{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>14. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2021/2027 <br>KARAR NO: 2024/1669<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 14/09/2020<br>NUMARASI: 2018/1184 E. -  2020/537 K. <br>DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)<br>Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerle davanın kısmen kabulüne dair verilen karara karşı, her iki taraf vekilleri tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; taraflar arasındaki ticari ilişkiden kaynaklı satış faturaları ve cari hesap alacağının ö.emesi üzerine başlatılan takibe yönelik itirazın haksız olduğunu, takibin 17.09.2018 tarihinde başlatılmasından sonra 19.09.2018 tarihinde 5.000 TL ödeme yapıldığını ve kısmi ödemenin dosya kapak hesabı yapılarak mahsubu gerektiğini ileri sürerek, Bakırköy ... İcra Müdürlüğünün .. Esas sayılı dosyasına yönelik itirazın iptali ile takibin devamına ve icra inkar tazminatına karar verilmesini talep  ve  dava etmiştir.Davalı vekili, savunmasında özetle; davacı tarafından düzenlenerek teslim edilen fatura bedellerinin ödendiğini, ancak satın alınan kumaşların bir kısmının gizli ayıplı olduğunu, ayıplı ürünlerin iade alınacağının bildirilmesine rağmen müvekkilince düzenlenen 25.07.2018 tarihli iade faturasının davacı tarafından kabul edilmediğini, müvekkilinin 5.000,00 TL'nin ödenmesi ile cari hesap borcunun sıfırlandığını ve davanın haksız savunarak, davanın reddi ile kötü niyet tazminatına karar verilmesini istemiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda;  \"...İncelemeye sunulan defter ve belgeler ile tüm dosya kapsamına göre, davacının takip ve dava tarihi itibariyle davalıdan 2.204,33 TL faturaya dayalı hesap alacağının bulunduğu, gerek icra takibinin Türk Lirası cinsinden başlatılması, gerekse de dava değerinin Türk Lirası cinsinden gösterilmesi, dava dilekçesi içeriğinde yabancı para cinsinden talep edildiğine dair hiç bir açıklamanın bulunmadığı anlaşıldığından davalının itirazının kısmen iptaline, takip tarihinden önce 25/07/2018 tarihinde 4.374,53 TL iade faturasının kesilmiş olduğu sebebiyle davacının bu konuda haksız olarak takibe girişmiş olduğu anlaşıldığından bu miktar bakımından davalı lehine kötüniyet tazminatına hükmedilmesine, takip tarihinden 2 gün sonrasında 5000 TL ödeme yapılmış olması nedeniyle davadan önce yapılan ödemenin davalıdan istenemeyeceğine,  davalının aleyhine girişilen icra takibine haksız ve kötüniyetli olarak itiraz etmiş olması, davanın İİK.nun 67. maddesi uyarınca açılan itirazın iptali davası olup, icra takibi cari hesaptan kaynaklanan alacağın tahsiline yönelik olduğu, bu durumda açılan itirazın iptali davasında hüküm altına alınan alacak  bilinebilir, bir başka deyişle likit olduğundan...\" gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile davalının Bakırköy ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı takip dosyasına yönelik itirazının kısmen iptali ile takibin 2.204,33 TL asıl alacak üzerinden devamına, 2.204,33 TL'nin %20'si oranında icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline, davalının kötü niyet tazminatı talebinin kabulü ile takibin başlatılmasında 4.374,53 TL bakımından davacının kötü niyetli olduğu anlaşıldığından belirtilen değerin %20'si oranında kötü niyet tazminatının davacıdan tahsiline, karar  verilmiştir. Bu karara karşı, her iki taraf vekillerince  istinaf başvurusunda bulunulmuştur.<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ Davacı  vekili, istinaf başvuru dilekçesinde özetle; Bakırköy ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası ile davalı şirket aleyhine1840,01 USD (11.311,31 TL) cari hesap ve fatura alacağının  tahsilinin istendiğini, takip sonrası 19.09.2018 tarihinde müvekkilinin banka hesabına 5.000 TL gönderildiğini, bu miktarın dikkate alınarak itirazın iptali davası açıldığını,  mahkemece hatalı değerlendirme ile takip ve dava tarihi itibariyle 2.204,33 TL alacak bulunduğu, takibin Türk Lirası cinsinden başlatıldığı ve dava değerinin Türk Lirası cinsinden gösterildiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne ve takip tarihinden önce 25.07.2018 tarihinde 4.374,53 TL iade faturası düzenlenmesi nedeniyle bu miktar yönünden kötü niyetli olunduğu gerekçesiyle kötü niyet tazminatının kabulüne karar verildiğini, Oysa müvekkilince takip talebi ile 1.840,01 USD (11.311,31 TL) cari hesap ve fatura alacağının takip ve davaya konu edildiğini, icra takibinde  dava değerinin Türk Lirası cinsinden gösterildiğine ve dava dilekçesi içeriğinde yabancı para alacağının talep edildiğine dair talep bulunmadığı gerekçesinin hukuka aykırı olduğunu, takip talebinde ve ödeme emrinde; ''toplam alacağın, takip tarihinden tahsil tarihine kadar asıl alacağa işleyecek değişen oranlardaki USD için uygulanan en yüksek mevduat faizi ile ödeme günündeki MB efektif satış kuru üzerinden TL karşılığının, masraf,vekalet ücreti ile birlikte tahsili talebi ...'' ibaresinin bulunduğunu, bu ibarenin de döviz cinsinden takip yapıldığını gösterdiğini, talep edilen meblağın döviz cinsinden istenmesine rağmen, bu hususta açıklama bulunmadığına ilişkin  gerekçenin hatalı olduğunu,  Faturaların döviz cinsinden düzenlendiğini ve bu faturalara itiraz edilmediğini, bilirkişi raporunda da davalının 1.840,01 USD borçlu olduğunun belirlendiğini, Bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasına ve davanın tam kabulüne karar  verilmesini istemiştir.Davalı  vekili, istinaf başvuru dilekçesinde özetle; Kararda dikkate alınan bilirkişi raporlarında, cevap dilekçesinde sözü edilen ayıp savunmasının değerlendirilmediğini, teslim edilen kumaşların ayıplı olduğununu davacıya iletildiğini, davacının da ayıbı kabul ederek, iade faturası düzenlenmesini istediğini, e-fatura olarak düzenlenen iade faturasına davacının itirazı bulunmadığını, faturanın kabul edilmesinden sonra  davacının fason olarak işlem yaptığı ayıplı ürünlerde gerekli tadilatların müvekkilince yapılarak ürünlerin satıldığını, düzenlenen iade faturasının dikkate alınmaksızın karar verilmesinin hatalı olduğunu, Bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasına ve davanın tümüyle reddine karar  verilmesini istemiştir.<br>İNCELEME VE GEREKÇE Dava, satım sözleşmesinden kaynaklanan bakiye alacağın tahsili amacıyla başlatılan ilamsız takibe yönelik itirazın İİK'nın 67.maddesi uyarınca iptali istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda davanın kısmen kabulüne karar verilmiş; bu karara karşı, her iki taraf vekillerinc, yasal süresi içinde istinaf başvurusunda bulunulmuştur. İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülmüş olan istinaf nedenleriyle ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır. Taraflar arasında satım sözleşmesi kapsamında, davacının emtia teslim ettiği sabittir. Uyuşmazlık taraflar arasındaki ticari ilişkinin hangi para birimi üzerinden kurulduğu, davalı tarafından düzenlenen yansıtma faturasının dikkate alınıp alınmayacağı, buna göre yapılan ödemeler de dikkate alındığında davacının bakiye alacağının bulunup bulunmadığı ile takibin yabancı para cinsinden yapılıp yapılmadığı noktasındadır.  Bakırköy ... İcra Müdürlüğünün .. Esas sayılı dosyasının incelenmesinde; davalı aleyhine 1.840,01 USD bedelli 03.01.2018-25.07.2018 dönemi cari hesap alacağı ve fatura alacağının tahsili amacıyla takip başlatılmıştır. Talepte USD alacağın ödeme tarihindeki TCMB efektif satış kuru karşılığı istenmiş ve USD cinsi paraya uygulanacak faiz talep edilmiştir. Talebin para kısmında ise önce asıl alacak ve işlemiş faizin TL karşılığı istenmiş, ardından karşısına döviz cinsinden değeri yazılmıştır. Bu durumda başlatılan takibin yabancı para cinsinden olduğu ve İİK'nın 58. maddesinin şartlarının sağlanması için yabancı paranın Türk Lirası karşılığının yazılarak harca esas değerin belirlendiği görülmüştür. Takibin 17.09.2018 tarihinde takibin başlatılması üzerine 19.09.2018 tarihinde davacının banka hesabına 5.000 TL gönderilmiştir. Davacı, bu miktarın dosya kapak hesabından indirilmesi gerektiğini  belirtmiş, ancak davadan önce yapılan bu ödeme dikkate alınmadan harca esas değer takibin tamamı olarak belirlenerek dava açılmıştır. Mahkemece alınan bilirkişi raporlarında, iade faturasının taraf defterlerinde kayıtlı olduğu ve takip tarihi itibariyle taraf defterlerinin mutabık olduğu, takip sonrası yapılan ödemenin de her iki tarafın defterinde kayıtlı olduğu anlaşılmıştır. Bu durumda taraflar arasındaki ticari ilişkinin döviz cinsinden kurulduğu, takibin döviz cinsinden yapıldığı iddiası dosya kapsamına uygun değerlendirilmelidir. Takipten sonra, ancak davadan önce yapılan ödeme için itirazın iptali davası açılmasında hukuki yarar bulunmamaktadır. Bu nedenle, mahkemece mali müşavir bilirkişiden ek rapor alınarak taraflar arasındaki ticari ilişkinin USD cinsinden kurulduğu ve takibin USD cinsinden yapıldığı iddiaları ve dosyada belgeler dikkate alınarak, takip sonrası yapılan kısmi ödemenin de ödeme tarihindeki TCMB efektif satış kuru karşılığının indirilerek, dava tarihindeki gerçek alacağın belirlenmesi, bundan sonra ödemenin öncelikle hangi alacaktan mahsup edileceğinin takipteki açıklamalara göre belirlenerek, varsa bakiye alacağın belirlenmesi ve İİK'nın 67/2.maddesindeki kötü niyet şartları  değerlendirilerek bir karar verilmesi gerekirken, eksik incelemeyle karar verilmesi doğru görülmemiştir. Açıklanan bu gerekçelerle, HMK'nın 353/1.a.6 hükmü uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının kaldırılmasına dair aşağıdaki karar verilmiştir.<br>KARAR: Yukarıda açıklanan gerekçelerle;1-HMK'nın 353/1.a.6 maddesi uyarınca, ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının kaldırılmasına, 2-Yukarıdaki açıklamalar ışığında davanın yeniden görülmesi için dosyanın, kararı  veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine, 3-Taraflarca yatırılan istinaf peşin karar harçlarıın, talep hâlinde, ilk derece mahkemesince yatıran taraflara iadesine,4-Taraflarca İİK'nın 36. maddesi uyarınca yatırılan teminatların, yatıran taraflara iadesine, 5-Taraflarca yapılan kanun yolu giderlerinin, ilk derece mahkemesince, esas hükümle birlikte yargılama giderleri içinde değerlendirilmesine dair; HMK'nın 353/1.a maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonunda, oy birliğiyle ve  kesin olarak karar verildi. 21.11.2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"7fbe678ba38d3618","SID":"3903cb6fa22d566f"}}