{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. KONYA BAM   6. HUKUK DAİRESİ     <br>T.C.<br>KONYA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>  6. HUKUK DAİRESİ<br><br><br>DOSYA NO\t: ....<br>KARAR NO\t: ....<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br><br><br>BAŞKAN\t: ...  (...)<br>ÜYE\t\t: ...  (...)<br>ÜYE\t\t: ...  (...)<br>KATİP\t: ...  (...)<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: Konya.... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>ARA KARAR TARİHİ\t: 12/09/2024<br>NUMARASI\t\t: ....... Esas <br><br>İSTİNA EDEN DAVACI\t: ...  <br>VEKİLİ\t\t: Av. ...  <br><br>DAVALILAR\t: 1 -...  <br>VEKİLİ\t\t: Av. ... <br>\t\t\t  2 -...  <br>DAVA\t\t: Kayyımlık (Ticari Şirkete Kayyım Atanması)<br><br>İSTİNAF KARARININ<br>KARAR TARİHİ\t: 05/12/2024<br>YAZIM  TARİHİ\t: 06/12/2024<br>Davacı tarafından davalılar aleyhine Konya.... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ....... esas sayılı dosyası ile açılan kayyım atanmasına ilişkin davada 12/09/2024 tarihinde tesis edilen ihtiyati tedbir talebinin reddine ilişkin ara kararına karşı davacının istinaf kanun yoluna başvurması üzerine, üye hakimin görüşleri alındıktan sonra dosya incelendiğinde;<br>DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde  özetle; kayyım atanması talep edilen ...'nin 26/10/2022 tarihinde .... Mah. Doç. Dr. .... Cad. .... Selçuklu/ KONYA adresinde ....... Şubesi işletmesinde faaliyet göstermesi adına kurulduğunu, şirket hissedarı olan .......'nin 1500 adet paya tek başına sahip iken önce 05.05.2023 tarihinde 300 adet payı müvekkili .......'ye devrettiğini, bu devir ile ....nin payının %80, .......'nin payı %20 olduğunu, daha sonra 08/12/2023 tarihinde .......'den .......'ye 195 adet pay devrinin daha gerçekleştirildiğini, müvekkilinin %33,333 hissedarı olduğunu, müvekkilinin kendisi üzerine düşen tüm yükümlülükleri yerine getirmesine rağmen şirket yetkilisi olarak gözüken ....... ve eşi .......'nin müvekkilin bilgisi, rızası ve imzası olmadan her türlü işlemi gerçekleştirdiklerini, bununla birlikte davalıların müvekkilini şirket hesapları ile ilgili olarak da bilgilendirmediklerini, taraflar arasında kararlaştırılan aylık kar paylaşımının her ayın sonunda gerçekleştirilmesi gerekirken, müvekkiline herhangi bir kar paylaşımı gerçekleştirilmediğini, bahse konu şirketin işletmesi olan ....... şubesi restorant işletmesine müvekkilinin ve eşinin gitmesine müsaade edilmediğini, müvekkilinin kendi işletmesine gitmesinin yasaklandığını, şirket hesaplarından üçüncü kişi konumundaki şahıslara borç para verme gibi durumların söz konusu olduğunu, şirket alacaklarının şirket hesabına ödenmesi gerekirken ödemelerin ....... ve ....... .......'nin şahsi hesaplarına yapıldığını, müvekkilinin hakkının açıkça gasp edildiğini, yapılan hiçbir harcamadan ve şirket adına alınan hiçbir karardan müvekkilin bilgisi ve rızası bulunmadığını, şirket müdürü olarak görülen .......'nin müvekkilinin bilgisi ve rızası olmadan kendisine yüksek oranda maaş belirlediğini ve yine şirket adına kayıtlı araca (....... Vito) kira ödemesi talep ettiğini, şirkete ait araca kira olarak belirlediği bedeli kendi şahsına aldığını belirterek; ... müdürlerinin yetkilerinin durdurulması adına ihtiyati tedbir kararı verilmesine, şirkete kayyum atanmasına, şirket müdürleri ....... ve .......'nin müdürlükten azline karar verilmesini, atanacak kayyum'un şirketin hesaplarını incelemesine ve hisse oranında kar payı dağıtım gerçekleştirmesi hususunda görevlendirilmesine, şirket hesaplarının incelenmesi neticesinde usulsüzlük bulunması halinde kişiler hakkında yasal işlemler için başvuru yapılmasına yetki verilmesine karar verilmesini talep etmiştir. <br>İlk derece mahkemesince 30/07/2024 tarihinde davacı tarafın; Dava dışı ...'ne denetim kayyumu atanması talebinin kabulüne, şirketin mal varlığının azaltılması ve şirketin borçlandırılmasına yönelik tüm işlemlerinin kayyum denetimine tabi tutulmasına, denetim Kayyumu olarak Mali Müşavir ...'in görevlendirilmesine, denetim kayyumuna görevi süresince aylık 5.000,00 TL ücret ödenmesine, yeterli gider avansının olmaması halinde davacı tarafça 6 aylık denetim kayyımı ücreti olan 30.000,00 TL'yi mahkeme veznesine yatırması için bir (1) haftalık kesin süre verilmesine, verilen süre içerisinde denetim kayyumu ücretinin yatırılması halinde kayyım'ın davet edilerek usulüne uygun yemini yaptırıldıktan sonra göreve başlatılmasına, şirket temsilcisinin şirket mal varlığının azaltılması ve borçlandırılmasına ilişkin kayyım tarafından onaylanan işlemleri ile şirket temsilcisinin şirkete zarar verici tutum ve davranışlarda bulunup bulunmadıkları konularında kayyım tarafından en geç 3’er aylık  dönemlerde davanın görüldüğü Konya.... Asliye Ticaret Mahkemesi'ne rapor halinde sunulması hususunda kayyım'a ihtarat yapılmasına, şeklinde karar verilmiştir. <br>Davacı vekili 10/09/2024 tarihli dilekçesi ile; dava dilekçesindeki talepleri husunda mahkemenin yalnızca denetçi kayyım atanması yönünde karar verildiğini, yaklaşık 40 günlük süreçte denetici kayyım tarafından dosyaya herhangi bildirimde bulunulmadığını, davayı açtıkları ve denetçi kayyım atandığı tarihten sonra şirket müdürü ... tarafından şirkete ait araçların satışının gerçekleştirildiğini, bu satıştan müvekkilinin bilgi ve rızası bulunmadığını, araçların satışından elde edilen bedellerin şirket yetkililerine pay edilmediğini ve şirket sermayesine de dahil edilmediğini, şirket müdürü ...nin, müvekkilinin bilgisi ve izni olmadan kendisine aylık 100.000 TL tutarında maaş tespit ettiğini ve bunu her ay kendi namına aldığını, ancak bu durumun genel kurulda tespit edilemediğini, aynı şekilde şirket adına kayıtlı ....... plakalı aracı şirkete kiralamış gibi göstererek aylık 40.000 TL şirketin giderine eklediğini ve müvekkilini açıkça zarara uğrattığını, ...'nin şahsına ait ev kredisini şirket üzerinden ödediğinin tespit edildiğini, müvekkilinin herhangi bir şekilde genel kurula çağırılmadığını belirterek; ihtiyati tedbir kararı verilerek şirket müdürlerinin yetkilerinin alınmasına, müdürlerin azline ve şirkete kayyım atanmasına karar verilmesini talep etmiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ ARA KARARININ ÖZETİ: İlk derece mahkemesince; \"...  İhtiyati tedbir isteyen davacı vekilince dava dilekçesi ekinde dosyaya sunulan belgelere göre davalıların şirket zararına işlemler yapıp yapmadığı, haklı sebeple azil koşullarının mevcut olup olmadığı sunulan delillerin toplanıp  değerlendirilmesinin yargılamayı gerektirdiği, davacının dava dilekçesinde ihtiyati tedbir talebinde bulunduğu mahkememizin 30/07/2024 tarihli ara kararı ile ihtiyati tedbir talebinin kabulüne ve denetim kayyımı atanmasına karar verildiği, kayyım ücretinin yatırılması üzerine kayyımın 01/08/2024 tarihinde görevine başladığı, davacının bu kez şirket müdürlerinin yetkilerinin kaldırılarak yönetici kayyımı atanmasını talep ettiği, bir şirkete yönetim kayyımı atanması için kural olarak şirketin yasal organlarının mevcut olmaması ve bu boşluğun başkaca hukuki yollarla giderilmemiş olmamasının  gerektiği, şirketin seçilmiş yönetim kurulu bulunduğu takdirde organ yokluğundan söz etmek mümkün olmadığı gibi, mevcut yönetim kurulunun çalışamaz halde olması da TTK'nın sistematiği içinde giderilmesi her zaman mümkün bir durum olduğu, davanın yöneticinin azli davası olması nedeniyle esas hükümle elde edilecek neticenin ihtiyati tedbir yoluyla elde edilmesinin yerinde olmayacağı, ve şirkette organ boşluğu oluşturacağı...\" gerekçesiyle davacı tarafın ihtiyati tedbir talebinin reddine şeklinde karar verilmiştir. <br>İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; talep dilekçelerini tekrar etmekle; davalıların kendi adına aldıkları araçların taksit ödemelerini şirket üzerinden gerçekleştirdiklerini, şirketin davalılar tarafından zarara uğratıldığını, şirket genel kurulunu toplamadıklarını ve kar dağıtımı yapmadıklarını, bu nedenle  şirkete acilen yönetici kayyum atanmasına karar verilmesi gerektiğini ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.  <br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:<br>Talep ihtiyati tedbir istemine ilişkindir.<br>İstinaf incelemesi HMK 355. madde gereğince istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebeplerle ve resen  kamu düzenine aykırılık yönünden sınırlı olarak yapılmıştır.<br>    Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 389. maddesinde ''Mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkânsız hâle geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hâllerinde, uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir. Birinci fıkra hükmü niteliğine uygun düştüğü ölçüde çekişmesiz yargı işlerinde de uygulanır. '' hükmü düzenlenmiştir. <br>Aynı kanunun 390. maddesinde de '' İhtiyati tedbir, dava açılmadan önce, esas hakkında görevli ve yetkili olan mahkemeden; dava açıldıktan sonra ise ancak asıl davanın görüldüğü mahkemeden talep edilir. Talep edenin haklarının derhâl korunmasında zorunluluk bulunan hâllerde, hâkim karşı tarafı dinlemeden de tedbire karar verebilir.  Tedbir talep eden taraf, dilekçesinde dayandığı ihtiyati tedbir sebebini ve türünü açıkça belirtmek ve davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorundadır. '' düzenlemesi bulunmaktadır.<br>Somut olayda, davanın davalıların dava dışı şirketteki yönetim hakkının ve temsil yetkilerinin kaldırılması ya da sınırlandırılması istemine ilişkin olduğu, ihtiyati tedbir talebinin kabulü için HMK'nın 389. ve 390. maddelerinde belirtilen talep koşullarının oluşmadığı bu itibarla, ilk derece mahkemesince davacının ihtiyati tedbir talebinin reddine karar verilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı anlaşıldığından davacının istinaf başvuru talebinin HMK 353/1.b.1 maddesi gereğince esastan reddi gerektiği sonuç ve kanaatiyle aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. <br>HÜKÜM\t: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; <br>1- Davacının istinaf başvuru talebinin ESASTAN REDDİNE,<br>2- Alınan harç yeterli olduğundan yeniden harç alınmasına yer olmadığına, <br>3- İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından ücret-i vekalet ile ilgili hüküm kurulmasına yer olmadığına, <br>4- İstinaf başvurusunda bulunan davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, <br><br>5- Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 359/4. maddesi gereğince; kararın tebliği işlemlerinin ilk derece mahkemesi tarafından yapılmasına, <br>6- Dava dosyasının ilk derece mahkemesine gönderilmesine, <br>Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 05/12/2024 tarihinde oybirliği ile HMK'nın 362/1.f maddesi gereğince kesin olarak karar verildi.  <br><br>\t\t\t<br>Başkan ...<br>e-imzalıdır<br>Üye ...<br>e-imzalıdır <br>Üye ...<br> e-imzalıdır<br>Katip ...<br>e-imzalıdır <br><br>....<br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"04fe59835d2b2a9d","SID":"e088ce87cba8d391"}}