{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ <br>26. HUKUK DAİRESİ <br><br>T.C.<br>ANKARA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>26. HUKUK DAİRESİ<br><br>ESAS NO\t: 2022/2399 <br>KARAR NO\t: 2024/1435<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>K A R A R  <br><br>BAŞKAN\t\t: ...  (...)<br>ÜYE\t\t: ...  (...)<br>ÜYE\t\t: ...  (...)<br>KATİP\t\t: ...  (...)<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 21/09/2022<br>NUMARASI\t\t: 2021/466 Esas 2022/610 Karar<br><br>DAVACI\t  <br>VEKİLİ\t: <br>DAVALILAR\t<br><br>DAVANIN KONUSU\t: Tazminat (Trafik Sigorta Sözleşmesi Kaynaklı Rücuen)<br>KARAR TARİHİ\t: 21/11/2024<br>GEREKÇELİ KARAR <br>YAZILMA TARİHİ\t: 03/12/2024<br>\t<br>İlk derece mahkemesince verilen karara karşı davacı vekili tarafından süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda;\t<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI :<br>Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 18.02.2021 tarihinde, davacı ... idaresindeki, davalı şirketine zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesi ile sigortalı aracın, davacıya ait araca çarptığını, davacının aracının hasarlandığını, değer kaybına uğradığını belirterek şimdilik 500,00 TL değer kaybının davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiş, 06.09.2022 tarihli ıslah dilekçesi ile taleplerini 21.375,00 TL’ye artırmış ancak davalı ... tarafından dava açıldıktan sonra yapılan 15.006,96 TL gözetilerek bakiye 6.368,04 TL’nin davalı ...’ndan tahsiline, bakiye kısım yönünden ise konusuz kalma nedeniyle karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesini talep etmiştir. <br>Davalı ... AŞ vekili cevap dilekçesinde özetle; 10.08.2021 tarihinde işbu davanın açıldığı, dava açıldıktan sonra 11.08.2021 tarihinde davalı ... şirketinin araç değer kaybına ilişkin olarak davacıya 15.006,96 TL kısmi ödeme yaptığını belirterek davanın reddini savunmuştur. <br>Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; davalı ... tarafından davacının zararının karşılandığını, kusura ve talep edilen değer kaybına itiraz ettiklerini belirterek davanın reddini savunmuştur. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: <br>Mahkemece yapılan yargılama sonunda; toplanan delillere ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, kazanın meydana gelmesinde davalı sürücünün tam kusurlu olduğunun anlaşıldığı, davacının aracında meydana gelen değer kaybının hesaplanması yönünden makine mühendisi bilirkişiden rapor alındığı, davacıya ait aracın kaza nedeniyle hasar gördüğü,  ZMMS poliçesinin kaza tarihini kapsadığı, poliçe limitinin 41.000.TL olması nedeniyle değer kaybı tutarı olan 21.375.TL'nin limit dahilinde kaldığı, dava açıldıktan sonra 15.000,06TL sigorta şirketince ödeme yapıldığı, bu nedenle değer kaybı tazminatından kalan tutarın  6.374,94.TL olduğu, davacının davasını 500.TL üzerinden açtığı, ıslah ile 21.375.TL'ye yükselttiği anlaşılmakla, değer kaybı tutarının 6.374,94.TL kalması nedeniyle kısmen kabulüne karar vermek gerektiği, davacının davasını 500.TL olarak ikame ettiği, davalı ... dava açıldıktan 1 gün sonra 15.000,06.TL ödeme yaparak tazminat tutarının bir kısmını ödediği, alınan raporda araç değerinin 21.375.TL olduğu yönünde rapor verildiği, rapor sigorta şirketinin ödemesinden sonra tanzim edilmiş olmakla, davanın 500.TL olarak ikame edildiği, ıslahın sigorta şirketi ödemesinden kalan tutar üzerinden yapılması gerekirken davacı tarafından tüm tazminat tutarı üzerinden ıslah yapıldığı anlaşıldığından davanın ıslahtan önce konusuz kalmadığı, bu haliyle her iki davalı yönünden de konusuz kalma durumunun mevcut olmadığı, kısa karara sehven konusuz kaldığı yönünde hüküm kurulmuşsa da dava kısmen kabul kısmen red şeklinde değerlendirildiği, yargılama gideri ve vekalet ücretinin bu kabul doğrultusunda yapıldığı gerekçesi ile davanın kısmen kabulüne, 6.368,04-TL değer kaybının davalı ...'ndan kaza tarihi olan 18.02.2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, davalı ... yönünden davanın konusuz kaldığından karar verilmesine yer olmadığına, karar verilmiş, karara karşı davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvuru yapılmıştır.<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:<br>Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; kısa karar ile gerekçeli karar arasında çelişki bulunduğunu, davalı ... tarafından yapılan ödeme yargılama aşamasında olduğundan bu kısım yönünden konusuz kalma nedeniyle hüküm kurulmasına karar verilmesi ve yargılama gideri ile vekalet ücretinin buna göre belirlenmesi gerektiğini, ayrıca davalı lehine daha fazla vekalet ücretine hükmedilemeyeceğini ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. <br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE:<br>6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesi gereğince istinaf sebepleri ile sınırlı olarak ve kamu düzenine ilişkin hususlar resen gözetilerek inceleme yapılmıştır.<br>Dava, trafik kazasından kaynaklanan araç hasarı nedeniyle değer kaybının tazmini istemine ilişkindir. <br>6100 sayılı HMK'nın 297/1-c maddesinde hükmün gerekçe bölümünün, 2. fıkrada ise hükmün sonuç bölümünün kapsayacağı hususlar düzenlenmiş, gerekçede iki tarafın iddia ve savunmalarının özetini, anlaştıkları ve anlaşamadıkları hususları, çekişmeli vakıalar hakkında toplanan delilleri, delillerin tartışılması ve değerlendirilmesini, sabit görülen vakıalarla bunlardan çıkarılan sonuç ve hukuki sebepleri de kapsaması gerektiği belirtilmiştir. HMK'nın 297/2.maddesinde, hükmün sonuç kısmında, gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında; açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesinin zorunlu olduğu düzenlenmiştir. Kararın hüküm fıkrası ile gerekçesi birbirine sıkı sıkıya bağlı olup, arasında çelişki bulunmaması gerekmektedir. HMK'nın 294/3. maddesine uygun olarak tarafların hak ve yükümlülüklerini açıkça gösteren tefhim ile aleniyet ve hukuki varlık kazanan kısa karara uygun olarak gerekçeli kararın yazılması zorunludur. Esasen, kısa kararı yazıp, tefhim etmekle davadan el çekmiş olan hakimin artık bu kararını değiştirmesine yasal olanak bulunmamaktadır.<br>HMK'nın 298/2. maddesi gereğince de gerekçeli karar tefhim edilen hüküm sonucuna aykırı olamaz. Kısa kararla gerekçeli kararın çelişkili ya da gerekçe ile hüküm fıkralarının farklı olması, yargılamanın aleniyetine, kararların alenen tefhim edilmesine ilişkin Anayasa'nın 141.maddesi ile HMK'nın yukarıda değinilen buyurucu nitelikteki maddelerine de aykırı bir durum yaratır. Bu husus kamu düzeni ile ilgili olup, gözetilmesi yasa ile hakime yükletilmiş bir ödevdir. Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 07.12.2011 tarih 15-708 E, 737 K sayılı ilamında açıklandığı üzere; gerekçe, hakimin (mahkemenin) tespit etmiş olduğu maddi vakıalar ile hüküm fıkrası arasında bir köprü görevi yapar. Gerekçe bölümünde hükmün dayandığı hukuki esaslar açıklanır. Hakim, tarafların kendisine sundukları maddi vakıaların hukuki niteliğini (hukuk sebepleri) kendiliğinden (re'sen) araştırıp bularak hükmünü dayandırdığı hukuk kurallarını ve bunun nedenlerini gerekçede açıklar (Kuru, Baki/Arslan, Ramazan/ Yılmaz, Ejder; Medeni Usûl Hukuku Ders Kitabı 6100 sayılı HMK'na Göre Yeniden Yazılmış, 22 Baskı, Ankara 2011, s.472). Hakim, gerekçe sayesinde verdiği hükmün doğru olup olmadığını, yani kendini denetler. Üst mahkeme de bir hükmün hukuka uygun olup olmadığını ancak gerekçe sayesinde denetleyebilir. Taraflar da ancak gerekçe sayesinde haklı olup olmadıklarını daha iyi anlayabilirler. <br>Yapılan açıklamalar ışığında somut olaya bakıldığında; mahkemece, kısa kararda, “davanın kısmen kabulüne, 6.368,04-TL değer kaybının davalı ...'ndan kaza tarihi olan 18.02.2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, davalı ... yönünden davanın konusuz kaldığından karar verilmesine yer olmadığına,” karar verilmiş, kararın gerekçesinde ise “Davacı davasını 500 TL olarak ikame etmiş, davalı ... dava açıldıktan 1 gün sonra 15.000,06.TL ödeme yaparak tazminat tutarının bir kısmını ödemiştir. Dosyada alınan raporda araç değerinin 21.375.TL olduğu yönünde rapor verilmiştir. Rapor sigorta şirketinin ödemesinden sonra tanzim edilmiş olmakla, davanın 500 TL olarak ikame edildiği, ıslahın sigorta şirketi ödemesinden kalan tutar üzerinden yapılması gerekirken davacı tarafından tüm tazminat tutarı üzerinden ıslah yapıldığı anlaşıldığından davanın ıslahtan önce konusuz kalmadığı anlaşılmıştır. Bu haliyle her iki davalı yönünden de konusuz kalma durumu mevcut değildir. Kısa karara sehven konusuz kaldığı yönünde hüküm kurulmuşsa da dava kısmen kabul kısmen red şeklinde değerlendirilmiştir. Yargılama gideri ve vekalet ücreti bu kabul doğrultusunda yapılmıştır.” şeklinde açıklamada bulunularak gerekçe ile hüküm arasında çelişki oluşturulmuş olduğundan kararın kaldırılması gerekmiştir.<br> Açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile 6100 sayılı HMK’nın 353/1-a.4. maddesi gereğince kararın kaldırılmasına, yeniden yargılama yapılarak hüküm kurulması için dosyanın mahkemesine gönderilmesine, kararın kaldırılma sebebine göre sair istinaf sebeplerinin bu aşamada incelenmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiştir.<br>HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere;<br>1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-a.4 maddesi gereğince kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının KALDIRILMASINA, <br>Yeniden yargılama yapılması için dosyanın kararı veren mahkemeye GÖNDERİLMESİNE, <br>2-Kararın kaldırılma sebebine göre davacı vekilinin sair istinaf sebeplerinin şimdilik incelenmesine yer olmadığına,<br>3-İstinaf yoluna başvuran davacı tarafınca yatırılan peşin karar harcının istek halinde kendisine iadesine,<br>4-İstinaf yoluna başvuran davacı tarafça yapılan yargılama giderinin ilk derece mahkemesi tarafından yapılacak yeniden yargılamada dikkate alınmasına,<br>5-Karar tebliği ve harç iadesi işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine,<br>Dosya üzerinden yapılan inceleme sonucu HMK'nun 353/1.a maddesi uyarınca KESİN olmak üzere 21/11/2024 tarihinde oy birliği ile karar verildi.<br><br><br>Başkan ...<br> <br><br>Üye ...<br> <br><br>Üye ...<br> <br><br>Katip ...<br> <br><br>* Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.<br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"c211d7fc927d565d","SID":"86dceab43c7fc172"}}