{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>44. HUKUK DAİRESİ<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F  M A H K E M E S İ  K A R A R I<br>DOSYA NO:2022/858 Esas<br>KARAR NO:2024/2021<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ:İstanbul 3. Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi<br>TARİHİ:16/12/2021<br>NUMARASI:2021/187 E. - 2021/7 K.<br>DAVANIN KONUSU:Endüstriyel Tasarım (Maddi Tazminat İstemli)<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ:05/12/2024<br>Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda;<br>G E R E Ğ İ  D Ü Ş Ü N Ü L D Ü:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: Müvekkilinin tekstil sektöründe faaliyet gösterdiğini,  Türk Patent ve Marka Kurumu nezdinde ... numaralı çoklu tasarımın 1. sırasındaki elbise ile müvekkilinin müşterisi olan ...'ye ait ... kullanıcı adıyla intagram sosyal paylaşım sitesinde 08.01.2019 tarihinde ilk defa kamuya sunulan elbisenin davalı  ... tarafından imal edilerek satışa arz edildiğini, intagramdaki pontlifetoptan kullanıcı adının davalıya ait olduğunu, ihbar olunan ... (...Giyim)' den davalı tarafından imal edilerek satışa arz edilen ürünlerin satın alındığını, müvekkilinin orijinal ürünleri İstanbul 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin 2019/33 Değişik İş delil tespiti dosyasına sunularak davalının işyerinde ve intagram hesabında tespit yapıldığını, delil tespitinde düzenlenen bilirkişi raporunda dava konusu ürünler arasında benzerliğin bulunduğunun tespit edildiğini, davalının dava konusu fiillerinin tasarım hakkının ihlali ve haksız rekabet teşkil ettiğini, bu nedenlerle, ihtiyati tedbir kararı verilmesini, tasarım hakkına tecavüz ve haksız rekabet teşkil eden eylemlerinin tespitini, durdurulmasını ve önlenmesini, maddi ve manevi tazminatın hesaplanarak davalıdan tahsilini, masrafı davalıya ait olmak üzere davalı aleyhine verilecek kararın yayınlanmasını, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yüklenmesini talep ve dava etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle: ... numaralı 1 ve 3 numaralı modelin müvekkili tarafından değil, başka bir firma tarafından üretildiğini, söz konusu ürün üzerinde ... ibaresinin yazılı olduğunu, davacının dava konusu tasarımının yenilik vasfını haiz olmadığını, ... numaralı çoklu tasarımın 1. sırasındaki ürünün 08.01.2019 tarihinde ...firmasının 18.01.2019 tarihinde ... firmasının sosyal medya hesabından kamuya sunulduğunu, söz konusu ürünün tasarım tescil başvurusunun 22.01.2019 tarihinde yapıldığını, müvekkilinin bu başvuruya itiraz ettiğini, işlemlerin devam ettiğini, dava konusu ürünlerin perakende olarak satışının yapıldığını, tescilsiz tasarım yönünden görev itirazlarının bulunduğunu, ... tarafından yapılan paylaşımın müvekkili tarafından takipçi sayısını arttırmak amacıyla yapıldığını, bu nedenle tespit dosyasındaki bilirkişi raporundaki tespitlerin hatalı olduğunu, ... numaralı çoklu tasarımın 1. sırasındaki ürünün yenilik ve ayırt edicilik vasıflarını haiz olmadığını, müvekkilinin mezkur ürünü perakende olarak satışını gerçekleştirdiğini, davacının maddi-manevi tazminat talebinin fahiş olduğunu, davanın reddine karar verilmesini talep edilmiştir.İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonunda; \"...Davalının eyleminin, davacının tasarım hakkına tecavüz ve haksız rekabet teşkil ettiğinin tespitine, durdurulmasına, önlenmesine, 74.480,00-TL maddi tazminatın delil tespitinin yapıldığı 11/02/2019 tarihinden itibaren işleyecek değişken oranlardaki ticari faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 10.000,00-TL manevi tazminatın delil tespitinin yapıldığı 11/02/2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine, karar kesinleştiğinde hüküm özetinin Türkiye’de tirajı yüksek bir gazetede bir kez ilanına masrafın davalıdan tahsiline,\" karar verilmiştir.Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; -Yerel Mahkemece hükmedilen manevi tazminat miktarının çok düşük olduğunu,  tarafların toptan üretim yapan firmalar olup, cirolarının oldukça yüksek olduğunu, hükmedilen manevi tazminat miktarının tecavüzün tekrarlanması açısından da hiçbir caydırıcılığı bulunmadığını, tecavüzün gerçekleşmesi ile müvekkilinin hedeflediği satışa ulaşamadığını, aldığı bazı siparişlerin iptal edildiğini ve de cirosu düştüğünü,  müvekkilinin cirosunun düşmesi, siparişlerinin iptal edilmesi gibi ticari sıkıntılar yüzünden manevi ıstıraba maruz kalındığını, davalı Türkiye'nin önde gelen giyim firmalarından olduğundan kamuoyu nezdinde müvekkilinin tasarımcı değil taklitçi olacağını,  piyasaya emek ve para harcayan müvekkili gibi üreticilerin tüm emeklerinin harcandığını,manevi tazminata ilişkin taleplerinin tam kabulüne karar verilmesi gerektiğini, -manevi tazminatın reddedilen kısmı yönünden, davalı lehine vekalet ücretine hükmedilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, manevi tazminatın reddedilen kısmi yönünden tazminattan fazla müvekkili borçlandırıcı şekilde ret vekalet ücretine hükmedilmesinin müvekkilinin adil yargılanma, hak arama hürriyeti ile Mahkemelere erişim hakkının kısıtlandığını, davayı kazanmış olmasına rağmen müvekkilinin kazanılan davanın hüküm sonuçlarını ortadan kaldıracak derecede karşı vekalet ücretine hükmedilmesinin, bir anlamda yargılamayı anlamsız kıldığını,-Yerel mahkemece eksik yargılama giderine hükmedildiğini,  dava açılmadan önce tasarım hakkına tecavüzün tespitine yönelik olarak İstanbul 1.Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 2019/33 D.İş sayılı delil tespiti dosyası ile delil tespiti yapıldığını, Yerel Mahkemece yargılama gideri hesaplaması yapılırken söz konusu delil tespit dosyasında yapılan masrafların da hüküm altına alınması gerektiğini, bu nedenle kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; -karar neticesinde ortaya çıkan maddi yükün müvekkili şirketin mali dengelerinin bozulmasına ve mahvına yol açacağını,  bilirkişi incelemelerinde davacı yanın S.M.K. 151/2-a kapsamında net kazanç kaybının tespit edilememesi sebebiyle takdiren 74.480,00 TL maddi tazminata hükmedildiğini, rakamın hüküm kurmaya ve denetime elverişli olmadığını,  Davacı yanın üretim esnasında 2.500 - 3.000 adet ürün kesildiği yönündeki hiçbir dayanağı bulunmayan iddialarına itibar edilerek ve taraf ticari defterlerinde inceleme yapılmasına rağmen dava dışı bir firmanın ürün etiketinde yazan 320,00 TL ürün fiyatı üzerinden yapılan hesaplamalara itirazları karşısında sayın mahkemece bilirkişi raporlarındaki hesaplamaların denetime ve hüküm kurmaya elverişli olmadığı bilinerek bilirkişi raporundaki miktara takdiren hükmedilmesinin adil yargılanma hakkını ihlal ettiğini, takdir hakkının kullanımındaki sınırların aşıldığını, takdir yetkisi denetime ve hüküm kurmaya elverişli bulunmayan bilirkişi raporuna itirazlarının arkasından dolaşmak için kullanıldığını, Davacı yan S.M.K. 151/2-a kapsamında net zararını kendi tercih ettiği defter tutma metodları sebebiyle ispat edememiş olmasına rağmen bir ürün için davalı şirketin üretim şartları ve endüstriyel kapasitesinin çok çok üzerinde 2500-3000 adet üretim varsayımı ve davacı şirketin toptan satış yapmasına ve %9,31 genel kârlılığı bulunmasına rağmen perakende fiyat üzerinden yapılan hesaplamalar içeren bilirkişi raporunun bire bir kabulü ile kurulan hükümde, takdir yetkisinin sınırlarının aşıldığını, davacı yanın yoksun kaldığı kazancı ispat edemediğini, mahkemece B.K. Hükümleri doğrultusunda hakkaniyete uygun bir karar verilmesi gerektiğini, Davalı müvekkili firmanın bir sezonda 2500-3000 adet abiye üretimi dahi bulunmazken davacı yanın soyut iddiaları ile tek bir model için 2500-3000 adet üretim yaptığı varsayımının hayatın olağan akışına aykırı kaldığını,-Davacı yanın müşterisi olduğu ileri sürülen bir firmanın dava konusu ürüne ilişkin düzenlemiş olduğu etiketin huzurdaki tazminat isteminin hesaplanmasında kullanılmasının kabulünün mümkün olmadığını, Davacı yanın toptan satış firması olup perakende satış firmasının indirim veya iskonto uygulanıp uygulanmadığı dahi belirlenemeyen 320,00 TL'lik etiketine itibar edilerek hesaplamada kabul edilmeyeceğini, -davacı tasarımının harcı alem ürün olup yenilik ve ayırt edicilik yönünden sayın bilirkişilerce inceleme yapılması yönündeki  taleplerinin kabul görmediğini, ürünün yenilik ve ayırt edicilik unsurlarını taşıyıp taşımadığı değerlendirilmeden tazminat hesaplaması yapıldığını,  emsal dosyalarda farklı mahkemelerden orantısız üretim miktarlarına hükmedilmesi yargılamaların öngörülebilirliğini ortadan kaldırdığını, müvekkili şirkete ait endüstriyel tasarım tecavüzüne konu başka bir davada 1 tasarımın 5 ayrı renk olarak çalışıldığı sabitken toplamda 500 adet üretim varsayımı ile hüküm kurulurken müvekkili şirketin davalısı olduğu huzurdaki davada 1 tasarım ve 1 renk tespitine istinaden 2500 adet üretim varsayımının kabulü ile kurulan hükmün takdir yetkisi ile de hakkaniyet ile de bağdaşmayacağını, kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.İnceleme, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun(HMK) 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.Dava, endüstriyel tasarım hakkına tecavüzün tespiti ile maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. TPMK nezdinden davacı adına tescilli ... numaralı endüstriyel tasarımdan kaynaklı haklara davalının tecavüz ve haksız rekabet oluşturduğunun tespiti, durdurulması, önlenmesi SMK 151/2-a maddesi ve belirsiz alacak  hükümlerine göre  şimdilik 1.000 TL maddi ve 20.000TL manevi tazminatın delil tespitinin yapıldığı 11/02/2019 tarihinden itibaren işleyecek değişken oranlardaki ticari faizi ile birlikte davalıdan tahsiline ve hükmün ilanın talep edildiği anlaşılmıştır.15/10/2020 tarihli bilirkişi kurulu raporunda özetle:  Davalının işyerinde bulunan elbiselerin üzerindeki crk fashion ibaresinin yazılı olması, dava konusu tescilli tescilsiz tasarımlardan doğan hakların ihlalinin gerçekleşip gerçekleşmeyeceğine ilişkin taraflara ait elbiselerin benzer olup olmadığı değerlendirilmesi yapılmasına incelemeye engel teşkil etmediği, davalının eylemlerinin 6769 sayılı SMK'nın kullanımlarının SMK” nın 59., 149. maddeleri davacının tasarım hakkına tecavüz teşkil ettiği, , manevi Tazminatın takdiri ve tensibinin tamamı ile Mahkemeye ait olduğunu, bu yönde bir değerlendirme yapılmadığını, davacının stokları ile ilgili stok envanter listesinin sunulmadığını, bu nedenle dava konusu olan ürün veya ürünlerle ilgili bir tespit yapılamamdığını, davacının satış kalemlerine ilişkin tespit yapılmak istendiği ancak mizan üzerinde takip edilen satışların stok kalemlerine göre yapılmadığının görüldüğünü, mamul maliyetlerinin tespitinde de herhangi bir üretim analizi yapılmadığı, mizan kayıtlarının ürün gamına göre değil, mamul veya ticari mal vasfına göre tutulduğunun anlaşıldığı, bu gerekçelerle birim maliyet ve/veya birim satış değeri tespit edilemediğini, davalının stokları ile ilgili stok envanter listesi sunulmadiği, bu nedenle dava konusu olan ürün veya ürünlerle ilgili bir tespit yapılamadığını, davalının satış kalemlerine ilişkin tespit yapılmak istendiği ancak mizan üzerinde takip edilen satışların ve stok kalemlerinin ürün modeli ve ürün tasarımı gözetmeksizin takip edildiği görüldüğü, mamul maliyetlerinin tespitinde de herhangi bir üretim analizi yapılmadığı, mizan kayıtlarının ürün gamına göre değil, Tek Düzen Hesap Planındaki maliyet hesaplarına göre tutulduğunun anlaşıldığını, bu gerekçelerle birim maliyet ve/veya birim satış değeri tespit edilemediği, belirsiz alacak davası hükümlerine göre tazminat miktarı tam ve kesin olarak tespit edilene kadar davacının talep ettiği 1.000,00 TL maddi tazminat tutarı üzerinden yapılan hesaplamada; Tarih : 11/02/2019 GÜN: 67 FAİZ OR. 19,5 TUTAR: 1000,00 HES. FAİZ: 36,29; Talep Edilen Anapara (1.000,00 TL) + Faiz (36,29 TL) = Toplam (1.036,29 TL); Davacının maddi tazminat talebini 6769 sayılı kanunun 151/2-a maddesine göre talep ettiğini, dolayısı ile “Sınai mülkiyet hakkına tecavüz edenin rekabeti olmasaydı, hak sahibinin elde edebileceği muhtemel gelir\" hesaplanmalıdır. Davacı taraf, “müvekkilin tasarımına tecavüz ile haksız rekabet sonucu aldığı siparişler iptal edildiğinden oldukça büyük zararı olmuştur.” iddiasında bulunmuş olup, uğradığı zararın maddi büyüklüğünü gösteren delilleri dosyaya sunacağını belirttiği ancak dava dosyasında zararın büyüklüğü ve iptal edilen siparişlerin doğrudan tasarımına tecavüz edilen ürünlerden kaynaklandığını gösteren deliller görülemediği, davacının ayrıca davalının kaç adet üretim yaptığının belirlenmesi gerektiğini öne sürdüğünü ancak dava konusu ürünler bazında birim maliyet ve satış değeri tespiti bakımından tarafların kayıtları ihticaca salih bulunmadığını, bu konu ile ilgili ayrıntılı bilgi raporun 4. Mali İncelemeler bölümünde defter tasdik bilgilerinin hemen altında ayrıntılı olarak verildiğinden burada tekrar edilmediği,  davacının, dava dilekçesinde sektör bazında ve teknik anlamda bir tasarımdan en az 2500 adet kesim üretileceğini iddia ettiği ve ürün başına mahrum kalınan kârın hesaplanmasını talep ettiği, bu iddia ve talebin takdiri nin Mahkemeye ait olduğu, ayrıca davacının bu talebi ile ilgili olarak, dava dosyasında “ürün başına üretim maliyetini gösteren bilgiler” görülmediği, ayrıca talep edilen maliyet ve ürün analiz raporları Bilirkişi Heyetine sunulamadığı, davacı şirketin, ürün bazlı/model bazlı maliyet yerine stok bazlı maliyet hesabı tuttuğunu, model bazlı maliyet hesabının bulunmadığını yazılı olarak heyetlerine beyan ettiği, elde başkaca veri bulunmadığından ürün başına kârlılık davacının genel kârlılık oranı üzerinden hesaplanmaya çalışıldığını, 2019 HASILATI = 23.831.131,03 2019 MALİYETİ =  21.613.486,57  KAR ORANI = %9.31, Davacının 2019 yılına ait Gelir Tablosuna göre; satış hasılatının %90,69'unun satış maliyetinden oluştuğu, satış hasılatından satış maliyetinin düşmesi ile işletmeye %9,31 brüt kar kaldığı hesaplandığını,  Bu defa, kâr marjının uygulanacağı birim fiyat tespit edilmesi gerektiğini, ancak raporun 4. Mali İncelemeler bölümünün muhtelif yerlerinde izah ettikleri üzere birim maliyetine ulaşılamayan dava konusu ürünlerin birim satış fiyatına da ulaşılamadığını, bu nedenle dava dosyasına sunulu görselden hareketle 1 adet ürün bedelinin 320,00 TL olarak dikkate alınması durumunda yoksun kalınan kazancın  74.480,00 -TL faizin ise  2.703,00 TL olmak üzere toplam 77.183,00 TL kanaatine varıldığı bildirilmiştir.04/03/2021 tarihli bilirkişi kurulu ek raporunda özetle: Davacının maddi tazminat talebinin 74.480,00 TL olarak ıslahını istemesi nedeni ile kök raporda 1.000,00 TL maddi tazminat tutarı üzerinden yapılan hesaplamanın karşılıksız kaldığı, davacının faiz talebi bakımından ek raporda yapılacak başkaca bir faiz hesabı bulunmadığı, kök raporda hesaplanan 74.480,00 TL muhtemel maddi tazminat ve 2.703,00 TL ticari faiz ile birlikte toplam 77.183,00 TL'nin hesaplandığı, davacının talebi üzerine kök raporda Mahkemeye yardımcı olmak maksadı ile  ticari faiz esas alınarak yapılan hesaplamaların, bu defa davalının itirazı üzerine ek raporda yasal faiz üzerinden yapıldığı, buna göre muhtemel maddi tazminat tutarının 74.480,00 TL ve adi faiz tutarının 1.247,54 TL olmak üzere toplam 75.727,54 TL'nin hesaplandığı,  Mahkemenin davacı lehine bir maddi tazminata hükmetmesi halinde, davalı ve davacının iddia ettiği faiz türlerine göre alternatifli olarak hesaplanan faiz tutarlarından hangisinin dikkate alınacağının Mahkemenin takdirinde olduğu, kök raporda 6769 sayılı SMK'nın 151/2-a maddesine göre yapılan maddi tazminat hesabının davacının tazminat hesabı tercihine uygun yapıldığı bizzat davacının beyan dilekçesinde ikrar ve kabul edildiğinden, davacının talebi yönünden ek raporda diğer tazminat seçeneklerine göre ayrıca bir maddi tazminat hesabı yapılmasına gerek kalmadığı, talep edilen manevi tazminatın mali bilirkişinin alanına giren bir husus olmadığı, bu konuda takdir ve tensibin tamamı ile Mahkemeye ait olduğu, davacı yanın, davalının üretim miktarının belirlenememesi halinde davalının üretim miktarının Türk Borçlar Kanunu'nun 50. maddesinin dikkate alınarak piyasa ortalamalarına göre belirlenmesi gerektiğini, öncelikle ürün başına kârın (üretim maliyetleri ile satış fiyatları arasındaki farkın) bulunmasının elzem olduğunu, sehven ürün başına kârı ispat eden belgelerin dava dosyasına sunulmadığını ve davacı tarafın ürün başına elde ettiği kârı gösteren belgeleri dosyaya ibraz edeceğini beyan ettiği, ancak, kök rapor çalışmaları sırasında görülmeyen ve dava dosyasına da sunulmadığı anlaşılan “ürün başına üretim maliyetini gösteren bilgiler ve/veya ürün başına kârı tevsik eden belgelerin” ek rapor çalışmaları sırasında da görülemediği, dolayısı ile davacı yanın, dava dilekçesinde ve itiraz dilekçelerinde yer alan bu ifadelerini somut olarak belgelendiremediği, usul ekonomisi bakımından değerlendirmenin  Mahkemeye ait olduğu, davacı tarafın, “müvekkilin tasarımına tecavüz ile haksız rekabet sonucu aldığı siparişler iptal edildiğinden oldukça büyük zararı olmuştur.” iddiasında bulunduğu, uğradığı zararın maddi büyüklüğünü gösteren delilleri dosyaya sunacağını belirttiği, ancak, dava dosyasında zararın büyüklüğü ve iptal edilen siparişlerin doğrudan tasarımına tecavüz edilen ürünlerden kaynaklandığını gösteren delillerin görülemediği, dava konusu ürünler bazında birim maliyet ve satış değeri tespiti bakımından hem davacının hem de davalının kayıtlarının ihticaca salih bulunmadığı, bu konu ile ilgili ayrıntılı bilginin kök raporda yer alması nedeni ile ek raporda tekrara girilmediği, davalı yanın, üretim esnasında 2.500-3.000 adet ürün kesildiği yönündeki davacı taraf iddialarına itibar edilerek hesaplama yapılmasının mümkün olmadığını iddia ettiği, bu konunun tamamı ile sektör bilirkişilerinin uzmanlık alanında olduğu, mali bilirkişinin bu  konuda değerlendirme yapamayacağı, heyette yer alan sektör bilirkişisinin tespiti doğrultusunda kök raporda yer alan baz 2.500 adet ürünün ek raporda aynen  korunduğu, Türk Borçlar Kanunu'nun 50'nci maddesi hükümlerinin uygulanmasının Mahkemenin takdirinde olduğu, mezkür maddeye göre zarar görenin, zararını ve zarar verenin kusurunu ispat yükü altında olduğu, uğranılan zararın miktarının tam olarak ispat edilememesi durumunda hâkimin, olayların olağan akışını ve zarar görenin aldığı önlemleri göz önünde tutarak, zararın miktarını hakkaniyete uygun olarak belirleyeceği, davalının kök rapordaki hesaplamalara yaptığı itirazlar değerlendirildiğinde: Heyetdeki sektör ve hukuk bilirkişilerinin bir tecavüzün varlığına kanaat getirdiği, bu tecavüz dolayısı ile yoksun kalınan kazanç hesaplanması gerektiği sonucuna varıldığı, fakat davalı ve davacının kayıtlarının tazminat hesabına uygun bulunmadığı, SMK 151/2-a ve TBK 50. maddeleri kapsamında Mahkemenin tazminata hükmetmesi durumunda tayin edilecek maddi tazminatın tespitine yardımcı olunmak maksadı ile davacının kârlılığı üzerinden bir hesaplama yapıldığı kanaatine varıldığı bildirilmiştir.Mahkemece tasarım hakkına tecavüzün tespiti ve önlenmesi ile haksız rekabetin tespiti ve önlenmesine karar verildiği iş bu karara karşı davacı  ve davalı tarafından istinaf kanun yoluna başvurulduğu anlaşılmıştır.Davacı vekili istinaf  istemine ilişkin olarak; Mahkemece, 10.000,00 TL manevi tazminata hükmedilmiş olup, olayın oluş şekli tarafların kusur durumu göz önünde bulundurulduğunda mahkemece hükmedilen 10.000,00 TL manevi tazminatta dosya kapsamına uygun olduğundan bu konudaki istinaf sebeplerine itibar edilmemiştir. Mahkemece tasarım tecavüzün ve haksız rekabetin tespitine  ve hükmedilen maddi ve manevi tazminat bedelleri üzerinden vekalet ücretine hükmedildiğinden ve hükmedilen vekalet ücreti AAÜT 'ne ve yasalara uygun olduğundan, davacının bu istinaf sebebine itibar edilmemiştir.Davacı dava dilekçesinde D.İş dosyasında yapılan masraf ve vekalet ücretini de talep ettiğinden D.İş dosyasında yapılan masraf ve vekalet ücretinin de davacı lehine hüküm altına alınması gerekmekte olup mahkemece bu konuda hüküm kurulmadığı anlaşıldığından davacının buna ilişkin istinaf sebebi yerinde görülmüştür.Davalı vekili istinaf  istemine ilişkin olarak; Davalı yanın, davacı tasarımının harcı alem olduğu yenilik içermediği ve ayırt ediciliğinin bulunmadığına yönelik savunmalarının, eldeki davanın tasarıma tecavüzden kaynaklı olması nedeniyle dinlenemeyeceği kanaatine varılmıştır.Davacı yan maddi tazminatın, 6769 sayılı kanunun 151/2-a maddesi uyarınca \" Sınai mülkiyet hakkına tecavüz edenin rekabeti olmasaydı, hak sahibinin elde edebileceği muhtemel gelir\" yöntemine göre hesaplanmasını talep etmiştir.\"Yoksun kalınan kazanç\" başlıklı MADDE 151- maddesinde (1)Hak sahibinin uğradığı zarar, fiili kaybı ve yoksun kalınan kazancı kapsar. (2)Yoksun kalınan kazanç, zarar gören hak sahibinin seçimine bağlı olarak, aşağıdaki değerlendirme usullerinden biri ile hesaplanır: a)Sınai mülkiyet hakkına tecavüz edenin rekabeti olmasaydı, hak sahibinin elde edebileceği muhtemel gelir. b)Sınai mülkiyet hakkına tecavüz edenin elde ettiği net kazanç. c)Sınai mülkiyet hakkına tecavüz edenin bu hakkı bir lisans sözleşmesi ile hukuka uygun şekilde kullanmış olması hâlinde ödemesi gereken lisans bedeli. (3)Yoksun kalınan kazancın hesaplanmasında, özellikle sınai mülkiyet hakkının ekonomik önemi veya tecavüz sırasında sınai mülkiyet hakkına ilişkin lisansların sayısı, süresi ve çeşidi, ihlalin nitelik ve boyutu gibi etkenler göz önünde tutulur.(4)Yoksun kalınan kazancın hesaplanmasında, ikinci fıkranın (a) veya (b) bentlerinde belirtilendeğerlendirme usullerinden birinin seçilmiş olması hâlinde, mahkeme ürüne ilişkin talebin oluşmasında sınai mülkiyet hakkının belirleyici etken olduğu kanaatine varırsa, kazancın hesaplanmasında hakkaniyete uygun bir payın daha eklenmesine karar verir.(5)Mahkeme, patent haklarına tecavüz hâlinde, patent sahibinin bu Kanunda öngörülen patenti kullanma yükümlülüğünü yerine getirmemiş olduğu kanaatine varırsa yoksun kalınan kazanç, ikinci fıkranın (c) bendine göre hesaplanır. (6)Coğrafi işarete veya geleneksel ürün adına tecavüz hâlinde bu madde hükmü uygulanmaz.\" düzenlemesi yer almaktadır.Değişik dosyasındaki tespitin 04.03.2019 tarihinde yapıldığı, davanın 19.04.2020 tarihinde açıldığı, yaklaşık 1 ay 15 günlük ihlal süresi içerisinde 2.500-3.000 adet ürün satışının ve satışlardan 74.480,00 TL kâr elde edilmesinin mümkün olmadığı, bilirkişi raporundaki tespitler ile davalının ticari kayıtlarına göre yapılan hesaplamaların farazi nitelikte olduğu, mali bilirkişilerce yapılan davacıya ait ticari kayıtlarda davaya konu ürünün ne kadar üretildiği ve satıldığının tespit edilemediği, tazminat  miktarının Mahkemece TBK hükümlerine göre hak ve nesafet ilkesi çerçevesinde 15.000,00 TL olarak belirlenmesi gerekirken, belirlenen miktarın çok yüksek olduğu gözetilerek, davalının bu konudaki istinaf isteminin kabulüne karar vermek gerekmiştir. Tarafların dosyaya yansıyan ekonomik durumları, manevi tazminatın sebepsiz zenginleşme aracı olamayacağı gözetilerek 10.000 TL tazminata hükmedilmesinin yerinde olduğu, aksi yöndeki istinaf başvuru nedenlerinin yerinde olmadığı kanaatine varılmıştır.Tüm bu nedenlerle davacının ve davalının istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK 353/1-b/2 maddesi gereğince kısmen  kabulüne, mahkeme kararının kaldırılmasına, kazanılmış haklar saklı tutularak yeniden hüküm  kurulmasına karar verilmesi gerektiği   kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1- Davacı ve davalı vekilinin istinaf isteminlerin KISMEN KABULÜ ile,2- İstanbul 3. Fikrî Ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesinin 16/12/2021 tarih, 2021/187 E., 2021/7 K. Sayılı kararının 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b-2. maddesi gereğince KALDIRILMASINA, ancak belirtilen hususlar yeniden yargılamayı gerektirmediğinden yeniden esas hakkında hüküm kurulmasına, Bu kapsamda;3-Davalının eyleminin, davacının tasarım hakkına tecavüz ve haksız rekabet teşkil ettiğinin tespitine, durdurulmasına, önlenmesine, -15.000,00-TL maddi tazminatın delil tespitinin yapıldığı 11/02/2019 tarihinden itibaren işleyecek değişken oranlardaki ticari faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, -10.000,00-TL manevi tazminatın delil tespitinin yapıldığı 11/02/2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine, -Karar kesinleştiğinde hüküm özetinin Türkiye’de tirajı yüksek bir gazetede bir kez ilanına masrafın davalıdan tahsiline,4- İlk derece mahkemesinde yapılan yargılama giderleri ve harca ilişkin;- 5.770,82 ilam harcından,  peşin harç ve ıslah harcının mahsubu ile eksik 4.157, 33 TL harcın davalıdan tahsiline,-Tasarım Hakkına Tecavüz ve Haksız Rekabetin Tespiti, Durdurulması, Önlenmesi yönünden Avukatlık ücret tarifesi uyarınca 40.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,-Kabul edilen Maddi Tazminat yönünden Avukatlık ücret tarifesi uyarınca  15.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,-Reddedilen Maddi Tazminat yönünden Avukatlık ücret tarifesi uyarınca  30.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, -Kabul edilen Manevi Tazminat yönünden Avukatlık ücret tarifesi uyarınca  10.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,-Reddedilen Manevi Tazminat yönünden Avukatlık ücret tarifesi uyarınca 10.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,-Davacı tarafın yaptığı 44,40-TL başvuru harcı, 358,63-TL peşin harç, 1.254,86 ıslah harcı, 327,00 TL tebligat ve müzekkere masrafı, 3.000,00 TL bilirkişi ücreti ve İstanbul 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi 2019/33 D.İş dosyasında yapılan 1000,00 TL bilirkişi masrafı, 14 TL tebligat masrafı, 44,40 TL başvurma harcı, 73,10 TL peşin harç, 6,40 TL vekalet harcı olmak üzere toplam  6.122,79‬  TL yargılama giderinin 2/3'ü olan 4.081,86‬ TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiye giderin davacı üzerinde bırakılmasına,-Taraflarca fazla yatırılan gider avansının karar kesinleştiğinde ve talepleri halinde iadesine,5- İstinaf aşamasında yapılan yargılama giderleri ve harca ilişkin;5/a-İstinaf talebi kabul edildiğinden taraflarca yatırılan istinaf harcının karar kesinleştiğinde ve talep halinde iadesine,5/b-İstinaf yargılaması için davacı tarafından yapılan 220,70 TL istinaf yoluna başvurma harcı, 95,20 TL tebligat, müzekkere ve posta gideri olmak üzere toplam 315,90 TL'nin davalıdan tahsiliyle davacıya verilmesine,5/c-İstinaf yargılaması için davalı tarafından yapılan 220,70 TL istinaf yoluna başvurma harcı, 0,80 TL tebligat, müzekkere ve posta gideri olmak üzere toplam 221,50 TL'nin davacıdan tahsiliyle davalıya verilmesine,5/ç-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından vekalet ücreti tayinine yer olmadığına,6- 6100 Sayılı HMK'nın 333. maddesi gereğince var ise bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde taraflara iadesine,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda,  20/07/2017 tarih ve 7035 Sayılı Kanunun 31. maddesiyle değişik 6100 Sayılı HMK'nın 361/1. maddesi gereğince, kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Yargıtay'a temyiz başvurusunda bulunma yolu açık olmak üzere, oy birliğiyle karar verildi. 05/12/2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"c1baa46d50376941","SID":"7775d5b69c2bedac"}}