{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM  20. HUKUK DAİRESİ     <br>                     T.C.<br>                 ANKARA <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>         20. HUKUK DAİRESİ <br><br>ESAS NO       : 2024/1899   <br>KARAR NO\t: 2024/1781<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>                                                                                           K A R A R <br><br>BAŞKAN \t\t: ... \t     ...<br>ÜYE\t\t: ...\t     ...<br>ÜYE\t\t: ...\t     ...<br>KATİP\t\t: ... \t     ...<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 4. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK <br>\t\t  MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 17/04/2024<br>NUMARASI\t\t: 2023/570 E.  -  2024/189 K.<br><br>DAVACILAR\t  <br>VEKİLİ\t:<br>DAVALI\t:<br>DAVANIN KONUSU\t:Markaya Tecavüz ve Haksız Rekabetin Tespiti, Ticaret                                                             Unvanının Terkini, Hükmün İlanı<br><br>\tTaraflar arasında görülen davada Ankara 4. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 17/04/2024 tarih ve 2023/570 E. - 2024/189 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacılar ve davalı tarafından istenmiş ve istinaf dilekçelerinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:<br><br> TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ\t:Davacılar vekili, müvekkillerinden ... Enerjİ...A.Ş' nin \"...\" ibareli tescilli markalarının bulunduğunu, müvekkillerinin ticaret unvanlarının çekirdek unsurunun da aynı ibareden oluştuğunu, müvekkili Şirketlerden sonra kurulan davalı Şirketin ticaret unvanının  asıl unsurunu oluşturan \"...\" ibaresinin, müvekkili ... Enerji....A.Ş'nin tescilli markalarının ve müvekkillerinin ticaret unvanlarının çekirdek unsurunu oluşturan \"...\"  ibaresi ile aynı olduğunu, bu durumun haksız rekabet ve markaya tecavüz oluşturduğunu, müvekkilinin markalarının ve müvekkillerinin tanınmış olduğunu ileri sürerek, davalının ticaret unvanının müvekkillerine ait ticaret unvanı ile markalarına tecavüz oluşturduğunun tespitinine, ticaret unvanının terkinine ve hükmünün ilanına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>Davalı vekili, davacıların iddialarının yerinde olmadığını olmadığını, dava konusu unvanının babadan oğula geçerek, 40 yıla yakın süredir kullanıldığını, müvekkilinin faaliyet alanının davacılardan farklı olduğunu, davacıya zarar verme kastlarının bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.<br><br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece, davacıların ticaret unvanlarının asli unsuru ile davalının ticaret unvanının asli unsurunun \"...\" ibaresinden oluştuğu, davacılardan ... Enerji ..A.Ş ile davalının faaliyet alanlarının aynı ve benzer bulunduğu, anılan davacının ticaret unvanının davalı Şirketten daha önce tescil edildiği, bu nedenle anılan davacının davalının ticaret unvanının terkini ve hükmün ilanı isteminin yerinde bulunduğu, diğer davacının ise davalı ile faaliyetleri konuları arasında benzerlik bulunmadığından unvan terkini ve hükmün ilanı istemlerinin yerinde bulunmadığı, davalının \"...\" ibareli markasal kullanımı bulunmadığından, davacılardan ... Enerji...A.Ş'nin tescilli markalarına tecavüzün söz konusu olmadığı, davalının önceye dayalı hak sahipliği iddiasının da yerinde bulunmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, davalı firmanın ticaret unvanında ''...'' şeklinde kılavuz unsur olarak belirtilen ibarenin davalı ticaret unvanından terkin edilmesine, (silinmesine), kararın hüküm özetinin masrafı sonradan davalı tarafça karşılanmak üzere, Türkiye genelinde yayınlanan bir gazete de bir kez ilan edilmesine, diğer kısımların reddine karar verilmiştir.<br><br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacılar vekili, müvekkillerinden ... Endüstri San ve Tic A.Ş ile davalı Şirketin iştigal alanlarının ilişkili ve benzer olduğu gibi   anılan müvekkilinin ticaret unvanının çekirdek unsuru olan “...” ibaresinin davalı Şirketin ticaret unvanında aynen yer alması sebebiyle, taraf şirketlerin iştigal alanlarının farklı olup olmamasının dikkate dahi alınmamasının gerektiğini, açıklanan nedenlerle anılan müvekkili yönünden de ticaret unvanının terkini taleplerinin yerinde bulunduğunu, benzer bir uyuşmazlıkta da aynı sonuca varıldığını, öte yandan davadaki taleplerinin markaya ve ticaret unvanına dayalı unvan terkini istemine ilişkin olduğunu, davada markaya tecavüz iddiasında bulunmadıklarını, diğer taraftan davalının ticaret unvanının müvekkillerinden ... Enerji adına tescilli marklarında da tecavüz oluşturduğunu, SMK'nın 29/1-a ve 7/3-e maddelerinde uyarınca   tescilli markadaki işaretin aynısının benzer mal ve hizmetlerde ticaret unvanı olarak kullanımının marka hakkına tecavüz oluşturacağının açık bir biçimde kabul edildiği, müvekkilinin markalarının tanınmış olduğunu, mahkemece davalı Şirketin markasal kullanımı bulunmadığı gerekçesiyle markaya dayalı unvan terkini taleplerinin reddine karar verilmesinin hukuka uygun bulunmadığını ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını ve davanın tüm talepleri yönünden kabulüne karar verilmesini istemiştir.<br>      Davalı vekili, davacılar ile müvekkili Şirketin iştigal konularının tamamıyla farklı olduğunu, müvekkilinin dava konusu unvanının kullanmak suretiyle davacıların marka ve unvanına tecavüzünün bulunmadığının bilirkişi raporu ile de sabit olduğunu, müvekkilinin ticaret unvanını 40 yılı aşkın süredir kullandığını, müvekkilinin ticari defterlerinin incelenemediğini, incelemesi halinde müvekkilinin davacılardan farklı sektörde faaliyette bulunduğunun anlaşılacağını, müvekkilinin ticaret unvanının davacı markalarının tescil kapsamında yer alan mal ve hizmetlerde de kullanmadığını ileri sürerek, ilk derece mahkemesinin kısmi kabul kararının kaldırılmasını ve davanın reddini istemiştir. <br>  <br>GEREKÇE\t: Dava, markaya tecavüz ve haksız rekabetin tespiti, ticaret unvanının terkini ve hükmün ilanı istemlerine  ilişkindir.<br>\tİnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. <br>Dosya kapsamında yer alan bilirkişi raporu ve Türk Patent ve Marka Kurumu'nun resmi internet sitesinden tespit edilen bilgilere göre, davacı ... Enerji A.Ş'nin   davaya mesnet gösterdiği markalarından, 2012/106131, 2012/106130 sayılı ve \"... ...\" ibareli marklarını, ilk derece mahkemesinin karar tarihinden önce Ekim 2020 tarihinde, dava dışı ... ... Sanayi ve Ticaret A. Ş.’ye  devrettiği anlaşılmaktadır.<br>6100 sayılı HMK'nın 125/2. maddesi uyarınca, davanın açılmasından sonra, dava konusu davacı tarafından devredilecek olursa, devralmış olan kişi, görülmekte olan davada davacı yerine geçer ve dava kaldığı yerden itibaren devam eder. Somut uyuşmazlıkta da davacı ... Enerji...A.Ş  tarafından, dava konusu 2012/106131, 2012/106130 sayılı markaların   ... ... Sanayi ve Ticaret A. Ş.'ye  devredilmesiyle anılan hüküm uyarınca, devralan kişinin davacı yerine geçmesi, bahsi geçen markalar yönünden davanın kaldığı yerden itibaren bu kişi huzurunda görülmesi gerekir. İlk derece mahkemesi ise karar tarihinden önce gerçekleşen bu devri hiç dikkate almamış,  2012/106131, 2012/106130 sayılı markalar yönünden, anılan markaları devreden  ... Enerji...A.Ş  huzurunda davayı görmeye devam etmiştir.<br>   Her ne kadar, davacı ... Enerji A.Ş'nin bahsi geçen markalarının devredildiği hususu, ilk kez istinaf aşamasında fark edilmiş ve ilk derece mahkemesine bu hususta bir bildirimde bulunulmamış ise de, taraf teşkili kamu düzenine ilişkin olup markaların devir tarihi, ilk derece mahkemesinin karar tarihinden önce olduğundan, bu devirler nedeniyle gerekli işlemlerin yapılması ve taraf teşkilinin sağlanması da ilk derece mahkemesince yapılmalıdır.<br>Kabule göre de; yukarıda özet kısmından da anlaşılacağı üzere, davacı taraf,  davalının ticaret unvanının, davacılardan ... Enerji....A.Ş'nin \"...\" ibareli tescilli markalarına ve her iki davacının ticaret unvanına tecavüz oluşturduğunu ileri sürerek, davalının ticaret unvanının terkinini istemiştir.<br>İlk derece mahkemesince, markaya tecavüz iddiası yönünden, davalının \"... \" ibareli markasal kullanımı bulunmadığı gerekçesiyle bu istem yönünden davanın reddine karar verilmişse de;  6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun 7/3-e maddesi uyarınca, işaretin ticaret alanında kullanılması halinde marka sahibi, işaretin ticaret unvanı ya da işletme adı olarak kullanılmasını yasaklayabilir. Aynı Yasa'nın 29/1-a maddesi uyarınca da marka sahibinin izni olmaksızın, markayı 7 nci maddede belirtilen biçimlerde kullanmak fiili, marka hakkına tecavüz sayılır.  6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun anılan maddelerinin yürürlüğe girmesiyle artık ticaret unvanının özellikle \"hizmet\" sınıflarında sadece unvan biçiminde \"kullanılması\" dahi, marka hakkına tecavüz teşkil edecektir. Bu durumda marka hakkına tecavüzden bahsedilebilmesi için ticaret unvanının markasal biçimde kullanılmasına dahi gerek yoktur.  Bahsi geçen  maddeler kapsamında bir ticaret unvanının kullanılmasının, marka hakkına tecavüz teşkil etmesi için kullanımın ticaret sırasında olması, kullanım konusunda marka sahibinin izninin olmaması, kullanımın markanın tescil edildiği mallarla/hizmetlerle aynı veya benzer mallar/hizmetler için olması veya aynı, benzer veya farklı mal veya hizmetlerde olmasına bakılmaksızın, tescilli marka ile aynı veya benzer olan ve Türkiye’de ulaştığı tanınmışlık düzeyi nedeniyle markanın itibarından haksız bir yarar elde edecek veya itibarına zarar verecek veya ayırt edici karakterini zedeleyecek nitelikte olması ve kullanımın markanın işlevlerini, özellikle tüketicilere malların veya hizmetlerin kaynağını garanti etme yönündeki temel işlevini yerine getirmeye müsait olması gereklidir. (Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 08.02.2023 tarih, 2021/11-446 E. ve 2023/61 K. sayılı kararı). Açıklanan nedenleri ilk derece mahkemesince davadaki markaya tecavüz iddiası yönünden, yazılı gerekçeyle  karar verilmesi doğru olmamıştır.<br> Öte yandan yine kabule göre, dosya kapsamında yer alan ticaret sicil kayıtlarından, davacıların ticaret unvanlarının davalının ticaret unvanından önce tescil edildiği ve her iki tarafın ticaret unvanlarının  asli unsurlarının aynı ibareden oluştuğu anlaşılmaktadır. Ancak TTK'nın 52. maddesi kapsamında unvan terkini koşullarının gerçekleşmesi için bu  ticaret unvanlarının fiilen kullanıldıkları  faaliyet alanlarının da aynı veya benzer olması gereklidir. İlk derece mahkemesince, bilirkişi raporu doğrultusunda  davacılardan ... Enerji ..A.Ş ile davalının faaliyet alanlarının aynı ve benzer bulunduğu, diğer davacının faaliyet alanının ise davalıdan farklı olduğu gerekçesiyle yazlı şekilde karar verilmişse de, mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda bu sonuca , tarafların ticaret  sicilinde kayıtlı bulunan ana sözleşmelerinde yazılı faaliyet konuları nazara alınarak yapılan inceleme ile  varıldığından, bilirkişi raporunun bu yönden hükme esas alınması mümkün değildir. Zira bu incelemenin, şirketlerin ticaret unvanları tescil edilirken, faaliyet alanına her türlü mal ve hizmetin yazılması mümkün olduğundan ve ticaret unvanının bu alanların hepsinde kullanma gibi bir yükümlülük bulunmadığından, ticaret unvanının fiilen kullanıldığı mal ve hizmetler dikkate alınarak yapılması gerekli ve zorunludur. Nitekim Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 2019/2828 E-2020/1294 K sayılı ilamı ve YGHK'nın  2017/11-1298 E- 2019/335 K sayılı ilamları da aynı yöndedir.<br>O halde mahkemece yapılması gereken öncelikle, dava konusu 2012/106131, 2012/106130 sayılı markalar yönünden, HMK'nın 125. maddesi uyarınca gerekli işlemlerin yapılması ve taraf teşkilinin sağlanması, bundan sonra da  tarafların fillen faaliyet gösterdikleri iştigal alanları, konusunda uzman bilirkişiler marifetiyle belirlenip, gerek davacı ... Enerji..A.Ş'nin markaya tecavüz iddiası yönünden (davacının markalarının tanınmış olduğunu ileri sürdüğü de dikkate alınarak) gerekse de her iki davacının unvan terkini talepleri yönünden, yukarıda açıklanan hususlar çerçevesinde inceleme yapılarak bir karar verilmesinden ibarettir.<br>Bu itibarla Dairemizce, taraf vekillerinin yukarıdaki hususlara ilişkin istinaf itirazlarının kabulü ile HMK’nın 353/1-a-6. maddesi gereğince yerel mahkeme kararının kaldırılmasına, davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine, kararın niteliğine göre taraf vekillerinin  sair istinaf itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiştir. <br><br>HÜKÜM\t: Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere;<br>\t1-Davacılar ve davalı vekillerinin istinaf başvurularının HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince KABULÜ ile Ankara 4. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 17/04/2024 gün ve 2023/570 E. - 2024/189 K. sayılı kararının KALDIRILMASINA;<br>2-Dosyanın, davanın yeniden görülmesi için mahkemesine İADESİNE,<br>\t3-Taraf vekillerinin diğer istinaf itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına,<br>\t4-Davacılar ve davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda ayrı ayrı peşin olarak yatırılan 427,60-TL maktu istinaf karar ve ilam harcının istek halinde taraflara ayrı ayrı iadesine, <br>\t5-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, <br>\t6-İstinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince yapılacak yargılamada değerlendirilmesine, <br>\t7-Kararın tebliği ve harç işlemlerinin yerel mahkeme tarafından yaptırılmasına,\t<br>\tDair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliği ile 08/11/2024 tarihinde HMK 353/1-a-6 maddesi uyarınca KESİN olmak üzere karar verildi.<br><br>GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 08/12/2024<br><br>\t\t\t\t<br>Başkan<br>...<br> <br>Üye<br>...<br> <br>Üye<br>...<br> <br>Katip<br>...<br> <br><br><br><br><br><br><br><br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"d2141b6a0e12a197","SID":"96414b9abaee937b"}}