{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ   23. HUKUK DAİRESİ     <br>\t            T.C.      <br>                            A N K A R A                                 <br>B Ö L G E    A D L İ Y E    M A H K E M E S İ\t<br>              23. H U K U K    D A İ R E S İ        <br>\t            \t\t         (İ S T İ N A F    B A Ş V U R U S U N U N  <br>\t\t\t    E S A S T A N    R E D D İ)<br>ESAS NO\t: 2020/1167 <br>KARAR NO\t: 2024/1669<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br><br>BAŞKAN \t: ...             ...    <br>ÜYE \t: ...\t                    ...<br>ÜYE \t: ...                                  ...<br>KATİP \t: ...                                   ...<br><br>İNCELENEN KARARIN:<br>MAHKEMESİ\t\t: Ankara 14. Asliye Ticaret Mahkemesi<br>TARİHİ\t\t\t: 27.01.2020<br>ESAS-KARAR NUMARASI\t: 2018/213 E., 2020/61 K.<br>DAVACILAR\t\t:<br>VEKİLİ\t:<br>DAVALI \t:<br><br>\tDavacılar vekili tarafından, yukarıda belirtilen karara karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK m.) 352. maddesi uyarınca, yapılan ön inceleme sonucu, eksiklik bulunmadığı anlaşıldığından inceleme aşamasına geçildi. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra, dosya incelendi.<br>\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ\t:<br>Davacılar vekili, müvekkillerinin murisi ...'in davalı kooperatifin üyesi ve kooperatifin eski başkanlarından olduğunu, kooperatifin mali durumunun bozulması üzerine, kooperatiften alacaklı duruma geçtiğini, hatta huzur haklarını dahi alamadığını, 06.04.2012 tarihli denetleme raporuna göre kooperatiften alacağının 47.500,00 TL olduğunu,  yine 28.04.2016 tarihli denetleme kurulu raporuna göre ise alacağının 57.820,00 TL olduğunu, yönetim kurulu tarafınfan borcun varlığının kabul edildiğini, bu nedenle alacağın tahsili için Ankara 11. İcra Müdürlüğünün 2017/6155 E. sayılı dosyası ile icra takibinde bulunduklarını, davalı kooperatfin kullanma zimmeti bulunduğundan bahisle borca itiraz ettiğini, itirazın haksız olduğunu belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalarak 7.500,00 TL asıl alacağa ilişkin itirazın iptali ile inkar tazminatına karar verilmesini istemiştir. <br> Davalı vekili, kooperatif hesapları üzerinde hesap tetkik komisyonu tarafından görevlendirilen bilirkişi raporuna göre, davacıların murisi ...'in kooperatif  başkanı olduğu dönemde zimmetine para geçirdiğinin tespit ediliğini,  alınan rapora göre davacının murisinin 19.07.2006 tarihinde 3 adet koopratif hissesine karşılık ...'dan 105.000 TL'ye karşılık 30.000,00 TL tahsil ettiğini, ancak söz konusu bedelleri kayıtlara geçirmeyerek zimmetine geçirdiğini, 24.338 TL kooperatifi parasını taşeron ...'ın zimmetine geçirttiği ve kooperatifi zarara uğrattığını, taşeron ...'e 2006 yılında verilen 80.800 TL tutarındaki avanstan 2009 yılına devreden 58.610,00 TL avansın tamamının 2009 yılında 5 ayrı gider pusulası ile kapatıldığı belirtilmiş ise de söz konusu gider pusulalarının dosyalarda bulunmadığını,  ... tarafından 226.750,00 TL tutarındaki kooperatif parasının 2010 yılında, 225.650,00 TL'nin de 19.11.2011  tarihli genel kurula kadar kullanıldığını ve böylece kullanma zimmeti suçu oluştuğunu, müvekkili koopratifin davacılara borcunun bulunmadığını, hesap tetkik komisyonunun değerlendirmesinde belirtildiği üzere söz konusu paranın kooperatife ait olduğunu, ...'in, borcundan dolayı ...'dan Ankara 12. İcra Müdürlüğünün 2007/6637 E. sayılı dosyası ile söz konusu parayı haricen tahsil ettiğini, ancak kooperatif hesaplarına aktarmadığını ve bu parayı üzerinde tuttuğunu, kooperatif kayıtlarında da kendisini alacaklı gibi gösterdiğini, bu nedenle müvekkilinin davacı tarafa borcunun bulunmadığını belirterek itirazın reddine ve kötüniyet tazminatına karar verilmesini istemiştir. <br>İlk derece mahkemesince \"... Tarafların tacir olmaması nedeniyle, davalı tarafın defterindeki borç kaydı, tek başına davalının borçlu olduğuna delil olarak kabul edilemez. Kayıtların hatalı tutulmuş olmasına ilişkin iddia davalı tarafından ileri sürülebilir.  Bu durumda borcun gerçekte olmadığı yasal  delillerle ispatlanabilir.  Somut olayda davacılar tarafından denetleme kurulu raporunda murislerinin alacaklı yazıldığı iddiasına istinaden alacaklı olduğundan bahisle icra takibi başlatılmış, alacağın dayanağına ilişkin bir delil sunulmamıştır. Mahkememizce davalının ticari defter ve kayıtlarında alacağın dayanağına ilişkin yapılan incelemede ve hazırlanan raporda davacı murislerinin alacaklı olduğuna dair kaydın fiktif ve maddi hatadan kaynaklandığı, yapılan ödemelerin kooperatife borç verilmesine ilişkin olmayıp, esi yöneticinin uhtesinde bulunan ve koporetafe ait paraların iadesinden ibaret olduğu, yapılan ödemelerin ...'dan alınan 30.000 USD'nin kooperatif hesaplarına aktarılmaması nedeniyle eski yöneticinin uhdesinde bulunan paraların iadesine yönelik olduğu, davacı tarafından söz konusu kayıtların aksine borç verildiğine dair delil sunulmadığından davanın reddine...\" karar verilmiştir.<br>İstinaf yasa yoluna başvuran davacılar vekili istinaf dilekçesinde özetle:<br>\tHükme esas alınan bilirkişi raporlarına karşı itiraz dilekçelerinin dikkate alınmadığını, yerel mahkeme gerekçesinde alacağın dayanağına ilişkin delil sunulmadığı belirtmiş ise de kooperatif kayıtları ve davacılar murisinin banka üzerinden yaptığı ödemelerin kesin delil olduğunu, nitekim davalı kooperatifin ödemeleri inkar etmediğini, yine gerekçenin aksine ticaret mahkemesinde görülen davada davalı kooperatifin tacir olarak nitelenmesi gerektiğini, yerel mahkemenin davalarından sonra açılan ve halen derdest olan Ankara 5. Asliye Ticaret Mahkemesi dosyasında para karşılığı özel bilirkişi raporlarından etkilenerek davayı reddettiğini;<br>\tYerel mahkeme ve bilirkişilerin 19.06.2011 tarihli genel kurulda da ibra edilmeme ile sonuca gitmeye çalışmış iseler de 08.01.2012 tarihli olağanüstü genel kurulun 4. sahifesinde de açıkça davacılar murisinin ibra edildiğini, 08.01.2012 tarihli olağaüstü genel kurulda davacılar murisinin ibra edilmesinin davacıların alacağı olduğunun kooperatif genel kurulunca da kabulünü gösterdiğini; <br>\t1163 sayılı kooperatifler kanunu 56. maddesine göre yönetim kurulu üyelerine (davacıya) huzur hakkı verilmemesinin genel kurul kararı olmadığından davacı murislerinin huzur hakkı alacağı olmadığı sonucuna varılmış ise de genel kurulda huzur hakkı yasaklanmadıkça davacılar murisinin makul miktarda huzur hakkı alacağının bulunduğunu beyan ederek yerel mahkeme kararının kaldırılmasını talep etmiştir.<br>Dava, kooperatif hukukundan kaynaklanan alacak istemine  ilişkindir.<br>Dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, ilk derece mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, HMK m. 355/1 gereği incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, re'sen gözetilmesi gereken, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmamasına, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğunun anlaşılmasına göre; davacılar vekilinin istinaf itirazları yerinde görülmediğinden HMK m. 353/1,b,1 gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiştir. \t<br>HÜKÜM \t\t\t: <br>Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere:\t <br>\t1-Ankara 14. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin  2018/213 E., 2020/61 K. sayılı dava dosyasında verdiği 27.01.2020 tarihli kararına yönelik davacılar vekilinin İSTİNAF BAŞVURUSUNUN ESASTAN REDDİNE.<br>\t2-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 427,60 TL maktu istinaf karar harcından peşin olarak alınan 54,40 TL'nin mahsubu ile kalan 373,20 TL'nin davacılardan alınarak Hazine'ye gelir kaydına. <br>\t3-Davacılar tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, kullanılmayan avansın karar kesinleştiğinde gideri içerisinden karşılanarak iadesine.<br>\t4-HMK m. 359/4 gereğince kararın tebliği, harç tahsil müzekkeresi yazılması ve gider avansı iadesi işlemleri ile m. 302/5 gereğince kesinleşme kaydı ve kesinleşme kaydı yapılan kararların yerine getirilmesi için gerekli bildirimlerin ilk derece mahkemesi tarafından yapılmasına.<br>\t11.12.2024  tarihinde,  dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda,\tHMK m. 362/1,a gereğince miktar veya değeri  üç yüz yetmiş sekiz bin iki yüz doksan  (378.290,-) Türk Lirası'nı geçmeyen davalara ilişkin kararlar hakkında temyiz yoluna başvurulamayacağından miktar itibari ile KESİN olmak üzere\tOYBİRLİĞİYLE karar verildi.<br>GEREKÇELİ KARAR YAZIM TARİHİ           \t:  12.12.2024<br><br>         Başkan ...                    Üye ...                Üye ...                Katip ...<br>     e-imza\t\t\t                     e-imza\t\t\t                 e-imza\t\t\t\t \t             e-imza<br><br><br>\t\t\t\t<br>  <br><br><br><br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"cc88ee6ec98b51a4","SID":"e4fc89a7bb4f32aa"}}