{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ   23. HUKUK DAİRESİ     Esas-Karar No: 2020/1086 - 2024/1666<br>\t            T.C.      <br>                            A N K A R A                                 <br>B Ö L G E    A D L İ Y E    M A H K E M E S İ\t<br>              23. H U K U K    D A İ R E S İ           <br>\t            \t\t         (İ S T İ N A F    B A Ş V U R U S U N U N  <br>\t\t\t  E S A S T A N    R E D D İ)<br>ESAS NO\t: 2020/1086 <br>KARAR NO\t: 2024/1666<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br><br><br>İNCELENEN KARARIN:<br>MAHKEMESİ\t\t: Ankara 1. Asliye Ticaret Mahkemesi<br>TARİHİ\t\t\t: 12.02.2019<br>ESAS-KARAR NUMARASI\t: 2018/558 E., 2019/122 K.<br>DAVACI\t\t\t<br>VEKİLİ\t:<br>DAVALI \t: <br><br>\tDavacı vekili tarafından, yukarıda belirtilen karara karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK m.) 352. maddesi uyarınca, yapılan ön inceleme sonucu, eksiklik bulunmadığı anlaşıldığından inceleme aşamasına geçildi. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra, dosya incelendi.<br>\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ\t:<br>Davacı vekili,  davalı ile müvekkili kurum arasında imzalanan protokol gereği TRT Çukurova Müdürlüğü sorumluluğunda hizmet veren Karaman İli Ayrancı İlçesi Büvecik Tv verici istasyonu alt yapısını kullanması nedeniyle davalının ödemesi gereken Ocak 2014-Aralık 2016 dönemine ait alt yapı kullanım bedelleri toplamı 102.944,98-TL'nin ödenmemesi nedeniyle Ankara 7. İcra Müdürlüğü'nün 2017/6051 Esas sayılı dosyası ile ilamsız takip başlatıldığını, söz konusu takibe davalı tarafından itiraz edildiğini, takibinin durduğunu, söz konusu itirazın hukuka aykırı olduğunu beyanla itirazın iptaline, icra takibin kaldığı yerden devamına, %20'de aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.<br>Davalı vekili, mahkemenin görevli olmadığını, protokolün iptal edildiğinin davacıya bildirildiğini, aynı yere ilişkin ilgili mal müdürlüğüne ecrimisil ödendiğini, ayrıca ilgili kaymakamlıkla 5 yıl süreli kira sözleşmesi yapıldığını, taşınmazın davacıya ait olmadığını, emsal dosyalarda davaların reddedildiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.<br><br>\tİlk derece mahkemesince \"...davacı ile davalı arasında 11/01/2008 tarihli TRT Genel Müdürlüğü Tesislerinde GSM Sistemleri İçin Yer Tahsisine İlişkin Protokol'ün imzalandığı,  söz konusu protokolün davalı tarafından 11/01/2011 tarihli ihtar ile iptal edildiği, söz konusu iptal kararının 21/11/2011 tarihinde davacı tarafa tebliğ edildiği, mevcut davada davacının söz konusu protokol iptal edildikten sonraki Ocak 2014 - Aralık 2016 tarihlerine ilişkin bedelleri istediği, iptal edilmiş protokolden dolayı davacının bedel talebinin yerinde olmadığı, zira aynı konuya ilişkin Yargıtay 23. Hukuk Dairesi'nin 2015/3005 Esas 2016/215 Karar sayılı kararının da bu yönde olduğu, yine aynı protokole dayalı olarak davacı tarafından davalı aleyhine açılan Ankara 11. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2013/149 Esas 2016/599 Karar sayılı kararında da protokolün iptalinin kabul edildiği, iptalden sonraki dönemlere ilişkin TRT talebinin de reddedildiği görülmüş olup tüm bu hususlar birlikte değerlendirildiğinde, taraflar arasındaki 11/01/2008 tarihli protokolün 7/9 ve 8/3.maddeleri ile protokolün iptaline ilişkin ihtarnamenin tebliğinden itibaren 3 aylık sürenin geçmesi, davacının talebinin 3 aylık süre geçtikten sonraki dönemlere ilişkin olması ve yine Yargıtay 23. Hukuk Dairesi'nin ve Ankara 11. Asliye Ticaret Mahkemesi kararları göz önüne alındığında mahkememizde davacının davasının reddi...\" yönünde karar verilmiştir.<br>\tİstinaf yasa yoluna başvuran davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle:<br>\t11.01.2008 tarihli protokolün \"Mali Hükümler\" başlıklı 8/1. maddesi gereğince davalı borçlu şirketin aylık olarak tahakkuk ettirilen tahsis bedelini, tahakkuk ettirildiği ayı takip eden ayın 25'inci gününe kadar kurumlarına ödemesi gerektiğini, aksi halde davalı şirketin bu bedeli hiçbir ihtar ve ikaza gerek kalmaksızın Merkez Bankası reeskont avans faizi üzerinden hesaplanacak gecikme faizi, KDV'si ile birlikte ödemeyi kabul ettiğini, ancak sözleşmeye göre Ocak 2014 - Aralık 2016 dönemine ait ödenmesi gereken alt yapı kullanım bedellerini ödemediğini, üstelik ödememeye dair bu iradesini, kurumlarına tahakkuk ettirilen faturaları iade etmek suretiyle, yazılı olarak ödeme tarihi olan her ayın 25'inden çok önce bildirdiğini, dolayısıyla davalı borçlu şirket yönünden temerrüt tarihinin sözleşme gereği ödeme yapması gereken her ayın 25'inden çok daha önce, ödememeye dair iradesini yazılı olarak kurumlarına bildirdiği tarih itibari ile gerçekleştiğini; <br>\tSözleşmenin, tarafların hak ve yükümlülükleri ile taraflarca yapılacak işleri şüpheye mahal bırakmayacak biçimde ve açık bir surette ihtiva ettiğini, davalıya davaya konu olay karşısında izlemesi gerekli yol ve yöntem hususunda da ön açıcı nitelikte olduğunu, <br>\tDavalı şirketin her ne kadar takibe dayanak gösterilen faturaların ödeme emrinde bulunmadığını iddia etse de icra dosyasının tetkikinden görüleceği üzere tüm faturaların ve davalı şirkete ait iadeye dair yazışmaların takip talebi ekinde icra müdürlüğüne sunulduğunu, hal böyle iken borcun tamamına itiraz etmesinin her şeyden önce kanunda tanımlanan iyi niyet ve dürüstlük kurallarına açıkça aykırılık teşkil ettiğini,<br>\tSomut olayda, davalı borçlu şirketin ilamsız ödeme emrine haksız ve kötü niyetli olarak itirazda bulunarak takibin durmasına neden olduğunu, zira borçlunun imzalamış olduğu protokol hükümlerini ve bu bağlamda kullanım bedeline dair ödemesi gereken borç tutarını çok iyi biliyor olmasına rağmen icra dosyasına itiraz ederek takibi durdurduğunu, dolayısıyla borçlunun basiretli bir tacir gibi davranmadığını ve imzalamış olduğu protokole aykırı davrandığı için açıkça kötüniyetli olduğunu, bu nedenle icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerektiğini beyan ederek yerel mahkeme kararının kaldırılmasını talep etmiştir.<br>Dava, taraflar arasında akdedilen TRT Genel Müdürlüğü tesislerinde GSM sistemleri için yer tahsisine ilişkin protokolden kaynaklanan alacağın tahsili için yapılan icra takibine yönelik itirazın iptali istemine  ilişkindir.<br>\tDosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, ilk derece mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, HMK m. 355/1 gereği incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, re'sen gözetilmesi gereken, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmamasına göre davacı vekilinin istinaf itirazları yerinde görülmediğinden HMK m. 353/1,b,1 gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiştir. <br>HÜKÜM \t\t\t: <br>Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere:. \t <br>\t1-Ankara 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin  2018/558 E., 2019/122 K. sayılı dava dosyasında verdiği 12.02.2019 tarihli kararına yönelik davacı vekilinin İSTİNAF BAŞVURUSUNUN ESASTAN REDDİNE. <br>\t2-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 427,60 TL istinaf karar harcının davacıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına.<br>\t3-Davacı tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, kullanılmayan avansın karar kesinleştiğinde gideri içerisinden karşılanarak iadesine.<br>\t4-HMK m. 359/4 gereğince kararın tebliği, harç tahsil müzekkeresi yazılması ve gider avansı iadesi işlemleri ile m. 302/5 gereğince kesinleşme kaydı ve kesinleşme kaydı yapılan kararların yerine getirilmesi için gerekli bildirimlerin ilk derece mahkemesi tarafından yapılmasına.<br>\t11.12.2024  tarihinde,  dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda,\tHMK m. 362/1,a gereğince miktar veya değeri  üç yüz yetmiş sekiz bin iki yüz doksan  (378.290,-) Türk Lirası'nı geçmeyen davalara ilişkin kararlar hakkında temyiz yoluna başvurulamayacağından miktar itibari ile KESİN olmak üzere, OYBİRLİĞİYLE karar verildi.<br>GEREKÇELİ KARAR YAZIM TARİHİ           \t:  12.12.2024<br><br>        \tBaşkan                  Üye                Üye               Katip \t\t\t<br>  <br><br><br><br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"221cd697fc1fea83","SID":"e8aeb108e1823ab5"}}