{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>KAYSERİ<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>6. HUKUK DAİRESİ<br>ESAS NO: 2024/2079 <br>KARAR NO: 2024/2318<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: KAYSERİ 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 04/07/2024<br>ESAS NO: 2024/334<br>KARAR NO: 2024/693<br>DAVANIN KONUSU: İpotek (İpoteğin Kaldırılması (Fekki))<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ: 20/11/2024<br>İSTİNAF KARAR <br>YAZIM TARİHİ: 20/11/2024<br>Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 04/07/2024 tarih ve  2024/334  Esas -  2024/693 sayılı kararı davacı vekili tarafından istinaf incelemesi için Dairemize gönderilmekle dosyadaki tüm bilgi ve belgeler incelendi;<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: <br>Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin ...Kooperatifinin üyesi olduğunu, o dönemde 240 daireyi yapıp teslim eden müteahhidi olup 21.03.1999 tarihinde Kayseri 1. Noterliğinin ... tarih ve ... yevmiye nolu üyelik hakkı devir senedi ile devralıp kooperatile üye olduğunu, müvekkilinin kooperatife karşı parasal yükümlülüklerini  yerine getirmesine rağmen kooperatif yönetim kurulu tarafından 04.11.2008 tarih ve ... sayılı kararı ile kooperatif üyeliğine ihraç yoluyla son verildiğini,... İli ... İlçesi... Mahallesi... ada ... parselde kayıtlı 4.941,87 m² alanlı arsa vasfindaki taşınmazın...arsa paylı ... Blok ... kat... Giriş ...bağımsız bölüm nolu meskeni müvekkilinin noter huzurunda devralmış olmasına rağmen kooperatif tarafından davaya konu taşınmazın 23.06.2010 tarihi itibari ile üçüncü şahsa devredildiğini, taşınımazın da bu üçüncü kişi tarafından başka bir şahsa satılmış olup 14.07.2010 tarihinde davalı banka tarafından ipotek konulduğunu belirterek dava konusu taşınmaz üzerinde davalı banka lehine mevcut olan ipoteğin kaldırılarak davaya konu taşınmazın müvekkili adına tapu kayıtlarının tescilinin yapılmasını, yargılama giderlerinin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. <br> Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkilinin ipotek hakkının bankacılık faaliyeti  niteliğinde olan işlemdere dayandığını, davacının müfkiyet hakkını ileri sürerek müflis bankanın ipotek hakkına itiraz etmesinin hukuki dayanak içermediğini, davacının ancak müflis bankanın ipotek ile korunan banka risklerini tamamen ödeyerek ipoteğin fekkini talep edebileoeğini, eski malikin vermiş olduğu ipotek hakkının hem kendi borçları için hem de kefili olduğu... Ltd. Şti.'nin boıçları için verildiğinin görüldüğünü, dolayısıyla TBK hükümlerine dayalı olarak ipoteğin fek edilebilmesi için adı geçenlerin ayrı ayrı olarak müflis bankaya olan borçlarının kapatılmış olması gerektiğini, dava tarihi itibariyle hem ... Ltd. Şti.'nin hem de ...'in müflis bankaya borçlarının devam etmekte olup TBK gereğince ipoteğin fek edilmesinin imkanının bulunmadığını, belirtilen nedenler ile davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.  <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: <br>İlk derece mahkemesi tarafından yapılan yargılama sonucunda; \"....Davacı vekilinin; dava dışı ipotek borçlusu eski malikin mülkiyet kaydının yolsuz olduğu; dolayısıyla bu kayda istinaden kurulan ipoteğin de yolsuz olacağı iddiası yerinde görülmemiştir. Tapuda malik görülen dava dışı ...'ın ipotek tesisi tarihinde taşınmaz maliki olduğu; davalı müflis banka lehine ipotek tesisinin tapuya güven ilkesi gereği korunması gerektiği görülmüştür. {TMK m.1023 \"Tapu kütüğündeki tescile iyiniyetle dayanarak mülkiyet veya bir başka aynî hak kazanan üçüncü kişinin bu kazanımı korunur.\"} Davalı tapuya güven ilkesi gereği sınırlı ayni hak kazanmıştır. {Yargıtay 19.H.D. 2005/125 E. 2005/10822K.} Bu kazanım tapuya işlenmiştir. Davacının mülkiyet hakkını kazandığı dava tarihi [10/08/2012] ise ipotek tesisinden [14/07/2010] daha sonradır. Davalı ipotek alacaklısı Kayseri 6. Asliye Hukuk Mahkemesi dosyasında taraf değildir.  İpotek tesisinin kötü niyete dayandığını davacı ispat edememiştir. (HMKm.190) {Yargıtay 14.H.D. 2019/2194 E. 2020/3684 K.} ....\" gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. <br>İşbu kararı davacı vekili süresinde istinaf etmiştir. <br>İSTİNAF SEBEPLERİ : <br>Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle;  Müvekkilinin, ... Kooperatifinin üyesi olup 20/04/1999 tarihli ve ...yevmiye numaralı üyelik hakkı devir senedi ile ...'tan taşınmazı devraldığını, ...'un, 240 daireyi yapıp teslim eden bir müteahhit olup, 21/03/1999 tarihinde noter huzurunda yapılan çekiliş sonrası kendisine çıkan hissesini Kayseri 1.Noterliği'nin ... tarih ve... yevmiye numaralı üyelik hakkı devir senedi ile müvekkili ...'a devrettiğini, müvekkili, kooperatife aidatlarını ödemesine ve  parasal yükümlülüklerini yerine getirmesine rağmen kooperatif yönetim kurulu tarafından 04/11/2008 tarih ve ...sayılı kararıyla kooperatif üyeliğine ihraç yoluyla son verildiğini, bunun üzerine müvekkili tarafından 24/11/2008 tarihinde  ... Kooperatifi aleyhine Kayseri Asliye Ticaret Mahkemesin'de 208/806 E-2010/879 K sayılı dosyası ile kooperatif üyeliğinden ihraç kararının iptali davası açıldığını, söz konusu davada yerel  mahkeme tarafında red kararı verilmesi üzerine, dosyanın temyiz edildiğini ve Yargıtay 23.HD'nin  20211/2707 E-2012/725 K sayılı ilamı ile Bozma yönünde karar tesis edildiğini, Bozma kararı sonrası Kayseri 3.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2012/297 E-2013/39 K sayılı yargılama sonrasında \"Davalı Kooperatif Başkanlığınca  davacı hakkında alınan 04/11/2008 tarih ve 102 sayılı ihraç kararının iptali\" yönünde karar verildiğini ve iş bu kararın kesinleştiğini, müvekkili adına kayıtlı olan daire'nin 23/06/2010 tarihinde ... adına yolsuz tescili yapıldığını ve  yolsuz tescile dayalı yolsuz ipotek tesis edildiğini, Kayseri 6. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin  2019/564 Sayılı Kararı ile taşınmaz üzerindeki ... 'a ait yolsuz tescil ve hacizlerin kaldırıldığını, müvekkilinin, mahkeme kararına binaen tapu müdürlüğünde tapunun kendi üzerine geçirilmesi işlemini gerçekleştirdiği esnada... Anonim Şirketi lehine tesis edilmiş ipoteğin olduğunu öğrendiğini, müvekkilinin,  Kayseri 6. Asliye Hukuk Mahkemesi aşamasında taşınmaz üzerinde böyle bir ipotek tesis edilmiş olduğundan habersiz olduğunu, Kayseri 6. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2019/564 sayılı kararı ile taşınmaz üzerindeki hacizler kaldırıldığından, tapu müdürlüğünde taşınmaz üzerinde ipotek bulunduğu söylendiğinde müvekkilinin bu durumu kabullenemediğini, müvekkilinin, ipotek işlemini içeren sözleşmenin tarafı olmadığını ve böyle bir ipotek tesis edilmiş olduğundan haberi bulunmasının da mümkün olmadığını, nihayetinde ipoteğe konu olan taşınmazın malikiyle borçtan kişisel olarak sorumlu olan borçlunun farklı kişiler olduğunu, müvekkilinin daha önce kendisine verilmiş olan taşınmazını dava yoluyla tamamen iyiniyetli olarak tekrar kazandığını, bu durumda müvekkilinin ipoteğin tesis edilmesinden haberdar olan kişi konumuna konularak taşınmazının ipotekten kurtulması için ...'ın borctan dolayı sorumlu tutulmakta ve müvekkilinin mağduriyetine sebebiyet verildiğini, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun;“İpoteğin Terkinini İsteme Hakkı” başlıklı 883. maddesinde; “Alacak sona erince ipotekli taşınmazın maliki, alacaklıdan ipoteği terkin ettirmesini isteyebilir.” düzenlemesi yer aldığını, ... ili ...ilçesi ... Mahallesi cilt ..., sayfa ..., ada ..., parsel...'de kayıtlı 4.941,87 m2 alanlı arsa vasfındaki taşınmazın... arsa paylı... blok ...kat... giriş ... bağımsız bölüm nolu meskenin üzerinde ... Anonim Şirketi lehine mevcut olan ipoteğin kaldırılmasını, istinaf dilekçesinde açıkladığı nedenlerden dolayı; Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2024/334 E. 2024/693 04/07/2024 T. Sayılı kararının kaldırılmasını, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. <br>Davalı vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle; Dava dışı ...'in, ipotek tesisi taşınmazın maliki olduğundan, ipotek tesisinin tapuya güven ilkesi gereği korunması gerektiğinden, davacının mülkiyet hakkını kazandığı tarih dava konusu ipotek tarihinden sonra olmasından dolayı ve müvekkilinin iyi niyetli olduğundan, TBK m. (883) gereğince koşulları bulunmayan davanın reddine karar verilmesi gerektiğini belirterek; istinafa cevap dilekçesinde arz ve izah  ettiği  nedenlerle; davacının istinaf başvurusunun ve istinaf taleplerinin reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. <br>HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ: <br>Dairemizce HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf nedenleriyle ve resen kamu düzeniyle sınırlı olarak istinaf incelemesi yapılmıştır.<br>Uyuşmazlık,  davalı tarafından konulan ipoteğin fekki istemine ilişkindir. <br> 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun (4721 sayılı Kanun);<br> a)\"İyiniyet\" kenar başlıklı 3 üncü maddesi şöyledir:<br>\"Kanunun iyiniyete hukukî bir sonuç bağladığı durumlarda, asıl olan iyiniyetin varlığıdır.<br>Ancak, durumun gereklerine göre kendisinden beklenen özeni göstermeyen kimse iyiniyet iddiasında bulunamaz. \"<br>b) \"Beyanlar\" kenar başlıklı 1012 inci maddesi şöyledir:<br>\"Bir taşınmazın eklentileri, malikin istemi üzerine kütükteki beyanlar sütununa yazılır. Bu kaydın terkini, kütükte hak sahibi görünen bütün ilgililerin rızasına bağlıdır. <br>Taşınmaz mülkiyetine ilişkin kamu hukuku kısıtlamalarının beyanlar sütununa yazılması ve bu sütuna yazılabilecek diğer hususlar Cumhurbaşkanınca çıkarılan yönetmelikle belirlenir.<br>Özel kanun hükümleri saklıdır.\"<br>c) \"Tapu sicilinin açıklığı\" kenar başlıklı 1020 inci maddesi şöyledir:<br>\"Tapu sicili herkese açıktır.<br>İlgisini inanılır kılan herkes, tapu kütüğündeki ilgili sayfanın ve belgelerin tapu memuru<br>önünde kendisine gösterilmesini veya bunların örneklerinin verilmesini isteyebilir.<br>Kimse tapu sicilindeki bir kaydı bilmediğini ileri süremez.<br>\"<br> TMK'nın 1023 üncü maddesinde aynen \"...tapu kütüğündeki sicile iyiniyetle dayanarak mülkiyet veya başka bir ayni hak kazanan üçüncü kişinin bu kazanımı korunur...\" şeklinde yer almış, aynı ilke tamamlayıcı madde niteliğindeki 1024 üncü maddenin 1 inci fıkrasına göre \"...Bir ayni hak yolsuz olarak tescil edilmiş ise bunu bilen veya bilmesi gereken üçüncü kişi bu tescile dayanamaz...Bağlayıcı olmayan bir hukukî işleme dayanan veya hukukî sebepten yoksun bulunan tescil yolsuzdur.<br>Böyle bir tescil yüzünden aynî hakkı zedelenen kimse, tescilin yolsuz olduğunu iyiniyetli olmayan üçüncü kişilere karşı doğrudan doğruya ileri sürebilir. \" biçiminde öngörülmüştür.<br>4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 1009 uncu maddesinde, \"...şerhedilebileceği Kanun'larda açıkça öngörülen diğer haklar Tapu Kütüğüne şerhedilebilir. Bunlar şerh verilmekle o taşınmaz üzerinde sonradan kazanılan hakların sahiplerine karşı ileri sürülebilir.\" denilmiştir.<br> Dosya içeriği ve toplanan delillerden, dava konusu ... ... ... ada ...parsel de kayıtlı... blok ...Kat ... nolu bağımsız bölümün 23.06.2010 tarihinde satış suretiyle  dava dışı ... adına kayıtlı olduğu sırada davalı banka lehine 14.07.2010 da ipotek verildiği anlaşılmaktadır. Somut olayda; ipotek konulduğu tarih itibariyle davacı adına dava konusu bağımsız bölüm üzerinde şahsi ve/veya mülkiyete dayalı bir belirtme yer almadığı, taşınmazda davacı lehine tedbir bulunmadığı, davalı bankanın davacının 06.12.2010 tarihinde açtığı tapu iptal tescil davasında taraf olmadığı, iş bu davanın davalı bankaya ihbar edilmediği, lehine ipotek şerhi verilen davalı Bankanın kötü niyetli olduğunun ispat edilemediği, ipoteğe konu borcun devam ettiği görülmektedir. Bu durumda davanın reddine ilişkin ilk derece mahkemesi kararı usul ve yasaya uygun bulunmuştur.<br>Yukarıda belirtilen gerekçelerle ve HMK'nın 355. Maddesi gereğince  istinaf başvurusu sebepleriyle sınırlı olarak yapılan inceleme sonunda davacı tarafın söz konusu istinaf sebepleri yerinde görülmediğinden ilk derece mahkemesinin istinafa konu edilen nihai kararının HMK'nın 353/1-b.1.maddesi gereğince usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu değerlendirilerek istinaf başvurusunun esastan reddine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur. <br>HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;<br>1-KAYSERİ 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin istinafa konu edilen 04/07/2024 tarih ve 2024/334 E. - 2024/693 sayılı nihai kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşılmakla davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,  <br>2-Alınması gerekli olan 427,60 TL istinaf karar ve ilam harcı istinaf eden davacı tarafından peşin yatırıldığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına, <br>3-İstinaf başvurusunda bulunan davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin ve istinaf kanun yoluna başvurma harcının kendi üzerinde bırakılmasına, <br>4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından karşı taraf yararına vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, <br>5-Kararın tebliğ işlemlerinin Dairemiz tarafından yapılmasına,<br>Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme ile HMK 361/1 uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde Yargıtay'a temyiz yolu açık olmak üzere  oy birliği ile karar verildi. 20/11/2024\t\t\t<br><br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"58a9d32bf36a8401","SID":"e7724cb13aa46774"}}