde yapılan tespite ilişkin tutanakta \" 3 adet siyah, 2 adet Somon ürün tespit edildi. Ürünler değerlendirilmek üzere fotoğraflandı\" denildiği, delil tespit dosyasından alınan bilirkişi raporunda \"... solda tespit isteyen tarafa ait tasarım, sağda aleyhine tespit istenen tarafa ait adreste (sağ üst) ve... instagram hesabında (sağ alt) tespit edilen ürünler, ...Tespit konusu benzerlik ve ayırt edici nitelik yönünden değerlendirilen tasarımlar elbise tasarııdır. Karşılaştırılan tasarımlar yaka biçimler (A), tek omuz üzerinde yer alan üzeri boncuklar ile süslenmiş öğe (B), kollar üzerinde yer alan ikinci transparan katman (c) ve üzeri boncuklar ile süslenmiş kemer (D) ile farklılaşmakta ve ayırt edicilik kazanmaktadır. Karşılaştırılan tasarımları oluşturan bütün ögeler benzer biçim, oran ve yerleşimdir. Tasarımların seçenek özgürlüğü kapsamında yapılan değerlendirme sonucunda tespit isteyen tarafa ait tasarım ile aleyhine tespit istenen tarafa ait adreste ve ... instagram sayfasında tespit edilen ürünler arasında bilgilenmiş kullanıcı üzerinde yarattığı genel izlenimde belirgin farklılıklar bulunmadığı, bu sebeple ile ayniyet derecesinde benzer olarak algılandıkları sonucuna varılmıştır. \" denilmiştir.Davacı-birleşen davacı vekili istinaf istemine ilişkin olarak; Dava tasarımda doğan hakka tecavüzün ve haksız rekabetin tespiti ile, maddi, manevi tazminatın tahsiline yönelik olup, uyuşmazlık davacının ilk defa kamuya sunduğunu iddia ettiği tasarımdan doğan haklara davalıların tecavüz veya haksız rekabette bulunup bulunmadığı noktalarında toplanmaktadır.6769 sayılı SMK'nın 55. maddesi hükmüne göre,“tasarımların” da korunabileceği, aynı kanunun 56.maddesi hükmüne göre,  tasarım için tasarımın kamuya ilk sunulduğu tarihten önce, dünyanın herhangi bir yerinde kamuya sunulmamış ise o tasarımın yeni kabul edieceği, tasarımlar sadece küçük ayrıntılarda farklılık gösteriyorsa aynı kabul edileceği görülmektedir.<br>Dosyaya sunulan, Bakırköy 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi 2019/596 D.İş sayılı delil tespit dosyası, İstanbul Anadolu 1. Fikri ve  Sınai Haklar  Mahkemesinin 2020/2 D.İş dosyası, Bilirkişiler ..., ..., ...'ın 02/03/2021 tarihli bilirkişi raporları ve  23/08/2021 tarihli  ek raporlarının, bilimsel ve teknik yönden denetime elverişli olduğu, raporda yapılan tespitler ile toplanan deliller birlikte değerlendirildiğinde; dosya arasına sunulan internet sitesi görsellerinden, ilgili ürünlerin 2019 yılının 10. ayından itibaren piyasaya davacı tarafından arz edildiği,,Davacının, ... numarasıyla tescil başvurusunda bulunduğu 2 nolu tasarımın ... adlı instagram sayfasında 09.10.2019, 21.10.2019, 12.11.2019 tarihinde yayınlanarak kamuya arz edildiği, bu ürünlerin davalıların ürünleri ile aynı olduğu, bahse konu kullanımlar ile davacı yanın davaya dayanak tasarımlarının karşılaştırılması neticesinde; görünüm itibari ile genel olarak benzer olduklarının tespit edildiği, davacı yana ait olduğu iddia edilen tasarımın aynı olduğu, somut olayda davacı tarafından markaya ve tasarıma tecavüz ve haksız rekabetin tespiti, men'ini, haksız rekabet neticesi olan maddi durumun ortadan kaldırılması, maddi tazminat istemlerine talep edilmiş olup  her ne kadar davacı taraf tasarımının davalılar tarafından izinsiz kullanıldığı iddiasıyla SMK 151/2-a kapsamında tazminat talep etmiş ve hesabın yanlış yapıldığını ileri sürmüş ise de, davacı tarafından davanın belirsiz alacak davası olarak açıldığı, dava süresince talep arttırım talebinde de bulunulmadığı, kaldı ki; talebin 1000 TL olduğu,  alınan bilirkişi raporlarında hakkaniyete ve piyasaya ortalamalarına uygun bir tazminat hesabı yapılabilmesi için, davacı ve davalının üretim ve satış  kapasitesinin bilinmesi gerektiği, değişik iş dosyasındaki 25.12.2019 tarihinde düzenlenen bilirkişi raporundaki, tespit sırasında iki renk 16 adet kırmızı.35 adet pembe olduğu minimum üretim miktarı; sadece bir renk kumaştan bir pastal kesim yapıldığı düşünüldüğünde: 100 kat X 1 beden X 1 renk 100  adet ürün kesimi yapıldığının  anlaşılmakta olduğu,  2 Farklı renkle hesaplandığında 200 adet olduğu, davacı vekilinin rapora karşı itiraz dilekçesinde; kök rapordaki bilirkişilerin davacı tarafın ticari defterlerinin incelenmesi gerektiğine yönelik beyanlarına karşı, müvekkilinin defterlerinde ürettiği tüm ürünlere ilişkin kayıtların tutulduğu ve defterlerinin incelenmesi ile bir sonuca ulaşılamayacağını beyan ettiği, defterlerine dayanmadığı, bilirkişilerce de davalı tarafın muhasebe kayıt ve belgeleri ile tespit edilemeyen bir işleme ilişkin Tazminat hesaplaması yapabilmesinin mümkün bulunmadığı bildirilmiş olduğundan, mahkemece asıl davada ve birleşen davada TBK 50. Maddeye göre değerlendirme yapılarak talep ile bağlı olarak 1000 TL verilmesinde aykırılık bulunmadığı anlaşılmıştır. Manevi tazminat yönünden ise, asıl davada ihlal süresinin 05/12/2019  tespit tarihi ile 31/01/2020 dava tarihine kadar 57 gün, birleşen davada 10/01/2020  tarihinde tespit yapılmış ise de, asıl dava 31/01/2020 tarihinde açıldığından arasında 10/06/2020 tarihine kadar 5 ay 10 gün ihlal süresi olduğu anlaşılmakla 10.000 TL manevi tazminatın dosya kapmasına göre daha uygun olacağı anlaşılmakla bu konudaki istinaf isteminin kabulü gerekmiştir. Ayrıca davacı vekilinin delil tespiti giderlerinin de yargılama gideri olarak hesaba katılması isteminin hukuka uygun bulunduğu anlaşılmıştır.Davanın davalılarından biri olan ...'ın şirketin ortağı olduğu, eldeki davada, o davada yöneticisi olduğu şirkete karşı açılan dava konusu fiillere ilişkin olup, gerek tüzel kişiyi organının (ve organ üyelerinin) haksız fiilinden sorumlu tutan MK'nun 50/2, gerekse bu hükmü limited şirket için tekrarlayan TTK'nun 542. maddesi ve bu maddenin yollamasıyla TTK'nun 321/5. maddeleri, organlarının haksız fiillerinden sorumlu olan tüzel kişinin kusurlu organ üyelerine rücu edebileceğini kabul etmekte olup, kusurlu fillerinden dolayı tüzel kişiyle birlikte organda şahsen sorumlu olup (MK 50/3),  limited ortaklık ve şirket yönetici ortağı haksız fiil davacısı karşısında iki sorumlu olarak yer alırlar ve aralarında eksik teselsül hükümleri cari olur, buna göre haksız rekabeti gerçekleştiren organ kişisel olarak tüzel kişi ile birlikte müteselsil sorumlu olup, ...'ın da yirketin temsilcisi ve yöneticisi sıfatıyla bu şirketin tasarıma tecavüz ve haksız rekabet teşkil eden eylem nedeniyle hukuki sorumluluğunun olduğu bu sebeple davacının davalı ... hakkında davanın reddi kararına yönelik istinaf isteminin yerinde olduğu anlaşılmıştır. Davalı ... vekili istinaf istemine ilişkin olarak; Davacının tasarımları Türkiye'de tescilli  olmadığı, Dava tarihi itibariyle somut olayda  tasarımlar yönünden, 10.01.2017 tarihinde yürürlüğe giren 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu’nun 55/4, 56/4-5, 59/2 ve 69/2 maddelerinde getirilen yeni düzenlemeyle, ilk defa Türkiye’de kamuya sunulmuş olması, mutlak anlamda yeni ve ayırt edici olması koşuluyla, sadece üç yıl için koruma getirildiği ve söz konusu şartları taşıyan tasarımlara da tescilli tasarımlar gibi SMK hükümlerine göre koruma sağlanacağı hüküm altına alınmıştır.Kanun madde gerekçesiyle birlikte yorumlandığında, 6769 sayılı SMK’daki koruma bir yana, tasarımların haksız rekabet hükümleri çerçevesinde korunabilmesi ancak ve ancak, mutlak manada yenilik ve ayırt edicilik niteliğinin bulunması, onu üreten işletmeyle bütünlük arz ederek aynen bir marka gibi işletmesel kökene işaret edecek derecede yüksek bir ayırt edicilik düzeyine ulaşması ve onunla özdeşleşmesi, öte yandan taklidini üretenlerce, işletmesel kökenleri itibariyle tasarıma konu malların işletmesel kökenlerinin karıştırılmasına yol açacak tedbirlerin alınmaması, diğer bir anlatımla hedef tüketici kitlesinin bakış açısına göre, orijinal ve taklit malların aynı veya aralarında idari, ekonomik ya da işletmesel bağ bulunan işletmelerce üretilmiş olabileceği hususunda karıştırılma ihtimaline yol açılması halinde söz konusu olabilecektir. Bunun dışında, orijinal tescilli tasarımlar için bile her beş yılda bir yenilenmek koşuluyla yirmi beş yıllık koruma sağlandığı ve sürenin sonunda tasarım hakkının topluma intikal edeceği kabul edildiği halde, haksız rekabet hükümlerinden ve emeğin korunması ilkesinden hareketle sırf orijinal olmasından dolayı tasarımlara daha fazla hak bahşedildiği de iddia edilemez (Füsun Nomer Ertan, Tasarımların Haksız Rekabet Hükümleri Çerçevesinde Korunması Artık Söz Konusu Değildir, Türkan Rado’ya Armağan, Oniki Levha, İst-2020, s. 313-317).Dosyaya sunulan, Bakırköy 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi 2019/596 D.İş sayılı delil tespit dosyası, İstanbul Anadolu 1. Fikri ve  Sınai Haklar  Mahkemesinin 2020/2 D.İş dosyası, Bilirkişiler ..., ..., ...'ın 02/03/2021 tarihli bilirkişi raporları ve  23/08/2021 tarihli  ek raporlarının, bilimsel ve teknik yönden denetime elverişli olduğu, raporda yapılan tespitler ile toplanan deliller birlikte değerlendirildiğinde; dosya arasına sunulan internet sitesi görsellerinden, ilgili ürünlerin 2019 yılının 10. ayından itibaren piyasaya davacı tarafından arz edildiği,, Davacının, 2019 05632 numarasıyla tescil başvurusunda bulunduğu 2 nolu tasarımın ... adlı instagram sayfasında 09.10.2019, 21.10.2019, 12.11.2019 tarihinde yayınlanarak kamuya arz edildiği, bu ürünlerin davalıların ürünleri ile aynı olduğu, bahse konu kullanımlar ile davacı yanın davaya dayanak tasarımlarının karşılaştırılması neticesinde; görünüm itibari ile genel olarak benzer olduklarının tespit edildiği, davacı yana ait olduğu iddia edilen tasarımın aynı olduğu, tasarımın geneline göre konum ve ebatlarının birebir aynı olduğu, tasarımların bilgilenmiş kullanıcı üzerinde yarattığı genel izlenimde farklılık bulunmadığı tespit edildiği, bu durumun işletmeler arasında, ortalama tüketici kitlesi nezdinde karıştırılma ihtimaline neden olabileceği, ayrıca davacı ürünleri Türkiye'de de satılmakta olan ürünler olduklarından davalının davacının ürünlerine benzer ürünlerini piyasaya arzının haksız rekabet teşkil edebileceği anlaşılmış, 22.08.2021 tarihli bilirkişi raporunda, \"Instagram ve benzeri sosyal medya uygulamaları kullanıcılara kısıtlı işlemler yapacağı arayüzler sunmaktadır... Ancak paylaşımın yapıldığı tarihi değiştirmeye izin vermemektedir. Instagram uygulamasının sunucularına paylaşım tarihi değiştirecek seviyede izinsiz erişim çok zor olarak bilinmektedir. Bu nedenle paylaşım tarihleri karara esas teşkil edecek yeterlikte kabul edilmektedir.\" denildiği, delil tespit dosyasından alınan Bilirkişi raporunun sonuç kısmında \" tespit isteyen tarafa ait ... adlı instagram sayfasında yer alan ürünler ile aleyhine tespit istenen tarafa ait adreste ve ... adlı instagram sayfasında yer alan ürünler arasında bilgilenmiş kullanıcı üzerinde yarattığı genel izlenim belirgin farklılıklar bulunmadığı, bu sebeple ayniyet derecesinde benzer olarak algılandıkları\" denilerek tasarım hakkına tecavüzün ve haksız rekabetin varlığı tespit edildiği, davalı tarafça hen ne kadar taraflarınca kendilerinin daha önce piyasaya sundukları iddiasının da ispatlanamadığı, internet sitesinin onaysız olmasının sonucu değiştirmeyeceği, ürünlerin davacıya ait olan ürünler olduğunun sabit olduğu,  bu itibarla Mahkeme kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir.Somut olayda davacı tarafından tasarıma tecavüz ve haksız rekabetin tespiti, men'ini, haksız rekabet neticesi olan maddi durumun ortadan kaldırılması, maddi tazminat istemlerine talep edilmiş olup,  her ne kadar davacı taraf tasarımının davalılar tarafından izinsiz kullanıldığı iddiasıyla SMK 151/2-a kapsamında tazminat talep edilmiş olup, alınan bilirkişi raporlarında hakkaniyete ve piyasaya ortalamalarına uygun bir tazminat hesabı yapılabilmesi için, davalının üretim ve satış  kapasitesinin bilinmesi gerektiği, değişik iş dosyasındaki 25.12.2019 tarihinde düzenlenen bilirkişi raporundaki, tespit sırasında iki renk 16 adet kırmızı.35 adet pembe olduğu minimum üretim miktarı; sadece bir renk kumaştan bir pastal kesim yapıldığı düşünüldüğünde: 100 kat X 1 beden X 1 renk 100  adet ürün kesimi yapıldığının  anlaşılmakta olduğu,  2 Farklı renkle hesaplandığında 200 adet olduğu, Muhasebe kayıt ve belgeleri ile tespit edilemeyen bir işleme ilişkin Tazminat hesaplaması yapabilmesinin mümkün bulunmadığı bildirilmiş olduğundan TBK 50. Maddeye göre hesap yapılmasında aykırılık bulunmadığı anlaşılmıştır. Davalı.... vekili istinaf istemine ilişkin olarak;Dosyaya sunulan, Bakırköy 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi 2019/596 D.İş sayılı delil tespit dosyası, İstanbul Anadolu 1. Fikri ve  Sınai Haklar  Mahkemesinin 2020/2 D.İş dosyası, Bilirkişiler ..., ..., ...'ın 02/03/2021 tarihli bilirkişi raporları ve  23/08/2021 tarihli  ek raporlarının, bilimsel ve teknik yönden denetime elverişli olduğu, raporda yapılan tespitler ile toplanan deliller birlikte değerlendirildiğinde; dosya arasına sunulan internet sitesi görsellerinden, ilgili ürünlerin 2019 yılının 10. ayından itibaren piyasaya davacı tarafından arz edildiği,,Davacının, ... numarasıyla tescil başvurusunda bulunduğu 2 nolu tasarımın ... adlı instagram sayfasında 09.10.2019, 21.10.2019, 12.11.2019 tarihinde yayınlanarak kamuya arz edildiği, bu ürünlerin davalıların ürünleri ile aynı olduğu, bahse konu kullanımlar ile davacı yanın davaya dayanak tasarımlarının karşılaştırılması neticesinde; görünüm itibari ile genel olarak benzer olduklarının tespit edildiği, davacı yana ait olduğu iddia edilen tasarımın aynı olduğu, tasarımın geneline göre konum ve ebatlarının birebir aynı olduğu, tasarımların bilgilenmiş kullanıcı üzerinde yarattığı genel izlenimde farklılık bulunmadığı tespit edildiği, bu durumun işletmeler arasında, ortalama tüketici kitlesi nezdinde karıştırılma ihtimaline neden olabileceği, ayrıca davacı ürünleri Türkiye'de de satılmakta olan ürünler olduklarından davalının davacının ürünlerine benzer ürünlerini piyasaya arzının haksız rekabet teşkil edebileceği anlaşılmış, 22.08.2021 tarihli bilirkişi raporunda, \"... ve benzeri sosyal medya uygulamaları kullanıcılara kısıtlı işlemler yapacağı arayüzler sunmaktadır... Ancak paylaşımın yapıldığı tarihi değiştirmeye izin vermemektedir. Instagram uygulamasının sunucularına paylaşım tarihi değiştirecek seviyede izinsiz erişim çok zor olarak bilinmektedir. Bu nedenle paylaşım tarihleri karara esas teşkil edecek yeterlikte kabul edilmektedir.\" denildiği, delil tespit dosyasından alınan Bilirkişi raporunun sonuç kısmında \" tespit isteyen tarafa ait ... adlı instagram sayfasında yer alan ürünler ile aleyhine tespit istenen tarafa ait adreste ve ... adlı instagram sayfasında yer alan ürünler arasında bilgilenmiş kullanıcı üzerinde yarattığı genel izlenim belirgin farklılıklar bulunmadığı, bu sebeple ayniyet derecesinde benzer olarak algılandıkları\" denilerek tasarım hakkına tecavüzün tespit edildiği, davalı tarafça hen ne kadar taraflarınca kendilerinin daha önce piyasaya sundukları ileri sürülmüş ise de bu iddiasının da ispatlanamadığı, internet sitesinin onaysız olmasının sonucu değiştirmeyeceği, ürünlerin davacıya ait olan ürünler olduğunun sabit olduğu,  bu itibarla Mahkemenin tecavüz istemi kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir. Ancak davacı tarafından tasarıma tecavüz ve haksız rekabetin tespiti, men'ini, haksız rekabet neticesi olan maddi durumun ortadan kaldırılması, maddi tazminat istemlerine talep edilmiş olup,  her ne kadar davacı tarafından tasarımının davalılar tarafından izinsiz kullanıldığı iddiasıyla SMK 151/2-a kapsamında tazminat talep edilmiş ise de, davalı ..'ın sadece satıcı olduğu üretici olmadıkları, tasarıma  tecavüz yönünden davalının kusurunun bulunup bulunmadığı aranmıyorsa da; tazminat istemi yönünden kusurlu olma koşulunun arandığı, kusur ispatlanamadığından tazminat verilmesinin yerinde olmadığı ayrıca tespit işlemi sonrasında söz konusu ürünlerin 11/01/2020 tarihinde iade edildiği, fotoğrafların instagram sayfasından kaldırıldığı bu nedenle  ref talebinin de konusuz kaldığı anlaşılmakla bu istemler yönünden de karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.Davalı  ... vekilinin istinaf istemine ilişkin olarak;Dosyaya sunulan, Bakırköy 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi 2019/596 D.İş sayılı delil tespit dosyası, İstanbul Anadolu 1. Fikri ve  Sınai Haklar  Mahkemesinin 2020/2 D.İş dosyası, Bilirkişiler ..., ..., ...'ın 02/03/2021 tarihli bilirkişi raporları ve  23/08/2021 tarihli  ek raporlarının, bilimsel ve teknik yönden denetime elverişli olduğu, raporda yapılan tespitler ile toplanan deliller birlikte değerlendirildiğinde; dosya arasına sunulan internet sitesi görsellerinden, ilgili ürünlerin 2019 yılının 10. ayından itibaren piyasaya davacı tarafından arz edildiği,, Davacının, ... numarasıyla tescil başvurusunda bulunduğu 2 nolu tasarımın ... adlı instagram sayfasında 09.10.2019, 21.10.2019, 12.11.2019 tarihinde yayınlanarak kamuya arz edildiği, bu ürünlerin davalıların ürünleri ile aynı olduğu, bahse konu kullanımlar ile davacı yanın davaya dayanak tasarımlarının karşılaştırılması neticesinde; görünüm itibari ile genel olarak benzer olduklarının tespit edildiği, davacı yana ait olduğu iddia edilen tasarımın aynı olduğu, tasarımın geneline göre konum ve ebatlarının birebir aynı olduğu, tasarımların bilgilenmiş kullanıcı üzerinde yarattığı genel izlenimde farklılık bulunmadığı tespit edildiği, bu durumun işletmeler arasında, ortalama tüketici kitlesi nezdinde karıştırılma ihtimaline neden olabileceği, ayrıca davacı ürünleri Türkiye'de de satılmakta olan ürünler olduklarından davalının davacının ürünlerine benzer ürünlerini piyasaya arzının haksız rekabet teşkil edebileceği anlaşılmış, 22.08.2021 tarihli bilirkişi raporunda, \"Instagram ve benzeri sosyal medya uygulamaları kullanıcılara kısıtlı işlemler yapacağı arayüzler sunmaktadır... Ancak paylaşımın yapıldığı tarihi değiştirmeye izin vermemektedir. Instagram uygulamasının sunucularına paylaşım tarihi değiştirecek seviyede izinsiz erişim çok zor olarak bilinmektedir. Bu nedenle paylaşım tarihleri karara esas teşkil edecek yeterlikte kabul edilmektedir.\" denildiği, delil tespit dosyasından alınan Bilirkişi raporunun sonuç kısmında \" tespit isteyen tarafa ait ... adlı instagram sayfasında yer alan ürünler ile aleyhine tespit istenen tarafa ait adreste ve ... adlı instagram sayfasında yer alan ürünler arasında bilgilenmiş kullanıcı üzerinde yarattığı genel izlenim belirgin farklılıklar bulunmadığı, bu sebeple ayniyet derecesinde benzer olarak algılandıkları\" denilerek tasarım hakkına tecavüzün tespit edildiği, davalı tarafça hen ne kadar taraflarınca kendilerinin daha önce piyasaya sundukları ileri sürülmüş ise de bu iddiasının da ispatlanamadığı, internet sitesinin onaysız olmasının sonucu değiştirmeyeceği, ürünlerin davacıya ait olan ürünler olduğunun sabit olduğu,  bu itibarla Mahkemenin tecavüz istemi kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir.<br>Ancak davacı tarafından tasarıma tecavüz ve haksız rekabetin tespiti, men'ini, haksız rekabet neticesi olan maddi durumun ortadan kaldırılması, maddi tazminat istemlerine talep edilmiş olup,  her ne kadar davacı tarafından tasarımının davalılar tarafından izinsiz kullanıldığı iddiasıyla SMK 151/2-a kapsamında tazminat talep edilmiş ise de, davalı ...'un sadece satıcı olduğu üretici olmadığı, tecavüzün oluştuğu ancak kusur ispatlanamadığından tazminat verilmesinin yerinde olmadığı ayrıca tespit işlemi sonrasında ürünlerin satıldığının ispatlanamadığı , davacı tasarımının mahkemece yapılan incelemede davalı internet sitesinde bulunmadığı, sosyal medya hesabının isimlerini değiştirdiği, fotoğrafların instagram sayfasından kaldırıldığı bu nedenle ref talebinin de konusuz kaldığı anlaşılmakla bu istemler yönünden de karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.Dosyadaki belgelere, duruşma sürecini yansıtan tutanaklar ve gerekçe içeriğine göre, ilk derece mahkemesi kararında davanın esasıyla ilgili tarafların gösterdiği hükme etki edecek tüm delillerin toplandığı anlaşılmakla davalı .... vekilinin yerinde bulunmayan istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince esastan reddine, davacının ve davalılar ... ve ...'ın istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK 353/1-b-2 maddesi gereğince kısmen kabulüne, mahkeme kararının kaldırılmasına, yeniden hüküm kurulmasına karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1- Davacının ve davalılar ... ve ...vekilinin istinaf isteminin KISMEN KABULÜ ile, davalı  ... ŞTİ'nin  istinaf isteminin ESASTAN REDDİNE, 2- İstanbul 1. Fikrî Ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesinin 15/12/2021 tarih, 2020/52 E., 2021/427 K. Sayılı kararının 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b-2. maddesi gereğince KALDIRILMASINA, ancak belirtilen hususlar yeniden yargılamayı gerektirmediğinden yeniden esas hakkında hüküm kurulmasına, 3- ASIL DAVADA; 1-Davalılar ..., ... ve ... ŞTİ ‘nin davacıya ait tasarım hakkına tecavüzün ve haksız rekabetin TESPİTİNE,  tecavüzün menine,  davalılar ... ve ... ŞTİ ‘nin tasarıma tecavüzün refine, -Davalı ... hakkında  REF talebi konusuz kaldığından bu konuda KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA, 2-Tasarım hakkını ihlal nedeniyle SMK 151/2-a Maddesi ve somut olayın özellikleri ve BK hükümlerine ...  ŞTİ ve ...'dan tahsil edilmek üzere 1.000 TL maddi tazminatın tespit tarihi olan 5.12.2019 tarihinden itibaren değişir oranlı ticari faiz ile tahsiline, 3-Tasarım hakkını ihlal nedeniyle  maddi tazminat ve manevi tazminat istemleri yönünden ...'e açılan davanın reddine, 4-Tasarım hakkını ihlal nedeniyle ...  ŞTİ ve ... ‘Dan tahsil edilmek üzere 10.000- TL manevi tazminatın tespit tarihi olan10.12.2019 tarihinden itibaren değişir oranlı ticari faiz ile bu davalılardan müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine  tahsiline, fazla istemin reddine, 5-Karar kesinleştiğinde hüküm özetinin Türkiye’de tirajı yüksek bir gazetede bir kez ilanına masrafın davalılar ... ŞTİ,  ... VE ...den tahsiline, 6-Tasarıma tecavüz yönünden 427,60 TL, maddi tazminat yönünden 427,60 TL ve manevi tazminat yönünden 683,10 TL olmak üzere toplam 1.538,30 TL karar ve ilam harcından peşin alınan harçtan mahsubu ile eksik kalan 1.179,67 TL harcın, (Davalı ...'in 427,60 TL'dan sorumlu olacak şekilde)  davalılardan  alınarak Hazine'ye irat kaydına, 7-Tasarım hakkına tecavüzün ve haksız rekabetin tespiti talepleri yönünden, Avukatlık ücret tarifesi uyarınca 40.000,00 TL vekalet ücretinin davalı ...'den alınarak davacıya verilmesine, 8-Tasarım hakkına tecavüzün ve haksız rekabetin tespiti talepleri yönünden, Avukatlık ücret tarifesi uyarınca 40.000,00 TL vekalet ücretinin davalılar ..., ... Şirketinden alınarak müteselsilen alınarak  davacıya verilmesine,9-Kabul edilen Maddi tazminat talebi yönünden, Avukatlık ücret tarifesi uyarınca 1000-  TL vekalet ücretinin davalılar ... , ...Şirketi'n den müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, 10-Kabul edilen Manevi tazminat talebi yönünden Avukatlık ücret tarifesi uyarınca 10.000,00- TL vekalet ücretinin davalılar ... , ... Şirketi'n den müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,11- Red edilen Manevi tazminat talebi yönünden Avukatlık ücret tarifesi uyarınca 10.000,00- TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılar ... , ... ... Şirketi'ne verilmesine,12- Red edilen Manevi tazminat talebi yönünden Avukatlık ücret tarifesi uyarınca 20.000,00- TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı ...'e verilmesine,13-Red edilen Maddi tazminat talebi yönünden Avukatlık ücret tarifesi uyarınca 1.000,00- TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı ...'e verilmesine,14-Davacı tarafın yargılama giderlerinden olan 358,63 TL peşin harç, 54,40 TL başvuru harcı, 440 TL tebligat masrafı, 3.000 TL bilirkişi ücreti ve 2019/596 D.İş dosyasında yapılan; 800 TL bilirkişi ücreti, 70 TL tebligat masrafı, 73,10 TL peşin harç, 44,40 TL başvurma harcı, 6,40 TL vekalet harcı olmak üzere toplam 4.846,93‬ TL'nin  2/3 ü olan 3.231,29 TL'nin (davalı ...'in 1.615,64 TL'dan sorumlu olacak şekilde)  davalılardan  alınarak davacıya verilmesine, bakiye giderin davacının üzerinde bırakılmasına, 15-Taraflarca fazla yatırılan gider avansının hüküm kesinleştiğinde ve talebi halinde iadesine,<br>II-BİRLEŞEN DAVADA;1-Davalılar ..., ... ve ... ŞTİ ‘nin davacıya ait tasarım hakkına tecavüzün ve haksız rekabetin TESPİTİNE,  tecavüzün menine,  davalılar ... ve ... ŞTİ ‘nin tasarıma tecavüzün refine,-Davalı  hakkında  REF talebi konusuz kaldığından bu konuda KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA, 2-Tasarım hakkını ihlal nedeniyle SMK 151/2-a Maddesi vesomut olayın özellikleri ve BK hükümlerine göre ... Ve ...  ŞTİ ‘den1000 TL maddi tazminatın tespit tarihi olan 10.1.2020  tarihinden itibaren değişir oranlı ticari faiz ile tahsiline,<br>3-Tasarım hakkını ihlal nedeniyle  maddi tazminat ve manevi tazminat istemleri yönünden  ...'a açılan davanın reddine,4-Tasarım hakkını ihlal nedeniyle ... ve ... ... ‘DEN tahsil edilmek üzere 10.000- TL manevi tazminatın tespit tarihi olan 10.1.2020  tarihinden itibaren değişir oranlı ticari faiz ile bu davalıdan tahsiline, fazla istemin reddine, 5-Karar kesinleştiğinde hüküm özetinin Türkiye’de tirajı yüksek bir gazetede bir kez ilanına masrafın davalılar ... .. ŞTİ VE  ...’dan tahsiline, 6-Tasarıma tecavüz yönünden 427,60 TL, maddi tazminat yönünden 427,60 TL ve manevi tazminat yönünden 683,10 TL olmak üzere toplam 1.538,30 TL karar ve ilam harcından peşin alınan harçtan mahsubu ile eksik kalan 1.179,67 TL harcın, (Davalı ..'ın 427,60 TL'dan sorumlu olacak şekilde)  davalılardan  alınarak Hazine'ye irat kaydına, 7-Tasarım hakkına tecavüzün ve haksız rekabetin tespiti talepleri yönünden, Avukatlık ücret tarifesi uyarınca 40.000,00 TL vekalet ücretinin davalı ...'den alınarak davacıya verilmesine,  8-Tasarım hakkına tecavüzün ve haksız rekabetin tespiti talepleri yönünden, Avukatlık ücret tarifesi uyarınca 40.000,00 TL vekalet ücretinin davalılar ..., ... Şirketinden alınarak müteselsilen alınarak  davacıya verilmesine, 9-Maddi tazminat talebi yönünden, Avukatlık ücret tarifesi uyarınca 1000-  TL vekalet ücretinin davalılar  ... ve ... Şirketi'n den müteselsilen alınarak  davacıya verilmesine, 10-Kabul edilen Manevi tazminat talebi yönünden Avukatlık ücret tarifesi uyarınca 10.000- TL vekalet ücretinin ... ve ... Şirketi'n den müteselsilen alınarak  davacıya verilmesine,11-Red edilen Manevi tazminat talebi yönünden Avukatlık ücret tarifesi uyarınca 10.000- TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak ... ve ... ... Şirketi'ne verilmesine, 12-Red edilen Manevi tazminat talebi yönünden Avukatlık ücret tarifesi uyarınca 20.000- TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak ...'a verilmesine, 13-Red edilen Maddi tazminat talebi yönünden Avukatlık ücret tarifesi uyarınca 1000- TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak ...'a verilmesine, 14-Davacı tarafın yargılama giderlerinden olan 358,63 TL peşin harç, 54,40 TL başvuru harcının tamamının 69,65 TL tebligat ücretinin 23 TL'lık kısmının ( 2/3 ünün) davalılardan 15-Taraflarca fazla yatırılan gider avansının hüküm kesinleştiğinde ve talebi halinde iadesine, 5- İstinaf aşamasında yapılan yargılama giderleri ve harca ilişkin; 5/a-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken asıl dava yönünden 819,72 TL, birleşen dava yönünden 819,72 TL olmak üzere toplam 1.639,44‬ TL istinaf karar ve ilam harcından peşin yatırılan 409,86‬ TL harcın mahsubu ile bakiye 1.229,58‬ TL harcın davalı şirketten tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine, 5/b-İstinaf talebi kabul edildiğinden davacı, davalı ... ve davalı ... tarafça yatırılan istinaf harcının karar kesinleştiğinde ve talep halinde iadesine, 5/c-İstinaf yargılaması için davacı tarafından yapılan 220,70 TL istinaf yoluna başvurma harcı, 235,6‬0 TL tebligat, müzekkere ve posta gideri olmak üzere toplam 456,3‬0 TL'nin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiliyle davacıya verilmesine, 5/ç-İstinaf yargılaması için davalı ... tarafından yapılan 220,70 TL istinaf yoluna başvurma harcının davacıdan tahsiliyle davalı ...'e verilmesine, 5/d-İstinaf yargılaması için davalı ... tarafından yapılan 441,40 TL istinaf yoluna başvurma harcının davacıdan tahsiliyle davalı ...'a verilmesine, 5/e-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından vekalet ücreti tayinine yer olmadığına, 6- 6100 Sayılı HMK'nın 333. maddesi gereğince var ise bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde taraflara iadesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda,  20/07/2017 tarih ve 7035 Sayılı Kanunun 31. maddesiyle değişik 6100 Sayılı HMK'nın 361/1. maddesi gereğince, kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Yargıtay'a temyiz başvurusunda bulunma yolu açık olmak üzere, oy birliğiyle karar verildi. 05/12/2022</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"0817f7d2913238cf","SID":"64b2473d21e38046"}}