{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>15.HUKUK DAİRESİ <br>DOSYA NO:2021/963 <br>KARAR NO:2024/1092<br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ:İSTANBUL 21. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ:09/12/2020<br>NUMARASI:2019/579 Esas, 2020/638 Karar<br>DAVANIN KONUSU:Tespit<br>KARAR TARİHİ:26/11/2024 <br>Taraflar arasında görülen davanın yerel mahkemece yapılan yargılaması sonucunda verilen hükme karşı taraflarca istinaf yoluna başvurulmuş olup, duruşmasız olarak dosya üzerinde yapılan inceleme ve istinaf talepleriyle sınırlı olarak yapılan değerlendirme sonunda;<br>GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili taraflar arasında ... üretilmesi konusunda 05/01/2016 tarihli sözleşme imzalandığını, süt, şeker, yağ, irmik ve ambalajın davacı firma tarafından verileceğini, ...'in de davacıya ‘...’ üreteceğini, taraflar bu şekilde ticari faaliyetine devam etmekte iken bir süre sonra ...'in  öncesinde ortağı ve sonrasında tek  ortak olmakla sahibi olduğu, '.... Şti. firmasından faturaya kesmeye başladığını, bu şekilde ilişkileri sorunsuz devam etmekte iken 2019 yılının Mayıs ayından itibaren davalı ... mağazaları davaı ... süt ve gıda ürünleri sanayi şirketi adına mal satmaya başladığını  (... mağazasına, ...’in kendi markası olan '...' markası ile fason üretim yaptığı) haricen öğrendiklerini ve bu nedenle işbu dava ikame ettiklerini, Şirintepe/Kağıthane ...mağasından alınan ... ve ödeme fişinin ... süt ürünleri şirketi  tarafından ...'E adına  fason üretim yapıldığını gösterdiğini, taraflar arasında imzalanan 05/01/2016 tarihli sözleşmenin 7. Maddesinin, “Üretici 10 yıl boyunca Alıcı firmanın hiçbir müşterisine ürün öneremez ve ticaret yapamayacağını, Örneğin: ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... mağazalarına ticaret yapamaz ve ... veya tatlısını teklif edemeyeceğini, 3. Şahıslar aracılığı ile dahi teklif edemeyeceğini, üretip satış yapamayacağını,  üretici, bu madde kapsamını gayrikabili rücu olarak kabul ve taahhüt ettiğini, üretici, direk veya 3. şahıslar aracılığıyla teklif, üretim veya satma işlemine teşebbüs etmesi veya gerçekleştirmesi halinde, işbu sözleşme 1 yılın sonunda son bulsa dahi,10 yıl süre ile Alıcının kâr kaybını ve uğrayacağı manevi zararı müşterileri kaybetmesinden doğan itibar kaybını (satış değerinin %50’si olarak) Alıcıya borçlanır ve öder, Üretici, bu maddeyi gayrikabili rücu olarak kabul ve taahhüt eder.” şeklinde olduğunu, davalı ...'in, akdedilen sözleşmede yer alan açık hükme aykırı olarak ...'e '...' satmasının iyiniyet ve sözleşmeye bağlılık ile açıklanamayacağını, sözleşmenin 20. Maddesi gereğince İstanbul Mahkemelerinin yetkili olduğunu beyanla, tensiben atanacak bilirkişi marifetiyle; ... A.Ş.'nin (...)... Kâğıthane/İstanbul adresindeki mağazasında bilirkişi incelemesi  yapılmak suretiyle perakande olarak satışa sunulan  ‘...’ markalı ...nın,  ...'in sahibi olduğu ... süt ve gıda ürünleri şirketi taraından üretildiğinin tespiti ile,  ‘...’ markalı ...nın  ...'e ait .... Şti. tarafından fason olarak üretilip...'ce satıldığının tespiti üzerine ihtiyati tedbir kararı tesis edilerek 05/01/2016 tarihli sözleşmeye aykırı olarak  (davacı firmanın müşterilerine ve özellikle de ..., ..., ..., ...,..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... mağazalarına) davalıların ... satmasının engellenmesine, yargılama giderlerinin davalıya yüklenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı taraf cevabında davalı ... süt ve gıda ürünleri şirketi ile davacı taraf arasında yapılmış bir sözleşme bulunmadığını, ...'in Malkara’da kurduğu işyeri ile ... üretimi yaptığını, davacı ile de yapılan 05.01.2016 tarihli anlaşma çerçevesinde fason olarak davacı tarafa da ... üretimi yapmaktayken daha sonra ... Şti üzerinden ticari faaliyetlerine devam ettiğini, ...’in “...” isimli şahıs firmasını davacı tarafından talebin düşürülmesi ve üretimin az miktara düşürülmesinden sonra şirketi pasif hale getirdiğini ve üretim yerini de kapattığını, ...'in davacı ile ya da başka firmalarla yaklaşık 2,5 yıldır herhangi bir ticari faaliyet olmadığını, ... Şti  ise 20 yıllık bir geçmişi olan ve ... üretimi yapan bir şirket olduğunu, davacı ile  ...'in son 2,5 yıldır birlikte çalışmadığını,.... Şti. üzerinden fason üretim yapıldığını, bu taraflar arasında da fason üretim konusunda  herhangi bir sözleşme bulunmadığını, dolayısıyla davanın .... Ltd. Şti. yönünden pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmesini talep ettiklerini, davalı şirketin istediği firmaya fason üretim yapma hakkına sahip olduğunu, davacı tarafın, huzurdaki davayı açmasında hukuki yarar olduğunu yani ... marketleri ile aralarında bir anlaşma olduğunu ispat etmesi gerektiğini, davacının ... marketleriyle yaptığı bir ticari faaliyeti olmaksızın bir ticari kaybı ve zararı oluşmadığından dava açmasında hukuki bir menfaati bulunmadığını, bu nedenle davanın hukuki menfaat yokluğu nedeniyle reddi gerektiğini,  sözleşmede belirtilen ..., ..., ..., ..., ..., ... vs market zincirlerinın sadece davacı tarafın müşterisi olmayıp tüm Türkiye’de faaliyet gösteren zincir marketler olduğunu, davalı şirketin dilediği firmaya ve markete fason üretim yapma hakkına sahip olduğunu, aksi halde davalı şirketin ticari hayatının biteceğini, taraflar arasındaki sözleşmenin 7. maddesinin 4054 sayılı kanuna aykırı olduğunu, 4054 sayılı Rekabetin Korunması Hakkındaki Kanun 4. Maddesine göre, Belirli bir mal veya hizmet piyasasında doğrudan veya dolaylı olarak rekabeti engelleme, bozma ya da kısıtlama amacını taşıyan veya bu etkiyi doğuran yahut doğurabilecek nitelikte olan teşebbüsler arası anlaşmalar, uyumlu eylemler ve teşebbüs birliklerinin bu tür karar ve eylemleri hukuka aykırı ve yasak olduğunu, söz konusu madde metninden de anlaşılacağı üzere davacı tarafın, ... ile yaptığı sözleşmeyi bahane ederek hem ...’in hem de ... Şti’nin fason üretim yapmasının engellenmesi istendiğini, taraflar arasındaki 05.01.2016 tarihli sözleşmenin 7. maddesi, 4054 sayılı Rekabetin Korunması Hakkındaki Kanuna aykırı olduğundan söz konusu maddenin geçersiz olduğunu, “rakiplerin faaliyetini zorlaştırıcı tüm eylemlerin” yasaklandığını, beyanla davanın ve tedbir talebinin reddine karar verilmesini talep etmiştir.Mahkemece, her ne kadar taraflar arasındaki sözleşmede ... marketin davacının müşterisi olduğu zikredilerek davalının satış yapamayacağı belirtilmiş ise de, taraflar arasındaki ilişkinin başladığı günden itibaren davacının ... marketleri ile bir ilişkisi ve ticareti olmadığı, sözleşmede örnekleme yapılmasının bu marketi davacı müşterisi olarak kabul imkanını vermeyeceği, dolayısıyla davacının müşterisi olmayan ... markete davalı tarafça satış yapılmasının sözleşmenin 7. Maddesine aykırı olmayacağından davacının bu satışlara yönelik davası reddine, davacının müşterilerinden olan ... marketleri davacının ... satmasının sözleşmenin 7. Maddesine aykırı olduğu, bu marketin davacının müşterisi olduğu, tarafların tacir olması ve sözleşmenin geçerliliğine etki eden bir neden olmaması nedeniyle davacının ... markete yapılan satışa ilişkin davasının haklı olduğu, sözleşmenin 7. Maddesi gereğince  davacının müşterilerine 10 yıl süre ile satış yapılmasının yasaklandığı, toptan ve perakende müşterilere yönelik bir kısıtlama olmadığı, bu işe yatırım yapan ve malzemeyi kendisi tedarik eden davacının bu konudaki ticari riskine karşı koruyucu hüküm sözleşmeye yazmasının olağan olduğu, bu sebeple davalının geçersizlik itirazı kabul edilmediğini, davanın kısmen kabul ve kısmen reddi ile davalı tarafça ... Markete yapılan satış yönünden kabulü ile 06/01/2016 tarihli sözleşmeye aykırı olarak davalı tarafça ... zincirine ... satıldığının tespitine ve bu eylemin önlenmesine, diğer müşteriler yönünden sözleşmeye aykırılık tespit edilemediğinden talebin reddine karar vermiştir.Davalı ... vekili istinafında, hükme esas alınan 20.07.2020 tarihli bilirkişi raporu hatalı ve eksik olduğunu, yeni bir rapor alınmadan karar verilmesinin hatalı olduğunu, düzenlenen rapor itibariyle söz konusu satışın ... mı yoksa başka bir ürün olup olmadığı anlaşılamadığını, ... marketlerde ... ticaretinin bulunmadığı kabul edilmesi gerektiğini, bilirkişi raporunda ayrıca sözleşme öncesinde davalı tarafından ... satışı olmadığı tespitler hatalı olduğunu, davalı şirket ... 2015 yılı Kasım ayında kurulduğunu, ...-... şirketinin üretim yeri ve tesisi diğer davalı ...t göstermekte olduğunu, ... Şti' ise 2007 yılı itibariyle süt, süt ürünler ve özellikle ... alanında faaliyet göstermekte olup,  kurucusu  ve büyük hissedarı da müvekkil ...'in babası ... olduğunu, davalı kendi markası (...) ve üretim tesisini kurmuş ve davacı ile de bu sayede ticarete başladığını, 05.01.2016 tarihli \"... Üretim Sözleşmesi\"nin tarafı ... olduğunu, diğer davalı şirket sözleşmenin tarafı olmadığını, davacı taraf, müvekkil ile yaptığı sözleşmeyi ileri sürerek diğer davalı şirketi sözleşmenin tarafıymış gibi göstermeye çalışmakta olduğunu, Bilirkişi raporunda diğer davalı ... Ltd Şti'nin daha öncesinde ... satısının olmadığı yönündeki tespitlerin hatalı olduğunu, davalı ... Ltd Şti'nin 2011-2012 ve devam eden yıllara ait ... satışına ilişkin faturaları dosyada mevcut olduğunu, 05.01.2016 tarihli sözleşme açıkça kanuna aykırı olduğunu, rekabeti engelleyen bu madde geçersiz olduğunu belirterek mahkeme kararının kaldırılmasını, davanın reddini talep etmiştir.Davalı ... Şirket vekili istinafında; mahkeme kararının hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, mahkeme; davacı ile davalı ... Birgir arasındaki sözleşme daha sonrasında ...'in Davalı  Şirket'in sonradan yetkilisi konumuna gelmesi ve davacı ile ticari ilişki içerisine girmesi sebebiyle sözleşmenin tarafı sayıldığını, davacının ...le ile ticari ilişkisinin 2017 yılında sona erdirmesine rağmen aykırılık olarak görülmesi hukuken hatalı değerlendirme olduğunu, diğer davalı ile davacı arasında imzalanan 05.01.2016 tarihli sözleşmenin tarafı olmadıklarını, davacı şirket ile kendilerinin bir sözleşmesinin bulunmadığını, davalı Şirket 1995 yılında .... Şti. Adıyla kurulduğunu ve 2007 yılında isim değişikliği ile bugünkü ticari ünvanını aldığını, şirketin ana faaliyet konusu gıda üretimi ve özellikle de ... olduğunu, halen ... üretimine devam etmekte olduğunu, davacı ile diğer davalı arasında imzalanan 05.01.2016 tarihli sözleşmenin rekabet korunması hakkındaki 7. Maddesi rekabetin korunması kanunu 4/d maddesine ve 6098 sayılı kanunun 27 maddesi kapsamında kesin hükümsüz bir madde olduğunu belirterek mahkeme kararının kaldırılmasını talep etmiştir.Davacı vekili istinafında; taraflar arasında 05.01.2016 tarihli ... üretilmesi konusunda sözleşme imzalandığını, sözleşme gereğince süt şeker yağ irmik ambalaj davacı tarafından verilecek ve davalı ... tarafından üretilmesi kararlaştırıldığını, taraflar arasındaki ticari faaliyet devam etmekte iken davalı ...in öncesi ortağı sonrası tek sahibi olduğu davalı ... ürünleri şirketi firması tarafından fatura kesilmeye başladığını, Mayıs 2019 tarihinden itibaren davalı ... tarafından sahibi olduğu ... süt ve gıda ürünleri şirketi üzerinden \"...\" markası ile fason üretim yapılarak satışı yapılmaya başlandığını, bu husus ispatlandığını, taraflar arasında imzalanan sözleşmenin 7. Maddesine aykırı davranıldığını, taraflar arasındaki sözleşme 10 yıllık olması sebebiyle 05.01.2026 tarihinde sona ereceğini, sözleşmeyi imzalayan firma ile (...- ...) ile  .... Şti.'nin farklı firmalar olduğunu, Her iki firmanın tek sahibi ve yetkilisi ... olduğunu, sözleşmede isimleri belirtilen 13 firmanın tamamı ...-tatlısı satmakta olduğunu, sözleşmenin 7. Maddesine aykırı davranıldığını, davalı şirket 20 yıldır sözleşmede yer alan marketlerin bir tanesine bile mal satmamış olmasına rağmen davacı şirket ile çalışmaya başladıktan sonra sözleşmeye rağmen marketlere mal satmaya başladığını, dava dilekçesi ile davalıların ... satışının engellenmesini talep ettiklerini, mahkeme diğer müşteriler yönünden sözleşmeye aykırılık tespit edilemediğinden talebin reddine karar verdiğini, oysa sözleşmeye aykırılık kesin olarak tespit edildiğini belirterek mahkeme kararının kaldırılması ile sözleşmeye aykırı olarak davacı şirketin müşterilerine ... satmasının engellenmesine karar verilmesini talep etmiştir.Taraflar arasındaki uyuşmazlık TBK 470 ve devamı maddelerinde düzenlenen eser sözleşmesinden kaynaklanmaktadır. Davacı iş sahibi, davalı ... yüklenici, davalı şirket ise yüklenicinin sahibi olduğu şirkettir.Davacı şirket ile davalı ...-... arasında 05.01.2016 tarihli ... fason üretim sözleşmesi imzalanmıştır.Davada davacı, davalı ... ile sözleşme imzalanmasına rağmen, davalı ... sonradan hissedar ve akabinde sahibi olduğu ... süt ve gıda şirketi üzerinden \"...\" markası ile üretim yapmak suretiyle davacının satış yaptığı marketlere satış yapmak suretiyle sözleşmenin 7.maddesine aykırılık sebebiyle; ..., ...nın davalı ...'in ... süt ve gıda şirketi üzerinden üretildiğinin tespitini, ihtiyati tedbir tesis edilerek ... satılmasının önlenmesini talep etmiştir. Davalılar, davalı ... ile davacının arasında sözleşme bulunduğunu ancak davalı şirket ile davacı arasında bir sözleşme bulunmadığını, sözleşmeye aykırılık bulunmadığını belirterek davanın reddini talep etmiştir. Mahkemece, davanın kısmen kabulü ile ... markette yapılan satış yönünden davanın kabulü ile 06.01.2016 tarihli sözleşmeye aykırı olarak davalı tararafça ... zincirine ...nın satıldığının tespitine ve bu eylemin önlenmesine, diğer müşteriler yönünden sözleşmeye aykırılık tespit edilmediğinden talebin reddine karar vermiştir.Davacı ile davalı ...-... arasında imzalanan 05.01.2016 tarihli sözleşmenin 7. maddesinde; “7) Üretici 10 yıl boyunca Alıcı firmanın hiçbir müşterisine ürün öneremez ve ticaret yapamaz. Örneğin: ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... mağazalarına ticaret yapamaz ve ... veya tatlısını teklif edemez. 3. Şahıslar aracılığı ile dahi teklif edemez, üretemez ve satamaz. Teklif edilmesi durumunda alıcının isteyeceği tedbir kararına itiraz edemez. Üretici, bu madde kapsamını gayrikabili rücu olarak kabul ve taahhüt etmiştir. Üretici, direk veya 3. şahıslar aracılığıyla teklif, üretim veya satma işlemine teşebbüs etmesi veya gerçekleştirmesi halinde, işbu sözleşme 1 yılın sonunda son bulsa dahi, 10 yıl süre ile Alıcının kâr kaybını ve uğrayacağı manevi zararı müşterileri kaybetmesinden doğan itibar kaybını (satış değerinin %50’si olarak) Alıcıya borçlanır ve öder. Üretici, bu maddeyi gayrikabili rücu olarak kabul ve taahhüt eder.\" düzenlemesi bulunmaktadır.Davacı vekili dava dilekçesinde; \" 1-Tensiben atanacak bilirkişi marifetiyle; ... A.Ş.'nin (...)  ... Kâğıthane/İstanbul adresindeki mağazasında bilirkişi incelemesi  yapılmak suretiyle perakande olarak satışa sunulan ‘...’ markalı ...nın, ...'in ... ltd. Şti tarafından üretildiğinin Tespinine, 2-‘...’ markalı ...nın ...'e ait .... Ltd. Şti. tarafından fason olarak üretilip ...'ce satıldığının tespiti üzerine İhtiyati Tedbir Kararı tesis edilerek 05/01/2016 tarihli sözleşmeye aykırı olarak (müvekkil-davacı firmanın müşterilerine ve özellikle de ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... mağazalarına) davalıların ... satmasının engellenmesini\" talep edilmiştir.Davacı ile davalı ... arasında 05.01.2016 tarihli sözleşme ile ... üretimi yapılması hususunda sözleşme yapıldığı, sözleşmede davalı ... tarafından üretilen ...nın, davacı tarafından satışı yapılan market zincirlerine satılması yasaklandığı hususunda taraflar arasında bir uyuşmazlık bulunmamaktadır.Davalı ... önce hissedar olduğu akabinde tüm hisseleri satın alarak satın aldığı davalı ... Süt ürünleri limited şirketi ile ... isimli marka ile ... üretip davacının satış yaptığı market zincirlerine satış yaptığından bahisle, öncelikle ... markalı ...nın davalı ... süt ürünleri şirketinde üretildiğinin tespiti, ürün ... mağazasına satıldığı tespit edilerek davacının satış yaptığını belirttiği market zincirlere satış yapmasının engellenmesi talep edilmiştir.Davalı ... tarafından ... üretilmiştir. Bu üretim davalı ... şahıs olarak üretmiş ve davacı ile yaptığı sözleşme doğrultusunda davacı tarafa üretim yapmıştır. Davalı ... şahıs olarak ürettiği ...nı davacının satış yaptığı market zincirlerine satış yapmamayı sözleşme ile kabul etmiştir. Oysa ki, önce bir kısım hissesi ve akabinde tüm hissesini satın alarak davacı ...'in sahibi olduğu diğer davalı ...süt ürünleri şirketi ayrı bir tüzel kişiliktir. Ayrı bir tüzel kişilik olan... süt ürünleri şirketinin ... isimli marka ile ... üretip marketlere satış yapması hukuken bir engel bulunmamaktadır. Davalı ... şahsi sorumluluk ile yaptığı sözleşme davalı şirket olan ... Şirketini etkilemesi mümkün değildir. Ayrıca birçok şirket ... üreterek market zincirlerinde satış yapmaktadır. Mahkemece, davacının tespit talepleri ve ... satışının engellenmesine yönelik davacı taleplerin reddine karar vermesi gerekirken, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş olması hatalı olmuştur. <br>HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;A)1-Davacı vekilinin istinaf talebinin REDDİNE,2- Davalılar vekilinin istinaf talebinin KABULÜNE,2- İstanbul 21. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 09/12/2020 tarih ve 2019/579 Esas, 2020/638 Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA,3- Davanın REDDİNE, B) İLK DERECE YARGILAMASI YÖNÜNDEN 1-Alınması gereken 427,60 TL maktu karar ve ilam harcının peşin alınan 44,40 TL harçtan mahsubu ile bakiye 383,20 TL harcın davacılara karar kesinleştiğinde İADESİNE,2-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde BIRAKILMASINA, 3-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca 30.000,00 TL TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalı tarafa VERİLMESİNE,<br>C) İSTİNAF İNCELEMESİ YÖNÜNDEN 1-Davacı tarafından yatırılan istinaf karar harcının davacıdan alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDINA, 2-Davalılar tarafından yatırılan istinaf karar harcının hüküm kesinleştiğinde ve talep halinde davalı tarafa İADESİNE,3-Davacı tarafından yapılan 162,10 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcı, 86,75 TL tebligat ve posta gideri ve 248,85‬ TL istinaf yargılama giderinin davacıdan alınarak davalı tarafa VERİLMESİNE, 4-Davalılar tarafından yapılan 162,10 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcı, 15,75 TL tebligat ve posta gideri olmak üzere toplam 177,85 TL istinaf yargılama giderinin davacıdan alınarak davalılara VERİLMESİNE, 5-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından vekâlet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,6-Gerek ilk derece gerekse istinaf aşamasında yatırılan gider avanslarından kullanılmayan kısımların karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatıran tarafa İADESİNE,Dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı HMK'nın 362/1-a bendi gereğince KESİN olmak üzere 26/11/2024 tarihinde oybirliği ile karar verildi.</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"99b5e18a84614d67","SID":"09a16fc8dc2f6359"}}