{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>3. HUKUK DAİRESİ<br>ESAS NO:2024/211 <br>KARAR NO:2024/3102<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A  K A R A R<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ:İSTANBUL 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ:15/11/2023<br>NUMARASI:2023/161 E - 2023/864 K<br>DAVANIN KONUSU:İtirazın İptali <br>KARAR TARİHİ:19/11/2024<br>Yukarıda tarafları ve konusu yazılı bulunan dava ile ilgili olarak, ilk derece mahkemesince verilen kararın  istinaf edilmesi sebebiyle , dava dosyası üzerinde yapılan inceleme sonunda;<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı borçlu şirket ile müvekkili arasında imzalanan ... nolu Elektrik Abonelik Sözleşmesinden kaynaklanan cayma bedeline ilişkin olmak üzere 1 adet faturanın bedelinin ödenmemesi sebebi ile T.C. Merkezi Takip Sistemi'nin ... esas sayılı dosyası ile icra takibine geçtiklerini, davalı borçlunun 24/01/2023 tarihinde herhangi bir borcu bulunmadığı gerekçesi ile takibe itiraz ederek takibi durdurduğunu, müvekkili şirketin davalı borçlu şirketten olan alacağının elektrik kullanımına ilişkin ilgili  sözleşme hükümlerinden kaynaklı olduğunu, borca ve icra takibine konu faturanın sözleşmedeki hükümlere göre düzenlendiğini ve söz konusu 25/01/2022 tanzim tarihli, 04/02/2022 vade tarihli, ... fatura numaralı 105.458,65-TL bedelli faturanın davalı tarafından hala ödenmediğini, takibe konu edilen işbu borcun cezai şarttan (cayma bedeli) kaynaklandığını, davalının işbu faturayı hem e posta hem de sms ile hatırlatma yapılmasına rağmen ödemediğini, davanın kabulü ile itirazın iptalini, davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesine   karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde; davanın zamanaşımına uğradığından reddini, müvekkilinin abonelik sözleşmesini kendi isteği ve arzusu ile iptal ettirdiği yönündeki beyanların gerçeği yansıtmadığını ve davacı tarafça bu hususta bir bilgi ya da belge sunulmadığını, müvekkili firmanın  imzalanan sözleşme uyarınca üzerine düşen edimlerini eksiksiz ve süresinde yerine getirdiğini ve buna rağmen haklarında icra takibi başlatıldığını, davacı şirketin müvekkilinden güvence bedeli adı altında 400.000,00-TL ücret talep ettiğini ve aksi halde kesilmiş olunan cayma bedeli faturasının iptal edilemeyeceğini belirttiklerini, müvekkili firmanın zor duruma girdiğini ve sözleşmeye aykırı olarak talep edilen bedeli ödemediklerini, müvekkili firmanın sözleşme kapsamında cayma hakkını kullanacağını, imzalanmış olunan sözleşmeden vazgeçtiğini ya da fesih hakkını kullanacağını ne yazılı ne de sözlü olarak bildirmediğini, müvekkili firmanın kullanılmış olunan enerji kapsamında bildirilen faturaları tam ve zamanında ödediğini ve ilgili banka kayıtlarının celbini talep ettiklerini, haksız v kötü niyetli davanın reddi ile  kötü niyet tazminatına  karar verilmesini istemiştir.Mahkemece yapılan yargılama sonunda\" işyeri elektrik abone sözleşmesi incelendiğinde bilirkişi raporunda belirtilen tespitlerde olduğu gibi sözleşme üzerinde tarafların kaşe ve imzalarının bulunmadığı, elektronik ortamda onaylandığına dair bir ibare veya açıklama içermediği gibi tarafların da bu hususta herhangi bir beyanının olmadığı anlaşılmasına rağmen cevap dilekçesi incelendiğinde davalı tarafından sözleşmenin inkar edilmediği fakat sunulan sözleşmenin taraflar arasında akdedilen sözleşme olup olmadığı hususunda sözleşme üzerinde imza olmaması nedeniyle mahkememizde tereddüt oluştuğu, delil listesi ekinde sunulan tek sayfadan ibaret Ek-1 aboneye özel sözleşme koşullarının incelenmesinde ise protokolün davalı şirket tarafından imzalanmasına rağmen davacı tarafından imzalanmadığı, ek protokolün sözleşme ile aynı zamanda mı yoksa bağımsız bir şekilde mi imzalandığının anlaşılamadığı, aboneye elektrik tedarikinin hangi tarihte başlayacağına dair tarih açıklamasının boşluk içerecek şekilde müphem olduğu, dolayısıyla hem ana sözleşmenin hem de ek-1 protokol içeriğinden karşılıklı taahhütlerin hangi tarihten itibaren başladığının anlaşılmadığı, dolayısıyla davalı tarafından erken abonelik feshinin cezai şart koşullarını oluşturup oluşturmayacağının dosya kapsamı ile anlaşılamaması \" gerekçesiyle  davanın  ispatlanamadığından reddine  karar verilmiştir Mahkemece verilen kararı,davacı vekili  istinaf etmiştir. Davacı  vekilince verilen  istinaf dilekçesinde özetle;Mahkeme kararı ve karara esas alınan bilirkişi raporunun  hatalı olduğu, davalı (borçlu) ile müvekkili şirket arasında imza altına alınan ... nolu Elektrik Abonelik Sözleşmesinden kaynaklanan cayma bedeline ilişkin olmak üzere 1 adet faturanın bedelinin ödenmemesi sebebiyle, T.C. Merkezi Takip Sistemi'nin  2022/1285740 E. Sayılı dosyası ile icra takibine geçildiği, itirazın haksız olduğu, alacağın, elektrik kullanımına ilişkin ilgili sözleşme hükümlerinden kaynaklandığı, borca ve icra takibine konu faturanın  sözleşmedeki hükümlere karşılık düzenlendiğini ve davalı tarafından ödenmediğini,takibe konu edilen 105.458,65-TL tutarlı olan faturanın  cezai şarttan (cayma bedeli) kaynaklandığı, borçluya akdedilen abonelik sözleşmesi ve SKTT %7,00 tarife paketi kullanım şartlarında görüleceği üzere ödenmemiş borçtan dolayı sözleşme feshedilmiş ve sözleşme bitiş süresinden önce fesih nedeniyle cayma bedeli 25.01.2022 tarihli faturaya yansıtılmış olduğu,davalının, basiretli tacir sıfatıyla imzaladığı sözleşmenin, SKTT %7,00 tarife paketi kullanım şartlarının ilgili hükmü ile bağlı olmasına rağmen cayma bedeli faturasını ödemeyerek itiraz ettiğini, taahhüde uyulmaması halinde de \"Cayma Bedeli\"nin ödeneceği ve bu bedelin de nasıl hesaplanacağı seçilen ve imza edilen tarifede ve dahası sözleşmenin ilgili maddelerinde gösterildiğini,söz konusu hüküm, tacir olan borçlunun da bilgisi ve rızası dahilinde olup haksız şart niteliğini taşıması söz konusu olmadığı, zira müvekkili şirketin, takibe konu abonelik sözleşmesi ve eklerinin müşteriye sunduğu avantajlar karşılığında karşı taraftan beklenenin aboneliğin belirlenen zaman dilimi süresince sürdürülmesi olduğu, davalının , müvekkili  şirket tarafından SMS ve E-POSTA ile gönderilen faturaları teslim almış, SMS ile de hatırlatma ve uyarılar yapılmasına rağmen borcunu ödememiş olduğu,bilirkişi raporunun hatalı ve yetersiz olduğu, bilirkişi raporlarına itirazları dikkate alınmadan, ek rapor aldırılmadan hüküm kurulduğu, taraflar arasında imzalanan sözleşmede; davalı adına düzenlenmiş herhangi bir faturanın (sözleşme süresinde olması halinde) tamamının veya bir kısmının son ödeme tarihine kadar ödenmemiş olması durumunda, Davacının sözleşmeyi tek taraflı olarak feshedebileceğinin hüküm altına alındığı md 5.8, md 5.11 , md 4.11 ve md 6.2 ) belirlenmiştir.Kaldı ki sözleşme 24 aylık olup; davalıya tüketimleri gereği yansıtılan fatuların son sayfasında da taahhüt süresi ve taahhüdün bitiş sürecinin  görüleceği,  davacı şirket sözleşmesini haklı sebeple feshettiği,  raporda  taraflar arası akdedilen sözleşmede tarihin olmaması hususunun yazıldığı, Abonelik sözleşmesinde taraflar arasında imzalanan sözleşmede tarih olmamasının sebebi ileri tarihli başlangıç olabileceği,  bu sebeple  davacı tedarik şirketi taraflar arası sözleşmenin anlaşma gereği hangi ayda başlatılması gerekiyorsa o aya ait olarak  ... ve ilgili bölge dağıtım şirketi ile tedarik başlangıcı paylaştığı gün sözleşme taraflar arası yürürlüğe girmiş olacağı ,... ve Dağıtım şirketinden gelen cevapların  davalının davacının portföyünde çalışmaya başladığını belirtir evrakın bu  beyanları destekleyeceği,bu sebeplerle kararın usul ve hukuka aykırı olduğu  ileri sürülerek,kaldırılması istenmiştir.HMK.nun 355. maddesi uyarınca, ileri sürülen istinaf sebepleri ile sınırlı olarak yapılan  inceleme  sonucunda; dava , itirazın iptali talebine ilişkindir.Davanın dayanağı olan İstanbul Abonelik Sözleşmeleri İcra Dairesinin  Merkezi Takip Sistemi 2022/1285740 MTS. Sayılı sayılı dosyasında ;  davacı alacaklı tarafından davalı borçludan asıl alacak ve geçmiş gün faizi olmak üzere  105.458,65 TL si asıl alacak olmak üzere toplam  159.594,09-TL alacağın tahsili talebinde bulunulduğu,itiraz üzerine takibin durduğu görülmüştür.Dosyadaki bilgi ve belgelere göre ;taraf şirketler arasında yapıldığı bildirilen ve dosyaya sunulan  ,bila tarihli  D “... Sözleşmesi” nin davalı şirket tarafından imzalandığı ,davacı şirket imzası bulunmamakta ise de sözkonusu sözleşmeye davacı tarafça itiraz edilmediği ,ayrıca taraflar arasında başkaca sözleşme/sözleşmeler imzalandığı iddia ve beyan edilmediğinden mübrez sözleşmenin dava konusu hukuki ilişkiye ilişkin olduğunun kabulü gerekmektedir.Bu sebeple mahkemenin bu husustaki gerekçesi isabetsizdir.Sözleşmenin imzalandığı tarihten itibaren yürürlüğe girdiği ve sözleşmenin 12 ay süre ile geçerli olduğu anlaşılmaktadır.Taraflar arasında düzenlenen abonelik sözleşmesinin 4.11 maddesinde ;sözleşmenin imzalanması ve uygulanmasından doğan yükümlülüklerin kısmen veya tamamen yerine getirilmemesi halinde ...  elektriği madde 5.10 uyarınca kesme veya kestirme ve sözleşmeyi madde 6.2 maddeuyarınca feshetme hakkına sahiptir düzenlemesi bulunmaktadır.Abone'ye Özel Sözleşme Koşulları üst başlığının, 1.Sözleşmenin Yürürlüğü, Süresi ve Fesih Koşulları alt başlığında,  \"Sözleşmenin, yürürlüğe girmesinden sonraki ilk 12(oniki) ay içerisinde ... tarafından herhangi bir sebep ile fesih edilmesi halinde; ABONE, sözleşme başlangıç ve bitiş tarihleri arasında ... tarafından düzenlenmiş faturaların ortalama tutarının 2 (iki) katı kadar bedeli fesih cezası olarak ...'ye derhal ödemeyi kabul, beyan ve taahhüt eder.\" düzenlemesi mevcuttur. Sözleşmenin  6.2 maddesinde \" Taraftardan birinin bu Sözleşme'nin veya Tarife Paketi'nin herhangi bir hükmünü ihlal etmesi halinde diğer taraf ve (ii) ...'nin Sözleşme'nin 4.1. Maddesi kapsamında elektrik satışının başlayamaması, ...'nin herhangi bir faturasını son ödeme tarihine kadar ödememiş olması, ...'nin ilgili Mevzuat'ın öngördüğü serbest tüketici limitinin altında kalması, ...'ye karşı herhangi bir kimse tarafından iflas, haciz, ihtiyati haciz, konkordato vb. yollardan yasal kovuşturmaya başlanması hallerinde... işbu Sözleşme'yi derhal ve Sözleşmeden  doğan hakları saklı kalmak üzere haklı nedenle ve tek taraflı olarak feshedebilir. Bu madde kapsamında ... tarafından bir fesih yapılması halinde, ... işbu fesih nedeniyle ...'ın uğradığı zarar ve ziyanı, tüm masrafları, ve ayrıca kullandığı Tarife Paketi'nde öngörülen iptal bedeli, fesih tazminatı, cezai şart ve diğer bedelleri ödemekle yükümlüdür. ..., bu madde kapsamında fesih halinde, her türlü zarar ve ziyanını karşılamak için avukatlık ücreti dahil tüm takip ve icra masraf, gider ve ücretleri ...'ye ait olmak üzere, yasal takip yollarına başvurabilecektir....'ın bu madde hükümlerine uygun olarak Sözleşme'yi feshetmesi durumunda, ...'nin tazminat , zarar veya ziyan talep hakkı olmayacaktır.\" şeklinde düzenlenmiştir. Türk Borçlar Kanunu’nun (TBK) 179 ila 182 nci maddelerinde düzenlenen ceza koşulu,  borçlunun, asıl borcunu ilerde hiç veya gereği gibi ifa etmediği takdirde alacaklıya karşı ifa etmeyi önceden taahhüt ettiği edime denir. Bu nedenle ceza koşulu, asıl borca bağlı olarak ve ancak bu borcun ihlâli ile doğabilecek olan fer'î bir edimdir. Borçlu ceza koşulu ödemeyi taahhüt etmişse, artık alacaklı herhangi bir zarara uğradığını iddia etmek veya zararının miktarını ispat etmek zorunda kalmadan, tazminat elde etme imkânını bulacaktır. Ceza koşulunun kararlaştırılabilmesi için asıl borcun mahiyeti önemli değildir; bir verme borcu kadar, yapma veya yapmama borçlarında da cezai şart kararlaştırılabilir.Sözleşmede kararlaştırılmamış olsa dahi temerrüt hâlinde TBK’nın 125 inci maddesinin birinci fıkrası hükmünce alacaklı gecikme tazminatı talep edebilir ise de, ceza koşulunun istenebilmesi için sözleşmede bununla ilgili açık hüküm bulunması şarttır.Davada uygulanması gereken TBK’nın 179 uncu maddesi; “Bir sözleşmenin hiç veya gereği gibi ifa edilmemesi durumu için bir ceza kararlaştırılmışsa, aksi sözleşmeden anlaşılmadıkça alacaklı, ya borcun ya da cezanın ifasını isteyebilir. Ceza, borcun belirlenen zaman veya yerde ifa edilmemesi durumu için kararlaştırılmışsa alacaklı, hakkından açıkça feragat etmiş veya ifayı çekincesiz olarak kabul etmiş olmadıkça, asıl borçla birlikte cezanın ifasını da isteyebilir. Borçlunun, kararlaştırılan cezayı ifa ederek sözleşmeyi, dönme veya fesih suretiyle sona erdirmeye yetkili olduğunu ispat etme hakkı saklıdır.” hükmünü içermektedir. Borcun belirlenen zaman veya yerde ifa edilmemesi dışında kalan diğer borca aykırılık hâlleri için ifaya eklenen ceza koşulu kararlaştırabilecekleri gibi; bu iki ihlâl durumu için seçimlik ceza koşulu da kararlaştırabilirler. Ayrıca tarafların, ceza koşulu anlaşmasında, seçimlik ceza koşulu ile ifaya ekli ceza koşuluna birlikte yer vermeleri de mümkündür.Türk Borçlar Kanunu’nun (TBK) 179 ila 182 nci maddelerinde düzenlenen ceza koşulu,  borçlunun, asıl borcunu ilerde hiç veya gereği gibi ifa etmediği takdirde alacaklıya karşı ifa etmeyi önceden taahhüt ettiği edime denir. Bu nedenle ceza koşulu, asıl borca bağlı olarak ve ancak bu borcun ihlâli ile doğabilecek olan fer'î bir edimdir. Borçlu ceza koşulu ödemeyi taahhüt etmişse, artık alacaklı herhangi bir zarara uğradığını iddia etmek veya zararının miktarını ispat etmek zorunda kalmadan, tazminat elde etme imkânını bulacaktır. Ceza koşulunun kararlaştırılabilmesi için asıl borcun mahiyeti önemli değildir; bir verme borcu kadar, yapma veya yapmama borçlarında da cezai şart kararlaştırılabilir.Sözleşmede kararlaştırılmamış olsa dahi temerrüt hâlinde TBK’nın 125 inci maddesinin birinci fıkrası hükmünce alacaklı gecikme tazminatı talep edebilir ise de, ceza koşulunun istenebilmesi için sözleşmede bununla ilgili açık hüküm bulunması şarttır. Davada uygulanması gereken TBK’nın 179 uncu maddesi; “Bir sözleşmenin hiç veya gereği gibi ifa edilmemesi durumu için bir ceza kararlaştırılmışsa, aksi sözleşmeden anlaşılmadıkça alacaklı, ya borcun ya da cezanın ifasını isteyebilir.Ceza, borcun belirlenen zaman veya yerde ifa edilmemesi durumu için kararlaştırılmışsa alacaklı, hakkından açıkça feragat etmiş veya ifayı çekincesiz olarak kabul etmiş olmadıkça, asıl borçla birlikte cezanın ifasını da isteyebilir.Borçlunun, kararlaştırılan cezayı ifa ederek sözleşmeyi, dönme veya fesih suretiyle sona erdirmeye yetkili olduğunu ispat etme hakkı saklıdır.” hükmünü içermektedir.Borcun belirlenen zaman veya yerde ifa edilmemesi dışında kalan diğer borca aykırılık hâlleri için ifaya eklenen ceza koşulu kararlaştırabilecekleri gibi; bu iki ihlâl durumu için seçimlik ceza koşulu da kararlaştırabilirler. Ayrıca tarafların, ceza koşulu anlaşmasında, seçimlik ceza koşulu ile ifaya ekli ceza koşuluna birlikte yer vermeleri de mümkündür Sözleşmenin  6.2 maddesinde \" Taraftardan birinin bu Sözleşme'nin veya Tarife Paketi'nin herhangi bir hükmünü ihlal etmesi halinde diğer taraf ve (ii) ...'nin Sözleşme'nin 4.1. Maddesi kapsamında elektrik satışının başlayamaması, ...'nin herhangi bir faturasını son ödeme tarihine kadar ödememiş olması, ...'nin ilgili Mevzuat'ın öngördüğü serbest tüketici limitinin altında kalması, ...'ye karşı herhangi bir kimse tarafından iflas, haciz, ihtiyati haciz, konkordato vb. yollardan yasal kovuşturmaya başlanması hallerinde ... işbu Sözleşme'yi derhal ve Sözleşmeden  doğan hakları saklı kalmak üzere haklı nedenle ve tek taraflı olarak feshedebilir. Bu madde kapsamında ... tarafından bir fesih yapılması halinde, ... işbu fesih nedeniyle ...'ın uğradığı zarar ve ziyanı, tüm masrafları, ve ayrıca kullandığı ...'nde öngörülen iptal bedeli, fesih tazminatı, cezai şart ve diğer bedelleri ödemekle yükümlüdür. ..., bu madde kapsamında fesih halinde, her türlü zarar ve ziyanını karşılamak için avukatlık ücreti dahil tüm takip ve icra masraf, gider ve ücretleri ...'ye ait olmak üzere, yasal takip yollarına başvurabilecektir\" şeklinde düzenleme bulunmaktadır.Somut olayda; sözleşme hükümleri ve uygulanacak mevzuat hükümleri yukarıda açıklandığı şekildedir. Her ne kadar davacı tarafça davalının fatura ödemesi yapmadığından sözleşmenin feshedildiği belirtilerek ,sözleşme uyarınca cezai şart faturası düzenlenerek takip yapıldığı belirtilmişise de ,takibin konusunun cezai şart faturası olduğu, sözleşmenin yukarıdaki hükümlerinin değerlendirilmesi yönünden ,sözleşme tarihinin tesbiti ,ödenmeyen fatura olup olmadığının tesbiti  ve sözleşmeye göre cezai şart hesaplamasının yapılması  gereklidir.Bu durumda mahkemece sözleşme başlangıcı yönünden beyan ve belgelerin ikmal ettirilmesi ile sözleşme hükümlerine göre bilirkişi kurulundan ek rapor alınması gereklidir.Bu itibarla, davacının  istinaf başvurusunun kabulü ile, kararın, HMK 353/1-a-6 maddesi uyarınca kaldırılmasıyla,tesbit edilen eksiklikler yargılama yapılmasını gerektirdiğinden , yeniden yargılama yapılıp bir karar verilmek üzere dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine karar verilmesi gerekmiştir. <br>K A R A R:Yukarıda açıklanan nedenlerle;Davacının  istinaf başvurusunun kabulü ile, kararın, HMK 353/1-a-6 maddesi uyarınca kaldırılmasıyla,yukarıda açıklanan şekilde  yeniden yargılama yapılıp bir karar verilmek üzere dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine, Peşin alınan istinaf karar harcının istinaf edene isteği halinde iadesine,İstinaf sebebiyle yatırılan gider avansı bakiyesi varsa karar kesin olmakla istinaf edene ilk derece mahkemesince iadesine,Dair dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda HMK 353/1-a maddesi gereğince kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi.19/11/2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"f239f67be7873f24","SID":"971aab7b06b9fc9f"}}