{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>44. HUKUK DAİRESİ<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br>DOSYA NO:2022/594 <br>KARAR NO:2024/2020<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ:İstanbul 1. Fikrî Ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi<br>TARİHİ:07/04/2021<br>NUMARASI:2017/804 E. - 2021/164 K.<br>DAVANIN KONUSU:Marka (Tecavüzün Tespiti İstemli)<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ:05/12/2024<br>Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan  inceleme sonucunda; <br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; ... tescil no.lu \".... \" markasının  davacı adına 29, 30, 43. sınıflarda tescil edilmiş olduğunu,  müvekkilinin markayı ile uzun yıllardan beri kullanarak yatırım yaparak tanınan ve aranılan bir marka haline getirdiğini, davalı tarafın ... tescil nolu \"...\" markasını 30. sınıfta adına tescil ettirmiş olduğunu; davalı adına tescil edilmiş olan markanın müvekkili markası ile benzer olduğunu ve iltibas yarattığını, davalı tarafın bununla da kalmayarak markasını tescil ettirdiği şekilde değil, müvekkil markası ile birebir aynı şekilde ve müvekkili markasına tecavüz eder şekilde kullandığını, kötü niyetli olarak tescil edilmiş olan davalıya ait ... tescil nolu markanın  hükümsüz kılınarak  sicilden terkinini; davalı adına tescil edilmiş olan ... tescil no'lu “...\" markanın tescil edildiğinden farklı şekilde kullanıldığı ve bu kullanımın müvekkilinin markasına tecavüz ve haksız rekabet  teşkil ettiğinin tespitine, tecavüzün önlenmesi ve sonuçlarının ortadan  kaldırılmasını talep ve dava etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davalı ...’in ... sektöründe tanınan markaların sahibi olduğunu,“...” Markasına havi ... no’lu,  05,29,30 emtia no’lu,“...” Markasına ... Ticaret no’lu,29,30 emtia no’lu,... no’lu ...’ın,,•... no’lu Gıda Ambalajı Tasarımının, “1... ” Markasına havi ... Ticaret no’lu,, “...” Markasına havi, 29,30 Emtia nolu... no’lu,, “... ” Markasına havi ...no’lu, 30 Emtia no’lu, , “...” Markasına havi ... no’lu, 29,30 Emtia no’lu, “...” Markasına havi ... no’lu, 30 Emtia no’lu,markaların yasal hak sahibi olduğunu,  tescilli markaların tamamının, münhasıran, Türkiye’nin ... tatlısının en önde gelen temsilcilerinden olan  dava dışı ... ŞTİ ile tanzim ve imza edilen Beyoğlu ... Noterliği’nin 13.04.2010 Tarihli, ... Yevmiye numaralı Marka Lisans Sözleşmesi ile işbu şirket üzerinden kullanılmakta olduğunu, Davacının  Alt Üst Soy nüfus kaydından da  açıkça görüldüğü üzere, Güllaç sektöründe tanınan ve markalarda belirtilen “...\"ın  Müvekkilin babasının babası olup, davacının  ...’ın ...’ olduğunu, davacının soyunun ..., Kırımlı olarak bilinen ve ...’ı geleneksel tatlı olarak kazandıran, sektördeki en önemli yapı taşlarından olduğunu,  davacının  marka lisansı sözleşmesi yaptığı dava dışı şirket üzerinden yüksek meblağlarda, Türkiye’nin en önemli süpermarketlerinde müşterileri bulunduğunu,  davacı yanın, sektörde kendilerinin bilinir, tanınır ve hatta markaları hususunda ciddi meblağlar harcadığı iddialarının asılsız olduğunu,Davacı yanın, 30.04.2008 tarih ve ... tescil numarası ile “kırımlı saffet güllaçları ...” adlı markaları bulunduğunu, Müvekkilinin ise, 08.11.2017 tarihli ... sayılı markası ile, kendilerinden çok sonra, marka tescili olduğu iddialarında bulunmuş ise de, davacının , kendi ataları ve soyunun adlarına havi birçok markası bulunduğunu, davacı yanın Nisan 2008 yılında ilk tescil ettiği markadan dahi, daha evvelden, 2007 yılında, markalarını  ve tasarımlarını tescil ettirenin davalı olup, ilk hak sahibinin davalı olduğunu, Yargıtay 11. Hukuk Dairesi’nin 2005/13788 Esas, 2007/4831 Karar, 27.03.2007 Tarihli Yargıtay İlamı, uyarınca, tescilli markanın mirasçılar tarafından birlikte kullanabileceği ve haksız rekabet oluşturmayacağı yönünde karar verildiğini, ayrıca ; davacı tarafından, Müvekkili ile hiçbir ilişiği bulunmayan, Müvekkiline ait olduğu ve kullanıldığı hiçbir şekilde tespit edilmemiş olan dava konusu şekle havi ambalajın nerede ve ne şekilde Müvekkili tarafından kullanıldığı yönünde delil olmadan dava açıldığından davacının ambalajı nerede, kimden, hangi müşteriden ve/veyahut ne şekilde ele geçirildiği açıklamak ve ispatlamak zorunda olduğunu, davanın hukuki mesnedi bulunmadığından reddini talep etmişlerdir.İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonunda; \" ...Tescil grafik unsuru yönünden beyaz pembe şekilde kombin edilmiş olup, davacının dilekçesinin 3.sayfasında davacı ve davalı kullanımlarını görsel olarak fotoğraflamış , ancak dava dilekçesindeki görselde de davacının markasını tescil ettirdiği şekilde değil sarı kırmızı ton ile kombin ederek kullandığı yani tescil ettirdiği şekli ile kullanmadığı  anlaşılmaktadır. Dolayısıyla davacının tescilli marka hakkının ihlal edildiği iddiası dinlenemez.Öte yandan davalı şekil3 olarak görseli dilekçede yer alan şekilde bir üretimi bulunmadığını ileri sürmüş olup, davacı yanca da ambalajın ne şekilde elde edildiği tespit edilmemiştir. Şekil 2 de yer alan davalı kullanımı iddiası yönünden ise davalı tıpkı şekil unsuru yönünden ...nolu tescilinde yer alan yazı unsuru ile markayı kullanmakta olup, sadece renk tonu yönünden turuncu ve kırmızı fon ile yani davalıda tescilden farklı olan renkler ile yani turuncu ve kırmızı renkler ile markasını kullanmaktadır.  Dolayısıyla davacı markasının   tescilli olduğu beyaz pembe olarak değil sarı kırmızı olarak , davalı markasında ise kırmızı ve turuncu olarak kullandıkları, piyasada firmaların tecilli olduğu şekilden farklı olarak markalarını kullanabilecekleri , her iki firmanın ise marka yazılarını tescilli olduğu hali ile ürün ambalajı üzerinde kullandıkları bu durumun marka hakkını ihlal yada haksız rekabet oluşturmadığından1-Davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine 2-Davalı adına ... nolu markanın HÜKÜMSÜZLÜĞÜNE, Kararın kesinleşmesini mütakip kesinleşmiş karar örneğinin ilgili sicile işlenmek üzere Türk Patent ve Marka Kurumuna gönderilmesine 3- Marka hakkını ihlal ve haksız rekabete dayalı tüm istemlerin reddine, 4- Tedbir ve ilan isteminin reddine\", karar verilmiştir.  Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; -Davacı yan tarafından, her ne kadar ... sektöründe markasını kullanmakta ise de, Müvekkilinin, ... sektöründe markasını tescil ettirdiğinden üstün hak sahibi olduğunu, gerek tescilli sınıfında, gerekse de fiilen ilk kullanan olduğunu, Müvekkili ...'in  hâlihazırda Türkiye genelinde, geleneksel tatlı olarak da bilinen “...” yani ...’ın sektördeki  en çok bilinen ve ticari faaliyeti olan birçok markanın tescilli tek hak sahibi olduğunu, tasarım itirazı yönünden ise; Davacı tarafından, Müvekkili ile hiçbir ilişiği bulunmayan, Müvekkiline ait olduğu ve kullanıldığı hiçbir şekilde tespit edilmemiş olan işbu şekle havi ambalajın nerede ve ne şekilde Müvekkili tarafından kullanıldığı sabit olmayan, işbu şekle ilişkin ambalaj ile ilgili hiçbir iddiayı kabul etmediklerini, -Tarafların, akraba olduğunu, Ek’te bulunan Alt Üst Soy Listesi’ne göre de “...’ın Müvekkilinin babasının babası olduğunu, yani Müvekkilinin, ...’ın torunu olduğunu, Müvekkilinin “...” ..., Kırımlı olarak bilinen ve ...’ı geleneksel tatlı olarak kazandıran, sektördeki en önemli yapı taşları olduğunu,  Sayın Mahkemenin Müvekkiline, “dedesinin ismi” olması ve davacı yan ile miras nedeni ile hak sahibi olduğundan bahisle marka tecavüzünün söz konusu olmamasına ilişkin hususa da hiç değinmeyerek, raporu açıkça sakatladığını, açıkça işbu dava konusuna ait Müvekkilinin, onanmış YARGITAY ilamı dahi,  mevcut olduğunu, yargılamada Müvekkili aleyhine açılan davanın Müvekkilinin  miras yolu ile hak sahibi olduğundan reddedildiğini, Yargıtay 11. HD 2006/14541-2008/6537 sayılı kararı ile onandığından, davacının davasının ve tüm taleplerinin reddine karar verilmesini talep etmiştir.Davacı vekili istinafa cevap ve katılma yoluyla istinaf  dilekçesinde özetle; Davalı tarafın dilekçesinde soybağına dayalı olarak hak iddia ettiğini ancak asıl olanın tescile dayalı hak sahipliği olup, soybağı iddiasının hukuki bir dayanağı  olmadığını, müvekkilinin davalının ve kendisinin atalarından miras kalan markaların kullanım konusunda bir talepte bulunmadığını, davalının usul ve yasaya aykırı şekilde 2017 yılında tescil ettirdiği markasının hükümsüzlüğünü talep edildiğini, Davalı taraf davaya konu iddiaları farklı göstermeye çalıştığını,-Markalar arasında iltibas bulunduğu müvekkilinin tescilinin daha eski tarihli olduğu davalı markasının hükümsüzlüğüne karar verilmesinin usul ve yasaya uygun bulunduğunu, alınan bilirkişi raporlarının da bu hususu ispat ettiğini, Davalı tarafın, müvekkilinin bilinirliğinden yararlanmak, markası ile iltibas oluşturmak için kötü niyetli bir şekilde müvekkilinin marka yaratma tekniği ile birebir aynı olan \"... \"  markası için Türk Patent Enstitüsüne  müvekkilinin tescilli markası ile birebir aynı sınıfta tescil başvurusunda bulunarak hukuka aykırı şekilde tescil ettirdiğini, Davalı taraf akabinde markayı tescil ettirdiği şekilde değil de, müvekkili markası ile görsel olarak aynı şekilde kullanmaya başladığını, Davalı tarafın kötü niyetli olduğunu, müvekkili markası ile iltibas yarattığını, müvekkili markasının ününden bilinirliğinden faydalanma kastı içinde olduğunu müvekkili ile aynı sektörde bulunan ve basiretli bir işadamı özeni göstermekle yükümlü olan davalının markasını tescil ettirirken, aynı işkolunda çalışan ve bilinir olan müvekkiline ait markayı bildiğini,  davalı tarafın müvekkiline ait bulunan markanın aynısını tescil ettirdiği şeklin dışında kullanarak açık olarak kötü niyetini ortaya koyduğunu, müvekkilinin markasına ayırt edici nitelik kazandırdığını, markasını bilinir hale getirdiğini, müvekkilinin ... konusunda tanınan ve aranılan bir marka haline geldiğini, gerçek sahibi olduğunu, müvekkili adına tescilli marka ile davalı taraf adına tescilli bulunan marka ayırt edilemeyecek kadar benzer bulunduklarından ve aynı sınıflarda tescil edilip kullanıldıklarından halk tarafından karıştırıldığını,  müvekkil kullanımından ve tescil tarihinden daha yeni tarihli bulunan davalı markası iltibasa neden olduğundan hükümsüzlüğüne, sicilden terkinine karar verilmesi usul ve yasaya uygun olduğunu, müvekkilinin davalıdan önce yapmış bulunduğu tescilin, davalının sonradan yapmış bulunduğu tescili önlediğini, Davalı tarafın müvekkilinin markası varken, müvekkilinden daha sonraki tarihte müvekkilinin markası ile iltibas oluşturan markayı tescil ettirmekle açıkça hukuka aykırı davrandığını, davalı markasının ... sicilinden terkinine hükmedilmesine dair karar usul ve yasaya uygun olduğunu, markalardaki ayniyet, ayırt edilemeyecek derecede benzerlik bulunması yanında markaların aynı mal ve hizmetler için de  kullanıldığını, her iki markanın da tatlı/güllaç emtiası/sınıfında kullanıldığını, Davalı tarafa ait ürünlerin müvekkilinin ürünü olduğu zannedildiğini,  Davalı tarafın kullandığı markalar ile müvekkilimizin kullandığı markanın iltibasa neden olduğunu, markalar arasında halk tarafından bağlantı kurulduğunu, aynı firmaya ait markalar gibi algılandığını, markalar kıyaslandığında müvekkili markası ile davalı taraf markasının genel görünüş, markaların gözde ve kulakta bıraktıkları genel intiba bakımından benzer bulunduklarını,  markaların hitap ettikleri orta düzeydeki tüketici tarafından karıştırılma ya da bağlantı kurulma ihtimallenin de bulunduğunu,-Davalı tarafın markayı tescil ettirdiği şekilde değil, müvekkili markası ile birebir aynı RESİM 3’de görüldüğü şekilde ve müvekkili markasına tecavüz eder şekilde kullandığını, davalının halen markalarını ticaret hayatında tescil ettiriği gibi kullanmadığını, müvekkili markalarına tecavüz teşkil eder,  haksız rekabet teşkil eder şekilde kullandığını, bu konuda ihtiyadi tedbir kararı verilerek bu kullanımının durdurulmasına karar verilmesi gerektiğini, davalı tarafın kötüniyetli hareket ederek müvekkili firmaya ait  marka ile iltibas oluşturan markasını aynı sınıflarda tescil ettirdiğini ancak bu markalarını da tescil ettirdiği şekilde değil, müvekkili markası ile aynı şekilde kullandığını,Davacının marka hakkına tecavüz teşkil eden fiillerin durdurulmasına ilişkin sayın mahkeme gerekli görür ise teminat da yatırarak tedbir karar verilmesini talep ettiklerini, Davalı tarafın “...”  ibaresini marka olarak kullanmasının müvekkilinin tescilli marka haklarına tecavüz ettiğinin ve ayrıca haksız rekabet oluşturduğunun tespitine, tecavüzün önlenmesine ve sonuçlarının ortadan kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.İnceleme, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun(HMK) 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.Davacının 30.04.2008 tarih ve ... tescil numaralı \"...'den beri..\" markası ile Davalının  08.11.2017 tarih ve ... tescil numaralı \"...\" markasının benzer olması nedeniyle hükümsüzlüğü ve tescil edilmiş hali ile kullanılmamasından kaynaklı  haksız rekabet ve marka hakkına tecavüz istemli davanın açıldığı anlaşılmıştır.Bilirkişiler ..., ..., ... 29/03/2019 tarihli bilirkişi raporlarında; Davaya dayanak yapılan ... tescil no.lu “...”  markasının 29, 30 ve 43.sınıfta davacı şirket adına tescil edilmiş olduğu, Hükümsüzlüğü talep edilen... tescil no.lu “ ...\" markasının  30. sınıfta davalı adına tescil edilmiş olduğunu, Davacı tarafa ait marka ve ambalaj kullanımı ile davalı tarata ait ambalaj kullanımı arasında bilgilenmiş kullanıcı üzerinde yarattığı genel izlenimde belirgin farklılıklar bulunmadığı, bu sebepte benzer olarak algılandıkları, Davaya dayanak ... tescil no lu “....” markası  ile hükümsüzlüğü talep edilen ...tescil nolu“ ...\" markanın esas unsurunun “...” ibaresi olduğunu; markaların bir bütün olarak benzer olduğunu; Markalar 30. sınıfta aynı/benzer ihtiyaçları gideren emtialar için tescil edilmiş oldukları göz önüne alındığında, hükümsüzlük davasında SMK m.25/1 ve 6/1'e dayalı hükümsüzlük şartının mevcut olduğunu, Davalı adına tescilli marka ... tescil no.lu markasın iken fiilen kullandığı iddia olunan markanın raporda görseline yer verilen ambalajdaki markasal kullanımın tescilli olan markadan farklılaştırılmış hali olduğu, Davalının tescil ettirdiğinden farklı şekilde kullandığı markanın, davacı adına tescilli olan marka ite benzerliğinin grafik unsurlarla birlikte artmış olduğu; davacı markasının daha önceki bir tarihte tescil edildiği dikkate alarak, davalının da davacı markalan ile bağlantılı olduğu izlenimi verecek görsel unsurlara yer vererek tescilli markasını farklılaştırarak kullanmasının dürüst bir kullanım olmayacağı, Dava konusu edilen ambalajdaki kullanımın davalıya ait olup olmadığı yönünde davalı yanca ileri sürülen itirazların takdirinin ise  Mahkemeye ait olduğunu bildirmişlerdir.Davalı yan rapora itiraz etmiş ve sundukları Yargıtay ilamı gözetilerek davanın reddi gerektiğini ileri sürmüşler, davacı yan ise raporun lehlerine olduğunu tahkikatın sonlandırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini talep etmişlerdir.Taraflara ait marka ve delil listesinde beyan edilen tasarım tescil dosyaları Türk Patent ve marka kurumundan celp edilmiştir. Delil olarak gösterilen Yargıtay 11. Hukuk Dairesi’nin 2005/13788 Esas, 2007/4831 Karar, 27.03.2007 Tarihli ilamı ile tarafların yargıya intikal etmiş dava dosyaları mahkememizce uyap sisteminden incelenmiştir.İstanbul 2.Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 14/09/2006 tarih ve ... sayılı kararın Yargıtay 11. Hukuk Dairesi’nin 2005/13788 Esas, 2007/4831 Karar, 27.03.2007 Tarihli ilamı ile onanmasına karar verildiği ve ilam içeriğine göre: davacı ve karşı davalı‘nın ... ŞİRKETİ ,davalı/karşı davacının  ... ve ... -.... ŞTİ. Olduğu ( Davacı vekilinin  müvekkilinin güllaç imalatı ve satışı yapan şirket olduğunu, davacı şirket ortaklarının dedesinin adı olan “...” isminin 21.02.1989 tarihinde marka olarak tescil ettirildiğini, piyasada zincir marketler olarak faaliyet gösteren ...markette satılan benzer üründe müvekkiline ait markanın taklit edilerek kullanıldığını, davalılar eyleminin müvekkiline zarar verdiğini ileri sürerek, bahse konu markanın sahibinin müvekkili olduğunun hüküm altına alınmasına, markaya vaki tecavüzün önlenmesi babında bu markanın davalılar tarafından kullanılmasına son verilmesini talep ve dava ettiğini,Davalılar (karşı davacılar) vekili, müvekkillerinden ...’in 1980’li yıllardan itibaren ... markası ile faaliyette bulunduğunu ve markayı 13.06.2003 tarihinde tescil ettirdiğini, müvekkillerinin tescilli bu markayı kullandığını, davacı markasının taklit edilmediğini, davacı (karşı davalı) tarafın müvekkillerini güç durumda söylentisini yayarak müvekkillerine maddi ve manevi zarar verdiğini belirterek, asıl davanın reddine; karşı dava ile de şimdilik 1.000 YTL maddi, 1.000 YTL manevi tazminatın faiziyle birlikte karşı davalıdan tahsilini talep ve dava ettiğini, Mahkemece iddia, savunma ve dosya kapsamına göre davacı şirketin ... numaralı markayı 30. sınıftan güllaç emtiası için tescil ettirdiği, davalı ...’in de 29, 30 ve 32. sınıflarda güllaç emtiasını da kapsayacak biçimde ... numaralı markayı tescil ettirdiği, işbu davada markaların hükümsüzlüğü talebinde bulunulmadığı, güllaç emtiası üzerinde gerek davacı, gerekse karşı davacı ...’ın markalarının müşterek dedelerinden dolayı hak sahibi olduğunu, tescilli marka sahibi olan davalı ... aleyhinde açılan davanın yerinde olmadığı, tescilli marka sahibi olan davacı şirketin marka tescilinden kaynaklanan haklarını talep etmek amacıyla tespit, arama talep edebileceği, marka sahibi olarak toplatma talebinde bulunacağını söylemesinin hak arama özgürlüğü kapsamında olduğu sonucuna varılarak, asıl ve karşı davaların reddine karar verildiği, taraf vekillerince hükmün temyiz edildiği ancak mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmaması nedeniyle ilamın onandığı anlaşılmıştır.İstanbul 2.Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi 14/09/2006 Tarih  2004/843-2006/221 karar sayılı kararı da Yargıtay 11. Hukuk Dairesi’nin  2006/14541 E.,  2008/6537 K. Sayılı kararı ile onandığı, \"...Mahkemece iddia, savunma ve dosya kapsamına göre davacı şirketin ... numaralı markayı 30. sınıftan güllaç emtiası için tescil ettirdiği, davalı ...’in de 29, 30 ve 32. sınıflarda ... emtiasını da kapsayacak biçimde... numaralı markayı tescil ettirdiği, işbu davada markaların hükümsüzlüğü talebinde bulunulmadığı, ... emtiası üzerinde gerek davacı, gerekse karşı davacı ...’ın markalarının müşterek dedelerinden dolayı hak sahibi olduğunu, tescilli marka sahibi olan davalı ... aleyhinde açılan davanın yerinde olmadığı, tescilli marka sahibi olan davacı şirketin marka tescilinden kaynaklanan haklarını talep etmek amacıyla tespit, arama talep edebileceği, marka sahibi olarak toplatma talebinde bulunacağını söylemesinin hak arama özgürlüğü kapsamında olduğu sonucuna varılarak, asıl ve karşı davaların reddine karar verilmiştir.\" gerekçesi ile karar verildiği anlaşılmıştır. Davalı yanca, davalının alt ve üst soyunu gösteren nüfus kaydı sunulmuş olup, ...’in babasının babası olduğu nüfus kaydı kapsamından anlaşılmıştır.Davacının ... tescil no lu “…” şekil markası  ile hükümsüzlüğü talep edilen ... tescil nolu“ ...\" şekil markasında,  Davacı markasının  ... no ile yatay dikdörtgen zemin üzerine ... ibaresinin pembe zemin içinde büyük harflerle beyaz olarak yine dikdörtgen zemin içinde yazıldığı ve üzerinde daha küçük harflerle siyah yazı ile Kırımlı ibaresi bulunduğu, alt kısmında ise …ibaresinin küçük punto ve küçük harflerle siyah tonda yazıldığı ve dikdörtgen formun üçe bölünerek grafikleştirildiği, markada ilk etapta göze çarpan unsurun ... ibaresi olduğu,  Davalı markasının ise ... tescil no ile koyu pembe bir kare grafik unsuru içinde dikdörtgen form ile her bir yazı 3 e bölünmüş diktörtgen şekli içine yazılması suretiyle oluşturulmuş,  orta bölümde yer alan “...\" ibaresinin daha görünür ve büyük punto ile yine koyu pembenin farklı bir tonu  içine siyah yazı ile yazıldığı,bu yazının üzerinde  daha küçük harflerle  açık pembe zemin üzerinde ... ibaresinin siyah ton ile daha küçük harflerle ve rakamlarla  yazıldığı ve alt bölümdeki açık pembe diktörtgen fonda biten ilk bölümdeki yazı ile ...ibaresinin fonunu da içine alacak şekilde sağ alt köşesinde siyah beyaz bir adam figürü ile grafik şekli oluşturulduğu ve markada esaslı unsurun ... ibaresi olduğu anlaşılmaktadır.Davacı katılmalı istinaf istemine ilişkin olarak; Bilirkişi raporunda, \"..Dava konusu benzerlik ve ayırt edicilik yönünden karşılaştırılan tasarımlar ambalaj tasarımlarıdır. Davacı tarafa ait marka (A) yatay şeritler; alt ve üstte kırmızı ince şerit arasında 3 eşit boyda (sarı-kırmızı-sarı) renkler üzerinde yer alan metinler bulunmaktadır. Metinler sırasıyla: \"...'den beri\" şeklindedir. Davacı tarafa ait ambalaj; orta bölümünde (A) yatay şeritlerden oluşan marka bölümü yer almakta, şeritler ince maviler ve aralarında yer alan aynı kalınlıkta sar-kırmızı-sarı renklerinden oluşmaktadır. Marka bölümünün ortasında logo yer almakta, logonun sağında ..., solunda ... yazısı yer almaktadır. Ambalaj kırmızı renkli olup (B), kenarlarına yakın biçimli şekikle dairesel beyaz alan (C) yer almaktadır. Davalı tarafa ait marka (A) yatay şeritler; ince siyah şeritler dar turuncu, geniş kırmızı, dar turuncu şeritler yer almakta üzerinde metinler ve görsel bulunmaktadır. Metinler sırasıyla: \"..., “ şeklinde olup şeritlerin sağ tarafında fotoğraf ve altında saffet yazısı yer almaktadır. Şeritlerin çevresinde kırmızı renkli aları yer almaktadır. Davalı tarafa ait ... numaralı tasarım: orta bölümünde (A) yatay şeritlerden oluşan marka bölümü yer almakta, şeritler; ince siyah şeritler dar turuncu, geniş kırmızı, dar turuncu şeritler yer almakta üzerinde metinler ve görsel bulunmaktadır. Metinler sırasıyla: \" ..., ..., \" şeklinde olup, şeritlerin sağ ve sol taraflarında fotoğraf yer almaktadır. Dikdörtgenin tam ortasında beyaz dairesel şeritler yer almakta (C) üst bölümünde \"...” metini bulunmaktadır. Dairenin alt bölümünde grafikler sol tarafında ise metin kutusu yer almaktadır. Dairenin ortasının fon rengi turuncu ve tonlarındadır. Dikdörtgen ve daire arasında kalan kısım (B) kırmızı renklidir. Davalı tarafa ait olduğu iddia edilen ambalaj: orta bölümünde (A) yatay şeritlerden oluşan marka bölümü yer almakta, ince siyah şeritler dar sarı, geniş kırmızı, dar sarı şeritler yer almakta üzerinde metinler ve görsel bulunmaktadır. Metinler sırasıyla: \"...\" şeklinde olup, ortasında fotoğraf bulunmaktadır. Ambalaj kırmızı renkli olup (B), kenarlarına yakın biçimli şekilde dairesel beyaz alan (C) yer almaktadır. Yapılan değerlendirme sonucunda, davacı tarafa ait marka ve ambalaj kullanımı ile davalı tarafa ait ambalaj kullanımı arasında bilgilenmiş kullanıcı üzerinde yarattığı genel izlenimde belirgin farklılıklar bulunmadığı, bu sebep ile benzer olarak algılandıkları \" sonucuna varılmıştır.Her ne kadar bilirkişiler tarafından bu yönde tespit yapılmış ise de, dava konusunun, davacı tasarımları ile davalı tasarımları olmadığı, davalının markasını, davacı markasına benzer şekilde kullanıp kullanmadığının tespitinin yapılması gerektiği, davacı tarafça delil olarak sadece davacı markası ile birebir aynı RESİM 3’de görüldüğü şekilde kullanımın sunulduğu ancak bu sunulan delilin davalı tarafa aidiyeti tespit edilememiş olmakla ve davalının diğer kullanımlarının tescilli kullanım olduğu anlaşılmakla davacının marka tecavüzüne ilişkin açmış olduğu davanın reddinde aykırılık bulunmadığından istinaf talebinin reddinin gerektiği anlaşılmıştır.Davalı istinaf istemine ilişkin olarak; Marka hukukumuzda, tescilde öncelik ve teklik ilkesi benimsenmiş ve davacı yanca söz konusu ilkenin somut olayda uygulanması gerektiği ileri sürülmüş ise de; gerçek  hak sahipliğinin bu ilkenin bir istisnasını oluşturduğu, davacı tarafından hem gerçek hak sahipliği hem de kötüniyetli tescil iddiasında bulunulduğuna göre, öncelikle bu iddiaların değerlendirilmesi gerektiği, Yargıtay'ın yerleşik içtihatlarıyla benimsendiği üzere, marka üzerindeki öncelik hakkı, o markayı, ihdas ve istimal eden ve piyasada maruf hale getiren kişiye ait olup,  gerçek hak sahipliği ilkesi gereği, yurt içinde, marka başvurusundan önce ve markaya konu işaretin tescil kapsamındaki mal ve hizmetler yönünden yoğun ve sıkı kullanım sonucu işaret üzerinde önceye dayalı hak elde edilmiş olması halinde, o işaret üzerinde gerçek hak sahibi olan kişiye öncelik hakkı tanınır olup somut olayda, \"...\" ibaresi üzerinde davacının da davalının da mirasçı olmaları nedeniyle hak sahibi oldukları konusunda onanmış Yargıtay ilamları gereği  uyuşmazlık bulunmadığı, uyuşmazlığın \"...\" dışındaki bütüncül kullanımda öncelik hakkı sağlayıp sağlamayacağı konusunda olduğu, her iki taraf markası incelendiğinde Davacının ... tescil no lu “…” şekil markası  ile hükümsüzlüğü talep edilen ... tescil nolu“ ...\" şekil markasında,  Davacı markasının  ... no ile yatay dikdörtgen zemin üzerine ... ibaresinin pembe zemin içinde büyük harflerle beyaz olarak yine dikdörtgen zemin içinde yazıldığı ve üzerinde daha küçük harflerle siyah yazı ile Kırımlı ibaresi bulunduğu,  alt kısmında ise …ibaresinin küçük punto ve küçük harflerle siyah tonda yazıldığı ve dikdörtgen formun üçe bölünerek grafikleştirildiği, markada ilk etapta göze çarpan unsurun ... ibaresi olduğu,Davalı markasının ise ... tescil no ile koyu pembe bir kare grafik unsuru içinde dikdörtgen form ile her bir yazı 3 e bölünmüş diktörtgen şekli içine yazılması suretiyle oluşturulmuş,  orta bölümde yer alan “...\" ibaresinin daha görünür ve büyük punto ile yine koyu pembenin farklı bir tonu  içine siyah yazı ile yazıldığı,bu yazının üzerinde  daha küçük harflerle  açık pembe zemin üzerinde ... ibaresinin siyah ton ile daha küçük harflerle ve rakamlarla  yazıldığı ve alt bölümdeki açık pembe diktörtgen fonda biten ilk bölümdeki yazı ile Saffet ibaresinin fonunu da içine alacak şekilde sağ alt köşesinde siyah beyaz bir adam figürü ile grafik şekli oluşturulduğu ve markada esaslı unsurun ... ibaresi olduğu, her iki markada da ... ibaresinin ön plana çıktığı,  ... ibaresinin ise küçük olarak ve siyah olarak yazıldığı, bu şekli ile  ... ibaresi üzerindeki gerçek hak sahibinin bunu ilk kullanan olarak davacı taraf olması nedeniyle öncelik hakkı sahibi olduğu,  bu nedenle öncelik hakkı ve iltibas nedenine dayalı olarak marka hükümsüzlüğüne karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı, davalı vekili tarafından yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.<br>HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Usûl ve yasaya uygun İstanbul 1. Fikrî Ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 07/04/2021 tarih ve 2017/804 E., 2021/164 K. sayılı kararına karşı taraf vekilleri tarafından yapılan istinaf talebinin 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince AYRI AYRI ESASTAN REDDİNE, 2-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 427,60 TL maktu istinaf karar ve ilam harcından peşin yatırılan 80,70 TL harcın mahsubu ile bakiye 346,9‬0 TL harcın davacıdan tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine, 3-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 427,60 TL maktu istinaf karar ve ilam harcından peşin yatırılan 80,70 TL harcın mahsubu ile bakiye 346,9‬0 TL harcın davalıdan tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine, 4-Taraflarca istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerlerinde bırakılmasına,5-İncelemenin duruşmasız olarak yapılması sebebiyle taraflar yararına vekalet ücreti tayinine yer olmadığına, 6-Taraflarca yatırılan gider avansından harcanmayan kısmın karar kesinleştiğinde iadesine,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 20/07/2017 tarih ve 7035 Sayılı Kanunun 31. maddesiyle değişik 6100 Sayılı HMK'nın 361/1. maddesi gereğince, kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Yargıtay'a temyiz başvurusunda bulunma yolu açık olmak üzere, oy birliğiyle karar verildi. 05/12/2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"b03bd2113c93b69d","SID":"97d0d737d9dc1ab3"}}