{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">  T.C.Ankara Bölge Adliye Mahkemesi               21.Hukuk Dairesi  2024/1563 Esas 2024/1337 Karar <br>T.C.<br>ANKARA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>21.HUKUK DAİRESİ<br><br>DOSYA NO\t: 2024/1563 <br>KARAR NO\t: 2024/1337<br><br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>KARAR <br><br><br><br>İNCELENEN DOSYANIN\t<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 16/09/2024 <br>NUMARASI\t\t: 2024/338 D.İş Esas <br>İHTİYATİ HACİZ TALEP <br>EDEN \t<br>VEKİLİ<br>KARŞI TARAF \t<br>TALEP\t: İhtiyati Haciz <br>TALEP TARİHİ\t: 11/09/2024<br>KARAR TARİHİ\t: 11/12/2024<br>GEREKÇELİ KARARIN<br>YAZILDIĞI TARİH\t: 11/12/2024<br><br>\tTaraflar arasındaki ihtiyati hacze ilişkin talebin dosya üzerinden yapılan incelemesi sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı ihtiyati haciz talebinin reddine yönelik olarak verilen hükme karşı ihtiyati haciz talep eden vekilince süresinde istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.  <br>\tTALEP<br>\tİhtiyati haciz talep eden vekili talep dilekçesinde özetle; müvekkili ile karşı taraf şirket arasında genel kredi sözleşmesi akdedilerek ticari kredi ile şirket kredi kartı sözleşmesi akdedilerek karşı taraf şirkete ticari kredi kartı kullandırıldığını, karşı taraf ... ve ...'ın sözleşmelerde müteselsil kefil olduklarını, ...'ın genel kredi sözleşmesindeki kefalet limitinin 5.000.000,00 TL, kredi kartı sözleşmesi kefalet limitinin 200.000,00 TL, ...'ın genel kredi sözleşmesindeki kefalet limitinin 400.000,00 TL, kredi kartı sözleşmesi kefalet limitinin 200.000,00 TL olduğunu, anılan şahısların kefalet limitleri ile borçtan sorumlu bulunduklarını, borcun ödenmediğini, borcun ödenmesine yönelik ihtarnamenin karşı taraf borçlulara tebliğ edilmesine rağmen karşı taraf borçluların borçlarını ödemediklerini, vadesi gelmiş borcun rehinle temin edilmediğini belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere 1.577.239,02 TL alacağı teminat altına almak üzere karşı taraf borçluların menkul ve gayrimenkul malları ile üçüncü şahıslardaki doğmuş ve doğacak hak ve alacaklarının ihtiyaten haczine karar verilmesini talep etmiştir.<br>\tİLK DERECE MAHKEMESİ KARARI<br>\tMahkemece, ihtiyati haciz talebine konu edilen kredi ve kredi kartı alacaklarının rehinle temin edilmiş olduğuna dair bir delil veya emare bulunmadığı, talep konusu kredi ve kredi kartı alacakları hakkında kat ihtarnamesi keşide edilmesi suretiyle söz konusu alacakların (kat ihtarında belirtilen nakit alacak miktarları ile sınırlı olmak üzere) asıl borçlu yönünden muaccel hale geldiği, sunulan belgeler ışığında alacağın varlığına dair yaklaşık ispat koşulunun sağlandığı, sözleşme kefillerini takip hususunda taraflar arasında imzalanmış kredi ve kredi kartı sözleşmeleri incelendiğinde, alacakların kefiller yönünden muacceliyeti hususunda TBK'nun 590/3. maddesi uyarınca ihtarat zorunluluğu getiren bir hüküm bulunmadığı, bu doğrultuda TBK'nun 586. maddesi hükmünün uygulanması lüzumu bulunduğu, söz konusu kat ihtarnamenin öncelikle asıl borçluya tebliği (veya sözleşmede belirtilen adresinde bila-tebliğ iadesi) lüzumu bulunduğu, ancak somut talep kapsamında sunulan tebliğ mazbataları incelendiğinde talep konusu ihtarnamenin asıl borçlu şirket  sözleşmede mevcut adresine tebliğe çıkarılmadığı, dosyada bu hususta düzenlenmiş tebliğ mazbatası bulunmadığı, bu haliyle ihtiyati haciz talep eden tarafından keşide edilen ihtarnamenin, TBK'nun 586. maddesi anlamında asıl borçlu tarafından sonuçsuz bırakıldığından bahsedilemeyeceği, kefilleri takip imkanının henüz bulunmadığı gerekçesiyle ihtiyati haciz talebinin kısmen kabulüne, karşı taraf ... ve ... hakkındaki ihtiyati haciz talebinin reddine, İİK'nun 257. maddesi uyarınca ihtiyati haciz talep edenin; 1.577.239,02 TL tutarındaki alacağının tahsilini temin maksadıyla ve tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla, aleyhine ihtiyati haciz kararı verilen ... İnşaat Yapı Malzemeleri PVC Sanayi Ticaret İthalat ve İhracat Ltd. Şti.'nin borca yeter miktardaki menkul ve gayrimenkul malları ile 3. kişilerdeki hak ve alacaklarının ihtiyaten haczine, aleyhine ihtiyati haciz kararı verilen ile 3. kişilerin uğrayabilecekleri zararı karşılamak üzere HMK'nun 87. maddesi uyarınca taktiren alacağın %15'i oranında teminatın, nakit veya süresiz kesin banka teminat mektubu olarak alınmasına, tespit olunan 236.585,86 TL tutarında teminat bedeli ödendiğinde veya söz konusu teminat bedeli tutarında düzenlenen kesin ve süresiz teminat mektubu sunulduğunda kararın yerine getirilmesi amacıyla kararın bir suretinin Ankara İcra Dairesine gönderilmek üzere ihtiyati haciz talep eden vekiline tevdine karar verilmiştir.<br>\tİSTİNAF SEBEPLERİ<br>\tİhtiyati haciz talep eden vekili istinaf dilekçesinde özetle; borçlu asıl şirkete gönderilen ihtarnamenin 29/08/2024 tarihinde tebliğ edildiğini, TBK'nun 586. maddesinde yer alan şartların gerçekleştiğini, asıl borçlu şirketin sözleşme imzalandıktan sonra adresini değiştirdiğini, güncel adrese gönderilen ihtarname tebliğ edilmesine rağmen mahkemece yok sayılmasının hukuka aykırı bulunduğunu, kefiller yönünden ihtiyati haciz kararı verilmesi için gerekli koşulların oluştuğunu, şirketin yeni adresi varken sözleşme adresine ihtarname gönderilmesinin beklenemeyeceğini, asıl borçlu şirketin ifade geciktiğini, asıl borçluya gönderilen ihtarın sonuçsuz kaldığını belirterek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, karşı taraf kefiller yönünden de ihtiyati haciz talebinin kabulüne karar verilmesini istemiştir. <br>\tHUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ<br>\tTalep, İİK’nun 257 vd. maddesi uyarınca ihtiyati haciz istemine ilişkindir.<br>\t6100 Sayılı HMK'nın 355.maddesi gereğince, istinaf incelemesinin istinafa gelen tarafın sıfatı ile istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırılık bulunup bulunmadığı hususu gözetilerek ilk derece mahkemesinin taraflar arasındaki ihtilafta görevli mahkeme oluşu ve eldeki davada kesin yetki kuralına da aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla işin esasına girilerek yapılan incelemede;  <br>\tİhtiyati haczin koşullarını düzenleyen İİK'nun 257. maddesi, vadesi gelmiş ve rehinle temin edilmemiş bir para borcunun alacaklısının borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır, taşınmaz malları ve alacakları ile diğer haklarının ihtiyaten haczettirebileceği düzenlenmiştir. Aynı yasanın 258. maddesi gereğince alacaklının, alacağının varlığı ile haciz sebepleri hakkında mahkemede olumlu şekilde kanaat uyandırması gerekli ve yeterlidir. Bir başka deyişle ihtiyati haciz kararı verilmesi için mutlak ispat şartlarının oluşmasına gerek bulunmayıp, yaklaşık ispat ölçülerinde ispat yeterli olacaktır.  <br>\tYargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin emsal içtihatlarına göre ihtiyati haciz kararı verilmesinde mutlak ispat şartlarının oluşmasına gerek bulunmadığı, yaklaşık ispat ölçülerinde ispatın yeterli olacağı belirtilmiştir (26/02/2014 tarihli 2013/16354 esas 2014/3605 karar sayılı emsal içtihadı).<br>\tBanka tarafından genel kredi sözleşmesi ve kredi kartı üyelik sözleşmesine dayanılarak bu sözleşmeler kapsamında kullanılan kredi borcu ile kredi kartı borcunun ödenmediği, hesabın kat edildiği iddia edilerek 1.577.239,02 TL yönünden karşı tarafın menkul, gayrimenkul mal ile üçüncü kişilerdeki doğmuş ve doğacak hak ve alacaklarına ihtiyati haciz konulması talep edilmiştir. <br>\tMahkemece karşı taraf asıl borçlu yönünden ihtiyati haciz talebi kabul edilmiş, karşı taraf kefiller yönünden ise TBK'nun 586. maddesindeki kefillere başvuru koşulunun oluşmadığı gerekçesiyle karşı taraf kefiller yönünden ihtiyati haciz talebinin reddine karar verilmiştir. <br>\tİhtiyati haciz talep eden banka vekilinin istinaf başvurusu karşı taraf kefiller yönünden verilen ihtiyati haciz talebinin reddi kararına yöneliktir. <br>\tDosya kapsamından ihtiyati haciz talep eden banka ile karşı taraf borçlu şirket arasında 28/10/2019 tarihli 200.000,00 TL limitli genel kredi sözleşmesi imzalandığı, son limit artışıyla sözleşme limitinin 5.000.000,00 TL'ye artırıldığı, karşı taraf borçlu ...'ın sözleşmede 5.000.000,00 TL limit ile müteselsil kefil sıfatıyla imzasının bulunduğu, diğer borçlunun sözleşmede 400.000,00 TL limit ile müteselsil kefil sıfatıyla imzasının bulunduğu görülmüştür. <br>\tİhtiyati haciz talep eden banka ile asıl borçlu şirket arasında 22/06/2020 tarihli Business Card üyelik sözleşmesi imzalanmış olup, karşı taraf diğer borçluların sözleşmede 200.000,00 TL limit ile müteselsil kefil sıfatıyla imzaları yer almaktadır. <br>\tKredi ödeme planları, hesap kat ihtarnamesi ve kredi kartı hesap özetleri dosyaya sunulmuştur.<br>\tİhtiyati haciz talep eden banka tarafından karşı taraf borçlulara 26/08/2024 tarihli hesap kat ihtarnamesi gönderilerek toplam 1.674.695,62 TL kredi, toplam 228.705,54 TL kredi kartı alacağı olmak üzere toplam 1.903.401,16 TL'nin 3 gün içinde ödenmesi talep edilmiş olup, ihtarnamenin karşı taraf asıl borçlu şirkete ve borçlu kefillere 29/08/2024 tarihinde tebliğ edildiği görülmüştür.  <br>\tKarşı taraf müteselsil kefil yönünden genel kredi sözleşmesi, kredi kartı üyelik sözleşmesi tarihi ve talep tarihi dikkate alındığında TBK'nun 586. maddesinin uygulanması gerekir. Anılan maddenin 1.fıkrası; \"Kefil, müteselsil kefil sıfatıyla veya bu anlama gelen herhangi bir ifadeyle yükümlülük altına girmeyi kabul etmişse alacaklı, borçluyu takip etmeden veya taşınmaz rehnini paraya çevirmeden kefili takip edebilir. Ancak, bunun için borçlunun, ifada gecikmesi ve ihtarın sonuçsuz kalması veya açıkça ödeme güçsüzlüğü içinde olması gerekir.\" hükmünü içermektedir. <br>\tYargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 01/11/2016 tarih ve 2016/12120 Esas 2016/8556 Karar sayılı emsal içtihadında da \"... borçlunun  ifada gecikmesi tek başına yeterli olmayıp ifada gecikmiş olan borçluya ihtar gönderilmesi ve bunun da sonuçsuz kalması gerekmektedir. Ayrıca kanunda müteselsil kefile ihtar çekilmesi şartı aranmamaktadır. Müteselsil kefile ihtar çekilmesi, sadece onun takipten önce temerrüde düşürülmesi ile ilgili bir sorundur. Başka bir anlatımla, müteselsil kefil hakkında icra takibine girişilebilmesi için diğer koşulların yanında ayrıca müteselsil kefile de ihtar gönderilmesi gibi bir koşul yasada yer almamaktadır. Bu itibarla, hem asıl borçluya hem de müteselsil kefile aynı anda ihtar gönderilip borçluya gönderilen ihtarın tebliğine rağmen verilen süre içinde borcun ödenmemesi üzerine yasada belirtilen koşullar gerçekleşmiş olacağından bu durumda müteselsil kefil aleyhine takibe girişilebilecektir...\" denilmiştir. Tüm bu hal, kuşkusuz ki kefil yönünden de alacağın muaccel olması durumunda geçerlidir. TBK'nun 590/3. maddesi \"Asıl borcun muaccel olması, alacaklı veya borçlunun önceden süre içeren bildirimde bulunmasına bağlıysa, kefalet borcu için bu süre, bildirimin kefile yapıldığı tarihte işlemeye başlar\" düzenlenmesini içermektedir. <br>\tİhtiyati haciz talep eden bankanın kredi hesabını kat ettikten sonra asıl borçlu ve müteselsil kefillere tebliğden itibaren 3 gün süre vermek suretiyle alacağının ödenmesini isteyen ihtar gönderdiği, bu ihtarın asıl borçluya ve kefillere 29/08/2024 tarihinde tebliğ olduğu görülmüştür. <br>\tKarşı taraf asıl borçluya gönderilen hesap kat ihtarnamesi sözleşmede yer alan adresi dışında, ticaret sicilinde kayıtlı bulunan adresine gönderilmekle birlikte hesap kat ihtarnamesi asıl borçluya kefillerle aynı gün 29/08/2024 tarihinde tebliğ edildiğinden, tebligatın sözleşmede yer alan adresine gönderilme koşulu aranmayacaktır. Bir başka anlatımla, asıl borçlunun sözleşmede yer almayan adresine gönderilen hesap kat ihtarnamesinin bila tebliğ olması durumunda bila tebliğ tarihi asıl borçluya tebliğ tarihi olarak esas alınamayacak ise de, somut olayda zaten sözleşme dışında yer alan adrese hesap kat ihtarnamesi tebliğ edildiğinden yapılan tebligatın geçersiz olduğundan söz edilemeyecektir. <br>\tÖte yandan, yukarıda açıklandığı üzere karşı taraf borçlu ...'ın kredi kartı üyelik sözleşmesindeki kefalet limiti 200.000,00 TL, genel kredi sözleşmesindeki kefalet limiti ise 400.000,00 TL'dir. <br>\tBanka tarafından borçlulara gönderilen hesap kat ihtarnamesinde toplam 1.674.695,62 TL kredi, toplam 228.705,54 TL kredi kartı alacağı olmak üzere toplam 1.903.401,16 TL'nin tahsili talep edilmiş ise de, banka vekilince ihtiyati haciz talep edilir iken alacak miktarı olarak bildirilen 1.577.239,02 TL'nin ne kadarının kredi kartı, ne kadarının kredi alacağından kaynaklandığı hususu kalem kalem belirtilmemiştir. <br>\tKarşı taraf borçlu ...'ın kefalet limitlerinin ayrı ayrı talep edilen alacak miktarının altında kalması nedeniyle talep edilen alacağın tümünün kredi alacağı olması halinde tümünden sadece 400.000,00 TL limit ile sorumlu tutulabilecek iken bu miktarın içerisinde 200.000,00 TL veya hesap kat ihtarında belirtilen 228.705,54 TL kredi kartı alacağının da bulunması halinde kredi yönünden 400.000,00 TL, kredi kartı yönünden ise 200.000,00 TL'den sorumlu tutulabilecektir. Bu durumda karşı taraf borçlu ... yönünden kefalet limitleri ihtiyati haciz talep edilen alacak miktarının altında kaldığından talebe konu alacak kalemleri ayrı ayrı bildirilmediğinden anılan borçlu yönünden sorumluluk tespiti yoluna gidilememiştir. <br>\tAçıklanan bu durum karşısında mahkemece, asıl borçluya hesap kat ihtarnamesinin tebliğ edilip, kefillere başvurulabilmesi için TBK'nun 586/1 maddesi uyarınca borçlunun, ifada gecikmesi ve ihtarın sonuçsuz kalması veya açıkça ödeme güçsüzlüğü içinde olması koşulu gerçekleşmiş ise de, karşı taraf kefil ... yönünden ihtiyati haciz talebine konu alacağın ne kadarının kredi, ne kadarının kredi kartı alacağından kaynaklandığı kalem kalem açıklanmadığı, anılan kefilin sözleşmelerde yer alan kefalet limitinin ayrı ayrı talep edilen alacak miktarının altında kaldığı, kefilin sorumlu olduğu alacak kaleminin tam olarak tespit edilemediği, bu hususta alacaklı bankanın alacak kalemlerini açıklamamakla anılan kefil yönünden alacağının varlığını yaklaşık olarak ispatlayamadığı gözetilerek bu gerekçe ile anılan kefil yönünden talebin reddine karar verilmesi gerekirken yanılgılı gerekçe ile yazılı şekilde hüküm kurulmasında gerekçe yönünden isabet görülmemiştir. <br>\tKarşı taraf kefil ...'a gelindiğinde, yukarıda açıklandığı üzere anılan kefilin genel kredi sözleşmesindeki kefalet limiti 5.000.000,00 TL, kredi kartı sözleşmesindeki kefalet limiti ise 200.000,00 TL'dir.<br>\tHesap kat ihtarnamesinde toplam 1.674.695,62 TL kredi, toplam 228.705,54 TL kredi kartı alacağı olmak üzere toplam 1.903.401,16 TL'nin ödenmesi talep edilmiştir. <br>\tBanka tarafından ihtiyati haciz talebine konu edilen 1.577.239,02 TL'nin ne kadarının kredi kartı, ne kadarının kredi alacağına olduğuna ilişkin alacak kalemleri açıklanmadığından talep edilen toplam miktar kredi sözleşmesindeki kefalet limitinin altında ise de, talebe konu alacağın kredi kartı kefalet limitini aşıp aşmadığı tespit edilememektedir. <br>\tHal böyle olunca, mahkemece karşı taraf kefil ... yönünden asıl borçluya hesap kat ihtarnamesinin tebliğ edilip, kefillere başvurulabilmesi için TBK'nun 586/1 maddesi uyarınca borçlunun, ifada gecikmesi ve ihtarın sonuçsuz kalması veya açıkça ödeme güçsüzlüğü içinde olması koşulu gerçekleşmiş ise de, talep edilen alacağın ne kadarının kredi kartı, ne kadarının kredi alacağına ilişkin olduğunun banka tarafından kalem kalem açıklanmadığı, toplam alacak miktarı kredi sözleşmesi kefalet limitini aşmıyor ise de, bu miktarın içerisinde kredi kartı sözleşmesi kefalet limitini aşan bir miktarın bulunup bulunmadığının anlaşılamadığı, bu hususta alacaklı bankanın alacak kalemlerini açıklamamakla anılan kefil yönünden alacağının varlığını yaklaşık olarak ispatlayamadığı gözetilerek bu gerekçe ile anılan kefil yönünden talebin reddine karar verilmesi gerekirken yanılgılı gerekçe ile yazılı şekilde hüküm kurulmasında gerekçe yönünden isabet görülmemiştir.<br>\tTüm bu nedenlerle ihtiyati haciz talep eden vekilinin istinaf başvurusunun gerekçe yönünden kabulüne, ilk derece mahkemesi kararının karşı taraf kefillere ilişkin gerekçe yönünden kaldırılmasına, ihtiyati haciz talebinin kefiller yönünden farklı gerekçe ile reddine karar vermek gerekmiş ve takdiren aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir.  <br>\tHÜKÜM: Yukarıda Açıklanan Nedenlerle;<br>\tA)1-İhtiyati haciz talep eden vekilinin istinaf başvurusunun gerekçe yönünden KABULÜNE;<br>\tAnkara 7. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 16/09/2024 tarih 2024/338 D. İş sayılı kararının karşı taraf borçlular ... ve ... yönünden 6100 sayılı HMK'nun 353/(1)-b-2.maddesi gereğince gerekçe yönünden KALDIRILMASINA, <br>\t2-İhtiyati haciz talebinin karşı taraf borçlular ... ve ... yönünden REDDİNE,<br>\t3-Alınması gerekli olan 1.192,90 TL ihtiyati haciz karar harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına, <br>\t4-Karşı taraf kefiller yönünden yapılan yargılama masraflarının ihtiyati haciz talep eden banka üzerinde bırakılmasına, <br>\tB)1-İhtiyati haciz talep eden tarafından yatırılan 427,60 TL istinaf karar harcının talep halinde ihtiyati haciz talep edene iadesine, <br>\t2-Kararın kaldırma gerekçesi gözetilerek ihtiyati haciz talep edenin istinaf aşamasında yaptığı yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, <br>\tDosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 362(1)-f maddesi uyarınca kesin olmak üzere dosya üzerinden oy birliği ile karar verildi. 11/12/2024<br><br><br>Başkan -           Üye -                   Üye -            Zabıt Katibi - <br><br>Bu belge 5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu hükümlerine göre UYAP sistemi üzerinden  elektronik imza ile imzalanmıştır.<br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"a29e8b00d40652a8","SID":"dc0f54d140a6e553"}}