{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>14. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2024/1610 <br>KARAR NO: 2024/1643<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 02.07.2024 tarihli ara karar <br>NUMARASI: 2024/559 Esas<br>DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)<br>Taraflar arasındaki itirazın iptali talebinin ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sırasında, ara kararda yazılı nedenlerle davacı vekilinin ihtiyati haciz talebinin reddine dair verilen karara karşı, davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalının ayakkabı piyasasında güvenilir bir tacir olmadığını, davalının piyasaya borçlarının bulunduğunu, hileyle zilyetliğine geçirdiği müvekkili şirkete ait malları piyasaya arz ettiğini ve davalının müvekkili şirketi oyalama yoluna gitmesiyle birlikte mal kaçırma durumunun söz konusu olduğunu, müvekkili şirketin alacağını tahsil edememe riskiyle karşı karşıya olduğunu belirterek, itirazın iptali talebi yanında, teminatsız olarak veya mahkemece uygun görülecek bir teminat mukabilinde, davalı ...'in bütün menkul ve gayrımenkul malları ile üçüncü şahıslardaki bütün hak ve alacaklarının ihtiyaten haczine, karar verilmesini  talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI ÖZETİ İlk derece mahkemesi, ihtiyati haciz talebini değerlendirdiği 02.07.2024 tarihli ara kararıyla; \"...Muaccel olmuş bir alacak için ihtiyati haciz istenebilmesi için alacağın rehinle temin edilmemiş olması gereklidir. İİK.nun 45 nci maddesi uyarınca, bir alacak rehinle temin edilmiş ise, alacaklı yalnız rehnin paraya çevrilmesi yolu ile takip yapabilir. Alacağın rehinle temin edilmemiş bölümü için ihtiyati haciz kararı istenmesi ve genel haciz yolu ile takip yapılabilmesi mümkündür. Talep edenin talep dilekçesi incelenmekle; öncelikle ihtiyati haciz talebinin kabulüne karar verilebilmesi için talep edenin haklılığını yaklaşık ispat ölçüsü ile ispatlaması gerekmektedir, davacı fatura alacağı talebi ile icra takibi başlamış olup, davalının itirazı ile iş bu itirazın iptali davasını açmış olup dosyada mevcut bilgi ve belgeler ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için yaklaşık ispat ölçüsünün gerçekleşmediği anlaşılmakla...\" gerekçesiyle, ihtiyati haciz talebinin reddine karar vermiştir. Bu ara kararına karşı, ihtiyati haciz talep eden davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ Davacı  vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; Müvekkili şirketin orjinal ... - ... - ... vb markaların orjinal ayakkabı üretimlerini gerçekleştirdiğini, yönetim prensipleri ve uyduğu uluslararası ve kalite prensipleriyle saygın muteber  üretim tesislerine sahip olduğunu, müvekkili ile davalı arasında ticari ilişkiden kaynaklanan uyuşmazlığın mevcut olduğunu, Büyükçekmece ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasında, icra takibi başlatıldığını, davalının itiraz etiğini ve itirazın iptali davasının açıldığını, davalının müvekkili şirket yetkililerine kendisine ait olduğunu beyan ettiği ... plakalı araçla müvekkili şirketin stoklarında bulunan ayakkabıların takasını teklif ettiğini, 25.03.2024 tarihli anlaşmanın yapıldığını, daha sonra davalının tavır ve üslup değiştirdiğini, araç üzerinde taksit ve rehin olduğunu söyleyerek aracın noterdeki devrini vadetmiş olmasına rağmen devirden kaçındığını, müvekkili şirketin 1.kalite marka ayakkabı deposunu boşaltıp götüren davalının araç maliki olmadığının öğrenildiğini, ayakkabıları davalının zilyetliğine geçirdiğini, dolandırıcılık güveni suistimal suçlarını oluşturduğunun anlaşılması üzerine 24.04.2024  tarihinde müvekkili tarafından 740.300,00 TL tutarlı fatura düzenlenerek davalıya iletildiğini, fatura tutarı ve teslim edilen ürünlerin detayına itirazda bulunulmadığını, müvekkilinin davalının hile ile zilyetliğine geçirmiş olduğu şirkete ait malları piyasaya arz etmesi ve davalının oyalama yoluna gitmesi nedeniyle mal kaçırma durumunun söz konusu olduğunu, bu nedenle ihtiyati haciz kararı talep edilmesinin zaruri olduğunu, davalı tarafça ikrar edilen haksız fiilin varlığı ve alacağa ilişkin yaklaşık ispat şartları gereğince ihtiyati haciz talebinin kabulünün gerektiğini, yerel mahkemenin ret kararının isabetli olmadığını iddia ederek, ara kararın kaldırılmasını ve ihtiyati haciz kararı verilmesini talep etmiştir. <br>İNCELEME VE GEREKÇE Dava, ticari satıma ilişkin faturadan kaynaklanan açık hesap alacağının tahsili amacıyla başlatılan ilamsız icra takibine karşı yapılan itirazın İİK'nın 67/1 maddesi uyarınca iptali istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sırasında davacı vekilinin  ihtiyati haciz talebinin reddine dair  verilen ara karara karşı, davacı vekili tarafından, yasal süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülen istinaf başvuru nedenleriyle ve kamu düzenine aykırılık yönleriyle sınırlı olarak yapılmıştır. Davacı vekili tarafından dava dilekçesine, 24.04.2024 tarihli muhtelif spor ayakkabısına ait toplam 740.300,00 TL bedelli e-fatura örneği , e-fatura konusu alacağın tahsili istemine ilişkin icra takip örneği ibraz edilmiştir. Davalı tarafça davacı iddiaları kabul edilmemiştir. İstinaf dilekçesine ekli olarak  adi yazılı şekilde düzenlenen 25.03.2024 tarihli belge ibraz edilmiştir.İİK'nın 257. maddesinde ihtiyati haciz şartları düzenlenmiş olup maddede, rehinle temin  edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısının, borçlunun yedinde veya üçüncü şahıstan olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacakları ile diğer haklarını ihtiyaten haczettirebileceği belirtilmiş, maddenin 2. fıkrasında ise  iki bent halinde, vadesi gelmemiş borçlardan dolayı, borçlunun muayyen yerleşim yerinin olmaması, borçlunun taahhütlerinden kurtulmak maksadı ile mallarını gizlemeye, kaçırmaya veya kendisi kaçmaya  hazırlanır ya da bu maksatla alacaklının haklarını ihlal eden hileli işlemlerde bulunursa ihtiyati haciz istenebileceği düzenlenmiştir.İİK'nın 258. hükmüne göre, ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için mahkemenin alacağın varlığı hakkında kanaat edinmiş olması yeterlidir. Mahkemenin alacağın varlığına kanaat getirmesinden anlaşılması gereken  alacağın usul kurallarına göre kesin bir şekilde ispat edilmesi değildir. Bu hükme göre  alacaklının, alacağının varlığını ve muaccel olduğunu tam ve kesin olarak ispat etmesi aranmamakta, bu konuda mahkemeye kanaat verecek delilleri göstermesi yeterli kabul edilmektedir. İİK'nın 257. maddesi uyarınca ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için alacağın muaccel ve rehinle temin edilmemiş olması gerekmektedir. İlk derece mahkemesi karar gerekçesinde işaret edildiği üzere, ihtiyati haciz talebinin değerlendirildiği aşama itibariyle yaklaşık ispatın sağlandığının kabulü mümkün görülmemektedir. İhtiyati haciz talebinin reddi kararı isabetli olup, davacı vekilinin aksi yöndeki istinaf nedenleri yerinde görülmemiştir. Kaldı ki ilk derece mahkemesince yürütülecek yargılamada değişen delil durumuna göre talep hâlinde her zaman ihtiyati haciz talebi yönünden değerlendirme yapılabilecektir. İhtiyati haciz talep eden davacı vekilinin istinaf başvuru nedenleri ile sınırlı olarak dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, ilk derece mahkemesinin kararında ve gerekçesinde yasaya ve usule aykırılık bulunmadığı gibi kamu düzenine aykırılık da görülmediğinden, ihtiyati haciz talep eden davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1.b.1 ve İİK'nın 258/3 maddeleri uyarınca esastan reddine dair aşağıdaki karar verilmiştir. <br>KARAR: Yukarıda açıklanan gerekçelerle; 1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1.b.1 ve İİK'nın 258/3 maddeleri uyarınca esastan reddine, 2-Davacı tarafından yatırılan istinaf başvuru ve peşin karar harçlarının Hazineye irad kaydına,3-Davacı tarafından yapılan kanun yolu giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,4-Gerekçeli kararın ilk derece mahkemesince taraf vekillerine tebliğine,5-Dosyanın,  kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine dair;HMK'nın 353/1.b.1 ve 258/3. maddeleri uyarınca dosya üzerinde yapılan istinaf incelemesi sonucunda, oy birliğiyle ve kesin olarak karar verildi. 21.11.2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"2711e822caceb91a","SID":"67d91eb7e84569eb"}}