{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ   23. HUKUK DAİRESİ     Esas-Karar No: 2020/1997 - 2024/1665<br>\t             T.C.      <br>                            A N K A R A                                 <br>B Ö L G E    A D L İ Y E    M A H K E M E S İ\t<br>              23. H U K U K    D A İ R E S İ  <br>                    \t\t\t             (D Ü Z E L T E R E K    Y E N İ D E N    <br>\t\t\t            E S A S    H A K K I N D A    K A R A R)<br>ESAS NO\t: 2020/1997 <br>KARAR NO\t: 2024/1665<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br><br><br>İNCELENEN KARARIN:<br>MAHKEMESİ\t\t: Ankara 4. Asliye Ticaret Mahkemesi<br>TARİHİ\t\t\t: 07.07.2020<br>ESAS-KARAR NUMARASI\t: 2018/639 E., 2020/377 K.<br>DAVACI\t\t\t: <br>VEKİLİ\t:<br>DAVALI \t: <br><br>\tTaraf vekillerince yukarıda belirtilen karara karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK m.) 352. maddesi uyarınca, yapılan ön inceleme sonucu, eksiklik bulunmadığı anlaşıldığından inceleme aşamasına geçildi. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra, dosya incelendi.<br>\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ\t:<br>İDDİA VE SAVUNMALARIN ÖZETİ\t: <br>\tDavacı vekili,  taraflar arasında all risk sigorta poliçesi tanzim edildiğini, bu sigorta poliçesiyle teminat altına alınan ve davacının faaliyette bulunduğu inşaat şaniyesinde bulunan birtakım taşınırların 08.08.2017 tarihinde meydana gelen hırsızlık neticesinde çalındığını, gerek davacı şirkete gerekse alt taşeron olan ... Mühendislik Ltd. Şti. ye faturalandırılan bu taşınırların toplam güncel bedellerinin 128.732,10 TL olduğunu, all risk sigorta poliçesi kapsamında meydana gelen zararların ödenmesi için davalı sigorta şirketine başvuru yapıldığını, ancak davalının yalnızca 22.889,86 TL'yi ödeyebileceğini bildirdiğini, bu meblağın çalınan malzemelerinin ederinin çok altında olduğunu, davalının sigorta poliçesinde belirtilen yükümlülüklerini yerine getirmekten kaçındığını iddia ederek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 20.000-TL'nin 08.08.2017 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. <br>Davalı vekili, davacının başvurusu neticesinde hasar dosyasının açıldığını ve dosyada alınan eksper raporuna göre, davacının gerçek zararının 22.889,86 TL olarak hesaplandığını, ayrıca taşeron şirketin müvekkili şirketin sigortalısı olmadığını, poliçede buna dair hüküm olmadığını, davacının poliçeyi zenginleşme aracı olarak kullanmak istediğini, müvekkilinin tespit edilen gerçek zararı tazmine hazır iken davacının dava açma yoluna gittiğini savunarak davanın reddini istemiştir. \t<br><br>İLK DERECE MAH. KARARI ÖZETİ\t: <br>\tİlk derece mahkemesince \"...davacıya ait olup “All Risk Sigorta Poliçesi\" ile sigortalanan işyerinde 08/08/2017 tarihinde hırsızlık meydana geldiği, hırsızlık mahallinin gerçekleştiği sigortalı iş yerinde davacının risk analizi ve güvenlik yapılandırmasının öngördüğü şekilde çalışma yapmadığı, tel örgü, nöbet noktası, kamera sistemi, giriş kapılarının kontrolü, geçiş sistemleri, alarm sistemleri gibi güvenlik önlemlerini yeterince almadığı, güvenlik hizmelerini yerine getirirken ihmali davrandığı ve davacının kusurlu olduğu bu sebeple, rizikonun poliçe kapsamında değerlendirilemeyeceği, ancak zeyilnamalerde zeyilnamelerin sigorta poliçesinin eki olduğuna dair  kayıt düşüldükten sonra, “alt taşeron taşeronlar teminata dahildir” şeklinde hüküm bulunduğu gözetilerek alt taşeronlara ait malzemeler bakımından rizikonun poliçe kapsamında olduğu belirlenmiştir. Bu nedenle, sigortacının tazmine mecbur olduğu toplam zararın taşeron şirkete ait malzemeler bakımından 9.280,64 TL olduğu  anlaşılmış ve neticede  davanın kısmen kabulüne...\" karar verilmiştir.<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ\t:<br>\tİstinaf yasa yoluna başvuran davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle:<br>\tİlk derece mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda olayın meydana gelmesinde müvekkili şirkete de %50 oranında kusur yüklendiğini, polis tutanağı ile tespit edildiği ve bilirkişi raporunda da değinildiği üzere, hırsızlık olayına konu yerin kapalı, emniyetli ve kilitli bir depo olduğunu, burada muhafaza edilen eşyaların çalındığını, dolayısıyla müvekkili şirketin poliçede öngörülen güvenlik koşullarını sağladığını, bunun dışında olay yerinde tel örgü olup olmamasının somut olaya bir etkisinin bulunmadığını, zira kilitli kapıyı kıran hırsızların, tel örgüleri aşacağının da bariz ve öngörülebilir olmasına karşın bilirkişi kurulunca bu hususun göz ardı edildiğini, ilk derece mahkemesince de itirazlarının dikkate alınmaksızın rapora itibar edildiğini, keza olay yerinde müvekkili şirketin bekçisinin de bulunduğunu, şantiyenin koşulları itibariyle alınan bu güvenlik önlemlerinin hayatın olağan akışına ve işin gereklerine uygun olduğunu, ayrıca kamera, alarm ve geçiş sistemi gibi güvenlik önlemlerinin bulunmadığı kabulünden müvekkili şirkete kusur yüklenmesinin hakkaniyete aykırı olduğunu; <br>\tHükme esas alınan raporda hesaplama yapılırken, faturalarda yer alan birim fiyatlar üzerinden hesaplama yapılmış ise de çalınan malzemelerin olay tarihindeki değerinin birim fiyatlarının bunun en az üç katı olduğunu, bu hususun taraflarınca dosyaya sunulan güncel fiyat bilgisi ile de sabit olduğunu, dolayısıyla hesaplama yapılırken müvekkili şirketin zararının tespiti için salt fatura birim fiyatının kullanılmasının asıl zararı göstermediğini, bu nedenle ilk derece mahkemesinin hükme esas aldığı bilirkişi raporunda hesaplanan 22.889,86 TL değerindeki zararın da eksik hesaplama sonucunda tespit edildiğini, dosyaya sunulu belgelerle sabit olan 128.732,10 TL'lik zarar olgusunun kabulü ve buna göre hüküm kurulması gerektiğini beyan ederek yerel mahkeme kararının kaldırılmasını talep etmiştir.<br>\tİstinaf yasa yoluna başvuran davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle:<br>\tDavacı tarafın dilekçelerinde gerekli önlemlerin alındığını iddia ettiğini, ancak poliçe özel şartları ve teminat dışı kalma halleri gereğince, olayda davacının risk analiz ve güvenlik yapılandırmasının öngördüğü biçimde bir çalışma yapmadığının, hırsızlık riskinden zarar görebilecek sahada korunan değerin derecesine göre tel örgü, nöbet noktası...vb fiziki ve elektronik güvenlik önlemlerinin yeterli olarak alınarak güvenlik yapılandırmasını yapmadığının, ihmalli davrandığının ve kusurlu olduğunun açıkça tespit edildiğini,<br>\tAncak bilirkişilerce hesaplama yapılırken ekte tam metnini sundukları 702370 nolu poliçede yer alan muafiyet şartının hesaplama yapılırken dikkate alınmadığını, poliçenin ilgili maddesinde olay başına diğer doğal afetler/hırsızlık/yangın/bakım hasarının %10'u ve minimum 5.000,00 USD tenzili muafiyet uygulanacağının açıkça belirtildiğini, bilirkişilerce poliçenin bu hükmü uygulanmış olsa idi talep rakamı göz önüne alındığında davacının müvekkili şirketten herhangi bir alacağının olmadığının açıkça görüleceğini, bu sebeple kararın eksik incelemeye dayalı bilirkişi raporu doğrultusunda verilmiş olması nedeni ile ortadan kaldırılması gerektiğini;<br>\tYine poliçenin 4. maddesinde \"Şantiye merkez sahası, depo, yatakhane, v.b. tesislerin güvenlik çiti ile çevrili ve 24 saat güvenlik kontrolü altında olması…\" gerektiğinin yazılı olduğunu, davacının kabulünde olduğu üzere sadece gece 20:00 - 06:00 arasında bekçi bulundurduklarından ihmali bu davranışlarının açıkça poliçeye aykırılık teşkil ettiğinden taleplerinin reddi gerektiğini;\tYargıtay'ın bir çok yerleşik kararında belirtildiği üzere \"hiç kimse kendi kusuruna dayanarak hak elde edemez\" evrensel kuralı gereğince, davacı şirketin gerekli önemleri layığı ile almış olması halinde davaya konu zararın gerçekleşmeyeceği ve poliçeye aykırılık  sabit olduğundan davacı tarafın tüm taleplerinin reddi gerektiğini beyan ederek yerel mahkeme kararının kaldırılmasını talep etmiştir.<br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ,<br>HUKUKİ SEBEP VE GEREKÇE\t\t:<br>\t1-Dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere,   HMK m. 355/1 gereği incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, re'sen gözetilmesi gereken, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmamasına göre davalı vekilinin tüm; davacı vekilinin ise aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer hususlara yönelik istinaf sebeplerinin reddine karar vermek gerekmiştir. \t <br>2-Dava, inşaat bütün riskler sigorta poliçesi kapsamında, davacıya ait şantiye sahasında meydana gelen hırsızlık olayı nedeni ile oluşan maddi zararın tahsili istemine  ilişkindir.<br>Davalı tarafça açılan hasar dosyasında yaptırılan ekspertiz incelemesi sonucu, davacının kendisine ait çalınan malzemeler nedeni ile gerçek zararının 22.889,86-TL olduğu, davalının da rizikoyu poliçe teminatı kapsamında kabul ederek bu rakamı ödemeye hazır olduğu dosya kapsamından anlaşılmaktadır. Bu husus davalı tarafça cevap dilekçesinde de açıkça ifade edilmiştir. Mahkemece yaptırılan bilirkişi incelemesi sonucu bu mallar için gerçek zarar miktarının ekspertiz raporunda belirtilen işbu miktar kadar olduğu tespit edilmiştir. Diğer yandan, davalı tarafın cevap dilekçesinde kusura yönelik herhangi bir savunması da yoktur. Buna rağmen mahkemece kusur incelemesine girişilmesi doğru olmamıştır.<br>Şu hale göre davacı tarafın; sigorta poliçesine ek zeyilnamede, taşeronların da  teminata dahil edildiği dikkate alınarak taşeronlara ait olduğu kabul edilen ve miktarı bilirkişi raporu ile belirlenen 9.280,64-TL ile kendisine ait olan ve çalınan 22.889,86-TL tutarındaki malzemeler için toplam 32.170,50-TL için talepte bulunabileceği, ancak bu davadaki isteminin de 20.000,00-TL olduğu dikkate alınmak suretiyle davanın tümden kabulüne karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu şekilde karar verilmesi doğru olmamış, HMK m. 353/1,b,2 gereğince kararı düzelterek yeniden esas hakkında karar verilmesi gerekmiştir.\t<br>HÜKÜM \t\t\t: <br>Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere:\t<br>\tI-Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin tüm; davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan hususlara ilişkin sair istinaf sebeplerinin reddine.<br>\tII-Yukarıda (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile:<br>\tAnkara 4. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin  2018/639 E., 2020/377 K. sayılı dava dosyasında verdiği 07.07.2020 tarihli KARARINI DÜZELTEREK YENİDEN ESAS HAKKINDA KARAR VERİLMESİNE.<br>\tBuna göre:<br>\t\"Davanın kabulü ile:<br>20.000,00-TL'nin 08.08.2017 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte  davalıdan alınarak davacıya verilmesine.<br><br>Karar ve ilam harcı:<br>\tAlınması gereken 1.366,20-TL harçtan peşin alınan 341,55 TL harcın düşümü ile kalan 1.024,65- TL harcın davalıdan tahsili ile Hazine’ye gelir kaydına.<br> Yargılama giderleri ve gider avansı:<br>Davacı tarafça sarf edilen 382,65-TL harç, 2.394,00 TL yargılama gideri toplamı 2.776,65-TL’nin davalıdan alınıp davacıya verilmesine. Gider avansının kullanılmayan kısmının karar kesinleştiğinde davacıya iadesine.<br>Vekalet ücreti:<br>A.A.Ü.T. uyarınca 20.000,00-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine.\"\t <br><br>\tII-Peşin alınan istinaf karar harcının davacıya iadesine; davalıdan alınması gereken  1.366,20-TL harçtan peşin alınan 158,50-TL'nin mahsubu ile kalan 1.207,70-TL harcın davalıdan alınıp Hazine'ye gelir kaydına.<br>\tIII-HMK m. 359/4 gereğince kararın tebliği, harç tahsil müzekkeresi yazılması ve gider avansı iadesi işlemleri ile m. 302/5 gereğince kesinleşme kaydı ve kesinleşme kaydı yapılan kararların yerine getirilmesi için gerekli bildirimlerin ilk derece mahkemesi tarafından yapılmasına.\t<br>\t11.12.2024  tarihinde,  dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda,\t\tHMK m. 362/1,a gereğince miktar veya değeri  üç yüz yetmiş sekiz bin iki yüz doksan  (378.290,-) Türk Lirası'nı geçmeyen davalara ilişkin kararlar hakkında temyiz yoluna başvurulamayacağından miktar itibari ile KESİN olmak üzere, OYBİRLİĞİYLE karar verildi.<br>GEREKÇELİ KARAR YAZIM TARİHİ           \t:  12.12.2024<br><br>       Başkan                     Üye                 Üye                 Katip \t\t\t<br>  <br><br><br><br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"9fbe812d7366b6a5","SID":"c222a413addc7e2e"}}