{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>4. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2023/688 <br>KARAR NO: 2024/4430<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 11/11/2022<br>NUMARASI: 2021/28 Esas -  2022/715 Karar<br>DAVANIN KONUSU: Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ: 11/12/2024<br>Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla HMK' nın 353.maddesi gereğince dosya incelendi, <br>GEREĞİ  DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde; Davacı şirket, yukarıda adresi yazılı mecuru bowling salonu olarak işletmekte olup, dava dışı alt kiralayan ... Tic. A.Ş'nin alt kiracısı olduğunu, davacı şirketin, alt kiralayan sıfatını haiz ... Tic. A.Ş ile yaptığı 23.10.2019 tarihli protokolün 1. maddesinin a ve b bentleri gereğince, çatı tadilatı yapılmasına karar verildiğini, ancak çatı tadilatını yapan taşeron firma ile anlaşmayı, mecurun mal sahibi olan diğer davalı ... San. ve Tic. A.Ş.'nin yapmış olduğunun davacı şirkete 09.04.2020 tarihinden sonra şifahen bildirildiğini, ... San. ve Tic. A. Ş. anılı çatının tadilatı hususunda bilgi olmaksızın diğer davalı olan ... San. Tic. ve İnş. Ltd. Şti. yi yetkilendirerek, kendi gözetim ve denetimlerinde olmak üzere, davacı şirketin alt kiracı olarak bulunduğu yerde, çatı tadilatına başladıklarını, 09.04.2020 tarihinde, çatı tadilatını yapan davalı ... şirketi çalışanları, kaynak makinası ile yaptıkları çalışmada, yangına sebebiyet verdiklerini, yangının söndürülmesi amacıyla itfaiyeye başvurulduğunu, davacı şirketin 8 adet bowling hattına ve makinelerine zarar verdiğini, iş bu durumun tespiti için İstanbul Anadolu 16. Sulh Hukuk Mahkemesi' nin 2020/52 D İş sayılı dosyası ile delil tespiti yaptırıldığını, davacı şirketin işletmesinde kullandığı bowling makineleri sigortalı olup, 17.09.2020 tarihinde ... Sigorta Anonim Şirketi tarafından işletmedeki hasarların toplamı için 72.386,34 TL ödenmiş ise de, bu bedel içerisinde bowling makinelerinin tamir bedelinin 9.280,00-USD'lik kısmının karşılığının ödendiğini, 1.800,00-USD karşılığı olan 13.392,00 TL'nin ödenmediğini, değişim ve tamir bedellerinin bakiye kısmından hem yangına sebebiyet veren davalı taşeron ... şirketi hem de mecurun mal sahibi ... şirketlerinin T.B.K 49 ve devamı maddeleri gereğince müşterek ve müteselsilen sorumluluğu bulunduğunu, 2020 yılı Haziran, Temmuz ve Ağustos aylarında işletmenin kapalı kaldığını, davacı şirketin yangın sebebiyle kapalı kaldığı üç (3) ay boyunca ciro-kar kaybı yaşadığını  ve personeline ise maaş ödemelerini yapmaya devam ettiğini belirterek  fazlaya ilişkin tüm talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla,  davacı şirketin üç (3) ay boyunca mahrum kaldığı ciro-kar kayıpları, muhtemel zararlar ile personel giderleri ödemeleri karşılığı maddi tazminat bedeli olarak şimdilik 23.392,00 TL'nin 09.04.2020 tarihinden itibaren mevduata uygulanan en yüksek ticari avans faizi ile birlikte davalılardan müşterek ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir ve sunduğu ıslah dilekçesiyle ciro kaybı yönünden talebini 75.000,00 TL'ye yükseltmiştir. Davalı ... San. Tic. ve İnş. Ltd. Şti. vekili cevap dilekçesinde;  Davacının zarar iddialarını, özellikle de meydana geldiği iddia edilen zararın oluşumu ve uğranıldığı iddia edilen zararın tutarını, kabul etmediklerini, iddia edilen zarar ile gerçekleşen olay arasında uygun illiyet bağı olmadığını, İBB İtfaiye Daire Başkanlığı'nın 10.04.2020 Tarihli yangın raporunda yangının çıkış sebebinin \"belirtilen adreste binanın çatısında tadilat sırasında kaynak makinası ile yapılan çalışma sırasında çıkan kıvılcımların çatı izolasyon malzemelerini tutuşturmasıyla yanmanın başladığı ve çatı arasındaki muhtelif eşyalara sirayet etmesi sonucu yangın olayının meydana geldiği kanaatine varılmıştır.\" ifadesine yer verildiğini,  aynı raporun yanan şeyin son durumu kısmının ise \"binanın çatısı ve çatı arasında bulunan muhtelif eşyalar kısmen yanmak ... salonun asma tavanı, ofis ve Bowling makinalarının bulunduğu bölümü sızan sudan ıslanmak suretiyle zarar görmüştür.\" şeklinde olduğunu, sigorta tespit raporunda da olayın çıkış sebebi olarak çatıda çalışması sırasında çıkan kıvılcımların çatı izolasyon malzemesini ve çatı arasında muhtelif eşyalara sirayet ettiğinin ifade edildiğini, yangının yayılmasının tamamen davacının çatı arasında bulunmaması gereken eşyalarından kaynaklandığını, davacının, mal sahibinin onay ve izni olmaksızın kira sözleşmesi dışındaki alanları yangın çıkmasına sebebiyet verecek şekilde eşyalarla doldurması sebebiyle doğrudan kusurlu olduğunu, ortaya çıkan zarardaki uygun illiyet bağını kestiğini, bu durum  davacının aynı zamanda müterafık kusuru olduğunu gösterdiğini, illiyet bağının kesilmesi sebebiyle davalının çıkan zarardan sorumlu olmadığını, 1.800-USD karşılığı olan 13.392,00-TL nin ödenmediğini bu tutarın 13.392-TL olarak tahsilinin edildiğini, bu tutarın davacı tarafından alınan proforma faturada yer alan KDV tutarı olup, iddia edildiğinin aksine makinelerin tamir ve değişim bedeli olmadığını, sunulan ekspertiz raporundan da açıkça anlaşılacağı üzere bu tutar sigorta şirketince de ödenmediğini, dolayısıyla KDV tutarının ödenmesinin davalı şirketten de talebinin hukuken mümkün olmadığını, ayrıca proforma faturanın yasal karşılığı olmaması ve teklif mahiyetinde olduğu için içeriğinde KDV yer almasının mümkün olmadığını, çatının tadilat öncesinde kötü durumda su aldığına tadilat ihtiyacı olması sebebiyle iddia edilen zararın geçmişten gelmesi sebebiyle, mevcut pandemi koşullarında ciro kaybının iddiasının doğru olmaması ve hayatın olağan akışına aykırı olması, ayrıca çalışanları maaş ödeme vb. giderlerinin davacının yasal sorumluluğu olması, ayrıca varlığı iddia edilen zararın ispatlayan somut hiçbir delil sunulmamış olması sebepleriyle, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... San. ve Tic. A.Ş. vekili cevap dilekçesinde; Gerçekleşen hadiseler sebebiyle  illiyet bağı kesildiğinden, meydana geldiği iddia edilen zararda kusuru ve taraf sıfatı bulunmaması gerektiğini, alacağın zamanaşımına uğradığını, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı İtfaiye Daire Başkanlığı Anadolu Yakası İtfaiye Müdürlüğü'nün 20.04.2020 tarihli Yangın Raporunda yangının çıkış sebebinin \"binanın çatısında tadilat sırasında kaynak maki nası ile yapılan çalışma sırasında çıkan kıvılcımların çatı izolasyon malzemelerini tutuşturmasıyla yanmanın başladığı ve çatı arasındaki muhtelif eşyalara sirayet etmesi sonucu yangın olayının meydana geldiği kanaatine varılmıştır\" denilmek suretiyle yangının çıkış sebebinin davacı firmanın aslında çatı arasında bulunmaması gereken eşyaları orda tutması ve tadilat sırasında sıçrayan kıvılcım sebebiyle  o eşyaların yangına sebep olduğu açık ve net biçimde ortaya konduğunu,  davacının ... A.Ş. ile yapmış olduğu kira sözleşmesine ve davalı ... Sanayi ve Ticaret A.Ş. ile ... A.Ş. arasındaki kira sözleşmesine aykırı biçimde taşınmazı kusurlu şekilde kullanması sebebiyle , davalı açısından illiyet bağının kesilmiş olduğunu, zararın, davalı firmanın çatı tadilatını yaptığı sırada kaynak makinası ile yapılan tadilatta buradan sıçrayan kıvılcımların davacı firmanın çatı arasını kullanmaması gerekirken ve dolayısıyla oraya koymaması gereken malzeme ve eşyaları koyması sonucunda bunların üzerine gelmesinden kaynaklanan yangın sebebiyle meydana geldiğini, İçişleri Bakanlığı tarafından işyerlerine gönderilen Korona virüs Tedbirleri Genelgeleri kapsamında 149.382 iş yeri geçici süreliğine faaliyetlerine ara verdiğini, söz konusu işyerinin genelge kapsamında yer aldığını, dönem koşullan dikkate alınarak, Haziran, Temmuz ve Ağustos ayında kapalı kaldığı gerekçesi ile ciro kaybı yaşadığı iddiasını kabul etmediklerini belirterek davanın öncelikle husumetten, bu mümkün olmazsa esastan   reddine  karar verilmesini talep etmiştir. İlk Derece Mahkemesince; \"... Mahkememizce işbu dosyada SMM-Hesap Uzmanı bilirkişisi marifeti ile incelemesine karar verilmiş ve bilirkişi raporu dosya arasına alınmıştır. SMMM-Hesap Uzmanı bilirkişi tarafından tanzim edilen bilirkişi raporunda özetle; Yapılan yıllık bazda ciro kaybı hesaplamasına göre davacı firmanın 2020 cirosunun yılı 2019 cirosuna göre 286.198,73 TL tutarında ve %66,23 oranında azaldığı, davacı firmanın 2021 yılı cirosunun 2020 yılı cirosuna göre 123.327,42 TL tutarında ve %84 oranında ciro artışı olduğu, davacı Firma 2020 2. Dönem kurum geçici ile 2019 2.dönem cirolarının karşılaştırılmasında 89.549,43 TL tutarında ve %40,98 TL oranında azalış olduğu, davacı firma 2020 3. Dönem kurum geçici ile 2019 3.dönem cirolarının karşılaştırılmasında 173.548,01 TL tutarında ve *657.37 TL oranında azalış olduğu, 2020 yılı 1.ve 2. dönem ciroları karılaştırıldığında, 2.dönem (Nisan-Mayıs-Haziran) cirosunun 1.döneme göre 128.969.21 TL ve %100 oranında azaldığı, 2020 yılı 1.ve 3. Dönem ciro karılaştırıldığında, davacı iş yerinin kapalı olduğu 3.dönem (Temmuz-Ağustos-Eylül) cirosunun 1.döneme göre 128.969.21 TL ve %100 oranında azaldığı, davacıya ticari defter incelemesinde dava konusunu oluşturan alacak kalemlerine ait, 2022/Nisan, Mayıs, Haziran, Temmuz, Ağustos aylarında personel maaş ödemelerine, sigorta hasar dosyasında bulunan sigorta şirketince ödenmeyen ve dava dilekçesinde de talep edilen ... Ticaret ve Paz.Aş. tarafından düzenlenen Proforma fatura kalan tutarı 1.800 USD karşılığı 13.392 TL ye ait fatura, ödeme veya alacak bakiyesinin ticari defter kaydının bulunmadığı, davacının ibraz ettiği 2019-2020-2021 dönemlerine ait ticari defterlerin Noter açılış tasdikleri ile 2019-2020 dönemleri kapanış tasdiklerinin T.T.K'nun 69. ile 213. sayılı V.U.K.'nun 220. Ve 222.inci maddelerinde öngörülmüş olan esaslara uygun olarak yaptırıldığı, 2021 yılı kapanış tasdik noter onay tarihinin 30 Haziran 2022 olması sebebi ile inceleme tarihinde henüz yapılmadığı, ciro kaybı yıllık veya dava konusu dönem olan 2020 yılı aylık cirolara göre her iki şekilde de değerlendirmeye sunulmuş olup; Yapılan Yıllık bazda ciro kaybı hesaplamasına göre; davacı firmanın 2020 cirosunun yılı 2019 cirosuna göre 286.198,73 TL tutarında ve %66,23 oranında azaldığı, Davacı firmanın 2021 yılı cirosunun 2020 yılı cirosuna göre 123.327,42 TL tutarında ve %84 oranında arttığı, satışların normale döndüğü dolayısı ile 2020 döneminde ciro kaybı oluştuğu, 2020 dönemi 3'er aylık karşılaştırmada 2020 yılı 1.ve 2. Dönem ciroları karılaştırıldığında, 2.dönem (Nisan-Mayıs-Haziran) cirosunun 1.döneme göre 128.969,21 TL ve %100 oranında azaldığı, 2020 yılı 1.ve 3. Dönem ciro karılaştırıldığında davacı iş yerinin kapalı olduğu 3.dönem (Temmuz-Ağustos-Eylül) cirosunun 1.döneme göre 128.969,21 TL ve 96100 oranında azaldığı, 2020 Haziran,Temmuz, Ağustos aylarında satışların sıfır olduğu ve ciro kaybının meydana geldiği, davacı tarafın alacak kalemlerini oluşturan giderlerin ticari defter kayıtlarının bulunmadığı ve alacak kalemlerine ilişkin tutarın tespitinin yapılamadığı bildirilmiştir. Mahkememiz tarafından dosyada bulunan bilgi ve belgeler incelenmiş olup;  Davaya konu yangının 09.04.2020 tarihinde çıktığı, coronavirüs pandemisinin ülkemizde 16.03.2020 tarihinde başlamış olduğu, ''Genelge ile 81 ilde, tiyatro, sinema, gösteri merkezi, konser salonu, nişan/düğün salonu, çalgılı/müzikli lokanta/kafe, gazino, birahane, taverna, kahvehane, kıraathane, kafeterya, kır bahçesi, nargile salonu, nargile kafe, internet salonu, internet kafe, her türlü oyun salonları, her türlü kapalı çocuk oyun alanları (AVM ve lokanta içindekiler dahil), çay bahçesi, dernek lokalleri, lunapark, yüzme havuzu, hamam, sauna, kaplıca, masaj salonu, SPA ve spor merkezlerinin faaliyetleri geçici bir süreliğine bugün saat 24:00 itibariyle durdurulacak'' şekilde tedbir kararı alınmış olduğu, pandemi tedbirlerinin olduğu bir dönemde yangının gerçekleştiği, 01.06.2020 tarihinden itibaren kafeler, restorantlar, spor salonları, özel kurslar ve parkların  sınırlı olarak açılmıştır. Davacının zarar gören eşyalarının pandemiden kaynaklı kapalı olduğu bu süreçte gerekli onarımlarının yapılabileceği, mekanın aktif olarak çalışabileceği zamana kadar arızalarının giderilebileceği değerlendirilmektedir. Dolayısıyla ciro kaybı, personel gideri gibi sebeplerden ötürü oluştuğu iddia edilen zararın, davacının eşyalarının zarar görmesi ile illiyet bağı bulunmamaktadır. İstanbul Anadolu 16. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2020/52 D.İş dosyası ile alınan raporda, 11.080,20-USD parça ve onarım zararının oluştuğu görülmektedir. Davacının bu zarardan dolayı Sigortaya başvurduğu ve davacıya 17.09.2020 tarihinde  72.386,34-TL ödeme yapıldığı, o tarihte usd kurunun 7,4924 olduğu, davalıya yapılan ödemenin 9.661,30-USD olduğu, davacının dava tarihindeki kur üzerinden TL karşılığı olarak talepte bulunduğu görülmekle, talep edebileceği miktarın 1418,90-USD olduğu, dava tarihindeki kur (7,453) üzerinden hesaplandığında, davacının 10.575,06-TL talep edebileceği, haksız fiilin gerçekleşmiş olduğu 09.04.2020 tarihinden itibaren, tarafların ve iş yerinin niteliği itibariyle avans faiz talep edebileceği görülmüştür. Davalıların oluşan bu zararında yangını çıkartan ve işi yaptıran olarak müteselsilen sorumlulukları bulunmaktadır... Yukarıda Açıklanan Nedenlerle; 1-Davanın KISMEN KABUL, KISMEN REDDİNE, - 10.575,06 TL nin yangın tarihi olan 09/04/2020 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya ödenmesine, 2-Fazlaya ilişkin taleplerin REDDİNE,   ...\" karar verilmiştir. Verilen karara karşı davacı vekilince istinaf yasa yoluna başvurulmuştur. Davacı vekili istinaf dilekçesinde; İlk derece mahkemesince ciro kaybı ve personel giderleri ile ilgili taleplerinin reddinin  hukuki mesnedden yoksun olduğunu,  müvekkili şirket tacir olup diğer yılların aksine 2020 yılı haziran-temmuz ve ağustos aylarında işletmesini açamamasının tek sebebinin 09.04.2020 tarihinde davalıların kusurlu hareketleri ile  yangına sebebiyet vermeleri ve yangın sebebiyle dava dışı sigorta şirketi tarafından  müvekkili şirkete yapılan ödemenin 17 eylül 2020 tarihinde yapılması olduğunu, 2020 yılı haziran temmuz ve ağustos ayları için talep edilen ciro kaybı ve personel giderleri ile davalılar tarafından sebep olunan yangın hadisesi arasında illiyet bağı bulunmadığı değerlendirmesinin hatalı olduğunu, reddedilen ciro kaybı ve personel giderleri taleplerinin davalılar yönünden aynı sebebi ihtiva etmesine rağmen hatalı şekilde her iki davalı taraf lehine ayrı ayrı vekalet ücreti takdir edilmiş olmasının avukatlık asgari ücret tarifesinin 3/2. maddesine aykırı olduğunu belirterek kararın kaldırılmasına ve davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.<br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun(HMK) 355. maddesi gereğince istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Dava; Haksız fiil sebebiyle maddi tazminat talebine ilişkindir. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 49. maddesi geregince, “Kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür”. Bu hüküm dikkate alındığında kusur sorumluluğu olarak tanımlanan haksız fiil sorumluluğunun kurucu unsurları; fiil, zarar, illiyet bağı, kusur ve hukuka aykırılıktır. Haksız bir eylemin tazminat sorumluluğu doğurabilmesi için kusurlu ve hukuka aykırı bir fiil sonucunda zarar doğması, zarar ile fiil arasında da illiyet bağı bulunması gereklidir. Kural olarak haksız fiilden kaynaklanan tazminat davalarında gerçek zarar ilkesi geçerli olup zararın  kanıtlanması  davacı  tarafa,  hükmedilecek  tazminatın  miktarının belirlenmesi ise hakime aittir. Zarar gören ancak haksız fiil sebebiyle uğradığı gerçek zararını haksız fiil sorumlularından isteyebilir. Kısaca, tazminat miktarının belirlenmesinde, zarar görenin gerçek zararının esas alınması zorunlu olup; burada ilke, zarar doğurucu eylem, zarar görenin malvarlığında gerçekten ne miktarda bir azalmaya neden olmuş ise, zarar verenin tazminat borcu da, o miktarda olmalıdır.Somut olayda yangın 09/04/2020 tarihinde gerçekleşmiştir. Ülke genelinde 16/03/2020 tarihinde yayınlanan genelge ile işletmelerin tedbiren kapatıldığı ve 01/06/2020 tarihinde sınırlı olarak açıldığı, davacının haziran, temmuz ve ağustos aylarına ilişkin ciro kaybı iddiasıyla tazminat talebinde bulunduğu, ancak ciro kaybının sırf çıkan yangın sebebiyle meydana geldiğinin somut delillerle ispatlanamadığı anlaşıldığından davacı vekilinin bu yöndeki istinaf istemi yerinde değildir. Vekalet ücreti yönünden yapılan incelemede; Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 3. maddesinin 2. bendinde yer alan \"Müteselsil sorumluluk da dahil olmak üzere, birden fazla davalı aleyhine açılan davanın reddinde, ret sebebi ortak olan davalılar vekili lehine tek, ret sebebi ayrı olan davalılar vekili lehine ise her ret sebebi için ayrı ayrı avukatlık ücretine hükmolunur.\" şeklindeki düzenlemeye istinaden yerel mahkemece davalılar hakkındaki red sebeplerinin aynı olmasına rağmen davalılar lehine tek vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken her bir davalı lehine ayrı vekalet ücreti takdir edilmesi isabetsiz olup davacı  vekilinin bu yöne değinen istinaf istemi yerindedir. Yukarıda açıklanan hususlar gereğince davacı vekilinin istinaf talebinin kısmen kabulüne ilk derece mahkemesi kararının  6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/2. maddesi gereğince kaldırılmasına ancak bu yanılgının giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, Davanın kısmen kabulü ile 10.575,06 TL nin 09/04/2020 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan müteselsilen tahsiline, fazlaya dair istemin reddi yönünde yeniden karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1- Davacı vekilinin istinaf başvurusunun KISMEN KABULÜ ile; İstanbul Anadolu 11. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2021/28 Esas  2022/715  Karar sayılı 11/11/2022 günlü kararının 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/2. maddesi gereğince KALDIRILMASINA, ancak belirtilen hususlar yeniden yargılamayı gerektirmediğinden bu kapsamda; 2- Davacı tarafından davalı aleyhine açılan maddi tazminat davasının KISMEN KABULÜ İLE 10.575,06 TL maddi tazminatın 09/04/2020 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalılardan müteselsilen tahsiliyle davacıya verilmesine, fazlaya dair istemin reddine, 3- İlk derece mahkemesinde yapılan yargılama giderleri ve harca ilişkin; 3/a-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 722,38 TL nispi karar ve ilam harcının peşin yatırılan 1.515,48 TL'den mahsubuyla fazla yatırılan 722,38 TL'nin karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine, 3/b-Davacı tarafından yapılan 59,30 TL başvurma harcı, 399,48 TL peşin harç,  8,50 TL vekalet harcı ile müzekkere, posta ve tebligat gideri 1.107,20 TL olmak üzere toplam 1.574,48 TL yargılama giderinden davanın kabul ret oranına göre 222,00 TL'sinin davalılardan müteselsilen tahsiliyle davacıya verilmesine, bakiye giderin davacı üzerinde bırakılmasına, 3/c-Davalı tarafça yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, 3/d-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 13/(1-2). maddelerine göre kabul edilen maddi tazminat yönünden 10.575,06 TL nispi vekalet ücretinin davalılardan müteselsilen tahsiliyle davacıya verilmesine, 3/e-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret  Tarifesinin 3/(2). ve 13/(2-3).  maddelerine göre reddedilen maddi tazminat yönünden 10.575,06 TL nispi vekalet ücretinin davacıdan tahsiliyle davalılara verilmesine, 4-\tİstinaf aşamasında yapılan yargılama giderleri ve harca ilişkin; 4/a-İstinaf talebi kabul edildiğinden davacı tarafça yatırılan istinaf harcının karar kesinleştiğinde ve talep halinde iadesine, 4/b-İstinaf yargılaması için davacı tarafından yapılan 492,00 TL istinaf yoluna başvurma harcı, 141,00 TL posta ve tebligat gideri olmak üzere toplam 633,00 TL yargılama giderinin davalılardan müteselsilen tahsiliyle davacıya verilmesine, 4/c-İstinaf incelemesi duruşmasız yapılması sebebiyle taraflar yararına vekalet ücreti tayinine yer olmadığına, 5- 6100 Sayılı HMK'nın 333. maddesi gereğince var ise kalan gider avansının karar kesinleştiğinde taraflara iadesine, 6- Karar tebliği, harç tahsil müzekkeri düzenlenmesi, harç ve avans iadesi işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine, 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/2. maddesi gereğince, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve 6100 Sayılı HMK'nın 362/1-a. maddesi gereğince miktar itibariyle kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 11/12/2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"baf3ab0e35d1124b","SID":"4c2d81f02945b649"}}