{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ <br>26. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2023/459 - 2024/1387<br>T.C.<br>ANKARA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>26. HUKUK DAİRESİ<br><br><br>ESAS NO\t: 2023/459 <br>KARAR NO\t: 2024/1387 <br><br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>K A R A R <br><br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 28/12/2022<br>NUMARASI\t\t: 2019/566 Esas 2022/750 Karar<br><br>DAVACILAR\t:  <br>VEKİLİ\t: <br>DAVALILAR\t:   <br><br>DAVANIN KONUSU\t: Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)<br>KARAR TARİHİ\t: 14/11/2024<br>GEREKÇELİ KARAR <br>YAZILMA TARİHİ\t: 09/12/2024<br>\t<br>İlk Derece Mahkemesince verilen karara karşı davacılar vekili, davalı ... Rektörlüğü vekili ve davalı ... vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda;<br>\tTARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI<br>\tDavacılar vekili, 26.11.2018 tarihinde davalı ...’nün işleteni olup davalı sürücü ... idaresindeki ve davalı sigorta şirketine zorunlu mali sorumluluk sigortası ile sigortalı ... plakalı kamyonun, kapağı açık ve sağa sola savrulur vaziyette seyir halinde iken yaya kaldırımında yürümekte olan davacılardan ... ve ...’ın kızları, diğer davacıların kardeşi ...’e çarpması sonucu vefat ettiğini, müteveffanın ... psikoloji bölümü son sınıf öğrencisi olduğunu, aracın ... Strateji Geliştirme Daire Başkanlığı adına kayıtlı olup davalı Üniversitenin zarardan araç işleteni ve araç sahibi olarak sorumlu olduğunu, kazada müteveffanın kusuru bulunmadığını, ceza soruşturmasında davalı sürücünün asli kusurlu olduğunun belirtildiğini, davacıların olay nedeniyle manevi olarak zarar gördüklerini, ayrıca anne ve babasının destekten yoksun kaldığını, davalı sigorta şirketine başvurudan ve arabuluculuk aşamasından sonuç alınamadığını, davanın 6100 sayılı HMK’nın 107. maddesi uyarınca belirsiz alacak davası olarak açıldığını belirterek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, davacı ... için 1.000,00 TL ve davacı ... için 1.000,00 TL destekten yoksun kalma tazminatının 26.11.2018 tarihinden, davalı sigorta şirketi yönünden 25.06.2019 temerrüt tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, davacı ... için 150.000,00 TL, davacı ... için 150.000,00 TL, davacı ... için 100.000,00 TL, davacı ... için 100.000,00 TL manevi tazminatın 26.11.2018 tarihinden itibaren davalılar ... Rektörlüğü ve ...’den müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini istemiş, yargılama sırasında davalı sigorta şirketi teminat limiti ile sınırlı olmak kaydıyla, davacı ... için maddi tazminat talebini 623.761,82 TL, davacı ... için maddi tazminat talebini 334.445,12 TL’ye artırmıştır. <br>\tDavalı ... vekili, kaza ile ilgili ceza davasının halen derdest olduğunu, davalının hizmetli kadrosu ile davalı üniversitede çalıştığını, okul yönetimi tarafından verilen görevleri yaptığını, yetkilendirme ile şoförlük görevini yerine getirdiğini, kazaya karışan kamyonun kapak sisteminin 2018 yılı Ağustos ayında değiştiğini, kazanın arka kapağında bulunan tek pimin seyir sırasında çıkması ile meydana geldiğini, davalının sorumluluğu bulunmadığını, davalının tüm trafik kurallarına uyduğunu, kazanın asıl sebebinin aracın arka kapak sisteminde ... tarafından yapılan değişiklik olduğunu, araçta yapılan değişiklik sonrası oluşan teknik arızada herhangi bir ihmal ve kusuru bulunmadığını, olayın davalının iradesi dışında gerçekleştiğini, üniversite yönetiminin çok büyük ihmali söz konusu olduğunu, talep edilen tazminat miktarlarının fahiş olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur. <br>\tDavalı ... vekili, maddi tazminat koşulları bulunmadığını, talep edilen manevi tazminatın yüksek olduğunu, aracın kapağının açılış yönünde herhangi bir değişiklik ve modifiye işlemi yapılmadığını, 2018 yılı araç muayenesi öncesinde eksikliklerin tamamlandığını, aracın uzun yıllar mevcut durumuna göre kullanıldığını, aracın zorunlu mali sorumluluk sigortası bulunduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.<br>\tDavalı sigorta şirketi vekili, davaya karşı cevap dilekçesi vermemiştir. <br>\tİLK DERECE MAHKEMESİ KARARI<br>\tMahkemece, davanın trafik kazasından kaynaklanan destekten yoksun kalma tazminatı ve manevi tazminat istemine ilişkin olduğu, yargılama sırasında Adli Tıp Kurumu Ankara Trafik İhtisas Dairesinden alınan raporda kazanın meydana gelmesinde davalı sürücünün % 100 oranında kusurlu olduğu, müteveffa yayanın kusursuz olduğunun belirtildiği, aktüer bilirkişi tarafından ibraz edilen rapor ve 10.05.2022 tarihli ek raporda emsal gelir araştırmaları ortalaması üzerinden yapılan hesaplama esas alınarak manevi tazminatın takdirine ilişkin ilkeler uyarınca davacılar ... ve ... tarafından tüm davalılara yönelik maddi tazminat davasının alacak miktarı için kabulü ile, davacı ... için 623.761,82 TL, davacı ... için 334.445,12 TL'nin (davalı sigorta şirketi yönünden davacı ... için 234.348,39 TL, davacı ... yönünden 125.651,61 TL teminat limiti ile sınırlı olmak üzere) davalılardan müteselsilen alınarak  davacılara verilmesine, alacaklara davalı sigorta şirketi yönünden 08.07.2019 temerrüt tarihinden, diğer davalılar yönünden 26.11.2018 olay tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesine, davacıların davalılar ... Rektörlüğü ve ...'e yönelik manevi tazminat davalarının kısmen kabulü ile, davacı ... için 100.000,00 TL, davacı ... için 100.000,00 TL, davacı ... için 30.000,00 TL, davacı ... için 30.000,00 TL'nin 26.11.2018 olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte bu davalılardan müteselsilen alınarak davacılara verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiş, hükme karşı davacılar vekili, davalı ... Rektörlüğü vekili ve davalı ... vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuş, davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun 03.03.2023 tarihli ek kararla yapılmamış sayılmasına karar verilmiş, ek karara karşı istinaf kanun yoluna başvuru yapılmamıştır. \tİLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ<br>\tDavacılar vekili istinaf dilekçesinde, manevi tazminata yönelik hükme karşı istinaf başvurusunda bulunulduğunu, davalı üniversiteye ait ve davalı sürücünün idaresindeki damperli kamyonun savrulan arka kapağının kendisine çarpması sonucunda psikoloji bölümü 4. Sınıf öğrencisi ...’ün vefat ettiğini, olaydaki ihmaller, tedbirsizlik ve dikkatsizliğin son derece büyük olduğunu, davacıların tarifi imkansız acılar yaşadığını, kazanın meydana gelmesinde müteveffanın kusursuz olduğunu, hükmedilen manevi tazminat tutarlarının çok düşük olduğunu, davacıların yaşadıkları acının çok büyük olduğunu, hüküm altına alınan manevi tazminatın caydırıcı olma özelliği bulunmadığı gerektiğini, manevi tazminat taleplerinin kabulü gerektiğini belirterek istinaf başvurusunda bulunmuşlardır. \t\t<br>\tDavalı ... Rektörlüğü vekili istinaf dilekçesinde, toplanan deliller kapsamında ve kusur raporunda davalı üniversitesinin kusurunun bulunmadığını, olaya ilişkin tüm kurusun davalı sürücüye ait olduğunun tespit edildiğini, buna rağmen davalı üniversitenin sorumlu tutulduğunu, hangi nedenle sorumlu olduğunun belirtilmediğini ve kararın kaldırılmasını talep ettiklerini, davacıların maddi tazminat taleplerinin dayanağı destek tespiti belirsiz ve ihtimale dayalı olduğunu, müteveffanın okuldan mezuniyeti sonrasında iş bulma, evlenme, birinci ve ikinci çocuk sahibi olma ihtimalleri değerlendirilerek hesap yapılmadığını, destek süresi ve kıymetinin hatalı olduğunu, anne ve babanın gelir elde ettiği dikkate alınarak tenkise tabi miktarın belirlenmesi gerektiğini, tazminat hesap raporunun dosya kapsamına uygun olmadığını, eksik inceleme ile karar verildiğini, \thüküm altına alınan manevi tazminat tutarlarının yüksek olduğunu ve zenginleşmeye yol açacak nitelikte olduğunu belirterek istinaf başvurusunda bulunmuştur. \t<br>\tDELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE\t<br>\t6100 sayılı HMK'nın 355. maddesi uyarınca ileri sürülen istinaf sebepleri ile sınırlı olarak dosya içindeki bilgi ve belgeler, Mahkeme kararının gerekçesi, dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesi ile yapılan inceleme sonucunda;<br>\tDavacılar vekili, 26.11.2018 tarihinde davalı ...’nün işleteni olup davalı sürücü ... idaresindeki ve davalı sigorta şirketine zorunlu mali sorumluluk sigortası ile sigortalı ... plakalı kamyonun, kapağı açık ve sağa sola savrulur vaziyette seyir halinde iken yaya kaldırımında yürümekte olan davacılardan ... ve ...’ın kızları, diğer davacıların kardeşi ...’e çarpması sonucunda hayatını kaybettiğini belirterek davacılar ... ve ... için destekten yoksun kalma tazminatı, tüm davalılar için manevi tazminat talebinde bulunmuş, mahkemece Adli Tıp Kurumu Ankara Trafik İhtisas Dairesinden alınan raporda kazanın meydana gelmesinde davalı sürücünün % 100 oranında kusurlu olduğu, müteveffa yayanın kusursuz olduğunun belirtildiği, aktüer bilirkişi tarafından ibraz edilen rapor ve 10.05.2022 tarihli ek raporda emsal gelir araştırmaları ortalaması üzerinden yapılan hesaplama esas alınarak manevi tazminatın takdirine ilişkin ilkeler uyarınca maddi tazminat isteminin kabulüne, manevi tazminat isteminin kısmen kabulüne karar verilmiş, karara karşı davacılar vekili ile davalı ... Rektörlüğü vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. <br>\t1-6098 sayılı TBK'nın 53. maddesi gereğince, ölüm hâlinde ölenin desteğinden yoksun kalan kişilerin bu sebeple uğradıkları kayıpları zarar sorumlularından tahsilini talep edebilir. Destekten yoksun kalma tazminatının konusu, desteğin yitirilmesi nedeniyle yoksun kalınan zarardır. Buradaki amaç, destekten yoksun kalanların, desteğin ölümünden önceki yaşamlarındaki sosyal ve ekonomik durumlarının korunmasıdır. Olaydan sonraki dönemde de, destek olmasa bile, onun zamanındaki gibi aynı şekilde yaşayabilmesi için muhtaç olduğu paranın ödettirilmesidir. Haksız bir eylem sonucu desteğini yitiren kimse TBK'nın 53. Maddesine dayanarak uğradığı zararın ödetilmesini isteyebilir.<br>\tKarayolları Trafik Kanunu'nun 85.maddesinde “Bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın bir teşebbüsün unvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen biletle işletilmesi halinde, motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibi, doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olurlar.” hükmüne, aynı Kanun'un 88. maddesinde ise “Bir motorlu aracın katıldığı bir kazada, bir üçüncü kişinin uğradığı zarardan dolayı, birden fazla kişi tazminatla yükümlü bulunuyorsa, bunlar müteselsil olarak sorumlu tutulur.” düzenlemesi ile motorlu araçların işletilmesi neticesi üçüncü kişinin zarar görmesi durumunda o aracın işleteni, aracın sürücüsü ve varsa teşebbüs sahibinin müştereken ve müteselsilen sorumlu olduğu ayrıca birden fazla kişinin zararı tazminat ile yükümlü olması durumunda zarar görene karşı müteselsil sorumlu oldukları belirtmiştir. <br>\tDosya içeriğinden, 26.11.2018 kaza tespit tutanağına göre davalı ... Rektörlüğünün işleteni olup davalı sürücü idaresindeki ve davalı sigorta şirketine sigortalı ... plakalı kamyonun seyir halinde iken kamyonun arkasındaki demir kapağı tutan mekanizmanın yerinden çıkması sonucunda kaldırımda yürüyen yaya müteveffaya çarparak ölümüne neden olduğu, Ankara 29. Asliye Ceza Mahkemesinin 2019/97 Esas, 2020/352 Karar sayılı dosyasında yapılan yargılamada davalı sürücünün taksirle ölüme neden olma suçundan cezalandırılmasına karar verildiği ve istinaf başvurusunun Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 12. Ceza Dairesinin 11.01.2022 tarihli ve 2020/2750 Esas, 2022/105 Karar sayılı kararı ile düzeltilerek esastan reddine kesin olarak karar verildiği anlaşılmıştır. Mahkemece yargılama sırasında Adli Tıp Kurumu Ankara Trafik İhtisas Dairesinden alınan raporda kazanın meydana gelmesinde davalı sürücünün idaresindeki kamyon ile arka kasa kapağının açılmaması için gerekli tedbirleri alması gerekirken, gereken dikkat ve özeni göstermeden kapağı sağ yan tarafa sabitleyip seyre çıktığı, kampüs içerisinde seyri esnasında kapağı sabitlemeye yarayan mekanizmanın yerinden çıkmasıyla kapağın açıldığı, ancak kamera kayıtlarında görüldüğü üzere sürücünün bu durumu fark etmeyerek seyrine devam ettiği esnada yolun sağında yaya kaldırımında yürüyen yayanın kafasına açık olan kasa kapağının çarpması sonucunda meydana gelen olayda % 100 oranında kusurlu olduğu, müteveffa yayanın kusursuz olduğunun belirtildiği, davalı üniversitenin araç işleteni olarak zarardan sorumlu olduğu belirlenerek aktüer bilirkişi tarafından Yargıtay uygulamalarına uygun olarak düzenlenen gerekçeli, denetime ve hüküm vermeye elverişli 26.03.2021 tarihli rapor ve 10.02.2022 tarihli rapordaki tespit ve hesaplamalar esas alınarak müteveffanın annesi ve babası olan davacılar ... ve ... için destekten yoksun kalma tazminatına hükmedilmiş olmasında isabetsizlik bulunmadığından davalı ... Rektörlüğü vekilinin yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nin 353/1.b.1 maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. <br>\t2-Davacılar vekilinin manevi tazminata ilişkin hükme yönelik istinaf başvurusunun incelenmesinde, 6098 TBK'nın 56. maddesinde “Hâkim, bir kimsenin bedensel bütünlüğünün zedelenmesi durumunda, olayın özelliklerini göz önünde tutarak, zarar görene uygun bir miktar paranın manevi tazminat olarak ödenmesine karar verir. Ağır bedensel zarar veya ölüm hâlinde, zarar görenin veya ölenin yakınlarına da manevi tazminat olarak uygun bir miktar paranın ödenmesine karar verilebilir.” hükmüne, aynı Kanun'un 51.maddesinde “Hâkim, tazminatın kapsamını ve ödenme biçimini, durumun gereğini ve özellikle kusurun ağırlığını göz önüne alarak belirler.” hükmüne yer verilmiştir. Buna göre hâkimin özel halleri göz önünde tutarak manevi zarar adı ile hak sahibine verilmesine karar vereceği bir para tutarı adalete uygun olmalıdır. Hükmedilecek bu para, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer bir fonksiyonu olan özgün bir nitelik taşır. Bir ceza olmadığı gibi mamelek hukukuna ilişkin zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. O halde bu tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenilen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. 22.06.1966 tarihli ve 7/7 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı'nın gerekçesinde takdir olunacak manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar da açıkça gösterilmiştir. Bunlar her olaya göre değişebileceğinden hâkim bu konuda takdir hakkını kullanırken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir. Manevi tazminatın miktarı bir taraf için zenginleşme aracı, diğer taraf için de yıkım olmamalıdır. Manevi tazminatın miktarının belirlemesinde her olaya göre değişen özel hal ve şartlar gözetilmelidir. Hâkimin bu takdir hakkını kullanırken, ülkenin ekonomik koşulları, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, paranın satın alma gücü, tarafların kusur durumu, olayın ağırlığı, olay tarihi gibi özellikleri göz önünde tutması ve buna göre manevi tazminat takdir etmesi gerektiği açıkça ortadadır. (HGK 23.06.2004, 13/291-370)<br>\tSomut olay yukarıda açıklanan Kanun hükümleri ve ilkeler doğrultusunda değerlendirildiğinde, 26.11.2018 tarihinde davalı ... Rektörlüğünün işleteni olup davalı sürücü idaresindeki kamyonun kampüs içinde seyri esnasında arka kasa kapağını sabitlemeye yarayan mekanizmanın yerinden çıkmasıyla kapağın açıldığı ve davalı sürücünün bu durumu fark etmeyerek yolun sağında yaya kaldırımında bulunan müteveffaya çarpması sonucunda meydana gelen kazada davacılar ... ve ...'ün kızları, diğer davacıların kardeşi olan ...'ün vefat ettiği, kusura ilişkin alınan Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi raporunda kazanın meydana gelmesinde davalı sürücünün % 100 oranında kusurlu olduğu, müteveffa yayanın kusursuz olduğunun belirtildiği, kazanın meydana geliş şekli, tespit edilen kusur durumu, olayın meydana geliş şeklinin davacılar üzerindeki etkisi, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, kaza tarihindeki (2018) paranın alım gücü nazara alındığında davacılar ... ve ...'ün kızları, diğer davacıların kardeşi olan ...'ün vefatı nedeniyle davacılar için belirlenen manevi tazminat tutarlarının hak ve nesafet kuralları çerçevesinde daha yüksek olması gerektiği sonuç ve kanaatine varılmış olmakla davacılar vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, HMK'nın 353/1.b.2. maddesi gereğince ...'ün vefatı nedeniyle davacı anne ... için 150.000,00 TL, davacı baba ... için 150.000,00 TL, davacı ... için 60.000,00 TL, davacı ... için 60.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihi olan 26.11.2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ... ve ... Rektörlüğünden müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacılara ödenmesine karar vermek gerekmiştir. <br>\tAçıklanan nedenlerle davalı ... Rektörlüğü vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nin 353/1-b.1 maddesi uyarınca esastan reddine, davacılar vekilinin istinaf nedenleri ile sınırlı olarak yapılan inceleme sonucunda istinaf başvurusunun  kabulü ile hükmün, 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b.2 maddesi uyarınca kaldırılmasına kesinleşen yönler korunarak aşağıdaki şekilde esas hakkında yeniden hüküm kurulmasın karar vermek gerekmiştir. <br>\tHÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle,<br>\tI-Davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1.b-1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,<br>\tII-Davacılar vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile, ilk derece mahkemesi kararının KALDIRILMASINA, <br>HMK'nın 353/1-b-2 maddesi uyarınca esas hakkında YENİDEN KARAR VERİLMESİNE, <br>Buna göre;\t<br>\t1-Davacılar ... ve ... tarafından tüm davalılara yönelik maddi tazminat davasının alacak miktarı için kabulü ile, davacı ... için 623.761,82 TL, davacı ... için 334.445,12 TL'nin (davalı sigorta şirketi yönünden davacı ... için 234.348,39 TL, davacı ... yönünden 125.651,61 TL teminat limiti ile sınırlı olmak üzere) davalılardan müteselsilen alınarak bu davacılara verilmesine, alacaklara davalı sigorta şirketi yönünden 08/07/2019 temerrüt tarihinden, diğer davalılar yönünden 26/11/2018 olay tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesine,<br>2-Davacıların davalılar ... Rektörlüğü ve ...'e yönelik manevi tazminat davalarının davacılar ... ve ... için kabulüne, diğer davacılar için kısmen kabulü ile, davacı ... için 150.000,00 TL, davacı ... için 150.000,00 TL, davacı ... için 60.000,00 TL, davacı ... için 60.000,00 TL'nin 26/11/2018 olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan müteselsilen tahsili ile  davacılara ödenmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine,<br>3-Alınması gerekli 94.145,22 TL harçtan peşin yatırılan 1.714,59 TL ile ıslah harcı olarak yatırılan 3.265,92 TL toplamı 4.980,51 TL’nin mahsubu ile kalan 89.164,81 TL (davalı sigorta şirketinin 19.611,09 TL'sinden sorumlu olmak üzere) davalılardan müteselsilen alınarak Hazine’ye gelir yazılmasına, <br>4-Davacılar tarafından yapılan 7.808,19 TL yargılama giderinin (manevi tazminat davası için ayrıca yapılan yargılama gideri bulunmadığından) davalılardan müteselsilen alınarak davacılara verilmesine,<br>5-Davalılar ... Rektörlüğü ve ... tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerlerinde bırakılmasına, <br>6-Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A(13). maddesi uyarınca karar tarihinde yürürlükte bulunan Arabuluculuk Ücret Tarifesi uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 1.320,00 TL arabuluculuk giderinin davalılardan müteselsilen alınarak Hazineye gelir kaydına,<br>7-Davacı ... davada kendisini vekille temsil ettirmiş olup kabul edilen maddi tazminat davası yönünden 86.613,80 TL vekalet ücretinin (davalı sigorta şirketinin 35.808,77 TL'sinden sorumlu olmak üzere) davalılardan müteselsilen alınarak bu davacıya verilmesine,<br>8-Davacı ... davada kendisini vekille temsil ettirmiş olup kabul edilen maddi tazminat davası yönünden 49.822,32 TL vekalet ücretinin (davalı sigorta şirketinin 19.847,74 TL'sinden sorumlu olmak üzere) davalılardan müteselsilen alınarak bu davacıya verilmesine,<br>9-Davacı ... davada kendisini vekille temsil ettirmiş olup kabul edilen manevi tazminat davası yönünden 30.000,00 TL vekalet ücretinin davalılar ... Rektörlüğü ve ...'ten müteselsilen alınarak bu davacıya verilmesine,<br>10-Davacı ... davada kendisini vekille temsil ettirmiş olup kabul edilen manevi tazminat davası yönünden 30.000,00 TL vekalet ücretinin davalılar ... Rektörlüğü ve ...'ten müteselsilen alınarak bu davacıya verilmesine,<br>11-Davacı ... davada kendisini vekille temsil ettirmiş olup kabul edilen manevi tazminat davası yönünden 30.000,00 TL vekalet ücretinin davalılar ... Rektörlüğü ve ...'ten müteselsilen alınarak bu davacıya verilmesine,<br>12-Davacı ... davada kendisini vekille temsil ettirmiş olup kabul edilen manevi tazminat davası yönünden 30.000,00 TL vekalet ücretinin davalılar ... Rektörlüğü ve ...'ten müteselsilen alınarak bu davacıya verilmesine,<br><br>13-Davalılar ... Rektörlüğü ve ... davada kendilerini vekille temsil ettirmiş olup davacı ... için reddedilen manevi tazminat davası yönünden A.A.Ü.T. madde 10/2 ve 13/1 maddesi uyarınca 30.000,00 TL vekalet ücretinin davacı ...'den alınarak bu davalılara verilmesine,<br>14-Davalılar ... Rektörlüğü ve ... davada kendilerini vekille temsil ettirmiş olup davacı ... için reddedilen manevi tazminat davası yönünden A.A.Ü.T. madde 10/2 ve 13/1 maddesi uyarınca 30.000,00 TL vekalet ücretinin davacı ...'den alınarak bu davalılara verilmesine,<br>III- İSTİNAF HARÇ VE YARGILAMA GİDERLERİ YÖNÜNDEN:<br>\t1-Davacılar tarafından yatırılan istinaf karar harcının istek halinde iadesine,<br>\t2-Davalı ... Rektörlüğü harçtan muaf olduğundan bu konuda karar verilmesine yer olmadığına, <br>\t3-İstinaf başvurusu nedeniyle davacılar tarafından yapılan 132,00 TL yargılama gideri ile 492,00 TL istinaf başvuru harcının davalılardan tahsil edilerek davacılara verilmesine, <br>\t4-Başvuran taraflarca yatırılan delil ve gider avansından kullanılmayan kısmın HMK'nın 333.maddesi uyarınca karar kesinleştiğinde yatırana iadesine,<br>\t5-Karar usulüne uygun olarak taraflara tebliğine, <br>\tDosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 361/1. maddesi uyarınca kararın usulen tebliğinden itibaren iki (2) haftalık süresi içerisinde Yargıtay'da TEMYİZ YOLU AÇIK olmak üzere 14.11.2024 tarihinde oy birliği ile karar verildi. <br><br>\t\t\t\t<br><br>Başkan<br>Üye <br>Üye <br>Katip<br> <br>* Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.<br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"78100ab0dd58ee5c","SID":"24c16e2b44e15b7a"}}