{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C. <br>İSTANBUL <br>12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br><br>ESAS NO:2023/660 Esas<br>KARAR NO\t:2024/938<br><br>DAVA:Tazminat<br>DAVA TARİHİ:24/02/2014<br>KARAR TARİHİ:04/12/2024<br><br>Mahkememizde görülmekte olan Tazminat davasının yapılan açık yargılaması sonunda,<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacının 30/07/2013 tarihinde yurt dışına yapacağı seyahat öncesi kendisine lazım olan ve üzerinde taşımazı güç olan 5.000 Euro parayı uluslar arası para transferini yapan ... şirketinin Türkiyedeki acentelerinden biri olan ... Bankası A.Ş., ... şubesinden kendi adına Fransada çekilmek üzere ... ... kaydı ile gönderdiğini, gönderim ücreti olarak davalı tarafından 220.00 Euro'nun davacıdan tahsil edildiğini, davacının yapacağı seyahatten vazgeçtiğini, davalı banka şubesine başvuruda bulunarak paranın tekrar kendisine ödenmesini istediğini, bankanın yurt dışına talimat gönderilmesi gerektiği ve bu talimatın sonucu beklenmeden paranın iade edilemeyeceğinin söylendiğini, 05/08/2013 tarihinde davalı banka şubesini aradığında paranın yurt dışında davacı tarafından çekildiğinin bildirildiğini, o anda davacının bulunduğu yerdeki ... Bankası şubesinin sistemlerinin kapalı olduğu bildirilerek davacıya bilgi verilmediğini, bankanın kusurlu olmadığı belirterek davacıya ödeme yapmayacağını bildirdiğini, davacıdan başkasına ödeme yapan davalının davacının zarara uğramasına neden olduğunu belirterek davacının uğradığı zararın yasal faizi ile birlikte tazminini istemiştir.<br>CEVAP\t: Davalı ... Acentesi ... Bankası Aş vekili cevap dilekçesinde özetle; açılan davanın haksız ve yersiz olduğunu, ... Şirketine  karşı davanın açılmış olması gerektiğini, tüm süreçleri gerçekleştirenin  ... firması olduğunu, davanın  taraf sıfatı yokluğu ile müvekkil banka açısından reddini , davanın ... şirketine ihbar edilmesini, haksız ve mesnetsiz  olan davanın reddini,  yargılama giderleri  ve ücreti vekaletin karşı tarafa yükletilmesini talep etmiştir.<br>CEVAP\t: Davalı ... Aş vekili cevap dilekçesinde özetle; Yurtdışına para transfer eden şahsa verilen ... kodunu kimse ile paylaşmama yükümlülüğü olduğunu, alıcı tarafından isim soyisim ve ... kodunun eksiksiz söylenmesi kimlik ibraz edilmesi halinde paranın lehtara ödeneceğini, şirketin para transfer işlemlerinde alıcının isim soy ismini doğrular mahiyette kimlik ibrazını talep etse de kimliğin sahteliği konusunda bir denetim yapmadığını, ... kodlarının işlem sırasında oluşturulduğunu ... (...) sistemi kullanılarak saklandığını, bu sisteme dışarıdan müdahale edilemeyeceğini, Yurtdışına para gönderme formunda gönderen şahsa verilen ... kodunu kimseye bildirmemesi taahhüdü yer aldığını, bu kodun alıcı ve gönderici dışında hiçbir ... çalışanının bilmeyeceğini, ... kodunun mahkeme birçok emsal kararda şifre kodu olarak kabul edildiğini, dava konusu para transfer işleminde ödeme yapan Fransa mevzuatına göre “Para Teslim Formu” nun 5 yıllık bir süre muhafaza edildiği, para ödemesinin 2013/Temmuz ayında yapıldığından bu formun mevcut olmadığından ancak ... ... sisteminden alınan excell tablosunun dosyaya sunulabildiği, bu excell tablosundan da davalı müvekkilinin para gönderme formunda yükümlülük altında girdiği yükümlülüklerini yerine getirdiğini, ... kodunun eksiksiz belirtildiği gibi, göndericinin isim ve soyisminin eksiksiz bildirilmesi üzerine alıcı tarafa para verildiğini, bu konuda davalı ... sorumluluğunun olmadığına dair emsal bilirkişi raporları ve mahkeme kararları verildiğini, beyan ederek davaya müdahil olarak kabul edilmesini, davanın haksız olması nedeni ile reddini talep ettiği görüldü.<br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava,  davacı tarafından davalı uluslararası para transfer şirketinin Türkiye acentesi olan davalı ... Bankası aracılığı ile yurt dışına transfer edilecek paranın davacı dışında 3. Kişiye ödendiği iddiasına dayalı olarak oluşan zararın tazmini istemine ilişkindir.<br>Dava dilekçesi, cevap dilekçesi sair tüm evraklar hep birlikte incelenmiştir. <br>Mahkememizce ... Esas sayılı dosya üzerinden yapılan yargılama sonucunda davanın kabulüne dair verilen 08/10/2020 tarihli,  2020/480 sayılı kararının, davalı vekili tarafından istinaf ve davacı vekili tarafından da katılma yolu ile istinaf edilmesi üzerine,  İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi'nin  14/09/2023 tarih ve 2021/919 Esas 2023/1232 Karar sayılı ilamıyla;<br>\"...Bu durumda mahkemece, HMK. 31 madde uyarınca hakimin davayı aydınlatma yükümlülüğü kapsamında davacı tarafa ceza soruşturma dosya numarasını bildirmesi için süre verilip ilgili ceza soruşturma dosyasının akıbetinin sorulup incelenmek suretiyle bu dosyanın bekletici mesele yapılıp yapılmayacağı konusunda karar verilerek ve dava konusu para transferini gerçekleştiren dava dışı ... Şirketinin yerel ofisine yazı yazılarak, yukarıda belirtilen hususların sorulması, paranın yurtdışında ödenmesine ilişkin tüm belgelerin birer örneklerinin temin edilerek, dosya arasına alınması,  gerekirse, yeni gelecek belgelere göre paranın gerçek alıcısı dışında bir kişiye ödenmesinde sorumluluğun kime ait olduğu, davacı gönderenin müterafik kusurunun bulunup bulunmadığı hususlarında  bilirkişi heyetinden ek rapor alınarak, BK'nın 44. maddesi uyarınca, hakkaniyet indirimi yapılması gerekip gerekmediği de değerlendirilerek hasıl olacak sonuca göre bir karar vermek gerekirken eksik incelemeye dayalı, yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, davalı vekilinin istinaf sebepleri yerinde görülmüştür.\" şeklindeki gerekçe ile mahkememiz kararı kaldırılmış olup, dosya mahkememizin işbu esasına kaydedilmiştir.<br>Mahkememizce istinaf karar kaldırma gerekçesi doğrultusunda düzenlenen tensip zaptı ile;<br>\"1-İstinaf karar kaldırma ilamı doğrultusunda davacı vekiline, davaya ilişkin soruşturma veya kovuşturma dosya bilgilerinin bildirilmesi hususunda işbu tensip zaptının tebliğinden itibaren 2 haftalık kesin süre verilmesine, aksi halde dosyanın mevcut delil durumuna göre değerlendirme yapılacağı hususunun işbu tensip zaptının tebliği ile ihtar edilmiş sayılmasına,<br>2-1 nolu ara karar gereğince soruşturma dosya bilgilerinin bildirilmesi halinde ilgili dosyanın UYAP sistemi üzerinden Mahkememize gönderilmesinin istenilmesine, <br>3-Dava dışı ... Şirketinin yasal ofisine müzekkere yazılarak, dava konusu 5.000 EURO paranın uluslararası para transferini yapan ... şirketinin Türkiyedeki acentelerinden biri olan ... Bankası AŞ ... Şubesinden 30/07/2013 tarihinde alıcısı yine kendi olan ve adres olarak Fransa yazılan ... (...) numarası ... olan ... hızlı para trafnsfer sistemi kullanılarak 5.000,00 Euro paranın gönderim ücreti olarak 220,00 Euro'nun davacıdan tahsil edildiği, ancak dava konusu bedelin davacı ...'e değil de üçüncü bir şahsa ödenip ödenmediği, bu işleme ilişkin uluslararası para transfer sisteminin nasıl işlediği, alıcıya yapılan ödeme ile imzasının alınıp alınmadığı, işlemlerin elektronik temelde yapılıp yapılmadığı, bu sistemin nasıl işlediği, alıcının parayı tahsil edebilmesi için ne gibi bilgilerin arandığı, para gönderimi işleminin ne şekilde gerçekleştiği, aşamaların nelerden ibaret olduğu, sisteme müdahale olanağının bulunup bulunmadığı, alıcıya yapılan ödemenin kanıtlanmasına yönelik olarak alıcının imzası dışında başkaca yöntem olup olmadığı, davacı tarafça  adına  havale yapılan paranın, kim tarafından, nasıl ve ne şekilde çekildiğine ilişkin Mahkememize bilgi verilmesi ve paranın yurt dışında ödenmesine ilişkin tüm belgelerin birer örneklerinin Mahkememize gönderilmesinin istenilmesine,<br>4-Ara karar ikmallerinin ardından celse arasında ve talep halinde dosyanın incelemeye alınarak ek rapor gerekip gerekmediği hususunun değerlendirilerek ara karar oluşturulmasına,\" şeklinde ara kararlar verilmiştir.<br>Mahkememiz tensip ara kararı uyarınca dava dışı ... Şirketi tarafından dosyaya müdahale talebinde bulunulmuş ve fer'i müdahil olarak dosyaya eklenmiştir. Feri müdahil tarafından Uyap sitemi üzerinden cevap dilekçesi bölümüne sunulan dilekçe ile; sistemin işleyiş biçimi anlatılmış,  her bir transfer işlemi başından sonuna kadar ... (...) sistemi ile şifrelenerek korunmaktadır ve işbu sisteme dışarıdan müdahale mümkün ve muhtemel olmadığı, davaya konu olan 2013 yılı Temmuz ayına ait olduğundan ve ödemeyi yapan ülke (Fransa) <br>kendi mevzuatı gereği ödemeyi yaparken düzenlemiş olduğu “Para teslim formunu” 5 yıl süre <br>ile sakladığından dosyaya para teslim formunun sunulamadığı ve ... <br>... Sisteminden alınmış olan excell dökümünün sunulduğu anlaşılmıştır.<br>Bu kapsamda mahkememizce istinaf karar kaldırma ilamı doğrultusunda ... ... AŞ'nin cevap dilekçesi kapsamındaki beyanları da gözetilerek ek rapor tanzimi için dosyanın önceki bilirkişi heyetine tevdine karar verildiği, karar uyarınca sunulan 17/05/2024 tarihli heyet raporunda özetle;<br>\"1- Davacı tarafın 30/07/2013 tarihinde kendi adına yaptığı havale parasının yurtdışında (Fransa ülkesinde) kendi adına Romanya devleti adına düzenlenmiş ulusal kimlik ile çekilmesinde kendi kusurunun olup olmadığı, davacının yurtdışında üçüncü kişiler tarafından dolandırılarak ... şifresini üçüncü kişiler ile paylaşıp paylaşmadığı anlaşılamamıştır.<br>2- İstinaf ilamında belirtilen ... ödeme şirketinden celp edilmesi gereken bilgi ve belgelerin Fransa ülkesi mevzuatı gereği imha edildiği için davalı ... şirketi öncesinde davalı olan ... Bankası ... Şubesinin nizaya konu havale ödeme evraklarını ilgili ülkeden/şirketten celp edip dosyaya sunmamasında ki ihmal ve sorumluluk takdiri sayın mahkemeye ait olmak üzere,<br>3- Davanın feri müdahile yöneltilmesi sonrasında: davacının “para transferi prosedürüne uygun olarak” Fransa ülkesine gönderdiği paranın, üçüncü kişiler tarafından çekilmesinde kusur/ihmalinin ispat edilmemesi, 27/01/2020 tarihli bilirkişi raporunda belirtildiği üzere sorumluluğun feri müdahil ... ... Aş'de olduğu fakat kusur veya müterafik kusur değerlendirmesi ile sorumluluğun belirlenmesi konusunda takdir yetkisinin sayın mahkemede olduğu sonucuna varılmıştır.\" şeklinde görüş bildirilmiştir.<br>Fer'i müdahil tarafından sunulan beyan dilekçesi ve ekleri kapsamında dava konusu para çekme işleminin davacı ile aynı  isim ve soy isimli Romanya Devleti Resmi Kimlik Belgesi  yapılmış olduğu gözetilerek mahkememizce İçişleri Bakarlığı Nüfus ve Vatandaşlık İşleri Genel Müdürlüğüne müzekkere yazılarak davacı ...'in başka bir ülke vatandaşlığı bulunup bulunmadığı, özellikle Romanya vatandaşlığı bulunup bulunmadığı hususunda mahkememize bilgi verilmesi ve buna ilişkin kayıtların mahkememize bildirilmesinin istenilmesine, ve ayrıca davacının şikayet başvurusuna ilişkin soruşturma dosya bilgilerinin edinilebilmesi bakımından ... Polis Merkezi Amirliğine dava dilekçesi ekinde bulunan şikayet dilekçesi ek tutulmak suretiyle müzekkere yazılarak ilgili olaya ilişkin tahkikat akıbeti hakkında bilgi verilmesi ve tahkikata ilişkin soruşturma dosya bilgilerinin mahkememize bildirilmesinin istenilmesine karar verildiği davacı tarafın Romanya vatandaşlığının bulunup bulunmadığı hususunda yazılan müzekkereye verilen yanıtta davacının farklı bir ülke vatandaşlığının bulunmadığının bildirildiği, ... Polis Merkezi Amirliğine yazılan müzekkereye verilen yanıtta soruşturma dosya bilgilerinin ... CBS ... olarak bildirildiği, mahkememizce ilgili soruşturma dosyasının celbi ile incelenmesinde,  olaya ilişkin soruşturma kapsamında zamanaşımı süresinin dolmuş olması sebebiyle KYOK kararı verildiği, kararın kesinleşmiş olduğu anlaşılmıştır.<br>Bu kapsamda somut olaya bakıldığında, istinaf karar kaldırma gerekçesi doğrultusunda gerekli araştırmalar ve incelemeler yapılmış, ek rapor alınmış sunulan ek rapor dosya içeriğindeki beyan ve belgelere göre denetime elverişli bulunmuştur. Dava konusu paranın davacı ile aynı isim soy isimde ancak Romanya Devleti kimlik belgesi ibraz edilerek çekildiği, mahkememizce yapılan araştırma sonucunda davacının başka bir ülke vatandaşlığı olmadığı, para çekme formunun fer'i müdahil tarafından saklama süresinin geçtiğinden bahisle sunulamadığı ve inceleme konusu yapılamadığı hususları bir bütün olarak değerlendirildiğinde, somut olay bakımından dava konusu paranın üçüncü kişiler tarafından çekilmesinde davacının kusur ve/veya ihmalinin bulunduğunun ispatlanamadığı açıktır. Dolayısı ile istinaf karar kaldırma gerekçesi doğrultusunda somut olaya bakımından müterafik kusur değerlendirmesi yapma olanağı bulunmadığı, güven kuruluşu olarak parayı davacı dışında üçüncü kişiye ödeyen fer'i müdahilin zarardan sorumlu olduğu, davanın fer'i müdahil ...'a izafeten açıldığı, transfere konu bedelin davacının zararını oluşturduğu ve fer'i müdahil ... tarafından tazmini gerektiği anlaşılmakla davanın kabulü ile; 5.220,00 Euro'nun dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte ...'dan (...'a izafeten davanın açıldığı gözetilerek) alınarak davacıya verilmesine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir. <br>Davacı vekili tarafından 12/12/2024 tarihinde sunulan dilekçe ile; davanın 5.220 Euro yabancı para alacağına ilişkin açıldığı, dava tarihindeki( 25.10.2013) Türk Lirası karşılığı olarak dava değerinin 14.256,342 TL olduğu,  dolayısı ile nisbi karar harcı, ilam harcı ve ilam vekalet ücreti miktarı belirlenirken bununla birlikte yine mahkeme kararının miktar itibariyle kesin olup olmadığına karar verilirken dava dilekçesinde belirtilen yabancı para alacağının dava tarihindeki Türk Lirası karşılığı olan 14.256,342 TL dava değerine bakılarak hüküm kurulması gerektiğinden bahisle kararın miktar itibariyle kesin olduğuna ilişkin  tavzih talebinde bulunulmuştur.<br>Davanın, davacı tarafça da belirtildiği üzere,  5.220 Euro yabancı para alacağına ilişkin açıldığı ve bu miktarın dava tarihindeki( 25.10.2013) Türk Lirası karşılığı olarak dava değeri 14.256,342 TL olarak bildirilmiş olduğu ve davanın bu miktar üzerinden açıldığı görülmektedir.<br>6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun “İstinaf Yoluna Başvurulabilen Kararlar” başlığını taşıyan 341. maddesinin 2. fıkrasında açıkça; “Miktar veya değeri binbeşyüz Türk Lirasını geçmeyen malvarlığı davalarına ilişkin kararlar kesindir.”<br>341/4. Fıkrasında \"(4) Alacağın tamamının dava edilmiş olması durumunda, kararda asıl talebinin kabul edilmeyen bölümü üç bin Türk Lirasını geçmeyen taraf, istinaf yoluna başvuramaz. (1)\" hüküm altına alınmıştır.<br>Mahkememizce davaya konu uyuşmazlık hakkında 04/12/2024 tarihinde nihai karar verilmiş olup, hükmün verildiği tarih itibariyle kesinlik (İstinaf edilebilme) sınırı 28.250,00-TL olup, hükme bağlanan miktarın (dava tarihindeki döviz kuru üzerinden değerinin) karar tarihi itibari ile kesinlik sınırının altında kaldığı açık ise de, 7531 Sayılı Kanunu'nun 22'nci maddesiyle  6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun ek 1 inci maddesine '' İstinaf ve temyiz kanun yoluna başvuruda esas alınan parasal sınırda yeniden değerleme nedeniyle meydana gelen artış, bölge adliye mahkemesinin kaldırma veya Yargıtayın bozma kararları üzerine yeniden verilen kararlar hakkında uygulanmaz, ilk karar tarihinde geçerli olan parasal sınırlar esas alınır.” şeklindeki cümle eklenmiştir. Ancak bu kanunun yürürlüğe gireceği tarih ilgili (7531 Sayılı ) kanunun geçici 1.maddesinin altıncı fıkrasında ''üçüncü fıkra olarak eklenen düzenleme ise bölge adliye mahkemesinin kaldırma veya Yargıtayın bozma kararları üzerine bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten itibaren yeniden verilen kararlar hakkında uygulanır.'' şeklinde düzenlenmiştir. Söz konusu kanunun 29/1-b Maddesine göre de (\"Diğer maddeleri yayımı tarihinde yürürlüğe girer\" şeklinde düzenlenmiştir.) işbu ilgili maddesinin ise resmi gazetede yayımlandığı tarihte yürürlürlüğe gireceği belirtilmiştir. İşbu kanun da 14.11.2024 tarihli Resmi Gazete'de yayımlandığından ilgili madde de bu tarihte yürürlüğe girmiştir. Buna göre, somut olayda öncelikle yasal düzenlemenin eldeki davaya uygulanıp uygulanamayacağının değerlendirilmesi gerekmektedir. Dosya kapsamından da anlaşılacağı üzere işbu dosya kapsamında mahkememizce verilen karar dava evvel istinaf incelemesinden geçmiş ve mahkememizce verilen kararın kaldırılması ile işbu dosyanın yeniden esas alınarak yargılamasına devam edilmiştir. Kaldırma kararının yukarıda sözü edilen yasal düzenlemenin yayımlanma tarihinden (yürürlüğe girmesinden) önce olduğu kuşkusuzdur. Bu durumda 7531 Sayılı Kanunu'nun  22'nci maddesiyle 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun ek 1 inci maddesine eklenen 3. Fıkrasına göre karar tarihi itibariyle ilk karar  kesinlik sınırına göre değerlendirme yapılarak istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen kısa kararda tavzihi gerektirir bir  husus olmadığı anlaşılmakla davacı vekilinin tavzih talebin reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.<br>H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda ayrıntılı olarak izah edildiği üzere; <br>1-Davanın KABULÜ ile, 5.220,00 Euro'nun dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte ...'dan (...'a izafeten davanın açıldığı gözetilerek) alınarak davacıya verilmesine, <br>2-Alınması gerekli 973,85-TL karar ve ilam harcının ... AŞ'den alınmasına,<br>3-Davacı tarafça başlangıçta yapılan 283,75-TL yargılama gideri ile yargılama aşamasında yapılan 12.540,85‬-TL masraf olmak üzere toplam 12.824,6‬0-TL yargılama giderinin ... AŞ'den alınıp davacıya verilmesine,<br>4-Gider avansının kullanılmayan kısmının karar kesinleştiğinde ilgili tarafa iadesine,<br>5-Davacı taraf vekille temsil olunduğundan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesap ve taktir olunan 14.256,34-TL vekalet ücretinin ... AŞ'den alınıp davacıya verilmesine,<br>6-Davacı vekilinin kanun yolu belirlemesine ilişkin tavzih talebinin reddine,<br>Dair, taraf vekillerinin yüzlerine karşı, kararın tebliğinden itibaren iki haftalık kesin süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 04/12/2024<br><br><br>Katip ...<br>E-İmzalıdır <br> <br>Hakim ...<br>E-İmzalıdır<br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"f6b6b1352d4dfe40","SID":"43213f689f1a6b3a"}}