{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. ADANA BAM   3. HUKUK DAİRESİ     Esas-Karar No: 2022/2885 - 2024/2980<br>T.C.<br>ADANA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>  3. HUKUK DAİRESİ<br><br>DOSYA NO\t: 2022/2885 <br>KARAR NO\t: 2024/2980<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br> <br>BAŞKAN\t: <br>ÜYE\t: <br>ÜYE\t:  <br>KATİP\t:  <br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t: 02/06/2022<br>NUMARASI\t: ... Esas, ... Karar <br><br>DAVACI\t: ... - <br>VEKİLİ\t: Av.  <br>DAVALI\t: 1- ... OTOMOTİV GIDA TARIM  SANAYİ VE TİCARET LİMİTED ŞİRKETİ - <br>VEKİLİ\t: Av. <br>DAVALI\t: 2- TÜRKİYE SİGORTA ANONİM ŞİRKETİ    <br>VEKİLİ\t: Av.  <br>DAVALI\t: 3- ...  <br>DAVA\t: Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat<br><br>KARAR TARİHİ\t: 12/12/2024<br>GEREKÇELİ KARARIN<br>YAZILDIĞI TARİH\t   : 12/12/2024<br><br>.... Asliye Ticaret Mahkemesinin 02/06/2022 tarih ve ... Esas, ... Karar sayılı kararı aleyhine, istinaf başvurusunda bulunulmuş ve mahkemece dosya Dairemize gönderilmiş olmakla; HMK'nın 352. maddesi uyarınca dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda;<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:    <br>Tarafların iddia ve savunmalarının özeti:<br>DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 30.07.2017 tarihinde davalı sürücü ... idaresindeki ... plakalı otobüsün tek taraflı olarak sebebiyet verdiği kazada yolcu konumunda olun müvekkili davacının yaralandığını, kazanın meydana gelmesinde davalı sürücünün asli ve tam kusurlu olduğunun tespit olduğunu, müvekkilinin söz konusu kaza nedeniyle uzun süre ayakta durmakta güçlük çektiğini, bir çok kez ameliyat olduğunu ve iş bu kaza nedeni ile iş gücünden yoksun kaldığını, aile bireylerinin de yaşamlarını olumsuz yönde etkilediğini, müvekkilinin geçirmiş olduğu kazada yaralanması nedeniyle ... Sigorta AŞ'ye başvuru yapıldığını, ancak sigorta şirketinin sorumluluğunu yerine getirmediğini, kaza arasında illiyet bağı kurulmadığı iddiasıyla başvurularının reddedildiğini, müvekkilinin malul kalmasına ilişkin maddi manevi zararına ilişkin arabuluculuk yoluna da başvurulduğunu ancak davalılarla anlaşma sağlanamadığını belirterek; müvekkili ... için şimdilik 1.000,00 TL geçici iş göremezlik tazminatı ve 1.000,00-TL kalıcı iş göremezlik tazminatı olmak üzere toplam 2.000,00 TL maddi tazminatın  ve müvekkilinin geçirmiş olduğu kazada malul kalmış olması ve çekmiş olduğu acı sebebiyle 30.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılar ... Otomotiv Ltd. Şti. ve ...'ten müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesi talep ve dava etmiştir.  <br>ISLAH: Davacı vekili 07/02/2022 tarihli dilekçesi ile; 16/12/2021 tarihli talep artırım dilekçesi ile talep edilen toplam 288.572,32-TL alacağı 110.140,71-TL arttırarak, 397.719.03-TL kalıcı iş göremezlik zararı ve  1.000,00-TL geçici iş göremezlik zararı olmak üzere toplam 398.719,03-TL'ye yükseltmiştir. <br>CEVAP: Davalı ... Sigorta A.Ş vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacının başvurusu nedeniyle hasar dosyası açıldığını, ancak davacıda meydana gelen yaralanma ile kaza arasında illiyet bağının kurulamadığını, yol yapım çalışmasından sorumlu kurum yada kuruluşun bir sorumluluğunun olup olmadığının araştırılması gerektiğini, ... ATK Trafik İhtisas Daire Başkanlığı ya da Karayolları Fen Heyeti tarafından kusur raporunun alınması gerektiğini,  davacının trafik kazasından dolayı SGK'dan yardım alıp almadığını, ekonomik durumununda araştırılması gerektiğini belirterek tüm itirazlarının saklı kalmak kaydıyla hukuki dayanaktan yoksun haksız davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretini davacı yana yükletilmesini talep etmiştir. <br>Davalı ... Otomotiv Gıda.. Şti vekili cevap dilekçesinde özetle; mülkiyeti müvekkili şirkete ait ... plaka sayılı otobüsü ... Turizm (... Turizm Tekstil İnşaat Ve Tarım Ürünleri Sanayi Ve Tic.ltd.şti.) isimli tur ve seyahat acentasına kiraya verdiklerini, aracı kiraya vermek suretiyle ilgili firmanın sorumluluğunda aracın çalıştırılması ve işletilmesi nedeniyle söz konusu davada işleten sıfatına sahip olmadıklarını ve husumetin yöneltilmesinin yasaya aykırı olduğunu,KTK. kapsamında aracın işletenin aracı  kiralayan ... Turizm (... Turizm Tic.ltd.şti.) firması olduğunu, sürücü ...'in davalı şirket çalışanı olmayıp aracı kiralayan firma tarafından çalıştırıldığını beyan ederek  davanın husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece maddi tazminat davasının kısmen kabulü ile; geçici iş göremezlik tazminat talebinin reddine, kalıcı iş göremezlik tazminat talebinin kabulü ile, 397.719,03 TL'nin davalı sigorta şirketi yönünden 28/06/2019 tarihinden itibaren, diğer davalılar yönünden 30/07/2017 tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen (davalı sigorta şirketinden poliçe limiti olan 330.000,00 TL ile sınırlı olarak) tahsili ile davacıya ödenmesine, manevi tazminat davasının kısmen kabulü kısmen reddi ile, 20.000,00 TL manevi tazminatın davalılar ... ve ... Otomotiv Ltd. Şti.'den kaza tarihi olan 30/07/2017 tarihinden itibaren işleyecek ticari faiz ile birlikte müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir. <br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF NEDENLERİ: Karara karşı davalı Türkiye Sigorta A.Ş vekili istinaf dilekçesinde özetle; maluliyete ilişkin raporu kabul etmediklerini, davacının başvurusu nedeniyle hasar dosyası açıldığını, ancak davacıda meydana gelen yaralanma ile kaza arasında illiyet bağının kurulamadığını, bu nedenle usulüne uygun bir başvuru yapılmadığını, hükme esas alınan hesap raporunun hatalı olduğunu ve kabul etmediklerini belirterek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir. <br>Karara karşı davalı ... Otomotiv Ltd. Şti. vekili verdiği istinaf dilekçesinde özetle; kazaya karışan aracı dava  dışı 3. Kişiye kiraladıklarını, meydana gelen trafik kazasında müvekkili firmaya işleten olarak yüklenecek hiçbir kusur ve sorumluluk bulunmadığını, hükme esas alınan kusur raporunu kabul etmediklerini, müvekkili firmaya atfedilecek bir kusur bulunmadığını, mahkemece hükmolunan manevi tazminatın çok yüksek olduğunu, meydana gelen zarar ile hükmedilen tazminat arasında oransızlık bulunduğunu belirterek usul ve yasaya aykırı ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. <br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: <br>Dava, trafik kazası nedeni ile çalışma gücünün azalmasından veya yitirmesinden doğan (malüliyet) maddi tazminat istemine ilişkindir.<br>İlk derece mahkemesince davacının maddi ve manevi tazminat taleplerinin kısmen kabulüne karar verilmiş, karara karşı davalı Türkiye Sigorta A.Ş vekili ve davalı ... Otomotiv Ltd. Şti. vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.  <br>Davalı Türkiye Sigorta A.Ş vekilinin maluliyete yönelik istinaf başvurusu yönünden yapılan incelemede; <br>Davalı sigorta vekili maluliyete ilişkin raporu kabul etmediklerini, davacının başvurusu nedeniyle hasar dosyası açıldığını, ancak davacıda meydana gelen yaralanma ile kaza arasında illiyet bağının kurulamadığını ileri sürmüş ise de, <br>11/10/2008 tarihinden önceki kazalar için Sosyal Sigortalar Sağlık İşlemeleri Tüzüğü çerçevesinde düzenlenmiş sağlık kurulu raporu, 11/10/2008-01/09/2013 tarihleri arasında  gerçekleşen kazalar için Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği çerçevesinde düzenlenmiş sağlık kurulu raporu 01/09/2013 ile 01/06/2015 tarihleri arasındaki kazalar için Maluliyet Tespit işlemleri Yönetmeliği çerçevesinde düzenlenmiş sağlık kurulu raporu 01/06/2015 ile 20/02/2019 tarihleri arasındaki meydana gelen kazalar için 30/3/2013 tarihli ve 28603 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik çerçevesinde düzenlenmiş sağlık kurulu raporu ve 20/02/2019 tarihinden sonra meydana gelecek kazalar içinse Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine uygun şekilde heyet rapor alınması gerekmektedir. <br>Buna göre dosya içerisinde bulunan ve hükme esas alınan ATK. İhtisas Kurulu tarafından düzenlenen 15.06.2021 tarihli maluliyet raporunun davacının kazadan sonraki tüm tedavi evrakları, hastane kayıtları incelenmiş ve gelişen süreçte davacının yeni tarihli film ve grafileri incelenmek sureti ile kaza tarihini olan 30.07.2017 tarihinde yürürlükte bulunan 30/3/2013 tarihli ve 28603 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine uygun şekilde hazırlandığı anlaşılmıştır. <br>Davalı vekili her ne kadar kaza ile davacının yaralanması arasında uygun illiyet bağı bulunmadığını, bu hususun maluliyet raporunda tespit edildiğini, hatta raporda illiyet bağı kurulamadığı şeklinde ibarenin bulunduğu, bu nedenle belirlenen maluliyet oranını kabul etmediklerini ileri sürmüş ise de, davacının yaralanması sonrasında açmış olduğu iş bu dosyada ... ATK. İhtisas Kurulundan kaza tarihinde geçerli olan yönetmelik hükümlerine göre rapor alınması hususunda ATK. İhtisas Kuruluna müzekkere yazılmış, ATK. İhtisas Kurulu tarafından mahkemesine gönderilen 25.01.2021 günlü ön raporda davacının kaza sonrasında tedavi gördüğü ... Devlet Hastanesi, ... Hastanesi, ... Hastanesinde bulunan tüm tedavi evrakları ile birlikte çekilen tüm film grafilerinin gönderilmesi ve şayet kişinin kaza tarihi öncesinde kalça eklemi şikayetlerine bağlı ortopedi ve travmatoloji kliniğine herhangi bir başvurusu oldu ise buna ilişkin tedavi evraklarının da eklenmesi istenilmiştir. <br> ATK. İhtisas Kurulunun bu ön raporu üzerine mahkemesince ön raporda belirtilen ilgili hastanelere müzekkere yazılarak davacıya ait kaza sonrasında yapılan muayenelere ait tüm tedavi evrakları dosyamız arasına katılmıştır. Aynı şekilde davacıdan kaza öncesinde kalça ağrısı olduğuna ilişkin ya da kalça bölgesinden tedavi görüp görmediğine ilişkin beyanı alınmış davacı vekili mahkemesine sunmuş olduğu yazılı beyanı ile davacının geçirmiş olduğu iş bu kaza öncesinde kalça bölgesinden herhangi bir rahatsızlığının olmadığı, bu yönde bir tedavi görmediği bilgisi verilmiştir. Bu noktada, davacının daha öncesinde kalça bölgesinden tedavi gördüğüne ilişkin olarak davalı sigorta şirketi tarafından herhangi bir delil, tedavi evrakı sunulmadığı da dikkate alındığında davacının daha öncesinde iş bu dosyaya konu rahatsızlığı nedeni ile tedavi görmediği belirlenmiştir. Öte yandan, ATK. İhtisas Kurulunun hükme esas alınan 24.05.2021 günlü maluliyet raporunda davacının kaza sonrasında tedavi görmüş olduğu tüm hastanelere ilişkin tedavi kayıtları, film ve grafiler dosya arasına alınmış ve raporda tüm bu tedavi süreci ayrıntılı olarak değerlendirilmiştir. Raporun sonuç kısmında ise netice olarak davacıdaki %25 oranındaki maluliyet oranının davacının geçirmiş olduğu kazadan kaynaklı olarak oluştuğu tespiti yapılmıştır. Bu nedenlerle davalının rapora ilişkin itirazlarının reddi gerekmiştir.  <br>Davalı Türkiye Sigorta A.Ş vekilinin hesap raporuna yönelik istinaf başvurusu yönünden yapılan incelemede; <br>Davalı vekili hükme esas alınan hesap raporunun hatalı olduğunu, hesaplama yöntemi olarak TRH 2010 yaşam tablosu ve 1,8 teknik faiz yönteminin kullanılması gerektiğini ileri sürmüş ise de, dosya içerisinde mevcut aktüer raporu incelendiğinde, raporun Anayasa Mahkemesinin 2019/40-2020/40 Esas-Karar sayılı 17/07/2020 günlü kararı, Danıştay 8. Dairesinin 2020/5413 sayılı dosyasında ZMMS genel şartlarının bazı maddelerine ilişkin verilen yürütmeyi durdurma kararı sonucu oluşan Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin kararları ile uyumlu şekilde TRH 2010 yaşam tablosu ve prograsif rant yöntemi kullanılmak sureti ile hazırlandığı, kaza tarihinin 20.01.2016 olduğu, 19.06.2021 tarihli değişiklik öncesi olaylarda Yargıtay 17. Hukuk Dairesinin yerleşik içtihatlarına göre tazminat hesabında TRH2010 Tablosunun ve zarar hesabının da Progressive Rant Yöntemine göre yapılması gerektiğinin kabul edildiği, hükme esas alınan hesap raporunun açıklayıcı, gerekçeli, denetime olanak verir ve hüküm kurmaya elverişli nitelikte olduğu anlaşılmakla davalı vekilinin bu yöndeki savunmalarına itibar edilmemiştir.<br>Davalı ... Otomotiv Ltd. Şti. vekilinin işleten sıfatlarının bulunmadığı yönündeki istinaf başvurusu yönünden yapılan incelemede; <br>Davalı vekili her ne kadar kazaya karışan aracı dava  dışı 3. Kişiye kiraladıklarını, müvekkili firmanın işleten sıfatının bulunmadığını, bu nedenle meydana gelen zarardan sorumlu olmadıklarını ileri sürmüş ise de, dosya arasında tarihsiz adi yazılı kira sözleşmesi incelendiğinde kazaya karışan ... plaka sayılı aracın 29.07.2017 - 30.07.2017 tarihleri arasında 2 günlüğüne kiralandığı, buna göre kiralamanın uzun süreli olmadığı görülmüş ayrıca, söz konusu sözleşmenin 5. Paragrafında: \"...Trafik kazalarından doğacak maddi ve manevi sorumluluk araca ve araç sahibine aittir.\" ibaresinin bulunduğu, sözleşmedeki araç sahibinin ise dosyamız davalısı ... Otomotiv Ltd. Şti olduğu anlaşıldığından, davalının işleten sıfatının bulunmadığı yönündeki istinaf başvurusunun reddine karar vermek gerekmiştir. <br>Davalı ... Otomotiv Ltd. Şti. vekilinin kusura yönelik istinaf başvurusu yönünden yapılan incelemede; <br>Davalı vekili hükme esas alınan kusur raporunu kabul etmediklerini, müvekkili firmaya yüklenecek bir kusur bulunmadığını ileri sürmüş ise de, eldeki dosyaya baktığımızda kazanın tek taraflı trafik kazası olduğu, davacının ise araçta yolcu konumunda olduğu, dosya içerisinde mevcut usul ve yasaya uygun kusur raporuna göre, davalı araç sürücüsü Sadık'ın kazanın meydana gelmesinde aracının hızını hava, yol ve trafiğin gerektirdiği şartlara göre ayarlayamaması nedeni ile asli ve tam kusurlu olduğunun tespit edildiği, davalı şirketin dosya içerisinde bulunan trafik tescil kaydına göre ... plaka sayılı aracın işleteni olduğu, bu sebeple işleten konumunda olan davalı şirketin KTK 85/1 maddesi gereğince davacının uğramış oldukları zarardan kendi kusuru gibi sorumlu olduğu anlaşıldığından davalının kusurunun bulunmadığı yönündeki itirazın reddine karar verilmiştir. <br>Davalı ... Otomotiv Ltd. Şti. vekilinin manevi tazminatın miktarına yönelik istinaf başvurusu yönünden yapılan incelemede;  <br>Mahkemece hükmolunan manevi tazminatın çok yüksek olduğunu, meydana gelen zarar ile hükmedilen tazminat arasında oransızlık bulunduğunu ileri sürmüş ise de, <br>6098 TBK'nın 56/2. maddesi hükmüne göre, hakimin özel halleri göz önünde tutarak manevi zarar adı ile hak sahibine verilmesine karar vereceği bir para tutarı adalete uygun olmalıdır. Hakimin takdir hakkını kullanırken, ülkenin ekonomik koşulları, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, paranın satın alma gücü, tarafların kusur durumu, olayın ağırlığı, olay tarihi gibi özellikleri göz önünde tutması ve buna göre manevi tazminat takdir etmesi gerektiği açıkça ortadadır. (HGK 23/06/2004, 13/291-370)<br>Somut olayda 30.07.2017 tarihinde meydana gelen trafik kazasında davacının yaralandığı, ...  . İhtisas ATK tarafından düzenlenen 15.06.2021 tarihli maluliyet raporuna göre davacının %25 oranında maluliyetinin bulunduğu, alınan kusur raporlarına göre trafik kazasının meydana gelmesinde davalı sürücü ...'in %100 oranında asli ve tam kusurlu olduğu, davacının ise kusursuz olduğu, tarafların belirlenen ekonomik sosyal durumları, kusur oranları, kaza ve davanın tarihi, davacının yaşı, yaralanmasının niteliği, olay tarihi ve TMK'nın 4. Maddesindeki hakkaniyet ilkesi birlikte değerlendirildiğinde hükmolunan manevi tazminatın yeterli ve yerinde olduğu anlaşılmıştır. Bu nedenle davalı vekilinin manevi tazminatın miktarına yönelik istinaf başvurusunun reddine karar vermek gerekmiştir.  <br>HMK'nın 355. maddesi gereği, kamu düzenine aykırılık teşkil eden hususlar hariç tutularak,  istinaf neden ve gerekçeleri ile sınırlı olmak üzere yapılan incelemede; <br>İlk Derece Mahkemesince açıklanan ve benimsenen nedenlerle dosya içeriğine, toplanan delillere, hükmün dayandığı yasal ve hukuksal gerekçeye ve delillerin taktirinde ve değerlendirilmesinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş olmasında, usul ve esas yönünden yasaya aykırı bir durum bulunmadığı anlaşılmakla, davalı Türkiye Sigorta A.Ş vekili ve davalı ... Otomotiv Ltd. Şti. vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ayrı ayrı esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaatiyle aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. <br>HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; <br>1-.... Asliye Ticaret Mahkemesinin 02/06/2022 tarih ve ... Esas, ... Karar sayılı kararı usul ve yasaya uygun olduğundan, davalı Türkiye Sigorta A.Ş vekili ve davalı ... Otomotiv Ltd. Şti. vekilinin istinaf başvurularının HMK'nın 353/1-b.1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, <br>2-Harçlar Kanunu gereğince davalı Türkiye Sigorta A.Ş'den alınması gereken  22.542,30 TL istinaf karar harcından, peşin yatırılan 5.269,46 TL istinaf karar ve ilam harcının mahsubuyla, bakiye 17.272,84‬ TL harcın davalı Türkiye Sigorta AŞ'den tahsili ile Hazineye gelir kaydına,<br>3-Harçlar Kanunu gereğince davalı ... Otomotiv Ltd. Şti.'den alınması gereken 28.534,39 TL istinaf karar harcından, peşin yatırılan 7.134,00 TL istinaf karar ve ilam harcının mahsubuyla, bakiye 21.400,39‬ TL harcın davalı ... Otomotiv Ltd. Şti.'den tahsili ile Hazineye gelir kaydına,<br>4-Davalılar tarafından yapılan istinaf giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,<br>5-Artan gider avansının bulunması halinde, karar kesinleştiğinde ilgilisine iadesine, <br>6-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, <br>Dair, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 361. maddesi gereğince; Dairemizin kararının taraflara tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içinde kararı veren Adana Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi'ne, yahut temyiz edenin bulunduğu yer Bölge Adliye Mahkemesi ilgili Hukuk Dairesine veya Dairemize gönderilmek üzere İlk Derece Mahkemesi'ne verilebilecek bir dilekçe ile YARGITAY İLGİLİ HUKUK DARİESİNDE TEMYİZ YASA YOLU AÇIK olmak üzere, dosya üzerinde yapılan  inceleme sonucunda oy birliği ile karar verildi.12.12.2024 <br><br> <br> Başkan               Üye                          Üye                          Katip         <br>                        İş bu karar 5070 Sayılı Yasa hükümlerine uygun olarak elektronik imza ile imzalanmıştır  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"9bd42ecdb658629e","SID":"89dfe0d96113d40c"}}