{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi   35. Hukuk Dairesi     Esas-karar No: 2023/1001 - 2024/1557<br>T.C.<br>ANKARA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>35. HUKUK DAİRESİ<br><br><br>DOSYA NO\t: 2023/1001 <br>KARAR NO\t: 2024/1557<br><br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>K A R A R <br><br><br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 23/03/2023<br>NUMARASI\t\t: 2022/532 Esas 2023/235 Karar<br><br>DAVACI\t:<br>VEKİLİ\t: <br>DAVALI\t: <br>\t<br>DAVANIN KONUSU\t: Tazminat<br>KARAR TARİHİ\t: 05/12/2024<br>GEREKÇELİ KARAR <br>YAZILMA TARİHİ\t: 09/12/2024<br><br>\t<br>\tMahalli mahkemesince verilen karara karşı  davalı sigorta vekili tarafından  süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda;<br>\tTARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI<br>\tDavacı vekili dilekçesinde; 01.04/2022 günü davalı sürücü ...'in sevk ve idaresindeki ... plakalı aracın, 1495. Caddeden gelip sola İvedik Cadde çevre yolu istikametine  dönüş yapmak istediği esnada, sağından gelen ve kavşağa seyir hızı ile giriş yapan müvekkil şirkete ait araca çarpması sonucu maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini belirterek, fazlaya dair her türlü dava ve talep haklar saklı kalmak kaydıyla şimdilik 100,00 TL maddi tazminatın (50,00-TL araç hasar değer kaybı (belirsiz alacak),  50,00 TL araç mahrumiyet bedeli-kazanç kaybı tazminatı (belirsiz alacak) ) olay tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen  tahsilini talep ve dava etmiştir.<br>\tDavalı ..., davanın reddini istemiştir.<br>\tDavalı sigorta şirketi vekili dilekçesinde; İstanbul Mahkemelerinin yetkili olduğunu, müvekkil şirketin sorumluluğunun sigortalısının kusuru oranında  olduğunu, kusur raporu alınması gerektiğini, KDV hariç hesaplama yapılmasını, araç mahrumiyet zararının sigorta şirketinin sorumluluğunda olmadığını, faize ilişkin itirazların bulunduğunu bildirerek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>\tİLK DERECE MAHKEMESİ KARARI<br>\tMahkemece yapılan yargılama sonunda; davacıya ait araç ile davalı ...’in sürücüsü olduğu, diğer davalı sigorta şirketi tarafından ZMMS poliçesi ile sigortalı aracın 01.04.2022 tarihinde karıştığı kazada davacıya ait aracın değer kaybına uğradığı, araç mahrumiyet zararı olduğu belirtilerek iş bu davanın açıldığı, mahkemece alınan denetime ve hüküm kurmaya elverişli bilirkişi raporunda söz konusu kaza nedeniyle davacının aracındaki değer kaybının 37.128,30-TL olduğu, araç mahrumiyet bedelinin ise 6.875,00-TL olduğu, davalı sigorta şirketine sigortalı araç sürücüsünün meydana gelen kazada %70 oranında kusurlu olduğu,  davacının  kusurunun %30 olduğu, davalı araç sahibi ...'in %70 oranında kusuruna isabet eden miktar dikkate alınarak davacının 25.989,81-TL değer kaybı, 4.812,5-TL  araç mahrumiyet bedeli isteyebileceği, davacı vekili, ikame araç bedelini (araç mahrumiyet bedeli ) davalı sigorta şirketinden de talep etmişse de,  davalı sigorta şirketinin, ZMSS poliçesi gereği davacının aracında meydana gelen gerçek zarar miktarı ile sınırlı olarak zarardan sorumlu olduğu,  ZMSS Genel Şartları'nın A.6-k. maddesi gereği, dolaylı zarar niteliğindeki ikame araç kira bedelinden (araç mahrumiyet bedelinden) davalı trafik sigortacısının sorumluluğu bulunmadığı gerekçesiyle; “ 1) Değer kaybı tazminat talebi açısından; Davanın KABULÜ İLE; 25.989,81-TL değer kaybı tazminatının davalı sigorta şirketi bakımından 23/06/2022 tarihinden, davalı ... bakımından ise kaza tarihi olan 01/04/2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, 2-Araç Mahrumiyet Zararı tazminat talebi açısından; a-Davanın Kısmen KABULÜ ile; 4.812,5 TL araç mahrumiyet zararı tazminatının davalı ... bakımından kaza tarihi olan 01/04/2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,  b-Davalı sigorta şirketi açısından araç mahrumiyet zararına yönelik talebin reddine,” karar verilmiş, karara karşı davalı sigorta vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvuru yapılmıştır. <br>\tİLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ<br>\tDavalı sigorta vekili istinaf dilekçesinde; yetkili mahkemenin İstanbul mahkemeleri olduğunu, sigortaya usulüne uygun başvurulmadığından dava şartı yokluğundan davanın reddi gerektiğini, değer kaybının yüksek hesaplandığını, faizin dava tarihinden başlatılması gerektiğini belirterek, istinaf  isteminin kabulü ile yerel mahkeme kararının kaldırılmasına, davanın reddine karar  verilmesini talep etmiştir.<br>\tDELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE<br>\tİstinaf talebinde bulunan davalı Sigorta vekilinin istinaf sebepleri doğrultusunda, dosya içerisindeki bilgi ve belgeler, mahkeme kararının gerekçesi, dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesi ile yapılan inceleme sonunda; <br>\tDava, trafik kazası nedeniyle araç değer kaybı ve ikame araç bedelinin tazmini istemine ilişkindir.<br>\tYerel Mahkeme tarafından davanın kısmen kabulüne dair verilen karar, davalı Sigorta vekili tarafından istinaf edilmiştir. <br>\tDosya kapsamındaki bilgi ve belgelerden,  davanın HMK’nın 16 maddesine uygun olarak zarar gören davacının ikametgahı mahkemesinde açıldığı, davalı sigorta şirketine usulüne uygun olarak davadan önce başvuru yapıldığından dava şartının gerçekleştiği, hükme esas alınan kusur raporunun somut olaya ve dosya kapsamına uygun olduğu anlaşılmıştır. <br>\tHaksız fiilden kaynaklanan, maddi tazminat taleplerinde zarar sorumlusu \"gerçek zarardan\" sorumlu olduğundan, kazaya bağlı zararın doğru şekilde hesaplanmış olması önemlidir. Kazaya bağlı gerçek zarar hesaplanmasında Yargıtay 4. Hukuk Dairesi tarafından kabul edilen ilke ve yöntemler nazara alınmalı, zararın artmasına, zarar görenin neden olması durumunda bu kapsamdaki zararlardan haksız fiil sorumlusu sorumlu tutulmamalıdır. Bu açıdan, değer kaybı zararlarının hesaplanmasında araç  değer kaybının belirlenmesi hususunda esas alınan, aracın kaza tarihindeki hasar görmemiş 2.el piyasa değeri ile kazadan sonra onarılmış haldeki 2.el piyasa değeri arasındaki fark kriterine uyularak değerlendirme yapılması, araçta meydana gelen değer kaybının; aracın serbest piyasa koşullarına göre kaza tarihi itibariyle hasarsız haldeki ikinci el rayiç değeri ile aracın yaşı, özellikleri, hasar miktarı ve hasarlı kısımların özelliği dikkate alınarak tamir edildikten sonraki rayiç değeri tespit edilip, bu iki miktar arasındaki azalmaya (farka) göre hesaplanması gerekir. <br>\tSomut olayda,  hükme esas alınan rapordaki “..araçta kısmi boya uygulaması nedeniyle en fazla hasar masrafı olan 37.128,30TL değer kaybı olacağı…” yönündeki “değer kaybı belirleme” yönteminin Yargıtay kararlarına uygun olmadığı, bilirkişi raporunun bu haliyle karar vermeye elverişli olmadığı anlaşılmıştır. <br>\tAçıklanan nedenlerle, davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK’nın 353/1-a-6 maddesi gereğince kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına ve yukarıda belirtilen şekilde, dava konusu aracın varsa dava konusu kazadan önceki tüm kazalarına ilişkin hasar bilgi ve belgeleri getirtilerek aracın modeli, markası, kilometresi ve özelliklerine göre olay tarihindeki hasarsız hali ile 2. el piyasa rayiç değeri ile kaza sonucu oluşan hasarları onarıldıktan sonraki hali ile yine olay tarihi itibariyle 2. el piyasa rayiç değerinin tespiti ile aracın tamirinin ekonomik olup olmadığı hususunda ayrıntılı, gerekçeli, denetime elverişli yeni bir bilirkişi raporu alınarak,  aracın tamirinin ekonomik olmaması halinde değer kaybının oluşmayacağı da nazara alınarak sonucuna göre ve ilk derece mahkemesi kararının  davacı ve davalılardan ... tarafından istinaf edilmemiş olması nedeniyle usuli kazanılmış haklar da gözetilmek suretiyle bir karar verilmek üzere dosyanın mahkemesine gönderilmesine, kaldırma sebebine göre istinaf eden davalının sair istinaf sebeplerinin şimdilik incelenmesine yer olmadığına dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur.<br>\tHÜKÜM \t\t: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere;<br>\t1-Davalı Sigorta vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ ile Ankara 4. Asliye Ticaret Mahkemesi tarafından verilen 23/03/2023 tarihli,  2022/532 Esas 2023/235 Karar sayılı kararın,   HMK’nın 353/1-a-6. maddesi gereğince KALDIRILMASINA,<br>\tKararın kaldırılma sebebine göre, davalı Sigorta vekilinin sair istinaf sebeplerinin İNCELENMESİNE YER OLMADIĞINA,<br>\t2-Dosyanın, davanın yeniden görülmesi için mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,<br>\t3-İstinaf eden davalı tarafından yatırılan istinaf karar harcının istek halinde istinaf eden davalı sigorta şirketine iadesine,<br>\t4-İstinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesinde değerlendirilmesine, <br>\t5-Karar tebliği, kesinleştirme, harç ve gider avansı iadesi işlemlerinin ilk derece mahkemesince yapılmasına,<br>\tDair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK.nın 353/1-a maddesi uyarınca KESİN olmak üzere 05/12/2024 tarihinde oy birliği ile karar verildi.<br>\t\t\t\t\t<br><br>Başkan<br>Üye <br>Üye<br>Katip<br><br>* Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.<br><br><br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"da40fba8ebbaad29","SID":"a3d831df46bdf942"}}