{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. GAZİANTEP BAM   11. HUKUK DAİRESİ     <br>T.C.<br>GAZİANTEP<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>  11. HUKUK DAİRESİ<br><br>DOSYA NO\t: .............<br>KARAR NO\t: .............<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br><br>BAŞKAN\t\t: ...  (...)<br>ÜYE\t\t: DR. ...  (...)<br>ÜYE\t\t: ...  (...)<br>KATİP\t\t: ...  (...)<br>İNCELENEN KARARIN    <br>MAHKEMESİ\t: Şanlıurfa Asliye Ticaret Mahkemesi<br>TARİHİ\t\t: ..........<br>NUMARASI\t\t: ..........<br>DAVACI\t: ... - ...<br>VEKİLİ\t: Av. ...<br>DAVALI\t: ... - ...<br>VEKİLİ\t: Av. ... <br>DAVANIN KONUSU\t: Menfi Tespit (Kambiyo Senedinden Kaynaklanan)<br>İSTİNAF KARARININ\t<br>KARAR TARİHİ\t: 11/12/2024<br>YAZIM TARİHİ\t: 11/12/2024<br><br>Taraflar arasında görülen davada yerel mahkemece verilen karar davacı vekilince istinaf edilmekle, dosyadaki tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:<br>DAVA: Davacı vekili, müvekkilinin dava dışı keşideciden almış olduğu bonoları iş yerine getirip  tahsili için yanında bulunan ön büro muhasebe elemanı olarak çalışan davalının oğlu olan ...’a söz konusu senetlerin vade tarihlerinin takip edilmesi, vadesi gelenlerin tahsili için senetleri kendisi olmadığında da senetlerin işlemsiz kalmaması için cirolayarak teslim ettiğini, davalının oğlu olan ...'ın müvekkilinin yanında uzun yıllar çalışmasının da verdiği güven neticesinde tüm banka muhasebe ve hesap işlerini yürüterek, müvekkili namı ve hesabına tüm bankalarda para çekme yatırma senet ve çek tahsili işlemleri yaptığını, müvekkilinin uzun yıllardır yanında çalışan personeline güvendiğini, iş yükü ve iş nedeniyle sürekli olarak il dışına çıkması ve ailesel faktörler nedeniyle iş yeri muhasebe tahsilat işlemleri ile dava dışı personelinin ilgilenmesiyle dava konusu senetleri de oluşan bu güven neticesinde cirolayarak iş yeri kasasına koyduğunu, senetlerin içinde olduğu kasanın diğer anahtarının da dava dışı personelinde olduğundan tahsilatını gerçekleştirmesini istediğini, senetlerin bir tanesinin ödeme günü geldiğinde müvekkilinin borçluyu arayıp ödeyip ödemeyeceğini sorması, borçlunun ekonomik olumsuzluklar öne sürüp zaman istemesi nedeniyle müvekkil çalışanına senetlerin tahsilatının bekletilmesi talimatını verdiğini, ancak dava dışı müvekkilinin çalışanı ...'ın kasadan müvekkilin bilgisi ve onamı olmadan söz konusu senetleri alıp babası olan davalıya verdiğini, babası olan davalının söz konusu senetleri banka kanalıyla protesto ettirip daha sonra ilk senet yönünden yine müvekkilin bilgi ve onamı olmadan İstanbul ......... Esas sayılı dosyası üzerinden takip başlattığını, ............ Ayında davalının oğlunun işe gelmemesi nedeniyle aranmışsa da kendisine ulaşılamadığını, sonrasında şahsın dava konusu senetlerin de kendisi tarafından alındığının fark edildiğini ve hemen bu hususa ilişkin ihtar çekildiğini, dava dışı personel tarafından.............. Esas sayılı dosyası üzerinden müvekkile ödeme emri gelmesiyle davalının oğluyla fikir ve eylem birliği halinde müvekkil aleyhine davrandıkları tespit edildiğini, .......... sor. üzerinden suç duyurusunda bulunduklarını savcılık tarafından her ne kadar ............. kararı verilmişse de soruşturmada davalı ve dava dışı müvekkilin çalışanın beyanının bedelsizlik iddialarını doğruladığını,  ... müvekkil ile ortak iş yaptıklarını kendisinin sermaye olarak ........... TL’ ye karşılık senetlerin kendisine verildiğini ifade etmişse de asgari ücretle yanında çalışan bir kişinin bu denli bir işlemi yapmasının hayatın olağan akışına aykırı olmakla birlikte davalının da alınan ifadesinde senetlerin müvekkil cirosuyla oğluna geçtiğini oğlunun da kendisine verdiğini beyan etmiş olup söz konusu senetlerin ciro silsilesine bakıldığında dava dışı ... tarafından yapılmış bir ciro söz konusu olmayıp ciro silsilesinde kopukluk olduğundan davalının dava konusu senetler yönünden yetkili hamil olmadığını belirterek; .......... Esas sayılı takip dosyası nedeniyle davalıya borçlu olmadıklarının tespiti ile başlatılan takiplerin müvekkil yönünden iptaline, davalı uhdesinde bulunan senetlerin istirdatına, davalının asgari %20 kötü niyet tazminata mahkum edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br><br>CEVAP: Davalı vekili, ciro silsilesinde herhangi bir kopukluk bulunmadığını, anılan senetlerin davacı borçlu ... tarafından bizzat kendi eli ile aralarındaki ticari ilişkiye dayalı olarak müvekkile verilip cirolandığını, müvekkilin oğlu ... ...'ün çalışanıysa da ....... ..........   çalışanı olmayıp pay sahibi olduğunu, senetlerin keşidecisi olan..........'i müvekkil ... ve oğlu ...'ın tanımadığını, müvekkil ve oğlunu ......... şirketinin pay sahibi olan ......... ile tanıştıran ve onların pay sahibi olmaları için ikna edip sözde aracı olan şahsın ... olduğunu, müvekkilin oğlu ... ......... pay sahibi olarak girdiğinde ve pay devrini aldığında, ...'ın babası olan ve devralınan payda örtülü ortak olan ...'ın  .......... TL üzerinde bir meblağı ...'e verdiğini, pay sahibi oldukları şirketten herhangi bir ücret alamayınca ...'e başvurup keşidecisinin ........ şirketinin yöneticisi olan..........'e ait olan ve kendisine cirolanmış olan senetleri bizzati kendisinin müvekkile cirolayıp teslim ettiğini, kısacası müvekkil ile davacı arasındaki ticari ilişkiye dayalı davacı tarafından müvekkile senet verildiğini, kaldı ki senetten dolayı ortaya çıkan borç ilişkisi asıl ilişkiden mücerret olup asıl ilişkideki bağ ortadan kalksa bile kıymetli evraktan kaynaklanan borç sona ermez kuralı gereğince davacı/borçlunun itirazının davasının reddi gerektiğini, her ne kadar savcılık dosyası delil gösterilmişse de müvekkilinin ilgili dosyadan takipsizlik kararı aldığını, savcılıktaki davacının beyanları çelişkili olduğunu beyanla davanın reddini dilemiştir.<br>İLK DERECE MAHKEME KARARI: Mahkemece,  davacının bedelsizlik iddiasına yönelik ikame ettiği delillerle somutlaştırma yükümlülüğünü yerine getirmediği, soruşturma dosyası, bono suretleri, ihtarname, .......... kayıtları ve tanık ...'in beyanlarından oluşan delillerinin bu iddiasını ispat edecek yeterlilikte bulunmadığı, zira dava konusu senetlerin ......... tarihinde düzenlendiği, dava dışı ............. Şirketindeki payın dava dışı tanık ... tarafından ......... tarihinde iktisap edildiği, dava dışı......... protesto ihbarnamesi çekildiği, tanık ...'ın davacının ortağı ve yetkili müdürü olduğu ........... çalışmaya başladığı ve bu iş yerinden .......... ayında ayrıldığı, senetlerin ............  vade tarihlerine sahip olduğu nazara alındığında davacının bu senetlerin iradesi dışında davalı tanık tarafından alındığının ikame edilen deliller değerlendirildiğinde kabulüne imkan bulunmadığı, dava dışı tanık ...'ın soruşturma evresinde verdiği .......... tarihli ifadesinde dava konusu senetlerin kendisine ait olduğu, dava konusu senetlerin davacıya .......... TL tutarında verdiği para karşılığı olduğunu ikrar ettiği, davalı tarafından soruşturma evresinde verilen ............ tarihli ifadesinde dava konusu senetlerin tanık ... tarafından karı ve alacağına karşılık olarak verildiğini ikrar ettiği, tarafların yargılamalara konu olan husumetlerinin safahati nazara alındığında iddialarının ve savunmalarının birbirleri ile çelişik olduğu, ancak davacı tarafça senet metninin aksine temel ilişkinin yokluğu hususundaki ispat külfetinin yerine getirilmediği,  bununla beraber her ne kadar davacı tarafça açıkça iddia edilmese de itiraz mahiyetinde olduğundan ödeme savunmasının da irdelenmesi gerektiği, dava konusu senetlere yönelik yapılan ödeme iddialarının davalı tarafça kabul edilmediği, HMK 200 vd. gereği ödeme iddiasının tanıkla ispat edilemeyeceği, her ne kadar tanık ... davalı tarafça da tanık olarak bildirilmiş ise de; davalının ödeme hususunda bu tanık delilini ikame etmediğinden bu tanığın ödemeye dair beyanlarına itibar edilemeyeceği, davacı tarafından dava dilekçesi ekinde sunulan dekontların açıklama kısmında dava konusu senetlere açık bir atfın bulunmadığı, davalı tarafından ............. esas sayılı dava dosyasında görülen yargılamada; \"dosyaya sunulan makbuzları ben kabul ediyorum. ......... TL ödeme bana yapıldı ancak benim ... ile cari hesap ilişkim vardır. Ödemeleri de bu hesaba ilişkin aldım\" şeklinde bağlantısız bileşik ikrarda bulunduğu, bu halde ispat yükünün yer değiştirmeyeceği, senetlerin irade dışında elden çıktığı ve temel ilişkinin yokluğuna yönelik iddiaların ve ödeme olgusunun usulüne uygun şekilde ikame edilmiş deliller ile ispat edilemediği gerekçeleriyle davanın reddine karar verilmiştir. <br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili, taraflar arasında hiçbir ticari ilişki bulunmadığı gibi bu duruma yönelik yapılan yargılamada bu hususun davalılar tarafından ispat edilemediğini, müvekkilinin dava konusu bonoları cirolayıp davalıya vermediğini, bu durum zaten davalı tarafından soruşturma dosyasında avukat huzurunda vermiş olduğu ifadesinde açıkça dile getirildiğini, aynı şekilde dava dışı oğlu tarafından da müvekkil ile davalı arasında bir ticari ilişki olmadığı dava konusu bonoları kendisi tarafından babasına verildiği avukat huzurunda verilen kolluk ifadesinde açıkça belirtildiğini, bu haliyle davalı eline geçen bonolarda bir ciro kopukluğu söz konusu olmakla birlikte yargıtay kararlarında da açıkça belirtildiği üzere kolluk huzurunda verilen ifadelerde belirtilen hususlar hukuk mahkemelerindeki yargılamalarda kesin delil niteliğinde olmasına karşın mahkemece bu husus irdelenmeksizin eksik incelemeyle karar verildiğini, bonolar yönünden davalılar tarafından dava dışı şirket ve ....... tahsilatlar yapıldığını, bu hususa ilişkin dekontlar sunulduğunu, ortak tanık tarafından bu durum beyan edilmesine rağmen mahkemece bu ödemeler yönünden tanık dışı delille ispat edilmediği öne sürülmüşse de; davalının beyanları (isticvap) ve ........ alınan beyanında birbirlerini tanımadıkları ve aralarında bir ticari ilişki olmadığının kabul edildiğini, tanık ....... müvekkili dışında davalı veya oğlunu tanımadığını kendisinin şirkete ortak olarak müvekkilini olduğunu belirtmesine karşın mahkemece davalıya dava dışı keşideci sıfatıyla yapılan ödemelerde dekontlarda açıklık olmadığı başka cari hesap ödemesi olacağı öne sürülmüşse de birbirini tanımayan görmemiş ve kendi beyanlarıyla da ticari ilişkisi olmayan kişilerin aralarında dava konusu bono dışında bir ticari ilişkinin varlığı kabul edilerek bedelsizlik itirazının bu şekilde soyut ve dosyadaki maddi bulgular nazara alınmaksızın değerlendirilmesinin açıkça hukuka aykırı olup kararın kaldırılması gerektiğini belirterek istinaf başvurusunda bulunmuştur. <br>İNCELEME VE GEREKÇE: Dava hukuki niteliği itibariyle, bonoların bedelsizliği iddiasına dayalı menfi tespit istemine ilişkindir.<br>Takip ve dava konusu bonolar incelendiğinde; lehtarın ..., keşidecisinin dava dışı ........ , avalistin ... olduğu, ........ ......... TL bedelli, ....... vadeli ........ TL bedelli, ........ TL bedelli, 25/02/2020 vadeli 65.000 TL bedelli olduğu, hamil  sıfatıyla davalı ...'ın senedi elde bulundurduğu anlaşılmaktadır.<br>Davacı vekili, takip dayanağı senede konu olabilecek herhangi bir ticari faaliyetin olmadığını bu nedenle bononun bedelsiz olduğunu ileri sürmüşse de; asıl olan senede karşı senetle ispat kuralı olup, senede karşı senetle ispat kuralının istisnaları HMK'nın 203. maddesinde tahdidi olarak düzenlenmiştir. Salt borçlunun sosyal ekonomik durumu ya da senet vermek için sebebinin bulunmadığı vs. sebeplerden bahisle \"hayatın olağan akışına aykırılık\" gibi kanuni olmayan argümanlarla senede karşı senetle ispat kuralı bertaraf edilemez. Kambiyo senedi soyut borç ikrarı niteliğini haizdir. Aksi yönde talil olmadığı sürece davalı senet alacaklısını ispat yükünden kurtarır. Davacının mesleği ve sosyal ekonomik durumu gibi hukuki  ya da kanuni olmayan gerekçelerle HMK'nın 200 vd. maddelerde düzenlenen senetle ispat kuralı esnetilemez.<br>Bu bağlamda bonolarda ciro yoluyla hamil olan davalı ...'ın cevap dilekçesinde; oğlu ...'ın ...'ün çalışanı olduğunu,  fakat ... çalışanı değil pay sahibi olduğunu, davalının oğlu ...'ın dava dışı keşideci ... şirketine pay sahibi olarak girdiğinde ve pay devrini aldığında, ...'ın babası olan ve devralınan payda örtülü ortak olan davalı ...'nin ....... TL'nin üzerinde bir meblağı ...'e verdiği, davalının pay sahibi oldukları şirketten herhangi bir ücret alamayınca ...'e başvurup, ... ve keşidecisinin ... şirketinin yöneticisi olan ........'e ait olan ve kendisine cirolanmış olan senetleri bizzat teslim ettiğini, yani davalı ile davacı arasındaki ticari ilişkiye dayalı olarak davacı tarafından müvekkile senet verildiğini belirtmesi karşısında senede karşı senetle ispat kuralı kapsamında ispat yükünün yer değiştirmeyeceği kanaatine varılarak davacı vekilinin istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.<br>Netice olarak HMK'nın 355. maddesi kapsamında yapılan tetkikat sonucunda; davacı vekilinin istinaf başvuru nedenleri ile sınırlı olarak dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucu, ilk derece mahkemesinin kararında ve gerekçesinde yasa ve usule aykırılık bulunmadığı gibi kamu düzenine aykırılık da görülmediğinden, davacı ve davalı vekillerinin vaki istinaf başvurularının HMK'nın 353/1-b.(1) maddesi uyarınca esastan reddine dair aşağıdaki hüküm verilmiştir.<br>HÜKÜM : Yukarıda Açıklanan Nedenlerle;<br> 1-Davacı ... vekilinin vaki istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.(1) maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,<br>2-Kafi miktarda harç alınmakla yeniden harç alınmasına yer olmadığına,<br>3-Davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,<br>4-HMK'nın 333. maddesi uyarınca artan gider avansının ilgili tarafa iadesine,<br>5-İstinaf yargılaması duruşmalı yapılmadığından vekalet ücreti tayinine yer olmadığına,<br>6-HMK'nın 359/4. maddesi uyarınca kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine,<br>Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde HMK'nin 353 ve 362/1-a bendi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verilmiştir. 11/12/2024<br><br><br><br>...<br>Başkan ...<br>  ¸e-imzalıdır <br>Dr. ... <br>Üye ... *<br>  ¸e-imzalıdır <br>    ... <br>Üye ...<br>  ¸e-imzalıdır <br>...<br>Katip ...<br>  ¸e-imzalıdır <br> <br><br><br><br>  NOT: BU BELGE ELEKTRONİK İMZA İLE İMZALANMIŞ OLUP AYRICA ISLAK İMZA UYGULANMAYACAKTIR. \"5070 Sayılı Yasanın 5. ve 22. maddeleri gereğince elektronik imza ile oluşturulan belgeler elle atılan ıslak imza ile aynı hukuki sonucu doğurur.\"<br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"dce60ec4932b4712","SID":"865fa059a0f030af"}}