{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>KAYSERİ<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>6. HUKUK DAİRESİ<br>ESAS NO: 2024/2199 <br>KARAR NO: 2024/2347<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: KAYSERİ 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 22/03/2023<br>ESAS NO: 2022/142<br>KARAR NO: 2023/232<br>DAVANIN KONUSU: Alacak (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ: 27/11/2024<br>İSTİNAF KARAR <br>YAZIM TARİHİ: 28/11/2024<br>Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 22/03/2023 tarih ve  2022/142  Esas -  2023/232 sayılı kararı davacı vekili tarafından istinaf incelemesi için Dairemize gönderilmekle dosyadaki tüm bilgi ve belgeler incelendi;<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: <br>Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacı kuruluş...'ın ilgili ünitesi ... Hizmet Alım İşi'e” dair ihalesini davalı firmanın aldığını, ihale nedeniyle yapılan hizmet alım sözleşmesine ilişkin, ... ihale kayıt numaralı 15/02/2008 tarihli, ... ihale kayıt numaralı 09/02/2009 tarihli, ... ihale kayıt numaralı 17/01/2011 tarihli, ... ihale kayıt numaralı 25/11/2011 tarihli, ...ihale kayıt numaralı 29/11/2013 tarihli sözleşme ve idari şartnamelerin diğer hususlarını düzenleyen 47.maddesinin 6. Ve 7. Bentlerinin dilekçede açıklandığı gibi olduğunu, aynı şekilde ihalenin teknik şartnamesinin 5.5. Maddesinde de dilekçede yazılı düzenlemesine yer verilmiş olduğunu, işbu düzenlemeler ile müteselsil sorumlulukta iç ilişkilere dair 6098 sayılı TBK m.167'de öngörülen sorumluluk paylaşımına gerçekleştirilmiş olup ihale konusu iş kapsamında oluşan işçilik atacaklarından münhasıran davalı sorumluluğunda olduğunu, taraflar arasındaki akdi düzenlemelere karşın, davalı firma çalışanı ..., 08/05/2019 tarihinde vefat ettiğini, vefat sonrasında murisin eşi, davacı kuruluşa yönelik dilekçesi ile muris işçi ...'ın kıdem tazminatının kendisine ödenmesini talep etmiş olduğunu, dava dışı murisin eşinin talebi doğrultusunda da Genel Müdürlük olur'u ile 07/08/2019 tarihinde 49.126,46TL kıdem tazminatı ödenmesi yapılmış olduğunu, ödenen işbu bedelden; sözleşme ve idari şartnamce çerçevesinde murisin, davalı ... Ltd. Şti. bünyesinde çalıştığı 7 yıl 9 ay 22 gün döneme ilişkin 34.584,86TL kıdem tazminatından ihale sözleşmesi ve teknik şartnameleri gereğince davalı firmanın sorumlu olacak olduğunu, davalı firmaya, sorumlu olduğu kıdem tazminatının rücuen davacı kuruluşa ödenmesi talebi iletilmişse de bugüne dair müspet bir yanıt alınamadığını, arabulucuya başvurulmasına rağmen sonuç alınamadığını, konuya ilişkin Yargıtay 13.Hukuk Dairesi 02.05.2016 T. 2016/5430 E. 2016/11924 K. Sayılı Kararı ile Yargıtay 13. Hukuk Dairesi 17,3.2015 T. 2014/15357 E. 2015/8487 K. Sayılı Kararlarının dikkate alınması gerektiğini, davacı Kuruluş tarafından açılan konuları işbu dava ile aynı; rücuen tazminat davalarından, Ankara 8, Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 24.12.2012 tarih ve 2009/2570 E, 2010/2727 K. sayılı kararı ile, yine davacı Kuruluş tarafından açılan işbu dava ile konuları aynı; rücuen tazminat davalarından, Ankara 13. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 23.09.2010 tarih ve 2009/223 E., 2010/251 K. sayılı kararının da bu dava da dikkate alınması gerektiğini, Yargıtay’ın yerleşik içtihatlarında ve emsal kararlarda da açıkça belirtildiği üzere, söz konusu uyuşmazlığın giderilmesi için davalı yüklenici firma ile davacı Kuruluş arasında imzalanan sözleşmelere bakılması gerekmekte olup söz konusu sözleşmelerin ilgili hükümleri, sorumluluğun tamamen davalı yüklenici firmaya ait olduğunu açıkça ortaya koymakta olduğunu, söz konusu Sözleşme hükümlerinde açıkça kararlaştırıldığı üzere; temizlik işçileri davalı yüklenicinin farklı ihale tarihlerinde firma elemanları olup her nevi tazminat taleplerinde tüm sorumluluk, işçinin çalıştığı dönemler kapsamında davalı yüklenici üzerinde olduğunu, bu nedenle davacı ...'a hiçbir sorumluluk yüklenemeyecek olduğunu, davalı yüklenicinin çalıştırmış olduğu işçilerin tazminatlarını, her nevi işçilik Ücretlerini kendisinin ödemesi gerekirken, bu yükümlülükten kaçınması davacı Kuruluşun zarara uğramasına sebep olmuş olduğunu, işçi ...'ın davacı Kuruluş Kayseri ...bünyesinde çalıştığı Yüklenici firmalarda hizmet süreleri, sözleşme ve şartname hükümleri ile yukarıda arz edilen Yargıtay İçtihatları dikkate alınarak davalı firmaların sorumlu olduğu miktar hesaplarmış ve sorumlu olunan miktarı ödemeleri, ödeme yapılmadığı takdirde şartname ve genel hükümlere göre rücu İşlemlerine başlanacağı ihtarını havi yazı yazılarak ilgili firmalara gönderilmiş olduğunu ancak davalı firmadan herhangi bir yanıt alınamadığını, yukarıda arz edilen nedenlere istinaden, söz konusu işçinin kıdem tazminatı ve diğer tüm taleplerinde davalı yüklenici firma tek sorumlu olduğu belirtilerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, davacı Kuruluş tarafından damga vergisi kesilerek ödenen kıdem tazminatı ve ferilerinden; *2007-2015 yılları arasında toplam 7 yıl 9 ay 22 gün dava dışı işçinin, davalı ...Ltd.Şti firmasında çalışması nedeniyle bu döneme isabet eden 34.584,86TL'nin, davacı kuruluş kasasından çıktığı tarih olan 07/08/2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte rücuen tazmini ile davacıya verilmesinin talep edildiği görülmüştür.<br>Davalının cevap dilekçesi sunmadığı ve böylece HMK madde 128 gereği bütün vakaları inkar etmiş sayılacağı anlaşılmıştır. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: <br>İlk derece mahkemesi tarafından yapılan yargılama sonucunda; \"....Bilirkişinin sunmuş olduğu 02/01/2023 havale tarihli raporda özetle; \"Davacı Kurumun davalı alt işverene dava dışı işçiye ödediği kıdem tazminatının 9.946,38 TL/brüt tutarını ödeme tarihi olan 07.08.2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte hükmedilebileceği sonuç ve kanaatine varıldığının''  bildirilmiş olduğu anlaşılmıştır.  <br>Mahkememizce yapılan yargılama sonucunda, davacının dava dışı ...’a yapmış olduğu kıdem tazminatı ödemesi nedeni ile davalıya rücu hakkı olup olmadığının tespiti için delillerin toplanmasından sonra bilirkişiden 02/01/2023 tarihli rapor alınmış olup raporda, dava dışı...’ın çalıştığı dönem ve ücreti dikkate alındığından davacının davalıya 9.946,38 TL rücu edebileceği ve bu bedele ödeme tarihi olan 07/08/2019 tarihinden itibaren yasal faiz yürütülebileceğinin belirtilmiş olması ile bilirkişi raporunun denetime açık ve hükme esas alınabilecek nitelikte olması ile rapora itibar edilmiş ve böylece, davanın kısmen kabulü kısmen reddi ile, 9.946,38 TL alacak bedelinin 07/08/2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar vermek gerekmiş ....\" gerekçesiyle Davanın KISMEN KABUL KISMEN REDDİ ile, 9.946,38 TL alacak bedelinin 07/08/2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir. <br>İşbu kararı davacı vekili süresinde istinaf etmiştir. <br>İSTİNAF SEBEPLERİ : <br>Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; Kıdem tazminatının 1475 sayılı İş Kanunu'nun 14. Maddesinde sözleşmenin sona erme hallerine göre  işçinin işe başladığı tarihten itibaren hizmet aktinin devamı süresince her geçen tam yıl için işverence işçiye 30 günlük ücreti tutarında kıdem tazminatının ödeneceği şeklinde hüküm altına alındığını, öte yandan Yargıtay ve doktrin kararları istikrarlı olarak kıdem tazminatına esas ücretin işçinin giydirilmiş ücreti olduğunu, işçinin çıplak ücreti üzerinden kıdem tazminatı hesaplanmasının hatalı olduğunu ifade ettiklerini, bu hususta Yargıtay'ın istikrarlı içtihatlarda bulunduğunu, Yargıtay 9. HD. 2020/2597 E. - 2021/5846 K. 09.03.2021 T., Yargıtay 22 HD, 16123/27787, 19.12.2018)  somut olayda müvekkili şirketin rücuya konu tazminat ödemesini, dava dışı işçiye kanuna uygun olarak giydirilmiş ücret üzerinden hesapladığını ve 49.126,46-TL ödeme yaptığını, buna rağmen yerel mahkemenin hükmünü işçininin çıplak ücreti üzerinden hesapladığını ve 9.946,38-TL'lik kısmının kabulüne kalan kısım için ise davanın reddine karar verdiğini, detaylıca izah edildiği üzere işbu husus kanuna ve yerleşmiş Yüksek Mahkeme içtihatlarına açıkça aykırılık içermekte olup, yapılacak istinaf incelemesi neticesinde ortadan kaldırılması gerektiğini, söz konusu hususta yeniden bir bilirkişi raporu alınmasını ve işçinin giydirilmiş ücreti üzerinden hüküm kurulması gerekirken, yerel mahkemenin hatalı olarak çıplak ücret üzerinden hüküm kurmasının açıkça hukuka aykırılık içerdiğini belirterek; istinaf dilekçesinde arz ve izah edilen nedenler, ayrıca re'sen göz önüne alınacak sebepler gereğince; yapılacak istinaf incelemesi sonucunda hukuka aykırı yerel mahkeme kararının ortadan kaldırılmasına, haklı davanın tam kabulüne, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilemesini talep etmiştir. <br>HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ: <br>Dairemizce HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf nedenleriyle ve resen kamu düzeniyle sınırlı olarak istinaf incelemesi yapılmıştır.<br>Dava, hizmet alım sözleşmesi kapsamında asıl işveren konumundaki davacının dava dışı işçiye ödediği kıdem tazminatı alacağının davalı alt işverenden rücuen tahsili talebine ilişkindir. Sözleşmeden kaynaklı bu alacak talebi için zamanaşımı süresi 10 yıldır.<br>Hizmet alım sözleşmeleri; ihale şartları ile belirlenen işin sözleşmede kararlaştırılan bedel ile yapılmasının üstlenildiği sözleşmelerdir. Bu sözleşme türünde yüklenicinin edimi, hizmetin kendi işçisi ile yerine getirilmesi, işverenin edimi ise sözleşme bedelinin ödenmesidir. Sözleşme kapsamında yapılması gereken iş yüklenici işçisi tarafından yerine getirilecektir. İş aktinin yüklenici ile işçi arasında yapıldığı hususu ihtilaflı değildir. SGK kayıtları da bu hususu doğrulamaktadır. Hizmet alımı tip sözleşmelerinde işverenin, yüklenici tarafından çalıştırılan işçinin ücretinin ödenmesi, sosyal haklarının takibi gibi denetim dışında işçiye karşı bir sorumluluğu yoktur. İşveren ile yüklenicinin İş Kanunu’na göre işçiye karşı müteselsilen sorumlu olmasına rağmen rücu ilişkisinde taraflar arasında imzalanan sözleşmenin uygulanması sözleşme hukukunun en temel ilkelerindendir. İşçilik alacakları işveren tarafından ödenen işçinin; yüklenici işçisi olması, sözleşme ücretine işçinin ücret ve sosyal haklarının dahil olması, işverenin işçilik alacaklarından sorumlu olacağına dair sözleşmede bir hüküm bulunmaması hususları nazara alındığında davacı işverenin işçiyi çalıştıran yüklenicilerden ödediği bedeli ve ferilerinin tamamını talep etme hakkı bulunduğunun kabulü gerekir.<br>Hizmet alım ihaleleri aynı yüklenici tarafından alındığı gibi, değişik yükleniciler tarafından da alınabilmektedir. Bu halde işyeri devri suretiyle işçiler yeni yükleniciye  devredildiği için hizmet akitleri kesintiye uğramadan devam etmekte ve işçilik alacakları da bu doğrultuda hesaplanmaktadır. İşçiye ödenen kıdem tazminatı iş sözleşmesinin feshedildiği tarihteki giydirilmiş ücret üzerinden hesaplanmakta olup bu kıdem tazminatının tamamından işçiyi çalıştırdıkları dönemle orantılı olarak yükleniciler işverene karşı sorumludurlar. Yukarıda belirtilen ilkeler doğrultusunda alınan bilirkişi raporu ve davalı yüklenicinin kendi dönemleriyle tam sorumlu olduğu yönündeki mahkeme kabulü ile hesaplanan alacak miktarı yerindedir. (Yargıtay 23 Hukuk Dairesi 2019/2277E. 2020/4435K, 2019/1082E. 2020/2048K., Yargıtay 6. Hukuk Dairesi 2021/3965 Esas  2022/2714 Karar)<br>Yukarıda belirtilen gerekçelerle ve HMK'nın 355. Maddesi gereğince  istinaf başvurusu sebepleriyle sınırlı olarak yapılan inceleme sonunda davacı tarafın söz konusu istinaf sebepleri yerinde görülmediğinden ilk derece mahkemesinin istinafa konu edilen nihai kararının HMK'nın 353/1-b.1.maddesi gereğince usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu değerlendirilerek istinaf başvurusunun esastan reddine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur. <br>HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;<br>1-KAYSERİ 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin istinafa konu edilen 22/03/2023 tarih ve 2022/142 E. - 2023/232 K. sayılı nihai kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşılmakla davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,  <br>2-Alınması gerekli olan 427,60 TL istinaf karar ve ilam harcı istinaf eden davacı tarafından peşin yatırıldığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına, <br>3-İstinaf başvurusunda bulunan davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin ve istinaf kanun yoluna başvurma harcının kendi üzerinde bırakılmasına, <br>4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından karşı taraf yararına vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, <br>5-HMK. 302/5 maddesi gereğince iş bu ilamın kesinleşme kaydı ve kesinleşme kaydı yapılan kararın yerine getirilmesi için gerekli bildirilmlerin, HMK. 359/4 maddesi gereğince iş bu kararın taraflarına tebliği işlemlerinin yapılması ve varsa artan gider avansının ilgili tarafa iadesi işlemlerinin İlk Derece Mahkemesi tarafından yapılmasına,\t<br>Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme ile HMK 362/1-a bendi uyarınca KESİN olarak oy birliği ile karar verildi.   27/11/2024\t\t\t<br><br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"61bdf3174f02bf39","SID":"de8f5c7b6360bc92"}}