{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>44. HUKUK DAİRESİ<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F  M A H K E M E S İ  K A R A R I<br>DOSYA NO:2022/54 Esas<br>KARAR NO:2024/1938<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ:İSTANBUL 21. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ:06/10/2021<br>NUMARASI:2020/311 E. - 2021/676 K.<br>DAVANIN KONUSU:Menfi Tespit (Taşınır Kira Sözleşmesinden Kaynaklanan)<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ:28/11/2024<br>Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda;<br>G E R E Ğ İ  D Ü Ş Ü N Ü L D Ü:DAVA DİLEKÇESİ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacılardan .... Şti. ile davalı şirket arasında 13.11.2015 tarihli \"Finansal Kiralama Sözleşmesi\" düzenlendiğini, bu sözleşme kapsamındaki makinelerin 60 ay boyunca müvekkili firmanın kiralama/satın alma yolu ile kullanımına tahsis edildiğini, diğer davacıların ise sözleşmeye kefil olarak imza attığını, davacı şirket ve davalı arasındaki sözleşme kapsamında, döviz kurlarındaki aşırı oynaklık ve piyasa koşullarındaki olumsuz durum nedeniyle, taksit ödemelerinde aksamalar olmuş ise de, müvekkilinin sözü geçen makinelerin yarıya yakın oranında borç ödemesini gerçekleştirdiğini, piyasalardaki bozulmalar neticesinde sıkıntısını davalıya bildirdiğini ve yeniden yapılandırma talebinde bulunduğunu, ancak davalının buna yanaşmadığını ve makinelerin rızaen kendilerine verilmesini talep ettiğini, yapılan görüşmeler neticesinde, davalı şirketin makinelerin ekspertiz değerini yaptırdığını, bu değerin müvekkiline 650.000 USD olarak bildirildiğini, bu miktarı ödeme durumu olmayan müvekkilinin alternatif ödeme planının kabul edilmediğini ve yapılan görüşmeler makinelerin ekspertiz değeri üzerinden davalı şirkete iadesi mutabakatı ile sonuçlandığını, müvekkil şirket yetkilisi ... ile davalı şirketin bu konuda yetkilendirdiği müşteri temsilcisi ... arasında makinelerin teslim edildiği tarihlerde yapılan ve kayda alınan telefon görüşmesinde davalı şirket yetkilisi ...; Makinelerin teslim tarihi itibariyle ekspertizlerini yaptırdıklarını ve 650.000 USD + KDV olarak ekspertiz raporu verildiğini, kendilerinin 740.000 USD üzerinden satışa çıkardıklarını, ancak müşteri çıkmadığını, fiyatı 650.000 USD + KDV olarak revize edip, bu değer üzerinden satacaklarını bizzat ifade ettiğini, adı geçen kişinin isticvabını veya tanık olarak dinlenmesini talep ettiğini, bu kapsamda; makinelerin ekspertiz değerinin altında satılmaması kaydı ile satışa çıkarılacağı, satış öncesinde müvekkiline gelen tekliflerin yazılı bildiriminin yapılacağı, bu süreçte ve tüm makinelerin satışı yapılana kadar da, müvekkilleri hakkında hiçbir adli ve icrai takipte bulunmayacakları, müvekkilinin kira yükümlülüklerinin teslim tarihi itibariyle sona ereceği hususlarının bizzat davalı şirket temsilcisi ve müdiresi tarafından taahhüt edildiğini, davalı şirket yetkilillerinin isteği ve verdikleri taahhütler üzerine, sözleşmeye konu makinelerin tamamının 03.06.2018 tarihli mutabakat kapsamında ve 06.06.2018 tarihli teslim tutanağı ile davalı şirkete eksiksiz ve çalışır vaziyette teslim edildiğini, iade ile birlikte müvekkilin şirket elindeki tüm müşterilerini kaybettiğini, işçilerin işine son verdiğini, üretim yapamadığı için de iş, gelir, piyasa güveni ve ihracat geliri kaybına uğradığını, ekspertiz tarihi itibariyle müvekkilinin muaccel hale gelmiş kira borcunun ise 23.000 USD olduğunu, toplam borcun yaklaşık %40'ına tekabül eden geçmişe dönük 2 yıldır taksitleri ödenen bu makineler davalıya iade edilmese ve ödemeler düzenli yapılmış olsaydı, 5 yıllık sürecin sonunda ve kullanılması kaydıyla, toplam borcun 673.000 USD'ye tekabül edeceğini bu miktarın ödenmesiyle birlikte de, sözleşme gereğince makinelerin mülkiyetinin müvekkil şirkete geçmiş olacağını, bu husus taraflar arasındaki görüşmelerde mutabakat şartları arasında yer aldığından, ekspertiz değeri sonrası bakiye kira borcunun 23.000 USD üzerinde anlaşma sağlandığını, her ne kadar davalı şirketin, müvekkillerine 28.08.2018 tarih... yevmiye sayılı ihtarnameyi keşide ederek, fesih bildiriminde bulunmuş ayrıca kira alacağı talep etmiş ise de, davacılar  tarafından davalı şirkete gönderilen 04.09.2018 tarih ... yevmiye sayılı ihtarname ile haksız taleplerin reddedildiğini, makinelerin davalıya teslim edildiği tarih itibariyle borcun 23.000 USD'sinin kabul edildiğini, hal böyle olmasına karşın davalı şirketin, makineleri teslim almadan önce müvekkiline verdiği taahhütleri tutmayarak, ... sayılı dosyası ile icra takibi başlatmak suretiyle, sözleşmenin teminatı olarak verilen ipoteklerin paraya çevrilmesi yoluna gittiğini, söz konusu takipte 534.447,91 USD kira alacağı ve bu alacağın 219.245,34 USD yıllık %25 döviz faizi ve ayrıca 9.221,81 TL sigorta prim alacağı ve bu alacağa %40 yıllık faiz talebinde bulunulduğunu, söz konusu icra takibi haksız ve hukuka aykırı olduğundan, iş bu davayı açtığını, davalı şirket, makineleri teslim aldığı halde ileriye dönük ve müvekkilinin kullanmadığı döneme ait kira bedelini tahsil etmek istediğini, hukuk sisteminde sözlü veyahut yazılı olmasına bakılmaksızın yapılan anlaşmalarda, her daim tarafların  karşılıklı ve birbirine uygun iradesinin esas alındığını,  davalı şirketle 03.06.2018 tarihinde varılan  karşılıklı mutabakat neticesinde ve kendilerine verilen taahhütlere de güvenilerek makineleri 06.06.2018 tarihinde iade ettiği ve bu tarih itibariyle de herhangi bir kira sorumluluğu kalmadığını, kiralama sözleşmesi genel işlem koşulu niteliğinde hükümler içerdiğinden bağlayıcı olmadığını, faiz istenmesinin de haksız olduğunu, davacı asillerin sözleşmedeki kefaletlerinin geçersiz olduğunu, zira bilgilendirme yapılmadığı gibi kendi eli ile yazılmadığını,  eş rızasının da alınmadığını, ...'ın eşinin okuma yazması olmadığını,  eşinin kefaletinden haberi olmadığını beyanla, sözleşme ve icra takibi sebebiyle davacı şirket ve kefillerin davalı şirkete borçlu olmadıklarının tespitine, icra takibinin iptaline, yargılama esnasında ipoteklerin paraya çevrilmesi ihtimalinde, tahsil ettiği ipotek bedelinin davalıdan ticari faizi ile birlikte istirdadına, icra takibinde haksız ve kötüniyetli olduğundan, karşı tarafın talep ettiği alacak aslının %20'sinden az olmamak üzere kötü niyet tazminatına mahkum edilmesine, karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>CEVAP DİLEKÇESİ:Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı gerçek kişilerin hem kefil hem de aval veren olduğunu, aynı zamanda ipotek verildiğini, davacıların süresinde kira borçlarını ödememesi nedeniyle sözleşmenin feshedildiğini, malların da iade alındığını, bu konuda davacılardan beyan ve ibraname alındığını, 6 adet kiranın geciktirildiğini, kiralanan makinelerin 13 tane olup sadece dördünün satıldığını ve borca mahsup edildiğini,  takipten sonra diğerlerinin de satıldığını, tüm satış bedellerinin borca mahsup edildiğini, icra müdürlüğüne de bildirilip harçlarının ödendiğini, davalı şirket çalışanı ile davacıların konuşmasının davalıyı bağlamadığını, ipoteğin paraya çevrilmesine ilişkin takibin iptali için İstanbul 3. İcra Hukuk Mahkemesinin 2019/462 Esas dosyasında açıldığını, kefil olan davacıların şirket ortağı olduğunu ve kefaletin geçerli olduğunu, kefalet tarihinde evli olmanın şart olduğunu beyanla davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:İlk Derece Mahkemesince; \"Davalı tarafça yapılan satış gelirlerinin takipten sonra da borca mahsup edildiği, bu durumda yapılan işlemin kanuna uygun olduğu, sadece takip talebinde işlemiş faiz yönünden davanın haklı olduğu anlaşılmakla, davanın asıl alacak yönünden reddine, işlemiş faiz yönünden kısmen kabulüne karar verilmiştir.Her ne kadar davalı taraf sigorta primleri yönünden de bakiye alacak için takip talebinde bulunmuş ise de, makinelerin tesliminden sonraki sigorta primlerinden davacıların sorumlu olmayacağı, sözleşmenin feshi tarihi itibarıyla davacıların bu yükümlülüğünün sona erdiği, fesih tarihinde prim borcu  bakiyesi 15.727,61 TL iken davacıların daha fazlasını ödediği ve bu borcun sona erdiği anlaşılmıştır.Tüm bu bilgi ve değerlendirme sonucunda davanın kısmen kabulü\" şeklindeki gerekçeleri ile;\"1-Davacının davasının KISMEN KABUL ve KISMEN REDDİ ile, ... sayılı takip dosyasına konu alacağın takip tarihi itibariyle asıl alacak 534.447,91USD olduğundan, bu kısma ilişkin menfi tespit talebinin REDDİNE, ancak takip sonrası yapılan tahsilatların mahsubu ile bakiye asıl alacağın 258.150,50USD kaldığının TESPİTİNE, 2-Davanın işlemiş faiz yönünden KISMEN KABULÜ ile, takip tarihi itibariyle hesaplanan 35.332,74USD işlemiş faiz bulunduğunun ve takipten sonra yapılan ödemeler sonrası bakiye faizin 11.587,00USD olduğunun TESPİTİNE, geri kalan işlemiş faize yönelik davanın KABULÜ ile, kabul edilen kısım yönünden davacının davalıya borçlu olmadığının TESPİTİNE ve takibin bu kısım yönünden İPTALİNE, 3-Takibe konu sigorta primi olan 9.221,81TL yönünden davanın KABULÜNE ve davacının bu miktar yönünden davalıya borçlu olmadığının tespitine, bu kısma ilişkin takibin İPTALİNE, 4-Davalının takibinde kötü niyeti sabit olmadığından ve davacı tarafça da herhangi bir tedbir uygulanmadığından, icra tazminatına hükmedilmesine yer olmadığına,\" şeklinde hüküm kurulmuştur.<br>İSTİNAF:Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Yerel Mahkemenin \"İŞLEMİŞ FAİZ\" yönünden  kararın taraflar arasında akdedilen Finansal Kiralama Sözleşmesinin GENEL ŞARTLAR 12/1 MADDESİNE; takip mesnedi ipoteklerin İPOTEK AKİT TABLOSU 12  MADDESİNE açıkça aykırı olduğunu, finansal kiralama sözleşmesi ve ipotek akit tablosunda taraflarca kararlaştırılan temerrüt faizi mevcut iken faiz hesabında 3095 sayılı yasanın 4/a maddesinin esas  alınması usul ve yasaya aykırı olduğunu, müvekkilinin  davacılardan olan alacağını yabancı para kira borçları için yıllık %25, Türk Lirası borçları için yıllık %40  temerrüt faizi ile tahsil etmek istemesinin usul ve yasaya uygun olduğunu, Ayrıca Mahkeme ilamının hüküm kısmının 2. Maddesinde \"....ve takipten sonra ödemeler sonrası bakiye faizin 11.587,00USD olduğunun TESPİTİNE\" karar verilmiş ise de müvekkil şirket tarafından  takipten sonra yapılan tahsilatların davacı borçluların lehine olarak öncelikle asıl alacağa mahsup (BK 100 gereği temerrüt faizine mahsup hakkı olmasına rağmen) edildiğini herhangi bir temerrüt faizi tahsilatı yapılmadığını  Buna rağmen takipten sonra temerrüt faizi tahsilatı yapıldığına dair tespit hükmü kurulmasının hukuka aykırı olduğunu  İpotek takibinde  asıl  kira alacağına takip tarihine kadar işlemiş 219.425,34 USD %25 sözleşme temerrüt faizine %18 KDV dahil edilerek talepte bulunulduğunu dosyada mübrez 19/03/2021 tarihli bilirkişi raporunda ipotek takibine konu edilen temerrüt faizine eklenen  KDV tutarı  gözardı edilerek eksik hesaplama yapıldığını (ki takipte istenecek faiz 189.962,05 USD hesaplanmıştır)  temerrüt alacağının tahsili anında Temerrüt faturası tanzim edeceği ve fatura tanzimi sebebi ile matrah üzerinden doğacak %18 KDV'nin ödenecek oluşu Katma Değer Vergisi Kanunu ve Vergi Usul Kanunu'nun emreci hükümleri gereği olduğunu, söz konusu KDV'nin ödeme yükümü de davacılarla akdedilen finansal kiralama sözleşmesinin genel şartları gereği davacıların borcu olduğundan takipte istenen temerrüt faizine kdv eklendiğini, mahkemece  \"...bilirkişi tarafından kdv hesabı da yapılmış ise de, icra takip talebinde kdv istenmediği için bu husus değerlendirmeye alınmamıştır.\" gerekçesi ile temerrüt faizine yürütülen kdv hususunda karar vermemesinin hukuka aykırı olduğunu, İpotek takibinin yapıldığı 26/06/2019 tarihi itibariyle davacıların finansal kiralama konusu menkullerin davacıların zilyetliğinde bulunduğu dönemden kaynaklanan  9.221,81 TL.  sigorta prim temerrüt faiz borcu bulunduğunu menkullerin müvekkil davalı şirkete tesliminden sonra davacılar aleyhine sigorta poliçesi tanzim ettirilmediğini, Bu hususun taraflar arasında akdedilen finansal kiralama sözleşmesinin \"delil sözleşmesi\" başlıklı 46. Maddesi gereği müvekkil davalı şirketin defter kayıt ve belgeleri ile sabit olup, yargılama esnasında yaptırılan bilirkişi incelemeleri neticesinde bilirkişi raporları ile de sabit olduğunu  belirterek istinaf başvurusunun kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.Davacı vekili istinaf başvurusu ve istinafa cevap dilekçesinde özetle; Mahkemenin asıl alacağın 534.447,91USD ve işlemiş faizin 35.332,74USD  olduğuna dair tespitinin hukuka aykırı olduğunu taraflar arasında ki mutabakata göre,  bu miktarda bir borcun bulunmadığını, Davalı şirket yetkilillerinin isteği ve verdikleri taahhütler üzerine, sözleşmeye konu makinelerin tamamı 03.06.2018 tarihli mutabakat kapsamında ve 06.06.2018 tarihli teslim tutanağı ile davalı şirkete eksiksiz ve çalışır vaziyette teslim edildiğini, Teslim öncesinde yine davalı şirket yetkililerinin isteği üzerine gelen ekspertiz firması, teslim tarihi itibariyle sözleşmeye konu makinelere 650.000 USD değer taktir edildiği (3.240.000,00 TL/4,59 =) 705.882,35 USD') davalı cevap layihası ile de anlaşıldığını taraflar arasındaki görüşmelerde mutabakat şartları arasında yer aldığından, ekspertiz değeri sonrası bakiye kira borcu 23.000 USD üzerinde anlaşma sağlandığını,Makinelerin Davalıya teslim tarihi itibari ile müvekkilin kira sorumluluğunun  sona erdiğini ve sözleşmedeki kiralama hükümlerinin yine bu tarih (06.06.2018) itibarı ile münfesih olduğunu, müvekkillerin kira sorumluluğu devam ediyormuş gibi teslim tarihinden sonrası için de kira ödemelerinin yapılması gerektiğinden bahisle, raporda hesaplamalar ve tespitler yapılması ve bu rapora binaen hüküm kurulmasının yerinde olmadığını,Davalı şirket sözleşme konusu makinelerin tamamını eksiksiz ve kusursuz olarak iade almış iken, bu aşamadan sonra, sanki makineler halen davacı şirket nezdindeymiş gibi, 5 yıl boyunca ödenmesi gereken taksitlerin tamamının muaccel kabul edilmesi suretiyle kira alacağının hesaplanması ve bu şekilde hüküm kurulmasının hukuka aykırı olduğunu müvekkil şirketçe kabul edilen 23.000 USD borç haricindeki fahiş tutar bakımından takibin haksız olduğunu Davalı şirketin, makinelerin rızaen verilmesi durumunda ekspertiz değerinin altında satılmaması kaydı ile satışa çıkarılacağını, bu süreçte ve satış yapılana kadar da hiçbir adli ve icrai takipte bulunmayacağı taahhüt etmesine rağmen  bu taahhütleri tutmadığını  makinelerin teslimi tarihindeki ekspertiz ve müvekkilden iade alış değeri olan 650.000 USD hiç dikkate alınmaksızın, sanki mevcut makineler müvekkil nezdindeymiş gibi kira bedeli talep ettiğini,Makinelerin tamamı satılmadan icra  takibi yapılması hukuka aykırı olduğunu, makinelerin , müvekkile söz verilenin aksine ekspertiz değerinin altında yok pahasına satıldığını Takipten önce satılan makinelerin borçtan takip öncesi mahsup edilmediğini davalı tarafın müvekkilden teslim alırken 650.000 USD ekspertiz değeri (bu değer savunma dilekçesi ile belirtilen 3.240.000,00 TL'sı ile örtüşmektedir.) tespit ettirdiği makinelerin tamamı satıldığına göre müvekkilinden  23.000 USD dışında başkaca talepte  bulunamayacağını,Yine işlemiş faiz miktarına da itiraz ettiklerini, Elyazısı ile yazılmayan kefaletler geçerli olmadığını Ve ayrıca genel işlem koşullarının geçerli olabilmesi için bu hususta karşı tarafa açıkça bilgi verilmesi,  karşı tarafın bu hususları öğrenmesine imkan tanınması ve en önemlisi de bu koşulları kabul etmesi zorunlu olduğunu, Müvekkillerin Finansal Kiralama Sözleşmesinde imzası bulunsa bile, bahsi geçen sözleşme matbu bir sözleşme olduğundan (matbu sözleşmede yer alan genel işlem koşulları niteliğindeki maddeler hakkında müvekkile açıkça bilgi verilmediğinden ve müvekkil de bu koşulları açıkça kabul etmediğinden) ilgili kanuni hüküm gereğince sözleşmede yer alan faize yönelik genel işlem koşulları ve diğer ağırlaştırıcı koşullar yazılmamış sayılacağını, Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiş olmakla, haklarında haksız ve kötü niyetle ve vaktinden önce yapılan, üstelik dava ile durmayan ve devam eden takip sebebiyle, kabul edilen miktar üzerinden kötü niyet tazminatına hükmedilmemesi hukuka aykırı olduğunu belirterek  ilk derece mahkemesince kurulan kararın istinafen incelenerek kaldırılmasını ve lehe hüküm kurulması ve istinaf başvurusunda bulunan davalı tarafın istinaf isteminin reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>GEREKÇE:İnceleme, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.Davanın konusu ... sayılı ipoteğin paraya çevrilmesine ilişkin başlatılan takibe karşı açılan menfi tespit davasıdır... sayılı dosyasında;  Alacaklı ... A.Ş.,  tarafından borçlular ...,  ... ve  ... Şirketi  aleyhine, 9.221,81 TL sigorta alacağına işlemiş faiz ile 534.447,91 USD  Fiili Ödeme Tarihi kira alacağı, 219.425,34 USD Fiili Ödeme Tarihi kira alacağına işlemiş faiz olmak üzere  753.873,25 USD' nin Fiili ödeme tarihi  Toplam Alacağın, Asıl alacağa takip tarihinden itibaren işleyecek %.25  faiz,icra harç ve giderleri ile Avukatlık ücretinin tahsili.(BK 84 gereği öncelikle ferilerden düşümü ile, fazlaya ilişkin haklar  saklı kalmak kaydıyla) 4.388.848,46 TL Asıl alacağa takip tarihinden itibaren işleyecek %.25  faiz,icra harç ve giderleri ile Avukatlık ücretinin tahsili.(BK 84 gereği öncelikle ferilerden düşümü ile, fazlaya ilişkin hakları  saklı kalmak kaydıyla)  26/06/2019 tarihinde ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla  icra takibi başlatıldığı anlaşılmıştır.İpotek senedinde borçlulardan ...'ın İstanbul, Başakşehir, ... Ada ... Parsel sayılı taşınmaz, ... Blok ... Kat ... numaralı bağımsız bölümün 1. Derecede 1.000.000 USD limitle, aynı taşınmaz 11. Kat 23 numaralı bağımsız bölümün 1. Derecede 1.000.000 USD limitle borçlu ... tarafından ipotek verildiği, takibin ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla takibe ilişkin olduğu, alacaklının ipotek tutarı olan 2.000.000 USD'yi geçmemek kayıt şartı ve takibe konu alacak ile ipotek meblağı arasındaki kısım için her türlü talep hakkını saklı tutarak talepte bulunduğu anlaşılmıştır.Davalı ... A.Ş. ile davacı ....ŞTİ arasında 13.11.2015 tarihli ... tescil numaralı ... sözleşme numaralı Finansal Kiralama Sözleşmesinin akdedilmiş olduğu, Sözleşmenin müteselsil kefil sıfatıyla diğer davacılar ...,..., ... tarafından  1.220.000 USD tutarına kadar kefil olarak imzalamış olduğu görülmüştür.Finansal Kiralama Sözleşmesinde ve Teminat olarak alınan ipoteklere ait resmi senet belgelerinde temerrüt tutarı Döviz İşlemlerde 25%, TL işlemlerde 40% olarak belirlenmiştir. 6361 sayılı Kanunun  Sözleşmenin ihlali  başlıklı  MADDE 31 – (1) Kiralayan, finansal kiralama bedelini ödemede temerrüde düşen kiracıya verdiği otuz günlük süre içinde de bu bedelin ödenmemesi hâlinde, sözleşmeyi feshedebilir. Ancak, sözleşmede, süre sonunda mülkiyetin kiracıya geçeceği kararlaştırılmış ise, bu süre altmış günden az olamaz. Bir yıl içinde sözleşmede yer alan kira bedellerinden üçünü veya üst üste ikisini zamanında ödememesi nedeniyle ihtara muhatap olan kiracılarla yapılan sözleşmeler kiralayan tarafından feshedilebilir. ''MADDE 32 –\" (1) Sözleşme sona erdiğinde, sözleşmeden doğan satın alma hakkını kullanmayan veya bu hakkı bulunmayan kiracı finansal kiralama konusu malı derhâl geri vermekle mükelleftir. MADDE 33 – (1) Sözleşmenin kiralayan tarafından feshi ile 30 uncu maddenin ikinci fıkrası uyarınca kiracı tarafından feshi hâllerinde, kiracı malı iade ile yükümlüdür. İade edilen malın üçüncü kişilere satılması hâlinde sözleşmede aksi bir değer kararlaştırılmadıkça satış bedelinin, vadesi gelmemiş finansal kiralama bedelleri ile varsa kiralayanın bunu aşan zararı toplamından düşük olması durumunda aradaki fark kiracı tarafından kiralayana ödenir. Sözleşmede aksi bir değer kararlaştırılmadıkça iade edilen malın satış bedelinin, vadesi gelmemiş finansal kiralama bedelleri ile varsa kiralayanın bunu aşan zararı toplamından yüksek olması durumunda aradaki fark kiralayan tarafından kiracıya ödenir.\" Düzenlemesi yer almaktadır. Mahkemece bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır. 19/03/2021 tarihli bilirkişi heyet raporunda özetle; 26.06.2019 tarihi itibari ile ...'a ait hesaplanan borç tutarı; Kira alacak 534.447, 91 USD Temerrüt Borç : 189.962,05 USD, 26.06.2019 tarih sonrası yapılan 21.05.2020 tarihinde yapılan Mal Satış tutarlarının mahsuplaşmaları yapıldıktan sonra 21.05.2020 sonu itibari ile hesaplanan borç tutarı; Kira alacak : 258.150, 50 USD Temerrüt Borç : 89.281 USD olduğu, Ülkemizdeki enflasyon oranları, döviz kurlarındaki ani dalgalanmalar, basiretli bir işadamının öngörmesi beklenen hareketler olduğunu, sadece bu sebeplerle faiz oranlarında bir indirim yapılmasının  gerek Yargıtay gerekse doktrinde kabul görmediğini ancak yüksek faizler taraflardan birinin ekonomik olarak mahvına sebebiyet veriyorsa, faizlerde indirim yapılmasının  gündeme gelebileceğini, Dosyada satış rakamının 740.000 USD'den 650.000 USD'ye çekildiğine ilişkin bir belge olmamakla birlikte, şayet davacı bu iddiasını ispatlayabilirse, yüksek satış fiyatı belirleyerek ürünün satışını güçleştiren  ve temerrüt faizi doğmasına sebep olan davalının, yüksek fiyat belirlediği dönemde doğan faiz alacaklarında hakkaniyete uygun bir indirim yapılabileceği belirtilmiştir 07/08/2021 tarihliTEK (önceki heyette yer alan) bilirkişiye ait EK raporda özetle; \" 3095 Sayılı Yasanın 4/a maddesi uyarınca 26.06.2019 tarihine göre  hesaplama tutarı; 26.06.2019  tarihi itibari ile ..:534.447, 91 USD Temerrüt Borç:35.322,74 USD 26.06.2019 tarih sonrası yapılan 21.05.2020 tarihinde yapılan Mal Satış tutarlarının mahsuplaşmaları yapıldıktan sonra 21.05.2020 sonu itibari ile  hesaplanan borç tutarı; Kira alacak: 258.150,50 USD Temerrüt Borç: 11.587 USD 3095 Sayılı Yasanın 4/a maddesi uyarınca 26.06.2019 tarihine göre  % 18 KDV’nin eklenmesi ile yapılan hesaplama tutarı; 26.06.2019  tarihi itibari ile ..:696.596,87 USD Temerrüt Borç:46.754,32 USD 26.06.2019 tarih sonrası yapılan 21.05.2020 tarihinde yapılan Mal Satış tutarlarının mahsuplaşmaları yapıldıktan sonra 21.05.2020 sonu itibari ile hesaplanan borç tutarı; Kira alacak: 420.299,46 USD Temerrüt Borç:16.296 USD Bir önceki raporundaki  hesaplamaya % 18 KDV’nin eklenmesi ile yapılan hesaplama tutarı; 26.06.2019  tarihi itibari ile ...’a ait hesaplanan borç tutarı; Kira alacak 696.596,87 USD Temerrüt Borç:249.452,14 USD 26.06.2019 tarih sonrası yapılan 21.05.2020 tarihinde yapılan Mal Satış tutarlarının mahsuplaşmaları yapıldıktan sonra 21.05.2020 sonu itibari ile  hesaplanan borç tutarı; Kira alacak: 420.299,46 USD Temerrüt Borç : 124.708 USD 26.06.2019 tarihinde ... KİRALAMA A.Ş tarafından İstanbul ...İcra Müdürlüğünün ... Esas dosyasından başlatılmış icra takibinde Sigorta Prim Borcu; 9.221,81 TL olduğu,  26.06.2019 Tarihi itibariyle TCMB USD Satış Kuru; 1 USD = 5.7734 TL., 21.05.2020 Tarihi itibariyle TCMB USD Satış Kuru; 1 USD = 6.8005 TL.,’dir. Sigorta Prim Borcu; 26.06.2019 tarihi için 9.221,81 TL/ 5,7737 = 1.597,21 USD., 21.05.2020 tarihi için ise; 9.221,81 TL/ 6.8005 = 1.356,05 USD.,\" olduğunun tespit edildiği,\"  belirtilmiştir. Dava dilekçesinde davacıların sözleşme ve icra takibi nedeniyle borçlu bulunmadıklarının tespitinin talep edildiği,  davacı tarafça... sayılı icra dosyasında talep edilen alacak miktarınca dava değeri gösterilerek harç yatırıldığı, mahkemece takip yönünden hüküm kurulduğu ve takibin ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla icra takibi olduğu,  davacılardan ...'ın takip borçlusu olmadığı anlaşılmakla, bu davacı yönünden takibe yönelik menfi tespit davasının husumet yokluğundan reddine karar verilmesi gerekirken kısmen kabulüne karar verilmesinin usul ve yasaya uygun olmadığı kanaatine varılmıştır.Mahkemece Ek raporda belirtilen \" 3095 Sayılı Yasanın 4/a maddesine göre hesaplanan faiz üzerinden değerlendirme yapıldığı anlaşılmıştır.Davacılar tarafından, davalı  şirket çalışanı ile yaptığı anlaşmada ekspertiz bedeli olan 650.000 USD üstünde kalan 23.000USD kadar borç kaldığına dair mutabakat sağlandığını iddia etmiş iseler de, mutabakata ilişkin yazılı belge bulunmadığından bu beyana itibar edilmemiştir.Bilirkişi tarafından KDV hesabı da yapılmış ise de, mahkemece  icra takip talebinde KDV istenmediği için bu hususun değerlendirmeye alınmadığının  belirtildiği,  Takip talebinde KDV 'ye ilişkin bir talep yer almadığından mahkemenin bu konudaki değerlendirmesinin   dosya kapsamına uygun olduğu anlaşılmıştır.Davacılar  genel işlem koşullarının geçerli olmadığını ileri sürmüş iseler de davacıların tacir olduğu basiretli iş adamı gibi davranmakla yükümlü olduklarından bu beyana da itibar edilmemiştir.Davacılar Elyazısı ile yazılmayan kefaletlerin  geçerli olmadığını ileri sürmüşse de; Davacılar ...'ın taşınmazlarını üst sınır ipoteği ile ipotek ettikleri, takibin ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile icra takibi olduğu ve resmi senede dayalı ipotek limitince sorumlu oldukları anlaşılmakla, kefalet sözleşmesi gereğince sorumluluklarının bulunup bulunmadığının işbu davada tartışılmasına gerek bulunmadığı anlaşılmakla, bu yönde  değerlendirme ve inceleme yapılmamıştır... sayılı icra dosyasının incelenmesinde; davacılar ...,... ve .... Şti. Tarafından alacaklı ... A.Ş. Aleyhine  İstanbul 3. İcra Hukuk Mahkemesi'nde takibin taliki ve iptali davası açtıkları, mahkemenin 10/12/2020 tarihli kararıyla; davanın kısmen kabulüne,  ... sayılı icra dosyasında düzenlenen icra emrinde kira alacağına işlemiş temerrüt faizinin 22.234,98 USD'lik kısmının iptali ile 197.190,36 USD olarak düzeltilmesine, yine aynı icra emrindeki 9.221,81 TL sigorta prim alacağını ve bu alacak yönünden talep edilen işlemiş faiz ve ferilerinin iptali ile belirtilen hususların nazara alınarak yeniden icra emri düzenlenmesine karar verildiği, bu karar üzerine davalı alacaklı vekilinin 04/02/2021 tarihinde talepte bulunarak davacı borçlulara 534.447,91 USD kira alacağı, 197.190,36 USD işlemiş yıllık %25 faiz alacağı üzerinden icra emri düzenleterek borçlulara tebliğ edildiği anlaşılmakla, davaya konu faiz alacağının 22.234,98 USD'lik kısmı (dava tarihindeki kur olan 1 USD=6.8530 TL karşılığı 152.376,32 TL)  ile takibe konu  9.221,81 TL sigorta prim alacağı faizine ilişkin kısmın konusuz kaldığı anlaşılmış, toplam 161.598,13 TL'lık kısım yönünden karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi gerekirken mahkemece bu hususun dikkate alınmaması yerinde görülmemiştir.Davacı şirket ile davacılar ... ve ...'ın takibe konu borca yönelik iddialarının incelenmesinde, mahkemece alınan bilirkişi raporunda takip tarihinde kira borcundan icra takibinden önce satışı yapılan sözleşme konusu makinalardan tahsil edilen  26/02/2019 tarihinde 40.611,45 USD ve 15/03/2019 tarihinde 61.118,34 USD olmak üzere toplam 101.729,79 USD'nin mahsup edilerek bakiye kalan 534.447,91 USD kira alacağının takibe konu edilmesinde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı, davacı şirket yönünden sözleşmede kabul edilen davacı gerçek kişiler yönünden ise ipotek senedinde kabul edilen yıllık %25 temerrüt faizi uygulanarak takip tarihi itibarıyla hesaplanan işlemiş faizin kök raporda 189.962,05 USD olarak hesaplandığı, takipte 29.463,29 USD fazla işlemiş faiz talep edildiği, bunun 22.234,98 USD'lik kısmının İcra Mahkemesi kararıyla iptal edildiği anlaşılmıştır. İcra takibinin 26/06/2019 tarihinde yapıldığı, takipten sonra sözleşmeye konu malların satışından 276.297,11 USD elde edildiği dikkate alındığında, 21/05/2020 tarihi itibarıyla bakiye kira borcunun 258.150,50 USD ve işlemiş faiz borcunun 89.281 USD olarak hesaplandığı, dava tarihi itibarıyla 276.297,41 USD asıl alacak ve 130.144,34 USD işlemiş faiz miktarınca davacılar ..., ... ve .... Şti.'nin borçlu bulunmadığı, bu miktardan davanın konusuz kalan  22.234,98 USD'lik faiz kısmı düşüldüğünde 107.909,36 USD işlemiş faiz ve  276.297,41 USD asıl alacak ( 276.297,41 USD asıl alacak+107.909,36 USD işlemiş faiz=384.206,77 USD karşılığı dava tarihinde 1 USD= 6,8530 TL, 384.206,77 USD X 6,8530TL = 2.632.969 TL)  yönünden davacıların takip nedeniyle borçlu bulunmadığının tespitine, konusuz kalan kısım ve bu miktarın mahsubundan sonra 1.594.281,33 TL yönünden davanın reddine karar vermek gerekmiştir.Tüm bu nedenlerle davacılar ve davalı vekillerinin istinaf başvurularının kısmen kabulüne kısmen reddine, mahkeme kararının 6100 Sayılı HMK 353/1-b-2 maddesi gereğince kaldırılmasına, davacı  ...'ın takibe yönelik menfi tespit isteminin husumet yokluğundan reddine, takibe konu faiz alacağının 22.234,98 USD'lik kısmı (dava tarihindeki kur olan 1 USD=6.8530 TL karşılığı 152.376,32 TL)  ile takibe konu  9.221,81 TL sigorta prim alacağı faizine ilişkin kısmın konusuz kaldığı anlaşılmakla bu kısma yönelik menfi tespit talebi hakkında karar verilmesine yer olmadığına, davacılar ..., ... ve ... Şti.'nin dava tarihi itibarıyla takibe konu 107.909,36 USD işlemiş faiz ve  276.297,41 USD asıl alacak (TL karşılığı 2.632.969,00 TL) yönünden davalı alacaklıya borçlu bulunmadığının tespitine, davalının takibinde kötü niyetli olduğu ispatlanamadığından ve davacı tarafça da herhangi bir tedbir uygulanmadığından, davacılar ve davalı yönünden tazminata hükmedilmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiştir.<br>HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1-Davacılar vekili ve davalı vekilinin istinaf başvurularının  KISMEN KABULÜ'ne, KISMEN REDDİNE,2-İstanbul 21. Asliye Ticaret Mahkemesinin 06/10/2021 tarih,  2020/311 E., 2021/676 K.Sayılı kararının 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b-2. maddesi gereğince KALDIRILMASINA, ancak belirtilen hususlar yeniden yargılamayı gerektirmediğinden yeniden esas hakkında hüküm kurulmasına,3-Davacı ...ın takibe konu borçtan dolayı borçlu bulunmadığının tespiti talebi yönünden davacı sıfatı bulunmadığından bu talebin husumet yokluğundan REDDİNE,- Davacılar  ..., ... ve .... Şti.'nin Menfi tespit davasının KISMEN KABULÜ'ne KISMEN REDDİNE, -Davacıların  ... sayılı takip dosyasına  konu faiz alacağının 22.234,98 USD'lik kısmı (dava tarihindeki kur olan 1 USD=6.8530 TL karşılığı 152.376,32 TL)  ile takibe konu  9.221,81 TL sigorta prim alacağı faizine ilişkin kısmı iptal edildiğinden, konusuz kaldığı anlaşılmakla bu kısma yönelik menfi tespit talebi hakkında karar verilmesine yer olmadığına -Davacıların  ... sayılı takip dosyasına konu  alacağın dava tarihi itibariyle 276.297.41 USD asıl alacak ile takibe konu 107.909,36 USD işlemiş faiz  (TL karşılığı 2.632.969,00 TL) yönünden davalı alacaklıya borçlu bulunmadığının TESPİTİNE, 1.594.281,33 TL yönünden davanın reddine,-Davalının takibinde kötü niyetli olduğu ispatlanamadığından ve davacı tarafça da herhangi bir tedbir uygulanmadığından, davacılar ve davalı yönünden tazminata hükmedilmesine yer olmadığına4-İlk derece mahkemesinde yapılan yargılama giderleri ve harca ilişkin;4/a-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 179.858,11 TL karar harcından peşin alınan 74.950,56 TL'nin mahsubu ile 104.907,55 TL harcın davalılar  ..., ...ve ... Şti.'nden tahsil edilerek Hazine'ye irat kaydına, 4/b-Davacılar tarafından ilk derece mahkemesinde yapılan: 54,40-TL başvurma harcı, 74.950,56 peşin harç, 7,80 TL vekalet harcı, toplam 75.012,76‬ TL'nin davalılar ..., ... ve... Şti.'nden tahsiliyle davacılara verilmesine, 4/c-Davacılar tarafından ilk Derece 5.000,00 TL bilirkişi ücreti, 95,00 TL tebligat, müzekkere ve posta gideri olmak üzere toplam 5.095,00‬ TL'nin, davanın kısmen kabul edilmiş  olması sebebiyle, 3.244,20 TL'nin  davalılar .., ... ve ... Şti.'nden tahsil edilerek davacılara verilmesine,4/ç-Davalı tarafından ilk derece mahkemesinde yapılan, yargılama gideri bulunmadığında bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, 4/d-Davanın konusuz kalan ve kabul edilen kısmı üzerinden, karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 367.402,38 TL nispi vekalet ücretinin davalıdan tahsiliyle davacılar  ..., ... ve ... Şti.'ne verilmesine, 4/e-Davanın reddedilen kısmı üzerinden Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 235.199,34  TL vekalet ücretinin davacılar ..., ... ve .... Şti.'den tahsili ile  davalıya verilmesine,4/f-Husumet yokluğundan reddine karar verilen takip nedeniyle menfi tespit davası yönünden davalı lehine 30.000 TL maktu vekalet ücreti taktirine, davacı ...'tan tahsili ile davalıya ödenmesine, 4/g-Zorunlu arabuluculuk ücreti olan 1.320,00 TL'nin takdiren yarı oranında paylaştırılarak, yarısının davacılar ..., ...ve .... Şti.'den  müteselsilen, yarısının davalıdan alınarak hazineye ödenmesine, 5-İstinaf aşamasında yapılan yargılama giderleri ve harca ilişkin;5/a-İstinaf talebi kabul edildiğinden davalı tarafça yatırılan istinaf harcının karar kesinleştiğinde ve talep halinde iadesine, 5/b-İstinaf talebi kabul edildiğinden davacılar tarafından yatırılan istinaf harcının karar kesinleştiğinde ve talep halinde iadesine,5/c-İstinaf yargılaması için davacı tarafından yapılan 162,10 TL istinaf yoluna başvurma harcı, 42,00 TL tebligat, müzekkere ve posta gideri olmak üzere toplam 204,10 TL'nin davalıdan  tahsiliyle davacıya verilmesine, 5/ç-İstinaf yargılaması için davalı tarafından yapılan 162,10 TL istinaf yoluna başvurma harcı, 20,00 TL tebligat, müzekkere ve posta gideri olmak üzere toplam 182,1‬0 TL'nin davacılardan  tahsiliyle davalıya verilmesine,5/d-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından vekalet ücreti tayinine yer olmadığına, 6-6100 Sayılı HMK'nın 333. maddesi gereğince var ise bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde taraflara iadesine,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda,  20/07/2017 tarih ve 7035 Sayılı Kanunun 31. maddesiyle değişik 6100 Sayılı HMK'nın 361/1. maddesi gereğince, kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Yargıtay'a temyiz başvurusunda bulunma yolu açık olmak üzere, oy birliğiyle karar verildi.28/11/2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"b4b0e2ebe9b427b0","SID":"c38357811490ba7c"}}