{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C. KONYA . ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ\t                                        ... Esas - ... Karar<br>TÜRK MİLLETİ ADINA\t<br>                         T.C.<br>\tKONYA\t\t\t\t\t\t\t\t\t. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ\t\t\t\t\t\t\t\tGEREKÇELİ KARAR<br>                                                             <br>ESAS NO\t: <br>KARAR NO\t: <br><br>HAKİM\t: ... ... <br>KATİP\t: ...  ...<br><br>DAVACI-K.DAVALI : ... (T.C. Kimlik No: ...)<br>VEKİLİ\t: <br>DAVALI-K.DAVACI : ... - (T.C. Kimlik No: ...)<br>VEKİLİ\t: <br>DAVA\t: ŞİRKET HİSSELERİNİN İPTALİ VE TESCİLİ <br>ASIL DAVA TARİHİ\t   : <br>KARŞI DAVA TARİHİ : <br>KARAR TARİHİ\t    : <br>GEREKÇELİ KARARIN<br>YAZILDIĞI TARİH \t    : <br><br>Mahkememizin ... Esas ... Karar sayılı ilamı istinaf incelemesinden geçmiş, Konya BAM. . HD.'nin ... Esas ... Karar  sayılı ilamı ile Mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmesi üzerine, dosya Mahkememizin yukarıda belirtilen esas sırasına kaydı yapılarak yapılan açık yargılaması sonunda,<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>Davacı - k.davalı vekili dava dilekçesinde özetle;  davacı ile davalının ... Tic. Ltd. Şti.nin ortağı olduğunu, 2013 yılında davaya konu işlemden önceki hisse oranlarının 45 hissenin-... , 45 hissenin ...'a ve 10 hissenin ...'e ait olduğunu, 22 Nisan 2013 tarihli karar metninde yer aldığı ve yazılı olduğu üzere ... kendisinde bulunan 45 hisseden 210.000,00 TL. değerindeki 35 hissesini diğer ortağı ...'e devrettiğini, bu devir ile yeni ortaklık yapısının 45 hissenin...'a, 10 hissenin ...'a ve 45 hissenin ...'e ait olduğunu, bu devir işlemi yani ...'ın sahip olduğu 45 hisseden 35 adedini davalıya devretmesi belli bir anlaşma, aradaki güven ilişkisi ve teminat amacı ile olduğunu, bu iki kişi arasındaki anlaşmaya göre belirli bir süre sonra bu 35 adet hisse tekrar davacı müvekkiline devredilecek % 5'lik hissenin de anlaşma sonunda devredileceğini yani iade edileceğini, yine davalıda bulunan % 10'luk hissenin de aradaki anlaşma ve güven ilişkisi içinde kendisinde bırakılmış bir hisse olduğunu, davalının söz konusu şirkette 5 adet araçta yarı hissesi bulunduğunu, bu araçlar servis aracı olduğu için gerçek kişiler değil de taşımacılık yetkisine ve yasal izinlerine sahip olan Yalçınhan Ltd. Şti. mülkiyetinde kayıt edildiğini, 2017 yılının Ağustos ayında bu fiili ortaklığın anlaşma ile sonlandırıldığını, davalı 2 adet aracı (... ve ... plakalı araçlar) kendi eşi ve çocukları adına kayıtlı bulunan ... Ltd. Şti.ne devrettiğini, kalan 1 araçtaki ortaklıklığın da müvekkiline bir bedel karşılığında ortaklıktan çıkarılmış ki hala bu bedelin de ödenmediğini, davalının şirketteki % 10'luk hissesini de sadece kağıt /evrak üzerinde kalan bir hisse halini geldiğini, bu hissenin de yarısını yani % 5'lik kısmını müvekkiline devretmesi gerekir iken hala bu devir işleminin de yapılmadığını, bu hususların adil bir şekilde sonuca ulaşması için müvekkili, muayyen sürenin dolduğunu, artık 35  adet hissenin ve araç devirleri ve ortaklığın son bulması nedeni ile 5 hissenin kendisine iade edilmesi gerektiğini, bunu davalıya şifahen bildirdiğini ve talebini ilettiğini, davalının müvekkiline 35+5 =40 hisseyi devretmesi gerekir iken devretmeye yanaşmadığını, bunun üzerine müvekkili tarafından davalıya 18/10/2017 tarihli Konya . Noterinin ... yevmiye numaralı ihtarı keşide edildiğini ve hisseleri devirleri yani iadesinin ihtaren talep edildiğini beyan ederek, her türlü fazlaya dair hakları maddi ve manevi hakları saklı kalmak kaydıyla, karar kesinleşinceye kadar dava konusu ... Tic. Ltd. Şti.nde davalı adına kaytılı bulunan 45 adet hisseden 240.000,00 TL. nakti sermayeye tekabül eden 40 adet hissesinin 3. şahıslara devrinin ve üzerinde tasarruf ve temsil imkanının kullanımının engellenmesine yönelik olarak teminat alınmaksızın ihtiyati tedbir şerhi konulmasına karar verilmesini, ... Ltd. Şti.nde davalı adına kayıtlı bulunan 45 adet hisseden 240.000,00 TL. nakti sermayeye tekabül eden 40 adet hissenin kaydının ve devrinin iptali ile tekrar müvekkili adına tesciline, (bu şekilde müvekkilinin 22 Nisan 2013 ten çok öncesindeki gibi 50 adet hisseye sahip olduğnun tespitine bu şekilde hissedar sayılmasına) karar verilmesini yargılama giderleri ile vekalet ücretinin de davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini dava ve talep etmiştir. <br>Davalı-k.davacı vekili cevap/ karşı dava dilekçesinde özetle; açılan bu davanın yasal dayanaktan uzak ve mesnetsiz olması nedeniyle reddi gerektiğini, davacının ikame ettiği bu dava TTK ve TBK hükümlerini zorlamak suretiyle açılmış bir dava olduğunu, limited şirket hisse devri için önce şirket ortaklar kurulu karar aldıktan sonra  noterden devir sözleşmesi yapıldığını, devir sözleşmesi yapıldıktan sonra yeni pay durumu ve devir ticaret sicil gazetesinde ilan edildiğini, huzurdaki davada davacı  kendine ait payları müvekkiline satılması hususunda anlaştığını ve şirket ortaklar kurulu karar aldığını, alınan karar neticesinde müvekkili ile davacı arasında noter hisse devri sözleşmesi yapıldığını, noter sözleşmesi sonrasında ticaret odasına tescil ettirildiğini ve müvekkilinin davacının hisselerini satın aldığını, her ne kadar hisse bedeli sembolik olarak sermaye miktarı üzerinden gösterilmiş olsada şirketin reel değeri çok yüksek olduğunu, Limited şirketin esas sermayesi belirli olup bu sermaye ortak veya ortaklarca taahhüt edilen esas sermaye paylarının toplamından oluştuğunu, esas sermaye payı, bir ortağın limited şirketin esas sermayesi içindeki sermaye tutarının nominal (itibâri) değerini ifade ettiğini, her ne kadar sermaye değeri düşük daha doğru bir anlatımla şirket kayıtlarında ana sermaye 1.200.000 TL olarak gösterilmiş olsa da şirketin reel büyüklüğü tüm borçlar mahsup edildikten sonra 25.000.000 TL olduğunu, müvekkilinin yukarıda belirtilen hususlarda şirketin reel değeri hesaplattırıldıktan sonra talep edilen miktarın karşılığının ödenmesi halinde devre hazır olduğunu, davacı nominal değer üzerinden müvekkiline satış yaptığını belirtmiş olsada müvekkilimin devir alındığı tarihten sonra şirkete kattığı sermaye ile şirketin reel değerinin büyüdüğünü, Yalçınhan şirketinin reel ekonomik büyüklyüğü 25.000 .000 TL  olup bu miktar üzerinden talep edilen  % 40  ortaklık miktarının karlığışı olan 10.000.000 TL nin ödenmesi halinde müvekkilinin davacının talep ettiği şirket payını devretmeye hazır olduğunu, müvekkili ile davacı arasında yazılı bir inanç sözleşmesi olmadığını, müvekkili bu hisseleri inançlı olarak temlik almamış ve şirkete ortak edilmediğini, müvekkili ile davacı arasında inançlı bir temlik olduğunu, müvekkilim davacıya aldığı bu şirket hisselerini geri davacıya vereceğine dair bir taahhüt belgesinde yada yazılı bir antlaşma olmadığını, davacı bu noktada taraflar arasında yazılı bir anlaşma varlığını rasyonel deliller ile kanıtlaması gerektiğini, davacı ile inançlı temliki gerektirecek hukuki bir neden yani borç ilişkisi yada sair teminat kapsamında bir ticari ilişki bulunmadığını, ancak davacının müvekkiline hisse devri yaptığı anda davacının borca bataklık durumu yada acziyet durumu bulunmadığı gibi davalıdan borç alacak mahiyette  aciz halinde olmadığını, davacı kardeşi Mesut ile aralarında vaki ihtilaf ve husumet anlaşmamazlık nedeniyle hissesinin bir miktarını müvekkiline devretmiş küçük bir hisse kendisinde bıraktığını, inanç sözleşmesi gereğince inanılan kimse menkul yada fayrı menkullere hukuki hakim olduğu gibi inançlı sözleşmede inanan kişi menkul yada taşınmazın ekonomik hamili durumda oluduğunu, davacının dava dilekçesinde belirttiği üzere müvekkilinin şirketin yönetimine katılmadığı hiç söz sahibi olmadığı şirketin sevk ve idaresini davacı ile diğer ortağı kardeşi yaptığını buda inançlı temliğin varlığını kanıtladığını iddia ettiğini, davacının ididası gerçeği yansıtmamakta olduğunu, müvekkili şirketin aldığı hemen hemen tüm kararlarda imzası bulunduğu gibi şirketin kullandığı tüm kredilerde de müştereken ve müteselsilen kefil olması dikkate alındığında müvekkilinin şirketin yönetimine bir fiil katıldığını,  müvekkilinin şirketin tüm yönetim kuruluna ayrıca genel kurullarına<br> katılmış ve şirketin sevk ve idaresinde bir fiil bulunmuş ve şirketteki hissesine hem hukuki hemde ekonomik olarak malik sıfatıyla bulunduğundan davacının bu iddiası asla gerçeği yansıtmadığını, müvekkilinin  şirketin sermaye artırımına katıldığını ve hissesi oranında sermayisini artırdığını, müvekkili hissesini devraldığı esnada şirket sermayesi nominal değeri 600.000 TL ken sonraki yapılan artırım ile sermaye miktarı 1.200.000 TLye çıkarıldığını ve müvekkili şirketteki payını da artırdığını, devrin inançlı olarak değil rasyonel bir devir olduğunu, karşı davada ise; yukarıda bahsedildiği üzere davacı müvekkilinden devrettiği hisselerin tekrar kendi adına tescilini talep ettiklerini, ancak yukarıda davaya cevap dilekçemizde uzun uzun izah ettikleri üzere  devrin normal hisse satışı olduğu müvekkilinin önce şirkete 2 tam midibus C plakalı  araç ve birde  yarı C plakalı araca  ortak olarak şirkete katılmış ancak davacı kardeşi ile anlaşamadığından hisselerini müvekkiline  sattığını beyan ederek, Mahkemece verilen tedbir kararının kaldırılmasını bu noktada Mahkeme aksi kanıda ise şirket sermaye artırımı sonrasında 1.200.000 TL olan sermaye nisabına göre yeniden değerleme yapılarak talep olunan hisse miktarına göre tedbir kararı verilmesini ve teminatın da bu miktar üzerinden belirlenmesini, davacının davasının reddini, karşı davanın kabulü ile bilirkişi marifetiyle yapılacak inceleme sonrasında belirlenecek Yalçınhan  Truzim Ltd Şti.'nin reel ekonomik değerinin belirleneceğinden dolayı fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 10.000  TL nin davacıdan tahsilini, davacı bu miktarı ödediği taktirde davacının talep ettiği hisselerin davacıya iadesini, yargılama gider ve ücreti vekaletinde davacı üzerine bırakılmasına karar verilmesini dava ve talep etmiştir. <br>Dilekçeler aşaması tamamlanmış, taraflara duruşma gününü bildirir davetiye tebliğ edilerek duruşma açılmıştır.<br>Ticaret Sicil Müdürlüğüne müzekkere yazılarak, dava dışı ... Tic. Ltd. Şti.ile ilgili belge suretleri dosyamıza getirtilmiş, davalı-karşı davacı ...'in duruşmada yeminli beyanları alınmıştır. <br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:<br>Dava; davalı adına kayıtlı olan dava konusu \"Şirket Hisselerinin İptali ve Tescili\" talebine ilişkindir. <br>Davacı-karşı davalı vekili tarafından davalı-karşı davacı ...'e yemin teklif edilmesi üzerine, duruşmada yeminli beyanlarını vermek üzere isticvap davetiyesi gönderilmiş, davalı-karşı davacı isticvap duruşmasına katılmıştır. Davalı-karşı davacı duruşmada \"dava konusuna ilişkin şirkette daha önceden % 10 hissemiz vardı. Bu hisse için belli bir bedel ödedim. Daha sonradan 22/04/2013 tarihinde davacılardan % 35 hissesini 210.000,00 TL. bedel karşılığında aldım, devir bedeli kendisine nakten ve tamamen noter satışında bedel ödemedim. Sözleşmeyi yaptım ancak bedel ödemediğime yemin ederim. Şarta bağlı olarak iade edeceğimi söyledim. Ancak bu şart yerine getirilmediği için bende bu iadeyi yapmadım. Şartın ne olduğu soruldu : 2 yıl içerisinde  o dönemde eşi ile aralarında sıkıntıları vardı, evinden ayrı yaşıyordu, eğer eşine 2 yıl içerisinde dönmezsem talep halinde bu hisseleri eşi ve 3 çocuğuna talep halinde devredeceğini konusunda yemin ederim\" şeklinde yeminli beyanda bulunmuştur. <br>Davalı-karşı davacı ...'in açtıkları karşı davadan 09/01/2020 tarihli duruşmada feragat ettikleri anlaşılmıştır. <br>Mahkememizin ... esas ... karar sayılı 09/01/2020 tarihli ilamı ile \"Davacı-karşı davalının davasının kısmen kabulü ile ; davasının talep etmiş olduğu hisse miktarı olan % 35'in kabulüne, % 5'in reddine, fazlaya ilişkin taleplerinin reddine, Davalı-karşı davacının açmış olduğu davanın feragat nedeniyle reddine\" karar verilmiştir. <br>Mahkememizin ... Esas ... Karar sayılı 09/01/2020 tarihli ilamı istinaf incelemesinden geçmiş, Konya BAM. . HD.'nin ... Esas ... Karar  sayılı ilamı ile Mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmesi üzerine, dosya Mahkememizin ... esas sırasına kaydedilmiştir. <br>Konya BAM. . HD.'nin ... Esas ... Karar sayılı 02/11/2022 tarihli ilamı ile; \"Davalı- karşı davacının alınan yeminli beyanlarının anlaşılır ve uyuşmazlığı çözmeye yeterli olmadığı, yeminin usulüne uygun yaptırılmadığı anlaşıldığından tarafların  iddia ve savunmaları doğrultusunda mahkemece usulüne uygun yemin yaptırılarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirmeye dayalı yazılı şekilde hüküm tesisi yerinde görülmediğinden tarafların istinaf taleplerinin kabulü ile HMK'nın 353/1.a.6 maddesi gereğince ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, dosyanın mahkemesine gönderilmesine ilişkin\" karar verildiği anlaşılmıştır. <br>Mahkememizce Konya Ticaret Odasına yazı yazılarak gerekli bilgi ve belgeler getirtilerek dosyamız arasına alınmıştır. <br>Tüm dosya kapsamı üzerinden yapılan değerlendirmede; davacı-k.davalı vekilinin 31/10/2024 tarihli celsede alınan beyanında davanın konusuz kaldığını, tarafların sulh olduklarını ve yargılama gideri vekalet ücreti talep ettiklerini bildirdiği, davalı-karşı davacı ...'in açtıkları karşı davadan 09/01/2020 tarihli duruşmada feragat ettiklerini bildirdikleri anlaşıldığından davalı-karşı davacı açısından, davadan feragatın 6100 sayılı HMK.307 ve devam eden maddelerinde düzenlendiği, 6100 sayılı HMK.nun 310.maddesi gereğince davadan feragatın hüküm kesinleşinceye kadar her zaman yapılabileceği, HMK.309/2. maddesi gereğince davadan feragatın hüküm ifade etmesi için karşı tarafın kabulüne bağlı olmadığı, HMK.30. maddesi gereğince hakimin yargılamayı makul süre içerisinde ve düzenli bir biçimde yürütmek ve gereksiz gider yapılmamasını sağlamakla yükümlü olduğu anlaşılmakla karşı davanın feragat nedeni ile reddine, asıl davanın konusuz kalması sebebiyle karar verilmesine yer olmadığına ilişkin karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. <br>HÜKÜM\t\t: Yukarıda açıklanan gerekçelerle ;<br>1-Davacı karşı davalının davası konusuz kaldığından karar verilmesine yer olmadığına, <br>2-Davalı karşı davacının açmış olduğu davanın feragat nedeniyle reddine,<br>3-Asıl davada; karar tarihi itibariyle alınması gereken 427,60 TL harcın,  peşin alınan 4.098,60 TL harçtan mahsubu ile bakiye 3.671 TL fazla harcın karar kesinleştiğinde talep halinde davacı- karşı davalı ...'a iadesine, <br>4-Karşı davada; peşin alınan 3.834,88 TL. maktu karar ve ilam harcından, karar tarihi itibariyle alınması gereken (ve Harçlar Kanunu'nun 22. maddesi gereğince 427,60 TL. maktu harcın 2/3'ü olarak hesap edilen) 285,07 TL.nin mahsubu ile kalan 3.549,81 TL fazla harcın karar kesinleştiğinde talep halinde davalı-karşı davacı ... İADESİNE, <br>5- Asıl davada; davacı tarafından yapılan 427,60 TL peşin harç gideri, 35,90 TL başvuru harcı gideri, 59,10 tedbir talebi harcı gideri, 365,15 TL tebligat ve posta gideri olmak üzere toplam 887,75 TL yargılama giderinin davalı-karşı davacı ... alınarak, davacı-karşı davalı ...'a verilmesine, <br>6-Karşı davada; davalı-karşı davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, <br>7-Asıl davada; karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca davacı vekili için 38.400 TL. nispi vekalet ücretinin davalı - karşı davacı ... alınarak davacı-karşı davalı ...'a verilmesine,<br>8-Karşı davada; karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca davacı-karşı davalı ... vekili için 10.000 TL nispi vekalet ücretinin davalı - karşı davacı ...'den alınarak davacı-karşı davalı ...'a verilmesine,<br>9-Davacı tarafça yatırılan gider avansından artan kısmının 6100 s. HMK.nun 333. maddesine göre karar kesinleştiğinde re'sen davacı tarafa iadesine,  <br>Dair ; davacı vekili ile davalı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 6100 s. HMK'nın 345. maddesi gereğince ( 2 ) hafta içerisinde, ilgili  BAM Hukuk Dairesi Başkanlığına sunulmak üzere Mahkememize verilecek dilekçe ile istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.  31/10/2024 <br>          <br>Katip ...                                                                                         Hakim ...<br><br>Bu  belge 5070 sayılı kanun uyarınca Elektronik İmza ile imzalanmıştır.<br>        <br><br><br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"c7291d29d60fa15f","SID":"83b6dac7c37e99ee"}}