{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>45. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2023/1539 <br>KARAR NO: 2024/1583<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>ESAS NO: 2023/137 <br>KARAR NO: 2023/489<br>KARAR TARİHİ: 31/05/2023<br>DAVA: İflas (Doğrudan Alacaklı Tarafından Talep Edilen İflas (İİK 177))<br>KARAR TARİHİ: 04/12/2024<br>6100  Sayılı  Hukuk  Muhakemeleri  Kanunu'nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi,<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin davalı şirketten olan işçilik haklarının tahsili amacı ile iş mahkemesinde dava ikame ettiğini ve dosyada kesinleşen karar üzerine ilamlı icra takibine başlanıldığını, davalı şirkete ödeme emrinin tebliğ edildiğini ancak bugüne dek herhangi bir ödeme alamadıklarını, davalı şirketin 2020 Kasım ayından bu yana herhangi bir ticari faaliyeti bulunmadığını ve davalı adına açılmış birden çok icra takibi ve dava olduğunu, davalı şirketin borçlarını karşılayacak herhangi bir menkul ve gayrimenkulü bulunmadığını, bu nedenle de borçlarını ödeyebilecek durumda olmadığını, şirketin bilinen en son değerinin 208 numaralı Hastane Ruhsatı olduğunu ve söz konusu ruhsatın ise İstanbul Anadolu ... İcra Dairesi'nin ... E. sayılı dosyası ile satıldığını ancak anılan dosyanın kesinleşmediğini ve yargılama sürecinin devam ettiğini, davalı şirketin bilinen bir adresinin olmadığını, şirket kira bedellerini ödemediği için davalı şirketin belirlenen adresine tahliye kararı verildiğini ve daha sonra davalının yeni bir adres bildiriminde bulunmadığını, bu nedenlerle iflas avansının suç üstü ödeneğinden karşılanarak davalı şirket hakkında iflas kararı verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>CEVAP Davalı şirkete tensip zaptı ve dava dilekçesinin T.K.'nun 35. Maddesine göre usule uygun olarak tebliğ edilmiş ancak davalı şirket tarafından cevap dilekçesi sunulmamıştır.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece; ''...İstanbul Anadolu 9. İş Mahkemesi'ne yazılan müzekkereye cevap verildiği ve kesinleşmiş ilamın gönderildiği, İstanbul Anadolu 18. İcra Hukuk Mahkemesi'ne yazılan müzekkereye cevap verildiği ve kesinleşmiş ilamın gönderildiği anlaşılmıştır. Mahkememizin 28/02/2023 tarihli tensip zaptı ile İİK'nun 181. maddesi yollaması ile aynı yasanın 160. maddesi uyarınca, iflası talep edilen şirket için 2023 yılında uygulanan iflas avansı tutarı olan 20.000TL'nin yatırılması için davacı tarafa 2 haftalık kesin süre verilmiş, aksi halde özel dava şartı gerçekleşmemiş olacağından davanın usulden reddedileceği ihtar edilmiştir. İlama dayalı takipte borcun ödenmemesine dayana  iflas yolunu seçen davacının, iflas masası oluşturulduğunda gerekecek masrafları ileride iflas masasından talep edebilmek üzere yatırması gerektiğinden, davacının iflas avansının suç üstü ödeneğinden karşılanması talebi reddedilmiş, tensiben davacıya tebliğ edilmiştir. Belirlenen duruşma tarihinde iflas avansının yatırılmadığı anlaşılmıştır. Bu kez davacı vekili duruşmada bu davanın kamu düzenine ilişkin olduğu iddiası ile iflas avansının suç üstü ödeneğinden karşılanmasını yeniden talep etmiş, bu talebin yerinde görülmemesi halinde adli yardım talep ettiğini beyan etmiştir.  Her türlü iflas davası kamu düzenine ilişkin değildir. İİK'nun 178. maddesi uyarınca borca batıklık bildirimi ile açılan iflas davasında mahkemenin re'sen yargılamayı yürütmesi gerektiğinden, iflas avansının suç üstü ödeneğinden karşılanması mümkün olduğu halde, ilamlı takipte ödeme yapılmadığı iddiasına dayalı İİK'nun 177. Maddesinde göre açılan iflas davasının kamu düzenine ilişkin olmadığı tartışmasızdır. Bu nedenle davacı vekilinin ikinci kez  iflas avansının suç üstü ödeneğinden karşılanması talebi yeniden reddedilmiştir. Davacıya verilen kesin süre içerisinde herhangi bir adli yardım talebi olmadığı halde duruşmada sözlü olarak ve HMK'nun 336. maddesinde belirtilen belgeleri sunmayarak talep ettiği adli yardım isteminin usulsüz olması nedeni ile reddine karar verilmiştir. Yukarıda açıklanan nedenlerle verilen kesin süre içerisinde iflas avansı yatırılmamış olduğundan HMK'nun 114/2 maddesi uyarınca davanın özel dava şartı yokluğundan usulden reddine\" karar verilmiştir.<br>İSTİNAF SEBEPLERİ Davacı vekili yasal süresi içinde sunmuş olduğu istinaf dilekçesinde özetle; mahkemede görülmekte olan dosyanın duruşmasında iflas avansının Hazineden karşılanmasını, aksi takdirde adli yardım kararı verilmesini talep etmelerine rağmen mahkemece taleplerinin reddedildiğini, HMK'nın 325.maddesinde tarafların üzerinde serbestçe tasarruf edemeyeceği dava ve işlerde gider avansı yatırılmadığı takdirde Hazineden karşılanması gerektiğinin düzenlendiğini, işbu davanın kamu düzenine ilişkin olduğunu ve iflas avansının Hazineden karşılanması gerektiğini, verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu beyan ederek kararın kaldırılmasını talep etmiştir. <br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE İstinaf kanun yolu başvurusuna konu edilen karar hakkında inceleme; 6100 sayılı HMK'nın 355.maddesi uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılmış, kamu düzenine aykırılık olup olmadığı ise re'sen gözetilmiş ayrıca HMK'nın 357. maddesindeki \"İlk derece mahkemesinde ileri sürülmeyen iddia ve savunma istinafta dinlenemez ve istinafta yeni delillere dayanılamaz\" kuralı nazara alınmıştır.Dava, 2004 sayılı İİK'nın 177.maddesi gereğince açılan ilama dayalı alacağın icra emriyle istenilmesine rağmen ödenmemesi sebebiyle açılan iflas davasıdır. İİK'nın 177.maddesinde; ilama müstenit alacak icra emriyle istenildiği halde ödenmemişse, alacaklı tarafından iflasa tabi borçlunun iflasının istenebileceği düzenlenmiştir. Davacının, davalı şirket işçisi olarak çalıştığı ve alacaklarının ödenmediği iddiasıyla işçilik alacaklarının tahsili istemiyle açmış olduğu dava neticesinde İstanbul Anadolu 9. İş Mahkemesi'nin 2014/601 E. 2017/447 K. sayılı kararı ile davanın kısmen kabulüne dair verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulması üzerine İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 29. Hukuk Dairesi'nin 23/06/2020 tarihli 2017/3673 E. 2020/923 K. sayılı ilamı ile ilk derece mahkemesi kararı kaldırılarak;<br>\"A- Davanın kısmen kabulü ile;1-Net 6.842,66 TL Kıdem tazminatının iş akdinin fesih tarihi olan 15/10/2014 tarihinden itibaren işleyecek ve hesaplanacak en yüksek banka mevduat faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, 2-%30 hakkaniyet indirimi uygulanarak hesaplanan Net 9.043,17 TL Fazla çalışma ücreti alacağının 100,00 TL sine dava tarihi olan 16/10/2014 tarihinden itibaren, bakiye miktarına ıslah tarihi olan 25/01/2016 tarihinden itibaren işleyecek ve hesaplanacak en yüksek banka mevduat faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine, 3-%30 hakkaniyet indirimi uygulanarak hesaplanan Net 182,43 TL genel tatil ücreti alacağının 100,00 TL sine dava tarihi olan 16/10/2014 tarihinden itibaren, bakiye miktarına ıslah tarihi olan 25/01/2016 tarihinden itibaren işleyecek ve hesaplanacak en yüksek banka mevduat faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine, 4-%30 hakkaniyet indirimi uygulanarak hesaplanan Net 1.113,80 TL Hafta tatili ücreti alacağının 100,00 TL sine dava tarihi olan 16/10/2014 tarihinden itibaren, bakiye miktarına ıslah tarihi olan 25/01/2016 tarihinden itibaren işleyecek ve hesaplanacak en yüksek banka mevduat faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine\" kesin olarak karar verilmiştir. Davacı tarafça İstanbul Anadolu ... İcra Dairesi'nin ... E sayılı dosyası ile takip başlatılmış, icra emrine rağmen ödeme yapılmadığı iddiasıyla eldeki dava açılmıştır. Mahkemece 28/02/2023 tarihli tensip ara kararıyla iflas avansının 2 haftalık kesin süre içerisinde yatırılması aksi halde davanın usulden reddedileceği yönünde karar verilmiş, davacı vekiline 07/03/2023 tarihinde tebliğ edilmiştir. İflas avansı yatırılmadığından, 31/05/2023 tarihli 1. celsede ise davacı vekili; \"Müvekkilimin alacağı işçi alacağıdır, bu davanın kamu düzenine ilişkin olduğunu düşünüyoruz ve HMK hükümleri uyarınca iflas avansının suç üstü ödeneğinden karşılanmasını talep ediyoruz, aksi halde adli yardım talep ederiz\" şeklinde talepte bulunmuştur.  Mahkemece; \"Davacının iflas avansının suç üstü ödeneğinden karşılanması talebinin hukuki dayanağı bulunmadığından talebinin reddine\" karar verilerek, yargılamaya son verilmiş ve dava şartı yokluğundan davanın usulden reddine karar verilmiştir. 6100 sayılı HMK'nın 334/1 maddesinde \"Kendisi ve ailesinin geçimini önemli ölçüde zor duruma düşürmeksizin, gereken yargılama veya takip giderlerini kısmen veya tamamen ödeme gücünden yoksun olan kimseler, iddia ve savunmalarında, geçici hukuki korunma taleplerinde ve icra takibinde, taleplerinin açıkça dayanaktan yoksun olmaması kaydıyla adli yardımdan yararlanabilirler\", HMK'nın 336. maddesinde \"(1) Adli yardım, asıl talep veya işin karara bağlanacağı mahkemeden; icra ve iflas takiplerinde ise takibin yapılacağı yerdeki icra mahkemesinden istenir. (2)Talepte bulunan kişi, iddiasının özeti ile birlikte, iddiasını dayandıracağı delilleri ve yargılama giderlerini karşılayabilecek durumda olmadığını gösteren mali durumuna ilişkin belgeleri mahkemeye sunmak zorundadır...\", HMK'nın 337. maddesinde; \"(1) Mahkeme, adli yardım talebi hakkında duruşma yapmaksızın karar verebilir. (Ek cümle: 11/04/2013-6459 S.K./23. md) Ancak, talep hâlinde inceleme duruşmalı olarak yapılır. (Ek cümle: 11/04/2013-6459 S.K./23. md) Adli yardım taleplerinin reddine ilişkin mahkeme kararlarında sunulan bilgi ve belgelerin kabul edilmeme sebebi açıkça belirtilir. (2) (Değişik fıkra: 11/04/2013-6459 S.K./23. md) Adli yardım talebinin reddine ilişkin kararlara karşı, tebliğinden itibaren bir hafta içinde kararı veren mahkemeye dilekçe vermek suretiyle itiraz edilebilir. Kararına itiraz edilen mahkeme, itirazı incelemesi için dosyayı o yerde adli yardım talebi yapılan hukuk mahkemesinin birden fazla dairesinin bulunması hâlinde, numara olarak kendisini izleyen daireye, son numaralı daire için birinci daireye, o yerde adli yardım talebi yapılan hukuk mahkemesinin tek dairesi bulunması hâlinde ise aynı işlere bakmakla görevli en yakın mahkemeye gönderir. İtiraz incelemesi neticesinde verilen karar kesindir. Adli yardım talebi reddedilirse, ödeme gücünde sonradan gerçekleşen ciddi bir azalmaya dayanılarak tekrar talepte bulunulabilir...\" düzenlemesi yer almaktadır. Davacı tarafça 31/05/2023 tarihli 1.celsede adli yardım talep edilmesine rağmen bu talep değerlendirilmeden ve karara karşı itiraz hakkı tanınmadan karar verilmiş olması yasaya aykırıdır. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun hukuki dinlenilme hakkı başlıklı 27. maddesinin birinci fıkrasında davanın taraflarının kendi hakları ile bağlantılı olarak hukuki dinlenilme hakkına sahip oldukları belirtildikten sonra maddenin ikinci fıkrasında bu hakkın açıklama ve ispat hakkını da içerdiği vurgulanmıştır. Davanın taraflarının usul hukuku hükümlerine aykırı olarak açıklama ve ispat hakkını kullanmalarının kısıtlanması, iddia ve savunma hakkının kısıtlanması sonucunu doğurur. Anayasanın 36. maddesinde ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin 6. maddesinde düzenlenen adil yargılanma hakkının en önemli unsuru olan hukuki dinlenilme hakkı, adil yargılanma hakkı içinde teminat altına alınmıştır.  Anayasamızda yer alan hak arama hürriyetinin kullanılabilmesi için ve adil yargılama hakkının unsurlarından olan, taraflar arasında silahların eşitliği ilkesinin hayata geçirilebilmesi için gerekli yargılama giderlerini ödemede sıkıntıya düşecek veya ödeyemeyecek durumda bulunan kişilere, her türlü mali ve hukuki korunma taleplerinde kolaylık sağlanması sosyal hukuk devletinin ilkelerinden olup, bu gereğin yerine getirilebilmesi ise adli yardım ile mümkündür. İlk derece mahkemelerince verilen adli yardıma dair kararlar HMK'nın 337.maddesinde yer alan \"itiraz incelemesi neticesinde verilen karar kesindir.\" hükmü gereğince istinaf denetimine tabi değil ise de Dairemizce usul yönünden inceleme yapılmış olup, somut olayda yukarıda açıklandığı üzere davacının adli yardım talebi yönünden esas mahkemesince usulüne uygun karar verilerek tebliğ edilmediği ve itiraz hakkı tanınmadığı anlaşılmakla, bu durumda adli yardım talebi hakkında verilen kararın usulüne uygun olarak kesinleştiğinden söz edilemeyeceği için iflas avansının kesin süre içerisinde yatırılmadığı gerekçesiyle davanın usulden reddi kararı hak arama özgürlüğüne ve hukuki dinlenilme hakkına aykırılık teşkil etmektedir. Açıklanan nedenlerle; davacı tarafça sunulacak olan adli yardım talebine ilişkin kayıtların öncelikle esas mahkemesince incelenmesi, adli yardım talebinin değerlendirilmesi, talebin reddi halinde karara karşı yasal düzenlemeye uygun olarak itiraz prosedürü işletilmek suretiyle, itiraz merciinin kararı kesinleştikten sonra sair işlemlerin yapılması gerektiğinden davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının HMK 353/1.a.6 maddesi gereğince kaldırılmasına karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. <br>H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere;  1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ ile İstanbul Anadolu 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2023/137 E. 2023/489 K. sayılı 31/05/2023 tarihli kararının 6100 sayılı HMK'nın 353/1.a.6 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA,2-Dosyanın, Dairemiz kararına uygun şekilde yargılama yapılarak yeniden bir karar verilmek üzere mahal mahkemesine İADESİNE,3-Davacı tarafça yatırılan istinaf başvuru harcının Hazineye gelir kaydına,4-Davacı tarafından yatırılan istinaf karar harcının talep halinde ilk derece mahkemesince iadesine,5-Davacının yapmış olduğu istinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince yeniden verilecek kararda dikkate alınmasına,6-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 7-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine, Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362/1.g bendi gereğince kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 04/12/2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"cf248a0f0c558ac9","SID":"7253ec5dacf14937"}}