{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>44. HUKUK DAİRESİ<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F  M A H K E M E S İ  K A R A R I<br>DOSYA NO:2022/865 Esas<br>KARAR NO:2024/2022<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ:İSTANBUL 20. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ:29/06/2021<br>NUMARASI:2019/1123 E. - 2021/534 K.<br>DAVANIN KONUSU:İstirdat (Ticari Satımdan Kaynaklanan)<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ:05/12/2024<br>Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda;<br>G E R E Ğ İ  D Ü Ş Ü N Ü L D Ü:Davacı vekili dava  dilekçesinde özetle; Müvekkil Şirket’in muhasebecisi ...’in çantası 15.06.2019 günü saat 16:30 sıralarında ... üzerinde bulunan ... içerisindeki ... isimli mağazada alışveriş için bulunduğu sırada çalındığını, Adı geçen mağazada olay yerini gören güvenlik kamerasının kayıtlarından söz konusu hırsızlık olayını gerçekleştiren şüphelilerin fiziksel özellikleri açık şekilde teşhis edilebilmesine rağmen kimlikleri hâlâ belirlenemediğini, Küçükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından 2019/30233 Soruşturma Numarası ile yürütülen dosyada talepleri üzerine soruşturmanın genişletildiğini, müvekkil şirketin muhasebecisinin çalınan çantasında bulunan bir kısım boş çek yaprakları vs eşyasının yanında 9 adet müvekkil şirket emrine yazılı ancak ciro edilmemiş müşteri çeki hırsızların eline geçtiğini, taraflarınca 18/06/2019 tarihinde Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesine mezkûr çeklerin iptali amacıyla başvurulmuş olup 2019/447 Esas sayılı dosyasında 24/06/2019 tarihinde işbu davanın ve hukuka aykırı ihtiyati haczin konusu olan ...bank ... Şubesi’ne ait keşidecisi ... A.Ş. olan 28.08.2019 tarihli ... seri numaralı 25.000,00 TL bedelli çek hakkında ödemeden men kararı verildiğini ve söz konusu karar 27/06/2019 tarihinde Ticaret Sicili Gazetesine tescil ve ilan ettirildiğini, 09.09.2019 günü ise ... sayılı dosyası ve ....Talimat numarası ile müvekkil şirketin adresinde kötüniyetli ... A.Ş. tarafından ihtiyati haciz işlemi uygulandığını, ve müvekkil davacı ticari faaliyetlerinin aksamaması adına baskı ve haciz tehdidi altında iddia edilen borcu ödemek zorunda kaldığını, müvekkil şirket önce 09.09.2019 tarihinde haciz işlemi esnasında 25.000-TL, 16.09.2019 tarihinde ise 5.900-TL ve 3.500-TL olmak üzere toplamda 34.400-TL ödeme yaptığını, hırsızlar ve işbirlikçileri tarafından müvekkil firmanın lahdarı olduğu çeke, sahte kaşe basılarak, üzerine imza bile denilemeyecek bir çizgi ile cirolanan çekin sahtecilik faaliyetlerine maruz kaldığı kesin olduğunu, ödemeden men edilen ve 24.06.2019 tarihinde kayıtlı elektronik posta yoluyla bankalara yollanan çeki alan faktöring şirketi’nin basiretli bir tacir gibi davrandığını söylebilmenin mümkün olmadığını, faktoring şirketi ise bu tarihten sonra çeke hamil olduğunu; tacir olması yanında aynı zamanda ihtisas kurumu olan faktöring şirketinin basiretli davranması gerektiği göz önünde tutulması gerektiğini, çeklerin çalınması üzerine derhal finansal kurumlar birliğine bildirimde bulunulduğunu, finansal kurumlar birliği de tüm .... firmalarına çekin çalınmış olduğuna dair bildirimde bulunmuş, ... tarafından davalı faktoring firması da dahil olmak üzere tüm faktoring firmalarına dava konusu çekin çalıntı olduğuna dair bildirimde bulunulmuş,  İşbu bildirime rağmen davalı ... firmasının çeki kabul etmiş olması iyiniyetle hareket etmediğini açık şekilde gösterdiğini, Mahkemece gerekli araştırma yapıldığı takdirde ... A.Ş.’nin basiretli bir tacir ve bir ihtisas kurumu gibi davranmadığı ortaya çıkacağını, müvekkil şirket haciz baskısı altında 34.400-TL ödemek zorunda kalmış olup rızası hilafında elinden çıkan dava konusu çekin haklı hamili olduğunu, iş bu hususun tespiti ile ödenen 34.400-TL ile anılan çekin müvekkil şirkete iadesine karar verilmesi gerektiğini, müvekkil firmanın borçlu olmadığı halde cebri icra tehdidi altında ödemek zorunda kaldığı 34.400,00 TL’nin ödeme tarihinden itibaren işleyecek mevduata uygulanan en yüksek faiz oranında faiziyle birlikte istirdadına, dava konusu ...bank ... Şubesi’ne ait keşidecisi ... A.Ş. olan 28.08.2019 tarihli ... seri numaralı 25.000,00 TL bedelli çekin müvekkil şirkete iadesine, Anadolu .... İcra Dairesi’nin ... E. Sayılı icra dosyasında ödenmemiş bakiyenin menfi tespitine ve davalılar hakkında takip konusu alacağın %20’sinden az olmamak kaydıyla kötüniyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalılar üzerine tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı ...  A.Ş. vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacı şirket,  lehtarı olduğu ... Bankası ...'ya ait 28/08/2019 tarihli ve 25.000,00-TL bedelli,... seri numaralı dava konusu çekin istirdatı talebi ile huzurdaki davayı ikame ettiğini, haksız, hukuki mesnetten yoksun ve kötüniyetli davanın, izaha açıklanan nedenlerle reddi  gerektiğini,  şöyle ki: çek aslı icra kasasında olup icra dosyası davacı (lehtar) tarafından ihtirazı kayıtsız olarak yapılan ödeme ile infaz olduğunu, dava konusu çek müvekkil şirket yedinde olmadığını, çek aslı icra kasasında olduğunu, icra dosyası, davacı lehtar tarafından -ihtirazı kayıtsız olarak- yapılan ödemeler ile huzurdaki dava açılmadan önce infaz olduğunu, dosya borcunu ödeyen davacı lehtar, icra müdürlüğüne başvurduğu taktirde çek aslı, icra müdürlüğü tarafından iade edileceğini, çek aslı müvekkil şirket yedinde olmadığından ve çeki iade alma hakkı da dosya borcunu ödeyen tarafa ait olduğundan, davacının çekin istirdatını talep etmekte hukuki yararı olmadığını, çekin iadesi talebi yönünden, müvekkil şirketin pasif husumet ehliyeti de olmadığını, çekin, lehtarın elinden rızası hilafına çıktığı ve müvekkilin çekin iktisabında kötüniyetli veya ağır kusurlu olduğu ispat edilemediğini, iddia edilen hırsızlık hadisesi 16.06.2019 tarihinde gerçekleşmiş olmasına karşın, çekin ödenmesinin önlenmesine ilişkin başvuru 18.06.2019 tarihinde yapıldığını, müvekkil şirketin dava konusu çeki iktisabına esas teşkil eden faktoring işlemi ise, 17.06.219 tarihinde, davacının resmi makamlara başvurmasından önce yapıldığını,  davacı taraf TTK'nın 18/2 maddesi gereğince, ticaretine ait her türlü faaliyetlerinde basiretli bir iş adamı gibi hareket etmesi gerektiğini, kabul manasına gelmemekle birlikte davacı taraf elinde bulundurduğu kıymetli evrakı koruma ve muhafaza konusunda gerekli özeni göstermek; elinde bulundurduğu kıymetli evrakın rızası dışında elinden çıkması halinde ise kolayca el değiştirebilecek nitelikteki bu evrakın 3. Kişilerin eline geçmesini önlemek adına gerekli hukuki tedbirleri, gecikmeden, alması gerektiğini, davacı ise, hırsızlık hadisesinin 16.06.2019 tarihinde gerçekleştiğini beyan etmesine rağmen; ödemeden men kararı, 24.06.2019 tarihinde, iddia edilen hırsızlık hadisesinin üzerinden günler geçtikten sonra bankalara iletildiğini, kabul manasına gelmemekle birlikte, davacının çekin çalınması akabinde tedavüle çıkarak el değiştirmesine sebep olan eylemsizliğinin sonuçlarından, çekleri iyiniyetle iktisap eden müvekkil şirketin sorumlu kılınması da kabul edilemeyeceğini, ... işleminin yapıldığı 17.06.2019 tarihinde, dava konusu çek hakkında ödemeden men kararı olmadığı gibi, davacı tarafından çekin iptali talebi ile mahkemeye yapılmış bir başvuru dahi olmadığını, dolayısıyla çekin iktisap edildiği tarihte, davacının dahi muttali olduğunu ispat edemediği \"hırsızlık\" iddiasının, müvekkil şirket tarafından bilinebileceğinden söz etmek mümkün olmadığını, müvekkil şirketin talep konusu çeki devraldığı tarihte, ödemeden men kararı olmadığı gibi, çekin çalıntı olduğuna ilişkin müvekkile yapılmış resmi/gayriresmi herhangi bir bildirim de bulunmadığını, öte yandan, kabul manasına gelmemekle birlikte basiretli tacir olan davacının ciro edilmemiş yüksek meblağlı dava konusu çeki ve iddiaya göre başkaca çek yapraklarını muhasebecisine emanet etmesi; muhasebecinin ise, 15.06.2019 tarihinde, mesai saatleri dışında ve bir tatil gününde (cumartesi), alışveriş merkezinde giderken, bu çekleri çantasına koymak sureti ile yanına alması  hayatın olağan akışına ve basiretli bir tacir olmanın gereklerine aykırı olduğunu, davacı emrine düzenlenmiş yüksek meblağlı müşteri çeklerinin, bir cumartesi günü, şirket muhasebecisinin çantası içind... gibi kalabalık ve hırsızlık hadiselerinin sıklıkla yaşandığı bir yere götürülmesi, tümü ile davacının kusuru olduğunu, ödemeden men kararı, faktoring işleminin üzerinden günler sonra verilmiştir. \"Hiç kimse kendi kusurundan faydalanamaz\" ilkesi gereğince, davacının, basiretli bir tacir olmanın gereklerine açıkça aykırı olan eylemlerinin ve iddia edilen hırsızlık sonrasındaki \"eylemsizliğinin\" sonuçlarından, iyiniyetli ... şirketinin sorumlu tutulması mümkün olmadığını, ödemeden men kararı, iddia edilen \"hırsızlık\" olayından ve ... işlem tarihinden günler sonra ilgili bankasına bildirildiğini, hal böyle iken basiretli bir tacir olan ve yedindeki bir çekin çalındığını iddia eden davacının, hukuki aksiyon almakta bu denli yavaş davranması ve çekin el değiştirme ihtimaline binaen en azından muhatap banka ve keşideciyi haberdar etmemiş olması, bu süreçte çekin defalarca el değiştirebileceği de gözetildiğinde  tümü ile kendi kusuru olduğunu, tüm bu açıklamaları doğrultusunda, huzurdaki dava yönünden öncelikle araştırılması gereken,  çekin davacının rızası hilafına elinden çıkıp çıkmadığı ve müvekkilin çekin iktisabında ağır kusurlu veya kötüniyetli olup olmadığıdır, davacı çekin rızası hilafına elinden çıktığını ve müvekkilin çekin iktisabında kötüniyetli veya ağır kusurlu oldığunu ispat edemediğini, öte yandan, çek üzerindeki imzasına ve kaşeye itiraz eden davacı, icra dosyasından gönderilen ödeme emri ve çek sureti, daimi çalışanı imzasına tebliğ edilmiş olmasına karşın, çek üzerindeki imzasına da itiraz etmemiş, takip yasal sürenin sonunda kesinleşdiğini, sırf bu husus dahi, davacının kötüniyetli olduğunu ortaya koyduğunu, dava konusu çeki dayanağını teşkil eden alacağı fatura ile tevsik etmek sureti ile devralan müvekkil şirket, yasadan kaynaklanan yükümlülüklerini yerine getirmesi karşısında iyi niyetli meşru hamil olduğunu, dava konusu edilen 28.08.2019 tarihli, 25.000,00-TL bedelli, .... seri numaralı  çek, müvekkil şirket ile ... arasında yapılan 17.06.2019 tarihli faktoring işlemine istinaden müvekkil şirkete devrediliğini, açıklamaları doğrultusunda, müvekkilin çekin iktisabında kötüniyetli olmadığı; iktisapta “hafif” olarak nitelendirilecek bir kusurunun dahi bulunmadığı açık olduğunu, bununla birlikte davacı çek lehtarının, çekin muhasebecisinin çantasında kaybolduğu iddiasının şaibeli ve hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, davacının, MK.'nun 2. Maddesine açıkça aykırı davasının esasa ilişkin beyanları doğrultusunda esastan reddi gerektiğini, davacının haksız, hukuki mesnetten yoksun ve kötüniyetli davasının öncelikle hukuki yarar yokluğu ve pasif husumet yokluğu nedeniyle usulden, aksi halde esasten reddine, Davacı aleyhine dava değerinin %20'sinden az olmamak üzere tazminata hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafa tahmiline karar verilmesini talep ve beyan etmiştir.İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonunda; \"....Davacı tarafça davalılar aleyhine açılan davanın REDDİNE, kötüniyet tazminatı koşulları oluşmadığından REDDİNE,\" karar verilmiştir.Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle;-davalı faktöring firmasının imza ihtiva etmeyen belgelere dayanarak, finansal kurumlar birliğinin uyarı nitelikli yazısını dikkate almayarak, istihbari çalışma yapmayarak, çekte ciranta olarak görünen kişileri araştırıp çekin ciro edilmesi ardında gerçek bir ticari ilişki olup olmadığını araştırmayarak kanunun getirdiği yükümlülüklerini ihlal ettiğini, -Dava konusu ...bank ... Şubesi’ne ait keşidecisi ... A.Ş. olan 28.08.2019 tarihli ... seri numaralı 25.000,00 TL bedelli çekin arkasına, hırsızlar ve işbirlikçileri tarafından Müvekkili Şirket’in sahte kaşesi basılarak .... Şti. (...) isimli firmaya ciro edildiğini,   Müvekkili Şirket ile Dava dışı Şirketi arasında herhangi bir ticari ilişki bulunmadığını,  söz konusu çeki ... Şirketi sahte kaşe ve imza ile Diğer Davalı .... Şti.’ne (...) ciro edildiğini,  Davalı .... ise çeki ciro ederek ... A.Ş.’ye verdiğini, Müvekkili Şirket yetkilisi imzaları üzerinde inceleme yapıldığını ve dava konusu çek üzerindeki imzanın Müvekkili Şirket yetkilisi ...’e ait olmadığının 12.01.2021 tarihli bilirkişi raporu ile tespit edildiğini, -Müvekkili Şirket yetkililerince ...’nin ... adresine 17.06.2019 tarih, saat:11.50’de bildirim yapılarak çalınan çeklerin bilgileri verildiğini ve hatta şikayet evrakı da gönderildiğini, ... tarafından 17.06.2019 tarihinde ... A.Ş. de dahil olmak üzere tüm üyelere çalıntı çek hakkında duyuru yapıldığını,  08.06.2021 tarihli bilirkişi raporunda da Davalı ...  tarafından 17.06.2019 tarihinde çekin teslim alındığı, saat:11.52 itibariyle istihbarat işlemlerine başlandığı, saat:14.20’de fatura kaydını yaptığını ve saat:15.57’de ... hesabına havale yapıldığı tespit edildiğini, ... işlemlerinin yapıldığı sırada Davalı ... ...’e çalıntı çek hakkında bilgi verilmiş olduğu, Davalının bu bilgiyi dikkate almaksızın işlemlere devam ettiğinin anlaşıldığını,-Davalı ... ile dava dışı ... Şirketi arasında düzenlenmiş olan, çek edinimine dayanak olarak gösterilen sözde irsaliyeli faturada ne teslim edenin ne de teslim alanın imzası bulunduğunu, imza içermeyen irsaliyeli fatura, fatura ya da irsaliye vasfı taşımadığını, Davalı ... Şirketi hukuken geçerliliği bulunmayan, kanunun aradığı özellikleri içermeyen imzasız bir belgeye dayanarak temlik işlemlerini yaptığını, söz konusu çekin çalıntı olduğu bilinmesine rağmen imza bile bulunmayan adi nitelikteki bir belge ile (fatura) faktoring işlemi yapılmasının Davalı faktöring Şirketi’nin kötü niyetini açıkça gösterdiğini,...ve ... Şirketleri Kanunu gereğince özel yükümlülükleri bulunan Davalı ... şirketinin gerek imza eksikliği bulunan gerekse de çalıntı olduğunu bildiği bir çeki temlik almasının kanuna uygun hareket etmediğini ve kötü niyetli olduğunu gösterdiğini, -08.06.2021 tarihli rapor ile Davalı ... Şirketi’nin 6361 sayılı kanunun gereklerine uygun olarak çekin ediniminin gerçekleştiğini tespit edildiğini fakat rapor incelendiğinde ....’nden gelen müzekkere cevabının dikkate alınmadığı, imzasız irsaliyeli faturanın incelemeye dahi konu edilmediği anlaşıldığını, bilirkişinin yetkisi dışına çıkarak adeta davanın bir tarafı gibi tespitler yaptığını, Davalı ... ticari defterleri de incelenmediğini, defterlerin incelenmesi neticesinde ... ve ... arasında bir ticari ilişki olmadığının da anlaşılacağını, -Davalı ...İle Davalı ... ...’in usulüne uygun ... ilişkisine girdiği, çekin cirosunda kopukluk bulunmadığı, davalının şekli anlamda kopukluk bulunmayan ve bir birini izleyen ciroları bulunan çekleri iktisap ettiği anlaşılmakla TTK 792. maddeleri uyarınca davacı tarafından davalıların çeki kötü niyetle iktisap ettiği veya iktisapta ağır kusurlu bulunduğunun ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.Fakat söz konusu karar eksik inceleme neticesinde hazırlanan bilirkişi raporu dikkate alınarak verilmiş ise de, ... şirketinin kanuna aykırı şekilde işlem yaptığı, basiretli bir tacir gibi davranmadığı - yargılamaya konu çek numarası ... olduğunu, Mahkeme tarafından maddi hata ile ...olarak yazıldığını kararın bu nedenlerle kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.Davalı vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle; Çek lehtarı olan davacının imzasının şirket yetkililerinin eli ürünü olup olmadığının sonuca etkili olmadığını, çek üzerindeki imzalardan birinin sahte olması halinde dahi bu durumun ciro silsilesinde kopukluk yaratmayacağı ve çeki iyiniyetle devralan meşru hamilin iyiniyetinin korunacağını, Davacı yan her ne kadar çekin çalıntı olduğunun finansal kurumlar birliği tarafından müvekkili şirkete bildirildiğini beyan ederek işlem sırasında çekin çalıntı olduğunun bilindiğini iddia etse de, müvekkili şirkete ulaştığı tespit edilen bir bildirim bulunmadığı gibi, ulaşsa dahi bu sebeple müvekkili şirketin işlem yaparken kötü niyetli addedilmesinin mümkün olmadığını ilgili kurumun çalıntı çekler ilişkin bildirim yapma yükümlülüğü olmadığı gibi, bildirimin yapılmış olmasının kanuni bir sonucu da olmadığını, hırsızlık hadisesi 16.06.2019 tarihinde gerçekleşmiş olmasına karşın; çekin ödenmesinin önlenmesine ilişkin başvurunun 18.06.2019 tarihinde yapıldığını, Müvekkili şirketin dava konusu çeki iktisabına esas teşkil eden faktoring işleminin ise, 17.06.219 tarihinde, davacının resmi makamlara başvurmasından önce yapıldığını, ödemeden men kararı, 24.06.2019 tarihinde, iddia edilen hırsızlık hadisesinin üzerinden günler geçtikten sonra bankalara iletildiğini, ... işleminin yapıldığı 17.06.2019 tarihinde, dava konusu çek hakkında ödemeden men kararı olmadığı gibi, davacı tarafından çekin iptali talebi ile mahkemeye yapılmış bir başvuru dahi olmadığını, çek ile  ilgili Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nden alınan ''Ödemeden Men Kararı'' 24.06.2019 tarihli olduğunu, Davacı tarafından yalnızca ...'ne bildirim yapıldığını,...i'nin 25.02.2020 Tarih, Bİ-2020/96 Sayılı müzekkere cevabında \"Çalıntı çeklere ilişkin bildirimleri yapmak yasal görevimiz olmayıp, üçüncü kişilerin bu konudaki taleplerini herhangi bir sorumluluk kabul etmeksizin, bize iletildiği şekliyle üye iş yerlerine  e-posta yoluyla göndermekteyiz...birliğimize bildirilen şirket yetkililerinin e-posta adreslerine gönderimler yapılmaktadır. Gönderilen bildirimlerin üyelere ulaşıp ulaşmadığını kontrol etme yükümlülüğümüz bulunmamaktadır....Çalıntı çeklerle ilgili Birliğimiz tarafından, ... A.Ş.’de dahil olmak üzere, tüm üyelerimize 17.06.2019 tarihinde duyuru yapılmıştır.\" denildiğini,  yapılan bildirim, üye iş yerlerince öğrenilmeye elverişli de olmadığını, gönderildiği dahi ... tarafından teyit edilmeyen bu e-postaları istihbarat çalışmaları çerçevesinde kontrol etme yükümlülüğü bulunmadığını, faktoring işlem tarihinde dava konusu çeke ilişkin, kayıp-çalıntı sorgulaması, çapraz çek ilişkisi sorgulaması, memzuç, çek raporu, risk raporu ve sakıncalı sorgulama istihbarat çalışmaları yapıldığını ve herhangi bir riski tespit edilemeyen çek; dayanağını oluşturan alacağın varlığı, çekteki ciro silsilesi ile uyumlu fatura ile tevsik edilmek suretiyle iktisap edildiğini, bilirkişi raporunun sonuç kısmında; Factoring Sözleşmesine dayanak diğer davalı ... tekstil tarafından faturanın dava dışı .... Şti. adına düzenlendiği, bu faturaya konu malların teslimi ile ilgili olarak diğer davalı ... yapılamadığı,\" belirtilmiş ise de ilgili fatura imzasız olmadığı gibi, fatura konusu ürünlerin tesliminin yapılmadığı hususunda herhangi bir iddia yargılama kapsamında gündeme gelmediğini, Müvekkili şirket kayıtlarından tespit edildiği üzere dava konusu çek, üstündeki ciranta olan ... Şirketi adına tanzim edilmiş, 14.06.2019 tarihli, ... sıra numaralı ve 26.730.-TL bedelli fatura ile tevsik edilmiş olduğunu,  davacı tarafa ait defter incelemesine dair değerlendirmede, davacı ...Ş.  tarafından dava dışı “... A.Ş” hitaben 02.05.2019 tarih ... no ile dava konusu çekinde olduğu 3 adet çek için 75.000.- TL’lık Tahsilat Makbuzu düzenlendiği, davaya konu çekin de yer aldığı 3 adet çeke ait 02.05.2019 tarih ... nolu Yevmiye Madde numarası ile 219 nolu yevmiye defteri sayfasında kayda alındığı, davacı ile dava dışı ... A.Ş arasında 2019 yılı öncesine ait Ticari ilişki mevcut olduğu tespit edildiğini, davacının dava konusu çeki, aralarında ticari ilişki bulunan keşideci şirket ile ticari ilişkisi çerçevesinde devraldığı da anlaşıldığını, dolayısıyla çeki davacı tarafından devralındığı aşamaya kadar da bir kopukluk tespit edilemediğini,  lehdar ve ciranta arasındaki ilişkiden kaynaklanan defilerin, şahsi defi niteliğinde olduğu ve müvekkili faktoring şirketine karşı ileri sürülemeyeceğini, Müvekkili şirketin ciro yolu ile teslim aldığı çekin dayanağını teşkil eden alacağın varlığı, faturalar ile de tevsik edilmişken, müvekkilinin iyiniyetinin, davacıya karşı korunması gerektiğini, çekin iktisabında kötü niyeti olmadığı gibi kusurunun da bulunmadığını istinaf isteminin reddine karar verilmesini talep etmiştir.İnceleme, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun(HMK) 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.Dava, davalı factoring şirketine ödenen bedelin  ve  çekin istirdadı istemine dairdir. Davacı, dava konusu çekin çalındığını, kaşe üzerindeki imzanın sahte olduğunu beyanla davalı factoring şirketine ödenen bedelin ve dava konusu çekin davalıdan istirdadına karar verilmesini talep etmiş, davalı ise çeklerin factoring işlemi çerçevesinde alındığını ve iyi niyetli olduğunu beyan etmiştir. Dava konusu çekin incelenmesinde, ...bank ... şubesine ait keşidecisi ... A.Ş olan 28/08/2019 tarihli  ...seri numaralı 25.000,00 TL bedelli olduğu, ilk cirosunun lehdar olan davacı ...Ş adına atıldığı,  çekin lehtar cirosu ile ...Şti'ye geçtiği, daha sonra çekin ... ŞTİ'ye ciro atılmak suretiyle geçtiği, daha sonra çekin hamil ... A.Ş'ye ciro yoluyla geçtiği,  çekin ... işlemi kapsamında son ciranta tarafından davalı ... şirketine verildiği belirlenmiştir. Davalı tarafından sunulan faktoring sözleşmesinin incelenmesinde, sözleşmenin davalı ile diğer davalı  ... ŞTİ arasında düzenlendiği, faktoring borçlusunun çek cirantası olan ... ŞTİ olan ticari ilişkisi kapsamında sunduğu irsaliyeli satım faturasına istinaden aldığı çeki teslim bordrosuyla davalıya teslim ettiği anlaşılmıştır.Mahkemece yapılan bilirkişi incelemesi sonucunda alınan 12/01/2021 tarihli rapor sonucuna göre  çekteki 1.  cirantaya atfen atılan imzanın davacı şirket yetkilisine ait olmadığı anlaşılmıştır. Mahkemece davacı ve davalı ticari defter kayıtları üzerinde yapılan bilirkişi incelemesi sonucu mali müşavir bilirkişi tarafından düzenlenen 07/06/2021 tarihli bilirkişi raporunda özetle; rapor içerisinde paylaşılan bilgiler ışığında “çekin iadesi ve ödenen bedelin istirdadı koşullarının oluşmadığı” ... işlemlerinin kanun öngördüğü usul ve esaslar çerçevesinde yerine getirldiği, davacı açısından dava konusu çeke dair davacı ticari defterlerinde kayda alındığı,  çeki düzenleyen dava dışı ... A.Ş. ile Davacı arasında ticari ilişki kapsamında tanzim edildiği, davalı açısından 13.12.2012 tarihinde yayımlanarak yürürlüğe giren 6361 sayılı ..., ... ve ...Şirketleri Kanunu’nun da belirtildiği şekilde ... A.Ş. ile .... Şti. arasında faktoring işlemlerinin kanunun emrettiği şekilde usulüne uygun olarak yapıldığı, yapılan mali inceleme sonucunda, Davaya konu edilen çeki,... A.Ş.  faktoring mevzuatına uygun şekilde edinip, faktoring işlemlerine tabi tuttuğu ve finansal riske katlandığı, tespit edilmiştir. 18/06/2019 tarihinde Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesine mezkûr çeklerin iptali amacıyla başvurulmuş olup, 2019/447 Esas sayılı dosyasında 24/06/2019 tarihinde davaya konu çekin de içinde bulunduğu çekler hakkında ödemeden men yasağı kararı alındığı. 09.09.2019 günü ise ... sayılı dosyası ve ... Talimat Numarası ile  ... A.Ş. tarafından ihtiyati haciz işlemi uygulandığı, davacı Şirket tarafından önce 09.09.2019 tarihinde haciz işlemi esnasında 25.000-TL, 16.09.2019 tarihinde ise 5.900-TL ve 3.500-TL olmak üzere ihtirazı kayıt ile toplamda 34.400-TL ödeme yapıldığı anlaşılmıştır... tarafından Davalı ... faktoringinde aralarında bulunduğu ... şirketlerine 17.06.2019 tarihinde bildirim yapıldığı ve ...'nin 25.02.2020 Tarih, Bİ-2020/96 Sayılı müzekkere cevabında \"Çalıntı çeklere ilişkin bildirimleri yapmak yasal görevimiz olmayıp, üçüncü kişilerin bu konudaki taleplerini herhangi bir sorumluluk kabul etmeksizin, bize iletildiği şekliyle üye iş yerlerine  e-posta yoluyla göndermekteyiz...birliğimize bildirilen şirket yetkililerinin e-posta adreslerine gönderimler yapılmaktadır. Gönderilen bildirimlerin üyelere ulaşıp ulaşmadığını kontrol etme yükümlülüğümüz bulunmamaktadır....Çalıntı çeklerle ilgili Birliğimiz tarafından, ... A.Ş.’de dahil olmak üzere, tüm üyelerimize 17.06.2019 tarihinde duyuru yapılmıştır.\" şeklinde cevap verdiği anlaşılmıştır. 6361 sayılı yasanın  38.maddesi hükmüne göre,  Faktoring sözleşmesi; mal veya hizmet satışından doğmuş fatura ile tevsik edilen alacaklar ile Kurulca belirlenen usul ve esaslar çerçevesinde tevsik edilebilen mal veya hizmet satışına bağlı doğacak alacakları devir almak suretiyle düzenlenir. Yasanın 9/2 maddesine göre, kambiyo senetlerine dayalı olsa bile, bir mal veya hizmet satışından doğmuş fatura ile tevsik edilemeyen alacaklar ile tevsik edilemeyen mal veya hizmet satışına bağlı doğacak alacakları devir alınamaz  veya tahsilini üstlenemez. 9/3 maddesine göre, Bir kambiyo senedinin ciro yoluyla faktoring şirketine devri hâlinde, kambiyo senedinden dolayı kendisine başvurulan kişi, düzenleyen veya önceki hamillerden biriyle kendi arasında doğrudan doğruya var olan ilişkilere dayanan def’ileri faktoring şirketine karşı ileri süremez; meğerki, faktoring şirketi kambiyo senedini iktisap ederken bile bile borçlunun zararına hareket etmiş olsun, hükümlerinin bulunduğu, somut olayda davacının  ... ilişkisinin üçlü tarafından biri olmadığı, bu nedenle 9/3 maddesine göre şahsi defilerin ileri sürülmeyeceği, imza itirazının mutlak defi olmakla birlikte, davacının talepleri için ayrı ayrı değerlendirme yapılması gerektiği, davacının çek istirdatı ve bedel istirdatı istemi bulunduğu, çek istirdatına yönelik olarak istemine ilişkin olarak, uygulanması gereken maddenin  6102 Sayılı TTK 'nın \"Elden çıkan çek\" başlıklı 792. Maddesi olduğu ve  \"(1) Çek, herhangi bir suretle hamilin elinden çıkmış bulunursa, ister hamil yazılı, ister ciro yoluyla devredilebilen bir çek söz konusu olup da hamil hakkını 790 ıncı maddeye göre ispat etsin, çek eline geçmiş bulunan yeni hamil ancak çeki kötüniyetle iktisap etmiş olduğu veya iktisapta ağır kusurlu bulunduğu taktirde o çeki geri vermekle yükümlüdür.\" hükmü düzenlenmesine göre yapılan imza incelemesinin sonuca etkisinin bulunmadığı, Mahkemece davalının  çeki kötüniyetle iktisap etmiş olup olmadığı  veya iktisapta ağır kusurlu bulunup bulunmadığı üzerinde durularak karar verilmesi gerekli olup, bu kapsamda davalı tarafça 6361 sayılı yasanın 9/3 maddesi kapsamında fatura ile tevsik edilen gerçek bir alacağı temlik aldığı, hırsızlık olayının 16.06.2019 tarihinde gerçekleştiği, ...’nin ... adresine 17.06.2019 tarih, saat:11.50’de bildirim yapılarak çalınan çeklerin bilgilerinin verildiği, faktoring işleminin ise, 17.06.219 tarihinde yapıldığı, çek ile  ilgili Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nden alınan ''Ödemeden Men Kararı'' 24.06.2019 tarihli olduğu  kısaca ... işleminin yapıldığı 17.06.2019 tarihinde, dava konusu çek hakkında ödemeden men kararı olmadığı ve  ...’ne de  davacı tarafça 11.50 de başvurulduğu, 08.06.2021 tarihli bilirkişi raporunda da Davalı ... ... tarafından 17.06.2019 tarihinde çekin teslim alındığı, saat:11.52 itibariyle istihbarat işlemlerine başlandığı, buna göre aradaki kısı süre olması nedeniyle kötü niyetli olduğu ve istihbarat çalışması yapmadığı şeklinde yorum yapılamayacağı ve kambiyo senedini iktisap ederken  ilgili yönetmelik hükümlerine göre istihbarat yükümlülüğünü yerine getirdiğinin araştırılarak çekin alındığı ve ağır kusurlu olmadığı, faturanın da bulunduğu ve geçerli bir fatura olduğu  ve çek istirdatı yönünden çekin istirdatına karar verilmesi halinde davalı hamil tarafından diğer borçlulardan çekin tahsil kabiliyeti kalmayacağından, çek istirdatı yönünden davanın red kararı verilmesi hukuken  yerindedir. Ancak çek bedeli istirdatı istemine ilişkin olarak, davacının çek bedelini ihtirazi kayıt ile ödediği, ve çek üzerindeki imzanın kendisine ait olmadığı, imza itirazının mutlak defi olup, herkese karşı ileri sürülebileceği, karşı tarafın iyi niyet iddiasının bedel istirdatı yönünden mutlak defi olması nedeniyle dinlenemeyeceği anlaşılmakla menfi tespit ve bedel istirdatı yönünden davanın kabulü ile  davanın  kısmen kabulüne kısmen reddine, karar verilmesi gerekirken, reddine karar verilmiş olması yerinde olmadığından davacı vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/2. maddesi gereğince mahkeme kararının kaldırılmasına, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmasına, davacı tarafça istirdadı istenen bedellerin mevduata uygulanan en yüksek faiz oranında faiziyle tahsili talep edilmişse de, bu şekilde bir faiz türü bulunmadığından, davacı tarafça da avans yada reeskont faizi istenilmediğinden, yasal faizi ile istirdadına karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1- Davacı vekilinin istinaf isteminin KISMEN KABULÜ ile,2- İstanbul 20. Asliye Ticaret Mahkemesinin 29/06/2021 tarih, 2019/1123 E., 2021/534 K. Sayılı kararının 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b-2. maddesi gereğince KALDIRILMASINA, ancak belirtilen hususlar yeniden yargılamayı gerektirmediğinden yeniden esas hakkında hüküm kurulmasına,3-DAVANIN KISMEN KABULÜNE, KISMEN REDDİNE,-Davacının davanın dayanağı ... sayılı icra dosyası ve takibe konu senetten dolayı davalılara borçlu bulunmadığının tespitine,-Davacı tarafça davalılar aleyhine açılan çek istirdatına yönelik davanın REDDİNE, bedel istirdatına yönelik talep yönünden davanın KABULÜ İLE, 25.000-TL'nin 09.09.2019 tarihinden, 5.900-TL ve 3.500-TL'nin 16.09.2019 olmak üzere  hesaplanacak yasal faiz toplamda 34.400-TL'nin  davalı ...Şirketin'den alınarak davacıya verilmesine,-Kötüniyet tazminatı koşulları oluşmadığından REDDİNE 4- İlk derece mahkemesinde yapılan yargılama giderleri ve harca ilişkin; -492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 2.349,86 TL karar harcından peşin alınan 587,47 TL'nin mahsubu  ile 1.762,39 TL harcın davalıdantahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine, -Davacı lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT gereğince hesap olunan 30.000,00- TL  maktu  vekalet ücretinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine, -Davanın reddine karar verilen çek istirdadı talebi feri talep niteliğinde bulunduğundan davalı ... Şirketi lehine vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına, -Davacı tarafından yapılan 44,40 TL başvurma harcı, 587,47 TL peşin harç, 6,40 TL vekalet harcı olmak üzere toplam 638,27‬ TL'nin davalılardan tahsili ile davacıya verilmesine,-Davacı tarafından yapılan 800 TL bilirkişi ücreti, 190,9‬0 yargılama giderleri olmak üzere toplam 990,90 TL'nin davalılardan tahsili ile davacıya verilmesine,-Taraflarca  yatırılan artan gider avansının karar kesinleştiğinde bakiye kısmının yatıran tarafa  re'sen iadesine, -Tarafların zorunlu arabuluculuk sürecinde anlaşamamaları nedeniyle 6325 Sayılı Kanunun 18/A-13 maddesi uyarınca zorunlu arabuluculuk gideri olan 1.320,00-TL'nin  davacıdan  tahsil edilerek hazineye gelir kaydedilmesine,-Karar kesinleştiğindeİstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğü, ...bank, İstanbul Büyükşehir Belediyesi, ... Bankasından  celbedilen evrak asıllarının iadesi için müzekkere yazılmasına,-Karar kesinleştiğinde davacı tarafça ibraz edilen dava konusu çek aslının davacı tarafa iadesine, 5- İstinaf aşamasında yapılan yargılama giderleri ve harca ilişkin;5/a-İstinaf talebi kabul edildiğinden davacı tarafça yatırılan istinaf harcının karar kesinleştiğinde ve talep halinde iadesine,5/b-İstinaf yargılaması için davacı tarafından yapılan 220,70 TL istinaf yoluna başvurma harcı, 135,5‬0 TL tebligat, müzekkere ve posta gideri olmak üzere toplam 356,2‬0 TL'nin davalıdan tahsiliyle davacıya verilmesine, 5/c-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından vekalet ücreti tayinine yer olmadığına,6- 6100 Sayılı HMK'nın 333. maddesi gereğince var ise bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde taraflara iadesine, 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b 2. maddesi gereğince, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve 6100 Sayılı HMK'nın 362/1-a. maddesi gereğince, miktar itibariyle kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 05/12/2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"aef8427e8c7d1fec","SID":"6cc664c98f3180c0"}}