{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>14. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO:2024/1648 <br>KARAR NO:2024/1660<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ:İSTANBUL 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ:10.07.2024 tarihli ek karar. <br>NUMARASI:2024/276 E. <br>DAVANIN KONUSU:Tazminat <br>Taraflar arasında görülen tazminat davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sırasında ara kararda yazılı nedenlerle ihtiyati tedbire itirazın reddine dair verilen 10.07.2024 tarihli ara karara karşı ihtiyati tedbire itiraz eden davalılar vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi.<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:Davacı vekili, ihtiyati tedbir talepli dava dilekçesinde özetle; müvekkili daha önce ..., ...'in  işleticisi olduğunu, davalı ...'nın diğer ortağın işlerinin yoğunluğu nedeniyle şirket işleriyle ilgilenemediği dönemde, şirketin diğer ortağının imzasının taklit edilerek sahte yönetim ve genel kurul kararları aldığını, anılan genel kurul kararlarının yokluğunun tespiti için İstanbul 12 ATM'nin 2021/552 Esas sayılı dosyanda, genel kurul kararların yoklukla malul olduğunun tespitine karar verdiğini, imzası taklit edilerek alınan kararlar sonucu elde edilen şirketi temsil yetkisinin, ... tarafından kötüye kullanılarak müvekkili şirkete ait olan bir kısım gayrimenkullerin, araçların, otel işletmelerinin, babası olan... ve onun yetkilisi olduğu davalı ... A.Ş.'ye, kardeşi olan davalı ... ile onun yetkilisi olduğu davalı .... Ltd. Şti'ne ve ... A.Ş.'ye hileli ve muvazaalı işlemlerle devir ettiğini, bu şekilde şirketin tüm gelir getirici ticari faaliyetlerini sonlandırarak TTK'nın 626. maddesinden kaynaklanan özen ve bağlılık yükümlülüğünün ihlal edilmesi nedeniyle TTK'nın 630. maddesi uyarınca yöneticinin azli ile kayyımı atanması talebiyle İstanbul 14. ATM'nin 2023/68 Esas sayılı davasının açıldığını, anılan mahkemece 02.02.2023 tarihli ara karar ile müvekkili şirkete yönetim kayyumu atanmasına karar verildiğini, kayyım tarafından şirketin mevcut durumu hakkında inceleme ve değerlendirmelerde bulunarak mahkemeye raporlar verildiğini, farklı tarihlerde sunulan kayyım raporlarında, müvekkili şirketin gayri faal hale getirildiği, davalı ...'nın babası..., kardeşi ... ve diğer aile üyeleriyle birlikte müvekkili şirketin içinin sahte belge ve imzalarla boşaltıldığı, muhasebe kayıtlarında tahrifat yapıldığı, sahte fatura düzenlenerek şirket varlıklarının elden çıkarıldığı ve şirket alacaklarının iade faturalarıyla karşılıksız bırakıldığı, şirkete ait geçmiş yıl defter ve belgelerinin  mali kayıtlarını kendisine teslim edilmediği, şirkete ait araçların teslim edilmediğinin belirlendiğini, şirket kayıtlarında bir çok usulsüz ve muvazaalı işlemler yapıldığı, bunların yanında davacı şirkete ait ... Mahallesi ... ada ... parseldeki taşınmazın 06.05.2021 tarihli işlem ile ... Bankası A.Ş. lehine 35.000.000,00 TL bedelle ipotek edildiğini, bu taşınmazın 10.05.2022 tarihinde 12.074.000,00 TL bedelle davalı ... A.Ş'ye satıldığını, ... Mahallesi ... ada ... parselin ise 18.04.2022 tarihli işlem ile davalı...'ya satıldığını, bu satışların iptali için Kuşadası 3 Asliye Hukuk Mahkemesinin 2023/153 Esas sayılı dosyasında açılan  tapu iptal ve tescil davasında taşınmazların üçüncü kişilere devrinin ihtiyati tedbir yoluyla engellendiğini, Söke İlçesi ... Mahallesi ... ada ... parselin 11.04.2022 tarihli işlemi ile davalı...'ya satılması nedeniyle Aydın Asliye Ticaret Mahkemesinin 2023/883 Esas sayılı dosyasında açılan tapu iptali davasında da ihtiyati tedbir kararı verildiğini, işletme hakları davacı şirkete ait olan ve bu davanın  konusunu teşkil eden Kültür ve Turizm Bakanlığının 18.07.2005 tarih ve 10032 sayılı Turizm İşletme Belgesi ile Eminönü Belediye Başkanlığı'dan verilen 27.03.2009 tarihli ve 252 sayılı İşyeri Açma ve Çalışma Ruhsatı uyarınca işletme hakları davacı şirkete ait olan ... isimli işletmenin yasal izin ve işletme haklarının, davalı ...'nın kardeşi davalı ...'nın kontrolünde olan davalı .... Şti.'ne devir edildiği ve bu şirket adına Fatih Belediye Başkanlığından 15.10.2022 tarihli İşyeri Çalışma Ruhsatı düzenlendiğini, Kültür ve Turizm Bakanlığının 18.08.2020 tarih ve 19475 sayılı Turizm İşletmesi Belgesine, Kuşadası Belediye Başkanlığının 21.08.2019 tarih ve 403 sayılı İşyeri Açma ve Çalışma Ruhsatına konu ... isimli işletmenin yasal izin ve işletme haklarının, davalı ...'nın kardeşi davalı ...'nın kontrolünde olan davalı ... A.Ş.'ne devir edildiği ve bu şirket adına 31.05.2022 veriliş tarihli 207 sayılı İşyeri Açma ve Çalışma Ruhsatı düzenlendiği, Kültür ve Turizm Bakanlığının 14.08.2020 tarih ve 19474 sayılı Turizm İşletmesi Belgesine, Kuşadası Belediye Başkanlığının 21.08.2018 tarih ve 294 sayılı İşyeri Açma ve Çalışma Ruhsatına konu  ... isimli işletmenin yasal izin ve işletme haklarının, şirket ortağı davalı ...'nın kardeşi davalı ...'nın kontrolünde olan davalı ... A.Ş.'ne devir edildiği ve bu şirket adına 31.05.2022 tarih ve 208 sayılı İşyeri Açma ve Çalışma Ruhsatı düzenlendiği, dava dışı şirket ortağı ... tarafından, davalılara karşı açılan bir davaya, davalılar tarafından verilen cevapta, davalıların, davacı şirketin kiracı sıfatı ile tarafı olduğu ve iştigal konusunu teşkil eden otel işletmeciliği faaliyetlerini yürüttüğü yerlere ilişkin olarak  kiraya verenin davalı..., kiracının ... Şti. olduğu, Kuşadası ilçesindeki ... ada ... ve ... parsellere ilişkin yapılmış olan, 01.12.2017 başlangıç tarihli 5 yıl süreli  \"Yap İşlet Devret Esaslı Kira Sözleşmesi\" başlıklı kira sözleşmesinin 04.01.2021 tarihli protokol ile fesh edildiğini, kiraya verenin davalı ... Turizm kiracının davacı .... Şti. olduğu, Kuşadası İlçesi ... ada ... parsele ilişkin yapılmış olan, 01.01.2018 başlangıç tarihli 5 yıl süreli kira sözleşmesinin 04.01.2021 tarihli protokol ile feshedildiğini, kiraya verenin ..., kiracısı davacı olan ... işletmesinin bulunduğu taşınmaza ilişkin yapılan 01.01.2009 başlangıç tarihli 1 yıl süreli \"Hasılat Kira Modeli İşletme Sözleşmeleri\" başlıklı kira sözleşmesinin 04.01.2021 tarihli yenilememe bildirimi ile fesh edildiğini iddia edildiğini, İstanbul 12 ATM'nin 2021/552 Esas sayılı dosyasında genel kurulda alınan kararların yoklukla malul olduğunun tespiti nedeniyle yapılan tüm işlemlerin de yoklukla malul olduğunu, bu karar uyarınca şirketi temsile davalı ortak ... tarafından gerçekleştirilen tüm işlemlerin de yoklukla malul olduğunu, bu yetkiyle davacı şirkete ait turizm  işletme belgeleri ile  işyeri açma ve çalıştırma ruhsatlarının diğer davalılara devrinin de yok hükmünde olduğunu, yok hükmündeki genel kurul kararından alınan yetki ile yapılan ... işletmesinin davalı .... Şti.'ne devir işlemlerinin;... işletmesinin ... A.Ş.'ne devir işlemlerinin; ...işletmesinin ... A.Ş.'ne devir işlemlerinin yoklukla malul olduğunun tespiti gerektiğini, 01.04.2021 tarihli fesih ve yenileme protokollerinin geriye dönük sahte olarak tanzim edilmesinin yanı sıra davacı şirketin tasfiyesine yol açabilecek derecede mal varlığının devri niteliğinde olması nedeniyle genel kurul kararı alınması gerektiğini, yapılan işlemlerin esası itibariyle hile ve muvazaalı olduğunu, ...'nın yoklukla malul olan genel kurul kararları ile aldığı yetkiyi kötüye kullanarak, şirketin gelir getirici işlemlerini tasfiye ettiğini, devir alanların akrabalık derecesine göre iyi niyetinden söz edilemeyeceğinden devir işlemlerinin de iptali gerektiğini, otel işletmelerinin davalılara ve onların yetkilisi olduğu şirketlere bedelsiz devri nedeniyle şirketin faaliyetinin sonlandırıldığını, ...'nın babası ve kardeşi ile bunların yetkilisi olduğu şirketlerle birlikte hareket ederek davacı şirketi zarara uğrattığını, esasında davacı şirkete ait olan gelirlerin davalıların kayıtlarından belirlenebileceğini ileri sürerek, her bir otel için ayrı ayrı olmak üzere, uğranılan zarar için 50.000,00 TL'den  3 otel işletmesinden kaynaklanan toplam 150.000,00 TL zararın tüm davalılardan faiziyle birlikte tahsiline, kira sözleşmeleri ile ilgili muarazanın giderilmesi bakımından sözleşmenin ayakta ve geçerli olduğunun tespitine, hileli işlemlerle davacı şirketin uğradığı zararların tespiti ile  50.000,00 TL'nin tahsiline, ... işletmesinin muvazaalı ve bedelsiz devri nedeniyle 50.000,00 TL,  ... işletmesinin muvazaalı ve bedelsiz devri nedeniyle 50.000,00 TL olmak üzere şimdilik 150.000,00 TL zararın davalılardan alınarak şirkete ödenmesine, dava süresince... kayıtlı işyeri açma ve çalıştırma ruhsatının üçüncü kişilere devrinin önlenmesine, ... adıyla kayıtlı 31.05.2020 tarih ve 208 sayılı ruhsat ile... adıyla kayıtlı  31.05.2020 tarih ve 207 sayılı ruhsatın devrinin tedbiren önlenmesine,  ... ile ... Şirketi'ne veya anılan otel şubelerine yönetim veya denetim kayyımı atanmasına, talebin uygun görülmemesi halinde... Şirketi'e veya anılan otel şubesine yönetim veya denetim kayyımı atanmasına karar karar verilmesini talep ve dava etmiştir İlk Derece Mahkemesince tedbir talebinin değerlendirildiği 23.05.2024 tarihli ara kararda özetle; \"...4721 sayılı TMK'nın 427/1-4 maddesinde  'Bir tüzel kişi gerekli organlardan yoksun kalmış ve yönetimi başka yoldan sağlanamamışsa' şeklinde ifade edilmiştir. Bu maddeye göre; Bir tüzel kişi gerekli organlardan yoksun kalmış ve yönetimi başka yoldan sağlanamamışsa, yönetim kayyımı atanmak zorundadır. Yönetim kayyımı atanabilmesi için şirketin yönetim kurulunun bir şekilde oluşturulmasının mümkün olmaması ve bu boşluğun başkaca hukuki yollarla giderilmemiş olması da şarttır. Şirketin seçilmiş yönetim kurulu bulunduğu taktirde organ yokluğundan sözetmek mümkün olmadığı gibi, mevcut yönetim kurulunun, çalışamaz  halde olması da  TTK'nun sistematiği içinde giderilmesi her zaman mümkün bir durumdur. (Yarg. 11.H.D 08/03/2018 2016/7714 E- 2018/1804 K ) 6100 Sayılı HMK'nun 389. maddesine göre mevcut durumda meydana gelecek bir değişme nedeniyle gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hallerinde, uyuşmazlık konusu hakkında tedbir kararı verilebilir. Somut olayda, davalı şirket organsız kalmadığından TMK'nın 427. Maddesinin de somut olayda uygulama yeri bulunmamaktadır. Yöneticilerin sorumluluğu davasına konu olabilecek hususlar, şirkete yönetim ve denetim kayyımı atanması gerekçesi olamayacağından kayyım atanma talebinin reddine karar verilmiştir.Tedbir konulması talep edilen İşyeri Açma ve Çalıştırma Ruhsatlarının devri halinde, yargılama sonunda davanın kabulü halinde mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşabileceği ya da tamamen imkânsız hâle gelebileceğinden ve sunulan deliller ile yaklaşık ispat şartı yerine getirilmiş olup...\" gerekçesiyle davalılara ait olmak kaydıyla... adına kayıtlı işyeri açma ve çalıştırma ruhsatın dava sonuçlanıncaya kadar üçüncü şahıslara satış ve devirlerinin HMK nın 389. Maddesi uyarınca tedbiren önlenmesine, karardan bir Fatih Belediyesi Başkanlığına gönderilmesine, davalılara ait olmak kaydıyla ... Hotel  adıyla kayıtlı 31.05.2020 tarih ve 208 sayılı ...,  ... adıyla kayıtlı  31.05.2020 tarih ve 207 sayılı İşyeri Çalıştırma Ruhsatının dava sonuçlanıncaya kadar üçüncü kişilere satış ve devirlerinin  HMK nın 389. Maddesi uyarınca tedbiren önlenmesine, kararın bir örneğinin Kültür ve Turizm Bakanlığı Yatırım İşletmeler Genel Müdürlüğüne gönderilmesine, yönetim ve denetim kayyımı atanmasına ilişkin tedbir taleplerinin reddine karar verilmiştir.Bu ara karara karşı, ihtiyati tedbire itiraz eden davalılar vekili tarafından itiraz edilmiştir.İhtiyati tedbire itiraz eden davalılar vekili, itiraz dilekçesinde özetle; Mahkemenin 23.05.2024 tarihli ara karar ile verilen ihtiyati tedbirin yasaya aykırı olduğunu, şirketin temsili yetkisinin şirket ortağı ...'nın imzalarının taklit edilerek alındığı iddiasının doğru olmadığını,  müvekkili şirketlerden ... AŞ'nin ortağı olan ...'nin 2003 yana genel kurullarda attığı imzaların kendisine ait olmadığı iddiası ile Aydın ATM'nin 2023/388 Esas sayılı dosyası ile genel kurulların yok hükmünde olduğunun tespiti talepli dava açtığını,  alınan bilirkişi raporunda, ...'nin yönetim kurulu başkan yardımcısı olduğu, genel kurul kararlarında komiserin bulunduğu,...'nin imzasını inkar ettiği genel kurullar uyarınca verilen yetkileri kullandığı, 21 yıl sonra yapılan imza inkarının dürüstlük kuralına aykırı olduğunun belirlendiğini, raporla anılan kişinin belirli bir plan içinde hareket ederek dürüst davranmadığının belirlendiğini, bu davanın da ...'nin imza inkarına dayanması nedeniyle temelsiz olduğunu ve ihtiyati tedbirin karldırılması gerektiğini, eldeki davanın da İstanbul 12.ATM'deki imza inkarına dayandığını, oysa belirtilen rapor  ile bu iddianın çöktüğünü, ...'nin yalnızca davacı şirketteki imzalarını değil, ortağı olduğu ve otel işletmelerini hukuka aykırı bir şekilde devrettiğini iddia ettiği ...şirketindeki genel kurul toplantılarında atılan tüm imzalarını da inkar ettiğini, bugüne genel kurullarda alınan yetkilere itiraz edilmeden kullanıldığını, dürüstlük kuralına aykırı bu davranış ile şirketin zarara uğratıldığını, bunun gibi davacı şirketteki 2017 yılından sonraki imzaların inkar edilmesinin de ... Şirketindeki gibi dürüstlük kuralına aykırı olduğunu,...'nin kayyımın aktardığı hatalı bilgilerle hareket ettiğini, bu hususların genel kurulun yokluğuna karar veren İstanbul 12 ATM'nin 2021/552 Esas sayılı dosyasının istinafında belirtildiğini, Tedbir konulan ruhsatların davacı şirket üzerinden devir edilmediğini, işletmelerin hak sahibi olan ...'ın, davacı şirketin kira bedellerini ödeyememesi sebebi ile kira sözleşmelerini yenilemediğini, ortada bir devir olmadığından muvazaadan bahsedilemeyeceğini, İstanbul 14 ATM'nin 2023/68 Esas sayılı dosyasın incelenmesi ile görüleceği  üzere, ruhsatına tedbir konulan işletmelerin davacı şirketten devrinin söz konusu olmadığını, davacı şirketin pandemi döneminde yaşanan sıkıntılar nedeni ile kira bedellerini ödeyememesi üzerinde, hak sahibi olan ... sözleşme süresi sonunda davacı şirket ile olan kira sözleşmesini yenilemediğini, yenilememe bildirimlerin İstanbul 14. ATM'nin 2023/68 Esas sayılı dosyasına sunulduğunu ve muvazaalı bir devirden söz edilemeyeceğini,Bu iddiaların yöneticinin sorumluluğuna ilişkin olmasına rağmen, şirket zarar verildiği iddiasıyla müvekkili ... aleyhine sorumluluk davası açılmadığını, İstanbul 14. ATM'nin 2023/68 Esas sayılı dosyasında da bu davadaki iddiaların ileri sürüldüğünü, o davadaki tedbir talebinin reddi üzerine bu davanın açıldığını, 2021 yılı genel kurulundaki imzanın taklit edildiği iddiasına ilişkin talebin zamanaşımına uğradığını, mahkemece tek taraflı beyanlarla tedbir kararı verilmesinin hatalı olduğunu, davadaki temel dayanağın,...'nın hileli işlemlerle şirket malvarlıklarını aktardığı iddiası olduğunu, oysa ...'nın 14.10.2016 tarihinden bu yana davacı şirketi münferiden temsil yetkisi bulunduğunu,  iddianın aksine bu dönemde şirketin faaliyetinin arttığını, davacının kuruluştan bu yana şirkete sermaye koymadığını, yapılan tüm işlemlerin cevap dilekçesinin ekinde sunulacağını belirterek, ihtiyati tedbirin kaldırılmasını istemiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ ARA KARARI ÖZETİ:İlk Derece Mahkemesince itirazın değerlendirildiği 10.07.2024 tarihli ara kararda özetle;\"...İstanbul 14 ATM 2023/68 esas sayılı dosyanın gönderildiği görüldü,  dosya incelendi,Tedbir konulması talep edilen İşyeri Açma ve Çalıştırma Ruhsatlarının devri halinde, yargılama sonunda davanın kabulü halinde mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşabileceği ya da tamamen imkânsız hâle gelebileceğinden ve sunulan deliller ile yaklaşık ispat şartı yerine getirilmiş olmakla yasal şartları oluşan ihtiyati tedbir kararının kaldırılmasına ilişkin istemin reddine,Teminat yönünden ileri sürülen itirazın kabulü ile yargılama sonunda davacı haksız çıktığı takdirde karşı tarafın ve üçüncü kişilerin bu yüzden uğrayacakları muhtemel zararlara karşılık olmak üzere şimdilik takdiren 100.000,00 TL teminat takdirine\" gerekçesiyle, davalılar vekilinin ihtiyati tedbir kararına itirazının reddine karar verilmiştir.Bu ara karara karşı,  davalılar vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:Davalılar vekili, istinaf başvuru dilekçesinde özetle; Mahkemece 23.05.2024 tarihli ara kararı ile verilen tedbire yönelik itiraz üzerine, 10.07.2024 tarihli ara karar ile 100.000 TL teminat alınmasına, tedbire ilişkin itirazın reddine karar verildiğini, oysa şirket ortağı ...'nın imzalarının taklit edilerek alındığı iddiasının gerçek dışı olduğunu, davanın temel dayanağının da ...'nin imza inkarına dayanağından yaklaşık ispatın gerçekleşmediğini, davacı ...'nın aile şirketlerinden, ... Şti.,  ...-... A.Ş. Ve .. Şirketi şirketlerinde ortağı ve yetkilisi olduğunu,  ...'nin davacı şirket yönünden imzanın taklit edildiği iddiasının yanı sıra 13.07.2017 tarihli 10 ve 12 nolu, 08.05.2018 tarihli 12, 13, 14, 15 ve 16 nolu, 09.12.2020 tarihli 1 nolu, 21.12.2020 1 nolu genel kurul kararlarında bulunan imzalarını da inkar ettiğini, ...'nın 2021 yılına kadar münferit imza yetkisi bulunduğunu, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının 2024/1212 Soruşturma numaralı dosyası ile bulunulan suç duyurusunu şikayet dilekçesi dilekçesinin de mahkemeye sunulduğunu, anılan kişinin tüm şirketlerdeki imzalarını TMK'nın 2.maddesine aykırı şekilde inkar ettiğini, bu kişinin ... şirketinde yapılan tüm genel kurullardaki imzasını inkar etmiş ve bu doğrultuda Ankara 14. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2023/337 Esas sayılı dosyasında da dava açtığını, bu davada şirket yetkilisi olarak tebligatı alarak avukatı azlettiğini, buna rağmen dürüstlük kuralına aykırı şekilde imza inkarı yapıldığını, Ankara 14. ATM'nin 2023/337 Esas sayılı dosyasında alınan bilirkişi raporunda, imza inkarının kötü niyetli olduğunu gösterdiğini, mahkemece hisse devrinin onaylanmasına ilişkin genel kuruldaki imzasını inkar eden davacının, noter huzurunda yaptığı hisse devir sözleşmesindeki imzasını kabul etmesinin çelişkili bulunarak davanın reddine karar verildiğini, aynı kişinin Aydın ATM'nin 2023/338 Esas sayılı dosyası ile ... Şirketinin 2003 yılından sonraki tüm genel kurullarındaki imzasını inkar ettiğini, alınan raporda imza inkarının dürüstlük ilkesine aykırı olduğunun belirlendiğini, söz konusu genel kurullarda atılan imzalar ile davacı şirketteki genel kurullarda inkar edilen imzaların aynı olduğunu, bu durumda ...'nin genel kurul tutanaklarına daha sonradan inkar etmek üzere kasten farklı imzalar attığını, davacı şirkete atanan kayyımın ... tarafından yanlış olarak aktarılan bilgiler çerçevesinde hareket ettiğini, alınan kararların yok hükmünde olduğunu tespit eden İstanbul 12 ATM'nin 2021/552 Esas sayılı dosyasının istinaf başvurusunda bu hususların belirtildiğini, bu kararın kaldırılma ihtimali bulunduğundan yaklaşık ispattan söz edilemeyeceğini, ruhsatlara konu olan işletmelerin hak sahibi olan müvekkili ... şirketinin, davacı şirketin kira bedellerini ödeyememesi sebebi ile kira sözleşmelerini yenilemediğini, bu protokollerin celp edilen dosyalarda bulunduğunu, ortada bir devir olmadığından muvazaadan bahsedilerek tedbir kararı verilmesinin hukuka aykırı olduğunu, İstanbul 14 ATM'nin 2023/68 Esas sayılı dosyasının celbi ile rahatlıkla görüleceği üzere, ruhsatına tedbir konulan işletmelerin davacı şirketten devrinin söz konusu olmadığını, pandemi döneminde kiranın ödenmemesi nedeniyle kira sözleşmesinin yenilenmediğini, davacının tek taraflı beyanı ile tedbir kararı verilemeyeceğini,Bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasına, itirazın kabulü ile tedbirin kaldırılmasına karar verilmesini istemiştir.<br>İNCELEME VE GEREKÇE:Dava, davacı şirkete ait işletme ruhsatları ve kira sözleşmesi üzerinde yapılan işlemler ile davalı yöneticinin şirketin yönetime ilişkin işlemlerinin hukuka aykırı ve muvazaalı olması nedeniyle tazminat ve yapılan devirlerin geçersizliğinin tespiti  istemine ilişkin olup, dava içerisinde şirketçe işletilen otellere ilişkin iş yeri açma ve çalışma ruhsatlarının devrinin tedbiren önlenmesine, devrin usulsüz olması nedeniyle otellere veya davalı şirketlere tedbiren yönetim veya denetim kayyımı atanması istemine  ilişkindir.İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda, 23.05.2024 tarihli ara karara iki adet otele ilişkin iş yeri açma ve çalışma ruhsatının üçüncü kişilere devrinin tedbiren önlenmesine, yönetim ve denetim kayyımı atanması talebinin reddine karar verilmiştir. Bu karara yönelik, davacıların itirazı üzerine 04.07.2024 tarihli mürafaa ile takdiren 100.000,00 TL teminat alınması ve ihtiyati tedbir kararına yönelik reddine karar verilmiş ; bu ara karara karşı, ihtiyati tedbire itiraz eden davalılar vekilince yasal süresi içinde istinaf başvurusunda bulunulmuştur.İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülen istinaf başvuru nedenleriyle ve kamu düzenine aykırılık yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.İhtiyati tedbir ise  HMK'nın  389 ve devamı hükümlerinde düzenlenmiş olup, buna göre mevcut durumda meydana gelebilecek değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkansız hale geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hallerinde, uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir. İhtiyati tedbir kararı verilebilmesi için tedbir talep eden tarafın, dilekçesinde dayandığı ihtiyati tedbir sebebini ve türünü açıkça belirtmesi ve davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmesi gereklidir. Görüldüğü üzere, Kanun hükmü, tedbirin sadece dava konusu olan şey hakkında verilebileceğini düzenlemiştir. Davanın konusu olmayan şeyler hakkında tedbir kararı verilemez. İhtiyati tedbirde, hakkında tedbir kararı alınan şey, esasen asıl davanın konusudur. Konusu para alacağı olan bir davada, davalıların taşınır ve taşınmaz mallarına   ihtiyati tedbir konulamaz. Para alacağına ilişkin davalarda, İİK'nın 257 vd. maddelerindeki koşullar varsa, talep hâlinde ihtiyati haciz kararı verilebilir. Bu nedenle mahkemece ihtiyati tedbir talebinin reddine ilişkin verilen ara karar usul ve yasaya uygun görülmüştür. 390/3.maddesinde, \"Tedbir talep eden taraf, dilekçesinde dayandığı ihtiyati tedbir sebebini ve türünü açıkça belirtmek ve davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorundadır'' hükmünü, 391/1.maddesi ise  ''Mahkeme, tedbire konu olan mal veya hakkın muhafaza altına alınması veya bir yediemine tevdii ya da bir şeyin yapılması veya yapılmaması gibi, sakıncayı ortadan kaldıracak veya zararı engelleyecek her türlü tedbire karar verebilir\"  hükmünü içermektedir. Görüldüğü gibi ihtiyati tedbir kararı verilebilmesi için, kesin bir haklılığın ispatı gerekmemekte, ihtiyati tedbir sebebi ve davanın esası yönünden yaklaşık ispat ölçüsünde haklılığın kanıtlanması gerekir. Dava dilekçesinde, İstanbul 12. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2021/552 Esas sayılı  dosyası ile davacı şirketin genel kurulunun, ...'nın imzasının taklit edilerek işlem yapılması nedeniyle yoklukla malul olduğunun tespitine karar verildiği ve bu kararın henüz kesinleşmediği anlaşılmıştır. Dava dilekçesindeki temel iddia davacı şirketin iş ve işverenlerinde hile yapıldığı, sahte ve muvazaalı işlemlerle genel kurulların yapılarak yönetim yetkisinin kullanıldığı ileri sürülmüş bu iddia İstanbul 12.ATM'nin yukarıda belirtilen dosyasına dayandırılmıştır. Bu dosyanın varlığı inkar edilmemiş, itiraz dilekçesinde, davacının başka şirketlere olan ortaklığın nedeniyle aynı taleplerle Ankara 14.ATM'nin 2023/337 Esas sayılı dosyasında ... AŞ'ye yönelik dava ile Aydın ATM'nin 2023/338  Esas sayılı dosyasında davalı ..'a yönelik açtığı davadaki iddialarla aynı olduğu belirtilmiştir. İtiraz ve istinaf başvurusunda aynı ATM dosyasında alınan bilirkişi raporu ile, Ankara ATM'deki dürüstlük kuralından hareketle davanın reddine karar verildiğinden söz edilerek davacının farklı imzalar atmak suretiyle uzun yıllar sonra şirket genel kurullarının iptalini talep ettiği belirtilmiştir. Ayrıca devir edilen ruhsatların davalı ... Şirketi üzerinden devir edilmediği, pandemi döneminde, davacı şirketin kira borcunu ödeyememesi nedeniyle kira sözleşmelerinin yenilenmediği ileri sürülmüş bu hususta İstanbul 14.ATM'nin 2023/68 Esas sayılı dosyasının incelenmesini istemiştir. Öncelikle ilk derece mahkemesince yapılan değerlendirmede belirtildiği üzere, dava konusu işlemlere esas kararların iptal edilmesi ve bu kararın henüz kesinleşmemesi karşısında yaklaşık ispat koşulunun oluştuğu, başka şirketlere yönelik davalarda, bu davalardaki veri durumuna göre mahkemelerce verilen kararların veya alınan bilirkişi raporlarının yaklaşık ispat olgusunu ortadan kaldırmadığı, işletme devrinin davacı tarafından yapılmadığının belirtilmesine karşı, dava dilekçesinde genel olarak benzer bir ortaklık yapısı bulunan şirketlerin yönetimlerinin hileli işlemlerle ele geçirildiğinden, davacı şirketin içinin boşaltıldığından, kira sözleşmeleri ile iş yeri ruhsatları hakkında muvazaalı işlemler yapıldığından söz edilerek dava açıldığından, kira sözleşmelerinin sona erdirilmesinin ve devirlerin yasaya uygun olup olmadığının da bu davada incelenecek olması nedeniyle, ilk derece mahkemesince verilen ihtiyati tedbir kararı ile ihtiyati tedbire yönelik itirazın reddi ara kararının yerinde olduğu, istinaf başvurusunda ileri sürülen soyut nedenler ihtiyati tedbirin kaldırılmasına yeterli olmadığı anlaşılmakla, davalılar vekilinin yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir. Açıklanan bu gerekçelerle, HMK'nın 353/1.b.1, 394/5 maddeleri uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, davalılar vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine dair aşağıdaki karar verilmiştir. <br>KARAR;Yukarıda açıklanan gerekçelerle;1-HMK'nın 353/1.b.1 ve 394/5. maddeleri uyarınca, davalılar vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine,2-Davalılar tarafından yatırılan istinaf başvuru ve peşin karar harçlarının Hazineye gelir kaydına, 3-Davalılar tarafından yapılan kanun yolu giderlerinin kendilerinin  üzerinde bırakılmasına,4-Gerekçeli kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine,5-Dosyanın,  kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine dair;HMK'nın 353/1.b.1 ve 394/5 maddeleri uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, oybirliğiyle ve kesin olarak karar verildi 21.11.2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"4d12f1902ef0b608","SID":"32b25b63f631f08e"}}