{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>19. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO:2024/2348 <br>KARAR NO:2024/2278<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ:İSTANBUL 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ:12/07/2024<br>NUMARASI:2024/391 Esas - 2024/527 Karar<br>DAVANIN KONUSU:İtirazın İptali (Vekalet Sözleşmesinden Kaynaklanan)<br>KARAR TARİHİ:05/12/2024<br>İstanbul 13. Asliye Ticaret Mahkemesinin 12/07/2024 tarihli, 2024/391 Esas, 2024/527 Karar sayılı dosyasında verilen karar istinaf incelemesi için dairemize tevzi edilmekle Dairemiz yukarıda belirtilen esas sırasına kaydı yapıldı.Dosya incelendi. Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müflis Banka iflas etmiş olup, İflastan önce Müflis Banka ile avukatlık sözleşmesi olan borçlunun Bankaya olan avans borçları için icra takibi başlatıldığını, borçlunun iş bu icra takibine itiraz ettiğini ve takibi durdurduğunu, haksız olarak itiraz edilip durdurulan takibin devamı için iş bu huzurdaki itirazın iptali davasını açma zorunluluğu hasıl olduğunu, ... Arabuluculuk Dosya No ile 22/05/2024 tarihinde zorunlu arabuluculuk dava şartına başvurulmuş olup 03/07/2024 tarihli arabuluculuk toplantısında anlaşamama tutanağı düzenlendiğini, borçlu (davalının) yetkiye itirazı hukuka aykırı olup aralarında imzalanan avukatlık sözleşmesinin 27. Mad. Gereğince sözleşmeyle ilgili her türlü uyuşmazlıklarda İstanbul Mahkeme ve İcra Dairelerinin yetkili olduğunu, iş bu sebeple davacının tüm itirazları haksız olup reddi gerektiğini, borçlu ile Müflis Banka arasında 20/02/2014 tarihinde akdedilen avukatlık sözleşmesi mevcut olduğunu, borçlu ile akdedilen avukatlık sözleşmesinin feshedilmiş olması sebebiyle borçlunun uhdesinde bulunan 5.745,33 TL tutarındaki avans borcu için borçluya 27 Ağustos 2021 tarihinde Kadıköy ... Noterliğinden ... yevmiye nolu ihtarname çekildiğini, borçlu ihtarnameye cevap vermediğini, Müflis Bankaya ödemeye ilişkin herhangi bir makbuz vs. sunmadığını, ihtarnamede de bildirildiği üzere Müflis Banka kayıtlarında yapılan inceleme neticesinde; borçlu, kendisine avukatlık sözleşmesinden kaynaklı tevdi edilen icra/dava dosyalarında yapılacak işlemler için masraf avansı almış olup, bu masraf avansının 5.745,33 TL tutarındaki kısmını Müflis Bankaya iade etmediğini, yapılan incelemede söz konusu tutarın İcra ve/veya mahkeme işlemlerinde kullanıldığını gösteren makbuzların da bulunmadığının tespit edildiğini, iş bu sebeple borçlu hakkında takip başlatmak için öncelikle bağlı bulunduğu Konya barosuna bildirim yapıldığını, sonrasında borçlu hakkında İstanbul Banka Alacakları İcra Dairesi ... Esas sayılı dosyasından 5.745,33 TL masraf avansı alacağı 333,79 TL noter masrafı, 920,28 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 6.999,40 TL üzerinden takip başlatıldığını, borçlunun iş bu takibe haksız olarak itiraz edip durdurduğunu, işbu sebeple haksız itirazın iptaline karar verilmesini ve davalı aleyhine  %20 icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ettiklerini, borçlunun borca dair tüm itirazları (zamanaşımı, ferileri vb.) haksız ve hukuka aykırı olduğunu, müvekkil müflis banka yargı harçlarından muaf kurum olup karar verilirken müflis bankanın harçtan muaf tutulması gerektiğini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. İstanbul 13. Asliye Ticaret Mahkemesi  12/07/2024  tarih,  2024/391 Esas, 2024/527  Karar sayılı \"İş bu davaya bakmaya Mahkememiz görevli olmadığından HMK 'nun 114/1-c ve 115/2 madde uyarınca Mahkememizin görevsizliği sebebiyle davanın dava şartı yokluğundan usulden reddine,\" kararı davacı tarafından istinaf edilmiştir. Davacı, normlar hiyerarşisi gereğince özel kanun olan 5411 sayılı Bankacılık Kanunu 142.maddesi gereğince faaliyet izni kaldırılan bankaların iflas daireleri tarafından açılan hukuk davaları 1 ve 2 nolu Asliye Ticaret Mahkemelerinde görülmekte olup ilk derece mahkemesi kararının usul ve yasaya aykırı olduğu gerekçesiyle istinaf talebinde bulunmuştur. Dosya incelendiğinde, taraflar arasında avukatlık ücret sözleşmesi imzalandığı, davalı avukatın uhdesinde kalan avans borcunu ödemediğinden bahisle başlatılan takibe yapılan itirazın iptali talebinden ibaret olduğu tespit edilmiştir.İlk derece mahkemesince \"...Somut olayda, uyuşmazlığın dayanağı İstanbul Banka Alacakları İcra Dairesinin 2023/17636 Esas sayılı takip dosyası olduğu, takibe dayanak borcun sebebinin taraflar arası gerçekleşen avukatlık sözleşmesinden kaynaklandığı, bu haliyle TTK'nun 4. Maddesinde sayılan mutlak ticari davalardan olmadığı gibi, aynı maddenin 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'na atıfla mutlak ticari dava konusu kabul ettiği sözleşmelerden de değildir. Nispi ticari davalar ise; tarafların tacir sıfatına haiz olduğu ve her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili uyuşmazlıklardan doğan davalardır. Bir başka ifade ile, bu davalar ya bir ticari işletmeyi ilgilendirmeli ya da iki taraf için de ticari sayılan hususlardan doğmaları halinde ticari dava olarak nitelendirilebilirler.Bir hukukî işlemin veya fiilin TTK'nın kapsamında kaldığının kabul edilmesi için yasanın amacı içerisinde yukarıda tanımları verilen bu kanunda düzenlenen hususlarla bir ticari işletmeyi ilgilendiren  bir hukuki işlemin veya fiilin  olması gerekir.Davanın nispi ticari dava olup olmadığının değerlendirilebilmesi için her ne kadar davacı taraf şirket sıfatını haiz olup tacir olsa da, davalının tacir olmaması, davalının avukat olduğu ticari işletmeleri de bulunmadığı bu nedenle davanın nispi ticari dava olmayacağı  uyuşmazlığın çözümünde genel Mahkemeler olan Asliye Hukuk Mahkemeleri görevli olduğundan, Bu doğrultuda davacı tarafından davalı aleyhine açılan davanın davaya bakmaya mahkememiz görevli olmadığından HMK 114/1-c ve 115/2 maddeleri gereğince dava şartı noksanlığı nedeniyle davanın usulden reddine,...\" gerekçesiyle  karar verildiği görülmüştür.Dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, İlk Derece Mahkemesi kararının gerekçesinde yapılan  hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı  incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmadığı,  mahkemece verilen kararın yerinde bulunduğu anlaşılmakla davacının istinaf itirazları yerinde görülmediğinden istinaf başvurusunun esastan reddine dair  aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.\t<br>HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle:Davacının istinaf kanun yolu başvurusunun ESASTAN REDDİNE, İstinaf kanun yoluna başvuran davacı harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına, Davanın ve dosya üzerinde yapılan yargılamanın niteliği ve avukatlık asgari ücret tarifesi göz önünde bulundurularak aleyhine istinaf kanun yoluna başvurulan için vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına,İstinaf kanun yoluna başvuru için yapılan yargılama giderlerinin kanun yoluna başvuran davacı üzerinde bırakılmasına, artan kısmın talep halinde ilk derece mahkemesince yatırana iadesine,Karar tebliği, harç takibi ve avans iadesi işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine,Dair; dosya üzerinde, tarafların ve vekillerin yokluğunda oy birliği ile KESİN olarak verilen karar,  açıkça okundu. 05/12/2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"c12fe6d293803592","SID":"d9b2fd3401e170d5"}}