{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">DENİZLİ<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>  4. HUKUK DAİRESİ<br><br>DOSYA NO\t: <br>KARAR NO\t: <br>KARAR TARİHİ\t: 12/12/2024<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br><br>BAŞKAN\t\t: ...  (...)<br>ÜYE\t\t: ...  (...)<br>ÜYE\t\t: ...  (...)<br>KATİP\t\t: ...  (...)<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: MUĞLA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: <br>NUMARASI\t\t: <br>DAVACI\t: ...-T.C. Kimlik no:...<br>VEKİLİ\t: Av. ...- <br>DAVALI\t: ...-<br>VEKİLİ\t: Av. ...- <br>DAVANIN KONUSU\t: 3. Şahıs Tarafından Açılan Menfi Tespit<br>G.KARAR YAZIM TARİHİ\t: <br>İlk derece mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına yönelik davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi.<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:<br>Davacı vekili dava dilekçesinde; Davalı .... tarafından ...aleyhine ... İcra Müdürlüğü’nün ... esas sayılı dosyasından icra takibi başlatıldığını, işbu dosyadan İİK 89. maddesine dayalı haciz ihbarnamelerinin  davacıya elektronik tebligat yolu tebliğ edildiğini, davacının yurtiçi ve yurt dışında saygın bir iş adamı olup uzun süre yurt dışında bulunması sebebi ile elektronik tebligat adresini takip edemediğinden birinci ve ikinci haciz ihbarnamelerinden haberdar olamadığını, üçüncü haciz ihbarnamesinin tebliğinden sonra yasal süresi içerisinde üçüncü haciz ihbarnamesine itiraz ettiğini, davacının üçüncü haciz ihbarnamesine itiraz etmesine rağmen işbu itirazının dikkate alınmayarak anılan icra dosyasına konu borcun davacının zimmetinde sayıldığını ve davacının borçlu sıfatı ile dosyaya eklendiğini, davacının, borçlu ... ile arasında herhangi bir ticari, hukuki ve beşeri ilişki bulunmadığını, borçlunun davacı nezdinde herhangi hak ve alacağının olmadığını belirterek, davacının ..İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasından borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>Davalı cevap dilekçesinde; dava açılmadan önce arabuluculuk dava şartının yerine getirilmediğini, davacı tarafından dava harçlarının da eksik yatırıldığını, taraflarınca 07/04/2022 tarihinde ... Aleyhine ...İcra Dairesinin ... Esas sayılı dosyası ile 250.000 Euro bedelli senet ile alakalı olarak icra takibi başlatıldığını, başlatılan icra takibi kapsamında usulüne uygun olarak iletilen tebligatlar ile icra takibinin kesinleştiğini, icra takibinin kesinleşmesi üzerine, haricen elde ettikleri bilgiler neticesinde borçlu şirkete borcu bulunan özel ve tüzel kişilerin tespit edilerek, söz konusu kişilere usulüne uygun olarak haciz ihbarnamelerinin gönderildiğini, davacının gönderilen bu haciz ihbarnamelerine yasal süresi içerisinde itiraz etmediğini, davacının menfi tespit davası açılmasında hukuki yararının bulunmadığını, haricen edindikleri bilgilere göre borçlunun sahibi olduğu eski ismi ile ... Otel'in davacı ve davacının oğlu ... ile yine davacının oğlunun yetkilisi olduğu ... Tarafından satın alındığını, otel satın alma bedeli olarak borçlu ... ile yetkilisi ... adına 12 adet 500.000 Euroluk  senet tanzim edildiğini, söz konusu senetlere ilişkin olarak ödemelerin düzenli olarak borçluya ve borçlu şirket yetkilisi ... yakınları olan oğulları ...'e cirolayıp banka yolu ile elden tahsil ettiğini, bu nedenle borçlunun davacı nezdinde hiçbir hak ve alacağı bulunmadığı yönündeki beyanının kabul edilemeyeceğini savunarak, davanın reddine, .... İcra Dairesinin ... Esas sayılı dosyasına davacının borçlu olarak eklenmesine ve akabinde takibin davacı yönünden devamına, borca haksız olarak itiraz eden davacının %20 den aşağı olmayacak şekilde tazminat ödemesine karar verilmesini istemiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:<br> İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davanın, İİK 89/3. maddesinden kaynaklı 3. kişi tarafından açılan menfi tespit davası olduğu, tarafların tacir olmasının veya temel ilişkinin ticari nitelikte bulunmasının mahkemenin görevinin belirlenmesinde bir etkisinin bulunmadığı, davanın tarafları arasında doğrudan bir ilişki bulunmaması ve uyuşmazlığın takip hukukundan kaynaklanması nedeniyle görevli mahkemenin Asliye Hukuk Mahkemesi olduğu, mahkemece dava şartı olan bu husus resen dikkate alınarak davanın Asliye hukuk Mahkemesinde görülmesi gerektiği gerekçesiyle, davanın dava şartı noksanlığı nedeniyle usulden reddi ile, görevsizliğine karar verilmiştir.<br>İSTİNAF SEBEPLERİ:<br>Davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde; yerel mahkemede görülen uyuşmazlığın ticari olduğundan Asliye Ticaret Mahkemelerinin görevli olduğunu ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir. <br>DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE GEREKÇE: <br>Dairemizce HMK'nın 355. maddesi kapsamında istinaf dilekçesinde belirtilen hususlarla sınırlı olmak üzere ve kamu düzenine ilişkin hususlar resen dikkate alınarak yapılan inceleme neticesinde;<br>Dava, 2004 sayılı İcra İflas Kanunu'nun  89/3. maddesinden kaynaklı 3. kişinin açtığı menfi tespit talebine ilişkin olup, İİK'nın 89. maddesinde görevli mahkeme açıkça belirtilmemiştir. Bununla birlikte, Yargıtay 19. Hukuk Dairesi'nin 2016/3568 Esas, 2016/6425 Karar sayılı ve Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin Bölge Adliye Mahkemeleri Hukuk Daireleri Arasındaki Uyuşmazlığın Giderilmesine dair 06/11/2023 gün ve 2023/5228-6468 Esas ve Karar sayılı ilamlarında; bu tür davalarda, davacı ile borcun tarafları arasında doğrudan bir ilişki bulunmadığı, tarafların tacir olmasının veya temel ilişkinin ticari nitelikte bulunmasının mahkemenin görevinin belirlenmesinde bir etkisinin bulunmadığı, genel mahkemenin görevli olmasının asıl olduğu gerekçeleriyle, asliye hukuk mahkemelerinin görevli olduğu karara bağlanmıştır.<br>Açıklanan nedenlerle, İİK 89/3. maddesine dayalı olarak açılan menfi tespit davalarında, genel  mahkemenin görevli olduğu anlaşılmakla; davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi uyarınca esastan reddine karar vermek gerekmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. <br>HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;<br>1-... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... tarih, ... Esas ... Karar sayılı kararına karşı davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, <br>2-Alınması gerekli istinaf karar harcı peşin alındığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına,<br>3-Davalı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,<br>4-İstinaf karar tebliği, harç ve avans iadesi işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine,<br>Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliğiyle kesin olarak karar verildi...<br>\t\t\t\t<br>...<br>Başkan ...<br> <br>...<br>Üye ...<br> <br>...<br>Üye ...<br> <br>...<br>Katip ...<br> <br><br><br><br><br><br>Bu belge güvenli elektronik imza ile imzalanmıştır.<br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"52a09c1a510d0e68","SID":"7b2355f43e0613b5"}}