{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM  35. HUKUK DAİRESİ     <br>T.C.<br>ANKARA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>35. HUKUK DAİRESİ<br><br><br>DOSYA NO\t: 2023/854 <br>KARAR NO\t: 2024/1464<br><br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>K A R A R <br><br><br>BAŞKAN\t\t: ...  (...)<br>ÜYE\t\t: Dr....  (...)<br>ÜYE\t\t: ...  (...)<br>KATİP\t\t: ...  (...)<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 17/04/2023<br>NUMARASI\t\t: 2021/230 Esas - 2023/269 Karar<br><br>DAVACI\t:.\t  <br>VEKİLLERİ\t<br>DAVALI\t:<br>DAVANIN KONUSU\t: Tazminat<br>KARAR TARİHİ\t: 20/11/2024<br>GEREKÇELİ KARAR <br>YAZILMA TARİHİ\t: 11/12/2024<br><br>\tMahalli mahkemesince verilen karara karşı davalı vekili ve katılma yoluyla davacı vekili tarafından süresi içinde ayrı ayrı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda;<br>\tTARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI<br>\tDavacı vekili dava dilekçesinde, 17.09.2018 tarihinde davalıya sigortalı olup davacının yolcu olarak bulunduğu aracın sürücüsünün direksiyon hakimiyetini kaybetmesiyle meydana gelen tek taraflı kazada davacının yaralandığını belirterek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla sürekli iş göremezlik zararı için 10.000,00 TL, geçici iş göremezlik zararı için 10,00 TL ve bakıcı gideri zararı için 10,00 TL olmak üzere toplam 10.020,00 TL tazminatın kaza tarihinden itibaren hesaplanacak avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiş, ıslah dilekçesi ile geçici bakıcı giderine ilişkin dava değerini 2.029,50-TL, geçici işgöremezlik zararına ilişkin dava değerini 10.692,41-TL, sürekli işgöremezlik zararına ilişkin dava değerini 360.000-TL olarak artırmıştır.<br>\tDavalı vekili cevap dilekçesinde; davanın reddine karar verilmesini istemiştir.<br>\tİLK DERECE MAHKEMESİ KARARI<br>\tMahkemece yapılan yargılama neticesinde; 360.000,00 TL sürekli iş göremezlik alacağı, 8.553,93 TL geçici iş göremezlik alacağı ve 1.623,60 TL bakıcı giderinden oluşan toplam; 370.177,53 TL'nin 22/12/2020 temerrüt tarihinden itibaren hesaplanacak değişen oranlı yasal faiziyle birlikte davalıdan alınıp davacıya ödenmesine, fazlaya dair istemin reddine karar verilmiş, karar davalı vekili ve katılma yoluyla davacı vekili tarafından ayrı ayrı istinaf edilmiştir.<br>\tİLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ<br>\tDavacı vekili katılma yoluyla istinaf dilekçesinde, hükme esas alınan bilirkişi raporundaki hesaplamaya esas gelirin hatalı belirlendiğini, davacının ticaret ile uğraştığını ve aylık gelirinin asgari ücretten yüksek olduğunu, mahkemece hesaplanan tazminattan hatır taşıması indirimi yapılmasının yerinde olmadığını, davalı vekilinin cevap dilekçesi süresinde olmadığından hatır taşıması indirimi de yapılamayacağını, kaldı ki uygulanan hatır taşıması oranının da  fahiş olduğunu, faiz başlangıç tarihinin kaza tarihi olması gerektiğini, ayrıca avans faizine hükmedilmesi gerektiğini, yeniden yargılama yapılacak olması halinde; maluliyet ve kusur oranları ile hesaplamaya esas gelir ve ücretler, hesaplama yöntemi ile yine hesaplamaya esas diğer verilerde meydana gelmiş ve gelecek artış ve lehe değişiklikler yönünden tüm yasal haklarını saklı tuttuklarını belirterek kararın kaldırılmasını istemiştir.<br>\tDavalı vekili istinaf dilekçesinde, mahkemece hükme esas alınan kusur durumunu kabul etmediklerini, müterafik kusur hali değerlendirilmeden karar verilmesinin yerinde olmadığını, alkollü sürücünün aracında seyahat etme durumunun somut olay yönünden gerçekleştiğini, dosyada mevcut alkol raporu ile de sabit olduğu üzere araç sürücüsünün alkollü olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasını istemiştir.<br>\tDELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE<br>\tMahkemece verilen kararda kamu düzenine aykırılık görülmediğinden HMK'nın 355. maddesi gereğince istinaf eden tarafların sıfatına göre ve istinaf sebepleri ile sınırlı olarak yapılan inceleme sonucunda;<br>\tDava, trafik kazası sonucu oluşan cismani zarar nedeniyle maddi tazminat istemine ilişkindir. <br>\tSomut olayda, kaza tespit tutanağı uyarınca, 17.09.2018 tarihinde sürücü ...’nin sevk ve idaresindeki araçla seyri sırasında sürücünün direksiyon hakimiyetini kaybetmesiyle meydana gelen tek taraflı kazada sürücünün kural ihlali olduğunun belirlendiği, mahkemece kazanın tek taraflı kaza olması ve davacının kaza yapan araçta kusursuz yolcu konumunda olması nedeniyle münferiden kusur raporu alınmadığı, kaza yapan aracın kaza tarihini kapsayan ZMM sigorta poliçesinin davalı ... tarafından tanzim edildiği, mahkemece Dokuz Eylül Üniversitesi'nden alınan Özürlülük Ölçütü ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Yönetmelik kapsamında düzenlenen rapor uyarınca kaza neticesi davacıda meydana gelen yaralanma sonucu davacıda %17 oranında sürekli çalışma gücü kaybı oluştuğu, yaralanmaların iyileşmesi için geçmesi gereken 180 günlük süre içerisinde davacının geçici iş göremez hale geldiği ve bu sürenin 30 günlük bölümünde başka birinin bakımına ihtiyaç duyduğunun belirlendiği, mahkemece aktüer bilirkişiden alınan rapor uyarınca,davacının sürekli iş göremezlik zararının 649.300,35 TL, geçici iş göremezlik zararının 10.692,41 TL ve bakıcı gideri zararının ise 2.029,50 TL olduğunun belirlendiği, mahkemece belirlenen tazminatlardan hatır taşıması indirimi yapılmasıyla yazılı şekilde karar verildiği anlaşılmıştır.<br>\tDosya kapsamında yer alan Gaziemir Nevvar Salih İşgören Devlet Hastanesi tarafından tanzim edilmiş 17.09.2018 tarihli laboratuvar sonuç raporu uyarınca davacının içinde yolcu olarak bulunduğu araç sürücüsü ...’nin kaza tarihinde 1.2 promil alkollü olduğunun belirlendiği, mahkemece kazaya ilişkin soruşturma dosyasının fiziken dosyaya kazandırılması ile kazadaki kusur durumunun denetlenmesi, davacının kaza anında dava dışı sürücünün alkollü olduğunu bilerek araca binip binmediği hususunda taraf ifadeleri ve soruşturma evraklarının değerlendirilmesiyle davacının zararın meydana gelmesinde/artmasında müterafık kusuru bulunup bulunmadığının belirlenmesi, davacının müterafık kusuru bulunduğunun anlaşılması halinde ise belirlenen tazminat miktarlarından müterafık kusur indirimi yapılması hususunun değerlendirilmesi ve sonucuna göre karar verilmesi gerekirken bu husus nazara alınmadan karar verilmiş olması yerinde görülmemiştir.<br>\tKabule göre de, davalı vekili tarafından süresi içinde cevap dilekçesi sunulmamış olması nazara alınarak süresinden sonra ibraz edilen cevap dilekçesinde ileri sürülen hatır taşıması itirazının nazara alınamayacağı gözetilmeden mahkemece hesaplanan tazminatlardan hatır taşıması indirimi yapılmış olması da yerinde görülmemiştir.<br>\tYukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin ve davalı vekilinin istinaf talebinin ayrı ayrı kabulüne, uyuşmazlığın çözümünde etkili deliller toplanılmadan ve değerlendirilmeden karar verilmiş olması nedeniyle ilk derece mahkemesi kararının HMK'nın 353/1-a-6. maddesi gereğince kaldırılmasına, davanın yeniden görülerek kazaya ilişkin soruşturma dosyasının fiziken dosyaya kazandırılması ile kazadaki kusur durumunun denetlenmesi, davacının kaza anında dava dışı sürücünün alkollü olduğunu bilerek araca binip binmediği hususunda taraf ifadeleri ve tüm soruşturma evraklarının değerlendirilmesiyle davacının zararın meydana gelmesinde/artmasında müterafık kusuru bulunup bulunmadığının belirlenmesi, davacının müterafık kusuru bulunduğunun anlaşılması halinde ise belirlenen tazminat miktarlarından %20 müterafık kusur indirimi yapılması hususunun değerlendirilmesi ve davalı vekilinin süresinden sonra sunduğu cevap dilekçesinde değinilen hatır taşıması itirazının süresinde olmadığı hususunun da nazara alınmasıyla oluşacak sonuca göre karar verilmesi için dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine, kaldırıma sebebine göre davacı vekilinin ve davalı vekilinin sair istinaf sebeplerinin incelenmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiştir. <br>\tHÜKÜM: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere;<br>\t1-Davacı vekilinin ve davalı vekilinin istinaf başvurularının ayrı ayrı KABULÜ ile, Ankara 9.Asliye Ticaret Mahkemesi tarafından verilen 17/04/2023 tarihli, 2021/230 Esas - 2023/269 Karar sayılı kararın, HMK’nın 353/1-a-6. maddesi gereğince KALDIRILMASINA, kararın kaldırılma sebebine göre,istinaf eden taraf vekillerinin sair istinaf sebeplerinin İNCELENMESİNE YER OLMADIĞINA, <br>\t2-Dosyanın, davanın yeniden görülmesi için mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,<br>\t3-İstinaf eden taraflarca yatırılan istinaf karar harcının istek halinde istinaf edene iadesine,<br>\t4-İstinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesinde değerlendirilmesine,<br>\t5-İİK'nın 36.maddesi gereğince, Ankara 1. İcra Dairesinin 2023/15694 Esas sayılı dosyasına yatırılan 620.000,00 TL nakit teminatın yatıran tarafa iadesine,<br>\t6-Karar tebliği, kesinleştirme, harç ve gider avansı iadesi işlemlerinin ilk derece mahkemesince yapılmasına,<br>\tDair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK.nın 353/1-a maddesi uyarınca KESİN olmak üzere 20/11/2024 tarihinde oy birliği ile karar verildi.<br><br><br>\t\t\t\t<br>.<br>Başkan ...<br> <br><br>Üye ...<br> <br><br>Üye ...<br> <br><br>Katip ...<br> <br><br><br><br><br><br>* Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.<br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"c30a1903ae151fb4","SID":"e748eac1e8f183f3"}}