{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>19. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br><br>ESAS NO\t: 2024/334 Esas<br>KARAR NO\t: 2024/673<br>DAVA\t: Ticaret Sicil Memurunun Kararına İtiraz<br>DAVA TARİHİ\t: 23/08/2021<br>KARAR TARİHİ\t: 07/11/2024<br><br>Mahkememizde görülmekte olan Ticaret Sicil Memurunun Kararına İtiraz davasının yapılan açık yargılaması sonunda,<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>Davacı vekili vermiş olduğu dava dilekçesinde özetle;  müvekkili ... İnşaat Adi Komandit Şirketi ... ... ve Ortakları ünvanlı şirketin  4 Nisan 1973 tarih ve 4813 sayılı TTSG'nde tescil ve ilan edilerek kurulmuş olduğunu,  kuruluştaki  ortaklarının müvekkillerinin babası ... ...,   ... ve ...   olduğunu, sonrasında hisse devirleri ile şirketin %79'una isabet eden hissesinin müvekkilllerinin babası ... ...'a, %21 nispetindeki hissesinin de müvekkillerine ait olunduğunu, ... ...' ın müvekkillerinin annesinden boşandıktan sonra 1994 yılında ... (...) ... ile ikinci evliliğini yaptığını, 17 Ocak 2003 tarihinde müvekkillerinin verdiği vekaletnameyi kötüye kullanıp, habersiz biçimde müvekkillerine ait %21 nispetindeki hisseyi ... (...) ...'a devretmiş olduğunu, bu devirden hemen sonra müvekkili şirketin ünvanının \"... İnşaat Adi Komandit Şirketi ... ... ve Ortağı ... ...\" olarak değiştirildiğini ve yine müvekkillerinden  gizli biçimde Beşiktaş 10. Noterliği' nden tasdikli 19.02.2003 tarihli fesihname ile şirketin fesih ve tasfiye edilmiş olduğunu, fakat hisse devrini müteakip gerçekleştirilen bu fesih ve tasfiye sonrası müvekkili şirket üzerinde devredilmemiş araç ve gayrimenkul mal bulunduğu ortaya çıktığından olsa gerek ... ... ile ... ...' ın 07.10.2003 tarihinde ...  Asliye Ticaret Mahkemesi'nde birlikte dava açarak, 11.02.2004 tarih 2003/... E. ve 2004/... K sayılı ilam  ile sadece ... İlçesi ... Mah. ... Cad. ... pafta  ...  Ada, ... parsel sayılı 1190 m2 miktarlı arsa üzerinde bulunan müvekkili şirkete ait kargir apartmanın A blok Zemin + 1. Kat ve 217/944 arsa paylı dubleks mesken ve B Blok zemin + 1 Kat, 208/944 arsa paylı tripleks meskenin tamamı ile ...  plakalı aracın devrine münhasır kullanılmak üzere yetki belgesi tanzimi için müvekkil şirketin geçici olarak sicile kaydı ile salt bu amaçla yeniden açılması için karar almış olduklarını, bu karardan hemen sonra müvekkili Şirkete ait ... İlçesi ... Mah. ... Cad. ... pafta ... Ada, ...  parsel sayılı 1190 m2 miktarlı arsa üzerinde bulunan kargir apartmanın A Blok Zemin + 1. Kat ve 217/ ...  arsa paylı dubleks mesken ve B Blok Zemin + 1 Kat, 208/...  arsa paylı tripleks meskenin tamamını ... ...'a tapuda satış gibi gösterilerek bağışlandığını, yine ... plakalı aracın da ... ... adına tescil edilmiş olduğunu, bu işlemlerin yapılmasından hemen sonra da zaten hasta olan müvekkillerinin babası ... ...' ın 13.10.2004 tarihinde vefat ettiğini, vefat  sonrası müvekkilleri  ... ile ...'in  yukarıda belirtilen işlemlerden haberdar olup, kendilerinden habersiz ve mirasçıdan mal kaçırma kasdı ile sahip oldukları hisselerin ve Şirket üzerine kayıtlı taşınmazlar ile aracın ... ...'a devredilip şirketin de feshedildiğini öğrenince devredilen hisseleri, Şirkete ait taşınmazlar ile aracın ... ...'a devrine ilişkin tasarruf işlemlerinin iptali istemiyle dava açmış olduklarını, açılan bu davaların .... Ticaret Mahkemesi'nin 2005/... E. Sayılı dosyası ile birleştirildiğini, yargılama sonunda .... Ticaret Mahkemesi' nin 18.06.2007 tarih, 2005/... E. ve 2007/... K. sayılı ilamı ve araç satışlarına ilişkin tasarrufların iptali ile kayıtların önceki hale getirilmesine, Şirket “... İnşaat Adi Komandit Şirketi ... ... ve Ortakları” adına tesciline” karar verdiğini, müteveffa ... ...'ın vefatından önce ... ...’a devrettiği tüm hisse ve şirkete ait mal devirleri iptal edildiğini, şirket kayıtlarının ... ...'a yapılan hisse devri öncesine getirilmesine hükmedilmiş olduğunu, ... ...'a yapılan hisse devri mahkemece iptal edildiğinden müteveffa ile ... ...'ın gerçekleştirdiği fesih ve tasfiye işleminin de ortadan kalktığını, hükümsüz hale geldiğini, mahkeme kararının ticaret sicile ibrazı üzerine davalı ... Sicil Müdürlüğü de karara uygun yaptığı tescil ve ilan ile (23 Eylül 2018 tarihinde) ünvanı düzelterek kayıtların eski hale geldiği hususunu ... Adi Komandit Şirketi ... ... ve Ortakları ünvanı altında tescil ve ilan ettiğini  söz konusu mahkeme kararına atıf yapılarak kayıtların önceki hale getirilmesine karar verildiğini ve Şirketin  \"... İnşaat Adi Komandit Şirketi ... ... ve Ortağı ... ...\" olan unvanının \"... İnşaat Adi Komandit Şirketi ... ... ve Ortakları\" olarak düzeltildiğinin açıkça görüldüğünü,   müvekkili  şirket kayıtlarının eski haline getirildiğini, yani hukuka aykırı fesih ve sonradan yapılan geçici tescilin ortadan kalktığını, şirketin kayıtlarının ... ...'a yapılan hisse devrinden önceki haline geldiğini ve bu şekilde ticaret hayatına devam edeceği hususlarının davalı tarafından yapılan tescil  ve ilan ile davalının da kabulünde olduğunu,  27 Ekim 2008 tarih ve 7176 sayılı TTSG'de tescil ve ilan edilen 3 nolu Ortaklar Kurulu Kararı ile de şirketin temsil ve ilzamında komandite ortak ve müvekkili ... münferit imza ile yetkili tayin edildiğini ve şirketin işyeri nakli yapıldığını,  31 Temmuz 2013 tarih ve 8375 sayılı TTSG'de Şirket'in 4 nolu Ortaklar Kurulu Kararı ile Şirket ortaklarının soyadı değişikliklerinin  tescil ve ilan edildiğini, TTSG'de de Şirket'in 6 nolu Ortaklar Kurulu Kararı ile Şirketin işyeri naklinin tescil ve ilan edildiğini, şirketin mahkeme kararı gereği kayıtları eski hale getirilerek fesih ve geçici ihya ortadan kalktığı için halen faal olup, taşınmazlarını kiralamakta, vergi beyannamelerini eksiksiz ve muntazaman vermekte, defterlerini tutmakta, fatura tanzim etmekte, banka hesabı da aktif biçimde kullanıldığını, faal bir şirketin yapabileceği tüm işlemleri yapmış olduğunu,  ... ...’a yapılan hisse devirlerinin mahkeme kararıyla iptal edilince ... ...’ın vefatı öncesi ... ...’ın şirkette herhangi bir ortaklığı veya pay sahipliği kalmadığını, vefat sonrası ise şirketin ... Noterliği' nden 27 Ekim 2008 tarih ve ... yevmiye numarası ile sağ kalan eş ... ...’a ihtarname göndererek şirket esas sözleşmesinin 13. maddesinde yeralan “…bir ortağın ölmesi halinde varisleri miras şirketi halinde şirket ortağı olurlar. Ancak durum şirket tarafından noter marifetiyle ortağa ihtarda bulunulur. Bir ay içinde bu çalışmalara son verilmediği takdirde ...K hükümlerine göre ortak şirketten çıkarılabilir.” hükmüne uygun biçimde “…vefat eden miras bırakan ... ...’dan miras yoluyla intikal eden pay nispetinde ... İnşaat Adi Komandit Şirketi ... ... ve Ortakları Şirketine komandite veya komanditer ortak olarak katılıp katılmayacağını… 1 (bir) ay içinde bildirmesinin istenildiğini  sağ kalan eş ... ..., Şirket’in gönderdiği bu ihtarnameye cevaben vekili aracılığıyla ... Noterliğinden keşide ettiği 27 Kasım 2008 ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesinde“... ...’dan kendisine mirasen intikal eden ... İnşaat Adi Komandit Şirketi ... ... ve Ortakları Şirketindeki hissesine karşılık şirkete komandit ve komanditer ortak olarak katılmayacağını” bildirerek ortaklıktan çıkmış ayrılmış olduklarını, bilindiği üzere ortaklıktan çıkma, ayrılma beyanının Yargıtay'ın içtihatlarında da belirtildiği üzere yenilik doğurucu hakkın kullanılması olduğunu bu beyanın muhatabına ulaşınca tüm hukuki neticelerini doğuracağını ve hak kullanılmakla artık yeni bir durum meydana geldiğinden beyanın sonradan geri alınamaz olduğunu, ... ...' ın da \"ortak olarak şirkete katılmayacağı\" şeklindeki beyanına uygun biçimde, .... Asliye Ticaret Mahkemesinde şirket aleyhine dava açıp, ortaklıktan çıktığını, miras yoluyla intikal eden hissesinin rayiç değerinin tespiti ile kendisine ödenmesine karar verilmesini istediğini, sonrasında bu alacak talebinden de feragat ettiğini, .... Ticaret Mahkemesi' nin 27.12.2016 tarih, 2016/1240 E. ve 2016/926 K. Sayılı kararı ile de feragat sebebiyle davasının reddine hükmedilmiş olduğunu, şirkette ortak olmayacağını bildirip, ortaklıktan çıkan ... ...'ın müteveffadan mirasen intikal eden hisseleri kanunen miras payları nispetinde müvekkillerine intikal edip de müvekkillerinin yeni pay ve paydaş durumunun tescil ve ilanını talep edince   davalı Sicil Müdürlüğü'nün 13 Ağustos 2021 tarihli ve .../...-... sayılı Red Kararı (\"Red Kararı\") ile daha evvel tescil ve ilan ettiği .... Ticaret Mahkemesi'nin 18.06.2007 tarih, 2005/... E. ve 2007/... K. sayılı ilamı ve bu ilam gereği kayıtların eski hale gelmiş olduğunu görmezden gelerek şirketin kaydının kendi iradesi (fesihname) ile kapandığı ve bundan sonra ise sicil kaydının belirli konulara münhasır olarak geçici olarak açıldığı (ihya edildiği) tespit edildiği, İstanbul Asliye 5. Ticaret Mahkemesinin 2003/... E. sayılı dosyasından verilen şirket kaydının açılması (ihya) kararının Sarıyer'de bulunan bir gayrimenkul ve arazi aracının satış ve devri için yetki belgesi alınmasını teminen ve sadece bu amaçla geçici olarak açıldığını, davaya konu tescil talebi ile tescil ve ilanı talep edilen hisse devrinin, şirket yönetimin temsil ve ilzamı ile esas sözleşme tadilinin ... Ticaret Mahkemesinin 2003/... E. sayılı dosyasından verilen söz konusu  ihya kararının kapsamına girmediği gerekçesiyle tescil talebinin reddine karar verdiğini,  .... Ticaret Mahkemesi' nin 18.06.2007 tarih, 2005/... E. ve 2007/... K. Sayılı kesinleşmiş kararı gereği müteveffanın ... ...'a yaptığı tüm devirlerin iptali ile kayıtların önceki hale getirilmesine ve ... İnşaat Adi Komandit Şirketi ... ... ve Ortakları adına tesciline karar verildiğinin tartışmasız olduğunu,  şirketin feshinden önceki 17 Ocak 2003 tarih ve 5720 sayılı TTSG'nde tescil ve ilan edilen hisse devrini iptal edip şirket kayıtlarının bu tarihten önceki  duruma getirilmesine dair .... Asliye Ticaret Mahkemesi' nce verilmiş ve kesinleşmiş bir karar mevcut iken davalı ... Sicil Memurluğunca Şirketin 2003 yılında feshedilmiş olduğu ve 2004 yılında  ...  Asliye Ticaret Mahkemesi' nden alınmış sadece geçici ihya kararının bulunduğundan bahisle şirketin ihya edilmesi gerektiği yönünde karar vermesinin kanuna ve hukuka uygun  olmadığını,  çünkü .... Ticaret Mahkemesi'nin ... ...'a yapılan hisse devrinin iptali ve kayıtların önceki hale getirilmesine dair kararı ile müteveffa ile ... ... tarafından gerçekleştirilen şirketin fesih ve tasfiyesinin de önceki hale getirilmesine, diğer bir ifade ile şirketin yeniden ihyasına karar verilmiş olduğunu, hisse devri iptal edilince, iptal edilen hisse devrine göre yapılan fesih ve tasfiyenin de kendiliğinden ortadan kalktığını, hükümsüz olduğunu, mahkemenin de bu sebeple kayıtların hisse devrinden önceki hale getirilmesine karar verdiğini, .... Ticaret Mahkemesince verilen kesinleşmiş karardan sonra Ticaret Sicil Memurluğunca mahkeme kararına uygun biçimde tescil ve ilan yapıldığını, şirkete temsilci atanması kararının  da 27 Ekim 2008 tarih ve 7176 sayılı TTSG'de  ilan edilmiş olduğunu, o tarihten günümüze kadar da şirketin her türlü iş ve işlemini eksiksiz yaptığını, bu şekilde tescil ve ilan yapıldığını ve o tarihden günümüze şirket faaliyetini sürdürmüş iken, sadece geçici ihyasının mevcut ve yürülükte olduğundan bahisle şirketin faaliyetine ilişkin Ortaklar Kurulu Kararlarının tescil edilmemesinin hatalı ve hukuka aykırı olduğunu, şirketin  .... Ticaret Mahkemesi'nce \"kayıtların iptal edilen hisse devrinden önceki hale getirilmesine\" karar verilmekle, zaten ihya edildiğini,  davaya konu Red Kararında .. Ticaret Mahkemesi' nin  18.06.2007 tarih, 2005/... E. ve 2007/... K. sayılı kararı ve bu kararın tescil ve ilan <br><br><br>edilmiş olduğu olguları yokmuş gibi hareket edilerek ve bu mahkeme kararından ve müteakip tescil ve ilan işlemlerinden hiç bahsetmeden sadece bu mahkeme kararından önceki bir karar olan ...  Ticaret Mahkemesi kararına atıf yaparak tescil ve ilan talebine ilişkin red kararı verilmesinin kabul edilemeyeceğini  belirterek açıklanan nedenler ile  red kararına itiraz edilerek evvelemirde müvekkili şirketin zaten .... Ticaret Mahkemesi kararı ile ihya edilmiş olduğunun tespiti ile davaya konu haksız ve hukuka aykırı red kararına itirazın kabulüne, red kararı kaldırılarak müvekkillerinin tescil talebinin kabulü ile 09.10.2017 tarih ve 7 nolu ortaklar kurulu kararının tescil ve ilanına, buna mukabil eğer mahkeme aksi kanaatte olur ise terditli biçimde ve her hal ve şartta müvekkili şirketin fesih ve infisahını gerektirir hiçbir neden bulunmadığından  şirket tüzel kişiliğinin ihyasına karar verilmesi talep gerektiğini,  müvekkillerinin tescil ve ilanını istedikleri 09.10.2017 tarih ve 7 nolu ortaklar kurulu kararının reddine dair davalının 13.08.2021 tarih ve .../...-... sayılı kararına karşı itirazın kabulüne, müvekkil şirketin kesinleşmiş ve evvelce davalı tarafından tecil ve ilan edilen .... Ticaret Mahkemesi' nin 18.06.2007 tarih, 2005/... E. ve 2007/... K. sayılı ilamı ile ihya edilmiş olduğunun tespitine ve haksız ve hukuka aykırı davalı red kararının kaldırılmasına, müvekkillerin talebi gibi 09.10.2017 tarih ve 7 nolu ortaklar kurulu kararının tescil ve ilanına,  mahkeme aksi kanaatte ise terditli olarak ve her hal ve şartta ortada müvekkili şirketin tüzel kişiliğinin fesih ve infisahını gerektirir hiçbir neden bulunmadığından, haksız ve hukuka aykırı biçimde fesih ve tasfiye edilip kaydı kapatıldığından, halen faal olduğu, mal varlığı bulduğu ve faaliyetine devam ettiği ve her türlü iş ve işlemi gerçekleştirdiği de ortada olduğundan müvekkili şirket tüzel kişiliğinin ihyasına,   yargılama giderleri ile ücreti vekaletin davalı taraf üzerinde bırakılmasına, karar verilmesini  talep etmiştir.<br>Davalı vekili vermiş olduğu 26/06/2024 tarihli dava dilekçesi ve bilirkişi raporuna  cevap  dilekçesinde özetle; davacı gerçek kişilerin aktif husumet ehliyetinin bulunmadığını ve bu nedenle öncelikle bu kişiler bakımından davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, gerçekten de tescil isteminin ilgililer, temsilcileri veya hukuki halefleri tarafından istenebileceği düzenlendiğine (TTK m. 28/1) göre ve nitekim itirazın da yine ancak ilgililer tarafından yapılabileceği hüküm altına alındığı dikkate alındığında yalnızca şirket ortağı sıfatını haiz olan davacıların aktif husumet ehliyetinin bulunmadığının açık olduğunu,  Yargıtay müstakar içtihatlarında da belirtildiği gibi şirketin ancak ve ancak sınırlı/geçici olarak ve belirli bir işin görülmesi vb. şekilde verilen ihya (ek tasfiye) kararı kapsamında tüzel kişiliği haiz olacağını, örneğin sonradan başka bir uyuşmazlık ya da malvarlığının ortaya çıkması gibi durumlarda yeniden ihya (ek tasfiye) talebinde bulunulmasının zorunlu olduğunu, aksi hâlde taraf teşkilinin sağlandığından ve/veya şirketin yeni ortaya çıkan durumlarla ilgili olarak hak ehliyetine sahip olduğundan/olacağından bahsedilebilmesinin mümkün olmadığını, kabul edilmemekle ve müvekkili Müdürlük aleyhine sonuç doğurmasının kabulü mümkün olmamakla birlikte sehven ve/veya hataen mevzuata aykırı olarak birtakım tescil işlemi yapılmasının dava konusu şirketin sınırlı olarak tüzel kişiliği haiz olduğu gerçeğini ortadan kaldırmadığını, dava konusu şirketin tescil işlemlerinin yapılabilmesinin yapılacak tescil işlemleriyle ilgili yeni bir ihya (ek tasfiye) kararı verilmesi neticesinde mümkün olduğunu, Ticaret Sicili Müdürlüğü'nün TTK.m.32 ve Ticaret Sicili Yönetmeliği m.34 hükmü çerçevesinde işlem yaptığını,  Ticaret Sicili Müdürlüğü' nün, Ticaret Sicili’ne tescil konusundaki taleplerinin, ilgili yasanın kendisine verdiği yetki ve görev alanı içinde değerlendirdiğini ve sonuca bağladığını; yargı merci gibi hareket edemeyeceğini, buna göre; dava konusu şirketin 09.10.2017 tarih ve 7 nolu ortaklar kurulu kararının tescilinin red kararının mevzuata uygun olup; .... Asliye Ticaret Mahkemesi' nden 18.06.2007 tarih ve 2005/... E. sayılı ilamı ile ortadan kalktığının kabul edilemeyeceğini, müvekkili Müdürlük'ün, mahkeme kararlarının hüküm kısmı ile bağlı olup;  .... Asliye Ticaret Mahkemesi kararının hüküm kısmında, dava konusu şirketin sicil kaydının tamamen açıldığı sonucuna ulaşılmanın mümkün olmadığını, söz konusu mahkeme kararının bütünün değerlendirilmesinden de müvekkili Müdürlüğün bir mahkeme gibi hareket ederek bu şekilde bir yorum yapma yetkisinin de fiilen ve de hukuken olmadığını, bu bağlamda; dava konusu şirketin sicil dosyasında yapılan incelemede, T.C. .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2003/... E. sayılı dosyasında verilen şirket sicil kaydının açılması (ihya) kararının, sınırlı konulara (Sarıyer'de bulunan gayrimenkul ve bir arazi aracının satış ve devri için ...nden yetki belgesi alınmasını teminen ve sadece bu amaca) münhasıran geçici olarak açılmış olması ve yine, söz konusu .... Asliye Ticaret Mahkemesi ile anılan kararın kaldırılmasının da mümkün olmaması karşısında; şirketin söz konusu ihya kararında belirlenen konular haricinde karar alması veyahut da herhangi bir işlem tesis etmesinin hukuken mümkün olmadığı sonucuna, müvekkili Müdürlük tarafından hukuka uygun biçimde ulaşıldığını ve mevzuata uygun red kararı verildiğini,  kabul edilmemekle birlikte, bir an için .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ihya kararının .... Asliye Ticaret Mahkemesi kararı ile ortadan kalktığına ilişkin, yani  şirket hisselerinin ... ...'a yapılan hisse devri öncesine döndüğü kabul edilse dahi; bu durumda da  şirket hisselerinin davacılar ve vefat eden murisin mirasçıları (davacılar ve davacılar arasında bulunmayan diğer mirasçı) adına tescili  gerekeceğini,  hal böyle olduğunda da; red kararına konu kararla birlikte, murisin paylarının veraseten intikali ve veraseten intikal neticesinde şirket ortağı olan ortakların katılımı ile dava konusu kararının tescilinin istenmesinin gerekmekte olup; söz konusu kararla birlikte veraseten intikal eden payların tescil edilmemiş ve yine, veraseten pay intikal eden davacılar dışındaki mirasçının, dava konusu kararın alınmasına katılmadığı ve hatta; ortak olarak adının dahi geçmediğinin anlaşıldığını, bu bakımdan da; dava konusu reddedilen kararın, dava konusu şirketin ortaklık yapısını doğru yansıtmadığını, kabul edilmemekle birlikte, bir an için .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ihya kararının .... Asliye Ticaret Mahkemesi kararı ile ortadan kalktığına ilişkin mahkemece kabulü halinde de; dava konusu edilen ortaklar kurulu kararının, tüm ortakların katılımı ile alınmaması ve aslında,  şirketin ortaklık yapısını doğru şekilde yansıtmaması veyahut da ortaklık yapısını eksik ve hatalı şekilde yansıtması nedeniyle tescilinin hukuken mümkün olmadığını,  aslında, veraset yolu ile şirket ortağı olması gereken davacılar dışındaki mirasçı ortaklardan biri değilmiş ve onun payı yokmuş (adeta buharlaşmış) gibi  alınmış dava konusu ortaklar kurulu kararının tescil başvurusuna ilişkin müvekkili müdürlükçe verilen red kararının mevzuata uygun olduğunu beyanlarla  müvekkili Müdürlüğün red kararının hukuka ve mevzuata uygun olup, müvekkili Müdürlük davanın açılmasına sebep olmadığını ve bu nedenle de “yargılama giderleri” ve “vekalet ücreti”nden sorumlu tutulamayacağını, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. <br><br>DELİLLER VE GEREKÇE:<br>Mahkememizce yapılan yargılama neticesinde,  2021/475 Esas 2022/471 Karar sayılı karar ile \" Davacıların tescil ve ilanını istedikleri 09.10.2017 tarih ve 7 nolu ortaklar kurulu kararının reddine dair davalının 13.08.2021 tarih ve .../...-... sayılı kararına karşı itirazın kabulüne,  davacı şirketin kesinleşmiş ve evvelce davalı tarafından tecil ve ilan edilen .... Ticaret Mahkemesinin 18.06.2007 tarih, 2005/... E. ve 2007/... K. sayılı ilamı ile ihya edilmiş olduğunun tespitine ve davalı tarafın red kararının kaldırılmasına,  davacının talebi gibi 09.10.2017 tarih ve 7 nolu ortaklar kurulu kararının tesciline\" dair karar verildiği,  09/06/2022 tarihli mahkememiz kararın davalı vekilince istinaf edildiği, ... Mahkemesi ...  Hukuk Dairesi'nin 2022/... Esas 2024/...  Karar sayılı 02/05/2024 tarihli kararı ile HMK'nın 353/1.a.6 maddesi uyarınca ilk derece mahkemesinin İstinafa konu kararının kaldırılmasına karar verildiği ve dosyanın mahkememizin 2024/...  esasına kaydı yapıldığı anlaşılarak yargılamaya devam olunmuştur. <br> ... Mahkemesi ...  Hukuk Dairesi'nin 2022/... Esas 2024/...  Karar sayılı 02/05/2024 tarihli kararı ile ; \"Her ne kadar mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş ise de; dava dilekçesinin ve sair tebligatların dava dilekçesinde davalı olarak gösterilen  davalı ... Odası - Ticaret Sicili Müdürlüğü UETS hesabına gönderilmesi gerekirken  Ticaret Bakanlığı - Ticaret İl Müdürlüğü UETS hesabına gönderildiği, diğer bir ifadeyle,  7201 sayılı Tebligat Kanunu hükümlerine uygun bir tebligatın yapılmadığı, davalıya yapılan ilk tebligatın  04.07.2022 tarihinde yapılan gerekçeli karar tebliği olduğu,  UYAP sistemi üzerinden yapılan incelemede dava dilekçesi ve tensip zaptının bulunduğu tebliğ mazbatasının \"[ ... ] Uets Hesap Sahibi: Ticaret Bakanlığı > İstanbul Ticaret İl Müdürlüğü\"ne tebliğ edildiği, davalının  UETS hesabının, \" ... \" numaralı UETS hesabı olduğu,  bu durumun dosyadaki  ...   Müdürlüğünün  yazısından da anlaşıldığı  bu şekilde davalının dahli olmadan, taraf teşkili sağlanmadan yargılama  yapıldığı ve karar verildiği, davalının adil yargılanma hakkı ihlal edildiği anlaşılmış olup, mahkemece dava dilekçesinin usulüne uygun şekilde davalıya tebliğ edilip taraf teşkili sağlandıktan sonra bir karar verilmesi için, esasa ilişkin istinaf sebepleri incelenmeksizin  ilk derece mahkemesi kararının kaldırılması gerekmiştir.<br>Açıklanan bu gerekçelerle, HMK'nın 353/1.a.6. maddesi uyarınca, dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, esasa dair istinaf sebepleri incelenmeksizin, ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının kaldırılmasına, davanın yukarıdaki açıklamalar doğrultusunda taraf teşkili sağlanarak  yeniden görülmesi için dosyanın kakarı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine dair aşağıdaki karar verilmiştir.\" gerekçeleriyle mahkememiz kararının kaldırıldığı anlaşılmıştır.<br>Kaldırma kararı gereğince, mahkememizce düzenlenen 11/06/2024 tarihli bozma tensip tutanağı ile davalı ...'ne ve vekiline dava dilekçesinin, bilirkişi raporunun tebliğine karar verilmiş, dava dilekçesi ve bilirkişi raporu ile ön inceleme yapılmak üzere duruşma gün ve saatini bildirir davetiye taraf vekillerine tebliğ edilmiştir. Davalı vekilince de cevap dilekçesi sunulmuş, böylece taraf teşkili sağlanmakla ön inceleme duruşması da yeniden icra edilmiştir.<br>Dava konusu ihtilafın; ...'nün 13/08/2021 tarih ve .../...- sayılı red kararının  hukuk ve yasaya uygun  olup olmadığı, dava dışı şirketin ... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin  2005/... Esas , 2007/... Karar sayılı ilamı ile ihya  edilmiş sayılıp sayılmayacağı, ...'nün  kararının kaldırılması koşullarının oluşup oluşmadığı ile terditli olarak  şirketin ihya koşullarının oluşup oluşmadığı noktalarında  toplandığı görülmüştür.<br>Mahkememizce yapılan yargılama, taraf iddia ve savunmaları, ... Mahkemesi ... Hukuk Dairesi'nin 2022/... Esas 2024/ ... Karar sayılı 02/05/2024 tarihli kararı,  alınan bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre;<br> açılan davanın, davalı ... sicil müdürlüğünün davacı tarafça tescil ve ilanı talep olunan 09.10.2017 tarih ve 7 nolu ortaklar kurulu kararının reddine dair 13.08.2021 tarih ve .../...-... sayılı kararına karşı itiraz olduğu, davacıların iddiasının, davalı şirketin, .... Ticaret Mahkemesi’nin 18.06.2007 tarih 2005/... E. ve 2007/... K. sayılı ilamı ile ihya edildiği, bu bakımdan 09.10.2017 tarih ve 7 nolu ortaklar kurulu kararının tescil ve ilan edilmesi gerektiği yönündedir. Davalının red gerekçesinin incelenmesinde ise; şirketin kaydının kendi iradesi (fesihname) ile kapandığı ve bundan sonra ise, sicil kaydının belirli konulara münhasır olarak geçici olarak açıldığının (ihya edildiği) tespit edildiği, ... Ticaret Mahkemesi' nin 2003/... E. sayılı dosyasından verilen şirket kaydının açılması (ihya) kararının Sarıyer'de bulunan bir gayrimenkul ve arazi aracının satış ve devri için yetki belgesi alınmasını teminen ve sadece bu amaçla geçici olarak açıldığı, davaya konu tescil talebi ile tescil ve ilanı talep edilen hisse devrinin, şirket yönetimin temsil ve ilzamı ile esas sözleşme tadilinin ...  Ticaret Mahkemesi' nin 2003/... E. sayılı dosyasından verilen söz konusu ihya kararının kapsamına girmediği yönündedir. Bu noktada taraflar arasında ihtilaf konusu olan husus;  ... Ticaret Mahkemesi'nin 2003/... E. sayılı dosyasından verilen  ihya kararının davalının tescil ve ilan ettiği ... Ticaret Mahkemesi'nin 18.06.2007 tarih, 2005/... E. ve 2007/... K. sayılı ilamı ile ortadan kalkmış olup olmadığı  noktasında toplanmaktadır. <br>.... Asliye Ticaret Mahkemesi’nin E. 2005/..., K. 2007/... sayı ve 18/06/2007 tarihli kararında; “her ne kadar .... Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2003/... esas ve 2004/...  sayılı kararı ile fesih ve tasfiye olunan komandit şirkete ilişkin malların satıldığını, dolayısıyla ortada muvazaa olmadığını iddia etmiş ise de, birinci olarak yukarıdaki açıklamalar dışında bunun kabulü mümkün değildir… Sonuç olarak … ortada gerçekten bir satış olmadığı, muris muvazaasının bulunduğu kabul edilerek davanın kabulü ile tasarrufa konu gayrimenkul, araç ve şirket hisselerinin ...  Şti ... ... ve Ortakları adına tesciline karar vermek gerekmiştir” denilerek ... Ticaret Mahkemesi' nin 2003/... E. sayılı dosyasından verilen ihya kararının da muvazaa gerekçesiyle kaldırılarak şirketin hisse devrinden önceki hale getirildiğinin ve ihya edildiğinin görüldüğü, iş bu kararla davalı şirket ihya edildiğinden, bu karar davalının red kararına dayanak olarak gösterdiği mahkeme kararından sonra verildiğinden ve bu kararda ayrıca red kararında dayanak gösterilen mahkeme kararı da tartışıldığından, ihya kararı veren mahkemece yapılan  tespitlerin işbu dava açısından da bağlayıcı olduğunun kabulü ile davacıların tescil ve ilanını istedikleri 09.10.2017 tarih ve 7 nolu ortaklar kurulu kararının reddine dair davalının 13.08.2021 tarih ve .../...-... sayılı kararına karşı itirazın kabulüne,  davacı şirketin kesinleşmiş ve evvelce davalı tarafından tecil ve ilan edilen .... Ticaret Mahkemesi'nin 18.06.2007 tarih, 2005/... E. ve 2007/... K. sayılı ilamı ile ihya edilmiş olduğunun tespitine ve davalı tarafın red kararının kaldırılmasına,  davacının talebi gibi 09.10.2017 tarih ve 7 nolu ortaklar kurulu kararının tesciline dair aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir.<br>Her ne kadar davalı vekilince,  davacı gerçek kişilerin aktif husumet ehliyetinin bulunmadığı ve bu nedenle öncelikle bu kişiler bakımından davanın aktif husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmesi gerektiği ifade edilmiş ise de; dava konusu şirketin komandit şirket olduğu da nazara alındığında gerçek kişi ortaklar (komandite ve komanditer ortak) tarafından dava açılmasında ve gerçek kişi ortakların da davacı sıfatını haiz olmalarında hukuki menfaatleri de bulunmakla davacı gerçek kişilerin aktif husumet ehliyetleri bulunduğu anlaşılmıştır.<br>HÜKÜM: Yukarıda izah edilen gerekçeye istinaden;<br>1-Davacıların tescil ve ilanını istedikleri 09.10.2017 tarih ve 7 nolu ortaklar kurulu kararının reddine dair davalının 13.08.2021 tarih ve .../...-... sayılı kararına karşı itirazın kabulüne,  davacı şirketin kesinleşmiş ve evvelce davalı tarafından tecil ve ilan edilen .... Ticaret Mahkemesinin 18.06.2007 tarih, 2005/... E. ve 2007/... K. sayılı ilamı ile ihya edilmiş olduğunun tespitine ve davalı tarafın red kararının kaldırılmasına,  davacının talebi gibi 09.10.2017 tarih ve 7 nolu ortaklar kurulu kararının TESCİLİNE,<br>2-Mahkememiz kararının  Ticaret Sicil Müdürlüğünce  İLANINA, <br>3-Harçlar Kanunu hükümlerine  göre alınması gereken 427,60.-TL harçtan peşin alınan 59,30 TL harçtan mahsup edilerek eksik kalan 368,30.-TL harcın davalıdan alınarak hazineye irat kaydına,  <br>4-Davacılar kendini vekille temsil ettirdiğinden lehine Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereği 30.000,00.-TL vekalet ücreti takdirine, hükmedilen vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacılara verilmesine,<br>5-Davacının yaptığı 440,00.-TL posta masrafı, 2.000,00.-TL bilirkişi ücreti,  59,30 TL  başvurma harcı, 8,50 TL  vekalet harcı, 59,30 TL peşin harç  olmak üzere  toplam 2.567,1‬0.-TL yargılama giderinin   davalıdan   tahsili ile davacılara verilmesine, <br>6-Davacı vekilince yatırılan gider avansından  kullanılmayan kısmın  avansı yatıran tarafa karar kesinleştiğinde  resen iadesine, <br>Dair, davacı vekilinin  yüzüne karşı, davalı vekilinin yokluğunda  kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde istinaf yolu (... Mahkemesine başvuru yolu) açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 07/11/2024 <br><br>Başkan ...<br>¸e-imzalıdır<br> <br>Üye ...<br> ¸e-imzalıdır<br><br>Üye ...<br> ¸e-imzalıdır<br><br>Katip ...<br> ¸e-imzalıdır<br><br><br><br><br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"fc737452f43d957d","SID":"f86f147eabb7b3a7"}}