{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM  20. HUKUK DAİRESİ     Esas-Karar No: 2022/1550 - 2024/1768<br>                     T.C.<br>                 ANKARA <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>         20.HUKUK DAİRESİ <br><br>ESAS NO       : 2022/1550 <br>KARAR NO\t: 2024/1768<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>                                                                                                  K A R A R <br><br><br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 2. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK <br>\t\t  MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 14/04/2022<br>NUMARASI\t\t: 2021/213 E.  -  2022/126 K.<br><br>DAVACILAR  <br>VEKİLİ\t:<br>DAVALI\t<br>DAVANIN KONUSU\t: YİDK Kararının İptali, Tasarım Hükümsüzlüğü<br><br>\tTaraflar arasında görülen davada Ankara 2. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 14/04/2022 tarih ve 2021/213 E. - 2022/126 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacılar tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:<br><br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ\t:Davacılar vekili, davalı Şirketin 2020/10151 sayılı çoklu fincan tasarımı başvurusunda bulunduğunu, 7,8,9 ve 10 nolu tasarımlara müvekkili tarafından itiraz edildiğini, davalı Kurum tarafından müvekkili itirazının reddine karar verildiğini, alınan kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, başvuruya konu edilen fincan tasarımlarının, başvuru tarihinden önce müvekkili tarafından kamuya arz edilmiş fincan tasarımlarına ayniyet derecesinde benzediğini, davalı tarafın, başvuruya  konu tasarımlarda yaptığı ufak farklıkların, bu tasarımları yeni ve özgün bir tasarım haline getirmediğini, müvekkili tasarımlarının bir varyasyonu veya serisi niteliğinde bulunduğunu, davaya konu tasarımların fincan tasarımı olduğunu ve bu alanda seçenek özgürlüğünün çok fazla olmasına rağmen davalı tarafın bir çaba ve emek sarf etmeksizin, müvekkilinin tasarımlarının ayniyet derecesinde benzerini yaparak Kuruma başvurduğunu, müvekkiline ait tasarımlar karşısında davalıya ait tasarımların yeni bir tasarım olarak kabul edilemeyeceği gibi davalıya ait tasarımların ayırt edici niteliğe de sahip olmadığını ileri sürerek, YİDK'in 2021/T-555 sayılı kararının iptaline, davalı tarafın 2020/10151/9 ve 10 nolu tasarımların hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep  ve dava etmiştir.    <br>\tDavalı ... vekili, Kurum kararının usul ve yasaya uygun bulunduğunu, davaya konu tasarımlar ile itiraza gerekçe olarak gösterilen ürün görsellerinin genel izlenimlerinin bilgilenmiş kullanıcı nezdinde farklı olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.<br>\tDavalı Şirket vekili, davacılar tarafından delil olarak sunulan görsellerin, müvekkili başvurusundan önce kamuya sunulduklarının ispat edilemediğini, bu delillerin her zaman yaratılabilecek nitelikte deliller olduğunu, müvekkilinin davaya konu tasarımlarının, gerek formu, gerekse dış yüzeyi ve deseni itibariyle davacının itiraza mesnet tasarımlarından oldukça farklı bulunduğunu, ilgili tasarımların bilgilenmiş kullanıcı nezdindeki genel izlenimi üzerinden değerlendirme yapıldığında, bahse konu tasarımların kolaylıkla ayırt edilebileceğini savunarak, davanın reddini istemiştir. \t<br> \t<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece, tasarımcının seçenek özgürlüğü de göz önünde bulundurulduğunda, davaya konusu tasarımların yenilik ve ayırt edicilik niteliklerini taşıdığı, mesnet tasarımlar karşısında dava konusu YİDK kararının iptali ve davalı tasarımlarının hükümsüzlüğü koşullarının oluşmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.      <br><br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacılar vekili, hükme esas alınan bilirkişi raporundaki, tasarımcının seçenek özgürlüğünün çok geniş olmadığı yönündeki tespitlerinin doğru olmadığını, seçenek özgürlüğü yönünden raporun kendi içinde çelişkili bulunduğunu, ilgili sektörde seçenek özgürlüğünün çok geniş olduğunu, bilirkişilerin, alanlarında uzman kişiler olup bilgilenmiş kullanıcı olmadıklarını, ayırt edicilik incelemesinin sektör bilirkişi tarafından yapılması gerektiğini, karşılaştırılan tasarımlar arasındaki ufak farklılıkların,  yenilik ve ayırt edicilik bakımından yeterli kabul etmesinin doğru olmadığını, bilirkişi raporunda,  tasarımlar arasında tespit edilen farklıkların, ufak farklıklıklar olup bu farklıkların, davacı tarafın tasarımlarının özgün ve yeni bir tasarım olarak kabulü için yeterli bulunmadığını, bilirkişi heyetinin, delil olarak dayandıkları fincan tasarımını olumlu veya olumsuz bir şekilde incelemediğini, bu yönden de bilirkişi raporunun eksik olduğunu ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.    <br><br>GEREKÇE\t: Dava, YİDK kararının iptali ve tasarım hükümsüzlüğü istemlerine ilişkindir.<br>\tİnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.<br>\tTasarım, 6769 sayılı SMK'nın 55. maddesinde tanımlanmış olup aynı  Yasa'nın  56. maddesinde, yeni ve ayırt edici niteliğe sahip tasarımların anılan Kanunla sağlanan haklar kapsamında korunacağı düzenlenmiş, aynı maddenin 4. bendinde de yenilik unsuru tanımlanmış ve bir tasarımın aynısı, başvuru veya rüçhan tarihinden önce dünyanın herhangi bir yerinde kamuya sunulmamış ise o tasarımın yeni kabul edileceği, sadece küçük ayrıntılarda farklılık gösteren tasarımların aynı olduğu hüküm altına alınmıştır.  <br>\tGörüldüğü üzere anılan hüküm ile tasarımlar yönünden mutlak yenilik kriteri kabul edilmiştir. Mutlak yenilikten söz edilebilmesi için de, tasarım tescil başvurusu yapılan ürünün görünümünün dünyanın herhangi bir yerinde kamuya sunulan tasarımlardan yararlanma ve benzetme serbestisi ilkesi sınırları içinde kalmak kaydıyla, küçük ayrıntıların ötesinde farklı özelliklere sahip olması gerekli ve yeterlidir. Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 24.04.2017 tarih ve 2015/13749 E. - 2017/2336 K. sayılı kararında da açıklandığı üzere bir tasarımın mutlak yenilik kriterini haiz olup olmadığı resen gözetilmelidir. Bu nedenle dava konusu olan bir tasarımın, yenilik ve ayırt edicilik niteliklerini taşıyıp taşımadığı, davaya konu tasarım tescil belgesindeki ürün tasarımı ile söz konusu ürünün piyasada mevcut, bilinen tasarımlarla arasında belirgin bir farklılığın bulunup bulunmadığı, davaya konu tasarımın yeni mi, yoksa harcı alem bir tasarım mı olduğu hususları, tasarımın ilgili olduğu alanda uzman bilirkişilerden rapor alınmak suretiyle tespit edilmeli ve sonucuna göre karar verilmelidir.          <br>\tSomut olayda, davaya konu tasarımlar fincan tasarımıdır. İlk derece mahkemesince alınan bilirkişi raporunda, dava konusu tasarımların, yeni ve ayırt edici olduğu açıklanmış, mutlak yenilik kriterini haiz olup olmadığı yönünden bir değerlendirme ise yapılmamıştır. Öte yandan, hükme esas alınan bilirkişi raporunda, davacıların delil olarak dayandığı görsellerin tamamı değerlendirilmediği gibi davacılar vekilinin bilirkişi raporuna yaptığı ciddi itirazlar da karşılanmamıştır. <br> \tBu itibarla, somut uyuşmazlığın çözümünde, yukarıdaki paragrafta belirtilen hususların araştırılması, işbu dava yönünden esasa etkili bir delil niteliğinde bulunduğundan, yeni bir bilirkişi heyetine inceleme yaptırılmak suretiyle anılan hususlar değerlendirildikten sonra yeni bir karar verilmesi zorunludur. Açıklanan nedenlerle davacılar vekilinin istinaf itirazlarının kabulü ile HMK’nın 353/1-a-6. maddesi gereğince yerel mahkeme kararının kaldırılmasına, dosyanın davanın yeniden görülebilmesi için mahkemesine iadesine, kararın niteliğine göre, davacılar vekilinin diğer istinaf itirazlarının bu aşamada incelenilmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiştir. <br><br>HÜKÜM\t: Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere;<br>\t1-Davacılar vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince kabulü ile Ankara 2. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi 14/04/2022 gün ve 2021/213 E. - 2022/126 K. sayılı kararının KALDIRILMASINA,<br>\t2-Dosyanın, davanın yeniden görülmesi için mahkemesine İADESİNE,<br>\t3-Davacılar vekilinin diğer istinaf itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına,<br>\t4-Davacılar tarafından istinaf başvurusunda peşin olarak yatırılan 80,70-TL maktu istinaf karar ve ilam harcının istek halinde davacıya iadesine, <br>\t5-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, <br>\t6-İstinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince yapılacak yargılamada değerlendirilmesine, <br>\t7-Kararın tebliği ve harç işlemlerinin yerel mahkeme tarafından yaptırılmasına,\t<br>\tDair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile 01/11/2024 tarihinde HMK 353/1-a-6 maddesi uyarınca KESİN olmak üzere karar verildi.<br><br>GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 05/11/2024   <br>\t\t\t\t<br> Başkan<br><br> Üye<br><br> Üye<br><br> Katip<br><br><br><br>Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır. <br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"b0d94923729d0094","SID":"7ccd2bdd998ce799"}}