{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>12. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2022/781 <br>KARAR NO: 2024/1763<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 16/12/2021<br>NUMARASI: 2020/440 Esas - 2021/806 Karar <br>DAVA: Tazminat (Ticari Satım Sözleşmesinden Kaynaklanan)<br>Davanın reddine ilişkin kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;<br>DAVA: Davacı vekili, müvekkilinin davaya konu ... plakalı aracı 05/11/2018 tarihinde satın aldığını, satıştan önce davalının aracın hatasız ve kusursuz olduğunu söylediğini, müvekkilinin 15/03/2020 tarihinde araç için aldığı ekspertiz raporunda aracın sadece 3 parçasının değişmediğinin ortaya çıktığını, ayrıca aracın mekanik aksamında sıkıntılar olduğunu, yani aracın ayıplı olarak satıldığını; müvekkilinin davalıya noterden ayıp ihbarını gönderdiğini ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 70.000-TL maddi zararın ihtarname tarihi itibariyle ticari faiziyle davalıdan tahsili ile müvekkiline ödenmesine karar verilmesini  talep etmiştir. Davacı vekili, 14/01/2021 tarihli duruşmadaki beyanında taleplerinin satım bedelinden ayıp oranında indirim yapılmasından ibaret olduğunu beyan etmiştir.<br>CEVAP: Davalı vekili, müvekkilinin aracın hatasız olduğunu söylemediğini, aksine araçtaki değişen ve boyalı parçaların tümümün davacıya söylendiğini, sundukları Tramer mesajından da anlaşılacağı üzere aracın 65.000-TL tutarında 4 adet kazaya karıştığının belli olduğunu, davacının araç kiralama sektöründe faaliyet gösterdiğini,araçlar konusunda tecrübeli bir tacir olduğunu, satıştan sonra aracın bir adet kazaya karıştığını ve müvekkilinin satış tarihindeki fiyattan faiziyle birlikte ancak davacının kiralama bedeli ödemesi koşuluyla aracı almaya hazır olduğunu belirterek, davanın reddine karar verilmesini istemiştir. <br>İLK DERECE MAHKEME KARARI: Mahkemece, aracın davacı tarafından görülüp beğenilerek alınmış ikinci el bir araç olduğu, davacının aracı başka bir yerde muayene ettirip satın alma imkanı varken bunu yapmadan satın aldığı, aracı teslim aldıktan sonra süresinde  herhangi bir inceleme yapmadan kullanmaya devam ettiği ve davacının iddialarına itibar edilemeyeceği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.<br>İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili, bilirkişi raporuyla araçta gizli ayıp olduğu tespit edildiğinden 8 günlük sürede inceleme yükümlüğü bulunmadığını, müvekkilinin ayıbı öğrenir öğrenmez davalıya bildirdiğini, davalının süresinde cevap dilekçesi vermediği gibi ayıp ihbarı bakımından bir itirazı olmadığını, hatta ayıpları kabul ederek aracı geri almaya hazır olduğunu beyan ettiğini; aracın ayıpsız fiyatıyla alındığını; davalının satışta ağır kusurlu olduğunu;tanıkların dinlenmediğini ve bilirkişi raporuna itirazların değerlendirilmediğini belirterek, kararın kaldırılmasına ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.<br>GEREKÇE: Dava, ticari araç satım sözleşmesi kapsamında davalı satıcının davacı alıcıya ayıplı araç sattığından bahisle araçtaki ayıptan dolayı değer kaybı istemine ilişkindir. 6102 sayılı TTK'nın 23/1-c maddesi gereğince; malın ayıplı olduğu teslim sırasında açıkça belli ise alıcı 2 gün içerisinde durumu satıcıya ihbar etmelidir. Açıkça belli değilse alıcı malı teslim aldıktan sonra 8 gün içerisinde incelemek veya incelettirmekle ve bu inceleme sonucunda malın ayıplı olduğu ortaya çıkarsa haklarını korumak için durumu satıcıya ihbarla yükümlüdür.  Davacı tarafından İncirliova ... Noterliği'nin 05/11/2018 tarihli araç satım sözleşmesiyle 2013 model ... marka aracın 300.000-TL bedelle satıldığı,satıcı tarafından, aracı alıcıya halihazır durumu ile satarak bedelini aldığı ve aracı teslim ettiği; alıcı nın aracı halihazır durumu ile görüp beğenerek ve bedelini ödeyerek teslim aldığını beyan ettiği yazılıdır. Davacı vekili,aracın 370.000-TL'ye alındığını söylemiştir. 15/03/2020 tarihli ekspertiz raporunda aracın sadece 3 parçasının orijinal olduğu,191.830 km'de olan aracın tavanında soğuk düzeltme bulunduğu, sol çerçeve üst kısımlarının boyalı ve sol arka kapısında hasar olduğu yazılıdır. Davacı, noterden davalıya gönderdiği 29/07/2020 tarihli ihtarla durumu bildirerek 70.000-TL maddi zararın ödenmesini istemiştir.Alınan bilirkişi raporunda, davacının sunduğu ekspertiz raporuna göre araçtaki bulguların gizli ayıp teşkil ettiği, aracın ayıpsız piyasa değerinin 370.000-390.000-TL arasında olduğu ve gizli ayıplı haliyle değerinin 325.000-TL olacağı belirtilmiştir. Aracın satın alınmasından yaklaşık 9 ay sonra ayıplı olduğunun öğrenildiği iddia edilmiş ise de, davacı araç kiralama işiyle iştigal eden tacir olup  muayene yükümlülüğü  çerçevesinde aracı satın aldığı tarihten sonra muayene ettirerek Tramer kayıtlarından basit bir araştırma sonucu aracın durumu öğrenilebilecektir. Dolayısıyla davacı, TTK'nın 23/1-c maddesine uygun olarak aracı teslim almasından 8 gün içinde muayene ettirme yükümlülüğünü yerine getirmemiştir. Davacı satım sözleşmesinde aracı beğenerek hali hazır durumuyla satın aldığını ifade etmiş olup, davalı-satıcı bu hususta davalıya garanti taahhüt etmemiştir. Aracın  mevcut haliyle ikinci el değerinin ödenerek satın alındığının kabulü gerektiğinden eksik inceleme yapıldığına ilişkin istinaf sebebleri yerinde görülmemiştir. Açıklanan nedenlerle, davanın reddine ilişkin kararda  isabetsizlik bulunmadığından davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.<br>HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca  ESASTAN REDDİNE, Alınması gereken 427,60-TL istinaf karar harcından peşin yatırılan 80,70-TL harcın mahsubu ile kalan 346,9‬0-TL harcın davacıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına, Davacı tarafından yapılan giderlerin üzerinde bırakılmasına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK'nın 362(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 04/12/2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"38fef93bf87abf96","SID":"9330c1f71206b578"}}