{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM  31. HUKUK DAİRESİ     <br>                    T.C.<br>               ANKARA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>       31.HUKUK DAİRESİ\t\t\t<br><br>DOSYA NO\t: 2024/709  Esas<br>KARAR NO\t: 2024/1008      <br>\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t   (İnceleme aşamasında / Duruşmasız)<br>\t\t      (Başvurunun Usulden ve Esastan reddi /HMK m.353/1-b-1)<br><br><br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br><br><br>BAŞKAN\t\t: ...  (...)<br>ÜYE\t\t: ...  (...)<br>ÜYE\t\t: ...  (...)<br>KATİP\t\t: ...  (...)<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 19/02/2024<br>NUMARASI\t\t: 2021/296 Esas-2024/122 Karar<br><br>DAVACI - BİRLEŞEN <br>DOSYADA DAVALI\t:<br>VEKİLİ\t:<br>DAVALI - BİRLEŞEN <br>BİRLEŞEN<br>DAVANIN KONUSU\t: Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan İtirazın İptali<br>KARAR TARİHİ\t: 26/11/2024<br>KARAR YAZIM TARİHİ\t: 10/12/2024<br><br>Taraflar arasında asıl ve birleşen davada eser sözleşmesinden kaynaklanan tazminat ve itirazın iptali istemi ile açılan davalarda mahkemece asıl davanın reddine, birleşen davanın kısmen kabulüne dair verilen karara karşı süresi içinde davacı - birleşen dosya davalısı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine, dairemize gönderilen dosyanın yapılan istinaf incelemesi sonucunda;<br><br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br> İSTEM;<br>    \tDavacı vekili tarafından verilen 08/06/2018 tarihli dava dilekçesinde özetle; Davacı - davalı şirketin yeni merkez binasının elektrik işlerinin yapımı konusunda davalı - davacı tarafla 25/04/2017 tarihli sözleşmenin imzalandığını, sözleşme kapsamında binaya ait elektrik işlerinin tamamlandığını ve davacının da sözleşmeden doğan tüm borçlarını eksiksiz ve gecikmesiz olarak ödediğini, davalı tarafından yapılan, başlangıçta 52,074 KW güç kapasiteli ve kullanımı davacı şirkete ait olan 4010737632 numaralı elektrik tesisatının davacı şirkete ihtiyaç duyduğu gücü sağlamaması karşısında 18/07/2017 tarihinde güç arttırımı yoluna gidildiğini, davacı şirketin güç arttırım talebi kabul edilerek mezkur hatta güç arttırımı yapıldığını, davacı şirketle aynı binayı kullanan dava dışı ... Ltd. Şti.'nin 4010737633 numaralı elektrik tesisatının abonesi olduğunu, anılan şirkete ait elektrik tesisatının işlerinin de davalı - davacı tarafından yapıldığını, dava dışı şirkete başlangıçta sağlanan 20 KW gücün yetersiz kalması üzerine 20/11/2017 tarihinde ilave 26,447 KW güç arttırımı talep edildiğini, talebin kabul edilerek bu tesisatın gücünün 46,447 KW'a çıkarıldığını, davacının, dava dışı şirketin güç arttırımı yaptığından haricen haberdar olması üzerine yaptığı araştırmada, binaya sağlanan elektriğin dağıtımını yapan Enerjisa tarafından, dava dışı şirkete, davacının güç arttırımı başvurusu sonrası binaya sağlanan güçteki kapasite boşluğundan faydalanarak güç arttırımı yapıldığının izah edildiğini, dava dışı şirketin  haksız faydalanmasının davalı tarafça davacı şirkete bildirilmemesinin kötü niyetli olduğunu, davalıya bu durumun bildirilerek davacının bu nedenle uğradığı zararların davacının davalıya olan borçlarından mahsup edileceğinin ve davalıya olan bakiye borcun ödenmeyeceğinin davalıya bildirildiğini, davalının iyi niyet ve dürüstlük kurallarına aykırı tutumuyla, dava dışı şirketin hiçbir güç arttırım bedeli ödemeksizin davacı şirket lehine tesis edilen elektrik hattındaki kapasite boşluğundan yararlanmasına ve dava dışı şirket lehine sebepsiz zenginleşmeye yol açtığını ileri sürerek, davacı - davalı şirketin uğradığı zararların tespit edilerek, tespit edilecek zararın, davalının Ankara 8. İcra Müdürlüğü'nün 2018/6998 sayılı dosyasında konu alacağından mahsup edilerek davacının davalıya borçlu olmadığının tespitine, mahsup edilmesi akabinde davacı şirketin bakiye zararı için fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 1.000,00 TL maddi tazminatın tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>Davalı/ birleşen dosya davacısı vekili 28/08/2018 tarihli birleşen dava dilekçesinde özetle; Taraflar arasında 25/04/2017 tarihinde imzalanmış olan davacı - davalının inşaat halinde bulunan merkez ofis binasının elektrik projesinin hazırlanıp icrası ve taşınmaza elektrik tesisi konulu sözleşmeye istinaden davacı - davalı şirketin ödemeden imtina ettiği bakiye fatura alacaklarına dayalı borcun tahsili için davacı - davalı aleyhine başlatılmış olan Ankara 8. İcra Müdürlüğü'nün 2018/6998 Esas sayılı dosyasına davacı - davalının itirazı üzerine takibin durduğunu belirterek, Ankara 8. İcra Müdürlüğü'nün 2018/6998 Esas sayılı dosyasına vaki itirazın iptaline karar verilmesini, davacı - davalı aleyhine % 20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir. Birleşen dava yönünden davalı - davacı vekili 27/10/2023 tarihli açıklama dilekçesi ile; Ankara 63. Noterliği'nin 22/05/2018 tarihli 18435 yevmiye numaralı 302,57 TL bedelli ihtarname makbuzunu sunmuş, 20/05/2018 tarihli 042843 numaralı faturanın ihtarname ekinde davacı - davalıya tebliğ edildiğini belirtmiş, keşide tarihinden 3 gün sonrasına denk gelen 25/05/2018 tarihi itibariyle tebliğ olunduğunu, ödeme için ihtarname ile 1 günlük süre verildiğini, ihtarnamenin tebliğ tarihinden itibaren 26/05/2018 tarihi itibariyle faiz işletilmesini talep ettiklerini beyan etmiştir.<br>\tYANIT:<br>\tDavalı vekili tarafından verilen 28/08/2018 havale tarihli cevap dilekçesinde özetle; davalının, taraflar arasındaki sözleşme gereği edimini eksiksiz ve süresinde ifa ettiğini, dava dışı ... Ltd. Şti.'nin güç arttırımı için Enerjisa'ya başvurduğunu, tüm işlemlerin Enerjisa'nın izinleri ile ilerlediğini, davalının sadece bu işlerde dava dışı şirkete işçilik hizmeti verdiğini, davalıya husumet yöneltilmeyeceğini, davalının enerji kaynağını belirleme veya müşteriye enerji verme gibi bir yetkisinin bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.<br>\tDavacı/ birleşen dosyada davalı vekili birleşen davaya cevap dilekçesinde özetle; Taraflar arasında 25.04.2017 tarihli “... Türkiye Merkez Ofisi Data-Elektrik Kablolama ve Altyapı Bina İçi-Muhtelif Kırım/Yapım İşleri Sözleşmesi”  akdedildiğini, bu sözleşme uyarınca davalı - davacı tarafın müvekkiline daha az bir bedelle ihtiyacı olan gücü sağlaması gerekirken fazladan güç artırımı yapmasına sebebiyet vererek zarara uğrattığını, davacı tarafından Ankara 63. Noterliği’nin 22.05.2018 tarihli, 18435 yevmiye nolu ihtarnamesi ile müvekkili şirkete herhangi bir borcun bulunmadığı, iade faturasının kabul edilmeyerek geri gönderildiği, ayrıca yapılan işlemlere ilişkin 1.093,27 TL tutarında ek alacağı da bulunduğu belirtilerek ihtarname ekindeki 1.093,27 TL tutarındaki, 21.05.2018 tarihli ve A-039302 numaralı faturanın ödenmesi gerektiği ihtar edildiğini, müvekkili tarafından Beşiktaş 25. Noterliği’nin 28.05.2018 tarihli ve 14946 yevmiye nolu ihtarnamesi ile söz konusu alacak iddialarının haksız olması nedeniyle belirtilen tutarların ödenmeyeceğinin davacıya bildirildiğini, müvekkilinin güç artırım işlemlerinin başından sonuna kadar tüm masraflarına katlandığını ve bunun karşılığında bir bedel ödediğini, müvekkilinin uğradığı zararların tazmini amacıyla davacıya karşı Ankara 5. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2018/465 E. sayılı dosyası ile davanın ikame edildiğini belirterek davanın reddini savunmuştur.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ : <br>Ankara 5. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 19/02/2024 tarihli 2021/296  Esas 2024/122<br> Karar sayılı kararında özetle; Birleşen Ankara 11. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2018/601 Esas - 2021/667 Karar sayılı dava dosyası Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 31. Hukuk Dairesi'nin kaldırma ve gönderme kararından sonra eldeki dava ile birleştirilmiştir.<br>\tTarafların usulüne uygun dayandıkları deliller celbedilmiştir.<br>\tAnkara Bölge Adliye Mahkemesi 31. Hukuk Dairesi'nin kaldırma ve gönderme kararından sonra yapılan yargılamada mali müşavir ve elektrik mühendisi bilirkişilerden oluşan bilirkişi heyetinden rapor alınmış olup; birleşen dava yönünden yapılan incelemede taraf defterlerinin usul ve esaslara uygun tutulduğu, tarafların ticari defterleri arasında tam mutabakat bulunduğu, davalı - davacıya ait 10.900,02 TL tutarındaki faturanın 01/04/2018 tarihinde davacı - davalının defterlerine kaydedildiği, davacı - davalının 15/05/2018 tarihli iade faturasının davalı - davacının ticari kayıtlarına alınmadığı, davalı - davacıya ait 1.093,27 TL tutarındaki faturanın davacı - davalının ticari defterlerinde kayıtlı olmadığı, buna göre davacı - davalının, davalı - davacıya 10.900,02 TL borcu bulunduğu rapor edilmiştir. Asıl dava yapılan incelemede; \"Dava; taraflar arasındaki eser sözleşmesinin ifası sırasında davalının özen ve sadakat yükümlülüğüne aykırı davrandığı iddiasına dayalı tazminat istemine ilişkin olup, esasen taraflar arasında davalının davacı ile aralarındaki sözleşmeden kaynaklanan edimin gereği gibi ve süresinde yerine getirdiği konusunda İHTİLAF BULUNMAMAKTADIR. İfadelerinden de anlaşılacağı üzere, taraflar arasındaki sözleşmeye göre imalatlar yapılmış olup, bu konuda anlaşmazlığın söz konusu olmadığı açıktır. Davalı yüklenicinin, Davacı iş sahibi şirketin güç artırımı yoluna gitmesini önermesi, ... Mühendislik firması (Elk. Müh. ...) tarafından yapılan ve BEDAŞ tarafından 25.09.2017 tarihinde onaylanan proje sonucunda ortaya çıkan güç miktarına bağlıdır. Davacı şirketin BEDAŞ tan güç artırım talebinin, davalı ... tarafından yapılmadığı, 328,311 KW Kurulu gücün enerji alım noktasının belirlenmesi talebine yönelik Başvuru dilekçesinin ... Mühendislik Firması çalışanı Hakan Sey... isimli kişi tarafından imzalandığı görülmektedir. (Ek Belge) Yukarıdaki fotoğrafta görüleceği üzere, 28,311 kw olan mevcut kurulu gücün 300,00 kw arttırılarak, 328,311 kw lık güce yükseltilmesi ihtiyacı, yapılan projeden kaynaklanmaktadır. Diğer bir deyişle, davalı ... tarafından belirlenip önerilmiş bir güç artış ihtiyacı olmadığı anlaşılmaktadır. Ayrıca, Davacı şirketin 352,074 kw güç elde edilmesi gerekirken davacı şirketin yararlanabildiği güç kaynağının 328,310 kw gücünde olduğu yönündeki iddia yerinde görülmemiştir. Zira mevcut kurulu güç, Davacı şirketçe Sehven 52,074 kw olarak bilinmekte iken 300 kw güç artışı ile 352,074 kw a yükseleceği düşünülmektedir. Oysa davacı şirketin mevcut kurulu gücü 28,311 kw olup, 300,000 kw lik güç artışı talep edildiğinden, sonuçta 328,310 kw kurulu güç temin edilmiştir. Kapasite boşluğu ifadesini, teknik yönde örnekle açıklamak gerekirse; Dava konusunun esasını teşkil eden kurulu güç artış talebi, 28,32 kw lık mevcut güç + 300 kw İlave talep ile birlikte toplam 328,32 kw seviyesine çıkması, Davacıya ait tesis için ... Mühendislik Firması (Elk. Müh. ...) tarafından yapılmış olan Elektrik projesindeki hesaplamalardan kaynaklanmaktadır. Yapılan bu projeye göre davacı şirketin 328,31 kw lık kurulu güç ihtiyacını, binadaki diğer güç talepleriyle birlikte toplam 352,074 kw lık gücü taşıyabilecek olan 2 adet 4x150 mm² lik NYY tipi kablodur. Bu kablo ile 390,000 kw lık güç taşınabilmektedir. Kapasite boşluğu olmaması için anılan kablonun, bir alt kesiti olan 4x120 mm² lik kablo ile toplam 352,074 kw lık kurulu güç ihtiyacının taşınabilmesi mümkün değildir. Zira anılan kablo ile en fazla 346,000 kw güç taşınabilmektedir. BEDAŞ tarafından onaylanmış olan projeye göre, yapılan Kurulu güç artırım başvurusu sonucu, Davacı iş sahibi şirketin kullanabileceğinden fazla oranda, gereksiz kapasite boşluğunun davalı ... tarafından yaratıldığının iddia edilemeyeceği, Özetle; davalı şirketin yaptığı işle ilgili olarak özen ve sadakat borcuna aykırılık söz konusu olmadığı kanaatine varılmıştır. Açığa çıkan kapasite boşluğundan iş sahibi şirketin ileride yararlanma imkânı olup olmadığı, Her binaya bir adet Besleme kablosu (Rekordman Kablosu) döşenmesi esastır. Bu bakımdan kablonun cinsi ve büyüklüğü Binanın tamamının ihtiyacı göz önüne alarak proje yapılmaktadır. Binanın tamamının güç ihtiyacı düşünülerek, Dava dışı ... Mühendislik firması (Elk. Müh. ...) tarafından yapılan ve BEDAŞ tarafından onaylanan projeye göre, iki adet 4x150 mm² kablo çekilmiştir. Bu kabloların taşıyabileceği toplam yük 390,00 kw tır. Davacı şirketin kurulu gücü 328,311 kw olarak belirlenmiş olup, talep faktörü göz önüne alındığında; 328,311 kw x 9660 = 197.000 kw yük çekebileceği hesaplanmaktadır. Binanın toplam kurulu gücü ile ... firmasının 26,447 kW lık ilave kurulu gücü dahil edildiğinde binanın toplam kurulu gücün 378,521 kw olacağı göz önüne alındığında, %60 oranındaki talep gücüne göre, 227,112 kw lık güç çekilebileceği, 390,000 kw lık kablo kapasitesinden, davacı şirketin çekebileceği yük miktarı düşüldüğünde; 390,000 kw — 227,112 kw 162,887 kw lık kapasite boşluğu oluştuğu hesaplanmaktadır. Özetle, davacı şirketin ileride ihtiyaç duyabileceği güç ihtiyacının karşılanmasında bir sıkıntı söz konusu olmayacağı, Davacı şirketin 162,887 x 9660 = 97,73 Kw/390 kw %25 oranında ilave güç çekebileceği hesaplanmaktadır. Bu şekilde ortaya çıkan bir zarar olup olmadığı, Yukarıda ifade edildiği üzere, davacı şirketin ileride ihtiyaç duyacağı güç artışı, anılan 2x(4x150) mm² kablo üzerindeki kapasite boşluğundan karşılanabileceğinden, kurulu güç artışı yönünden zararın söz konusu olmayacağı kanaatine varılmıştır. Ancak davacı şirketçe yapılan bu yatırımdan, dava dışı ... isimli firma, 26,447 kW güç arttırım yaparak, faydalanmaktadır. 4 x150 mm² lik NYY cinsi kablonun boyu, onaylı projede gösterilmemiştir. Toprak altında gidiş güzergahını da, gelinen bu aşamada belirlemek mümkün değildir. Davacı şirket vekilinin tespitlerine göre, talebi 158 metredir. Ankara Büyükşehir Belediyesi Fen işleri Dairesi Başkanlığı elemanlarınca, bu kablo için 455 m² asfalt atıldığı göz önüne alındığında, kullanılan kablonun 158 m olarak kabul edilebileceği kanaatine varılmıştır. Talebe bağlı kalınarak 158 m lik miktar makul bir seviye içinde olduğu kabul edildiğinde, 2 adet x 158 m = 316 m kablo kullanılmıştır. Yaptığımız piyasa araştırmasına göre 2017 yılında, kablonun montaj dahil fiyatı 170,00 TL/m olarak tespit edilmiştir. 316 m kablo x 170,00 TL/m = 53.720,- TL yatırım yapıldığı, Kablo montajı sonrasında ortaya çıkan 455 m² lik asfalt döküm işlemi içinde, 83.508 TL ödendiği göz önüne alındığında, yapılan toplam harcama miktarı 137.228,00 TL olduğu, Bu yatırım içinde, 26,447 kw/ 328,311 kw = 0,0806 lik güç artış oranını kapsadığı göz önüne alındığında; 137.228,- TL x 0,0806 = 11.060,- TL nin dava dışı ... ajansın yapması gereken yatırım miktarı olduğu hesaplanmaktadır. Ancak davalı ... in bu bedelden sorumlu olup olmadığı, diğer deyişle bu bedelin kimlerden talep edilebileceği hususu hukuki değerlendirmeyi gerektirdiğinden, kurulumuzca görüş ve kanaat belirtilmemiştir. Takdir Mahkemenizindir. ... Sonuç olarak; TEKNİK BAKIMDAN: Yukarıda ifade edildiği üzere, davacı şirketin İleride ihtiyaç duyacağı güç artışı, anılan 2x(4x150) mm² NYY tipi Kablo üzerinden karşılanabileceğinden, Kurulu güç artış ihtiyacı yönünden zararının söz konusu olmayacağı kanaatine varılmıştır. Ancak davacı şirketçe yapılan bu yatırımdan, dava dışı ... isimli firma, 26,447 kW ilave güç arttırım yaparak, faydalanmaktadır. Dava dışı ... firmasının yapması gereken yatırım miktarı 137.228,00 TL x 0,0806 = 11.060,00 TL nin olduğu hesaplanmaktadır.\" şeklinde rapor edilmiştir.<br>\tAsıl dava yönünden davacı - davalı vekili yemin teklif etmeyeceklerini bildirmiştir.<br>\tAsıl davada tüm dosya kapsamından;  davacı - davalı şirketin dava dışı ... Mühendislik firmasından aldığı hizmet sonucu yapılan proje ile yine dava dışı ... Mühendislik firmasınca yapılan başvuruya istinaden davacı - davalı namına BEDAŞ'tan güç artırım talebinde bulunulduğu, elektrik mühendisi bilirkişi raporu ile de belirtildiği üzere bu süreçte dava dışı bu firmalar tarafından binanın ve davacı - davalının güç ihtiyacının fazla hesaplandığı gibi davalı - davacı tarafça, davacı - davalı nam ve hesabına önerilmiş bir güç artış ihtiyacı bulunmadığı, davacı - davalının dava dışı firmalar marifetiyle yürüttüğü güç artış taleplerinden sonra taraflar arasında 25.04.2017 tarihli “... Türkiye Merkez Ofisi ... Kablolama ve Altyapı Bina İçi-Muhtelif Kırım/Yapım İşleri Sözleşmesi”  akdedildiği, taraflar arasındaki bu sözleşmeden kaynaklanan edimin gereği gibi ve süresinde yerine getirdiği konusunda bir ihtilaf bulunmadığı anlaşılmaktadır. Bu haliyle Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 31. Hukuk Dairesi kaldırma ve gönderme kararı ile işaret edildiği üzere BEDAŞ tarafından onaylanmış olan projeye göre, yapılan kurulu güç artırım başvurusu sonucu, davacı - davalı iş sahibi şirketin kullanabileceğinden fazla oranda, gereksiz kapasite boşluğunun davalı - davacı tarafından yaratıldığının iddia edilemeyeceği, davalı - davacı şirketin yaptığı işle ilgili olarak özen ve sadakat borcuna aykırılık söz konusu olmadığı, yine dava dışı ... Mühendislik firmasının binanın tamamının güç ihtiyacını düşünerek projelendirme yaptığı, bu haliyle açığa çıkan kapasite boşluğundan davacı - davalı şirketin ileride yararlanma imkanının bulunduğu ve %25 oranında ilave güç çekebileceği ve dolayısıyla kurulu güç artışı yönünden zararının söz konusu olmadığı anlaşılmıştır. Yine elektrik mühendisi bilirkişi raporu ile açıkça belirtildiği üzere kapasite boşluğu olmaması için, döşenen mevcut kablonun bir alt kesiti olan kablo ile toplam kurulu güç ihtiyacının taşınabilmesinin mümkün olmadığı, bu halde kullanılan kablo itibariyle kapasite boşluğu doğmasının doğal bir sonuç olduğu, buna göre davacı - davalı tarafından yapılan bu yatırımdan dava dışı ... güç artırımı yaparak faydalanmış ise de binanın tamamı yönünden döşenen ve dava dışı firmaca hazırlanan ve BEDAŞ tarafından onaylanan proje gereği kablo hattından ... Ajansın faydalanmasının bina tesisatının gereği olduğu, aksi bir durumun beklenemeyeceği, BEDAŞ tarafından da buna uygun projelendirmenin onaylandığı, davalı - davacının sözleşme kapsamında yerine getirdiği edimi ile ve dava dışı olup aynı tesisattan faydalanan firmaya verdiği hizmet ile davacı - davalıyı zarara uğratan, olması gerekenden daha fazla ödemede bulunmasına sebep olan bir iş ve eylem gerçekleştirmediği anlaşılmış olup, son olarak davacı - davalının yemin teklif etmeyeceklerini de bildirdiği dikkate alındığında ispatlanamayan asıl davanın reddine karar vermek gerekmiştir.<br>\tBirleşen davada tüm dosya kapsamından; Ankara 8. İcra Müdürlüğü'nün 2018/6998 Esas sayılı dosyası ile 11.993,29 TL asıl alacak, 26/05/2018-04/06/2018 tarihleri arası 28,83 TL işlemiş faiz, 302,57 TL asıl alacak yönünden takip başlatıldığı, takibin dayanağı olarak cari hesap alacağı ve ihtarname masraflarının gösterildiği, toplam 12.324,69 TL'nin takip tarihinden itibaren işleyecek reeskont faizi ile tahsilinin talep edildiği, hükme esas alınabilir nitelikteki mali müşavir bilirkişi raporu ile taraf defterlerinin usul ve esaslara uygun tutulduğu, tarafların ticari defterleri arasında tam mutabakat bulunduğu, davalı - davacıya ait 10.900,02 TL tutarındaki faturanın 01/04/2018 tarihinde davacı - davalının defterlerine kaydedildiği, davacı - davalının 15/05/2018 tarihli iade faturasının davalı - davacının ticari kayıtlarına alınmadığı, davalı - davacıya ait 1.093,27 TL tutarındaki faturanın davacı - davalının ticari defterlerinde kayıtlı olmadığı, buna göre davacı - davalının, davalı - davacıya 10.900,02 TL borcu bulunduğunun rapor edildiği, bu haliyle davalı - davacıya ait 10.900,02 TL tutarındaki faturanın 01/04/2018 tarihinde davacı - davalının defterlerine kaydedildiği, davacı - davalının yasal süresinden sonra iade faturası düzenlediği, nitekim bu iade faturasının davalı - davacının ticari defterlerine de kaydedilmediği, bu haliyle taraf defterlerine kaydedilen davalı - davacıya ait 10.900,02 TL tutarındaki fatura yönünden davalı - davacının haklılığını ispatladığı,  davalı - davacıya ait 1.093,27 TL tutarındaki faturanın davacı - davalının ticari defterlerinde kayıtlı olmadığı, davalı - davacının dayandığı delillerle bu faturaya esas haklılığını ispatlayamadığı anlaşılmakla 1.093,27 TL tutarındaki bu asıl alacak yönünden davanın kısmen reddine karar vermek gerektiği anlaşılmakla, bu halde kısmen kabulüne karar verilen 10.900,02 TL asıl alacak yönünden, ihtarname tebliğ tarihinden itibaren mahkememizce hesaplanan 26,22 TL işlemiş faiz ile 302,57 TL ihtarname bedeline ilişkin asıl alacak yönünden birleşen davanın kısmen kabulüne, Ankara 8. İcra Müdürlüğünün 2018/6998 Esas sayılı dosyasına vaki itirazın kısmen iptali ile, takibin 10.900,02 TL asıl alacak, bu alacağın işlemiş faizi 26,22 TL ile, 302,57 TL asıl alacak üzerinden devamına, takibe konu alacağa avans faizi işletilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine dair karar verildiği görülmüştür.<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ :<br>Davacı/ birleşen dosya davalısı vekili tarafından verilen 18/07/2024 tarihli istinaf kanun yolu başvuru dilekçesinde özetle; Dosyada mübrez bilirkişi raporunda, \"kapasite boşluğunun\" proje'den kaynaklandığı ve söz konusu projenin de davalı ... tarafından hazırlandığı\" şeklinde tespitler yapıldığını, bu durumun iddialarını doğrular mahiyette olduğunu, kapasite boşluğunun oluşmasında ...'in sorumlu olduğunun açık olmasına rağmen ilk derece mahkmesince müvekkili aleyhine hüküm kurulmasının kabul edilemeyeceğini, bilirkişi raporundan anlaşılacağı üzere, güç arttırımı sonucu \"kapasite boşluğu\"nun ortaya çıkmasındaki sebebin davalı ... tarafından hazırlanan proje olduğunu, somut olayda müvekkili şirket ile davalı arasında enerji tesisine ilişkin kurulan sözleşme gereği söz konusu proje hazırlanmış olsa da proje hazırlanırken taraflar arasında kurulan eser sözleşmesinin özen yükümlülüğüne aykırı bir biçimde müvekkili şirketin ihtiyacı olandan çok daha fazla kapasiteye sahip bir proje hazırlanarak dava dışı üçüncü kişilerin yararlanabileceği şekilde \"kapasite boşluğu\"na zemin oluşturulduğunun bilirkişi tespitleriyle sabit olduğunu, bu nedenle müvekkili şirketin haksız yere yüksek meblağda masraflara katlanmak zorunda kaldığını, söz konusu kapasite boşluğunun davalı ... tarafından hazırlanan proje nedeniyle ortaya çıktığının da bilirkişi eliyle tespit edildiğinden, söz konusu kapasite boşluğunu ek maliyet yaratarak ve masraflarını müvekkili şirket üzerinde bırakarak müvekkili nezdinde dolaylı bir zarara sebebiyet verildiğini ve dava dışı ...'ın bedel ödemeksizin bu artırımdan faydalanmasına zemin hazırlandığının açık olduğunu, belirtilen tespitler doğrultusunda davalarının kabulüne karar verilmesi gerekirken müvekkili şirket aleyhine hüküm kurulmasının hukuka aykırı olduğunu, dosyada mübrez bilirkişi raporunda dava dışı ... Ajansın söz konusu kapasite boşluğundan davalının hazırladığı proje nedeniyle hiçbir bedel ödemeksizin yararlandığının tespit edilmiş olmasına rağmen ilk drece mahkmesince müvekkili aleyhine hüküm kurulmasının kabul edilemeyeceğini, mahkemece \"kurulu  güç artışı yönünden zararın söz konusu olmayacağı\" değerlendirmesinin hatalı olduğunu, ...'in dava dışı ... şirketinin de elektrik tesisatı işlerini yapması nedeniyle müvekkilinin ...'in iyiniyet kuralına aykırı fiilleri dolayısıyla zarara uğradığının açık olduğunu, müvekkili şirketin ihtiyacı olmadığı derecede yüksek bir kapasite artımı çalışması için tüm masrafları karşılamak zorunda kaldığını, bu noktada kapasite artımı için müvekkil şirketin ödemelerinin tamamlamasıyla birlikte başka bir firmanın bedel ödemeden yararlandığı anlaşıldığından müvekkilinin kapasite boşluğu oluşan kısım için ödediği masrafların zarar olarak müvekkili nezdinde doğduğunu, davacı tarafın, müvekkilinin ihtiyacından fazla güç artırımı yapmasına sebebiyet vererek daha fazla bedel ödemek zorunda bırakması nedeniyle müvekkilinin zararına sebebiyet verdiğini, davacı tarafın üstlendiği edimi ilgili mevzuata, fen ve sanat kurallarına ve hakkaniyete uygun yerine getirmek ve iş sahibinin menfaatini en üst seviyede korumakla mükellef olduğunu, müvekkilininin zararına olacak şekilde edimlerde bulunarak  özen ve sadakat borcuna aykırı davrandığını, müvekkili şirketin, davalı ile arasında akdedilen eser sözleşmesinden kaynaklı tüm yükümlülüklerini yerine getirdiğini, proje kapsamında ödenmesi gereken tüm masrafların ödendiği bilirkişi tarafından da ticari defterler incelenerek tespit edildiğini, ayrıca yerel mahkemenin kararında \"BİRLEŞEN DAVANIN KISMEN KABULÜ ile; Ankara 8. İcra Müdürlüğü'nün 2018/6998 Esas sayılı dosyasına vaki itirazın kısmen iptali ile takibin 10.900,02 TL asıl alacak, bu alacağın işlemiş faizi 26,22 TL ile 302,57 TL asıl alacak üzerinden devamına, takibe konu alacağa avans faizi işletilmesine,\" karar verildiğini, ...'in vekili tarafından sunulan dilekçede faiz talebi yer almadığını, bu nedenle faize hak kazanıldığını kabul etmemek kaydıyla bir an için faizin işletilebileceği düşünüldüğünde dahi bu faizin taleple bağlılık ilkesi gereği en fazla yasal faiz olarak hüküm altına alınması gerektiğini, mahkeme tarafından işletilen faiz kararının da hukuka aykırı olduğunu, bu nedenlerle istinaf başvurularının kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak birleşen davanın reddine dair karar verilmesini talep etmiştir. <br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE :<br>İstinaf kanun yolu başvurusuna konu edilen karar hakkında; HMK'nın 355. maddesindeki düzenleme uyarınca, istinaf dilekçesinde belirtilen nedenler ve kamu düzenine ilişkin aykırılık bulunup bulunmadığı yönü gözetilerek yapılan inceleme sonucunda;<br>Asıl dava, taraflar arasında düzenlenen 25/04/2017 tarihli eser sözleşmesi mahiyetindeki, konusu davacının merkez ofis binasının elektrik projesinin uygulanması ve taşınmaza elektrik tesisatı kurulması olan sözleşme kapsamında davalının özen ve sadakat borcuna aykırı bir şekilde edimini ifa ettiği, davacı şirketin ihtiyacından fazla şekilde güç artırımı yoluna gitmesine sebebiyet verdiği, sonuçta davacının kullandığı elektrik hattından 352,07 kw güç elde etmesi gerekirken, yalnızca 325 kw güç elde edebildiği, kalan kapasite boşluğundan dava dışı ve yine davalının elektrik tesisatını yaptığı ... isimli firmanın yararlanmasına sebebiyet verdiği ve davacı ... zarara uğrattığı iddiası ile açılan ve fazlaya ilişkin hakları saklı tutularak talep edilen 1.000,00 TL alacağın tahsili isteğine, birleşen dava ise, yine taraflar arasındaki bu sözleşmeden kaynaklanan bakiye iş bedeli alacağının ödenmesi amacıyla davacı - birleşen dosyada davalı hakkında başlatılan icra takibine davalının yaptığı itirazın iptali ile, % 20 oranında inkar tazminatının tahsili istemine ilişkindir. <br>\tMahkemece asıl davada Dairemizin önceki 23/03/2021 tarihli 2020/440 Esas - 2021/301 Karar sayılı kaldırma kararından sonra ve kaldırma kararımız doğrultusunda bilirkişi kurulundan rapor aldırılmış ve taraf ticari defterleri incelettirilmiş, alınan bilirkişi kurulu raporunda davalı yüklenicinin, davacı iş sahibine sunduğu edimlerde eksik ve ayıp bulunmadığı, elektrik gücünde kapasite boşuluğu oluşumunda davalı yüklenicinin dahlinin bulunmadığı, yine ortaya çıkan enerji kapasitesi boşluğundan yararlananın dava dışı ... isimli firma olduğu  ve bu firmanın yararlanmış olmasında da davalı yüklenicinin bir eyleminin etkili olmadığı kabul edilerek, asıl davanın reddine karar verilmiş, birleşen davada ise, birleşen dosya davacısı yüklenicinin düzenlediği 10.900,02 TL'lik faturanın birleşen dosya davalısının defterlerine kayıtlı olduğu ve ödenmediği anlaşılmakla, birleşen davanın da kısmen kabulüne ve birleşen davada takibe yapılan itirazın 10.900,02 TL asıl alacak, bu alacağın işlemiş faizi olarak 26,22 TL ile, 302,57 TL ihtarname gideri olmak üzere iptaline, takibin bu miktarlar üzerinden devamına ve takibe konu asıl alacağa takip tarihinden itibaren avans faizi uygulanmasına dair karar verilmiş, bu karara karşı taraf vekillerinin yukarıda belirtilen gerekçelerle istinaf yoluna başvurdukları anlaşılmıştır. <br>Asıl dava yönünden mahkemece Dairemiz kaldırma kararı gerekleri yerine getirilerek davanın reddine karar verilmiş olduğu ve mahkemece de dosya kapsamındaki bilgi, belge ve toplanan deliller değerlendirilerek yasal düzenlemelere uygun ve isabetli gerekçeyle karar verilmiş olduğu, ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında,  asıl dava yönünden verilen mahkeme kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla davacı/ birleşen dosya davalısı vekilinin asıl dosyada verilen karara karşı yapmış olduğu istinaf başvurusunun, 6100 sayılı HMK'nın 353/(1)-b.1 maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir. <br>\tBirleşen dava yönünden verilen kararın istinaf değerlendirmesi sonucunda ise, birleşen davada harca esas değerin 12.324,69 TL olduğu ve mahkemece bu miktar yönünden açılan davanın kısmen kabulü ile, 11.228,81 TL yönünden davalının takibe yaptığı itirazın iptaline karar verildiği, yani davalı hakkında kabulüne karar verilen alacağın 11.228,81 TL'ye ilişkin olup, bu miktarın mahkemenin karar tarihi olan 2024 yılı itibari ile kesinlik sınırı olan 28.250,00 TL'nin altında kalmış olması sebebiyle davacı - birleşen dosyada davalı vekilinin birleşen dosyada verilen karara karşı bu sebeple istinaf yoluna başvurma hakkı bulunmamaktadır. Bu nedenle, davacı birleşen dosyada davalı vekilinin birleşen dosya yönünden yaptığı istinaf başvurusunun kesinlik nedeni ile HMK.'nın 352/1-b maddesi uyarınca usulden reddine karar verilmesi gerekmiş ve aşağıdaki hüküm kurulmuştur. <br>HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;<br>  1-Ankara 5. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 19/02/2024 tarihli 2021/296 Esas 2024/122 Karar sayılı dosyada asıl dava yönünden vermiş olduğu kararı usul ve yasa hükümlerine uygun olduğundan davacı/ birleşen dosya davalısı vekilinin bu karara karşı yapmış olduğu istinaf başvurusunun,  6100 sayılı HMK'nın 353/(1)-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,<br>2-Davacı - birleşen dosya davalısı vekilinin Ankara 5. Asliye Ticaret Mahkemesinin  19/02/2024 tarihli 2021/296 Esas 2024/122 Karar sayılı dosyada birleşen Ankara 11. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2018/601 Esas sayılı dosyası yönünden verilen karara karşı yaptığı istinaf başvurusunun ise, HMK.'nın 352/1-b maddesi uyarınca USULDEN REDDİNE,<br>3-Davacı - birleşen dosya davalısı vekilinin asıl dosyadaki istinaf başvurusunun reddine karar verilmiş olduğundan, bu dosya yönünden davacı/ birleşen dosya davalısından alınması gerekli 427,60 TL istinaf karar harcı davacı tarafından peşin olarak yatırıldığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına, <br>4-Davacı - birleşen dosya davalısı vekilinin birleşen dosya yönünden istinaf başvurusunun usulden reddine karar verilmiş olması sebebiyle istinaf karar harcı alınmasına yer olmadığına ve birleşen dosya yönünden yatırmış olduğu bir harç bulunmadığından, bu konuda karar verilmesine yer olmadığına, <br>5-Davacı - birleşen dosya davalısı tarafından yatırılan 1.169,40 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcı ile istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, <br>6-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından, taraflar yararına vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,<br>7-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine, <br> Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince KESİN olmak üzere  26/11/2024  tarihinde oy birliğiyle karar verildi.<br><br>         Başkan  ...                Üye ...                   Üye ...               Katip ...<br>        e-imzalıdır                    e-imzalıdır                  e-imzalıdır                 e-imzalıdır <br><br><br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"46977dc81358e998","SID":"4e6c280802469e45"}}