{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ <br>26. HUKUK DAİRESİ <br>T.C.<br>ANKARA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>26. HUKUK DAİRESİ<br><br><br>ESAS NO\t: 2022/2204 <br>KARAR NO\t: 2024/1432<br><br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>K A R A R <br> <br><br>BAŞKAN\t\t: ...  (...)<br>ÜYE\t\t: ...  (...)<br>ÜYE\t\t: ...  (...)<br>KATİP\t\t: ...  (...)<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 08/02/2022<br>NUMARASI\t\t: 2020/285 Esas 2022/73 Karar<br><br>DAVACI\t<br>VEKİLİ\t:<br>DAVALILAR\t<br>DAVANIN KONUSU\t: Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)<br>KARAR TARİHİ\t: 21/11/2024<br>GEREKÇELİ KARAR <br>YAZILMA TARİHİ\t: 03/12/2024<br>\t<br>İlk derece mahkemesince verilen karara karşı davacı vekili ve davalı ... vekili tarafından süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda;\t<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI :<br>Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 25.12.2018 tarihinde, davacının 5. Hudut Alay 2. Hudut Tabur Komutanlığı/Iğdır emrinde görev yapmakta iken, 322117 plakalı TTZGA (Kobra-2) araç kazasında yaralandığını davalı ... tarafından düzenlenen zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesinin, kişi başına sakatlık halinde bedeni teminat sağladığını, davacının kaza sırasında maruz kaldığı travma sonucu belinde kırık meydana geldiğini, olay nedeniyle büyük korku yaşadığını ve girdiği psikolojik şoku atlatamadığını belirterek HMK'nın 107. Maddesi gereğince  fazlaya ilişkin talep hakkı saklı kalmak kaydıyla şimdilik 1.000,00 TL maddi tazminatın davalılardan müteselsilen, 100.000,00 TL manevi tazminatın davalı ... Bakanlığından kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile tahsiline karar verilmesini talep etmiş, 01.09.2021 tarihli dilekçesinde, maddi tazminat taleplerinden feragat ettiklerini bildirmiştir.<br>Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; usulüne uygun başvuru yapılmadığından davanın başvuru şartı eksikliğinden usulden reddi gerektiği, tedavi ve geçici maluliyet giderlerinden davalının sorumlu olmadığını, gerçek zararın ispatının gerektiğini, faiz talebinin yerinde olmadığını savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. <br>Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; yargı yolu, görev, yetki, işbölümü, husumet, zamanaşımı, hak düşürücü süre itirazlarının bulunduğunu, kaçınılmazlık durumunun söz konusu olduğunu, olayda idarenin kusura dayalı ve kusursuz sorumluluğunun olmadığını, talep edilen tazminat miktarlarının fahiş olduğunu, yapılan ödemelerin mahsubunun gerektiğini, faiz talebinin yerinde olmadığını savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: <br>Mahkemece yapılan yargılama sonunda; dosyadaki bilgi ve belgelere, alınan bilirkişi raporuna göre, kazanın meydana gelmesinde askeri araç sürücüsünün tam kusurlu olduğunun anlaşıldığı, Hacettepe Üniversitesi , Tıp Fakültesi, Adli Tıp Anabilim Dalı Bölümünden alınan raporda, davacının kazadan kaynaklanan daimi maluliyet oranının %51, tıbbi iyileşme süresinin 6 ay olduğunun mütalaa edildiği, davacının maddi tazminat talebinden feragat ettiği, TBK’nın 56. Maddesi gereğince davacı lehine manevi tazminat koşullarının oluştuğu gerekçesi ile davacının maddi tazminata ilişkin davasının feragat nedeni ile reddine, davacının manevi tazminata ilişkin davasının kısmen kabulü ile, 75.000,00 TL manevi tazminatın 25.12.2018 kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ...'ndan alınarak davacıya verilmesine, karar verilmiş, karara karşı davacı vekili ve davalı ... vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvuru yapılmıştır.<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:<br>Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; davacının yaralanmasının niteliği, maluliyet oranı, kazanın meydana gelmesinde kusurunun bulunmaması dikkate alındığında hükmedilen manevi tazminatın az olduğunu ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. <br>Davalı ... vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; zamanaşımı ve yargı yolu itirazlarının olduğunu, kazanın meydana gelmesinde davalı idareye atfedilecek bir kusur ve sorumluluk bulunmadığını, hükmedilen tazminatın fahiş olduğunu ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. <br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE:<br>6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesi gereğince istinaf sebepleri ile sınırlı olarak ve kamu düzenine ilişkin hususlar resen gözetilerek inceleme yapılmıştır.<br>Davacı vekili, davalı ... Bakanlığının işleteni, davalı ... şirketine ZMSS poliçesi ile sigortalı askeri aracın tek taraflı kaza yapması sonucu araçta bulunan davacının yaralandığını belirterek geçici ve sürekli işgöremezlik tazminatı ile manevi tazminat talep etmiştir.<br>6098 sayılı TBK'nın 56. maddesi hükmüne göre, hakimin özel halleri göz önünde tutarak manevi zarar adı ile hak sahibine verilmesine karar vereceği bir para tutarı adalete uygun olmalıdır. Manevi tazminat, zarara uğrayanda, manevi huzuru gerçekleştirecek ve tazminata benzer bir fonksiyonu da olan özgün bir nitelik taşır. Manevi tazminat bir ceza olmadığı gibi, mamelek hukukuna ilişkin zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. Zarar görenin zenginleşmemesi, zarar sorumlusunun da fakirleşmemesi gerekmektedir. Takdir edilecek miktarın, mevcut halde elde edilmek istenen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. 22.6.1976 günlü ve 7/7 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı’nın gerekçesinde de takdir edilecek manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar da açıkça gösterilmiştir. Bunlar her olaya göre değişebileceğinden, hakim bu konuda takdir hakkını kullanır iken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir.  <br>Manevi tazminat zenginleşme aracı olmamakla beraber, bu yöndeki talep hakkındaki hüküm kurulurken olay sebebiyle duyulan acı ve elemin kısmen de olsa giderilmesi amaçlanmalı ve bu sebeple tarafların sosyal ve ekonomik durumları ile birlikte olayın meydana geliş şekli de gözönünde tutularak, hak ve nesafet kuralları çerçevesinde bir sonuca varılmalıdır. Zira, Türk Medeni Kanununun 4. maddesinde, kanunun takdir hakkı verdiği hallerde hakimin hukuka ve hakkaniyete göre hükmedeceği öngörülmüştür. Yargıtay’ın 22.6.1966 tarih ve 1966/7 Esas 1966/7 Karar sayılı İçtihadı Birleştirme Kararında takdir olunacak manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar da açıkça gösterilmiştir. Bunlar, her olaya göre değişebileceğinden, hâkim bu konuda takdir hakkını kullanırken, ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir.<br>Manevi tazminatın tutarını belirleme görevi hâkimin takdirine bırakılmış ise de hâkimin manevi tazminat tutarını somutlaştırabilmesi için zararın kapsamının belirlenmesi açısından maluliyetin varlığı ve oranı ile kaza ile illiyet bağının bulunup bulunmadığının belirlenmesi gerekmektedir. Bu belirlemenin ise Adli Tıp Kurumu İhtisas Dairesi veya Üniversite Hastanelerinin Adli Tıp Anabilim Dalı bölümleri gibi kuruluşların, çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikayetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetinden, haksız fiilin gerçekleştiği tarihe göre 11.10.2008 tarihinden önce Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğü, 11.10.2008 tarihi ile 01.09.2013 tarihleri arasında Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği, 01.09.2013 tarihi ile 01.06.2015 tarihleri arasında Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği, 01.06.2015 tarihi ile 20.02.2019 tarihleri arasında Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik, 20.02.2019 tarihinden sonra da Erişkinler için Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine uygun olarak düzenlenmesi gerektiği Yargıtay tarafından kabul edilmektedir. <br>Mahkemece, davacının maluliyetinin tespiti bakımından hükme esas alınan Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığının 10.11.2021 tarihli raporunun incelenmesinde; kaza sonrası tedavisi için getirildiği Iğdır Devlet Hastanesinin 25.12.2018 tarihli epikriz raporunda, davacının omurga ve kaburgalarında kırık belirlendiğinin, Afyonkarahisar Devlet Hastanesine ait 26.02.2019 tarihli ilaç kullanım raporunda, hastanın karışık anksiyete ve depresif bozukluk, yaygın anksiyete bozukluğu tanısı olduğu, olanzapin reçetelendiğinin, Afyonkarahisar Devlet Hastanesine ait 07.07.2020 tarihli raporda, Ruh Sağlığı ve Hastalıkları; travma sonrası stres bozukluğu tedavi ile işlevselliği kısmen düzelen tanısı verildiği, %40 engel oranı verildiğinin belirtildiği, başkanlık tarafından hasta ile yapılan görüşmede ise “… ilk psikiyatri başvurusunun olaydan 2,5 ay sonra olduğunu, mevcut durumda psikiyatri takibine devam ettiğini, kendisini mutsuz ve diğer insanlardan ayrı hissettiğini, devamlı bunalma hissi olduğunu, uyku düzeninin bozuk olduğunu, uykuya dalma güçlük olduğunu, uykudan sıçrayarak uyandığını, panik olduğunda sol bacakta titreme olduğunu, ani seslerden irkildiğini…” beyan ettiğinin belirtildiği görülmüş olup sonuç olarak Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği hükümlerine göre, travma ve stres bozukluğu için %49, bel bölgesindeki yaralanması nedeniyle %14 olmak üzere Balthazard formülü uygulandığında davacıda %51 oranında daimi maluliyet belirlendiğinin mütalaa edildiği görülmüştür.<br>Bu durumda mahkemece, davalı ... şirketinin rapora itirazları da değerlendirilerek davacının belirtilen zihinsel ve ruhsal davranışsal bozukluklar ve travma sonrası stres bozukluğu nedeniyle gördüğü tedaviler ve kullandığı ilaçlara ait tüm belgelerin getirtilmesi, zihinsel ve ruhsal bozukluğunun kaza ile illiyetinin bulunup bulunmadığı, travma sonrası stres bozukluğu nedeniyle tedavisinin sona erip ermediği, tedavi ile iyileşip iyileşmeyeceği, maluliyete neden olacak şekilde kalıcı hale gelip gelmediği, araz bırakacak şekilde çalışmasına engel teşkil edip etmediğinin belirlenmesi, yerleşik Yargıtay uygulamalarına göre kaza tarihi itibariyle uygulanması gereken Özürlülük Ölçütü Sınıflandırılması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre davacının kazadan kaynaklanan daimi maluliyet oranının tespit edilmesi için Adli Tıp Kurumundan rapor alınması ve sonucuna göre manevi tazminat takdir edilmesi gerekirken hüküm kurmaya elverişli bulunmayan rapor hükme esas alınarak yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.<br>Açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin ve davalı ... vekilinin istinaf başvurularının kabulü ile HMK'nın 353/1-a-6 maddesi uyarınca ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına ve davanın yeniden görülüp sonucuna göre karar verilmesi için ilk derece mahkemesine gönderilmesine, kararın kaldırılma sebebine göre tarafların sair istinaf sebeplerinin şimdilik incelenmesine yer olmadığına karar verilmesi gerekmiştir.<br>HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;<br>1-Davacı vekilinin ve davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun  HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının KALDIRILMASINA,<br>Davanın yeniden görülüp sonucuna göre bir karar verilmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye GÖNDERİLMESİNE, <br>2-Kararın kaldırılma sebebine göre davacı vekilinin ve davalı vekilinin sair istinaf sebeplerinin şimdilik incelenmesine yer olmadığına,<br>3-Davacı vekili ve davalı vekili tarafından yatırılan istinaf peşin karar harcının talepleri halinde iadesine,<br>4-Taraflarca yapılan istinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince yeniden verilecek kararda gözetilmesine,<br>5-Kullanılmayan istinaf gider avansının iadesine,<br>6-Karar tebliği ve harç işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine,<br>Dosya üzerinden yapılan inceleme sonucu HMK'nIn 353/1.a maddesi uyarınca KESİN olmak üzere 21/11/2024 tarihinde oy birliği ile karar verildi.<br> <br><br>Başkan ...<br> <br><br>Üye ...<br> <br><br>Üye ...<br> <br><br>Katip ...<br> <br><br>* Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.<br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"7e809d4cead3bc2c","SID":"df67dd7bbe28e85e"}}